- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Süperin Kuramına Göre Mesleki Gelişim

Süperin Kuramına Göre Mesleki Gelişim sitemize 08 Nisan 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

SUPER’IN MESLEKİ GELİŞİM KURAMI

Osman Zorbaz

45–03–940

RPD 3

Mesleki Rehberlik Psikolojik Danışmanlık

Yard. Doç. Dr. Yelda Bektaş

İzmir

Ege Üniversitesi

Aralık 2006

  1. A) ÇOCUKLUK DÖNEMİ MESLEKİ GELİŞİM

            1) Merak:

            Süper’e göre çocuklar bu dönemde etrafını keşfetmeye başlarlar. Bu dönemde merak çok temel ve doğal bir dürtüdür. Çocuklar her şeye merakla yaklaşırlar. Çocukların çevresini keşfetmesi özgüvenin gelişmesi ve mesleki gelişimin olabilmesi için bu merak aileler ve öğretmenler tarafından teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

            Küçükken her çocuğun olduğu gibi bende çok meraklıydım. Her şeyi öğrenmek isterdim. Ailem ve ilkokul öğretmenim benim merakımı desteklerdi.

            2) Araştırma:

            Çocuklar merak dürtüsünü araştırma ile davranışa dökerler. Bu dönemde araştırma daha çok başkaları tarafından yönlendirilir. Çocuğa sürekli bilgi vermek yerine farklı alternatifler sunmalı, araştırmaya teşvik edilmeli, araştırması için olanak sağlanmalıdır.  Bu dönemde çocuklar daha çok ailesi ve öğretmen tarafından araştırmaya yönlendirilir. Araştırması engellenen çocuğun motivasyonu düşer, yaptığı işten uzaklaşır ve çatışma yaşamaya başlar. Bu nedenle çocuğun araştırma yapması desteklenmelidir.

            İlkokuldayken uzaya karşı garip bir merakım vardı. Bilim kurgu filmlerini, uzayla ilgili çizgi filmleri çok izlerdim. Anneme büyünce astronot olacağımı söylerdim. Annem de bana her ay Bilim ve Teknik Çocuk dergisini alırdı. Okulda hava gözlem kolundaydım. Öğretmenim bu uzaya karşı merakımı gidermek için beni Meteoroloji İlçe Müdürlüğüne gönderip oradaki hava ölçme aletlerin neler olduğunu araştırmamı istemişti. Şimdi beni araştırmaya yönlendirdiğini anlıyorum.

            Ortaokuldayken merakım elektronik aletlere kaymıştı. Aldığım saatlerin çoğunun içini açıyordum. Sonra tekrar yapamayıp bozuyordumJ Ablamın bana verdiği eski bir walkmanım vardı. Radyosu genelde bozuluyordu. Onun içini açıp tamir edebiliyordum. Ama genelde saatler konusunda başarısızdım.

            Ortaokuldayken teknik işlerden çok hoşlanırdım. Ellerimi kullanmayı çok severdim. Aletleri kurcalamayı severdim. Bu dönemde elektronik mühendisi olmak istemiştim. Hala da elektroniğe karşı bir ilgim var. Ama şimdilerde bu ilgi radyolar saatler değil bilgisayar ve internet oldu.

            3) Etkili İnsanlar:

            Çocuğun ailesindeki, çevresindeki kişilerin etkisinde kalabilir (öğretmeni gibi). Çocuk araştırmaya bu kişilerin mesleki yaşantılarını araştırarak başlar.

            Küçükken annem ve babamdan etkilendim.  Ama ilkokuldayken öğretmenimden daha çok etkilendim. 5 yıl boyunca öğretmenim aynıydı. Onun çevremdeki en bilgili insan olduğunu sanıyordum. Şimdilerde ilkokul öğretmenimin el yazısı ve imzasıyla benim el yazım ve imzamın çok yakın olduğunu fark ediyorum. Bu dönemde öğretmen olmayı da istemiştim.

            5) İlgilerin gelişmesi:

            Çocuk her yeni etkinlikte kendi ilgilerini keşfetmeye başlıyor. İlkokuldayken her 23 Nisan ve 29 Ekim bayramlarında mutlaka bana bir etkinlik verilirdi. Öğretmenim kesinlikle bir şiir okuttururdu banaJ Biraz zorlada olsa şiir okumayı değil ama şiiri sevmiştim. Şiire karşı bir ilgim vardı. Yine o dönemde öğretmenim bir Teke Yöresi halk oyununu öğretip bir 23 Nisan bayramında görev almıştım. Bu yönde ilgim olduğunu keşfedip lisedeyken ilçe halk eğitim merkezinin düzenlediği halk oyunu kursuna gidip kendimi geliştirdim. Yine ilkokuldayken yılsonunda düzenlenen müsamere etkinliğinde tek başıma bir tiyatro oynamıştım. Oldukça heyecanlanmıştım. Pek de iyi olmamıştı. Tiyatro bana göre değildi. Resime karşıda biraz ilgim vardı. İlkokuldayken bir resim yarışmasında ikincilik aldım. Bu da beni pekiştirdi. Ama resime olan ilgimi lisede daha çoktu. Lisedeki resim öğretmenim çok iyiydi. Sporla aram genelde pek iyi olmadı.  İlkokulda genelde futbol oynardık. Ama ben futbolu pek sevmedim. O dönemde ağabeyim karate kursuna gidiyordu. Bende onunla biraz gittim ama o da pek ilgimi çekmedi. Basketbol oynamak istedim ancak fiziksel özelliklerim buna uygun değildi(Boy-genetik yapım). Antalyalıyım ben. Genelde denize giderdik. Spor olarak yüzmeyi daha çok sevdim. İlgilerimin gelişmesiyle birlikte öz kavramı da gelişmişti. Diğer arkadaşlarımdan farklı olduğunu müzik zevkimin, yapmak istediğim aktivitelerin farklı olduğunu anlamaya başladım.

  1. B) ERGENLİK DÖNEMİ MESLEKİ GELİŞİM

            Erikson’a göre bu dönemde ergen kişi için “ben kimim?” sorusu çok önemli hale gelir. Ergen bu soruyu cevaplarken ana- babasından çok, akran grubundan etkilenir. Hızlı bir fizyolojik ve fiziksel değişim içindeyken aynı zamanda gelecekteki eğitimi, kariyeri hakkında yeni kararlar verme baskısı, daha önce oluşturduğu psiko-sosyal kimliğini gözden geçirmeye zorlar. Bu anlamda ergenlik dönemi değişme zamanıdır.

            Daha önceki inanç, düşünce ve alışkanlıklar sorgulanmaya başlar. Vücutsal büyüme ve cinsel gelişim gözlenir. Çevrelerince nasıl görülüp, değerlendirildikleri ve hangi mesleğe daha uygun oldukları şeklinde düşünceleri bulunmaktadır.

            Bu dönem gençlerin kendilerini tanımlayabilmek için vakit istedikleri bir dönemdir. Kişinin toplumsal yerini, mesleksel konumunu ve cinsel kimliğini tanımaya, yerine oturmaya çalıştığı bir dönemdir. İşte bu çabaya “ kimlik bunalımı” denir.

            Piaget’e göre bu dönemdeki düşünce her şeyin ötesinde önerme niteliği taşır.   Yani genç birey karşılaştığı ham bilgileri düzenlenmiş ifadelerde veya önermelerde kullanır ve sonra onlar arasında bağlar geliştirir. Aynı zamanda da ara önerme özelliği taşır. Yani, ham bilgiden şekillenen önermeler arasındaki mantıksal ilişkileri gerektirir. Piaget bunları ikinci düzen işlemler olarak ifade eder. Soyut işlem düzeyindeki birey belirli bir sorunu çözmek için kombinasyonel analiz kullanabilmektedir. Kombinasyonel analizlerden ve basitleştirici kurallardan faydalanma yeteneği matematiksel düşüncenin alt yapısını biçimlendirir ve üst matematiksel uslamlamanın kavranması için kesin bir ön adımdır.

Bu dönemde bireyde ayırt etme, değişkenleri belirleme ve kontrol etme, hayal kurma, soyut kavramları algılayabilme gibi beceriler gelişir. Genelleme, tümdengelim, tümevarım gibi zihinsel işlemler yapılabilir. Birey kendi düşünce süreçlerinin farkındadır, kendi düşüncelerini eleştirir, diğer bilinen gerçekleri ölçüt alarak kendi yargılarının doğruluğunu yoklayabilir. Son dönem olan bu dönemden sonra bilişsel yapıda niteliksel bir gelişme ortaya çıkmaz. Ancak geliştirilen yaşantılara bağlı olarak niceliksel gelişmeler her zaman mümkündür.

  1. a) Mesleki Olgunluk Kriteri: Bu beş özellik karşılanmışsa mesleki olgunluğa geçiliyor. Gelişimin göstergesidir. Araştırma döneminden çökkünlük dönemine kadar bireyin hangi gelişim döneminde olduğunu gösterir.

  • Meslek Seçimine Yönelme: Acaba ergenin kafasında belli bir meslek var mı? Yoksa hala bir mesleğe yönelmemiş mi? Benim kafamda hayatımın değişik dönemlerinde farklı meslekler belirdi. İlkokulda astronot(bir de Türkiye’deJ), ortaokulda elektronik mühendisi, lisede ise avukat olmak istedim. Lise bittikten sonra bir yıl dershaneye gittim ve össye hazırlandım. O dönemde istediğim meslek belirginleşti ve psikolojik danışman olmak istedim.

  • Bilgi Toplama ve Tercih Edilen Meslek İle İlgili Plan Yapma: Herhangi bir mesleğe karşı planları var mı? Lisedeyken avukat olmak istemiştim. Benim dayım savcı. Lisede onun etkisinde kalmıştım.  Bana hukuku iyice araştırmamı önerdi, üniversitedeki hukuk derslerini ve bir hukukçunun olması gerektiği nitelikleri öğrenmemi istedi. Sonra birçok avukat ve savcı arkadaşlarıyla görüşmemi sağladı. Araştırdıktan sonra hukukun bana uygun olmadığını anladım. Lisede zaten psikolojiye biraz ilgim vardı. Psikolojik danışmalık da o dönemde oldukça popülerdi. Bu bölümü araştırdım ve bana uygun olduğuna karar verdim.

  • Tutarlı Olma: Özellikleriyle seçmiş olduğu meslek tutarlı? Bu mesleğin gerektirdiği özellikleri az çok biliyordum ve araştırdıktan sonra gördüm ki benim kişisel özelliklerimle bu mesleğin gerektirdiği özellikler örtüşüyor. Bu mesleğe uygun olduğumu düşünüyorum.

  • Özelliklerinin Netleşmiş Olması: Bazen de kişinin ilgi ve yetenekleri ayrışmamış olabilir ve bu durumda kişinin mesleki tercihlerini netleştirmesini engelleyebilir (Kuzgun, 2000).  Kendi kişisel özellikleri konusunda net mi? Lise son sınıfa kadar birçok meslek istemiştim. Kişisel özelliklerimin tam olarak farkında değildim. Ama daha sonra kişisel özelliklerim farkına varmaya başlamıştım. İnsanlarla ilişkilerim kuvvetliydi, ilgilerimin ve yeteneklerimin daha çok farkındaydım, insanları dinlemeyi ve onlara yardım etmeyi seviyordum.

  • Mesleki Tercih Bilinci: Meslekler konusunda lisede oldukça iyi bilgilendirilmemiş ve araştırmaya sevk edilmemiştim. Daha çok kulaktan dolma bilgilere sahiptim. Dershane döneminde daha çok bilgilendirildim. Dershanedeki rehberlik servisi çok etkiliydi. Araştırmaya teşvik edildim, bu arada kendi kişisel özelliklerimin de farkına vardım.  Bu bölümü seçerken kaç yıl okuyacağımı, hangi üniversitelere gidebileceğimi, iş imkânlarını bilerek bilinçli bir şekilde seçim yaptım.

  1. b) Kariyer Gelişim Envanteri:

            Ergenlikte meslek seçiminde kariyer gelişim envanteri ölçeği vardır. Bu ölçekte, 5 alt ölçek bulunur.

  • Planlama: Acaba ergenin meslek seçimiyle ilgili herhangi bir planı var mı? Hiç araştırma yapmış mı? Motivasyonu var mı? Meslek seçimi konusunda hevesli mi? Dershanedeyken kişisel özelliklerimin farkındaydım. Aldığım öss puanına ve bana uygun bir meslek seçmem gerekiyordu. Dershanedeyken mesleki araştırmaya hevesliydim, araştırmaya teşvik edildim.

  • Araştırma: Ergen ne biliyor? Bu bilgiye nereden ulaştı? Kaynaklarının farkında mı? Bu sorular önemlidir. Ergen kendi alanını kulaktan dolma bilgileri değil de kendine ait bilgilerinin olması önemlidir. Burada danışanı araştırmaya sevk etmek, alternatifleri sunmak gerekir ( ödev verme, internetten bilgi toplama, üst sınıflarla konuşma). Araştırmaya sevk edildim. İnternetten bu bölümün bulunduğu üniversitelere baktım, kaç puan gerektiğine ve iş alanlarına baktım. Bu bölümü okuyan arkadaşlarım vardı onlarla görüştüm, psikolojik danışman olan bir yakınım vardı onunla görüştüm.

  • Karar Verme: Eğer bir ergen mesleki kararı verme çağına geldiği halde seçenekler arasında bocalıyor, sık sık kararlarını değiştiriyor ve bir türlü mesleki tercihini kesinleştiremiyorsa mesleki açıdan bir kararsızlık (career indecision) yaşadığı düşünülebilir (Kuzgun,2000) Ergen enine boyuna düşünerek mi yoksa hiç düşünmeden mi? Son zamanlarda yaşadığı bir olaydan, basit gündelik hayattan bir örnek durumdan yararlanarak danışanın karar verme sürecine bakılır. Ergen çevresinin karalarını mı uyguluyor, yoksa kendi mi kararını veriyor?  Yaptığım araştırmalardan sonra zaten psikolojik danışmanlık bölümünü istiyordum. Zaten tüm tercihlerim psikolojik danışmanlık bölümüydü.  Benim tek kararsızlığım okuyacağım şehirdi. Ben Ankara’da okumak istiyordum. Ama şimdilerde iyi ki de İzmir gelmiş diyorumJ

  • İş dünyası bilgisi: Acaba ergen iş dünyası bilgisine sahip mi? Bir işin gerekliliklerini bilip bilmediğine bakılır.  Bu bölümün iş dünyası bilgisine sahiptim ancak bu çok somut değildi. Sadece nasıl iş olanakları var bunları biliyordum. Yapılan işin zorlukları, kolaylıkları hakkında çok fazla bilgiye sahip değildim.

  • Tercih edilen mesleki alan bilgisi: Bu konuda ne kadar yeterliliğe sahip? Psikolojik danışmanlığın hangi iş alanlarında çalışabileceğini biliyordum ancak psikoloji bölümüyle ya da psikiyatri bölümüyle farkını bilmiyordum.

  1. ARAŞTIRMA DÖNEMİ:

Kristalleşme:

 

  1. Bireyler ne yapmak istediklerini netleştirirler. Ben bugün kristalleşme basamağında olduğumu düşünüyorum. Psikolojik danışmanlık bölümü çok geniş bir iş alanına sahip. Ama ben hangi işi yapacağım konusunda kararımı henüz netleştirmiş değilim. Yüksek lisans yapıp bu alanda kendimi geliştirmek istiyorum. Ama ancak bir taraftan da özel eğitim merkezinde çalışmak da istiyorum. Ama okulda psikolojik danışman olarak çalışmak da daha kolay ve cazip gibi görünüyor. Kısaca henüz ne yapacağıma karar vermiş değilim.

 

KAYNAKÇA:

Sharf, R. S. (1992). Applying Career Development Theory To Counseling (3rd Ed.) California: Brooks/Cole.

Kuzgun, Y. (2000) Meslek Danışmanlığı: Kuramlar ve Uygulamalar. Ankara: Nobel

Mesleki Rehberlik ve Psikolojik Danışma Ders Notları (2006)

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İlgili Terimler :