- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Risk Altındaki Çocuklar

Risk Altındaki Çocuklar sitemize 08 Nisan 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

                                             RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR

 

Özellikle son yıllar içerisinde gelişmekte olan ülkelerde daha yoğun olmak üzere güç koşullar altındaki çocuklar ya da  risk altındaki çocuklar tanımlamasına uyan çocukların sayısı artmaktadır.

Bu çocukların risk altında olarak değerlendirilmelerinde birinci etken, çocukluk dönemlerinde yaşlarına uygun olmayan, tehlike ve riskleri içeren bir yaşam içerisinde olmalarıdır. Gelişimin temel kurallarından olan her çocuk yaşının gerektirdiği yaşamı yaşamalıdır ilkesinin bu kategoride yer alan çocuklarda gerçekleşmediği görülmektedir. Oyun çağındaki çocuğun oyun oynaması, okul çağındaki çocuğun okula gitmesi gerekirken bu çocukların yaşamlarını başka şekilde tehlikeli ve gelişimlerini engelleyen boyutlarda sürdürdükleri görülmektedir.

Risk altındaki çocuklar dediğimizde de en sık karşımıza çıkan 4 grup olduğu görülmektedir. Bunlar: sokak çocukları, suça itilen çocuklar, çalışan çocuklar ve istismara maruz kalan çocuklar. Aslında bu grubun içine son yıllarda sayıları sürekli artan mülteci çocukları da dahil etmek, onları da bu kategoride değerlendirmek  gerekmektedir.

Bu grupları değerlendirdiğimizde ilk dikkati çeken olgu grupların birbirinden bağımsız olmadığı tam tersine iç içe geçmiş olmalarıdır. Gerçektende sokak çocuklarının önemli bir kısmının suça itilen çocuklar grubuna  da girdiği izlenmektedir. Sokakta yaşamanın doğal uzantısında suç işleme ve sürekli çetelerde yer alarak suçlu olma kavramı yaşanmaktadır.Yani bu çocukları ayıran bir sınır yoktur. Çocuk dayak yemiş ve şiddet görmüşse –istismara maruz kalmışsa – sokağa kaçıyor. Sokakta suçla tanışıyor. Daha doğrusu çeteler halinde yaşayan çocukların arasına karışmak zorunda kalıyor. Tek başına yaşaması mümkün değil. Bu durumda suça karışması kaçınılmaz.

Sayısal olarak bakıldığında asıl büyüyen tehlikenin sokakta yaşayan çocuklar olmadığını ama sokakta çalışan çocuklar olduğunu görüyoruz. Tüm yaşayan çocukların sayısı birkaç bin olarak tahmin edilirken çalışan çocukların sayısı milyona doğru ilerliyor. Öylesine büyük farklar var. Peki neden tehlikeli derseniz bir dolu şeyi saymak mümkün.

Neler mi ? İlk olarak yukarıda da belirttiğimiz her  çocuk yaşının gerektirdiği yaşamı yaşamalıdır prensibini hatırlatalım. Bu prensipte okulda yada oyunda veya evinde anne-babasının dizinin dibinde olması gereken çocuk sokakta, caddede, atölyede ve geç saatlerde her türlü tehlikenin sessizce insanı buluverdiği ortalıkta. Çocuğun çocukluğunu yaşamaması ilk büyük tehlike. İkincisi; evden kopması ve hızla kötü alışkanlıklara doğru yönlenmesi. Özellikle son yıllarda çığ gibi büyüyen uyuşturucu satışı, kullanımı düşünüldüğünde bunun ne kadar büyük bir tehlike olduğu apaçık ortada. Aileden kopma sokaklarda yaşamayı alışkanlık haline getirme, suça yönelme ve görüldüğü gibi zincir uzayıp gidiyor. Bu yüzden sokakta çalışan çocuklar büyük bir problem. Aileler eve gelen paradan dolayı çocuklarını gizliden çalıştırmaktan kötü alışkanlıklara göz yummaya kadar çok çeşitli şekillerde buna destek verdiklerinden soruna çözüm bulabilmek ailelere rağmen yapılabilecek bir duruma dönüşüyor.

Rehberlik servisi, çocuk-aile ve eğitim kurumunun tüm çalışanları ile çocuğun içinde bulunduğu bütün çevrelerle ilgili ve ilişkilidir; çocukla ilgili ve ilişkili her durumun, çocuğun yararına olabilmesi için çaba harcamak durumundadır. Ortak tutum ve yaklaşımların sağlanabilmesi, çocuğun yararına ortamların oluşabilmesi, ve sorunların önlenmesi ancak böyle mümkündür. Bu açıdan rehberlik servisi, çocuk-aile-rehberlik kurumu arasında çocuğun yararına işbirliğin sağlanması, çocuğun ifade ve sorun çözme becerilerinin geliştirilmesi için gerekli ortam-tutum ve yaklaşımların yaratılmasında öncü olmak durumundadır.

RİSK ALTINDAKİ ÇOCUK KİMDİR ?

 

Belirtiler:

* Okuldan kaçan

* Alkol, madde kullanan

* Suç işleyen ya da işleme eğilimi olan

* Şiddet eğilimi gösteren

* Sokakta çalışan

* Evden kaçan

* Kendine zara veren

* Erken cinsel ilişkide bulunan

Ruhsal Bozukluklar:

* Davranış bozukluğu olan

* Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sendromu olan

* Karşı olma karşıt-karşıt olma

 

Yol Açan Etkenler:

* Genetik

* Ailesel

* Göç

* Psikolojik (Dürtü kontrol eksikliği engellenme eşiğinin düşük olması, sosyal beceri düşüklüğü, huzursuzluk)

* Çevresel(Yoksulluk, ekonomik geleceğin zayıf olması, riskli davranışların o çevre içinde yaygın olması, kabul görme, yüksek riskli arkadaşların varlığı )

BU TİP DAVRANIŞLARA DİKKAT!

 

* Ailelerin çocuklarını dikkatle takip etmelerini ve aşağıdaki davranış biçimlerini gördükleri takdirde bir uzmandan yardım almaları belirtilir.

* Bağırma

* Evden kaçma

* Şiddet gösterme

* Bıçak taşıma

* Söyleneni yapmama

* İsteği olmayınca öfke krizi yaşama

* Kendini kesme

* Hırsızlık

* Uyuşturucu kullanma

* Katılmama, kendini izole etme

  Duyguları:

* Güvensizlik

* Korku

* Değersizlik

* Endişe

* Kendine aşırı güven

* Anlaşılmadığı hissi

* Aldırmazlık

* Öfke

* Saldırganlık

* Suçluluk

* Sevilmediği hissi

İhtiyaçları

 

* Dışlanmama

* Eğitim

* Sağlık hizmeti ve sağlık eğitimi

* Fiziksel korunma

* Psikolojik destek

* Beceri kazanma

* Yakınlık

* Yasal bilgilenme

* Mesleki eğitim

KAYNAKÇA:

  • Dr. Nevzat TARHAN “Boşanmış Aileler ve Çocukları”
  • “Dağılmış Ailelerde Mutsuz Çocuklar”
  • “Dağılmış Aile ve Çocuk”

                                                                                                           Yusuf KIRKI

                                                                                                      Psikolojik Danışman

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İlgili Terimler :