- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Psikolojik Danışma Örneği

Psikolojik Danışma Örneği sitemize 11 Nisan 2021 tarihinde eklenmiş ve 1 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

PSİKOLOJİK DANIŞMA ÖRNEĞİ

Osman Zorbaz

45–03–940

Psikolojik Danışma İlke ve Teknikleri

Yard. Doç. Dr. Mine Aladağ

İzmir

Ege Üniversitesi

Kasım 2006

NOT: PD danışmanı, D danışanı ifade eder. Parantez içinde koyu yazılanlar ise danışmanın yorumunu içerir.

 

PD: Merhaba hoş geldin.

D: Merhaba.

PD: Nasılsın?

D: Teşekkür ederim. İyiyim.

PD: Bugün neyden bahsetmek istersin?

D: Ee bugün… Off bilmiyorum ya. Çok gerginim gerçekten bu sıralar. Kendimi tanıyamıyorum bazen. O kadar çabuk sinirlenebiliyorum ki. Ben böyle bir insan değildim aslında. Çok daha sakin olaylara soğukkanlı akılcı yaklaşabilen bir insan olarak bilirdim kendimi. Ama bu sıralar olaylara verdiğim tepkiler o kadar… Yani beni korkutuyor gerçekten… O kadar büyük tepkiler verebiliyorum ki küçük bir olaya bile…

PD: Sinirli mi hissediyorsun kendini? (Duygu yansıttım. Ama bunu yaparken soru sorma şeklinde değil de “kendini kızgın hissediyorsun” gibi bir cümle ile olsaydı daha iyi olurdu.)

D: Evet gerçekten her an patlamaya hazırım. Yani hep böyle bir sinirlilik biri bir şey desin de  patlayayım diyorum sanki.

 

PD: Bu duruma ne ya da neler sebep olabilir? (Danışanın konuyu biraz daha açması için açık uçlu bir soru sordum)

 

D: Bilmiyorum yani… Eee… evde de düşünüyorum çok da sorun yok aslında… Mesela ailem… Annemle çok tartışmaya başladım.

PD: Evet ( Dikkati verme)

 

D: Eee Annemde bir değişiklik yok aslında yani… O bana daha önce nasıl davranıyorsa öyle davranıyor ben ona çok sinirli davranıyorum. Nedenini bilmiyorum açıkçası ama beni asıl gergin hissettiren konu asıl sanırım erkek arkadaşımla ilgili düşünüyorum ben. Onun şu anki durumumuz… Bilmiyorum bir karmaşaya sürüklüyor.

PD:  Bu konuyu biraz açar mısın? (Erkek sorununun erkek arkadaşıyla olduğunu söylemesi üzerine bu konuyu biraz açması için bu soruyu sordum)

 

D: Off nasıl desem en başından mı başlasam bilmiyorum ki… Benim bir erkek arkadaşım var.

PD: Hı hı (Danışan daha iyi anlatması için teşvik etmeyi kullandım)

D: Aslına bakarsanız 6–7 aydır birlikteyiz denilebilir ama bizim çok çok daha uzak bir geçmişimiz var aslında yani biz çocukluktan tanışıyoruz. İlkokuldan tanışıyoruz. Bir şekilde yıllarca iyi arkadaştık biz onunla… Gayet iyiydik böyle çok iyi anlaşıyorduk. Çok zaman paylaşıyorduk. Daha sonra böyle 14–15 yaşlarına geldiğimizde birtakım işte yakın ilişkiler başladı. Daha bir özel ilişki başladı işte.

PD: Birbirinize kendinizi yakın hissettiniz. (İçerik yansıtma)

D: Evet ama yani özel anlamda birazda. Başladık öle bir ilişkimiz oldu ama çok kısa sürdü zaten. Yine arkadaş kaldık. Ortaokulda falan arkadaştık. Gayet iyiydik yine.  Bu ilişkimizden sonrada. Ondan sonrada yine işte liseye başladık falan… Ayrı liselerdeydik ama ona rağmen hep görüşüyorduk yine telefonla olsun yüz yüze olsun hep görüşmeye devam ettik.

PD: Hı hı (Teşvik etme)

D: Ondan sonra benim hayatıma başkaları girdi onun hayatına da başkaları girdi. Ama bir şekilde bence birbirimize hep bir şeyler hissettik. Normal bir arkadaş olarak göremedim ben onu. Oda beni normal bir arkadaş olarak görmedi. Bir şeyler hissediyordu. Ya da ben öyle sanıyordum beklide işte. Ondan sonra eee üniversiteye başladık ikimizde o İstanbul’da okuyor ben burada okuyorum. Ama iletişimi hiç koparmadık yinede.

PD: Arada görüştünüz. (İçerik yansıtma)

D: Hı hı evet yani telefonda olsun o İzmir’e geldiğinde de. Ben İstanbul gittim hatta. İstanbul’u çok severim zaten. Gittim işte onla kaldık falan ama arkadaşız. Ondan sonra işte üniversite ikinci sınıfın sonlarına doğru bir kararda vermedik aslında ama fark ettik ki evet biz birbirimize karşı bir şeyler hissediyoruz hadi yani başladık bir şekilde.

PD: Tekrar başladınız. (İçerik yansıtma)

D: Hı hı evet ikinci defa başladık. Başlarda her şey çok iyi gidiyordu. Ya da bana öyle geliyordu dediğim gibi beklide ben çok âşıktım her şeyi çok iyi görüyordum. Gerçekten çok seviyordum yani. Herkes bilir yakınlarım daha doğrusu arkadaşlarım. Ailemde bilir mesela onu ne derecede özel tuttuğumu nasıl duygular beslediğimi bilir yani. Ama sonra işte biz çıktık ama böyle işte devam ederken çok görüşüyorduk her gün görüşüyorduk. Sonra eee bana çok kötü bir şey yaptı.

PD: Ne yaptı? Paylaşmak ister misin? (Bu soru biraz merak sorusu gibi oldu ama aslında onu neyin bu kadar kızdırdığını anlamaya çalışmak için bu soruyu sordum)

D: Bunu hala söylerken sesim titriyor aslında hala yani bunu çok kabullenememişim herhalde beni aldattı o yani. Gerçekten hiç beklemediğim bir şeydi bu.

PD: Başından kaynar sular döküldü gibi hissettin. (Duygu yansıtma)

D: Evet gerçekten bunu yaşadım ben. Çünkü yani çok kısa dönem birlikte olduğunuz biri olur. Hayatınızda üç ay önce biri girse ve sizi aldatırsa o kadar koymaz size ama yani…

PD: Uzun bir birlikteliğiniz varmış bundan çok üzülüyorsunuz. (Duygu yansıtma)

D: Evet belki çıkmak olarak çok uzu bir süremiz olmamıştı ama biz onunla senelerdir birbirimizi tanıyoruz o benim ne kadar kırılgan bir insan olduğumu çok iyi biliyor. Ve yani böyle bir şeye nasıl tepki verebileceğimi de biliyor aslında ama beni hiçe saydığını hissettim. Yani gerçekten umurunda değilim yani ve ben aslında şeyi hissetim birazda. Ben hep ona şeyi vermişim. Sen ne yaparsan yap ben senin yanındayım. Ne yaparsan yap ben seni bırakmam. Ben seni çok seviyorum. Onda bu şey olmuş içinde. Yani bir şekilde o kadar güvenmiş ki benim onu bırakmayacağım. Aldatsam da bırakmaz. Böyle bir rahatlığı olmuş. Tabi aldattı kabul edemedim bunu ve ayrıldık.

PD: Bu durum sana ne hissettirdi?  (Erkek arkadaşından ayrılmasının onda nasıl bir etki bıraktığını anlamak için bu soruyu sordum)

D: Hımm Aslında o an çok şeyde hissetmedim. Hayatımdan çıktı diye üzülmedim. O kadar kızgındım ki ona. Olması gereken ayrılmaktı zaten. Bana uygun bir insan değilmiş. Bana çok da değer vermiyormuş demek ki diye düşündüm. Yani bu yüzden hayatımda bulunmasına hiç gerek yok diye düşünüyordum. Eğer ayrılık uzun sürseydi bilmiyorum belki daha kötü hissettirirdi bana.  Onu kaybettiğim için üzülürdüm ama inanın yani onu kaybedeceğime üzülecek zaman bulamadım zaten. Ayrıldığımız günden itibaren sürekli baskı yaptı bana sürekli aradı bir şekilde ulaşmaya çalıştı bana. Telefonlarını açmadım. Msnden görmeye çalıştı, karşıma çıktı, yoluma çıktı falan. Ondan sonra bir şekilde yani biz yine başladık açıkçası. Halada ben onu sorguluyorum doğru mu yaptım. Beni aldatan biri sonuçta sizce de biri aldatsa sonuçta kabul edebilir misiniz. Gerçekten zor bir dönemde. Hala yani ben mesela onu fark ediyorum tamam kabul etim aldattığımı bir film izliyorum mesela orda bir aldatma sahnesi geçiyor bir an böyle kendim geliyor gözümün önüne.

PD: İçinde bir ukde olarak kalmış. (Burada oldukça garip bir duygu yansıtma kullandım. Beklide bu cümleyi burada kullanmamalıydım)

D: Evet içimde kaldı yani bir şekilde ben bunu aşamadığımı hissediyorum. Yani kabul ettim gibi geliyor ama yok yani hep bu bana acı verecek sanki. İçimde kaldı gibi geliyor. Biz başladık tekrar işte bir şekilde gidiyordu ilişki ama ben şunu fark ettim benim hissettiklerim asla aynı değil. Gözümden o kadar fazla değeri düşmüştü ki onun. Gerçekten yani o kafamda büyüttüğüm, o her şeyden özel tuttuğum, herkesten farklı gördüğüm insan yok yani. Hala da yok artık. Ve ben onu düşünüyorum yani o kadarda özel tutmuyorum halen bu insanla niye birlikteyim diye. Açıkçası şu an onun kararsızlığını yaşıyorum.  Aslına bakarsan sorun bir tek aldatması da değil yani.

PD: Peki şunu sormak istiyorum onunla beraberken ve aldattıktan sonra hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

D: Onunla ayrıldıktan sonra dediğim gibi açıkçası kendimi çok fazla bir dinlemeye bir yalnızlık hissetmedim ben. Çünkü beni hiç bırakmadı zaten yani. Bir şekilde ulaştı. Yalnızdım evet ben yalnız bir insanım. Bunu hiç hissedemedim ben. Yalnızlık nasıl hissettir bu yüzden çok fazla bilmiyorum. Yani işte bilmiyorum onun hayatımda olmasına o kadar çok alıştım ki yani o yıllardır var benim hayatım da. Hayatımdan çıkarsa gerçekten kötü hissederim gibi geliyor. Ama açıkçası onun çok da sevgili olunabilecek bir insan olduğuna inanmıyorum. Yani dediğim gibi başka sorunlar da var.

PD: Ne gibi sorunlar? (Danışanın erkek arkadaşıyla olan diğer sorunlarını da açması için burada bu soruyu sordum)

D: Offf yani bana gire biri değil gibi geliyor. Beni aldattı işte diyorum,  insan çok düşünceli değil kadar. Yani belki bana çok değer veriyor. Çok da seviyor bunu da biliyorum ben değer verdiğini de biliyorum. Özel tuttuğunu da biliyorum ama yani sorumsuz biraz işte yada ne bileyim mesela arkadaşlarıyla beraberse o gece asla beni aramıyor yani. Ben böyle geriliyorum evde gerçekten geriliyorum. Aramıyor. Arıyorsun böyle gayet güzel konuşuyor ya kusura bakma canım falan diyor bir şekilde affettiriyor kendini ama. Bizim ilişkimiz aldattı ayrıldı dedim ya ondan sonra tekrar bileştikten sonra asla eskisi gibi olmadı. Çünkü benim hissettiklerim asla eskisi gibi değil zaten ona göre de davranıyorum. Ve şey diyorum tama takma sen bu çocuğu sende kendi hayatına bak ne yaparsa yapsın. Ama bu kararı uygulayamıyorum. Bir şekilde aramadığı zaman yine üzülüyorum yine sinirlerim bozuluyor. Ya açıkçası bu ilişkinin benden çok şey götürdüğünü de düşünüyorum ben.

 

PD: Sen ona çok şey vermişsin ama o senin beklediğin ilgiyi göstermemiş. (İçerik yansıtma)

D: Evet vermedi kesinlikle vermedi. Ben bu ilişkiden gerçekten beklentilerimi alamıyorum. Ya bir ilişkiden ne beklerim aslında onu da bilmiyorum ben. Ama bilmiyorum ya. Belki şeydir onu da düşüyorum mesela bir insanı çok abartırsın ya.

PD: Bir şeyi gözünde çok büyütürsün aslında o çok basittir sonrada dersin işte dağ fare doğurdu falan… (Burada çok garip bir duygu yansıtma yaptım)

D: Haa.. Onun gibi işte. Mesela bir ilişki yaşarsın. Sadece kafanda yaratmışsındır onu aslında yani. O, o kişi değildir. Senin sandığın kişi değildir. Beklide bunu fark ediyorum. Yavaş yavaş bana uygun bir insan olmadığının farkın varıyorum. Bilmiyorum çok problemli bir insan. Mesela çok alkol kullanıyor. Bu da beni çok düşündüren bir nokta. Yani sonuçta eğer biz bir gelecek düşünecek olursan ben istemem yani eşimin o kadar çok içki içmesini, o kadar çok barlara gitmesini istemem yani niye gitsin ki sonuçta hem paramızı onlara harcamasını istemem hem de çok da hoş ortamlar değil. Tabi hepimiz gideriz eğleniriz ama yani. Böyle genel olarak.

PD: Peki ilk erkek arkadaşın mıydı? İlk aşkın mıydı yani? (Bu merak sorusu oldu. Sormamalıydım)

D: Evet ilkti. Zaten işte dediğimim gibi 13–14 yaşındaydım ben yeni yeniş zaten ergenliğe giriyordum. Yeni yeni bu şeyler başlamıştı. İlk oydu. Sonra başkaları oldu ama sonunda bu yani şu an itibariyle. Ama bilmiyorum ne kadar devam ederim ne kadar daha dayanabilirim bilmiyorum. Çünkü gerçekten bu ilişki beni yıpratıyor yani ben bunu fark ediyorum. Bir şeyler alıp götürüyor benden. Tamam, ben onunla mutlu olduğum zamanlar oluyor gerçekten çok iyi hissettirdiği zaman çok oluyor destek olduğu da olmuştur hayatım boyunca ben bazı şeylerimi ona anlatabilirim sadece. Benim en yakın arkadaşım aliye diye bir arkadaşım var ona bile anlatamadıklarım vardır ama yani gerekirse ona anlatırım. Her şeyi bilir gerçekten. Bide çocukluktan gelmek ayrı bir şeydir. Çocukluk arkadaşlığı bir şekilde çok tanıyoruz birbirimizi. Bide mesela ailevi problemleri çok fazla onun. Onu düşünüyorum. Ailesi öyle olduğu için ailesi ona ne vermiş ki zaten çocuk ne olabilir onu düşünüyorum. Ailesi gerçekten hiç ilgilenmiyor. Belki işte bu yüzden bu şekilde kişilik özelliklerine sahip. Suçlayamıyorum ama beni de yoruyor sonuçta. Mecbur değilim yani ona ailesinin verdiği ilgiyi vermeye. Kendime da sağlıklı bir insan bulabilirim mutlaka yani. Onu da düşünüyorum. ama mesela hep şeyi de düşünürüm mesela yani o olmaza kimse olmaz. Ben hep bunu hissettim senelerce yani. Dedim ya başka ilişkilerde yaşadım başka kişilerle. Hep böyle onu aradım o kişilerde. Bir şekilde o olmalı benim hayatımdaki insan diye düşündüm. Bilmiyorum o olmasa da kimse olmayacak gibi geliyor.

PD: Onu seviyorsun ama aynı zamanda sana uygun olmadığını da düşünüyorsun.

D: Evet aslında bunu da düşünüyorum. Ama bunu sonradan gördüm. Çok uygun olduğunu düşünüyordum ama şu an evet değil diye düşünüyorum. ne işin var onunla bile dediğim oluyor yani. Sen sorumluluk sahibi bir kızsın ne bileyim hayattan beklentilerin hayata bakış açın ona göre çok farklı. Tamam, ona kötü demiyorum ama o başkasıyla daha mutlu olabilir mesela ama bende başkasıyla daha mutlu olabilirim aslında ama açıkçası böyle birisini de hiç görmedim yani. Daha mutlu edebilecek birini.

PD: Şu an ne hissediyorsun? (Danışanın şu anki duygularını öğrenmek için bu soruyu sordum)

D: Su an… Bilmiyorum çok karışığım gerçekten çok karışığım. Ya mesela kalkıp da onu seviyor muyum diye sorgulamıyorum çünkü mutlaka seviyorum. Çünkü dediğim gibi çok büyük bir yaşanmışlık ve çok büyük bir geçmiş var çünkü. Sevmiyorum diyemem her zaman seveceğim. İçimde bir yerde her zaman olacak bu çok belli bir şey ama yani işte sevmek de yetmiyormuş artık ben buna inanıyorum yani. Ben sanıyordum o çok seviyor bende çok seviyorum çok mutlu olacağız. Hayır, böyle pembe bir masal değil hayat. O kadar sorun çıkabiliyor ki en ufak şeyden bile. Ha bide esas bir sorunumuz daha var bizim ondan da bahsetmek isterim ben.

PD: Evet (Teşvik Etme)

D:  Çok kıskanç. Gerçekten çok kıskanç bakınca hiç beklemezsiniz yani o kadar rahat bir adamdır aslında. Böyle tarz marz birisi işte uzun saçlı falan. Sanırsın kız arkadaşını hiç kıskanmaz alakası yok yani anlatamam. Her şey suç anlatamam ya! Ne yapsam suçlu hissettiriyor bazen.

PD: Mesela? (Danışanın kendini suçlu hissetmesine dene olan bir örnek vermesi için bu ifadeyi kullandım)

D: Mesela bir hafta sonu okulun kulübüyle doğa gezisine gittim diyelim bunu bile sorun edebiliyor. Ne işin var orda evinde otursana. Hep böyle diyor mesela. Ya da mesela okul çıkışı ben her zaman Küçükpark’a giderim yani haftada en az iki üç kez giderim. Bu bile sorun olabiliyor yani. Neden okuldan eve gitmiyorsun diyor. Ya niye ne olacak ki? Ama anlamıyorum gerçekten.

PD: Üzülüyorsun çünkü özgürlüğünü kısıtlandığını hissediyorsun (Duygu yansıtma)

D: Evet. Aslında kısıtlayamıyor da tabiî ki ne istiyorsam onu yapıyorum ama mutlaka tartışmasını da yaşıyoruz. Ve ben inatla her şeyi anlatıyorum kabul etsin istiyorum. Beni bu şekilde kabul etsin. Ben sonuçta okuyan bir kızım madem okuluma gelince sınıftaki erkeklerle de konuşurum tabiî ki napıcam yani konuşmayayım mı bir tek kızlar la mı iletişime geçeyim? Çıkışta tabiî ki kafa dağıtmak için Küçükpark’ta bir çay da içicem gerekirse bazı akşamlar bara da gideceğim napabilirm. O burada olsa ununla yaparım. O olmadığı için arkadaşlarım var benim nelerden ya neler neler… Bakın size anlatsam. Mesela geçenlerde Serhat diye bir arkadaşım var onunla sunum yapacaktık biz bu hafta içinde o yüzden hafta sonu onlarda toplandık. Ondan sonra nende onun evinde toplanmışsınız diye bana olay çıkardı ya. Düşünebiliyor musunuz? Bir erkeğin evine gidiyorum diye sorun çıkarıyor ve kendisi sürekli kız arkadaşlarında kalan bir insan. Ve bu bana açıkçası şunu da düşündürüyor. Kendisi kızlarla arkadaş olamıyor. Kendisi hemen bir şeyler hissediyor. Benimde öyle olabileceğimi düşünüyor erkeklerle. Ama ben erkeklerle sadece arkadaş olabiliyorum. Çok normal bir şey yani. Bilmiyorum bu da beni çok rahatsız ediyor. Onunla konuştum bu konuda hak da veriyor ama tutamıyorum kendimi falan diyor. Yani haklısın sen diyor. O şekilde yani. Bilmiyorum ya. Bu ilişki bana açıkçası mutluluk vermiyor.

PD: Çok yıpratmış seni. (Bu ifade yerine “kendini çok yıpratılmış hissediyorsun” deseydim daha iyi olurdu.)

 

D: Gerçekten yani. Anlatamayacağım kadar yıprandım yani. Çok değiştim. Çok şey yaşadım gerçekten yani. Ben onu da derim mesela. Benim çok tuhaf bir dünyam var kendimde yattığım. Çok temiz arkadaşlıklarım, işte ailemle ilişkim iyidir. Arkadaşlarım çok iyidir. Hayatımda mesela kaç yıllık arkadaşıma salak bile dememişimdir. Ya o şekil de saf çok güzel bir dünyam vardır. Hiç kavga etmemişimimdir kimseyle. Ama o böyle bir şeyleri yıktı yani. Değerlerimi yıktı. Bana çok kötü insanlar olabileceğini de gösterdi. Yani insanların seni vurabildiğini de gösterdi. Sarsıldım ben gerçekten bu ilişkide. Sarsıldığımı hissediyorum yani napıcamı bilmiyorum. Ya mesela sorabilirsiniz yani aklınıza gelebilir. Neden ayrılmıyorsun? Ya bırak yani bu insanı diyebilirsiniz. Niye bırakmıyorum. Bunu bende bilmiyorum. Aslında bide şeyde var yani şu noktadan sonra yani mesela ben ayrılmak istesem biliyorum ki üzerime düşecek yine. Yani bir şekilde şey gibi görücek artık ben bunu kullanıyorum. Haa bak bana kötü davranırsan ayrılırım gibi kullanıyorum gibi düşünecek. Bunu düşünmesini istemiyorum ama ben ona hayatta yani bu ilişkinin bittiğini anlatamam. Bu çok belli yani. Bunu anlamaz. Bir şekilde kabul etmez yani. Ona göre biz devam edecez senelerce. Benim onu her zaman çok seveceğimi düşünüyor tabiî ki çok seviyorum.

PD: Senin ona tamamen bağlandığını düşünüyor.

D: Kesinlikle bunu düşünüyor ve ben bunu yıkamıyorum yani. Bir şekilde onsuz benim mutlu olamayacağımı düşünüyor. Ve kendisi içinde öyle düşünüyor. Ben sensiz mutlu olmam diyor. Ama böyle bir şey yok yani bende böyle düşünürdüm ama böyle bir şey yok yani. Bir insan bir insanı terk edebilir ve gayet ikisi de hayatlarına devam edebilir. Bunu artık biliyorum yani. Biz birlikte olmasak da hayatımıza devam ederiz bir süre sonra da  mutlu da olabiliriz tek başımıza. Ya işte bu gün anlatacaklarım bu kadar. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Durum beni gerçekten üzüyor artık. Yoruyor, sıkıyor. Yani devam etmek istemiyorum ama bir şekilde devam da ediyorum. Hayatımdan çıksa beklide gerçekten daha da kötüde olacak bunu da bilmiyorum. Daha iyi olacak gibide geliyor ama gerçekten çıkmaması daha da iyi. Bilmiyorum ya…

PD: Hayatından çıkarsa daha mutlu olabileceğine inanıyor musun?

D: Ben buna inanıyorum aslında ama beklide olamam işte. Bundan korkuyorum zaten. Tamda belli değil ki kafamdakiler.

PD: Bu günkü konuşmamızı toparlayacak olursak eğer bana eski erkek arkadaşından bahsettin, onu çocukluğundan beraber tanıdığını, onla beraber olduğunuzu, fakat onun seni çok yıprattığını ve aldattığından bahsettin. Bunun seni çok üzdüğünü, bunu da senin diğer yaşantılarına, ailene yansıdığını ve bugünlerde de kendini iyi hissetmediğini söyledin. (Özetleme)

 

DEĞERLENDİRME:

Heyecanlı olduğum ve danışanın çok hızlı anlatmasından dolayı dikkatimi tam olarak veremedim. Ayrıca danışanla iyi empati kuramadım, danışmayı iyi yönlendiremedim.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İlgili Terimler :