- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Öz Saygı İle İlgili Kavramlar

Öz Saygı İle İlgili Kavramlar sitemize 24 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Yapacağımız bu çalışmada aşağıdaki konu başlıkları ile ilgili bilgi vermeyi amaçlamaktayız.
Bunlar:
1. Öz Saygı İle İlgili Kavramlar
2. Öz Saygı Nedir?
3. Öz Saygının Hiyerarşik Yapısı
4. Öz Saygı Geliştirme Eğitimi
5. Öz Saygıyı Nasıl Geliştirebiliriz?

ÖZSAYGI İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
Özsaygı kendisine yakın olan üç kavramla ilişkili olarak açıklanmaktadır.Bu kavramlar ‘benlik kavramı’ , ‘İdeal Benlik’ ve ‘benlik imgesi’dir. Öz saygının daha iyi anlaşılabilmesi için bu üç kavramı anlamak gerekmektedir.

Benlik(öz) Kavramı
Bireyin fiziksel zihinsel özelliklerinin toplamı ve bireyin sahip olduğu bütün özelliklere ilişkin kendini değerlendirmesi olarak tanımlanabilir.(LAWRENCE,1988). Benlik kavramını, benlik imgesi, özsaygı ve ideal benliği içine alan şemsiye bir kavram olarak görebiliriz.

Benlik Kavramı

Benlik İmgesi Özsaygı İdeal Benlik

Benlik kavramı bir anlamda bireyin kendi beninin başka bir deyişle kendi kimliğinin farkında olmasıdır. Burada benlik imgesi bireyin ne olduğunu, ideal benlik bireyin olmayı arzu ettiği benini, özsaygı ise bireyin ne olduğu ile ne olmak istediği arasındaki farka ilişkin bireyin duygularını içerir.

Birey kendi kendine ben kimim sorusunu birkaç kez sorduğunda, ben kimim? sorusuna verilen ilk cevapta büyük olasılıkla kişinin mahrem yönüyle ilgili olmayan, bireyin başkaları ile paylaşabileceği genel özellikler ortaya çıkar. Bu da genellikle isim veya cinsiyettir. Bireyin kendine ilişkin benlik imgesi bireyin bu şekilde kendini tanımlanması olarak ortaya çıkar. Sorular ilerledikçe cevaplar kişiselleşir. Bu durumda verilecek cevaplar ideal benlik ile özsaygıyı ortaya çıkaracaktır. Örneğin ben kendime güvenen biriyim diyen birey özsaygısını, Ben iyi bir öğretmen olmak istiyorum diyen birey ise kendi ideal benliğini yansıtmış olur.

Benlik kavramının oluşumu ve gelişimi süresince bireyin yaşantıları ,deneyimleri ve ona verilen geri bildirimler ve bireyin bütün bunları yorumlaması onun kendi öz saygı düzeyini belirleyecektir.

Benlik imgesi:
Bireyin sahip olduğu zihinsel ve fiziksel özelliklerinin farkında olmasıdır. Bu da ailede ana-babaların çocuklarına ilişkin sözlü ya da sözlü olmayan tavırlarıyla oluşmaya başlar.Çocuğun evinde zeki gözüküp gözükmemesi,sevilip sevilmemesi onun hep kendisine ilişkin bir imge oluşturmasına etki eder. Çocuğun zamanla sahip olduğu özelliklerin farkına daha çok varması ile yeni benlik imgesinin oluşması hız kazanır.

Okula başlayan Çocuğun okul yaşantısı ne kadar zengin olursa sahip olduğu zihinsel ve fiziksel özelliklerin farlına varması da o kadar hızlı olur.

Çocuğun kendine ilişkin ilk imgesi genellikle onun kendi vücudu ile ilgilidir.Bu ilk yıllarda kendi vücudunu tanımak şeklinde iken olgunlaştıkça kendi vücudunu tanımanın yerini vücudunun çekiciliğinin farkına varma ve diğer arkadaşları ile kıyaslama alır.

Çocuk zihinsel gelişimle birlikte kendi zihinsel ve fiziksel kapasitesiyle akademik ve spor alanlarına ilişkin becerilerinin de daha açık bir biçimde farkına varır. Okul yaşantısı çocuğa bütün bu alanlara ilişkin kendi kapasitesinin farkına varması için uygun yaşantılar sağlar ve farkındalık düzeyinin gelişimine etki eder.

Benlik imgesi başkalarının verdiği geri bildirimden etkilenir. Birey kendi zihinsel kapasitesi ile yaşantılarının zenginliği ve genişliğine göre bu geri bildirimleri alır ve kendine göre yorumlar.

İdeal Benlik kavramı:
Çocuk benlik imajının gelişmesiyle yavaş yavaş sahip olması gereken özelliklerin farkına varır. Bu ideal davranışlar genellikle içinde yaşanılan toplum tarafından değerli kabul edilen ideal standartlardır. Örneğin yetişkinlerin gözünde çocuğun temiz ve düzenli olmaları önemlidir.uslu ve zeki olmakta yine sahip olunması gereken özellikler arasına girer.

Benlik imgesi ailede başlar. Okulda hız kazanır. Okul çağındaki çocukların ideal imgelerini belirlemede çevrelerindeki önemli kişilerden etkilenmeleri ve onların ideal standartlarına ulaşma çabaları içine girmeleri bu dönemde görülür. Okula başlayan çocuk böylece toplumun ağırlığını ilk kez ciddi bir şekilde hissetmeye başlar.

Çocuğun benlik imgesinin oluşumunda kendini akranları ile kıyaslaması önemli bir yer tutar bu karşılaştırma özellikle de ergenlik döneminde oldukça belirgindir. Basın yayın organlarında boy gösteren popüler bireylerin örnek alınması da yine bu dönemde oldukça yaygındır.

ÖZSAYGI
Bireyin ideal benlik ile benlik imgesi arasındaki farkı değerlendirmesidir. Kendisini nasıl algıladığı ile olmak istediği benlik arasındaki fark bize o bireyin özsaygı düzeyini verir. Bu süreçte bireyin bu süreci nasıl değerlendirdiği ve bu farkın onun duygusal dünyasını nasıl etkilediği önemlidir. Halihazırdaki benlik imgesi ile ulaşmayı arzuladığı ideal benliği arasında bir farkın olması kaçınılmazdır ve bu fark normal bir olgu olarak kabul edilmelidir.

Klinik araştırma sonuçları ideal benliği ile benlik imgesi arasında fark olmayan bireylerin genellikle uyuşuk, miskin, amaçsız ve uyum düzeyleri düşük insanlar olduklarını göstermektedir.Bu ise var olan benlik ile ideal benlik arasındaki farkı kapatma çabası göstermemekten doğmaktadır.Halbuki insanın biyolojik yapısı nasıl aktif ise psikolojik dünyası da aktif olmak zorundadır, bu insanın ruh sağlığı içinde çok önemlidir.

Ancak bireyin bu fark için aşırı kaygılanması ve kendini strese sokması da yanlıştır. Çocuğun gelişimi konusunda aşırı kaygılı bir aile bu kaygılarını doğal olarak çocukla iletişimine de yansıtacaklarından büyük bir olasılıkla çocukta bu konuda aşırı kaygılı olacak ve çocuk kendinden istenilen beklentileri yerine getiremediği için suçluluk hissedecektir. Bunun yanında, başarısızlık ile ilgili ne ailesinin ne de öğretmeninin baskısını hiç hissetmeyen bir çocuk büyük bir olasılıkla başarısızlığı konusunda kaygı duymayacaktır. Tabii kendisinden hiçbir şey istenmeyen çocuk da hiçbir şey üretmez.

Burada kural şudur;nasıl geçekçi olmayan talep ve beklentiler çocukların özsaygılarını düşürüyorsa talep ve beklentilerin hiç olmaması da olası başarılı yok eder. Çocuğun halihazırdaki yeteneğinin farkında olmak, gerçekçi olmayan taleplerden kaçınmak gerekir..

Özetlersek düşük özsaygı çocuğun başarısızlığından değil onun çevresinde yer alan ve onun tarafından önemli görülen kişilerin onun başarısızlığına olan geribildirimleridir. Her zaman zirvede olmak mümkün değildir.

Genel olarak denebilir ki özsaygı düzeyi yüksek olan çocuklar gerek sosyal ilişkilerinde gerekse okul çalışmalarında daha girişken, güvenli ve ataktırlar, yeni şeyler öğrenmeye meyillidirler ve yeni durumlarla karşılaşmaktan kaçınmazlar. Özsaygıları düşük olanlar ise bunların tam tersine kendilerine daha az güven duyar verilen bir görevi yerine getiremeyeceklerine inanırlar.Bu nedenledir ki, başarısızlık sonrası oluşacak doğal mahcubiyet duygusunu yaşamamak için bu gibi riskli durumlardan sürekli olarak kendilerini uzak tutmaya çalışırlar. Filozof ve psikolog William James’in aşağıdaki sözleri buna güzel bir örnek teşkil etmektedir.

“Hiçbir şey yapmaya kalkışmazsanız başarısız da olmazsınız.
Başarısız olmayınca da ne aşağılanır ne de horlanırsınız.”
Bu söz gerçektende bir çok öğrencinin neden sınıfta sessiz kaldığını açıklamaktadır.

ÖZSAYGININ HİYERARJİK YAPISI
Bir bireyin herhangi bir durumda özsaygısı düşük iken başka durumda özsaygısı yüksek olabilir mi? Bu soruya cevap verebilmek için Özsaygının hiyararşik bir doğasının olduğunu bilmek gerekir. Bir kişilik değişkeni olarak bireyin özsaygısı, tıpkı kişiliğimizin diğer boyutları gibi bir durağanlık gösterir. Kişiliğimizi, huyumuzu, karakterimizi nasıl çok kısa bir sürede değiştiremiyorsak genel özsaygımızı da kısa bir sürede köklü olarak değiştiremeyiz.

Bir bireyin belli bir durumda öz saygısının yüksek olması her durumda özsaygısının yüksek olması anlamına gelmez. Matematik dersinde özsaygısı düşük olan bireyin( düşük özsaygı) Türkçe dersinde özsaygısı yüksek olabilir(yüksek özsaygı).

Birey her gün farklı durumlarla karşı karşıya kalır, karşılaştığı durumlarda gösterdiği özsaygısı düşük bir özsaygı bu durumun sonuçlarını telafi etme olasıdır. Birey bu durumlarla sık sık karşılaşıyor ve sonuçlarını telafi edemiyorsa bu durum bireyin genel özsaygısını olumsuz olarak etkiler.Bu sebepledir ki okullarda başarısız olan bir çok öğrenci hayatın diğer bölümlerinde de kendilerini başarısız atfetmektedirler.Bu durumda da bütüncül öz saygı düşük olmaktadır.

ÖZSAYGI GELİŞTİRME EĞİTİMİ

Öğrencilerin kendilerini nasıl hissettikleriyle başarı düzeyleri arasın da özsaygı düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiye işaret eden araştırma bulguları vardır.Bu bulguların en önemli yönü öğrencilerin özsaygılarını geliştirmede öğretmenlerin güçlü bir konuma sahip olduklarını ortaya koymasıdır. öğretmenler öğrencilerinin özsaygılarını geliştirebildikleri gibi düşüre de bilirler.
Öğretmenler öğrencilerini yetişkin yaşamına hazırlarken, onların teorik bilgilerle donatmanın yanında, kendilerini seven, sahip oldukları potansiyellerine güvenen, kendileri ile barışık, olumlu ve olumsuz yönlerini birlikte kabul eden, hem kendileri hem de diğer insanlarla barış içinde yaşamayı öğrenmiş ve bireyselliklerini içinde yaşadıkları toplumla çatışmadan ortaya koyabilen insanlar olarak yetişmelerine de önem vermelidirler

Öğrencilerin özsaygı düzeylerini geliştirmek için sıcak samimi ve kabul edici bir iletişim ortamında öğrencilerin iç dünyalarına duyarlı olmakla onların özsaygılarını geliştirebileceği görülmüştür. Öğretmenin öğrencileriyle etkileşiminde takındığı tavır öğrencilerin özsaygılarını olumlu ya da olumsuz etkiler. Öğretmenler, öğrencilerin bilgi ve becerilerini yükseltmenin yanında onların ruh sağlığını koruma geliştirme gibi görevlerinin olduğunu unutmamalıdır. Çünkü ruh sağlığı yerinde bir toplum kendine güvenen kendisi hakkında olumlu düşünen özsaygı düzeyleri yüksek bireylerle gerçekleşir.

ÖZSAYGIYI NASIL GELİŞTİREBİLİRİZ?
Özsaygı düzeyinin hem ruh sağlığı hem de okul başarısı üzerinde etkili olduğunu gösteren bulgular vardır.Okullarımızdaki öğrencilere bakıldığında başarılı öğrencilerin genellikle kendilerine güvenen özsaygısı yüksek olan öğrenciler olduğu gözlenmektedir.Kuşkusuz kendilerinden hoşnut olan ve kendilerini değerli gören öğrencilerin, kendilerinden hoşnut olmayan ve kendilerini değerli görmeyen öğrencilerden daha başarılı olacakları açıktır.

Öğretmenlerin temel görevleri olan bilgi aktarma ve öğretme görevlerini yerine getirirken öğrencilerin özsaygılarını da dikkate alarak yapacakları eğitim ve öğretim daha başarılı olacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde öğretmenler üzerinde yapılan bir araştırmada öğrencilerine genellikle olumlu tepkiler veren öğretmenler ile genellikle olumsuz tepkiler veren iki grup öğretmen karşılaştırılmıştır.Her ne kadar bu iki grup öğretmende kendini iyi öğretmen olarak görür ve tekniklerini savunsalar da, ilk gruba giren öğretmenlerin öğrencilerin disiplin problemlerini daha kolay çözdükleri,öğrencilerin derslerde daha başarılı oldukları görülmüştür.( Lawrence, 1988)

Öğrencilerin özsaygılarını psikolojik danışma ve drama yolu ile geliştirmek mümkün olmakla beraber Öğrenciler, statü sahibi ve kendileri ile yakın ilişkiler kuran bireylerin tutum ve davranışlarından etkilenmektedirler. Öğretmenlerde öğretim teknikleri ve öğrencileri ile yakın ve sıcak ilişkiler kurarak öğrencinin özsaygısını geliştirebilir ve etkili öğrenmelerini sağlayabilir.Unutulmamalıdır ki öğrencilerin özsaygılarının gelişimi ancak kaliteli bir öğretmen- öğrenci iletişiminden geçer.

Kaliteli bir öğretmen – öğrenci etkileşiminde olması gerekenler:
Öğretmenlerin öğrencilerin özsaygılarını geliştirmek hiç değilse mevcut özsaygı düzeyini düşürmemek için öğrencilerle yakın sıcak bir ilişki kurmaları gerekmektedir. İnsancıl, sıcak ilişki ve etkileşimin kurulabilmesi için şunlar gereklidir; kabul, içten olma, ve empati.

Kabul;Burada kastedilen kabul öğrencinin kişiliğini yargılamadan olduğu gibi kabul etmek ve ona saygı duymaktır.yanlış davranan bir öğrencinin kişiliği doğrudan hedef alınıp eleştirilmemeli eleştirilen yanlış davranış olmalıdır. Yani buradaki kabul edilen şey yanlış davranış değil öğrencinin kişiliğidir.
Örneğin; ‘Yaramazlık yapmandan hoşlanmıyorum’ demek ‘Senden hoşlanmıyorum’ demekten daha yararlıdır.

İçtenlik: İçten olma sanıldığı kadar kolay değildir, bireyin diğer insanlarla olan iletişiminde doğal olması, savunucu tutum sergilememesini gerektirir.bir başka ifade ile bir takım maskeler takıp olduğumuzdan farklı görünmemeyi yani içinde yaşadığımız toplumun genel kabul gören değerlerinden etkilenip kişiliğimizi sinsice gizlemek yerine gerçek kişiliğimizi ortaya koymayı, kendimiz olmayı gerektirir.Böyle davranabilmek için bireyin kendisine olan özsaygısının yüksek olması gerekir.Özsaygısı yüksek olan birey kişiliğini topluma beğendirmek gibi bir endişeye kapılmaz.

Kuşkusuz sevilme ve onaylanma gereksinimi içinde olan birey yeterince sevildiği ve onaylandığı konusunda kendisinden kuşku duyarsa yeterince içten davranamaz. Bu şekilde olan bir öğrenciden de akademik bir başarı beklemek imkansızdır.

Empati:
Empati temelde bir kimsenin diğer bir kişinin duygularını ve hislerini yakalaması, farkına varması ve anlaması anlamına gelir.Yani duygunun diğer bireyle birlikte paylaşılmasıdır. Bizimle konuşanın sözcüklerinin ardında yatan olguları anlamaya çalışmaktır. Bu beceriyi geliştirmenin yollarından biri, bizimle konuşan bireyin sözcüklerinin arkasında bulunan duyguları yakalamaya çalışmaktır.

Öğrenciler, öğretmenlerinin kendilerini anlamaya çalıştıklarını hissettiklerinde kendilerini öğretmenlerine daha yakın bulurlar.Nitekim öğretmenlerin empatik olma düzeyi ile öğrencilerin akademik başarı düzeyleri arasında olumlu bir ilişkinin varlığı çeşitli araştırmalarda saptanmıştır.

Özsaygının geliştirilmesinde sözel iletişimin yanında sözel olmayan iletişim, öğretmen beklentileri ve günlük temasta çok önemlidir.

ÖZ SAYGI ETKİNLİKLERİ

Özsaygı etkinliklerinin amacı öğrencilerin bazen cezalandırılmak korkusu, bazen de suçluluk duyguları yüzünden ifade edemediklerini serbestçe dile getirmelerini sağlamaktır. Sınıf etkinliklerinde öğrenciler duygularının diğer bireyler tarafından da kabul edildiğini yavaş yavaş öğrenirler.
Yaşadıkları duyguların diğer bireyler tarafından da hissedilmesi, yaşanması onlara güven verir.
Bazı etkinliklerde de her insanın kendine özgü ve biricik olduğunu fark eder.
Özsaygısı düşük insanlar kendilerinden hoşnut olmazlar. Kendileri ile ilgili olumsuz sıfatlar taşırlar. Başkalarından olumlu söz duydukları zaman kendilerini daha olumlu algılayabilirler.
Öğrencilerin öz saygıların yükseltmek amacı ile sınıfta yapılacak etkinliklerin seçiminde öğrencilerin yaş ve olgunluk düzeylerinin rolü büyüktür.yapılandırılmış bir özsaygı yükseltme programının şu dört temel konuyu içeriyor olması ve verilen sırayı izlemesi önemlidir.

1. Güven oluşturma etkinlikleri
2. Duyguları açığa vurma, dile getirme etkinlikleri
3. olumlu geri bildirim verme ve alma etkinlikleri
4. Risk alma etkinlikleri

Lawrence(1988) genellikle bu konu başlıklarının bir sıra dahilinde izlenmesinin önemli olduğunu ve normal koşullarda on oturumdan oluşmasını önermektedir.Bu on oturumun ne kadar zamanını hangi tür etkinliklere ayırmak gerektiğine sınıfın gelişim hızı ve düzeyinin de göz önüne alınarak öğretmenin belirlemesi esastır.

ETKİNLİK 1:
Güven Verici Bir Ortamın Oluşturulması
Uygunluk Düzeyi: İlk öğretim ikinci kademe
1. Öğrencilerle içinde öğretmeninde bulunduğu bir halka oluşturun
2. Öğrencilerin okuldan istedikleri bir ya da birkaç şeyi dile getirmelerini isteyin
3. Okula ilişkin söyleyecekleri şeylerin olumlu olabileceği gibi olumsuzda olabileceğinin altını çizerek, istediklerini söyleme konusunda onları güdüleyin ve cesaretlendirin
4. Öğretmenler dahil herkesin uyması gereken şu kuralları belirleyin
• Hiç kimse etkinlik boyunca diğerlerinin söylediklerine gülmemelidir.
• Hiç kimse öğretmenden izin almadan konuşmamalıdır
• Etkinlik süresince yaşananlar eleştirilmemelidir.
• Sınıfta yaşananlar ve konuşulanlar sınıfta kalmalıdır.

ETKİNLİK 2
Karşılıklı Güven
Uygunluk düzeyi: Her yaş gurubu
Özsaygı yükseltme çalışmalarına, karşılıklı güven oluşturma etkinliği ile başlamak gerekir.
Önce öğrencilere zaman zaman yaptığımız davranışlarla karşıdaki insanda nasıl güvensizlik duygusu yarattığımızı anlatalım.Daha sonra sınıfı 5-6 kişilik gruplara ayırarak ve her grubtan başkalarına güvensizlik yaratan davranışların neler olduğunun listesi yapmaları istenir.
Grublar bu listeyi tamamladıktan sonra insanların kendilerini rahat hissedemedikleri durumlarda nasıl kolay kolay risk alamadıklarını anlatın. Risk alabilmek için bireyler arasında karşılıklı güvenin tesis edilmesinin önemini anlatın.

ETKİNLİK 3
Korkuları Umutları ve Beklentileri Tartışma
Uygunluk düzeyi : Her yaş grubu
Öğrencilerin aşağıda eksik verilen cümleleri tamamlamaları istenir.
1……………………………………….kendimi mutlu hissederim.
2……………………………………….kendimi üzgün hissederim.
3……………………………………….kendimi kızgın hissederim.
4……………………………………….kendimi aptal hissederim.
5……………………………………….kendimi hoşnut hissederim.
6………………………………………..kendimi korkmuş hissederim.
7………………………………………..kendimle gurur duyarım
Eksik bırakılan bu cümleler yazılı olarak tamamlanacağı gibi sözlü olarak ta tamamlanabilir.Ancak unutulmaması gereken önemli bir nokta her cümleden sonra bunun üzerinde konuşulması gerekmektedir.
ETKİNLİK 4
Duyguları Tatmin Etme
Uygunluk düzeyi :her yaş grubu
Her öğrenci aşağıdaki duygulardan birini yüz ifadeleri ile canlandırmaları gizli olarak istenir, diğer öğrencilerin de canlandırılan bu her bir duygunun hangi duygu olduğunu tatmin etmeleri istenir.
1. Mutluluk
2. Hayal kırıklığı
3. Kızgınlık
4. Şaşkınlık
ETKİNLİK 5
Güzel Anıları Tekrar Yaşama
Uygunluk düzeyi: her yaş grubu:
Öğrencilerin geçmişte yaşadıkları ve kendilerini mutlu eden anılarını gözleri kapalı hatırlamaları ve tekrar geçmişe gitmeleri istenir. Bir zaman sonra öğrencilerin gözlerini açarak hissettikleri duyguları anlatmaları istenir.
ETKİNLİK 6
Olumlu Düşünme
Öğrencilerden gözlerini kapatarak kendilerini çok beğendikleri bir insanın, kahramanın yerine koymaları istenir. Örneğin; olimpiyat şampiyonu bir atlet, ünlü bir sanatcı vs. daha sonra hissettikleri duyguları anlatmaları istenir.

ETKİNLİK 7
Başarıyı Hayal Etme
Öğrencilerin önce gözlerini kapatmalarını isteyiniz.Gözleri kapalı durumda iken kendilerini pasaklı, pısırık aptal vb. bir öğrenci olarak düşünmelerini isteyiniz, daha sonra bunun tersi temiz, çalışkan sosyal bir öğrenci olarak düşünmelerini isteyiniz. En sonunda bu iki farklı hayali yaşarken neler hissettiklerini dile getirmelerini isteyiniz.

ETKİNLİK 8
Olumlu Geri Bildirim Verme
Uygunluk düzeyi:Her yaş grubu
Öğrencilerden biri arkadaşlarının karşısına geçer oturan öğrenciler sırası ile arkadaşları ile ilgili olumlu takdire şayan cümleler kurarlar. Olumlu şeyler gelmeye devam ettiği sürece öğrenci merkezde kalır. Daha sonra sırası ile diğer öğrencilerde konu merkezine çıkarlar.
Her etkinliğin sonunda öğrencilerin gözlerini kapatmaları ve şunları söylemeleri istenir.
1. Ben mutlu bir insanım
2. Kendime güveniyorum
3. Hiçbir şeyden ve hiç kimseden korkmuyorum
4. İnsanlar bana güven duyuyor.
5. Kendime güveniyorum
6. İnsanlar beni seviyor

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :