- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Öfke Yönetimi – Erken Kararlar Eğitimi

Öfke Yönetimi – Erken Kararlar Eğitimi sitemize 24 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

“Öfke Yönetİmİ EĞİtİmİ; Erken Kararlar”

Yrd. Doç. Dr. Ahmet ÖZMEN

Dünya olduğu gibidir. Yıldızları… Güneşi… sokaktaki kediyi yok sayamayız. Belki, onları görmezden gelebiliriz, bazen onları görmezden gelmek işimize bile yarayabilir. Çünkü Dünyada var olan her şey o kadarda kusursuz değil.

Hayatınızda hiç mükemmel bir insanla karşılaştınız mı?
Gerçek bir mükemmel demek istiyorum…
Milyarlarca insan arasında hiç yanlış yapmayan…
Kurallara uyan…
İnsanlarla… kendisiyle… ve dünyayla barışık olan biri var mı?
Yemeği fazla kaçırdığından dolayı pişman olmayan,
Kurallara uymadı diye diğerlerine kızmayan, biri var mı?
Tabii ki böyle birinin olduğunu söylemek …nasıl desem …
Belki de böyle biri yok…

Öfke nedir ?

 ÖFKE BİR DUYGUDUR…
 ÖFKE DOĞAL BİR DUYGUDUR…
 ÖFKE YAŞANMASI GEREKEN BİR DUYGUDUR…

Öfke duygusu insan doğasının bir parçasıdır. Öfke genel anlamıyla “bireyin bir engellenme durumuyla karşı karşıya kalması, herhangi bir saldırıya maruz kalması, incinmesi, yoksun bırakılması ya da tehdit algılaması gibi durumlarda hissedilen bir duygudur.
Bu duygu genellikle, neden olarak görülen bireye ya da nesneye yönelik olarak ortaya konulan tepkilerle kendini göstermektedir. Bu tepkilerin ortaya konuluş biçiminin genellikle olumsuz olması, öfke duygusunun da olumsuz bir duygu olarak tanımlanmasına yol açmıştır.
Aslında öfke işlevsel olmayan bir duygu değildir. Diğer bütün duygularımızın olduğu gibi öfkenin de insan yaşamında önemli bir yeri vardır. Öfke insanın doğasında işlevi olan bir duygudur. Öfkeyi işlevsel olmaktan çıkararak istenmeyen bir duygu haline getiren şey, onun olumsuz bir biçimde ifade yaşanması, ifade edilmesi, sergilenmesi ya da ortaya konulmasıdır.
Hoş olsun ya da olmasın, öfke duygusu bizim doğamızın bir parçasıdır. Bizler var olduğumuz sürece bu duygumuz da bizimle birlikte var olacaktır. O halde ne yapmamız gerekmektedir?… Tabi ki öfkemizi yaşamamız, ortaya koymamız gerekmektedir…. Fakat nasıl…? işte önemli soru budur.
Nedeni ne olursa olsun öfkelendiğimiz anda, sergilenen ilk davranış, erken verilen kararın ya da kararların bir sonucudur. Sonradan yaşanan yoğun pişmanlık duygusunun nedeni; öfke anında nasıl davranılacağı konusunda verilmiş olan “erken kararlardır”.

Bilişsel süreçler öfkenin en iyi kontrol edileceği yerdir. Yaşamda karşılaşılan çeşitli durumlar bireylerde farklı heyecansal tepkilere yol açar. Bu durum bireylerin duygularını da farklı biçimlerde ortaya koymalarına neden olur. Bireylerin nasıl tepkide bulunacağını, durumlara ve olaylara ilişkin algıları ve onlara yüklediği anlamlar belirler. Duyguların temelini bireyin algıları ve olaylara verdiği anlamlar oluşturur. Tüm duygusal durumlarda sinir sistemi uyarılmaktadır, fakat bireyin nasıl tepkide bulunacağına ilişkin ipuçları, bireyin içinde bulunduğu koşullar tarafından, diğer bir değişle çevre tarafından belirlenir.

Öfke duygusunun ortaya çıkmasına neden olan şey uyarıcı değildir. Öfke duygusunun ortaya çıkmasına neden olan şey, bireyin bu uyarıcıyı algılama biçimi ve uyarıcıya verdiği anlamdır, akılcı duygusal terapiye göre de “bireyde öfke duygusu gibi, olumsuz bir biçimde ifade edilme olasılığı bulunan duyguların yaşanmasına yol açan şey bireyin karşı karşıya kaldığı olay ya da durumlar değildir. Bu olay ve durumlara bireyin yüklemiş olduğu anlamlardır” Örneğin; Bireyin beklediği biri geç kaldığı zaman, bireyin hayal kırıklığı yaşadığı bir durumda ya da başka biri tarafından incitilmiş olan bireyin bu durumlar karşısında nasıl tepkide bulunacağı tamamen onun bilişsel süreçleriyle ilgilidir. Başka biri tarafından incitilen birey bu kişinin davranışlarının arkasında başka bir şeyler olabileceğini düşünmesi onun vereceği tepkinin niteliği üzerinde önemli bir rol oynamaktadır. Bireyin bu davranışa vereceği tepkisinde, bu davranışa ya da davranışı yapan bireye yönelik olarak yaptığı yüklemeler oldukça etkili olmaktadır. Eğer birey karşı karşıya kaldığı bu davranışın gerçekten kendisini incitmek amacıyla yapıldığı kanısına varırsa vereceği tepki büyük olasılıkla öfke tepkisi olacaktır.

Öfkenin Kontrol Edilmesini Zorlaştıran Etmenler

Bilişsel bozukluklar : Öfke denetiminde sorun yaşayan bireyler, öfke yaratan durumlar karşısında yetersiz derecede bir uyum tepkisi göstermektedirler. Araştırmalara göre, öfkeli insanlara, öfkelendikleri durumlarda nasıl bir çözüm yolu izledikleri sorulduğunda, öfke problemi olmayan bireylere oranla bu bireylerin daha sert ifadeleri çözüm yolu olarak seçtikleri görülmüştür. Bu durum onların daha saldırgan tepkiler ortaya koyma eğilimi gösterdiklerine işaret etmektedir.
Yanlış kestirimlerde bulunmak : Öfke kontrol problemi yaşayan bireyler, bir durum karşısında öfke yaratacak herhangi bir şey bulunmamasına karşın, birtakım yanlış yorumlamalar ya da yanlış çıkarımlarda bulunmaları nedeniyle, öfke yaşayabilirler. Bu bireyler karşısındaki ile mücadeleye ve tartışmaya hazır bir biçimde her an tetikte beklerler. Bu durum nedeniyle bu bireyler, karşılaştıkları durumların bütünü yerine sadece bir bölümüyle ilgilenmekte ve bu da onların yanlış çıkarsamalarda bulunmalarına yol açmaktadır
Katı inançlar : Öfke kontrol sorunu yaşayan bireyler genellikle sabit, değişmez ve katı inançlara sahiptirler. Bu katı inançlara bazı örnekler verecek olursak, Örneğin “eğer birisi hak etmişse ona düşmanca saldırmak gerekir”, “insanların büyük bir bölümü aptaldır ve onlara karşı güç kullanmak bir gerekliliktir” gibi inançlardır. Bu inançların yaşanan öfkeyle bağlantısını görebilmek zor değildir. Aralarında sıkı bir ilişki bulunmaktadır
Bir davranışta bulunmadan önce zorlukla karşılaşacağını sezinlemek: Herhangi bir öfke sorunu yaşamayan bireyler öfke yaratan durum karşısında nasıl tepkide bulunacaklarını ve öfkelerini nasıl kontrol edeceklerini bilirler. Öfke sorunu yaşayan bireyler ise böyle bir durum karşısında verecekleri tepkileri önceden düşünmeden hemen ortaya koyma eğilimindedirler. Düşünmeden yapılan bu davranışlar da onların sorun yaşamaları olasılığını yükseltmektedir

Suçlama, suçlayıcı tavır içerisinde olma: Birey yaşam olayları karşısındaki başarısızlıklarından ve yaşadığı stersten dolayı başkalarını sorumlu tutar. Bu bireyler yaşadıklarının suçlusu olarak başkalarını sorumlu tutma gibi bir tavır içerisine girerler. Örneğin katılması gereken bir toplantıya katılamamasının sorumlusu olarak eşine yada çocuğuna şöyle bir suçlamada bulunabilir “bütün gün seninle uğraşmak zorunda kaldım ve yetişmem gereken bir toplantıya senin yüzünden geç kaldım” gibi.
Felaketleştirme, büyütme: Bu bireyler hoşa gitmeyen bir durumla karşılaştıklarında bu durumu her şeyin sonu olarak bir felaketmiş gibi algılayıp değerlendirme eğilimindedirler. Onlara göre yaşanan durum tamamen bir felakettir, karşılarındaki bireyin davranışlarını değerlendirirken “bunu nasıl yapar?” sorusunu sürekli bir biçimde düşüncelerinde çevirir dururlar ve bu sorunun onlar için yanıtı yoktur.
Öfkeyi alevlendirici tarzda olumsuz etiketleme ve aşırı genelleme: Yaşanan bir durumla ilgili olarak aşırı genellemelerde bulunmak ve bu duruma kendisinde öfke yaratacak bir biçimde olumsuz bir etiket vurmak, yaşanan olayla orantısız bir duygusal tepkinin ortaya çıkmasına yol açar. Örneğin “ne kadar aptalca, o kız hiçbir şey bilmiyor” biçiminde etiketleme ve aşırı genelleme içeren bir düşünce öfkenin ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır

HER ZAMAN, SEÇEBİLECEĞİM BAŞKA BİR SEÇENEK
VARDIR!

Uygulama
Kontrol Kimde – Kim seçti ?
Gruptan bir birey ortaya çıkarılır. Bireyin bir mindere/iskemleye oturması söylenir. Üyelere grup liderince ne yapmaları gerektiği anlatılır. Bireye, grup üyeleri tarafından verilen otur, kalk, yürü gibi direktifleri yerine getirmesi söylenir. Uygulama başlatılır. Ortaya çıkarılan birey grup üyelerinin / liderin söylediklerini tamamen yerine getirir. Üyeye, direktiflere uyma ya da uymama gibi iki seçiminin olduğu hatırlatılır. O ana kadar üyenin verilen direktiflere uyma seçimini yaptığı bildirilir.
İkinci aşamasında ise ortaya çıkarılan aynı üyeye yine grup üyeleri / lider tarafından verilen otur, kalk, yürü gibi direktifleri yerine getirmemesi söylenir. Uygulama başlatılır. Uygulama başlatılır. Ortaya çıkarılan birey grup üyelerinin / liderin söylediklerini tamamen yerine getirmeme gibi bir seçim yapabileceği bildirilir. Ve bu sefer seçimini bu yönde yapması söylenir. Üyeye, direktiflere uyma ya da uymama gibi iki seçiminin olduğu hatırlatılır. O ana kadar üyenin verilen direktiflere uymama seçimini yaptığı bildirilir.
Üçüncü aşamada ise bu uygulama grup liderinin yönetiminde tüm grubu kapsayacak biçimde uygulanarak tekrar ettirilir. Grup lideri tarafından verilen talimatlar karşısında, grup üyelerinin tümü bu talimatlara önce uyma yönünde, daha sonra ise uymama yönünde seçim yaparak katılırlar.

 Dış uyaranlar bireyi nasıl etkiler?
 Bireyi (seçimini) etkileyen şeyin dış uyaranlar mı yoksa temel gereksinimlerin doyum bulmaya zorlaması mıdır?
 İnsanların yaptıkları bu seçimi sadece kendilerinin yaptığı ve bu durumda sorumlusunun kim olduğu? sorulur.
 İnsanlara onların istemedikleri bir şeyi yaptırabilir miyiz?
 Başkalarının davranışları üzerinde biz ne kadar etkili olabiliriz?
 İnsanlara öfkelenmemizin sebebi onlara bir şeyleri yaptırmaya çalışmak mı? İnsanlara öfkelenmemizin nedeni bizim istediğimiz yönde davranmamış olmalarımıdır?
 Öfkelenmeyi biz mi seçiyoruz?

Seçimlerimizde özgürüz fakat sonuçlarını göz önüne almak zorunda olduğumuzun farkında mısınız?

SORUMLU DAVRANIŞ İÇİN 4D KURALI

Uygulama;
4D Kuralı
Herhangi bir olay karşısında ya da bireyi öfkelendiren durumlar karşısında, bireyin hemen tepkide bulunması yerine aşağıda belirtilen ve açıklanan kuralın uygulanması dır.
 Dur, (Tepkide bulunmadan önce bir süre beklemesi)
 Duygularını farket-gözden geçir
 Düşün, (Tepkide bulunmadan önce içinde bulunduğu durumu ve ortaya kayacağı davranışı düşünmesi)
 Davran, (Uygun tepkiyi ortaya koy)
Bu kuralı uygulamak için grup ortamında üyelerde öfke duygusu ortaya çıkarılarak,. Bu durum karşısında bireyin önce hemen tepki vermesi daha sonra ise aynı durum karşısında 4D kuralını uygulayarak tepkisini ortaya koyması istenir.
4D kuralının uygulanmasının her aşamasında, bireyin nasıl seçimler yaptığını ve bu seçimin kendisini ve çevresini nasıl etkilediğinin tartışılması istenir. Sürecin her aşamasında bir çok alternatif arasından seçimler yaptığı ortaya konularak bireylerin bunu farketmeleri sağlanır.

Nedeni ne olursa olsun öfkelendiğimiz anda, sergilenen ilk davranış, erken verilen kararın ya da kararların bir sonucudur.

Sonradan yaşanan yoğun pişmanlık duygusunun nedeni; öfke anında nasıl davranılacağı konusunda verilmiş olan
“erken kararlardır”.

FORM 1
(Öfke ifade tarzı değerlendirme formu)
Açıklama: Sizde öfke uyandıran duruma ilişkin olarak; öfkenizi ifade etme tarzınızın nasıl olduğunu ilgili boşluğa yazınız. Kutucuğun altında bulunan iki seçenekten uygun olanını işaretleyiniz.
 Öfkelendiğim anda ortaya koymuş olduğum, öfke ifade tarzım…Nasıl davranırım…

Olumlu ( ) Olumsuz ( )

 Öfkemi ifade ediş tarzımın bende ortaya çıkardığı Duygu / Duygular…

Olumlu ( ) Olumsuz ( )

 Öfkemi ifade ediş tarzımın bende ortaya çıkardığı Düşünce / Düşünceler…

Olumlu ( ) Olumsuz ( )
Öfkemi ifade ediş tarzımın bende ortaya çıkardığı fizyolojik sonuçlar…

Olumlu ( ) Olumsuz ( )
Öfkemi ifade ediş tarzımın sosyal ilişkilerimde ortaya çıkardığı sonuçlar…

Olumlu ( ) Olumsuz ( )

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :