- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

İşe Yerleştirme Hizmetleri Aracılığıyla İş ve Birey Arasında Uygunluk Sağlama Çabalarının İyileştirilmesi

İşe Yerleştirme Hizmetleri Aracılığıyla İş ve Birey Arasında Uygunluk Sağlama Çabalarının İyileştirilmesi sitemize 05 Nisan 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

İşe Yerleştirme Hizmetleri Aracılığıyla İş ve Birey Arasında Uygunluk Sağlama Çabalarının İyileştirilmesi

 

Doç. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Yerleştirme hizmeti veren kurumların yapısı ve işleyişi özellikle son yıllarda önemli değişikliklere uğramaktadır. Bu kurumlara yönelik eleştirilerin gittikçe artması ve bazı yeni sorunların ortaya çıkması, işe yerleştirme hizmeti veren Kamu İstihdam Hizmetlerinde  (Public Employement Services) reform yapma girişimlerine neden olmuştur. Eskinin bürokratik kuruluşları, gittikçe daha fazla “müşteri odaklı” hizmet örgütlerine dönüşmektedir. Avrupa’nın tek pazar haline gelme süreci tamamlandığında, iş arayanlarla ve mevcut işlerle ilgili yetersiz bilgi akışının yarattığı engellerin ortadan kalkması beklenmektedir. Ülkeler arasındaki geçişi kolaylaştırmak amacıyla Avrupa İstihdam Hizmetleri ağı kurulmuştur. İşe yerleştirme alanında faaliyet gösteren özel kuruluşların rolü gittikçe artmaktadır. 1980’lerde ve 1990’lı yıllarda işe yerleştirme alanında faaliyet gösteren özel sektöre ait kurum sayısında adeta patlama yaşanmıştır ve liberalleşme eğiliminin sonucu olarak bunun bir süre daha devam etmesi beklenmektedir. Ancak bu değişimin, özellikle bu hizmetlerden yararlananlar ve genel olarak işgücü piyasası üzerindeki olası sonuçları henüz tam olarak bilinmemektedir.

Piyasalar genellikle bir çok yönden şeffaf değildir. Başka bir deyişle, örneğin arz-talep, istenen ücret-verilen ücret, mübadeleye konu olan malların kalitesi, vb. gibi konularda yoğun bir belirsizlik hüküm sürmektedir. Piyasaların şeffaf olmayışı, bilgi edinme çabalarıyla azaltılabilir. Ancak, belli bir bedel ödemeden bilgi elde edilemez. Bilgi toplamak hem masraflıdır hem de oldukça fazla zaman almaktadır. Herhangi bir materyali daha çabuk elde etmek de, daha fazla bedel ya da ücret ödemeyi gerektirir. Bilginin bir bedelinin ya da ücretinin olması, verimli bir biçimde çalışan kurumların ya da mekanizmaların var oluş nedenlerini de  açıklamaktadır. Gazete ilanları, reklamlar, resmi olmayan ilişkiler ve aracı kurumlar, bu tür bilgi kanallarının örnekleridir.

            İki tür aracı kurum vardır : Piyasa oluşturanlar (market-makers) ve eşleştirme yapanlar (matching-makers). Piyasa oluşturan aracı kurumlar, kendi hesaplarına herhangi bir mal ya da hizmet satın alırken ya da satış yaparken, istenen ücreti ve verilen ücreti kendileri tespit ederler (örneğin menkul kıymetler borsasındaki uzmanlar, kullanılmış araba satıcıları, vb.). Oysa eşleştirme yapanlar (matching-makers) ticaretle uğraşmazlar; sadece alıcıyla satıcıyı pazarda biraraya getirir, onları eşleştirirler (örneğin gayri menkul borsacıları, işe yerleştirme hizmetleri, vb.).

            İnsanların sahip oldukları beceriler ve her bir işin gereklilikleri birbirinden çok farklı olduğu için, iş gücü piyasaları homojen değildir. Bu da işgücü arz ve talebini eşleştirmede önemli sorunlara neden olmaktadır. Eşleştirme süreci, iş arayan çok sayıda kişi ile hali hazırdaki boş işlerin bir fonksiyonudur ve bunların eşleştirilmesiyle tanımlanabilir. Ancak, belli bir zaman diliminde hem boş kadroların hem de iş arayan işsizlerin olması, eşleştirmenin yapılamayışı (mismatching) ya da uyumsuzluk olduğu anlamına gelmez. Çünkü iş araştırması ve boş işlerin doldurulması en azından belli bir zaman alır. Eğer boş iş (kadro) sayısı ve iş arayan işsizlerin sayısı belli bir noktayı aşarsa ancak o zaman eşleştirmenin (uygunluk sağlamanın) başarıyla yapılamadığından söz edilebilir. Bu tür durumların da, özellikle daha yoğun iş araştırması ve üst düzey beceri gerektiren işler nedeniyle zamanla artabileceğini belirtmek gerekir.

            Eşleştirme görevi pek çok faktörü göz önünde bulundurmayı gerektirir. Örneğin işlerin gerektirdiği becerilerdeki dağılım, işçilerin sahip oldukları becerin dağılımı, işlerin ve işçilerin coğrafi dağılımı, bilgi akışı ve araştırma yoğunluğu bu faktörler arasında yer alır. Dolayısıyla, iş ve birey arasında uygunluk sağlanamamasının bir çok nedeni vardır. Bir iş ve birey eşleştirmesinin yapılması olasılığı, potansiyel alıcılarla potansiyel satıcıların birbirleriyle bağlantı kurup kurmamasına (bağlantı kurma olasılığına) ve anlaşmaya varılıp varılmamasına (anlaşma olasılığına) bağlıdır. Anlaşma olasılığı, coğrafi uyumsuzluğu azaltabilir (belli bir bölgedeki yetersiz iş ya da işçi sayısı nedeniyle). Oysa beceri uyumsuzluğu, anlaşma olasılığını azaltır (örneğin iş arayanların, işverenin gereksinimlerini karşılamaması). İş araştırmasının yoğunluğu ise; işsizlere sağlanan kolaylıkların süresine, mevcut bilgiye ve uygun ücrete bağlıdır.

            İş ve birey arasındaki uygunsuzluğun çeşitli göstergeleri vardır. Örneğin işsizlik ve boş iş oranları, beceri grupları arasında ya da bölgeler arasında işsizlik oranlarının farklı olması, insanların işsiz kaldıkları süre ile işlerin (kadroların) boş kaldığı süre, vb. bu göstergelerden bazılarıdır.

            İşe yerleştirme hizmeti veren kurumların rolü, aracılık olarak düşünülebilir. Bu kurumlar, alıcıların (firmaların) ve satıcıların (işçilerin) taleplerini sınırlandıran eşleştirme yapıcılarıdır (matching-makers). Bu işlevlerini yerine getirerek, bu kurumlar pazardaki belirsizliği azaltırlar ve bu sayede de varlıklarını koruyabilirler. Belirsizlik, işçilerin iş arama çabalarının sonuçsuz kalmasından (belli bir iş ile uygunluk sağlama çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmasından) kaynaklanır. Bunun olası nedenlerinden biri, kuşkusuz, iş gücü piyasasındaki heterojenliktir. Diğer bir nedeni de, işlerin niteliğinin ve işçilerin performansının ancak tecrübeyle anlaşılabilecek şeyler olmasıdır. En uygun yerleştirme, bir yandan şirketlerin gereksinim duydukları becerilerin neler olduğuna ilişkin yeterli bilgiye sahip olmaya, diğer yandan da işçilerin uygunluğuna (suitable) bağlıdır.

            İş gücü piyasasında aracılık hizmetleri sunan kurumlar için en önemli sorun, nasıl organize olmaları gerektiği ve nasıl organize olabilecekleri sorunudur. Bu kurumların piyasadaki başarısızlığı, bir yandan işlem bedellerinin (ücretlerinin) artmasına, diğer yandan da politik müdahalelere yol açar. Politik müdahaleler sonucu alınan zorunlu önlemler de daha başka işlem bedellerine yol açabilir. Bu durumda “politik başarısızlık” söz konusu olabilir. Politik başarısızlığın ortaya çıkabileceği üç alan vardır. Birincisi, istihdam hizmetleri veren kamu kurumlarının (Örneğin İş ve İşçi Bulma Kurumu gibi) verimliliği ve etkililiği ile ilgilidir. Kamuya ait istihdam kurumlarının verimliliği, kuruma kayıtlı iş arayanlarla kuruma kayıtlı boş işlerin (kadroların) eşleştirilmesini, bu da hem kaynakların yeterli olmasını hem de bu kaynakların tam olarak kullanılmasını gerektirir. Politik başarısızlığın ikinci türü, özel istihdam hizmetlerinin rolü ile ilişkilidir. Bu bağlamda sorun, eşleştirme sürecinin etkililiğinde bir artışa ya da azalışa yol açacak özel kurumlar için piyasada daha fazla  yer olup olmayışıdır. Politik başarısızlık için üçüncü olasılık, hem kamu hem de özel istihdam hizmetleri ile ilgilidir. Bu kurumların aynı anda faaliyet göstermesi, iş arayanlarla ve boş işlerle ilgili bilgilerden yararlanma imkanını karşılıklı olarak birbirlerinden esirgemeleri ya da üçüncü bir tarafın her ikisini de bu bilgilerden yoksun bırakması ile sonuçlanabilir. Böyle bir durum, kuşkusuz piyasalardaki şeffaflığı azaltacak, belirsizliği artıracaktır.

KURUMSAL ORGANİZASYONLAR VE YERLEŞTİRME SERVİSLERİNİN ROLÜ

            İstihdam hizmetleri veren kamu kurumları bazı ülkelerde bu yüzyılın başından beri; bütün OECD ülkelerinde de 1950’lerden beri vardır. Kamu İstihdam Servisleri (KİS) genellikle ulusal kurumlardır ve  merkezi hükümetler ya da komisyonlar tarafından yönetilirler. Bu kurumların yerel otoriteler tarafından yönetildiği bazı ülkeler (Belçika, İsviçre ve ABD) bu kuralın istisnasıdır. Pek çok ülkede bu kurumların finansmanı genel bütçe dışından sağlanır. Bazı ülkelerde bu kurumlar (örneğin Avusturya ve Almanya), işçilerin ve işverenlerin ortak katkılarıyla finanse edilir. Bazı istisnalar dışında, pek çok ülkede Kamu İstihdam Servisleri ücret talep etmez.

            Aracılık hizmetleri genellikle Kamu İstihdam Servislerinin ayrılmaz bir parçasıdır. İşe yerleştirmeye ek olarak, Kamu İstihdam Servisleri kimlerin iş aradığına ilişkin kayıtları tutmak ve hem niteliksel hem de niceliksel olarak iş gücü piyasası bilgilerini üretmek gibi başka kamusal görevlerden de sorumludur. Bu kuruluşlar aynı zamanda aktif iş gücü piyasası politikalarıyla işsizlerin çalışma yaşamıyla bütünleşmelerini sağlamaktan da (iş yaratma şemaları, asgari para yardımı, eğitim kursları, vb.) sorumludurlar.

            Kamu İstihdam Servisleri, kayıtlı boş kadroları doldurmak için farklı aracılık işlemleri kullanırlar. Bu aracılık işlemlerini dört türe ayırmak mümkündür. Bunlar;  kendin seç (self-selection), koşullu olarak kendin seç (conditional self-selection), yönetsel eşleştirme (administrative matching) ve seçici eşleştirmedir (selective matching).

Kendin seç ve koşullu olarak kendin seç durumunda, Kamu İstihdam Servisleri aracı olarak oldukça pasif bir rol oynarlar. Faaliyetlerini daha çok, iş arayanlar ve mevcut işler ile ilgili verileri içeren dosyaların derlenmesi ve boş kadroların kazanılması üzerinde odaklaştırırlar. Kendin seç modeli, başvuran herkesin ilgi duyduğu bilgilere ulaşabileceği açık-dosya bilgisayar sistemi gibidir. Hem işverenler hem de iş arayanlar sisteme doğrudan girebilirler; dolayısıyla herhangi bir KİS görevlisiyle görüşmeleri gerekmez. Açık dosya sistemi bu gün için bir çok ülkede iş arayanlar için kurulmuş olmakla birlikte, işverenlere hitap eden böyle bir sistem henüz az sayıda ülkede vardır.

Koşullu olarak kendin seç modeli de kendin seç modeline benzer. En önemli farklılık; bilgisayar sistemine ancak üyelikle girilebilmesi, iş arayanlara boş işlerle ilgili bilgilerin provizyonla verilmesidir. İşverenlerin ya da iş arayan kişilerin ayrıntılı bilgi alabilmeleri için, Kamu İstihdam Servisi memurlarıyla görüşmeleri gerekmektedir. İş arayanlar belli bir işle ilgilendikleri zaman, ilk eleme için bir danışmanla görüşme yapmak üzere davet edilirler. İş için uygun olduğu düşünülen kişilere, muhtemel işverenin adı ve adresi verilir. Koşullu kendin seç modelindeki aracılık işlemlerine “yarı açık self-servis sistemleri” de denmektedir. Hem açık hem de yarı açık sistemler, esas itibarıyla bilgi sağlarlar; yerleştirme memuru, adayların seçimine zaman harcamaz ya da çok az zaman harcar.

Yönetsel eşleştirme ise, kayıtlı boş işleri kayıtlı iş arayanlarla eşleştirmeyi içerir. Potansiyel olarak uygun iş arayanlar, uygun boş işler hakkında bilgilendirilirler; aynı şekilde işverenler de iş arayanların adlarını öğrenebilir ve bu kişilerle doğrudan doğruya kendileri bağlantı kurabilirler. Bu model kuşkusuz diğer modellerden daha fazla memur gerektirir. Çünkü bu modelde Kamu İstihdam Servisi boş kadrolarla eşleştirmek için, iş arayan uygun kişileri bulmak zorundadır.

Seçici eşleştirme modeli, en fazla zaman alan işlemdir. Bu modelde boş kadroları kişilere (iş arayanlara) uydurmaya ek olarak, Kamu İstihdam Servisi aynı zamanda adayların seçimi (örneğin yetenek, iş tecrübesi, eğitim ve motivasyon konusunda) için de zaman harcamaktadır.

……..

Sistemlerin Sınıflandırılması

                  Eşleştirme hizmetlerinin organizasyonu konusunda üç genel yaklaşım ya da model bulunmaktadır. Bunlar; tekelci (monopol) sistemi, karma sistem (coexistence) ve Pazar sistemleridir. Tekelci sistemler,  katı ya da ılımlı tekellerden oluşabilir. Katı tekellerin amacı, hiçbir özel istihdam servisine izin vermeyerek bu kuruluşların kendisine zarar vermemesini garantiye alan güçlü bir  pozisyon kazanmaktır. Ilımlı tekelci modellerde ise, sadece istisnai durumlarda (örneğin yöneticilik gibi) ve belirli faaliyetlere (örneğin geçici istihdama) özel istihdam servislerine izin verilir. Katı tekelci model, OECD ülkeleri arasında sadece Türkiye’de uygulanmaktadır.

            Karma sistemlerde kamu ve özel istihdam servisleri yan yana çalışırlar. Özel kurumlar için bazı düzenlemeler ve kalite standartları vardır. Bu koşulları yerine getiren özel kurumlar lisans alabilmektedir.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İlgili Terimler :