- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Ergenlik ve Özlü Sözler

Ergenlik ve Özlü Sözler sitemize 23 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Henüz hiçbir haritası çizilmemiş ve bütün şamandıraları batmış ya da zar zor görünen uçsuz bucaksız bir denizin ortasına savrulmuşken, bize yalnızca iki seçim kalıyor; Ya yeni keşfettiğimiz nefes kesen manzaraya bakıp zevk almak ya da boğulma korkusu içinde titremek
” Yaşam bir oyuna benzer. Uzunluğu değil, iyi oynayıp oynanmadığı önemlidir. ”
SENECA
Bizi güçlü yapan, yediklerimiz değil, sadece onlardan sindirdiklerimizdir. Bizi zenginleştiren, kazandıklarımızdan biriktirdiklerimizdir. Bizleri bilgili yapan, okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir. Ve bizleri başarılı kılan da başkalarıyla paylaştığımız öğütler değil, onları kendi yaşamımıza uygulamamızdır.
BACON
” Mutluluk hiç olmazsa kısmen şimdi istediğimiz bir şeyi ileride isteyeceğimiz, şey ya da şeyler uğruna feda edebilme yeteneği ve arzusunun meyvesidir. ”
” Çalışmak uçup gidebilen bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlık. ”
VICTOR HUGO
e.e. Cummings der ki :
Seni diğerlerinden farksız yapmaya
Bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada,
Kendin olarak kalabilmek,
Dünyanın en zor savaşını vermek demektir.
Bu savaş bir başladı mı,
Artık hiç bitmez ! …
Ergenlik Dönemi Hata! Köprü başvurusu geçerli değil.Hata! Köprü başvurusu geçerli değil.
( Addescent = Büyümek = Olgunlaşmak )
Dönemin başlama yaşı, cinsiyete ve ülkelere göre değişmektedir.
Ortalama olarak bu dönem, 11 yaşta başlar.
11 – 13 yaşları arasına giriş dönemi (puberte dönem) diyoruz.
Ergen, ne çocuk ne de yetişkindir. Kimliğini belirlemeye çalışan bir bireydir.
Ergenlik (13-18 yaş = Doğan Cüceloğlu 1992 )
Her iki cinsiyetle de olgun ilişkiler kurabilme.
Eril ya da dişil toplumsal rolü gerçekleştirme.
Bedensel özelliklerini kabul etme ve bedenini etkili bir şekilde kullanma.
Ana babadan ve diğer yetişkinlerden duygusal bağımsızlığı gerçekleştirme.
Aile yaşamına ve evliliğe hazırlanma.
Bir mesleğe hazırlanma.
Davranışlarını yönetebilmek için gerekli değerler ve ahlaki sistem geliştirme.
Sosyal sorumluluklar isteme ve başarma.
Aile ilişkileri:
Ergenlerin bu dönemde ailelerine olan bağımlılıkları azalır.
Hiçbir şey beğenmez, sürekli şikayet edecek bir şeyler bulurlar.
Eve istediği zaman girip çıkmak ister.
Ailesinin en ufak bir eleştirisine büyük tepkiler verir. Kendine yöneltilen eleştirileri kabul etmez, sürekli eleştirmeyi sever.
Boş vermişlik içindedir.
Anne babasının beğenileriyle alay eder.
Anne babasının düşüncelerini eskimiş bulur. Onlardan öğrenecek hiçbir şeyi kalmamış sanır.
Bu dönemde aileye büyük bir görev düşer. Aile bu davranışların bir süre sonra geçeceğini bilmeli ve sabırlı davranmalıdır.
Aileyle fikir bazında çatışma , isyankar tutum bu dönemde artar.
Arkadaşlarıyla ilişkisi:
Ergen için arkadaşları çok önemlidir.
Arkadaşlarının kendisi için ne düşündüğü çok önemlidir.
Bu dönemde ergenler kendi aralarında arkadaş grupları oluştururlar.
Bu grupların kendi aralarında yazısız kuralları vardır. Kurallarına uyan kişileri gruplarına alırlar.
Her ergen bir arkadaş grubunda olmak ister.
Erkeklerin kurdukları gruplar daha kalabalıktır, ilişkiler yüzeyseldir.
Kızlardan oluşan gruplar daha küçüktür, ilişkiler ise daha sıkıdır.
Ailesi içinde geçimsizlik ve dengesizlik olan ergenlerde, bir baskı hakim ise masum arkadaş grupları yerine çeteye yönelir.
Kız-erkek ilişkisi:
Ergenliğin ortalarına doğru, karşı cinse olan ilgi artar.
Ergen, karşı cinsin ilgisini çekebilmek için giyim kuşamına dikkat eder.
Ergenlik dönemiyle ilgili duygular:
Kızlar, erkeklerden daha erken duygusal olgunluğa ulaşır ve duygularını kontrol edebilirler.
Ergenin duygularında bir yoğunlaşma görülür, bunu ergen dışarı vurma ihtiyacı güder.
Ergen yaşadığı olumsuz duyguları bağırarak, ağlayarak, el – kol hareketleri yaparak belli eder.
Ergenin yaşadıkları olumlu duygularsa ergen şiir yazar, öykü yazar ya da hatıra tutar.
Ergen duygularını daha çok arkadaşlarıyla paylaşmaktan hoşlanır.
Aşık olmak bu dönemde baskın bir duygudur. Bazen bunu karşı cinse belli edebilir, bazen de duygularını saklamayı tercih edebilir.
Bu dönemde aşırı şekilde hayal kurma görülür.
Ergende yalnız kalma isteği vardır.
Ergen, sosyal ilişkilerden korkar.
Sevgi, ergenin ihtiyacı olan bir duygudur.
Soyut işlemler:
Genelleme, tümden gelim – tümden varım zihinsel işlemleri rahatlıkla yapabilir.
Bir sorunun çözümünde bir çok faktörü görebilir ve ele alabilir.
Mecazi söyleyişi anlayabilir.
Miza ve espiri anlayışı da gelişmiştir.
Mantık oyunlarını sever ve onlarla uğraşır.
Tartışmalara katılmayı sever.
İnsanlık, hürriyet, adalet ve din gibi soyut kavramları anlamaya başlarlar ve düşünebilirler.
Kişiye, yere ve zamana göre değişen görece kavramlar da bu dönemde edinilir.
Kuralların değişebileceğini kavramaya başlar.
Ergen kendi kendini çok eleştirir, kendini çok eleştirdiği için de herkes tarafından eleştirildiğini sanır.
Sanki herkesin dikkati onun üzerindedir, herkes onun dış görünüşüne çok önem vermektedir.
Ergenin ben merkezci düşünce biçiminin diğer bir özelliği de kendi düşüncesinin, kendi inaçlarının en doğru en orjinal olduğunu sanmasıdır.
Ergen bir çelişkiler dünyasında yaşamaktadır. Bir yandan çevresindekilerin kendisine ilişkin düşüncelerine çok önem verirken, bir yandan da kendisini herkesten daha akıllı sanmaktadır.
Ergenler kendilerini olduğu gibi yargılamadan kabul eden, sevgi, saygı gösteren, güven ve destek veren özdeşim modelleri ile karşılaşma şansına sahip olurlarsa, sağlıklı bir kimlik geliştirebilirler.
Ergenlik dönemi, kısaca bireyin çevresiyle ve kendisiyle çatışma halinde olduğu bir dönemdir.
Kimliğe karşı rol karışıklığı ( ergenlik dönemi, 12-18 yaş = Erik Erikson )
Bu dönem boyunca, cinsel olgunlaşma ve beden büyümesi oldukça hızlıdır.
Kadın ya da erkek kimliği gelişir.
Arkadaşları ile toplumun söyledikleri birbirine uymadığı zaman çatışma olur.
Genital Dönem ( 11-18 yaş = Freud )
Cinsel çekicilik, toplumsallaşma, grup etkinlikleri, meslek planlaması ve yuva kurma gereksinmeleri belirir. Bu dönemin amacı, ergenin ana babasına olan bağımlılığından koparak aile dışındaki karşı cinsele olgun ilişkiler kurabilmeyi öğrenmektir.
Büyüme:
Ergenlik dönemi, büyümenin yeniden hızlandığı, biyolojik değişim ve olgunlaşmanın tamamlanarak çocuğun artık erişkin görünümüne girdiği dönemdir.
NOT: Kızlar ergenliğe erkeklerden daha önce girdikleri için erkeklerden daha uzundurlar.
Erkekler, 14 yaş civarında kızlara ulaşırlar ve onları geçerler. Aynı zamanda, 12-14 yaşaları arasında kızlar erkeklerden daha ağırdır.
Kas kütlelerinde ¼ oranında artış görülür. Bu da ergenin sportif etkinliklere ve yoğun antremana hazırlıklı olmasını sağlar.
Kız çocukları ® 8-13 yaşlarında ergenliğe girebilir.
Erkek çocukları ® 9,5-15 yaşlarında ergenliğe girebilir.
Ergenlik süresi 2-6 yıl arasında sürebilir.
Ergenlik başlangıcında erişkin boyun % 80’ i olan boy uzunluğu
2-4 yıl içinde erişkin boyun % 99’na ulaşır.
10-12 yaşlar arasında kızlar erkeklerden daha iri olurlar.
Büyüme hızı doruğu kızlarda ® 9 cm/yıl
erkeklerde ® 10,5 cm/yıl
Boy uzaması kızlarda ® 16-18 yaşlarında
erkeklerde ® 18-20 yaşlarında durur.
Genelde kızların 14 yaşından sonra uzamalarının durduğu ve gövde – bacak uzunlukları açısından yetişkin proporsiyonlarına da bu yaşta ulaştıkları gözlenmiştir.
Ergenlik dönemi süresince beden ağırlığı kızlarda ® 16 kg
erkeklerde ® 20 kg artar.
Gerek kız derekse erkek çocukların bir çoğunda, ergenlik öncesinde ( 8-10 yaşlarında ) bedende yağ depolanması sonucu ağırlıkta belirgin bir artma görülür. Ergenlik dönemi boyunca ise erkeklerde ve kızlarda ağırlık artışı nedenleri farklıdır.
Erkekler ® kas gelişmesi iskelet kitlesinin artması
Kızlar ® yağ depolanması sonucu kilo alırlar.
Ağırlık artmasının en hızlı olduğu dönem, “ büyüme hızı doruğu ” ’dan altı ay sonra yaşanır.
Hayallerimiz, düşlerimiz, hedeflerimiz… Yakalamışken elimizden uçup giden fırsatlarımız… Başlayıp bitiremediklerimiz, düşlemediğimiz sonla bitirmek zorunda kaldıklarımız… Hayatımızın gizine sakladığımız, unutmaya çalıştıkça bıçak yarası gibi içimizi yakan nice pişmanlıklarımız var bir düşünsenize… Kaç olay, kaç adım… Kaç evet ve kaç hayır vardır bir zamanlar ağzımızdan dökülen; “Şimdiki Aklım Olsaydı” dedirttiren şimdi de…. Küçük bir buse aldı diye sinirlenip terkettiklerimiz, yanlış anlayıp kalbini kırdıklarımız, doğru sanıp sözüne inandıklarımız, sahip olacakken bıraktıklarımız… Kısacası hatalarımız…
İçimizi yakan her ne ise… Yüreğimizde taşıyıp, söyleyemeyip ve “Şimdiki Aklım Olsaydı” dediklerimiz artık söylenmeyi bekliyor…
Yapacağımız tek şey ise, kendi kendimize kalıp, yazmak; yazarak söküp atmak acımızı, hüznümüzü…. Başkalarına ders olsun, onlar aynı hatayı yapmasın diye değil; aynı itirafı aynı anıyı yazmasınlar diye de değil… Sadece rahatlamak için. Ne dersiniz?.. Defter yan tarafta.. Yazmak için de, okumak için de kapağını açmanızı bekliyor. Yazın, tartışın… Şimdiki Aklınız Olsa, ne yapardınız?
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
yılların telaşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi…

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :