- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Ergenlik Dönemi Gelişim Özellikleri

Ergenlik Dönemi Gelişim Özellikleri sitemize 23 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 1 kişi tarafından ziyaret edilmiş.
ERGENLİK  DÖNEMİ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

Ergenlik, karmaşık ve çok boyutlu bir kavramdır. Genel olarak ergenlik çocukluktan yetişkinliğe geçiş süreci olarak tanımlanabilir. Biyolojik yapıda, kişilikte, zihinde, arkadaş ilişkilerinde, ahlaki düşüncede meydana gelen hızlı değişmeler genç insanın yetişkinliğe doğru yol aldığını gösterir. Ayrıca, bu hızlı gelişme ve büyüme,  ergende gerilimlere neden olur.  Bu nedenle genellikle 12-16  yaşları arasında yer alan bu süreçte, her bir yaşta kendine özgü farklılıklar yaşanır. Bu nedenle,  aşağıda ergenlik dönemi yaşlara göre ele alınmıştır.

15 YAŞ : 14 yaşın coşku ve sempatikliği, izleyen yıllarda yerini daha sıkıntılı hal ve tavırlara bırakır. 14 yaş bağımsızlığa doğru atılan ilk adım ve kendini kabul etme ve kişiliğin biçimlenmeye başladığı bir dönemidir. 15 yaş ise, yetişkinlerden ve aileden ayrı olmaya başlanan yeni bir dönemdir. Bu yaştaki sıkıntı ve hüzün, çocukluktan uzaklaşma ve yetişkinliğe adım atmanın farkında olma, ayrıca aileden ayrılmayı ve kendi yaşamını planlamaya başlamadan kaynaklanır.

Önceki yıllardaki duygu durumunun tersinin yaşanması, 15 yaş bunalımı olarak adlandırılabilir. 15 yaşın içine kapanıklığı, 13 yaşta olduğu gibi, zihinsel ve fiziksel nedenlerden kaynaklanmaz. Bu yaştaki genç, kalabalık bir grup içinde bile kendi içine kapanabilir. İçedönük duygu durumunun sıklıkla gözlenmesine ek olarak, yetişkinlerin 15 yaş gencini tembel ve işbirliğine yanaşmayan yapıda algılamalarına onların uyuşukluk ve kayıtsızlık içerisinde olmaları neden olur. Doğal olarak, bazen bu bunalımlarından kurtuldukları zamanlarda sergiledikleri kurnazlık ve olgun espri anlayışlarını gösterdikleri zamanlar da olur. Genellikle, bu duygu dalgalanmaları sık sık sergilendikçe anlaşılmaları da daha zor ve karmaşık hale gelmektedir.

15 yaşındaki gençler, kendilerini anlamaya çalışırken, kendilerine ve çevreye karşı daha temkinli olmaya ve daha az iletişim kurmaya başlarlar. Çünkü bu yaş döneminde kendini kontrol ve kendini tanımanın zannettikleri gibi kolay olmadığını keşfetmişlerdir. Birisi ile iletişime girdiklerinde söyledikleri şeylerin gerçekliği konusunda şüphe duyulabileceğinden korkarlar. Kendileri hakkında diğer insanların çok fazla bilgi sahibi olacaklarından, onların düşüncelerini anlayacaklarından ve kendilerini katı bir biçimde yargılayacaklarından kaygılanırlar. İyi bir izlenim bırakmak istediklerinde genellikle olduklarının tam tersi bir tablo sergileyebilirler.

Özgürlük ve bağımsızlık bu yaş gencinin aklındaki başlıca kavramlardır. Kendi özgürlüğüne müdahale olarak yorumladığı bir duruma kızar. Nerede ve ne yaptığıyla ilgili yöneltilen sorulara cevabı “dışarıda” gibi genel olur. Genellikle bunlar pek de yetişkinleri tatmin edici yanıtlar değildir. Gençlerin özgürlük ve bağımsızlık arzusu yaşamaları kendi benliklerini geliştirebilme-oluşturabilmeleri için gereklidir. Bu yaşta geleceğe ilişkin daha gerçekçi bakış açıları gelişir, gelecekte ne yapmak istedikleri ve ne olmayı amaçladıkları belirginleşmeye başlar.

15 yaşında kızlar kişisel, bire bir ve yakın ilişkilerden uzaklaşma ve daha çok gruba girme eğilimindedir. Başlıca etkinlikleri bir yerde toplanmak ve konuşarak gülmektir.

Bu yaştaki erkekler ise grup kurma ve organize olmuş daha geniş gruplarla birlikte etkinliklere katılmayı (spor yapmak gibi) tercih ederler.

15 yaşta karşı cinsle olan ilişkiler daha gerçekçi olmaya başlar. Kızlar hala erkeklerle daha fazla ilgilidir.

15 yaş gencinin etkinlik ve ilgileri, 14 yaşa kıyasla daha sınırlı ve daha dardır. Bazı etkinliklere ayırdıkları zaman ise artar, sinema izlemek, müzik dinlemek gibi. Belli becerilerini geliştirmek ya da ders almak gibi konularla pek ilgilenmek istemezler. Kızlar, erkeklere nazaran daha az etkindirler. Boş zamanlarını çoğunlukla arkadaşlarıyla grup sohbetleri yaparak, telefonla konuşarak ya da arkadaşlarına mektup yazarak geçirirler. Birlikte yapılan sosyal etkinlikler, buluşmalar ve toplantılar bu yaş grubunun boş zamanlarında yaptıkları genel davranış türleridir.

15 yaş grubu gençleri okula, aileye ve eve karşı olumsuz tutumlara sahiptirler. Gizli gruplar ve toplantılar bu yaş grubu için daha çok tercih edilir. Sosyal etkinliklerin düzenlenmesinde değişikliklerden hoşlanırlar.

15 yaş genci, tanımlamalarla, temiz olmayla ve ayrıntılarla ilgilenmeye başlar. Ahlaki, politik ve sosyal olayların temelinde kendilerinin ve yetişkinlerin nasıl bir yer aldıklarını bilmek ister. Yetişkinler, okul ve öğretmenler hakkında eleştiriler yapar. Bu yaş grubu gençleri arasında liderlikler çıkarlar üzerine kurulursa ve grup ruhu gerçekleştirilemezse, okula ve gruba olan olumsuz düşünceleri artar. Eğer, yetişkinler ya da öğretmenler onların gelişmelerini engelleyen olumsuz grup ilişkilerine izin vermezler ve kızgınlık tepkileri verirlerse, grup dağılabilir.

16 YAŞ : 16 yaş ve 10 yaş grubu, başa çıkmaya çalıştıkları fiziksel, duygusal ve toplumsal gelişim güçleri arasında bir denge kurmaları bakımından paralellik gösteren iki yaş dönemidir. 16 yaşta artık içe kapanıklık ve asık suratlılık kaybolmuştur. Yaptıkları eleştiriler daha gerçekçi ve ciddidir. Başkaları tarafından incitildiklerinde, duygularını gizleme ve öfkelerinin geçmesi için bekleme eğilimindedirler. Yakın arkadaşlar ile gerçek duygularını paylaşır. Duygusal yaşamında yetişkin gibi davranmaya başlar. Daha az hassas daha mutlu ve kendini ifade etmede daha başarılıdır. Sıra dışı durumlar dışında, dengeli ve normal davranışlar sergiler.

Kurdukları yeni denge, geliştirmiş oldukları benlik kavramlarını yansıtır. Ergen daha önceki yaşlarda ilgilenmeye başladığı bağımsızlaşma çabalarını artık uygulamaya koymaya başlar. Toplumsal varlığını ve kişisel mutluluğunu bağımsızlığı üstüne kurar. Bunun bir sonucu olarak da daha sosyal ve daha hareketli olurlar. Arkadaşlarıyla ailelerini tartışmaya başlarlar. Sosyal etkinlikleri daha az sıkıcı ama daha az eğlenceli bulurlar. İyi yönlerini olduğu kadar kötü yönlerini de bilir ve tanırlar, her ikisini de daha fazla kabullenmeye başlarlar. 16 yaş ergeninin kendini yeni biçimiyle kabulü, ileride tercih edeceği meslek seçimi ile bağlantılıdır. Gideceği okulu kendi seçmek ister.

16 yaşındaki ergen kızlar evlilik yaşamıyla, evlilik planlarıyla okuldan daha fazla ilgilenirler. Okula giden erkek arkadaşlar, okulu daha önceden bitirmiş olanlara nazaran daha çok ilgilerini çeker.

16 yaşında, yetişkinlerle, daha küçük yaşlarda olduğundan daha dengeli ve eşit bir ilişki sergilerler. Anne-baba ve gençler, daha önceden çatıştıkları ve tartıştıkları bir takım konularda artık daha rahat konuşabilmeye ve davranmaya başlarlar.

Ev dışında arkadaşlar ile geçirilen zaman, aile ile geçirilen zamandan fazla olur. Arkadaşlıklar artık yüzeysel değildir, arkadaşlarla sırlar paylaşılır, tartışmalar yapılır. Ortaklaşa yürütülen etkinliklerden hoşlanılır.

16 yaşında belirginleşen ilgi ve yetenekler, yaşamın diğer alanlarına da taşınır. İlgilerini genişletebilecek ve devam ettirecek mesleklerle ilgilenilmeye başlanılır.

16 yaşında eğitime olan ilgi artar. Eğitimini sürdürmek isteyen 16 yaş genci, okullarla daha fazla ilgilenmeye başlar. Belli bir entelektüel güce sahip olmaya çalıştıklarından, meslek edinmeye, çalışma yaşamına olan hevesleri de artar.

Yeni beden algıları ile cinsel duyguları konusunda daha rahattırlar, kendilerini kontrol etmeye başlarlar. Kendilerini yetişkinler ve ailedeki fertler ile eşit görürler, onlarla daha çok duygu, düşünce ve davranışları paylaşırlar. Ayrıca gelecekte karşılaşacakları problemlere kendilerini hazır hissetmeye başlarlar.

ERGENLİK DÖNEMİNDE DİSİPLİN

Ergenlik dönemine özgü özellikler; genel olarak sempatik, hevesli, coşkulu bir yapıya sahip olma; duygu durumundaki ani değişmeler, dış görünüm ve arkadaş gruplarının önem kazanması, kimlik kazanmaya ve yetişkinlerle olan ilişkilerde kişiliklerini kabul ettirmeye yönelik ilişkiler sergileme, aileye olan bağımlılıktan kurtularak bağımsızlaşma ve özgür bir yapıya sahip olmaya çalışma, karşı cinsle arkadaşlıklara ilgi duyma ve baş kaldırıcı davranışlar gösterme olarak özetlenebilir.

Bireylerin gelişim dönemleri boyunca düzen ve kural anlayışları tek yönlü bir bakış açısından, kuralları demokratik olarak kabul etmeye doğru bir değişim dağılımı gösterir.

Çocuklukta , cezadan kaçınma ve ödül sağlama amacıyla davranışlarda bulunulur, yargılar niyete bağlı olarak değil sonuca bağlı olarak verilir, otoritenin koyduğu kurallara sorgusuzca itaat edilir (ilköğretim dönemi).

Ergenliğe geçiş döneminde, bu kuralların insanlar tarafından konulduğu dolayısıyla kesin ve değişmez olmadığı kabul edilmeye başlanır. Yavaş yavaş, kuralların sosyal düzeni korumaya yönelik olduğu inancı gelişir ve davranışlar beklentilere uygun olmaya yöneliktir (ortaokul).

Liseye gelindiğinde kurallara uyma, düzeni sürdürebilmek ve koruyabilmek açısından önem kazanır, sadece kurallara uyma düşüncesi değil, bu kurallara neden uyulması gerektiği  bilinci de gelişmeye başlar. Kurallar daha esnek görülmeye başlanır ve insanların uyum içinde yaşayabilmeleri için gerekli olduğu inancı yerleşir, soyut düşünce yeteneği kazanıldığı için, kurallar ve düzen hakkında düşünülmeye başlanır, özgürlük, adalet ve eşitlik önem kazanır. Ergenliğin son döneminde kurallar ve düzen artık, insanca yaşamanın sağlanması amacında ve herkese uygulanabilecek tutarlı ilkelerin bütünü olarak algılanır.

Okullarda verilen eğitimin bireylerin zihinsel gelişimine uygun olarak hazırlandığı dikkate alınarak, oluşturulacak olan disiplin anlayışı da gelişim döneminin özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Özellikle kimlik kazanma ve kişilik oluşumu açısından önem taşıyan ergenlik döneminde disiplin, ergenin yaşamının gerçek gereksinimlerine yanıt verecek, uyumunu sağlayacak, benlik kontrolünü geliştirmesine izin verecek nitelikte olmalıdır. Ergen açısından, yetişkin yaşamına uyum sağlamak zordur ve genellikle ergen belirli bir olgunluğa ulaşıncaya kadar yanlış davranışlar sergileyebilir. Zaten davranışlarda yaşanan sık değişmelerin gözlendiği, güvensizliğin yaşandığı ergenlik döneminde disiplin, birtakım sınırlılıklar getiren, aynı zamanda da rehberlik eden niteliğe sahip olmalıdır. Disiplin sağlayıcı kurallara uymanın ergeni, sorunlardan uzak tutmaya, olumsuz yaşantıları engellemeye yönelik olduğunu anlaması gereklidir. Ergenlik döneminde özellikle disiplinin güvenliğine gereksinim duyulur. Ancak, bu gereksinim kişinin uyumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Ergenlik döneminde etkili olabilecek disiplin anlayışı, özgürlük ve sorumlulukları içermelidir. Otoriter bir disiplin eğilimi sonucunda birey aşırı baskı nedeniyle kurallara karşı nefret dolu bir tutum geliştirebilir. Bu tutum da nefret dolu olmasına, dünyaya isyan etmesine, kuralları zorlamasına ve bozmasına neden olur. Genellikle otoriter yaklaşım sonucu güvensiz, utangaç ve kararsız kişilik yapısı oluşabilir. Disiplin sağlamada umursamazlık, göz yumucu bir yaklaşım, ergende var olan güvensizliği artırır, kendisine yol gösterecek kimse olmadığı için yaptığı hataların bedelini kendisi öder. Ana babanın aşırı hoşgörüsü ilgisizlik ve sorumsuzluk olarak algılanır. Böylece de ergende utanma ve suçluluk duyma duygusu gelişmez. Çünkü kendisi için bir ölçüt yoktur. Bu tür bir disiplin anlayışı ile yetişen ergen toplumsal beklentilere yanıt verebilmede zorlanır. Ergenler sınırlarını bilemedikleri için içsel kontrolleri gelişmez, karşılaştıkları engellerle başa çıkmayı öğrenemezler.

Kuralların açıklandığı, uyarıların yapıldığı, kuralların bozulması durumunda karşılaşılabilecek sonuçların belirtilmesini  içeren demokratik yaklaşımda ergen, kendisinin eğitildiğini hisseder, zaman, zaman kurallara karşı koyar, onları tartışır ve tutarlı bir yaklaşım kazanarak kurallara uymayı öğrenir. Bu disiplin yaklaşımında, kendilerinin yetersiz olduğu durumlarda, onlara rehberlik edildiği ve bu yolla istenmeyen davranışlarından uzak kaldıklarını ve düzeni bozmadan gereksinimlerini karşılayabileceklerini anlarlar, sonuç olarak daha olgun, kendini disipline edebilen, ahlak kuralları olan bireyler olarak yetişirler. Benimsenen disiplin anlayışında tutarlı davranışlar çok büyük bir önem taşır.

Eğitimcilerin, okul ortamı içerisinde olumlu bir disiplin anlayışı geliştirebilmeleri için öğrencileriyle kuracakları iletişim tarzı ve kuralları içselleştirebilmeleri için onlara yaklaşımları önemlidir.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :