- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Engelli Çocuklara Yönelik Hazırlanan Aile Eğitim Programları

Engelli Çocuklara Yönelik Hazırlanan Aile Eğitim Programları sitemize 19 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 1 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Aile, bir toplumda hukuki temele dayalı evlilik ve akraba bağlılığı oluşmuş, aynı mekânda yaşayan en küçük toplumsal kurumdur. Ailenin; biyolojik, ekonomik, sevgi, koruyuculuk, toplumsallaştırma, eğitim ve boş zamanları değerlendirme gibi işlevleri vardır. Bu işlevlerin yerine getirilebilmesi için, çocuğun tüm özelliklerinin, gelişim evrelerinin aile tarafından bilinmesi ve izlenmesi gerekir. Ancak bu süreçte ailelere yeterli bilgilendirme ve sorunları olduğunda uygun biçimde yönlendirmeyle ilgili hizmetlerin sunulması gerekmektedir. Ülkemizde aile sorunlarının danışılacağı ve sorunlarla rehberlik edileceği resmi ya da özel kurumlar sayıca yetersiz olduğu gibi aralarında koordinasyon ve işbirliği eksikliği de vardır (Cavkaytar ve Diken, 2005).

Anne babalar çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelimlerini etkileyen en önemli kişilerdir. Çocukların her yönden sağlıklı olarak yetiştirilmesi anne babaların çocuğun gelişimi, bakımı ve eğitimi vb. konulardaki bilgi ve beceri sahibi olmalarına bağlıdır. Ancak birey doğuştan anne babalık becerilerine sahip değildir, genellikle kendi anababalarından ve yakın çevrelerinden öğrendiklerini uygulayarak ya da yaşamları boyunca kazandıkları deneyimlerle çocuklarını yetiştirmektedir (Kuzgun, Hamamcı, 2007).

Anne- baba olmak kişilerin yaşamlarındaki en önemli dönüm noktalarından biridir. Sağlıklı bir çocuğa sahip olmak ise her anne baba adayının en büyük isteğidir. Pek çok anne- baba için bir çocuğun doğumu yaşamlarında yeni bir süreçtir. Anne- baba adayları çocuklarının kime benzeyeceği konusunda hayaller kurarlar. Çocuklarının sağlıklı, başarılı, yetenekli olacağını düşünmektedirler. Hiçbir anne- baba engelli bir çocuklarının olacağını düşünmemektedir.

Normal bir çocuğun doğumu aileye birçok yenilikler ve alışılması güç durumlar getirmektedir. Kaldı ki özürlü bir çocuğa sahip olma aileyi daha birçok sorunla karşı karşıya bırakabilecektir. Böyle bir çocuğun doğumundaki kaygı, aileden aileye değişmekle birlikte, ailenin böylesi bir duruma hazır olup olmaması da önemlidir (Özgür, 1993).

Aile özürlü çocuğun durumunu ne kadar erken kabul ederse, bu hem aile hem de çocuk için daha iyi olacaktır. Bu durumda aile daha mutlu olacak, çocuğunun özelliklerine ve yapabileceklerine göre eğitim verilmesini sağlayarak gelişimine katkıda bulunacaktır (Cin ve Kılıç, 2005).

Anne-babaların çocuklarının eğitimine destek olmaları bağlamında ele alınan anne-baba katılımı, aile eğitimi uygulamalarıyla sağlanabilmektedir. Sistematik ve kavramsal temelli bir süreç olan aile eğitiminin amacı, anne-babaları, anne-babalığın değişik yönleriyle ilgili bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve beceri sahibi yapmaktır. Bu genel amaç doğrultusunda, anne-babaların ve çocuğun gereksinimlerine uygun hizmetlerin geliştirilmesine yönelik aile eğitimi programları düzenlenmektedir. Yaygın olarak, anne-babayı anne-baba olarak eğitmeyi, anne-babayı çocuğuna öğretici olarak yetiştirmeyi ve anne-babayı gönüllüler olarak eğitmeyi amaçlayan programlardan söz edilmektedir.

Anne-babaların eğitime katılmasının, çocuklarının başarılı bir yaşama geçişinde önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bir görüşe göre, anne-baba katılımı eğitim sürecinin değerini arttırmakta, anne-babalar akademik ve sosyal programları güçlendirecek şekilde okul personeline görüş ve bilgileriyle katkıda bulunabilmektedirler. Özellikle anne-babaların çocuklarının okulda öğrendiklerini ev ortamında uygulayabilecek ve geliştirebilecek nitelikte olması, sosyal becerilerin okuldan ev ortamına genelleştirilmesini ve okuldaki amaçlara ulaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Bunun yanında anne-baba katılımı, çocukları kendine güven, kişisel ve mesleki uyum ile bağımsızlık yönlerinden daha iyi duruma getirebilmektedir.

Anne-baba katılımının sağlanmasının yararları şöyle sıralamaktadırlar; Anne-baba katılımı öğrencinin gelişimi ile doğrudan ilişkilidir. Anne-baba katıldığında, öğrencinin uzun dönemde akademik başarı gelişimi daha yüksek düzeye ulaşabilmekte, öğrencinin dikkati, okula yönelik tutumları, benlik tasarımı olumlu şekilde artmaktadır. Bunun yanında, anne-babalar da toplumsal olanaklardan, okuldan ve öğretmenlerden daha fazla yararlanabilmektedirler.

Özel eğitimde anne-baba katılımının gelişimine bakıldığında, yıllar önce engelli çocukların eğitiminde anne-babaların bir rolü olamayacağı, bunun bir uzmanlık işi olduğu görüşünün hâkim olduğu gözlenmektedir. Ancak 1960’lı yıllardaki anne-baba ve çocuk eğitimine yönelik araştırmalar, anne-babaların çocuklarının eğitimine katılımlarının çocuklarında olumlu değişikler ortaya çıkardığını göstermiştir. Özellikle 20. yy sonlarında uzmanların engelli çocukların anne-babalarına yönelik tutum ve beklentilerinde önemli değişiklikler olması, anne-babalık rolleri ve ebeveynlerin çocuklarının eğitimine çeşitli aşamalarda katılımının önemini arttırmıştır. Nitekim 1990’lı yılların araştırmalarının, çocukların okulda başarılı olmalarını sağlamada anne-baba katılımı üzerine yoğunlaştığı görülmektedir. Özellikle araştırmaların, anne-baba katılımı ve desteği gereken alanlarda yoğunlaşması, uzmanların anne-babaların gereksinimlerini dikkate alması ve devlet politikalarındaki değişiklikler anne-baba katılımının geliştirilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Anne-baba katılımına yönelik ilk oluşumlar ebeveynlerin çocuklarına eğitim olanakları sağlama çabalarının sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Aile gruplarının bu çabaları, özel ve resmi özel eğitim kurumlarında özel eğitim programlarının geliştirilmesine ekonomik destek sağlama, okulöncesi ve sonrası hizmetlerin yaygınlaştırılması, öğrenci velilerine yönelik hizmetler, toplumla birlikte yaşam merkezleri ve korumalı işyerleri kurulması, araştırma, uzman personel eğitimi ve tıbbi hizmetlerin sunulması olarak sıralanmaktadır (Çavkaytar, 1998).

Anne-babaların özel eğitimde yeterince yer almaması çeşitli nedenlerle açıklanabilmektedir. Bunlar; anne-babanın eğitimden ve özel eğitimden anlamayacağı görüşünün yaygın olması, eğitimcilerin anne-babalarla çalışmaya karşı isteksizliği, anne-babalarla çalışma konusunda yetersizliği, parasal yetersizlik, eleman yetersizliği ve anne-babanın isteksizliği şeklinde sıralanabilmektedir (Kırcaali-İftar, 1995).

Araştırmalar İncelendiğinde
Okula giden engelli çocuğa sahip anne-babaların eğitim gereksinimlerine yönelik araştırmalar incelendiğinde, anne-baba gereksinimlerinin daha çok “bilgi gereksinimi” boyutunda yoğunlaştığı görülmektedir. Türkiye’de yapılan iki araştırmada da hem anne hem de babalar tarafından en fazla gereksinim belirtilen maddelerden birinin “çocuğuma bazı becerileri nasıl öğreteceğim konusunda daha fazla bilgiye gereksinim duyuyorum” maddesi olduğu gözlenmiştir (Sucuoğlu, 1994).

Özellikle annelerin çocuklarının gelişimine katkıda bulunabilmek için eğitime, bilgiye ve beceriye duydukları gereksinim anne-babaların çocuklarına öğretici olarak yetiştirilmelerini amaçlayan aile eğitimi programlarının geliştirilmesiyle giderilebilecektir. Nitekim anne-baba eğitimine yönelik birçok araştırmada uygun eğitim olanakları sunulduğunda anne-babaların çocuklarının eğitimine etkin olarak katılabilecekleri ve birçok beceriyi çocuklarına öğretebileceklerine ilişkin bulgulara rastlanılmaktadır.

Ailelerin davranışsal yaklaşıma dayalı aile rehberliği programına katılmalarının, öğretilebilir düzeydeki çocukların özbakım becerilerinin geliştirilmesine katkısı ve bu programın anne-babaların çocuklarına karşı tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla bir araştırma desenlemiştir. Çalışmada, haftalık toplantılar düzenlemiş, toplantılarda ailelere özbakım becerilerinin öğretimine ilişkin bilgiler vermiş, toplantıların devamında da ev ziyaretleri ve telefon görüşmeleri ile iletişimi sürdürmüştür. Çalışma sonunda, aile rehberliği uygulamalarının, öğretilebilir çocukların özbakım becerilerinin gelişimine katkısı olduğunu ve özbakım becerileri açısından deneme grubundaki çocukların kontrol grubundaki çocuklara göre daha ileri düzeyde olduklarını bulmuştur (Akkök, 1984).

Anne baba katılımını etkileyen etmenler araştırılmış; eğitimcilerin anne babalara karşı tutumları ve çocuğun devam ettiği programın bazı özelliklerinin katılımın yordanmasını sağlayacak temel değişkenler olduğu belirtilmiştir. Ayrıca anne babaların katılım düzeylerinin birbirinden farklı olduğu açıklanmış, anne babanın eğitim düzeyi, işi, yaşı ve ailenin gelir düzeyi, katılımı etkileyebilecek değişkenler olarak kabul edilmiş, özellikle eğitim düzeyinin katılımı yordayıcı bir değişken olduğu bulunmuştur (Sucuoğlu, 1996).

Sucuoğlu, Kanık, Küçüker (1994) öğretilebilir çocukların ailelerine yönelik olarak Özel Eğitimde Anne-Baba Programları adlı örnek çalışmalarında davranışçı yaklaşımı esas alan yapılandırılmış anne baba eğitimi programı hazırlamışlardır. Program anne-baba rehberliği el kitabı ve bu kitabın videokaseti ile desteklenmiştir. Uygulamaya zihin engelli çocuğa sahip anne babalar katılmıştır. Program grup çalışması şeklinde yürütülmüştür. Sonuç olarak anne babaların birbirleriyle etkileşime girerek deneyimlerini ve anlatılan konularla ilgili bilgilerini paylaştıkları, çalışmaya katılan babaların annelerden ayrı olarak gruplaştıkları, deneyimlerini birbirlerine aktardıkları gözlenmiştir. Sonuçta anne babaların programdan hoşlandıkları, yararlandıkları ve kazandıkları bilgileri günlük yaşama uyguladıklarının verdikleri geri bildirimlerden anlaşıldığı belirtilmektedir.

Cavkaytar (1998), zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretimine yönelik bir aile eğitimi programı geliştirerek etkililiğini sınamıştır. Araştırma sonuçları geliştirilen aile eğitimi programını tamamlayan annelerin program doğrultusunda gerçekleştirdiği beceri öğretimi çalışmalarının, zihin engelli çocuklarının özbakım ve ev içi becerilerini öğrenmelerinde etkili olduğunu göstermektedir.

Cavkaytar (1998) anne ve sınıf öğretmenlerinin birlikte eğitimi şeklinde uyguladığı özbakım ve ev içi becerilerinin öğretimi programını (ÖZEBÖP) tamamlayan annelerin program doğrulusunda gerçekleştirdiği öğretim çalışmalarının, zihin engelli çocukların beceri öğrenmelerindeki etkisini belirlemek amacıyla bir araştırma yapmıştır. Üç anne, onların zihin engelli çocukları ve sınıf öğretmenleri ile yaptığı deneysel çalışma sonucunda anne ve sınıf öğretmenlerinin birlikte eğitildiği ÖZEBÖP’ü tamamlayan annelerin, program doğrultusunda yaptığı öğretim çalışmalarının, zihin engelli çocuklarının özbakım ve ev içi becerilerini öğrenmelerine katkısı olduğu belirlenmiştir.

KAYNAKLAR

Cavkaytar, A. (1998). “Zihin Engellilere Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretiminde Bir Aile Eğitimi Programının Etkililiği” Yayınlanmamış Doktora Tezi. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Cavkaytar, A. ve Diken, İ. H. (2005). Özel Eğitimine Giriş. Ankara: Kök Yayınları.

Cin, A. ve Kılıç, M. (2005). Özürlü Çocuğu Olan Anne Babaların Kaygı Düzeylerini Azaltmaya Yönelik Bir Grup Rehberliği Uygulaması. S. Erken ve A. Kaya (Ed.). Deneysel Olarak Sınanmış Grupla Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programları II. (s. 189-226). Ankara: Pegema Yayıncılık.

Kırcaali-İftar, G. (1995) “Aile ve Çevre Eğitimi Ders Notları” Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü, Eskişehir.

Kuzgun, Y. Hamamcı, Z. (2007). “Anababa Eğitim Programları” Ankara:Maya Akademi.

Özgür, İ.(1993). Eğitilebilir Zihinsel özürlü Çocukların Ana- Baba Eğitiminin Ana- Baba ve Çocuk Üzerindeki Etkileri, Yayınlanmamış Doktora Tezi. Adana: Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Akkök, F. (1984). “Davranışsal Yaklaşıma Dayalı Anne-Baba Rehberliğinin Öğretilebilir Çocukların Özbakım Becerilerinin Gelişimine Etkisi” Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi.

Sucuoğlu, B. Küçüker, S. ve Kanık, N. (1994). “Anne Babaların Özürlü Çocuklarının Eğitimine Katılımları” 1. Eğitim Bilimleri Kongresi Bildirileri, Adana: Çukurova Üniversitesi Yayınları, No: 1, 318-331.

Sucuoğlu, B. (1994). Özürlü Çocuğu Olan Anne-Babaların Gereksinimlerinin Belirlenmesi, Araştırma Raporu, Ankara.

Sucuoğlu, B. (1996). Kaynaştırma Programında Anne Baba Katılımı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi. 2(2), 25-44.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :