- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Büyükanne ve Büyükbabalar

Büyükanne ve Büyükbabalar sitemize 24 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Tevfik Fikret Anaokulu Rehberlik Servisi Bülteni (10)                                                 30.06.2003

 

Sevgili Büyükanne ve Büyükbabalar,

Hızla değişen yaşam koşulları doğrultusunda anne ve babalar yoğun bir iş temposu içerisinde koşuşturup dururken, sizler karşılıyorsunuz okuldan dönen torunlarınızı; ya da anne ve babanın başı sıkışınca, sizlerle geçiriyor vaktini çocuklar. Torunlarınıza kitap okumak, masal anlatmak, onlarla oyun oynamak, gezmek büyük bir keyif sizler için, bunun için sınırsız vaktiniz ve hoşgörünüz var.

Çocuğun gelişim sürecinde büyükanne ve büyükbabalarla vakit geçirmesi, onların o bitip tükenmek bilmeyen sevgisini, hoşgörüsünü hissetmesi sağlıklı bir kişilik gelişimi açısından önemli bir yer teşkil ediyor.

Ama, bazen bu hoşgörü aşırıya kaçtığı zaman, çocuğun  çeşitli boyutlarda zarar görmesi muhtemel oluyor.

Kendileri anne ve baba olarak çocuklarını kısıtlamış, bazı kurallar koymuş olan büyükanne ve büyükbabalar doğal olarak torunlarına bazı kurallar koymada, ‘hayır’ demekte zorlanıyorlar.

Bazen, “kendi kızıma yeterince zaman ayıramadım, ona istediğim özeni gösteremedim” gibi suçluluk duygularıyla torununa yaklaşıyor bir büyükanne ve çocuk ne isterse yapıyor. Bazen de “Ben üç çocuk büyüttüm, benden iyi mi bileceksin çocuk yetiştirmeyi” gibi bir yaklaşımla oğlunun çocuğunu yetiştirme tarzına müdahale ediyor bir büyükbaba.

Bu örneklerdeki büyükanne ve büyükbaba, aşırı hoşgörünün ve farklı yetişkinlerin çocuklara karşı tutumlarındaki tutarsızlığın çocukların psikolojisini ne derece olumsuz olarak etkileyebileceğini bilselerdi bu tavırlarını sürdürürler miydi acaba?

Çocuk eğitimindeki iki önemli unsur sevgi ve disiplin. Ne sevgi verilmeden uygulanan disiplin, ne de belli bir disiplini kazandırmadan çocuğa sunulan sevgi sağlıklı çocuklar yetişmesini sağlamıyor. Ve çocukların eğitiminde anne ve babalar kadar, onlarla sürekli haşır neşir olan büyükanne ve büyükbabalara da büyük görevler düşüyor.

Çocuğun kimde açık yakalarsa bundan yararlanması, ağlayınca büyükanneye sığınması, baba kızdığında büyükbaba tarafından korunması tutarlı bir eğitim ortamını bozuyor. Çocuk aynı davranışı yaptığında anne ve baba ceza verirken, büyükanne ve büyükbaba hoşgörü gösteriyor. Böyle bir durumda çocuk ister istemez bocalıyor:

 “Büyükannem ve büyükbabam istediklerimi yapıyorlar, çünkü onlar beni seviyorlar. Annem ve babam ise beni sevmiyor” diye düşünmeye başlıyor çocuk. Kimi zaman çocuk, büyükannesinin zaafını anlıyor ve anneye karşı bunu kullanmaya başlıyor:

 “Sen beni sevmiyorsun. Anneannem kadar sevseydin beni, bana bu bebeği alırdın” gibi…Zaman zaman da çocuk, bir konuda bir tarafın izin vermediği, diğer tarafın ise hoşgörü gösterdiği durumlarda, o konu ile ilgili kuralın ‘değişebilir’, ‘yıkılabilir’ olduğu düşüncesini geliştiriyor. Ve tabi sürekli yıkılabilen kurallar da asla oturmuyor. Belirli kurallar edinememiş bir çocuğun ise ister okulda, ister sokakta, isterse evde olsun, başkalarına uyum sağlaması söz konusu olmuyor. Bunların da ötesinde, yapabileceği işler onun yerine yapılan, oyuncak bir bebek gibi el üstünde tutulan bir çocuk, asla sorumluluk sahibi olamıyor, özgüveni gelişmiyor ve ‘kendi ayakları üzerinde durmayı’ öğrenemiyor.

Sevgili Büyükanne ve Büyükbabalar,

Hepimiz çocuklarımızı seviyoruz, hepiniz torunlarınızı seviyorsunuz ve onları korumak istiyorsunuz. Ama lütfen onları korumak adına onlara zarar vermeyin. İçinizde bir yerlerde belki de bir şeylerin ters gittiğini biliyorsunuz. Lütfen bunları kendinize itiraf etmekten ve hatta bunları kendi çocuklarınızla paylaşmaktan korkmayın. Torunlarınızın istediklerini yaparken, anne ve babasının da duygu ve düşüncelerini hesaba katın. Onların verdiği eğitimin tutarlı olması için, lütfen müdahale etmeyin. Çocuklarınızın disiplin anlayışı konusunda ne düşündüğünüzü torunlarınızın önünde değil, daha sonra konuşun. Anne ve babaların da yanlışları olabilir. Onlara da bir yanılma payı bırakmak gerekir. Lütfen, onların çocuklarını sizin istediğiniz gibi eğitmelerini beklemeyin. Torununuzla olan iletişiminizin asla onun anne ve babasıyla olan iletişimini bozmasına izin vermeyin. Unutmayın ki onlar torununuzun anne ve babası.

    Ve yıllar sonra karşınızda sağlıklı yetişmiş bir birey gördüğünüzde göğsünüzü gere gere “O’nun üzerinde benim de az emeğim geçmedi” diyebilin.

Mutlu ve sağlıklı çocuklar yetiştirebilmek dileğiyle…

                                             

 

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :