- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Zorbalık ll

Zorbalık ll sitemize 22 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

ZORBALIK

“Zorbalık, bir ya da birden çok öğrencinin kendilerinden daha güçsüz ya da daha küçük öğrencileri sürekli olarak rahatsız etmesidir.” Zorbalık günlük çatışmalardan daha sistematik ve tekrarlı uygulanan zorlamalar olarak ortaya çıkmaktadır. Zararsız şakalaşmalar, yaramazlıklar, incitici davranışlar büyüme ve gelişimin doğal bir parçasıdır. Bunlar bireyin, yaşamın güçlükleriyle baş etmeye çabalarken  ortaya koyduğu davranışlardır. Bu gerçeği zorbalıktan ayırt edebilmek büyük önem taşımaktadır. Zorbalıktan farklı olan bu tür davranışlarla başedebilmede öğrencilere daha etkili iletişim kurabilme programları uygulanarak, öğrencilerin olumsuz davranışları yerine olumlu davranışlar kazanmalarına yardımcı olunmalıdır (Elliott, 1992).

         Zorba denen bu öğrenciler, kendilerinden daha güçsüz olan öğrencilere, tekme atarak, tokat vurarak, iterek, çekerek, sözlü olarak sataşarak, hoşa gitmeyen ad ve lakap takarak, alay ederek, küçük düşürücü sözler söyleyerek, dedikodu ve söylenti çıkarıp yayarak, para ya da eşyalarını zorla alarak, almaya çalışarak, tehdit ederek, eşyalarına zarar vererek, arkadaş gruplarından dışlayıp yalnızlığa terk ederek ya da bunlara benzer söz ve eylemlerde bulunarak rahatsız ederler.

Zorbaca davranışların ortaya çıkmasında etkili olan bir çok etmen vardır. Çocukların ileride saldırgan davranışlar göstermelerinde yetiştirilme tarzları çok önemli bir rol oynamaktadır. Çocuğun ihmal edilmesi, gereksinimi olan sevgi ve ilginin karşılanamaması, ev ortamında sergilenen saldırgan davranışlar zorbalığın oluşması için uygun bir ortam oluşturur. Ayrıca araştırmalar, hiperaktif, hareketli ve tepkisel davranışlar sergileyen çocukların zorba olma olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermektedir (Gribbon&Vilaplana, 2001).

Zorbalık yapan kişinin özellikleri nelerdir?

  • Genellikle zorba olan kişinin benlik saygısı düşüktür. Zorba kişiler ancak karşılarındaki kurbanlarını fiziksel ya da duygusal olarak aşağılayarak kendi benliklerini güçlendirdiklerini sanırlar.
  • Zorbaca davranan kişiler genellikle kendileri de daha önce bir biçimde zorbaca davranışların kurbanı olmuşlardır. Kendisine uygulananları o da şimdi başkalarına uygulamaktadır.
  • Her ne olursa olsun zorba hep kazanmak ister.
  • Genellikle zorbalar hiç de popüler kişiler değillerdir. Zorbaca davranışlarla olumsuz da olsa insanların dikkatlerini çekebilmeyi amaçlarlar.
  • Zorbanın egemenlik kurmak için dayanılmaz bir isteği vardır. “İstediğim her şeyi, her ne olursa olsun elde etmeliyim” anlayışı ile davranırlar.
  • Zorbanın kendi fiziksel gücüne güveni sonsuzdur.
  • Zorba, karşısındaki kurbanlarla hiç empati kuramaz.(Kendini kurbanın yerine koyamaz, onu anlayamaz.)
  • Zorbaca ve istismar edici davranışlarıyla ilgili hiçbir zaman suçluluk duymaz ve karşılarındaki kurbanların bu tür davranışları hak ettiklerini düşünürler.
  • Zorba “saldırgandır”.

ZORBALAR NELER YAPARLAR?

Zorbanın kurban olarak seçtiği kişiyle arasında görünüşte bir güç dengesizliği söz konusudur. Genellikle kendisinden daha güçsüz olduğunu düşündüğü kişileri belirlerler. Zorbalar sürekli olarak kurbanlarına karşı olumsuz davranışlar sergilerler.

  • Kurbana uygulanan duygusal istismar: Korkutmak, isim takmak, tehdit etmek, takılmak, hakaret etmek, alay etmek, ailesiyle alay etmek, karikatürize etmek, duvarlara yazı yazmak, sosyal ilişkilerden soyutlamak.
  • Kurbana uygulanan fiziksel istismar: Yumruklamak, tokat atmak, giysilerini yırtmak, itip kakmak, tükürmek, bir araç kullanarak tehdit etmek, eşyalarını zorla almak.

 

Zorba olan kişiye nasıl yardım edilebilir?

 

Zorbanın düşük olan benlik saygısını geliştirebilmek için şunlar yapılabilir:

  • Öncelikle zorbanın sahip olduğu olumlu yönlerini görebilmesine yardımcı oluruz. “Olumlu Kimlik” geliştirmesine yardımcı olacak etkinlikler onlar için önemlidir.
  • Aslında zorbanın en fazla gereksinim duyduğu şey, kendisini sınıfa ait ve güvende hissedebilme duygusunu kazanabilmesidir.
  • Zorbayla amaç belirleme çalışmaları yürütülmelidir. Onun amaçlarını bulup, saptayabilmesinde ona olumlu komutlar verilmelidir.
  • Arkadaşlıklar kurabilme yetisini geliştirerek, olumsuz davranışlarla ilgi çekmek yerine daha olumlu yollarla arkadaşlıklar kurabileceğinin öğrenilmesine yardımcı olunmalıdır.
  • Zorbaya olumlu gücünü kullanabilmesini sağlayan sınıf içi görevler verilmelidir. (Müzik DJ’liği, kütüphaneci, duvar gazetesi çıkarma, bir alanda öğrencilere başkanlık etmesi, posta, nöbet, vb.)
  • Empati kurmayı sağlayıcı roller üstlenmesi ve canlandırması sağlanmalıdır. Bu oyunlarda kurbanın nasıl incindiği anlatılmalı ve duyguları vurgulanmalıdır. Gruptaki diğer çocukların kurbanın kendini daha iyi hissedebilmesi için hazırlayacakları bir iyileştirme planının hazırlanarak uygulanabilir.

Zorbanın seçtiği kurbanın özellikleri:

 

  • Genellikle zorbayla arasında bir güç dengesizliği vardır.(Fiziksel ve duygusal)
  • Zorbaca bir saldırıya uğradığında genellikle kurban edilgendir.
  • Kurban seçilen kişinin egemenlik kurma gibi bir gereksinimi yoktur.
  • Kurban fiziksel ya da duygusal yönden zorbadan daha güçsüz ya da güçlü olabilir.
  • Kurban seçilen kişi şiddete karşıdır. Şiddet kullanmaz. Şiddeti öğrenmemiştir.
  • Kurban iddiacı bir kişi değildir.
  • Kurban belki de çevresinde sevilen ve popüler olan bir kişidir. Zorba onu küçük düşürüp, onunla alay ederek onun bu özelliklerini zedelemek isteyebilir.
  • Kurban saldırgan değildir.
  • Kurban, zorbayı fiziksel güç ile püskürtebilmenin zor olduğunu düşünüyor olabilir.

Kurbana nasıl yardım edebiliriz? (Beyin fırtınası ile olası çözümler üretilir)

 

  • Kurbana girişkenlik kararlılık eğitimi verebiliriz.
  • Kurbanın, zorbanın karşısında kendisinin çaresiz ya da korunmasız olmadığını anlamasına yardımcı olunmalıdır.
  • Kurbanın sınıf içinde zorbaya karşı korunacağına dair destek verilmelidir.
  • Kurbana kararlı davranarak, doğrudan karşı durarak zorbayı nasıl püskürtebileceği öğretilmelidir.
  • Zorbaca davranışların sürmemesi için farklı davranabileceğini kurbana sorarak onunla sorunu paylaştığınızı ifade edin. Yanıtlar şöyle olabilir:
    • Zorbanın gözünün içine bakacağım ve bana zarar veremeyeceğini, beni alt edemeyeceğini kararlı bir biçimde tekrarlayacağım.
    • Zorbaya bana kötülük etmeye kalkışırsa ve beni incitirse yardım isteyeceğimi söylerim ve bunda kararlı olduğumu belirtirim.
      • Sınıfın dışında adam-adama bir koruma sistemi kurulur. Dayanışma zinciri kurulur.
      • Düzenli sınıf toplantıları ve tartışmaları yürütülür.

Zorbalık sürdürülürken izleyenlerin, seyircilerin bu süreçteki yeri nedir?

  • Tüm okul ortamında ve sınıfta zorbalığa karşı bir yaklaşım geliştirilmelidir. Zorbalığı izleyenlerin kendi rollerinin önemlerini bilmeleri gerekir. Eğer seyirciler zorbalığı seyretmezlerse, zorba izlenmek için gereksinimi olan izleyicilerini kaybetmiş olur.
  • Empati kurarak farkındalık arttırılır, bu rol oynamalarla sağlanır. Sonra sınıfta tartışılarak zorbanın zarar verdiği kurbanın incitilmişlik duygularını bulmaya çalışın.
  • Bir arkadaşımızın bir zorbanın saldırısına maruz kalmasını hiç tepkisiz seyretmemiz aslında zorbanın aradığı, peşinde olduğu, dikkat çekme gereksinimine doyum sağlar.
  • Zorbalığı tepkisiz izleyen öğrencilere bazı seçenekler sunun (İlk yardım Önerileri):

     Zorbalığı toplanıp seyreden izleyici kitlesini dağıtıp en yakın öğretmenden yardım isteyin. Tek bir kişi olarak yardım istemek yerine yardım için grup halinde hareket edin. Eğer grup ikna edilemezse tek başına yardım istemeye gitmekten çekinmeyin. Cesaretinizi yitirmeyin. (“Yalnız değiliz”, “Güçsüz değiliz” mesajlarının öğrenciler tarafından alınabilmesi).

   ZORBALAR!…….

(İlk yardım önerileri)

Unutmayın, zorbalar kendilerine uygun bir kurban ya da tepkisiz bir izleyici kitlesi bulamazlarsa zorbalık yapamazlar…

 

  1. Eğer biri sizi fiziksel olarak incitirse ya da biri incitirken istismara maruz kalırken görürseniz, hemen bir yetişkinden yardım isteyin.
  2. Eğer sizinle ya da ailenizle alay ediliyorsa ya da bir biçimde biri sizi incitiyorsa, bu sizin bir zorbanın kurbanı olduğunuzu gösterir. Hemen bir yetişkinden yardım isteyin.
  3. Eğer bir zorba sizi aşağılarsa hiç kendinizi suçlamayın. Aslında sorunlu olan siz değilsiniz, zorbadır. Sizin sorununuz, zorbanın sizi aşağılamasına izin vermenizdir.
  4. Bir kurban olarak zorba tarafından seçilir aşağılanırsanız, hemen onun gözlerinin içine bakarak “Beni istismar etmene izin vermiyorum.” deyiniz.
  5. Şunu bilin ki zorba sizin üzerinizde bir güç denemesi yapmaktadır. Zorbaya kontrol edilemeyeceğinizi belirtin. “Beni kontrol altına alamazsın!” deyin.
  6. Zorbanın ayrıca bir başkasına zorbalığını sergilerken, onun seyircisi olamayacağınızı da bildirin. Pasif bir zorbalık izleyicisi olmayın. Bir grup oluşturun ve yetişkinlerden yardım isteyin.

7- Her şeyden önemlisi, zorbanın sizin kurban olmak için hiç de iyi bir seçim olmadığınızı anlamasını sağlayın.

 

SİZ BİR ZORBA MISINIZ?

      Altı çizili sözcüklerin size uyanlarını daire içerisine alınız.

  1. Sanırım ben bir zorbayım; kurbanım; pasif izleyiciyim; hiç birisiyim.
  1. Kendimi sınıfımda güvende ya da tehlikede Eğer tehlikede hissediyorsanız, nedenini yazınız.
  1. Kendimi, teneffüslerde bahçede güvende ya da tehlikede Eğer tehlikede hissediyorsanız nedenini yazınız.
  1. Evden okula gelip giderken kendimi güvende ya da tehlikede Eğer tehlikede hissediyorsanız nedenini de yazınız.
  1. Bu yıl okul başladığından beri birisi beni iki kez taciz etti. EVET ya da HAYIR. Eğer yanıtınız evet ise ne oldu yazınız.
  1. Eğer bir zorbanın saldırısına uğrarsanız yardım isteyebilecek misiniz? EVET ya da HAYIR. Yanıtınızı açıklayınız.
  1. Bir kişiyi zorbanın saldırısına uğrarken görürseniz nereden yardım alabilirsiniz? Yanıtınızı açıklayınız.
  1. Bu yıl okul başladığından beri hiç kimseyi incittiniz mi? EVET ya da HAYIR. Yanıtınızı açıklayınız.
  1. Zorbalığı önleyici güzel bir görüş oluşturunuz. Bu görüşünüzle zorbalığın nasıl önüne geçebilirsiniz?

Zorbalığı geliştirici ya da engelleyici öğretmen yaklaşımları

Öğretmen yaklaşımlarını bir dağılım çizgisi üzerinde ele alırsak bir uca önleyici yaklaşımları diğer uca ise zorbalığın gelişimine izin verici yaklaşımları koyabiliriz. Dağılımın ortasında ise çeşitli düzeylerde zorbalığa izin verici yaklaşımları koyabiliriz.

Zorbalığın gelişimine izin verici öğretmen yaklaşımları

Öğretim ortamı içerisindeki en zedeleyici yaklaşımlardan birisi insanı alçaltıcı, küçültücü, utandırıcı yaklaşım olmakta Bu tür yaklaşımların insana verdiği acı bazen bir ömür boyu sürebiliyor. 40-50 yıl sonra bile tüm canlılığıyla hatırlanabiliyor.

Altmışlı yaşlarında bir kişinin anlattığı öykü;

Bu kişi dokuz yaşlarındayken başına gelen bir olayı anlatıyor. Kendini matematikte başarısız hissettiği için bir yakınının yardımını istemiştir. Onunla matematik çalışmaya başlamıştır. Bu kişinin sempatik, sabırlı ve başarılı yaklaşımları onun da kendine yavaş yavaş güvenebilmesini sağlamaya başlamıştır. Sınavlara hazırlanmasında bu yakınından yardım almaktadır. Git gide matematiğe karşı duyduğu güvensizlik silinmeye başlamıştır. Ancak onun bu olumlu gelişimi kısa sürmüştür;

“O berbat günü hala hatırlarım. Onluların toplamasıyla ilgili oldukça iyi çalışmıştım ve kendi çapımda baya iyiydim. Sınavdan birkaç gün sonra öğretmen not defterinden sonuçları okuyordu. Öğretmen, “Ali on üzerinden 7. eğer benim senden beklediğim gibi yapsaydın notun 10 üzerinden 5 olurdu. Kopya çektiğin çok açık, bu nedenle de sana 10 üzerinden 3 veriyorum.”

Bu “üç” benim notum olarak kaldı. Bu benim öğrenim yaşamımdaki en berbat, en aşağılayıcı yaşantıydı.”

Bir öğretmen, bir öğrencisini kasten aşağıladığında, bu öğretmen açıkça zorbaca davranmış olmaktadır. Belki de öğretmenin bu davranışı öğrencisi üstünde denetimi sağlamak ya da onu daha çok çalışmaya yönlendirmek için yapılmış olabilir. Öğretmenin davranışının ardındaki niyet önemli değildir. Aşağılayıcı yaklaşımlar, insanın kendini güçsüz hissetmesine, kendi güçsüzlüğünün yüzüne vurulmasına ve bunu edilgen bir biçimde kabul etmesine neden olur. Zorbalık gücün yanlış kullanımıdır.

  • Öğretmenden öğrenciye yönelik zorbalığın ahlak gelişimini olumsuz etkilemesinin yanı sıra toplum yaşamında zorbalığı engellemenin tek ve ilk yolu bunun öğretmenler tarafından öncelikle durdurulmasının gerekliliğidir.
  • Zorbalığa uğramak aynı zaman da zorbaca davranmayı da geliştirir. Çünkü öğrencilere zorbaca davrandığımızda onlara şu mesajı taşırız; “zorbaca davranılabilir”, “zorbalık hoş görülür”, “amacınıza ulaşabilmek için tüm gücünüzü kullanabilirsiniz”, “amaca ulaşmak için her şey yapılabilir” ve hatta insanın tüm gücünü kullanması kabul edilebilir, istendik bir davranıştır.
  • Bazen zorbaca davranışlar açıkça ortaya konmayabilirler ancak zorbaca mesajlar ima yoluyla iletilebilir. Örneğin; cinsiyet ayrımcılığı yapmak, ön yargılı davranmak. Bazı insanlara, bazı cinsiyetten olanlara daha az insanca davranılabilir mesajıyla zorba olunabilir. Bunlarla dalga geçilebilir, alaya alınabilir. Bunlar hep aşağılayıcı sözlerin hedefi olurlar. Bu davranışlarını gizlemek için bunların şaka olduğunu söylerler.Genellikle bu tür davranışlara şişman, zayıf, sporda başarısız olan (beden derslerinde çok zayıf olduğumdan ve takla atamadığımdan-başım döndüğü için- beden öğretmenim sıra bana geldiğinde hep “al sana bir kazık” derdi) ya da belirgin bir farklılığı olan çocukların başına daha çok gelir. Şaka bile olsa karşıdaki kişinin kendini rahatsız hissetmesi, huzursuz olması, utanması diğerine nasıl bir doyum sağlar? Bu tür şakalara maruz kalan öğrenci üzülür ve kendini zorbanın kurbanı olarak hisseder.

Zorbalığa izin verici eğitim ortamı

  • Statü farklılıklarının vurgulandığı, hiyerarşik katı bir yapının bulunduğu, katı ve cezalandırıcı kuralların olduğu, öğretmen ve yöneticilerle öğrenciler arasında aşılamayan mesafelerin olduğu ortamlarda zorbalık yeşerir, beslenir. Böylesi yapılanmalar içerisinde kurban seçilen öğrencilerin yardım isteyebilmeleri ya da kendilerini zavallı hissetmeyecekleri ortamlar talep edebilmeleri çok güç olur.
  • Ana-babalar ve öğretmenler olarak çocuklarımıza verebileceğimiz en önemli güvence onların kaygılarını anlatmalarına duyarlı olabilmemizdir. Korunma gereksinimi duydukları ve bize kolayca ulaşabilmelerini sağlamak okulda öğrencilere bu mesajları verebilmelidir zorbalığı engellemek için.
  • Her öğrencinin yaşamında güvenebileceği birisi olmalıdır. Başlarını dertte hissettiklerinde başvurabilecekleri, güvenebilecekleri dayanacakları birisi. Korktuklarında kendilerini dinleyen, duygularını paylaşa Her öğrencinin yaşamında güvenebileceği birisi olmalıdır. bilen ve onları her zaman ciddiye alan ve onlar için bir şeyler yapabilen bir kişi. Ancak karşılıklı bir güvensizliğin hüküm sürdüğü ortamlarda bu tür ilişkiler kurulamaz. Eğer öğrenci yardım için başvurduğunda “sinsi”, “ispiyoncu” adlandırılırsa böylesi bir ortamda yardım için başvuramaz.

Zorbalığı engelleyici eğitim ortamları

Öğrencilerin farklılıklarına duyarlı ve bazı ortamlarda öğrencilerin kendilerini çaresiz hissettiklerinin farkında olunabilen ve onları güçlendiren eğitim ortamlarında zorbalığa izin verilmez. Böyle ortamlarda zorbalık ve zorbaca davranışlar kabul görmez ve bunlara izin verilmez. Zorbalığa karşı koruyucu programlar yürütülür hem okul hem de sınıf düzeyinde. Zorbalığa karşı stratejiler geliştirilir. Öğrenciler sorun çözme yollarını öğrenerek kazan/kazan yaklaşımını öğrenerek zorbalıkla baş edebilirler.

İlkokul Döneminde; zorbalıklar çok fazla şiddet içermez ve çok kısa süre içerisinde arkadaşlıklar onarılabilir.

         Orta Öğretim Döneminde; zorbalık çok daha ciddi biçimde ele alınmalıdır. Çünkü bu dönemde zorbalıklar daha çok şiddet içerir, daha organize ve kurumsaldır. Orta öğretimde zorbanın kurbanı olmak  çok güç anlar yaşatır bireylere. Çünkü bu dönemde akran baskısı çok önemlidir. Zorbalığı izleyenlerin çoğu da kurban kadar, zorbalıktan rahatsızdır ancak “HAYIR” demeye korkmakta ve zorbalığın kendi üzerine yönelmesinden korkmaktadır ve bu nedenle de susarlar. Zorbalığı izleme durumunda olanlar da bundan etkilenmektedirler. Çoğu öfke ve öğrenilmiş çaresizlik yaşamaktadırlar. Bir gün sıranın kendilerine de geleceğini düşünerek, çoğunun geceleri uykuları bozulmakta ve kabuslar görmektedirler. Çoğu da zorbaya “DUR” diyememenin suçluluğunu yaşamaktadırlar. Ancak hiçbiri bu sorunla nasıl başedebileceğini bilmemektedir.

Kurban olan çocuğun vücudundaki yaralanmalar dikkatle izlenmelidir. Şu belirtiler önemlidir. Zorbalığa maruz kalan kişiler:

  • Okula yürüyerek gidip gelmekten korkarlar.
  • Okula gitmemek için çeşitli bahaneler uydururlar.
  • Okula anne babanın bırakmasını isterler.
  • Okula gidip-geliş düzeneğini değiştirirler.
  • Okul başarıları düşüş gösterir.
  • Elbiseleri, kitapları, defterleri, yırtık pırtık olmaya başlar.
  • Eve açlıktan ölmek üzere döner (Çünkü harçlığı elinden zorla alınmıştır).
  • İçine kapanır.
  • Kekelemeye başlar.
  • Onlar da çevrelerindeki çocuklara vurmaya başlar.
  • Yemeden kesilirler. Aşırı bir titizlik başlar (Çünkü tehdit ederlerken kendilerine pis, yağlı deniyor olabilir).
  • Strese bağlı mide ve baş ağrısı görülür.
  • İntihara teşebbüs edebilirler.
  • Uyumadan önce ağlarlar.
  • Gece yataklarını ıslatmaya başlarlar.
  • Gece kabusların “bırak beni” diye sayıklamalar eşlik eder.
  • Bedenlerinde açıklanması güç çizikler, bereler görülür.
  • Eşyaları ortadan kaybolur.
  • Para isterler ya da çalarlar (zorbaya para vermek için).
  • Yanlış olduğunu bildikleri şeyleri itiraf etmekten kaçarlar.
  • Yukarıdaki türden davranışlarını açıklamak için hep olanaksız mazeretler uydururlar.

Öğrenciler bazen öyle durumlarla yüzyüze gelirler ki bunlarla başedebilmeleri olanaksızdır. Çocuğun can güvenliği her şeyden önde geldiği için onun istenen parayı, malı hemen vermesi ve bir yetişkine durumu bildirmeyi öğrenmesi gerekir.

Zorbalıkla başedebilmede öncelikle öğretmenler, yöneticiler, ana-babalar, danışmanlar ve tüm öğrenciler işbirliği içerisine girmelidirler. Zorbalıkla başedebilme stratejilerinin bilinmesi başedebilmede önemlidir.

Şunu unutmamak gerekir; zorbalıkla başetme programları zorbaları bertaraf  etmede etkili olmakla birlikte zorba tümüyle yok olmayacaktır. Ancak zorbalıkla nasıl başedebileceğini bilmek, bu olayın ortaya çıktığı durumlarda kullanılarak insanların incinmelerini durdurabilmektedir. En etkili yol bu sorunu ve içerisinde yer alan kişilerin özelliklerini bilmek ve tedbirler alabilmektir. Yaşam sürdükçe çeşitli çevrelerde gelişmiş, zedelenmiş, örselenmiş insanlar olacaklar ve bu insanlar kendi incinmişliklerinin acısını bir başkasını inciterek alabilmeye çalışacaklardır. Öğretmenler de bu sorunla hep karşılaşacaklardır.

  • Zamanı iyi kullanmak gerekir. Önce kurban stresliyse onun rahatlatılması ve kendini güvende hissedebilmesine yardımcı olunmalıdır. Zorbayla ilgilenmek ikinci adımda yer alır. Eğer zorba zorbalığını yaparken görüp de ‘’neden vuruyorsun ya da vurdun?’’ diye bir müdahelede bulunursak ‘’yapmadım’’ ‘’vurmadım’’ gibi savunucu tutum sorunu daha da çözümsüz bir noktaya getirebilir. Bu aynen kırılacak eşya dükkanına bir boğanın dalması gibi, herşeyin kırılıp dökülmesine neden olur.
  • Önce bir öğrenci (kurban) oturtulmalı, olanları yazılı olarak anlatması istenmeli. Bunun için saatler ya da günler olabilir. Ancak zamanı çok da uzatmamak gerekir, en iyisi olabildiğince çabuk olmak gerekir. Sorun ele alınmış olur ama bir kriz biçiminde değil sakince ve emin adımlarla ilerlenilerek. Sonra zorbalık yapan öğrenci çağırılmalı yazılı şikayet ve olayın anlatımı gösterilmeli. Bu kez onun da olayı yazması istenmeli. Eğer zorbalık eylemi ciddi bir temele dayanmıyorsa zorbalıkla ilgili suçlamadan kaçınmalı. Olay kendiliğinden kapanacak ve bir daha da belki değinilmeyecektir.
  • Ancak eğer zorbalık başlıyor ve sürecekse o zaman şikayetler ve uyarılar devreye girer. Doğal olarak bir problemle yüzyüze gelinmiştir. Ortada bir zorba vardır.
  • Zorbalar bir şikayetin varlığından ve öğretmen ve yöneticilerin bundan haberdar olduklarından daha çok başka tür birşeyden bu denli rahatsız olamazlar. Bu şikayet gündemdedir ve bunu aileleri de her an görebilirler.
  • Zorbaların blöflerini bozun, sorunu grupla tartışın. Neler olduğunu anlatın. Ve sizin bununla ilgili neler yapmaya kararlı olduğunuzu söyleyin. İsim açıklamayın. Ancak kesin ve açık bir ifadeyle bu tür davranışları asla hoş görmeyeceğinizi ve nedenlerini anlatın.

Anne-babaların bilmesi gereken; zorbanın kurbanı olan çocuğunuzu evde tutmayın. Olay aydınlanan kadar okulda olmalı ki, olay yalnızca bir taraftan dinlenilmemeli. Çünkü okul yönetimini olayı tek taraflı çözerek dinleyerek çözemez.

         Kurban durumundaki öğrenci okula gelmeli, eğer gerekliyse velisi de gelmelidir. Olay iki yönlü dinlenilerek, açıklığa kavuşturulmalıdır. Görüşmeler gün boyu sürebilir, bu süre içerisinde kurbanda okulda olduğu için öğrenciler yakından izlenmelidirler. Bu aynen bisikletten düşen birinin kalkıp yeniden binmesi gibidir. O anda binmezse, insan bir daha binemez. Zorbalıkla suçlanan öğrencinin velisi de okula davet edilmelidir. Görüşmeler bir kriz havasında değil, olabildiğince sakin barışçıl bir ortamda yürütülmelidir.

         Olay tüm boyutlarıyla ortaya koyulmazsa, incitici olay anlaşılmazsa, bu kez aileler bunu kaza, şaka, oyun gibi görme eğiliminde olurlar.

         Zorbalık belirlenmeli ve cezası neyse verilmelidir. Bu davranışın bedeli bilinmelidir. Diğer yandan eğitim programı da yürütülmelidir. Tüm bu uygulamalarda kurban desteklenmeli ve artık korkmamalıdır. Zorba ve ailesi de okulun zorbalık olaylarıyla adil, ciddi bir biçimde ilgilendiğini ve gerekeni yaptığını görebilmelidirler.

         Yasaları öğretmekten korkmamalıyız. Zorbalara yasaları anımsatmalıyız. Yasalar tehdit edici davranışları, fiziksel yaralanmaları kabul etmemekte ve tüm yurttaşlarını korumakla yükümlü olduklarını belirtmektedirler. Okulu aşan konularda yasalar ve adli kurumlar devreye girer.

         Tüm bunları yaparken de öğrencilere asla eleştirme ve nefret etmeyi öğretmeyeceğiz. Dost olabilmeyi öğreteceğiz.

         Şunu unutmamak gerekir ki, bizim okulumuzda zorbalık yok, bu nedenle bu programlara gereksinimimiz yok diyen okullar hiç inandırıcı olmamaktadırlar ya da sorunun farkında değildirler. Ayrıca bu programı uyguladık “sorunlar bitti” bu da inandırıcı değildir. Çünkü okullar yaşayan topluluklardır. Yaşam sürdükçe bu sorunlarla da yüz yüze geleceğiz ancak etkili yaklaşımları uygulayacağız. Sorunları sonsuza kadar bir daha tekrarlanmamak üzere çözebilmek olanaksızdır. Her bir yanlış davranışın yaşanması, daha etkili nasıl davranılabiliri buldurabilmek için bir fırsattır. Bu programlar sorunların açıkça ortaya konulmasını ve okul ortamında kabul edilmeyecek davranışlara “Hayır!” ya da “Dur!” denileceğinin ve bu sorunların açıkça tartışılabileceğinin, ortaya çıkartılabileceğinin bir kanıtıdır.

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :