- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Zorbalık l

Zorbalık l sitemize 22 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

ZORBA DAVRANIŞLARLA BAŞEDEBİLME PROGRAMI UYGULAMALARI

Özet

 

Son yıllarda, tüm toplumlarda eğitim-öğretim ortamlarında yaşanan davranış sorunlarının ulaştığı boyutlar göz önüne alındığında, okullardaki rehberlik hizmetlerinin kriz durumlarına müdahale biçiminde değil önleyici rehberlik anlayışı ile yürütülmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Okul ortamı içerisinde öğrencilerin birbirlerine yönelik, birbirlerini incitici türden davranışları günümüzde tüm dünyayı ilgilendiren, okul ortamını olumsuz etkileyen ve her insanın güvenli bir ortamda öğrenme hakkını zedeleyen evrensel bir sorundur. Genellikle, okullarda zorbalık içeren davranışlar tartışmaya açıldığında, okulların ve yönetimlerin tavrı eksik ya da güçsüz algılanma endişesiyle inkar biçiminde olmaktadır. Ancak, tüm dünyadaki araştırmalar hiçbir okulun zorbalık içeren davranışlardan uzak ve arınmış olmadığını göstermektedir. Zorba davranışların farkına vararak önleyici programların hazırlanıp uygulamaya konması, okulda olumlu ve yaratıcı bir eğitim ortamının oluşturulmasına katkıda bulunarak öğrencilerin gelişimlerini destekleyici olabilmektedir. Bu makalede, Arı Okulları RPDM tarafından farklı düzeylerdeki öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olarak hazırlanan ve etkin katılımlarıyla uygulanan “Zorbaca Davranışlarla Başedebilme Programı” çalışmaları özetlenmiştir.

Anahtar Sözcükler: Zorba, sessiz izleyici, okul zorbalığı, psikolojik danışma, çatışma çözme, zorba davranışlar.

  1. Giriş

 

Öğrenciler, ancak çevrelerindeki kişiler tarafından kabul edildikleri, kendilerini güvende hissettikleri ortamlarda, tüm gizil güçlerini ortaya koyarak kendilerini gerçekleştirebilir, sosyal, duygusal ve akademik yönden gelişebilirler. Günümüzde, her  toplumda ve her çevrede karşımıza çıkabilecek olan zorbalık konusu ile ilgili okullarda da bir çok araştırma yürütülmektedir. Bu araştırmalar öğrencilerin yaklaşık % 15’nin ya zorbalığın başlatıcısı olduklarını ya da zorbalığa uğrayan kurbanlar olduklarını göstermektedir. Bu hiçbir biçimde okulun büyüklüğü, öğrenci örüntüsü, okul ortamı ve eğitimin niteliği ile bağlantılı olmamakta her tür okulda bu tür davranışlara rastlanabilmektedir.

Zorbalık, bir ya da birden çok öğrencinin kendilerinden daha güçsüz ya da küçük öğrencileri hedef alarak sürekli rahatsız etmesi olarak tanımlanmaktadır (Elliot, 1992). Zorbalık, fiziksel ya da sözel, doğrudan ya da dolaylı olmak üzere farklı biçimlerde görülebilmekte ancak biçimi ne olursa olsun hem zorbanın hem de hedef seçilen ve bu olaya tanık olan kişilerin psikolojisini olumsuz olarak etkileyebilmektedir.

Zorbalık günlük çatışmalardan daha sistematik ve tekrarlı uygulanan zorlamalar olarak ortaya çıkmaktadır. Zararsız şakalaşmalar, yaramazlıklar, incitici davranışlar büyüme ve gelişimin doğal bir parçasıdır. Bunlar bireyin, yaşamın güçlükleriyle baş etmeye çabalarken  ortaya koyduğu davranışlardır. Bu gerçeği zorbalıktan ayırt edebilmek büyük önem taşımaktadır. Zorbalıktan farklı olan bu tür davranışlarla başedebilmede öğrencilere daha etkili iletişim kurabilme programları uygulanarak, öğrencilerin olumsuz davranışları yerine olumlu davranışlar kazanmalarına yardımcı olunmalıdır (Elliott, 1992).

Okullarda, zorbaca davranışların varlığı tartışmaya açıldığında tüm okulların ve yönetimlerin ortak tavrı “Bizim okulumuzda zorbalık yoktur.” biçiminde olabilmektedir. Araştırmalar, hiçbir okulun zorbaca davranışlardan tamamen uzak ve arınmış olmadığını göstermektedir. Olweus, 1989 yılında Norveç’te 80.000 ilk, orta ve lise öğrencisi üzerinde yaptığı bir araştırmada, öğrencilerin % 10’unun son iki ay içinde zorbaca davranışlara hedef oldukları sonucuna ulaşmıştır. Amerika’daki 4 okulda 1041 öğrenci arasında yakın bir zamanda yapılan bir ankete göre ise okullarda bir ya da iki kereden çok zorbaca davranışlara hedef olan öğrenci oranının % 12 ile % 15 arasında değiştiği görülmüştür (Elliott, 1992)

Araştırmalar, zorbalık olarak adlandırılabilecek davranışların ilköğretim birinci kademede yoğun olduğunu, ikinci kademede doruk noktasına ulaştığını, ortaöğretimin ilk yıllarında devam ettiğini ve ortaöğretimin sonlarına doğru düşüşe geçtiğini göstermektedir. Fiziksel zorbalığın yaş ilerledikçe düşüşe geçmesine karşın sözel ve dolaylı zorbalığın sürdüğü, erkeklerin daha çok doğrudan ve fiziksel güce dayanan zorbaca davranışlar sergiledikleri, kızların ise daha dolaylı yöntemler kullandıkları görülmektedir (Pişkin, 2002).

Yapılan çalışmalar, zorbaların ve zorbalığa hedef olanların kişilik özellikleriyle de ilgili önemli ipuçları vermektedir.  Zorbaca davranışlar sergileyen öğrencilerin aslında benlik saygılarının düşük olduğu ileri sürülmektedir. Zorbalık yapan kişiler, ancak hedef seçtikleri kişileri fiziksel ve duygusal olarak aşağılayarak kendi benliklerini güçlendirdiklerini düşünmekte ve bu davranış biçimini sorunlarla baş edebilmede kullanmaktadırlar. Zorbalığa hedef olan öğrenciler de benlik saygıları düşük olabileceği gibi kaygılı, güvensiz, çekingen, sosyal becerilerini kullanmada ve arkadaş edinmede çekingen olabilirler. Bunun tam tersi olarak zorba davranışlarla benlik saygılarını geliştirme gibi bir kaygıları olmayan, şiddete başvurmadan çevresiyle olumlu iletişim kurabilen kişiler olabilirler (Sudermann ve diğerleri, 1996).

Zorbaca davranışların ortaya çıkmasında etkili olan bir çok etmen vardır. Çocukların ileride saldırgan davranışlar göstermelerinde yetiştirilme tarzları çok önemli bir rol oynamaktadır. Çocuğun ihmal edilmesi, gereksinimi olan sevgi ve ilginin karşılanamaması, ev ortamında sergilenen saldırgan davranışlar zorbalığın oluşması için uygun bir ortam oluşturur. Ayrıca araştırmalar, hiperaktif, hareketli ve tepkisel davranışlar sergileyen çocukların zorba olma olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermektedir (Gribbon&Vilaplana, 2001).

Okul ortamları incelendiğinde de, statü farklılıklarının vurgulandığı, hiyerarşik katı bir yapılanmanın bulunduğu, cezalandırıcı kuralların olduğu, öğretmen ve yöneticilerle öğrenciler arasında aşılamayan mesafelerin olduğu ortamlarda, zorbaca davranışlar daha kolay ortaya çıktığı görülmektedir. Böylesi yapılanmalar içerisinde hedef seçilen öğrencilerin yardım isteyebilmeleri ya da kendilerini güvenli hissedecekleri ortamlar talep edebilmeleri çok güç olmaktadır (Craing& Pepler, 2000).

Araştırmalarda, zorbalığı gözlemleyen sessiz izleyici konumundaki öğrencilerin; zorbanın sergilediği zorbaca davranışlara hedef seçilen kişinin neden olduğunu savundukları, sorunun bir yetişkine bildirilmesinin de yetersiz kalacağına ve bunun zorbanın daha çok zarar vermesine yol açacağına inanmadıkları görülmektedir. İzleyici konumundaki bu öğrencilerin büyük bir çoğunluğu, zorbaca davranışların engellenemeyeceğini düşünmektedirler.

Olweus’un iki yıl süresince uyguladığı aile, öğrenci, öğretmen ve yöneticileri de içeren eğitim programının sonucunda zorbaca davranışların % 50 oranında azaldığı görülmüştür (Sudermann ve diğerleri, 1996). Bu çalışmalar bizlere olumlu bir okul ortamı geliştirebilmek için öğrencilere yaratıcı sorun çözme ve çatışma çözme yollarını öğretmemizin gerekliliğini bir kez daha göstermektedir. Bu amaçla öğrencilerin psikolojik danışma hizmeti almaları ve grup rehberliği çalışmalarına katılmaları sağlanmalı, zorbaca davranışlarla başedebilme programı çalışmaları okullarda kampanya  biçimine dönüştürülmelidir.  Öğretmenler sınıfta öğrencileri ile sınıf içi kuralları geliştirerek zorbaca davranışlara karşı bir tutumun oluşturmalı ve öğrencilerin hem kendi davranışlarının hem de birbirlerine karşı sergiledikleri davranışların sorumluluğunu üstlenebilmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca yetişkinlerin bahçe, yemekhane gibi ortamlardaki gözetimi okul ortamında karşılaşılan zorbaca davranışların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilmektedir.

II. Programın Amacı

            Günümüzde her okul ortamında gelişim dönemine özgü özellikler içererek çeşitli türden zorbalık yaşanabilmektedir. Bu olguyu görmezlikten gelmek zorbaca davranışları ortadan kaldırmadığı gibi zamanında müdahale olanağını da engellemektedir (Elliott, 1992).

Önleyici ve geliştirici rehberlik anlayışını benimseyen okulumuzda öğrencilerimizin  iletişim ve çatışma çözme biçimleriyle ilgili farkındalıklarını artırmaları ve karşılaştıklarında zorba davranışlarla başedebilme stratejilerine sahip olabilmeleri amacıyla bu programı pilot uygulama olarak uygulamaya başladık.

            Öğrencilerin birbirlerine karşı sergileyebilecekleri olası incitici, zarar verici sistematik olarak sergilenen davranışlarının önüne geçebilmek, arkadaşlık anlayışlarını ve ilişkilerini gözden geçirmelerini amaçladık. Daha çok öğrencilerin etkin rol aldıkları bu grup rehberliği programı gelişim dönemlerine uygun olarak farklı yaş grupları için yaygınlaştırılması düşünülmektedir.

 

III. Yöntem

            Program Çalışma Grubu

            Programımızın hazırlanması ve uygulamasında, Prof. Dr. Uğur ÖNER’in rehberliğinde İlköğretim I.-II. Kademe, Lise ve Fen Lisesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezi (RPDM) Uzmanları iş birliği içerisinde çalışmışlardır.

            Programda aşağıdaki kişiler görev almışlardır:

            Merkez ve Program Danışmanı:

                        Prof. Dr. Uğur ÖNER

            İlköğretim I. Kademe RPDM Uzmanı:

                        Aslı BUGAY

            İlköğretim II. Kademe RPDM Uzmanı:

                        Nilgün ELBİR

            Lise RPDM Uzmanı:

                        Ayhan ÖZAY

            Fen Lisesi RPDM Uzmanı:

                        Gökhan TÜRKCAN

            Program Uygulama Süreci

            Program pilot uygulama olarak, ilköğretim 5., 6. ve 7. sınıflarla; lise ve fen lisesinde ise hazırlık sınıfı ve 9. sınıflarla bu birimlerde görev alan psikolojik danışmanlar tarafından yürütülmüştür. Grup rehberliği ilkelerine göre gerçekleştirilen bu uygulamalarda gruplar 15 kişiden fazla olmayacak biçimde düzenlenmiştir. Ders öğretmenlerinin katılımı ile yapılan çalışmalar ise ders öğretmeninin kendi ders saatinde sınıf ortamında gerçekleştirilmiştir.

            Çalışmanın etkililiğini artırmak amacıyla sınıf öğretmenliği saatleri ve hizmetiçi eğitimler aracılığıyla öğretmelerin de katılımları sağlanmaya çalışılmıştır. Program uygulamalarına başlamadan önce okul genelinde bir “Zorbalık Anketi” uygulanarak, sorunun boyutlarıyla ilgili gerçekçi bilgiler elde edilmiştir. Anket, zorbalık sorunuyla ilgili bir çok boyut hakkında bilgiler elde etmek için hazırlanan sorulardan oluşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS ortamında değerlendirilmiştir.

Anket sonucunda elde edilen bilgilerin, yurt dışında gerçekleştirilen araştırmalarla paralellik gösterdiği görülmüştür. Anket sonuçları, zorba davranışlara hedef olan öğrencilerin bunu uzun süre kimseyle paylaşmadıklarını göstermektedir. Yardım almak amacıyla, sorunlarını bir yetişkinle paylaştıklarında ise onlarla kimsenin ilgilenmediklerini ifade ettikleri görülmüştür. Zorbalığa hedef olan öğrenciler, zorbaca davranışlar sonucunda üzüldüklerini, kendilerini güvende hissetmediklerini, acı, kızgınlık ve huzursuzluk duyduklarını ifade etmişlerdir.

Elde edilen bu bilgiler doğrultusunda, ilköğretim ve ortaöğretim okullarımızda “Zorbalığa Hayır!” kampanyası başlatılmıştır. Bu bağlamda, Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezi tarafından “Zorbaca Davranışlarla Başedebilme Programı” uygulanmıştır.

            Tüm sınıflar düzeyinde yürütülen oturumlar aşağıda özetlenerek, uygulamalarla ilgili bir örnek verilmeye çalışılmıştır:

  1. Oturum: Bireyin kendisini ortaya koyabilmesi ilişkileriyle ilgili konuşabilmesi için öncelikle güvenli bir etkileşim ortamı oluşturulmasına çalışılmıştır. Bu amaçla, grup kuralları belirlenmekte, öğrencilerin kendilerini gruba ait hissetmeleri için gruba isim vermeleri sağlanmış daha sonra öğrencilere programın amacı ve içeriği ile ilgili bilgiler verilmiştir. “Zorbalık Anketi”nin hem okul genelindeki hem de sınıf düzeyindeki sonuçları öğrencilerle paylaşılarak öğrencilerden zorbalık, kurban, sessiz izleyici kavramlarını tanımlamaları ve kendi yaşantılarından örnekler vermeleri istenmiştir. Buradaki amaç, öğrencilerin zorbalığı diğer tür saldırgan davranışlardan ayırt edebilmeleri ve zorbalık kapsamındaki davranışları tanımalarına zorbalıkla ilgili olarak farkındalık kazanmalarına yardımcı olmaktır.
  2. Oturum: Öğrencilere “Bazı öğrenciler neden zorbalık yapar?” sorusu yöneltilerek grup etkileşimi başlatılmıştır. Öğrencilerden iletişim biçimlerini gözden geçirmeleri ve bir sorunu çözmek amacıyla kullandıkları yöntemleri grupla paylaşmaları istenmiştir. Daha sonra zorba, zorbanın hedef seçtiği kişi ve sessiz izleyicilerin kişilik özellikleri öğrencilerle tartışılarak öğrencilerin rol oynama yöntemiyle, zorba, kurban ve sessiz izleyici olmaları sağlanmıştır. Öğrencilerden her bir roldeyken yaşadıkları duyguları grupla paylaşmaları istenerek ve bu paylaşımlar üzerine tartışmaları sağlanmıştır.

            III.Oturum: Öğrencilere “Kendimizi değerlendirelim!” etkinlik formunu dağıtılarak, yanıtlarını grupla paylaşmaları istenmiştir. Bu etkinliğin amacı, öğrencilerin zorbaca davranışları diğer tür saldırgan davranışlardan ayırt edebilmelerine yardımcı olmaktır.

Tüm bunlardan sonra öğrencilerden zorbalığın önlenmesine yönelik görüşler üretmeleri istenmiştir. Bu oturumun sonrasındaki hafta ders öğretmenleriyle işbirliğine gidilerek o hafta işledikleri derslerde kendi derslerinin özelliklerine uygun olarak zorbalık konusunu sınıf ortamında ele almaları istenmiştir. Böylece zorbalık içeren davranışların tüm okulda tartışılması sağlanmıştır.

  1. Oturum: Bu oturumda gruplar sınıf düzeyinde birleştirilerek yapılacak etkinlikler sınıf öğretmeniyle birlikte yürütülmüştür. . Böylece öğrencilerin, zorbalığa okuldaki herkesin, karşı olduğunu, zorbalığın üstünün örtülmeyeceğini ve ortaya çıkarılacağını, tarafların yüz yüze getirilerek sorunun çözümüne gidileceği gerçeğini görmeleri sağlanmaya çalışılmıştır. Gönüllü öğrencilerden, zorbalığı önlemeye yönelik görüşlerini gruptaki arkadaşlarıyla paylaşmaları istenerek, hazırladıkları şiir, kompozisyon, şarkı, resim ve posterlerini okul çapında sergileyerek “ZORBALIĞA HAYIR!” kampanyasını başlatmaları sağlanmıştır.

 

  1. Değerlendirme ve Öneriler

 

            Uygulamalara katılan öğrencilerin öncelikle  zorbalık kapsamına giren davranışların neler olduğunu daha kolay tanıdıkları, okul ortamı içerisinde birbirlerine karşı sergiledikleri incitici, zarar verici davranışlarla ilgili farkındalıklarının artığı, kendilerini daha fazla kontrol ederek bu davranışlarla başedebilme yöntemlerini uygulayabildikleri gözlemlenmiştir.

            Öğrenciler, etkin olarak rol alabildikleri böyle bir çalışmada hem iletişim becerilerini gözden geçirebildiklerini hem de grup etkileşimi biçiminde gerçekleştirilen oturumlarda, kendilerini daha iyi ifade edebildiklerini belirtmişlerdir.

            Sınıf ve ders öğretmenleri, kendi derslerine özgü yaptıkları çalışmalarda öğrencilerin kendi ilgi, yetenek ve gizil güçlerini keşfetme fırsatı bulduklarını ve okul içerisinde birbirlerine karşı sergiledikleri incitici, zarar verici davranışlarında önemli bir azalmanın olduğunu belirtmişlerdir.

            Sessiz izleyiciler ise zorbalığa duyarsız kalmamanın önemini kavramışlar ve neler yapacaklarını bilmelerinin zorbalığın engellenmesinde ne kadar etkili olduğunu görmüşlerdir.   Grupla ve bireysel olarak yürütülen uygulamalara ek olarak, öğretmenlerle de hizmet içi eğitim programları kapsamında, öğrencilerin okul ortamında birbirlerine karşı sergiledikleri incitici, zarar verici davranışların engellenebilmesine yönelik çalışmalar yapılmıştır. Böylece, pilot uygulama olarak başlatılan çalışmanın, gelişim dönemlerine uygun olarak sınıflar düzeyinde yaygınlaştırılması çalışmalarında öğretmenlerinde katılımları da sağlanabilmiştir.

            Pilot uygulama olarak gerçekleştirilen “Zorbaca Davranışlarla Başedebilme Programı”nın, önümüzdeki eğitim-öğretim yılında, her gelişim düzeyine uygun etkinlikler ve uygulamalarla zenginleştirilerek yaygınlaştırılması ve bu programın devamı olarak, öğrencilerin arkadaşlık ilişkilerini değerlendirmelerini amaçlayan “Arkadaşlık Programı”nın uygulanmasına geçilmektedir.

Kaynaklar

 

Craing, W. and Pepler, D.J. (2000): Making a Difference in Bullying.

<http://www.yorku.ca/lamarsh/pdf/Making_a_Difference_in_Bullying.pdf>

Elliott, M. (1992): Bullying: A pratical guide to coping for schools. Harlow: Longman Group UK Ltd.

Gribbon, L. and Vilaplana, T. (2001): Arizona Prevention Resource Center Fact Sheet on Bullying. Phoenix, AZ: Arizona Prevention Resource Center.

Pişkin, M. (2002): Okul Zorbalığı. Dergimiz: Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezi Dergisi. 1,1,27-33.

Sudermann, M ve diğerleri (1996): Information on Bullying for Parents and Teachers.

<http://www.1fcc.on.ca/bully/htm>

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :