- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Zeka Kuramları

Zeka Kuramları sitemize 22 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

     ZEKA NEDİR?

 

     ‘‘Zeka nedir?’’ bu üzerinde çok tartışma olan bir sorudur. Literatürde zeka tanımları üzerinde tam bir fikir birliği olmasa da, zeka ile ilgili olarak 1921 yılında yapılan bir ta-ramada o güne kadar önerilen tanımlarda en yaygın unsurlar olarak; (1) üst düzeydeki yetenekler (soyut muhakeme, zihinsel temsil, problem çözme ve karar verme gibi),(2) öğrenme yeteneği ve (3) çevreye uyum; 1986 yılındaki taramada ise, (1) üst düzeydeki yetenekler, (2) kültüre bağlı değerler ve (3) icra, süreçlerinin yer aldığı saptanmıştır.

     Sternberg;  zekayı, çevreyi seçme ve değiştirme de gerekli olan zihinsel yetenekler olarak tanımlamıştır. (1997) başka bir ifadeyle, ona göre, kişinin zeki davranması içinde bulunulan çevresel bağlama göre değişir. Çevresel bağlam zaman içinde değiştiği için, onu seçme, biçimlendirme ve uyum, çocuklukta başlayıp yaşam boyu devam eden bir öğrenme sürecini içerir. Bu anlamda zeka, yaşam boyu öğrenmenin anahtarıdır.

     Gardner göre ise zeka, içinde yaşanılan toplumda faydalı bir şeyler yapabilme kapa-sitesidir (1993); her insanda kendine özgü bulunan yetenek ve beceriler bütünüdür; kişi bu becerisini bulunduğu ortama, mekana ve zamana göre geliştirir.

     Piaget’e göre zekâ, çevre ile uyuşma, düşünce ile aksiyonun teşkilatlandırılması ve yeni baştan organize edilmesi demek olan belli bir uyumlu davranış örneğidir (Clark, 1973).

      Zekanın farklı tanımlarının olmasına karşılık zekaya ilişkin kuramların tümü zeka-nın geliştirilebilecek bir kapasite ya da potansiyel olduğu ve biyolojik temellerinin bu-lunduğu noktalarında birleşir. Buna göre zeka, bireyin doğuştan sahip olduğu, kalıtımla kuşaktan kuşağa geçen ve merkez sinir sisteminin işlevlerini kapsayan; deneyim, öğren-me ve çevreden kaynaklanan etkenlerle biçimlenen bir bileşimdir

     ZEKA KURAMLARI

     İki Faktör Kuramı

                                                                                                                                        

     Charles Spearman’ın, test puanlarının istatistik analizine dayanarak geliştirilen ‘‘İki Faktör Kuramı’’ ilk zeka kuramıdır.  Faktör analizini ortaya koyan Spearman, tüm bi-reylerin değişen miktarlarda bir genel zekâ faktörüne (bu faktöre g adı verilmektedir) sahip olduğunu öne sürmüştür. Kişi sahip olduğu g miktarına bağlı olarak, parlak ya da sönük olarak tanımlanabilir. Spearman’a göre g faktörü, zekâ test maddelerinde perfor-mansı belirleyen temel unsurdur. Ayrıca her birine s denilen özel faktörler de belli yete-nek ya da testlerde belirleyici rol oynamaktadır. Bu s faktörleri özgün tek bir faaliyetle ilgilidir. Bu özel faktörler g faktörüyle ne kadar yüklüyse aralarınıdaki korelasyon o kadar yüksek olur.

     Bu kuramda genel ve özel olarak adlandırılan iki faktör bulunmakla birlikte korelas-yondan sorumlu olan g faktörüdür. Bu kuramın iki faktörlü olduğu öne sürülse de bu kurama tek faktörlü denmesi daha uygun gibi gözükmektedir.

     İki Faktör kuramına göre psikolojik testin amacı her bireydeki g’nin miktarını ölç-mek olmalıdır. Spearman zeka testlerinde bulunan heterojen test maddeleri yerine g ile yüklenmiş tek bir test uygulamanın daha uygun olacağını önermiştir. Raven’in Progresif Matrisleri ve Cattell’in Kültürden Bağımsız Zeka Testi g’nin ölçüsü olarak geliştirilmiş zeka testleridir.

     Cattell’in İki Faktör Kuramı

     Cattell (1963) ve Horn ve Cattell (1966), zihinsel yetenekleri açıklamada iki temel etmen belirlemişler ve bunları akıcı zeka ve kristalize zeka olarak adlandırmışlardır. Cattell´in zeka modelinde kristalize zeka, bilgi gibi birey tarafından yaşam deneyimleri ve eğitim yoluyla edinilen daha küresel yetenekler olarak tanımlanmaktadır. Akıcı zeka, doğuştan gelen zeka gücüdür. Muhakeme ve bellek yetenekleri akıcı zekanın örnekleri-dir. Cattell kristalize zekayı, yaşla azalabilmekle birlikte değişmez bir özellik olarak ta-nımlamaktadır.

     Akıcı zeka, akıl yürütme ve muhakeme yapmanın farklı formlarına; kristalize zeka bilginin ve dil yeteneğinin farklı formlarına odaklanmış zeka türleridir. Araştırmacılar akıcı zekanın genellikle yaş ile birlikte düştüğünü ve kristalize zekanın yükselmeye de-vam edebildiğini ya da en azından düşmediği üzerinde hem fikirdirler.

     Gardner’ın Çoklu Zeka Kuramı

     Gardner (1983, 1993), çoklu zekanın kuramsal bir modelini önermiştir. Başlangıçta model her biri ayrı problem çözme ve bilgi işleme kapasitesine değinen yedi farklı zeka-dan oluşmuştur. Bunlar;1) Sözel-Dilsel Zeka: Dili düzgün kullanabilme, güzel okuyup konuşabilme, kelimelerle düşünüp karmaşık cümleleri anlayabilme becerisidir. Özellik-le ilköğretimde bu tür zekaya yönelik yapılacak her türlü etkinlik öğrencilerin ilgili der-sin amacına ulaşmasını kolaylaştıracaktır. 2) Mantıksal-Matematiksel Zeka: Soyut kav–ramları anlama, problemleri mantık ve akıl yürüterek çözme, grafik, şema ve şekil-lerle çalışmaktan hoşlanma, karmaşık ilişkileri çözebilme becerisidir. Bu tür zekaya sa-hip olan bireyler sorular sorarak sonuca ulaşmaktan hoşlanırlar. 3) Görsel-Mekansal Zeka: Etraftaki resimleri, imgeleri, şekilleri algılama ve bunlarla düşünüp muhakeme edebilme becerisidir. Özellikle resimler yardımıyla dersin sunulması amaca ulaşmada oldukça yararlı olmaktadır. 4) Müziksel-Ritmik Zeka: Müzikle düşünme, müzikle il-gili kavramları anlamak, dinlemek, yorumlamak, kolayca akılda tutmak, yeni sesler üretmek, müzik aletlerini kullanabilme becerisidir. 5) Bedensel-Kinestetik Zeka: Problem çözmede veya yeni bir şey meydana getirmede bütün vücudu veya vücudun parçalarını kullanabilme becerisidir. Konuşurken hareket etmek, duygularını ifade eder-ken vücut dilini kullanmak, bir oyunda rol almak, bir şeyler bozup yapmak bu tür zeka-ya sahip olanlar için çok önemlidir. 6) Kişilerarası-Sosyal Zeka: İnsanlarla birlikte na-sıl çalışması, yaşanması ve karşı tarafla nasıl iletişim kurulması gerektiğini anlama be-cerisidir. Liderlik yapmak, insanları ikna edebilmek, geniş bir arkadaş grubuna sahip ol-mak, dinlemesini ve konuşmasını sevmek gibi özellikler bu zeka türüne sahip olan in-sanlarda bulunur. 7) Kişisel-İçsel Zeka: Bireyin kendi iç dünyasını, duygu yapısını, dü-şüncelerini tanıyıp bununla kontrollü bir şekilde yaşama becerisidir. Yalnız kalmak, yap–tığı işlerin olumlu ya da olumsuz değerlendirmesini yapıp bunlardan ders çıkar-mak, bağımsız olmak gibi özellikler bu tür zeka yapısına sahip olan kişilerde baskın ola-rak bulunur.

    Başarılı Zeka Kuramı

     Başarılı Zeka Kuramı,  Robert J. Sternberg tarafından geliştirilmiştir. Başarılı zeka, kişinin kendi standartları doğrultusunda yaşadığı kültürel yapı göz önünde bulundurula-rak, yaşamda başarıya ulaşma yeteneğidir. Başarıya ulaşma yeteneği kişinin güçlü yön-lerini ön plana çıkarması ve zayıf yönlerini düzeltmesi veya bunları telafi etmesine bağ-lıdır. Yeteneklerin dengelenmesi çevreye uyma, çevreyi biçimlendirme veya çevre de-ğişimi başarılarak sağlanabilir. Başarı da analitik, yaratıcı ve pratik yeteneklerin denge-lenmesi sonucu elde edilir.

     Sternberg zekayı, analitik zeka, yaratıcı zeka ve pratik zeka olarak üç bölüme ayır-mıştır. Fakat bunların hepsinde aynı zihinsel süreçlerin kullanıldığını ifade etmiştir. Bu üç zeka türü en basit şekilde şöyle anlatılabilir: eğer günlük yaşamın alışılageldik prob-lemleriyle karşı karşıyaysak; analitik zeka,ilk defa karşılaşılan yeni bir problem varsa; yaratıcı zeka, tecrübe sonucu çevreye uyumla ilgili bir durumla karşılaştıysak; pratik zeka kullanılır.

     Analitik zeka; mevcut olgu ve olaylar arasındaki ilişki ve bağlantıların kurulmasın-da kullanılan zekadır. Analitik zeka, kuramsal içerikli eğitimde başarı için gereklidir. Zeka bileşenlerinin analiz, değerlendirme, yargılama ve karşılaştırma süreçlerine uygu-lanması analitik zekayla ilgilidir. Bu zeka türü geleneksel zeka testleriyle yüksek kore-lasyon gösterir. Yaratıcı zeka; bireyin yeni karşılaştığı durum ve problemlerle ne kadar iyi başa çıkabildiği ile ilgili zekadır. Kişinin edindiği bilgilerle yeni ürünler ortaya koy-ma yeteneğidir. Pratik zeka; bireylerin günlük yaşamda, karşılaştıkları problemlerle başa çıkabilmeyi içerir. Çevreye uyum, şekillendirme ve seçim gibi zekanın bileşenleri-nin deneyime uygulanması pratik zekadır.

     Bu kuramda problem çözmede bir araya getirilen en önemli parçalar şunlardır;       (1) problemi fark etme, (2) problemin tanımlanması, (3) problemin çözümü için kaynak-ların tahsisi, (4)problemi zihinde canlandırma, (5) strateji geliştirme, (6) çözümü göz-lemlemek, (7) sonucun değerlendirilmesi.

     Başarılı Zeka Kuramı üç alt teoriden oluşmaktadır; (1) parçalar alt teorisi, zekayı oluşturan bölümleri; (2) deneyimsel alt teori, yeni ve otomatik bilgi işlemenin önemi; (3)çevresel şartlar alt teorisi, uyum, biçimlendirme, değiştirmeyi içerir.

     GELENEKSEL ZEKA TESTLERİ

     Stanford-Binet Zeka Testi

     Günümüzde en fazla kullanılan zekâ testi, yüzyılımızın başında bir Fransız psikologu olan Alfred Binet ve Dr. Theodor Simon tarafından Binet-Simon Testi adı altında 1905 yılında yayınlandı. Bu test, Paris ilkokullarında başarısız kalan öğrenciler arasında zekâ-ca geri olanlar ile zekâca normal olup olumsuz çevresel etmenlerden dolayı başarısız ka-lanları ayırt etmek için meydana getirilmiştir. 1937 ve 1960 yıllarında esaslı bir reviz-yondan geçilerek Stanford-Binet Testi adını alan bu ölçek bugün hâlâ en çok kullanılan zekâ testlerinden biridir. Bu testle iki yaşından yetişkinliğe kadar zekâyı ölçmek müm-künse de, bu test daha çok çocukların zekâsını ölçmede kullanılmaktadır.

      Her yaş grubunda yer alan soru maddeleri o yaş grubundaki çocukların yaklaşık yarısının yapabileceği zorluk düzeyindedir. Dolayısıyla sorular bir önceki yaş grubun-daki çocukların büyük bir bölümüne zor gelirken, bir sonraki yaş grubundaki çocuklara kolay gelmektedir.Ölçekte yer alan soru maddeleriyle temelde bireyin hatırlama, algıla-ma, bilgi, sözlü yetenek ve mantıklı düşünebilme özellikleri ölçülmeye çalışılmaktadır (MacMillan” 1982). Başlangıçta el becerileri ve resimli araçların kullanımını içeren so-mut soru maddeleri düzey ilerledikçe yerini giderek sözel ağırlıklı ve soyut nitelikteki soru maddelerine bırakmaktadır.

     Stanford-Binet Zeka Testi, Spearman’ın kuramındaki g faktörünü ölçen bir testtir. Okulda öğrenmeyle edinilen bilgileri daha çok ölçen bir testtir. Yordayıcısı okulda edi-nilen bilgilerdir.

     Fakat 1986 yılındaki revizyonu 4. sürüm Stanford-Binet testi zekayı üç aşamalı hiye-rarşik bir model olarak ele almaktadır:

  1. Aşama: G faktörü: Zekayı bir bütün olarak etkilediği varsayılan g-faktörünü elde etmek üzere uygulanan test sorularından oluşur.II. Aşama: a) Kristalize yeteneklerin ölçülmesi b) Akıcı-Analitik yeteneklerin ölçülmesi c) Kısa Süreli Bellek yeteneklerinin ölçülmesi.III Aşama: Sözel yargılama, sayısal yargılama ve soyut/görsel yargılama yeteneklerinin ölçülmesine yöneliktir. Fakat ülkemizde bu revizyonu kullanılmamakta-dır. Türkiye standardizasyonu yoktur.

     Wechsler Zeka Testleri

     Wechsler testi de yine çok kullanılan testler arasındadır. Amerikalı psikolog David Wechsler tarafından geliştirilen bu test daha çok WAIS-R (Wechsler Adult Intelligence Scale-Revisted) adı altında bilinmektedir. Bu testin çocuklar için geliştirilen sürümü ise WISC III (Wechsler Intelligence Scale for Chilren-III) adıyla anılmaktadır. WAIS-R ve WISC-III testlerinde sözel ve sözel-olmayan iki temel bölüm yer almaktadır. Her iki bö-lümdeki sorular birbirinden tümüyle farklı niteliktedirler. Sözel kısımda kelimelerin sözlük tanımı veya bir cümlenin yorumlanması ya da bir matematik sorusu gibi daha bi-lindik türden problemler yer alırken, sözel-olmayan kısımda resimlerin mantık sırasına göre dizilmesi, küçük nesne parçalarının birleştirilmesi gibi şeyler istenmektedir. Kişi-lerin sözel ve sözel-olmayan bölümlerdeki başarıları genellikle birbirine yakın olmasına rağmen, dilsel bozukluk gösteren kişilerde veya başka türden çevre etkilerine maruz kalmış kişilerde iki kısım arasında büyük farklılıklar gözükebilmektedir.

     Test sözel ve performans becerilerini içeren 12 alt testten oluşur. Sözel bölüm: Genel Bilgi, Sözcük Dağarcığı, Benzerlikler, Yargılama, Aritmetik, Sayı Dizisi; Performans bölümü: Resim Tamamlama, Resim Düzenleme, Küplerle Desen, Parça Birleştirme, Şifre, Labirent alt testlerinden oluşmaktadır. Bu testin Stanford-Binet Zekâ Testi’nden en önemli farkı, sadece sözel olan yanları değil zihin gücünün sözel olmayan yanlarını da ölçecek alt testlere yer vermiş olmasıdır. Bu test de yine Stanford-Binet testi gibi Spearman’ ın g faktörü kuramına dayanmaktadır. Okulda öğrenmeyle edinilen bilgiler bu testin yordayıcısıdır.

     TARTIŞMA

     Birçok zeka tanımı, zeka kuramı ve zeka testinden bahsettik. Şimdi de bu kuramların eksik yönlerini ve hangi kuramın diğerlerine göre ön plana çıktığını konuşalım.

     Çok kesin olmamakla birlikte üzerinde fikir birliğine varılan zeka tanımı, bireyin çevreye uyum sağlama yetisi olduğudur. Ve Spearman bu tarifi daha da genişleterek bir g faktöründen söz eder. Bunu bütün uyumsal davranışı kapsar biçimde kullanır. Zekayı belirleyen bu g faktörüdür ve özel yetenekler bu g faktörünün altında kalır. Bu teori çok kısıtlı bir teoridir. Zaten günümüzde de bu teorinin yetersiz olduğunu gösteren birçok araştırma vardır.

     Spearman’ın teorisinden sonra ortaya çıkan Cattell’in kristalize ve akıcı zeka kuramı da kısıtlılıklara sahiptir. Bu kuramda da bu iki zeka, hiyerarşik olarak g faktörünün al-tında yer alır. Bu kuram zekayla ilgili tanımı genişletmiş olsa da tamamını kapsayama-mıştır.

     Ya da Gardner’ ın çoklu zeka kuramı g faktörünün dışına çıkmıştır fakat yedi faktör-le sınırlı kalmıştır. Zekanın önceki kuramlara göre sınırlarını genişletmiştir ama bu ka-tegorizasyon belirlenen yetileri ölçmekle kısıtlıdır.

     Bu saydığımız kuramların hepsinin sınırlılığı başarıyı belirli kategoriler içinde sınır-lamak istemeleridir. Fakat, başarının yolu belirlenmiş tek bir formülden oluşmaz.

     Zeka kavramına bu şekilde sınırlar çizmek, zekayı ve bunun sonucu hayattaki başarı durumunu anlamak için engeldir. Günümüzde kullanılan geleneksel zeka testleri de g faktörüne dayanan, g faktörüyle yüksek korelasyon gösteren testlerdir. G faktörü daha çok okul ortamında kazanılan bilgi ve başarıyla ilgilidir. Fakat yaşamda kazanılan başa-rıları açıklayamaz. Bu kuramların özellikle g faktörüne dayanan kuramların sınırlılıkla-rını açıklamak için bir örnek verebiliriz: 1940 yılında Ivy League okullarında yüksek IQ’ya (geleneksel zeka testlerine göre) sahip olanlar orta yaşlarına kadar takip edilmiş ve yüksek IQ’ya sahip olanların düşüklere göre, üretkenlik ve statü bakımından daha başarısız oldukları görülmüştür. Mesela bu durumu açıklamada g faktörü kuramı ve g faktörünün altında diğer özellikleri tanımlayan kuramlar yetersiz kalır.

     Fakat Sternberg’in Başarılı Zeka Kuramı bu gibi durumları açıklama da yeterlidir. Bundan sonra ki bölümde Sternberg’in Başarılı Zeka kuramı savunulacaktır.     Sternberg hayattaki başarı kavramını ön plana almıştır. Zekayı kişinin kendi standartları içinde yaşadığı kültürel yapı göz önünde bulundurularak, yaşamda başarıya ulaşma ye-teneği olarak tanımlar.  Kişi içinde yaşadığı kültürel ortamı da göz önüne alarak kendi istediklerine ulaştığı sürece çevresine uyum sağlar ki, genel tanımda da zeka, çevreye uyum olarak tanımlanır.

     Kişi çevreye uyum sürecinde başarıya ulaşması yani zekice davranış göstermesi güçlü yönlerini ortaya çıkarması, zayıf yönlerini telafi etmesine bağlıdır. Kişi çevreyi biçimlendirerek veya çevreyi değiştirerek başarıya ulaşabilir. Ve ayrıca kişi analitik, yaratıcı, pratik yeteneklerini dengeleyerek başarılı olabilir.

     Kişi içinde bulunduğu toplum içinde yüceltilen ve küçümsenen değerler arasında kendi istediği ve toplumunca başarı olarak kabul edilen durumlara ulaştığında zekice

davranış göstermiş sayılır. Yani kişinin geleneksel zeka testleriyle elde edilen IQ değer-lerinden çok bulunduğu toplum içindeki başarısı zeka göstergesi sayılır. Sternberg’ in Kenya’da yaptığı bir çalışma bunu destekler niteliktedir. Bu çalışma Kenya’da okul çocuklarına uygulanmıştır. Çevresel uyumu ölçen yerel kültürel bilgiyi yani şifalı bitki-lerden ilaç yapmayı içeren bir test ve akıcı zeka ile kristalize zekayı ölçen testler kulla-nılmıştır. Okulda başarılı olan çocuklar çevresel uyum testinde başarısız olmuşlardır. Hatta kristalize zeka ile bu test arasında negatif korelasyon bulunmuştur. Kenya’da akıl-lı olarak nitelenen çocuklar bitkileri tanıyan çocuklardır. Bu da tam söylediğimizin karşılığıdır.

     Geleneksel zeka testlerine gelecek olursak, bu testler okula yönelik başarıyı ölçmek alanında yeterlidir, fakat içinde yaşanılan toplumda, elde edilen başarıyı ölçemezler. Bunların yerine alternatif olarak kabul edilecek testlerin Sternberg’in teorisindeki anali-tik, yaratıcı ve pratik zekayı ölçmesi gerekir. Burada önerilebilecek test içeriği şöyle olabilir: Test içinde sorulacak sorular öncelikle problemi fark etmeye yönelik olmalıdır. Bu resimlerle ya da hikayelerle olabilir. Problem fark edildikten sonra problemin tanım-lanması ve tarifine yönelik sorular gelebilir. Problemin çözümü için kaynakların imkan-ların belirlenmesini içeren sorularla devam edilebilir. Bundan sora problemi zihinde canlandırarak strateji geliştirebilmeye yönelik sorular gelebilir. En son olarak da çözü-mün  ve sonucun değerlendirilmesine yönelik sorular içerebilir. Bu soru grubu hep bir-birini takip eden, birbiriyle ilişkili süreçleri içerdiği için bu testlerde çok iyi organize edilmiş birbirine bağlı aynı çıkış noktasından ilerleyen soru bataryaları üretilebilir. Fakat her sürece uygun soru tipi kullanılabilir. Mesela sonucun değerlendirilmesi bölümünde açık uçlu soru, fakat problemi fark etme bölümünde kesin cevabı olan soru tipi kullanılabilir.

     Sonuç olarak, zeka kavramı içinde yaşanılan toplumun yapısı göz önünde bulunduru-larak, kendi standartları doğrultusunda, yaşamda başarıya ulaşma yeteneğidir. Yaşamda-ki başarı esas faktördür. Bu başarıyı analitik zeka, yaratıcı zeka ve pratik zeka etkiler.  Ve zeka testleri bu doğrultuda bir ölçüm yapmalıdır.

    

    

    

    

    

 

    

    

     REFERANSLAR

  1. Çakır, İ (2006). Eğitimde Yeni Bir Yaklaşım: Çoklu Zeka Kuramı. Eğitim Bilim Dergisi.
  2. Daniel, M. H. (1997), Intelligence testing, status and trends. American Psychologist, Vol. 52, No. 10, 1038-1045.

  1. Erkuş, A. (1998). Goleman’ın ‘Duygusal Zeka’ görüşünün psikometrik açıdan eleştirisi ve dinamik etkileşimsel model önerisi. Türk Psikoloji Yazıları, 1(1)31-40.
  2. Ergün, M (1998). Zeka Testlerinde Son Gelişmeler ve Evde Zeka Testi Uygulamaları. Yaşadıkça Eğitim; 2-9
  3. Sternberg. R. J. (1997). The concept of intelligence and its role in lifelong learning and success. American Psychologist, 52(10), 1030-1037.
  4. Sternberg, R. J. (2003). A broad view of intelligence, the theory of successful intelligence. Consulting Psychology Journal; 55, 3.
  5. Sternberg, R. J. (1999). The theory of successful intelligence. Review of General Psychology; 3, 4.

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :