- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Yüzleştirme

Yüzleştirme sitemize 22 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

GİRİŞ

 

Egan (1975)’a göre, gelişimsel yardım modeli, birbirlerine bağlı olarak gelişen aşamalardan oluştuğundan “gelişimsel”olarak adlandırılmaktadır. Bu model, en iyi şekilde, yardım etme sürecinin davranışsal hedefleri göz önüne alınarak anlaşılabilinir. Birincil amaç,yapısal davranış değişikliğidir.Bu modelde dikkat ederek dinlemenin önemini vurgulayan bir ön-yardım etme aşaması bulunmaktadır.Modelin aşamaları şunlardır:

  1. I.Aşama : yardım edici,danışanın kendini keşfetmesine yardım etmek için danışanın dünyasına tepkide bulunur.
  2. II.Aşama : yardım edici,danışanın davranışlarındaki değişme gereksinimini fark etmesi ve kendini daha objektif bir resimle görmesine yardım etmek için ileri düzeyde doğru empati,kendini-açma,yüzleştirme ve anlık olma becerilerini kullanır.
  3. III.Aşama : yardım edici,yapıcı davranışsal amaçlara yönlendirecek eylem programlarını seçmesi ve oluşturması için danışana yardım eder.Bu eylem programının uygulanmasında başarı ve başarısızlıkları yaşadıkça danışanı destekler.

Yardım isteyen kişi yaşamındaki çeşitli problem alanlarını keşfettiğinde ve bunlar bir araya getirildiğinde,yaşamındaki davranış temalarını ortaya koyacak pek çok yararlı veri sağlar.Danışman bu temaları gördükçe ve geniş çerçeve içinde belli bir veriyi ayırt ettikçe,danışanın da aynı şekilde bütünleştirebilmesini sağlayabilmesi için bir takım becerilere gereksinimi vardır.

Burada danışmanın II.Aşamada kullanmış olduğu becerilerden “yüzleştirme”üzerinde durulacaktır.Yüzleştirmenin doğası ve amaçları,danışanın yaşamında hangi alanların yüzleştirilmesinin gerektiği,nasıl yüzleştirileceği,yüzleştirmenin danışanın üzerindeki etkisi ve yüzleştirmenin kullanılmasına ilişkin bazı uyarılar ele alınacak.

YÜZLEŞTİRME

 

Danışman,danışan ile arasında kurulmuş bulunan terapötik ilişkiyi zedelemeden,danışanın anlattıkları ile ortaya koyduğu davranışları arasındaki bazı çatışmalara dikkati çekmek için yüzleştirme tekniğini kullanabilir.Yüzleştirme ile danışanın içinde bulunduğu tutarsızlıklar ve çelişkiler danışanın ne olduğu ile ne olmak istediği arasında bulunabilir;danışanın sözel anlatımı ile davranışları tutarsızlıkları gösterebilir;danışmanın danışanı algılaması ile danışanın kendi algılamasında önemli farklar ortaya çıkabilir;bazen de danışanın başkaları hakkındaki görüşleri çelişebilir,v.b.Bütün bu durumlarda danışman danışanın bu çelişkiyi ve tutarsızlıklarına dikkat çekerek yüzleştirme tekniğinden yararlanabilir(Kepçeoğlu,2001).

Bakırcıoğlu (2003)’na göre yüzleştirme,danışanın duyguları ile davranışları yada söyledikleri arasında çelişkilere tanık olununca,danışanın bu noktalara dikkati çekiliyor.Bu teknik,özellikle bilinçdışı çatışmaları,savunmaları davranışları bulunan danışanlar için yararlı olmaktadır.Bu nitelikteki danışanlar,gerçek benlikleriyle gerçekleştirmek istedikleri benlik arasındaki ayrımı,yüzleştirme aracılığıyla kısa yoldan görmüş oluyorlar.

Materyali danışana gösterme sürecine “yüzleştirme”denir.Johnson(1972)yapıcı yüzleştirmeyi şöyle tanımlar:….bir kişiye,bazı davranışlarının sonuçlarını gözden geçirmesi konusunda amaçlı bir yardım.Bu,benlik incelemesine bir tür davetiyedir.Yüzleşme,yüzleşen kişi ile yüzleşilen kişinin geniş bir bakış açısının bulunduğu bir ortamda bir araya gelmeleridir.Yüzleşme,başka bir kişiye duyulan ilginin bir anlatım şekli ve karşılıklı ilişkiyi ilerletme isteğidir.Yüzleşmenin amacı,yüzleşilen kişiyi daha yapıcı ve daha az yıkıcı davranışlar konusunda eğitmedir (Einsberg,1993;Delaney,1993).

Yüzleştirme bir risktir;yüzleştirmenin ilişkinin doğasında değişikliğe yol açması kaçınılmazıdır.Eğer yüzleştirmenin önemi algılanmazsa ya da kabul edilmezse,veya yüzleştirme geri bildirimleri sağlama yerine öfke doğurmak için yapılırsa,bunun sonucunda yabancılaşma görülecektir.Eğer danışman özellikle dikkatli olur,uyarıcıları dikkatle seçer ve danışma yönteminin altındaki dikkat ve ilgiyi tam olarak algılarsa,o zaman büyük olasılıkla ilişki daha derin daha açık ve daha yoğun bir düzeyde ilerleyecektir (Einsberg,1993;Delaney,1993).

Akılcı-Duygusal (Rationel-Emotive)Psikolojik Danışma Kuramında yüzleştirme,yanlış inançları ortadan kaldırmak için kullanılır.Çelişkilere dikkat şeklidir.Bir duygu ve davranışın,başka bir duygu ve davranışla ilgisi gösterilir(Altıntaş,2005;Gültekin,2005).

Yüzleştirme,gerçeklik terapisinde kullanılan tekniklerden biridir.Gerçeklik terapisinde danışan kendisine sorulan bazı sorular vasıtasıyla gerçekle yüzleştirilir.Bu sorular danışanın amaçlarına ulaşmayı nasıl planladıkları  ve bu amaçlarında samimi olup olmadıklarıyla ilgilidir.Danışanlar kendi eylemlerinin içsel ya da dışsal sonuçlarıyla yüzleştirilir.Gerçeklik terapisinde yapılan yüzleştirmeler,danışanı eyleme sevk eder ve bu eylemin sorumluluğunu üstlenmesine yardımcı olur (Altıntaş,2005;Gültekin,2005).

Yüzleştirmenin doğasını ve işleyişini anlamaya doğru

İleri düzeyde doğru empatinin bir parçası olarak yüzleştirme:İyi bir yüzleştirme ileri düzeyde doğru empatinin bir parçasıdır.Danışan duygu,deneyim ve davranışının derinlemesine anlaşılması temeline dayalı olarak ve danışanın kendine ilişkin anlayışındaki çarpıtmaların maskesini düşürecek ve eyleme geçmek için biraz da mücadeleye daveti içerecek şekilde danışana bir tepkidir.

Örnek:

Danışman : Kızının sana saygı göstermesini ve seni dürüst birisi olarak düşünmesini istiyorsun.Özellikle onun sana karşı dürüst olmasını istiyorsun ve şimdi o genç delikanlılarla çıkmak üzere.Diğer yandan,özellikle senin erkeklerle ilişkilerin konusunda, “Onun iyiliği için” bilmemesi gereken bazı şeylerin olduğunu düşünüyorsun.Bu konuda sana bazı sorular sorduğu zaman onu atlatmak zorundasın ve bazen gerçek karşısında örselenmemesi için ona “beyaz yalanlar”söylemek zorunda kalıyorsun.Bütün bunlar seni rahatsız-rahatsızdan da öte huzursuz ediyor,bütün bunlarla mahvoluyorsun.

Burada,danışman kendini keşfetme sürecinde ortaya çıkan bazı olguları bir araya getirmesi için danışana yardımcı olmaktadır.Danışmanın tepkisi danışanın kendinin açığa vurduğu olgusuna dayanmaktadır,ancak danışman burada danışanın bir arata getirme konusunda başarısız olduğu olguları bir araya getirmektedir.Bu belli bir şekilde maskelerin düşmesi ve eyleme geçmek için mücadeleye davet edilmesi ile ilgilidir.

Yüzleştirmenin amacı,danışanın o ana kadar keşfetmeye pek istekli olmadığı duygu,yaşantı ve davranış alanlarını keşfetmesine yardımcı olur.

Ne yüzleştirilmelidir?

 

Çelişkiler : Hepimizin,ne yaşadığımız ile kendimizi sözel ve sözsüz olarak ifade ettiklerimiz arasında çeşitli çelişkileri bulunmaktadır.Düşüncelerimize,hissettiklerimize ve söylediklerimize;söylediğimize ve yaptığımıza ;kendi bakış açımıza ve başkalarının bize bakış açısına;ne olduğumuz ve ne olmak istediğimize;gerçekte ne olduğumuz ve ne olmak istediğimize ilişkin olarak bu çelişkileri yaşamaktayız.Bunlar belli durumlar olarak ifade edilmelidir.

Becerili bir danışman danışanın yaşamında yer alan çelişkileri görmesine yardımcı olarak onun kendini daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.

 

 

Örnek :

Danışman : Jim,sen ders çalışma alışkanlıkların bakımından bir disipline ihtiyacın olduğunu söylüyorsun.Yaşamında genel olarak bir disipline gerek olduğunu düşünüp düşünmediğini merak ediyorum.Örneğin,fiziksel görünümünü daha iyi bir şekle sokmanın senin için önemli olabileceğini düşünüyor musun?

Danışan : Büyük bir disipline ihtiyacım olduğunu biliyorum,ama vücudum hiç aklıma gelmediydi.Gerçekten,şu ana kadar vücudumun nasıl göründüğünün iyi bir işaret olabileceğine hiç dikkat etmemiştim.Vücudum oldukça hantal ve bu yaşama karşı yaklaşımımın da hantal olduğunun bir işareti olabilir.

Bütünleşmiş bir insan,vücuduna “sana ihtiyacım yok”diyemez.Danışman bu örnekte,bu çelişkiyi soru şeklinde yüzleştirmektedir,soru şekli burada geçiciliği ifade etmenin bir yoludur.Bu nedenle yaptığı yüzleştirme,bir saldırı değil aksine danışanın keşfetmesi,anlaması ve harekete geçmesi için bir davettir.

Çarpıklık : İnsanlar gerçekleri olduğu gibi kabul edemediklerinde bunları çarpıtırlar.Dünyaya bakış açımız,genelde dünyanın gerçekte olduğundan çok dünyayı görmek istediğimiz şeklin bir göstergesidir.

Bir danışmanın yaşamında,kendi çarpıklıkları içinde hapsolmuş bir danışana yardım etme yollarından birisi onun kendisi,başkaları ve yaşamıyla ilgili alternatif referans çerçevelerini gözden geçirmesine yardımcı olmaktır.

Örnek :

Danışman : Sarah,erkek arkadaşlarının senden yararlanma eğiliminde olduklarını söylüyorsun ve sen şu an kendi şöhretinden korkmaya başladın.Diğer yandan,giysilerin çok seksi,”senden yararlanabilecek”durumların olabileceği partilere gitmeyi kabul ediyorsun ve amaçlarından biri de popüler olmak.Burada her hangi bir çelişki görüp görmediğini merak ediyorum.

Oyunlar,hileler ve duman perdesi : İnsanların samimi ilişkiler kurmaktan ve etkili bir yaşam sürdürmekten kaçınmak amacıyla oynadıkları oyunların sayısının sonsuzdur.

Değişmekten korkan danışanlar,yaşamla ilişkilerinde başarısız olduklarını danışmandan gizlemek için genellikle bir duman perdesi oluştururlar.Bu tür danışmanlar,iletişim kurmamak için iletişimi kullanırlar(kaynak bakkkkk)

İyi bir danışman danışanın oyunlarına takılmaz.Örneğin,iyi bir danışman danışana öğüt vererek işe başlamadığından,bu onu danışanı ile “Evet,ama…”oyununu oynamaktan korur.Buna karşın,danışan danışma görüşmelerinde oyun oynamaya teşebbüs ettiği veya duman perdesi oluşturduğu zaman,özenle ve sorumlulukla ona meydan okumalıdır.

Danışman,ayrıca danışanın danışma ilişkisi dışında diğer insanlarla kurduğu ilişkilerde yer alan oyunlara da meydan okumalıdır.

Örnek :

Danışman : Belli görevleri yerine getirme konusunda yetersiz olduğun veya hazır olmadığın konusunda arkadaşlarını inandırmak için pek çok zaman harcadın ve şimdi  bu durum geri tepmiş gibi görünüyor.Arkadaşlarının büyük bir kısmı artık senden bir şey talep etmiyor ve sosyal yaşamın artık kupkuru.

Danışan : Evet,ima eder bir şekilde “Bu işin yapılmasını benden beklemeyin veya bu iş için hazır değilim”demeyi sürdürdüm.Kendimi oldukça yardıma muhtaç biri olarak gösterdim ve bu sayede yapmak istemediğim işleri yapmak zorunda kalmadım.Şimdi bunun bedelini ödüyorum.Ben ve arkadaşlarımın bir çoğu arasında çok büyük bir uçurum oluştu.

Bu danışan kendi oyununa yakalanmıştır.Danışman doğru empatinin bir şeklini kullanmıştır ve bununla danışanın sosyal yaşamında oynadığı oyunun maskesini çıkarmasına yardımcı olmaktadır.Danışan bu anlayışı sahiplenerek tepkide bulunmuştur.

 

Kaçamaklar : Danışanlar gerçek sorunlardan kaçmak için bir yol ararlar.,çünkü gerçek sorunlar elbette acı vericidir.Bunu gerçekleştirme yollarından birisi,danışanın kendi yaşamında kötü giden her şey için başkalarını suçlamaktır.

Örnek :

Danışman : Öğretmenin neyi yanlış yaptığını oldukça iyi anlıyorum.Onu kızdırmak için ne yaptığını düşünüyorsun?

Öğrenci : Hiçbir şey yapmadım.Ben kendi işime bakıyorum.

Danışman : Bunu bir başka şekilde ifade edeyim.O senin neyi yanlış yaptığını düşünüyor?Eğer o seni bir başkasına şikayet ediyor olsaydı,senin için ne derdi?

Öğrenci : Pekala,tembel olduğumu,derslere hiç ilgi göstermediğimi ve ödevlerimin özensiz olduğunu söylerdi.

 

Danışman burada taraf tutmaya çalışmamaktadır,ama resmin her iki tarafını da görmeye çalışmaktadır.

Danışanın yaptığı genellemeleri daha somutlaştırmasını sağlamak da bir tür yüzleştirmedir.Danışanın çeşitli savunma yolları vardır.Yüzleştirme,danışanın savunmacı tarzından uzaklaşmasına yardımcı olmalıdır,ama onu savunmasız bırakmamalıdır.

Değerlere karşı davranışlar : Danışanın değerlerine meydan okumak (sahip olunan bu değer insanlık dışı bir değer olmadıkça-örneğin diğerlerini cezalandırma sonucu elde edilen sadistik doyum gibi)çok daha zor bir iştir.

Örnek :

Danışman : Bill,kendini çalışmaya çok fazla kaptırıyorsun.Çalışmak gerçekten senin yaşamını zenginleştirmiyor,seni kendine esir ediyor.Sen işine değil,işin sana hükmediyor.

Danışan : Bu benim yaşamım ve istediğim gibi yaşıyorum.Başkaları gibi olmak zorunda mıyım?

Çalışmak kabul gören bir değerdir ve eğer danışman doğrudan buna saldırırsa,danışanın savunmacı bir tepkide bulunmasını beklemelidir.Buna karşın,danışman danışanın yaşamında hangi değer çatışmalarının olduğunu görebilmesi için değerlerini soruşturmak üzere ona meydan okumalı ve sahip olduğu değer önceliklerinin neler olduğunu açıkça görmelidir.Eğer danışan kendini yıkıcı veya başkalarını yıkıcı değerlere sahipse,bu değerlere doğrudan meydan okumalıdır.Diğer yandan,çok farklı değerlere sahipse ve bunlar onu zorluyorsa,bunlara meydan okuyarak önceliklerini belirlemesine yardımcı olmalıdır.

Danışmanın işlevi,kendi değerlerini veya değer önceliklerini danışana benimsetmek değildir.Ancak,danışman  danışanın yaşamında karışıklığa neden olan değer çatışmalarıyla yüzleşmesinde ona yardımcı olmalıdır.

Olumlu Yüzleştirme İlkeleri

Yüzleştirme bir zorlama değil,kabul etme eylemidir.Tüm önemli seçimlerde olduğu gibi,danışman karar vermek için birtakım ölçütler geliştirmelidir.Aşağıda doğru ve yararlı yüzleştirme ilkeleri verilmiştir.

  1. Yüzleştirmenin birinci kuralı : Herhangi bir kişiyle ilişkinizi artırmak istemiyorsanız yüzleştirmeden kaçınınz.

Yüzleştirmeler,danışmanın dürüst dikkatle gözden geçirilmiş iletişimini gerektiren güçlü deneyimlerdir.Yeterli düzeyde bir kendini anlamaya çalışma,önce yüzleştirmeye yer verilmelidir.Danışanın ne söylediği,söylediği şeyin niçin önemli olduğu,söylenen şeydeki gerçek nedenlerin neler olduğu,nasıl tepki göstereceği,korku ve öfke anında nasıl davrandığı kendini bütünüyle anlamaya çalışmanın ilk aşamalarıdır.

  1. Yansıtmayı,danışana yeterince yakın ilgi duyuyorsanız yapın,yeterince yakın ilgi duymuyorsanız yüzleştirme

Danışman,danışana yardımda istekli görünmüyorsa yüzleştirmenin yararından çok zararı olacaktır.Bu durumda danışman danışan için değil de kendi bireysel gereksinimlerini tatmin için danışanı kullanmaktadır.Araştırmacılar eğer danışanlar yardım edebilecek kişiye yardım etmeye yeteri kadar istekli değillerse;yansıtmanın yapılması gereken birçok yerde bile yansıtma yapmayı reddedebileceklerini düşünmektedirler.Bu tür durumlarda dürüst bir düşünce, “Ben bu bireye yansıtmalarda bulunacak,zaman ve gücümü onun yararına harcayacak kadar önemsemiyor ve yakınlık duymuyorum,bu nedenle yerine getiremem”olacaktır.

  1. Başlangıca göre,ilişkiler yeterince derinleştiğinde ya da açıkça temel güven duygusu  geliştiği zaman yüzleştirme yapınız.

Yüzleştirmeler,danışanın önem duygusu saygı,kabul gibi duyguları ve yaşaması ve danışmanın da bu duygulara yanıt vermesi durumlarında başarılı olur.Bu duyguların kişiler arasında gelişmesi zaman alır.Eğer bu duygular yeterli düzeyde değilse,yüzleştirmeden alınan bilgiler danışan tarafından dikkate alınmaz ve her iki taraf arasında yabancılaşma beklenen bir sonuç olarak ortaya çıkar.

  1. Eğer yukarıdaki şartlar hazırsa fakat danışan kendisi hakkında edindiği bilgileri savunmasız kabule hazır değilse,o zaman danışmanın uygulayacağı iki seçenek vardır;danışman ya yüzleştirmeden kaçınacak ya da danışanın kendisine yöneltilen iletileri kullanabilmesi için onun hazır hale gelmesine yardımcı olacaktır.

Savunma durumunda olan danışan,yüzleştirmeyi rahat bir şekilde kabullenemez(Genellikle danışmanın yüzleştirme nedenlerini,haklı nedenler bularak,konudan uzaklaşarak,danışmana sözel saldırıda bulunarak ya da yüzleştirmenin getirdiği sonuçları küçümseyerek dikkate almaz.Böyle bir kişinin edindiği bilgileri gelişme,değişme ve karar vermede kullanabilmesi de olanaksızdır.Danışmanın yüzleştirme düzeyine gelmesi,onun savunmaların arkasına sığınmadığı ve duygularının kendi denetiminde olduğundan emin olması anlamına gelmektedir.Johnson “eğer yüzleştirme sırasında bir kişinin kaygı düzeyi yüksek,ya da değişme yeteneği düşükse yüzleştirmeden kendini değerlendirme aracı olarak yararlanmanın olanaksız olduğunu vurgular.

Yüzleştirme tarzı

Asıl sorun danışmanın danışanı yüzleştirmesinin gerekli olup olmadığı değil,yüzleştirmenin yardımcı olabileceğini gördüğünde bu yüzleştirmeyi nasıl yapacağıdır.Danışmanın yüzleştirme tarzı,onun amaçlarına (danışanın kendini anlama düzeyinin artması ve eyleme geçmesi)ulaşma olasılığını arttırmalıdır.

Doğru empati ruh ile: Yapılan bir yüzleştirme ifadesi,ileri düzeyde doru empati görülmese bile,yine de böyle bir empatinin ruhi ile yapılır.Danışanla yapılan tüm etkileşimler danışanı doğru olarak anlama temeline dayanmalıdır.

Geçici olarak : Yüzleştirme,II.Aşamanın tüm müdahalelerinde olduğu gibi,özellikle bu aşamanın başlangıcında geçici ifadelerle yapılmalıdır.

Özenle: Temel saygı,danışmanın özenli bir şekilde yüzleştirme yapmasını gerektirir.

Katılım : Yüzleştirme danışmanın da danışana katıldığını gösterecek şekilde yapılmalıdır.Danışman yüzleştirme sırasında kendisini danışandan uzakta buluyorsa,büyük bir olasılıkla özenli bir şekilde yüzleştirmiyordur.

Motivasyon : Danışmanın amacı;haklı olmak,cezalandırmak,danışanı yakalamak veya onu kendisi gibi yapmak değil,danışana yardım etmek olmalıdır.

Danışan ve danışman arasındaki ilişki : Yüzleştirme,danışman ve danışan arasındaki ilişki ile orantılı olmalıdır.Eğer danışman danışanla çok az raport kurmuşsa,büyük bir olasilıkla bu ilişkide yüzleştirme yer almayacaktır.Özenli bir yüzleştirme ,yüzleştirmeyi yapan ile yüzleştirme yapılan arasında bir çeşit samimiyet değil,gerçek bir samimiyet olmalıdır.

Danışanın durumu : Danışman,ona söylediklerini özümseyebilmesi bakımından danışanın o andaki yeteneğini göz önüne almalıdır.Danışanın dağıldığı ve karmaşa yaşadığı anda,ona meydan okumakla bu dağınıklığa bir ek yapması bir işe yaramayacaktır.

Aşamalı yaklaşma yöntemi : Bir çok durumda,aşamalı olarak yapıldığında yüzleştirme daha etkili olmaktadır.Danışan kendine söylenen şeyi özümlemelidir,sahiplenmelidir,aksi takdirde bu kalıcı olmayacaktır.İyi bir davranış değiştirme tekniği danışanın her şeyi bir kerede yapmasını gerektirmez.Davranışsal istemler zamana yayılmalı ve başarılar ödüllendirilmelidir.Davranışsal amaca yönelik olarak her biri pekiştirilen küçük basamaklar şeklindeki bu yaklaşım, “aşamalı yaklaşım”yöntemi olarak adlandırılmaktadır.

Yapıcı Yüzleştirme Nasıl Olmalıdır

Yüzleştirmeler her zaman risklidir.Önceki koşullar ne kadar az bir uygunluk gösterirse,yüzleştirme de büyük bir olasılıkla riskli ve yararsız olacaktır.O halde yüzleştirmeden önceki hazırlık hareketinin ilki,danışmanın,yüzleştirmeden önce danışanla kurulan ilişki düzeyini değerlendirmesi olmalıdır.Aşağıdaki sorular bu değerlendirme sürecine yardımcı olacaktır.

  • Bu kişi ile ne derece yakından ilgileniyorum?
  • Bu kişi ile ilişkimi genişletmeye ve şimdi olduğundan daha derin bir ilişkiye girmeye istekli miyim?
  • Aramızdaki samimiyetin düzeyi nedir?Yüzeysel,normal ya da derin mi?
  • Kendisine verilen bilgilere göre danışanın nasıl davranacağı konusunda beklenilen nedir?Rahatlıkla kabul edecek mi,yoksa savunmaya mı girecek?
  • Danışanın bu bilgiyi algılaması ne kadar önemlidir?Danışan bu bilgiyi almazsa ne tür olumsuz sonuçlar ortaya çıkmasını önlemek ne ölçüde önemlidir?

Danışmanın düşünce,yargı ve hipotezlerine dayalı yüzleştirmeler daha subjektif oldukları için danışanda genelde savunma tepkilerine neden olurlar.Bu tür yüzleştirme mesajlarını iletmede izlenecek üç temel yol vardır:

  1. Vargıları,bu yargıya varılmadan önce bağlı bulundukları bilgiye dayandırın.

Bilgi genellikle danışanın gözlenen davranışlarından çıkarsanır.Yani danışmanın vargısının dayanaklarını oluşturan danışanın davranışı açık özgün ve somut bir biçimde tanımlanmalıdır.Danışmanlar bazen duygusal açıdan incinmeyi gözlemlerine katmazlar ve bunu da savunmalı mesajlar ileterek ifade etmeye çalışırlar.İyi niyetle yapılmış olsa da,iletilen mesaj danışanın gerçekten uğraşmasına yardım etmek şeklinde sunulmadığından bu yol başarısız sonuçlanmaktadır.

  1. Gözlemler ve sonuçları arasındaki farkı ayırt edin ve bu farkı danışana ilettiğiniz mesajda sözel olarak belirtin.

Sonuçları belirli bir denemeden sonra açıklayın.Sonuçlar bilgilerden elde edilen denenmiş durumlar ya da bunlara dayalı kanılardır.Bu nedenle doğru ve yanlış olma olasılıkları vardır.Bir çıkarsamaya doğruymuş gibi sunuş,o çıkarsamanın doğruluğu hakkında hiçbir kuşku olmadığı kanısını uyandıracaktır(Böyle yapan bir danışman kendisine fazla güveniyor olmalı)

  1. Yüzleştirme sırasında “ben mesajı”nı kullanın.

“Ben mesajı”danışmanın çıkarsama ve duygularını kapsar;”sen mesajı”ise bunları danışana aktarır. “Sen mesajı”danışanın sunulan bilgiyi kabullenmesini ve bu bilgi çerçevesinde kendini anlamaya yönelmesini kolaylaştırır. “Sen mesajı”karşısındakini yargılamaya yöneliktir.

Danışmanın olumlu davranışlarını teşvik etmek için duygularını “ben mesajı”şeklinde ifade edebileceği bir çok durum olabilir.

-Tom,konuşmalarında babandan hiç söz etmemen dikkatimi çekti.Babanla aranda ne tür bir ilişki bulunduğunu merak ediyorum.

-Marsha,aramızda çok rahatsız edi

ci bir engelin bulunduğunu seziyorum.Ne zaman önemli bir konuya değinsek,ya kaçıyorsun ya da bahaneler uyduruyorsun.Sanırım bana güvenip güvenmeme konusunda kararsızsın.

Yüzleştirme ve Johari Penceresi

Johari pencerelerinin kullanılması olumlu bir yüzleştirme sürecini anlamaya yardım eder.Danışman danışanı dinlerken danışanla ilgili yargılar,hipotezler ve ilgiler ortaya çıkar.Bu hipotezler danışmana açık,fakat danışana kapalı hipotezlerdir ve bu nedenle bu hipotezler Johari penceresinde 3.alanın bir parçası olarak ele alınır.Danışman,bu hipotezleri,danışanla paylaşmasının,danışanın kendi kendini incelemesiyle ilgilenmesine ve kendi hakkında yararlı görüşlere yöneltmesine yardım edeceğine karar verebilir.Bazı bilgileri danışana çalışma ve ilgi için uygun hale getirme,bilgiyi 3.alandan 1.alana aktarma hareketidir.

Bu şekilde geri bildirim oluşturmak,danışana incelenecek yeni bilgi sağlar.3.alandan 1.alana bilgi aktarmak danışmanın görevidir.2.alandan 1.alana bilgi aktarmak ise danışmanın görevidir.Birincisi yüzleştirme,ikincisi ise kendini açıklamadır.Bu şekilde yapılan yüzleştirme,danışmada içgörü kazandırmanın doğal bir parçasıdır.

 

Yüzleştirilen danışanın tepkisi

 

Yüzleştireni alçaltma : Yüzleştirme yapana saldırma,onu alçaltma,herhangi birisinden daha farklı olmadığını gösterme şeklinde görülür.

Örnek :

Danışan : Sizin için orada oturmak ve evliliğimde daha “sorumlu”olmam gerektiğini söylemek çok kolay.Siz bizim yaşadığımız felaketi hiçbir zaman yaşamadınız.Onun ne kadar acımasız olduğunu görmediniz.Siz muhtemelen şu “güzel”orta sınıf evliliklerden birini sürdürüyorsunuz.

Karşı saldırı,yüzleştirme ile başa çıkmak için en yaygın olarak kullanılan stratejilerden birisidir.

 

Bakış açısını değiştirmesi için yüzleştiriciyi ikna etmeye çalışma : Neden gösterme,kendisinin gerçekten kötü biri olmadığını veya yaptığı şeyi yanlış yorumladığınızı göstermeye çalışma şeklinde görülür.Burada danışan davranışını usa vurmaktadır.

Örnek :

Danışan : Evdeki kızgınlığımın söz konusu olduğundan emin değilim.Bu benim kişiliğimin bir parçası,eğer yere uzanıp ölsem,evde bir paspas olacağımı zannediyorum.Sanırım siz benim oldukça aklı başında birisi olduğumu gördünüz.Burada hiç sinirlenmiyorum;çünkü bunun için hiçbir neden yok

Özensiz bir danışmanın davranışı bazen bu gibi bir danışanın onunla tartışmaya girmesine neden olur.Davranışlarını oldukça yüksek düzeyde mantıksallaştırmaya eğilimli bir danışanla uğraşmak kolay değildir,ancak tartışmaya girmek de etkili bir araç değildir.

Tartışılan konumun önemini azımsamak : Bu mantıksallaştırmanın diğer bir çeşididir.Örneğin,eğer bir danışanın alaycılığı yüzleştirilirse,nadiren alaycı olduğunu ve bu nedenle üzerinde zaman harcamaya değmeyeceğini vurgulayacaktır.Danışman hangi konuların önemli,hangilerinin önemsiz olduğunu keşfetmek için yeterince hassas olmak zorundadır.

Kendi görüşü için başka bir yerden destek arama : Bazı danışanlar “anlaşılmadıkları”gerekçesiyle danışmanını değiştirirler.Bu,bir kimsenin kendi görüşü için bir başka yerden destek aramasının yollarından birisidir.Ancak bir danışna bir danışmanla birlikte çalışmayı sürdürürken,başka bir yerde de,destek buluyor olabilir.

Örnek :

   Danışan : Alaycılığım konusuna karıma sordum.Bana hiç fark etmediğini söyledi.Ve karım arkadaşlarımın    da bunu benim nüktedanlığım ve tarzımın bir parçası olarak gördüklerini düşündüğünü söyledi.

Bu,danışmanın hatalı olduğunu dolaylı olarak söylemenin bir yoludur.Danışman hatalı olabilir,ama danışanın alaycılığı kişilerarası ilişkilerinde gerçekten sorun oluyorsa,danışman bu sorunu vurgulamanın bir yolunu bulmalıdır.Eğer danışma bir grup içinde yer alıyorsa,danışanın kendi bakış açısına gerçekte olmayan bir destek bulması ve davranışını sürdürmesi çok daha zor olacaktır.

Yüzleştiricinin yönünde bilişini değiştirme : Danışan danışmanın noktasını görüp onunla hemfikir olabilir.Ama ,bu bir oyun da olabilir.

    Örnek :

    Danışan : Sanırım siz haklısınız.Konuştuğum zaman çok patavatsızım ve sınırımı biliyorum.Ağzımı açmadan önce ne tür etki bırakabileceğimi düşünmeliyim.

  Bir danışan,danışmanı “sırtından atmak”için onun yüzleştirmesiyle hemfikir olabilir.Bu kabullenme bir davranış değişikliğine yol açmazsa,o zaman danışanın içtenliğinden şüphelenmelidir.Yüzleştirmede danışmanın amacı,danışanın kendisiyle hemfikir olmasını sağlamak değil,kendisini daha yi anlayabilmesi ve daha etkili davranmasını sağlamak amacıyla davranışını gözden geçirmesini sağlamaktır.

Danışmanın yardımıyla davranşını gözden geçirme :Yüzleştirmeye karşı ideal danışan tepkisi,danışanın danışmanın söylediğini anladığını belirtmesidir.

Örnek :

Danışman:Oğlun ne zaman seninle olan ilişkisine ilişkin duygularını açıklasa,onun senin  ilişkiye bakışınla hemfikir olduğunu belirten sözlerin neler olacağını söyleme eğilimindesin.Söylediklerinin oğlunun söylediklerinden çok farklı olduğundan onu dinlemeye niyetli olup olmadığından emin değilim.

Danışan: “Bak,ikimizde gerçekten aynı şeyi söylüyoruz!”diyebilmek için onun söylediklerini kendimce yontmaya çalışıyorum gibi görünüyor.

Bu danışan,herhangi bir şekilde,yüzleştirilen pek çok insandan çok azının yaptığı bir şeyi yapmaktadır.Önce yüzleştirmenin özünü doğru olarak anlayıp anlamadığını görmek için kontrol etmektedir.Bu tepki,danışanın kendi davranışını objektif bir bakış açısıyla ele almaya başladığının bir göstergesi olduğundan ve yüzleştirme yapan kişiye kullandığı sözcüklerin danışan tarafından çevirtilmediği görüldüğünden,oldukça önemlidir.Yapılan yüzleştirmeyi anlamaya ve ne anladığını yansıtmaya istekli olmak,danışmanın danışanın geliştirmesine yardımcı gereken bir beceridir.

SONUÇ

Yüzleştirme,danışmanın önemli bir bilgiyi danışana iletme eylemi olarak düşünülebilir.Bilgi önemli çevresel etkenler ya da danışmanın,danışanını davranışının özelliklerinin yol açtığı izlenimler hakkında olabilir.Yüzleştirme deneyimini sıkıcı yapan etken ,sunulan bilginin danışanın belleğinde genellikle olumsuz çağrışımlar uyandırmasıdır.Özellikle danışmanın içgörü şekillerinde,yüzleştirme yardım sürecinin önemli bir bölümüdür.

Yüzleştirme ister iyi ister kötü bir sonuçla noktalansın,danışmanın etkili yüzleştirme ilkelerini bilmesi önemlidir.Bu ilkeler şunlardır:

  1. eğer danışanın gözünde daha belirgin bir yer edinmek istiyorsanız yüzleştirme yapın,
  2. gerçekten istediğinize inanıyorsanız yüzleştirme yapın,
  3. danışma ilişkisi gelişmişse ya da temel güven ortamı oluşmuşsa yüzleştirme yapın,
  4. eğer danışan yüzleştirme bilgisini açık olarak algılamaya hazır değilse,o zaman danışman,yüzleştirme gerçekleştirilmeden önce danışanı bu duruma hazırlamalıdır.

Danışmanın,danışanın davranışı hakkındaki izlenimlerini belirten ek ilkeler arasında:

  1. önce değerlendirilmiş verileri gündeme getirin,
  2. gözlemler ve yargılar arasında bir ayrım yapın ve danışana sunulacak sözel mesajları belirleyin ve
  3. yüzleştirme sırasında “ben mesajını”kullanın.
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :