- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Yakın İlişkiler

Yakın İlişkiler sitemize 21 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

 Brokeback Dağı (Brokeback Mountain), yönetmenliğini Ang Lee‘nin üstlendiği, başrollerini Heath Ledger ve Jake Gyllenhaal‘un paylaştığı 2005 yılı ABD yapımı 134 dakikalık filmdir.

Pulitzer ödüllü E. Annie Proulx‘un kısa hikâyesinden uyarlanmıştır. Film, Ang Lee’nin popüler kültür ile sanat arasındaki yolculuğunun ve eşcinsel temalı sinemanın ilginç ürünleri arasında yer alır.

Brokeback Dağı, Wyoming‘deki Brokeback Dağı’nda 1963 yılında kovboyluk yaparken birbirlerine aşık olana “Ennis del Mar” (Ledger) ve “Jack Twist”in (Gyllenhaal) hikayesini anlatmaktadır. Film, takip eden 20 yıl boyunca ikilinin süregiden karmaşık ilişkisine odaklanır.

Biri çiftçi, diğeri rodeo kovboyu olan bu iki adam farklı karakterlerine rağmen birbirlerine bağlanırlar. Yaşam boyu sürecek olan bu ilişki, kopmalar ve ayrılıklar yaşayacak fakat iki aşığı her zaman buluşturacaktır. Ortaya, kulaktan kulağa yayılacak, aşka dair güçlü tonlar barındıran efsanevi bir hikâye çıkacaktır.

Brokeback Mountain, dağların hüzünlü ve yalnız soğuğundan sızan bir aşkı anlatıyor: İki kovboy arasında, neredeyse kazara doğan bir aşkın hikayesini. Onlarınki, çakallar, ayılar ve koyun sürüleriyle paylaştıkları geniş arazilerde sürünerek ortaya çıkan ve gökyüzüne doğru bastırılmış bir çığlık gibi büyüyen bir aşk.

Film, 1963 Yazı’nda Wyoming’de başlar. On dokuz yaşında iki genç, Jack Twist (Jake Gyllenhaal) ve Ennis Del Mar (Heath Ledger), yeni patronları Joe Aguirre’ı (Randy Quaid) beklemektedir. Patron gelir ve onlara, büyük bir koyun sürüsünü Rocky Mountains‘ın/Rocky Dağları’nın geniş otlaklarından geçirip pazara, satmaya götürmelerini söyler. Tanışırlar ve arkadaş olurlar. Bundan sonraki görüntüler, dağların olağanüstü güzellikteki uçsuz bucaksız ovalarında, iki adamın koyun sürüsünü götürürken kamp kurması, yemek pişirmesi ve birbirlerinin erkeksiliğine duyduğu saygıyı anlatır.

Ennis daha içine kapanık, rodeocuların arasında büyüyen, Jack ise daha konuşkandır. Buradan Jack’in daha girişken, Ennis’in ise daha çekingen olduğunu çıkartabiliriz. Kamp ateşinin yanında, çakırkeyif akşamlarda birbirlerine hayatlarını anlatırlar. Jack’in babasıyla arası hiçbir zaman iyi olmamıştır, Ennis ise anne ve babasını küçükken kaybetmiştir ve onu ablasıyla ağabeyi büyütmüştür. Bir gece Brokeback Mountain yakınında sıcaklık sıfırın altına düşer, Jack, Ennis’i ısınması ve öksürüğünün kesilmesi için kendi çadırına davet eder. Kısa bir süre sonra, filmin tek sevişme sahnesinde, Ennis Jack’in üzerindedir ve bu olaydan sonra, zaman zaman birbirlerine yaklaşsalar da, ‘homo’ olduklarını inkar ederler. Burada ikiside homofobileriyle yüzleşirler ve bir kargaşa yaşarlar. Hissettikleriyle nasıl başa çıkabileceklerini bilememektedirler. 1963’te henüz ‘eşcinsel’ kelimesini bile duymamış bu iki kovboyun arasındaki cinsellik de acemice, hızlı, kaba ve gürültülü şakalar şeklinde yaşanır, sanki kavga ediyorlarmış gibi…

Bu yakınlaşmalardan biri yaşanırken, Aguirre beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar ve onları görür, bunun üzerine bir sonraki yıl Jack’e iş vermeyi reddeder. Koyunları pazara ulaştırdıktan sonra herkes kendi yoluna gider ve aradan dört yıl geçer. Ennis Alma’yla (Michelle Williams) evlenir ve iki kızları olur. Jack, rodeo kraliçesi Lureen’le (Anne Hathaway) evlenip Teksas’a yerleşir ve babasının işinin başına geçer. 1968 yılında bir gün, heteroseksüel evlilik hayatının tekdüzeliğinde yaşayıp giderlerken, Jack, Ennis’e bir kart yollar, Wyoming’e geleceğini yazmaktadır ve Ennis’in onu görmek isteyip istemediğini sorar. Ennis’in kartındaki cevap kısa ve nettir: ‘Elbette!’. Jack geldiğinde, Ennis’in evinin hemen önünde tutkuyla öpüşürler… Alma, onları öpüşürken mutfağın penceresinden görür ama ses çıkarmaz, onların arasındaki tutkuya saygı duyar, kocasının Jack’le bir içki içmek için buluşmasına izin verir ama Ennis evden çıktığı anda göz yaşlarına boğulur. Ennis ve Jack geceyi bir motelde geçirirler, bu kadar özledikten sonra birbirlerine dokunmanın tadını çıkararak…

Fakat şimdi de kendilerini bir ikilemin ortasında bulurlar. Aralarındaki aşk o kadar derindir ki, bunu yaşamaktan vazgeçip eşlerine dönemezler. Böylece, her yıl birkaç gün Brokeback Mountain‘abalık tutmaya’ gittiklerinde görüşmeye karar verirler. Jack ve Ennis birlikte balık tutmaya çıktıkları bir gün, akşam olunca kamp ateşinin başında konuşmaya başlarlar:

Jack: Biliyor musun böyle olabilirdi, her zaman böyle olabilirdi.

Enis: Öyle mi? Sen nasıl anladın bunu?

Jack: İkimizin bir yerlerde çiftliği olsaydı. Küçük bir inek çiftliği? Güzel bir hayatımız olurdu. Loureen’in babası kaçıp gideyim diye neredeyse maaş bile vermiyor. Zaten ima da etti. (Burada Jack bu ilişkiden ve Enis’ten beklentilerini aktarıyor)

Ennis: Hayır, ben söylüyorum bu şekilde olamaz. Teksas’ta karın ve bebeğin var. Biliyorsun benim hayatımda Riverton’da.

Jack: Öyle mi? Alma ve seninki hayat mı?

Ennis: Alma hakkında böyle konuşma, bu onun hatası değil…. Asıl mesele… Yine biradayız ve bu his tekrardan yanlış yerde, yanlış zamanda ölü sayılırız. Söylüyorum, iki yaşlı herif vardı, beraber çiftlik kurdular ve evlerini. Earl ve Ritch. Ve kasabanın alay konusu oldular her ne kadar kart piliç olsalar da. Her neyse Earl’ü bir kanalda ölü buldular. Cesetten demir çıkarmışlar. Mahmuzlamışlar, kopana kadar aletinden bağlayıp sürüklemişler.

Jack: Sen gördün mü?

Ennis: Evet, 9 yaşındaydım. Babam, ağabeyimle görmemi istedi. Tek bildiğim işi yaptığı. İki herif beraber yaşıyor öylemi? Hayatta olmaz. Arada bir görüşebiliriz, cehennemin ortasında olsa bile ama… (Ennis burada Jack’in beraber yalnız bir çiftlik kurarak orada yaşamalarına dair beklentisine karşı çıkıyor. Neden olarak da kültürel etmenleri neden göstererek toplumun buna karşı çıkacağını ifade ediyor).

Jack: (şaşırmış bir şekilde) Arada bir mi? Her 4 yılda bir mi?

Ennis: Eğer düzeltemiyorsan, Jack, katlanmalısın.

Jack: Ne zamana kadar?

Ennis: Becerebildiğimiz kadar. Bu işin sonu yok.

Böylece dağınık, iniş çıkışlı ve acı verici bir süreç başlar. İkisi de başkalarıyla evli bir kadın ve bir adam, tanıştıklarının ertesi günü aynı yatakta uyanırlar. Aralarında az iletişim vardır ve çok az paylaşım vardır. Böylece bağımlı bir ilişki yaşamaya başlarlar. Her yıl aynı hafta sonu buluşmaya karar verirler. Alma bu biseksüel hayata daha fazla katlanamaz ve sonunda Ennis’ten boşanır. Ennis nafaka öder ve çocukların vekaleti anneye verilir. Bunun üzerine Jack, artık beraber o hayal ettiği çiftlikte yaşayabileceklerini düşünerek Ennis’i görmeye koşar. Fakat Ennis çocuklarını her zaman göremediğini ve boş vakitlerinde çocuklarıyla beraber olması gerektiğini söyler. Ennis onu gitgide daha az görmeye başlar, ya tutkusu artık eski şiddetini kaybetmiştir ya da diğer insanlar tarafından dışlanmaktan korkuyordur. Jack bunun üzerine cinsel arzularını doyurma ihtiyacıyla biseksüel ilişkilerin yaşanabildiği Meksika’ya gider ve orada bir erkekle beraber olur. Yani Jack Ennis’i aldatır. Aylar sonra yine Brokeback Dağı’na gittikleri bir gün, akşam kamp ateşinin yanında konuşmaya başlarlar:

Jack: Eminim gece kar yağacak.

Ennis: Evet.

Jack: Bunca zaman evlenecek birini bulamadın mı?

Ennis: Rivertonda güzel biriyle takılıyorum. Bir garson, hemşireliğe gitmek istiyor. Bilmiyorum. Ya sen ve Lureen?

Jack: Lureen makine sektöründe bayağı becerikli, ama evliliğim sürdükçe telefonda da halledebiliriz…. (sessizlik) Childrees’te işçibaşının karısıyla bir şeyler yaşadım. Her yanına gittiğimde ya Loreen ya da onun kocası bizi vuracak diye korkuyorum.

Ennis: (gülümseyerek) Muhtemelen hakketmişsindir.

Jack:… (sessizlik) Şunu söyleyeyim, işin aslı, bazen seni o kadar özlüyorum ki dayanamıyorum. (Burada Jack içten davranarak Ennis’e  ona olan duygularını ifade etmiştir)

Sabah olur, eşyaları arabaya koyup eve dönme vakti gelince arabalarına binmeden önce konuşmaya başlarlar:

Jack: Sanırım Lightning Flat’a doğru gideceğim. Bir-iki gün benimkileri görürüm.

Ennis: Sana söylemek istediğim şeyler var ahbap. Kasımdan önce buraya gelemem. Stokları döndüreceğim ve sonra da kış için hazırlık yaparız.

Jack: Kasım? Ağustosa ne oldu ki?… (sinirlenerek) Tanrım, Ennis! Bunu bana söylemek için bir haftan vardı. Neden hep bu soğuktayız? Güneye gidelim, sıcak yerlere. Meksika’ya gidelim.

Ennis: Meksika mı? Lanet olsun Jack, beni tanıyorsun. Yaptığım en uzun seyahat demliği tutmak için bir bez aramak oluyor. Hadi Jack, aydınlat beni. Kasımda avlanabiliriz. Bir geyik yakalarız. Don Wroe’nun  klübesini tekrar alabilirsem. Geçen yıl güzeldi, değil mi?

Jack: Zaman asla yetmiyor, asla yetmiyor. Biliyorsun dostum, bu lanet olası tatminsiz bir pozisyon. Eskiden daha sık gelirdin, artık Papa’yı görmek gibi oldu.

Ennis: Jack, çalışmam lazım, huh? Yani eski günlerde işi bırakabilirdim. Sen… Eskiden fakir olmanın nasıl olduğunu unuttun mu. Çocuk desteğini duydun mu? Şunu söyleyeyim. Bu işi bırakamam, ve izinde alamam. Bu sıralar olmaz, sezon sonu Ağustosta. Daha iyi bir fikrin var mı?

Jack: (içini çekerek)  Vardı.

Ennis: Var mıydı. Hiç Meksika’ya gittin mi Jack Twist? Çünkü senin gibiler için Meksika’da neler olduğunu duydum.

Jack: Lanet olsun evet Meksika’ya gittim. Çok mu önemli?

Ennis: (sinirlenerek) Lanet olası Jack Twist şunu bil ki ben aptal değilim, aptal değilim. Bilmediklerimi, bilmediğim tüm o lanet şeyleri öğrenirsem seni öldürürüm. Şaka yapmıyorum. (Ennis Jack’in Meksika’ya gittiğini öğrendiğinde buna sert bir tepki gösterir ve onu kıskanır) ( Ennis arabasına binmek için yönelir)

Jack: Şunu dinle, bir kez söyleyeceğim.

Ennis: (Jack’e dönerek yüksek ses tonuyla) Devam et!

Jack: (bağırarak) Sana diyeceğim. Güzel bir hayatımız olabilirdi, gerçekten güzel bir hayat. Kendi yerimiz olabilirdi, ama sen istemedin Ennis. Şimdi tek sahip olduğumuz bu Brokeback Dağı. Üzerindeki her şey, bize kalan bu adamım, hepsi bu. Yani sen asla gerisini bilmiyorsun. Lanet olsun… 20 yıldır beraber olduğumuz bu kadarcık zamana rağmen… Bana tasma takıp, Meksika’yı mı soruyorsun. Zar zor yapıp ihtiyacını duyduğum şey için beni öldüreceğini mi söylüyorsun. Bunun ne kadar zor olduğunun farkında bile değilsin. Ben sen değilim, yapamam…… Yüksek rakımda yılda bir iki sevişme yetmez. Sen bana fazlasın, Ennis. Keşke seni nasıl bırakacağımı bilseydim.

Ennis: (ağlayarak) Neden yapmıyorsun? Neden beni bırakmıyorsun, huh? Bu senin yüzünden Jack, bu yüzden böyleyim. Hiç birşeyim…hiç biryerdeyim… Bırak beni!

Jack: (Jack ona sarılarak yatıştırmaya çalışır) Shh, shh, her şey yolunda, her şey yolunda.

Ennis:.Artık buna katlanamıyorum Jack.

 Ledger ve Gyllenhall’ın oyunculuk gücü hayranlık uyandırıyor, daha naif bir kişiliği olan Jack’in duyduğu acı ve hayal kırıklığının, herşeyi daha net bir farkındalık içinde yaşayan Ennis’in göz bebeklerinde yansımasını, filmi izlerken iliklerinizde hissediyorsunuz…

Jack, cinsel arzularını doyurma ihtiyacıyla tekrar tek gecelik ilişkiler yaşamaya başlar ve bir gün, onun fazla ileri gittiğini düşünen iki kişi tarafından öldürülür.

Ölümsüz aşk, gücünü ulaşılamaz oluşundan alır. Ennis bu ulaşılmazlığı, Jack’le tam anlamıyla beraber olmaktan kaçınarak yaratmıştır. Jack’in ölümünden sonra Ennis’in, onun ailesinin Wyoming’teki evini ziyaret ettiği sahne kuşkusuz filmin en etkileyici sahnesi. Ennis Jack öldüğünde ailesinden onun eski bir gömleğini alır, ona karşı duyduğu özlemi ve onu kaybetmenin verdiği acıyı hafifletebilmek için…

Brokeback Mountain da, 60’ların ve 70’lerin Orta Amerika’sında yaşanan homofobi konusunu işliyor ve belki de birçok insanı böylece, eşcinsel çiftlerin evliliğine, dini liderlerinin aşıladığı nefret yüzünden önyargıyla bakmayı bir yana bırakıp, bazı şeyleri sorgulamaya teşvik ediyor.

Amerikan -kovboy- kültüründeki bastırılmış eşcinsel erotizmini göz önüne seren Brokeback Mountain, sırf bu özelliğinden dolayı bile bir marka haline gelebilir. Amerikan film tarihi, uzun bir ‘kovboy’ ve ‘eski dost’ filmleri listesine sahiptir ama bunların hepsi de sadece erkeksiliği ve erkekler arası bağı anlatır ancak hiçbiri konunun gölgede kalan yanını irdeleme cesaretini gösteremez. Brokeback Mountain‘ın, homofobinin, zorunlu heteroseksüelliğin ve gizli biseksüelliğin yaygın olduğu yerlerde olumsuz tepkiler alacağı düşüncesindeyim.

                                 

 

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :