- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Uyumsuz Çocuklar ve Eğitimi

Uyumsuz Çocuklar ve Eğitimi sitemize 20 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

UYUMSUZ ÇOCUKLAR VE EĞİTİMİ

Yirminci yüzyılın son ikinci yarısı baş döndürücü değişikliklerin olduğu bir dönem olmuştur ve olmaktadır .Teknolojik gelişmeler, ulaşım ve iletişim araçlarının son derece gelişmesi , sosyal ilişkilerin sınırsız bir şekil alması, ekonomik , siyasal, kültürel alanlarda büyük değişmeler ve gelişmeler bunun yapıcısı ve yaratıcısı olan insanın kendisinde bir seri uyum sorunları yaratmaktadır .Bu değişiklikler ve gelişmişlik insanda bir çok yeni ihtiyaçlar ortaya çıkarmaktadır. Bu, gidişe ayak uydurmak için itici bir kuvvet olmaktadır .Buna ayak uydurabilenler uyumlu, uyduramayanlar ise ayak uyduramadığı oranda uyum problemleri ile yüz yüze gelmektedir .

Bizim burada incelemek istediğimiz daha çok çocuklar ve gençlerde görülen uyumsuzluklar , nedenleri , çeşitli korunma ve düzeltme yolları olacaktır. Bunun sağlanması için önce uyumdan ne anlatmak istediğimizi açıklamak uygun olacaktır .Çünkü bu terim çeşitli disiplinleri temsil eden kimseler tararından farklı şekilde kullanılmaktadır .Önce uyumun belli başlı

-tanımlarını açıklamak ve sonrada mahiyetini özetlemek bu konuda açık bir bilgi kazanmamıza, düşüncelerimize yön vermemize hizmet edecektir.

  1. UYUM VE UYUMSUZLUĞUN TANIMI VE MAHİYETİ

Birçok yazarlar uyumu kendi açılarından farklı şekilde tanımlamaya çalışmışlardır .Bunlar arasında müşterek taraftar çok olmakla beraber tek taraflı olduğu dikkati çekmektedir. Türk Dil Kurumu’nun yayınladığı Türkçe Sözlükte ”UYUM: bir tümün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk şeklinde açıklanmaktadır. C.V .GOOD’un Eğitim Sözlüğünde UYUM: çevreye ve çevredeki değişikliklere uygun davranış şekilleri bulma ve uydurma sürecidir” şeklinde tanımlanmaktadır .

Sosyal Açıdan Uyum:

  1. Bireyin çevredeki değişiklikleri anlaması ve bunlara uygun davranışlarda bulunmasıdır .
  2. Çevresindeki ilişki kurduğu insan isteklerine uygun davranışlarda bulunmasıdır .
  3. Mensup olduğu toplumun sosyal değer yargılarına göre hareket etmesidir.
  4. Çevresindeki yeniliklere uygun davranışlarda bulunmasıdır .

-114 –

Biyolojik Açıdan Uyum:

  1. Bireyin kendinde bünyesinde olan değişiklikleri anlaması ve uymasıdır.
  2. Bireyin kendinde olan biyolojik değişiklikleri bilmesi ve bu değişikliklere uygun davranış ve tutumlar alabilmesidir .

Genel Olarak Uyum:

a.Bireyin çevreden gelen uyaranlara uygun tepkilerde bulunmasıdır .

  1. Bireyin yeni durumlara uymasıdır.

c.Bireyin çevresindeki uyaranlara istenilen davranışları gösterebilmesidir .

  1. Bireyin çevresinin isteklerine uygun tutum ve davranışlar gösterebilmesidir .vb.

Şeklinde tanımlanmaktadır .Bunları eş anlamlı kelimelerle aynı manaya gelecek şekilde yapılan tanımlarla çoğaltmak mümkündür. Fakat gereği yoktur .Ancak biz burada bu tanımların ortak taraflarını kapsayan bir tanım yapmak istersek uyumu şöyle tanımlamak uygun olacaktır .

UYUM: Bireyin sahip olduğu özelliklerinin kendi benliği ile ve içinde bulunduğu çevre arasında dengeli bir ilişki kurabilme ve sürdürebilmesidir denilebilir .Bu tanım Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü çalışmaları sırasında benimsenmiş. İlköğretim Genel Müdürlüğü Eğitim Reformu Özel Eğitim Kurumları Çalışma Grubu’nca da rapora aynen alınmıştır.

UYUMUN MAHİYETİ

Uyum sadece sosyal çevrenin isteklerine ve değişikliklerine uygun tepki, davranış ve tutum gösterme şeklinde anlaşılmamalıdır .Birey bir robot değildir .Birey doğduğu günden itibaren yaşamı boyunca sürekli bir değişme ve gelişme içerisindedir .Bu değişiklik ve gelişmeler bazı dönemlerde yavaştır .Bireyin birbirleriyle iç içe girmiş devamlı etkileşim halinde bulunan bir sosyal, psikolojik zihni. duygusal ve biyolojik yaşamı vardır. Bunların ahenkli biçimde birleşmesi bireyin tüm yaşamını oluşturur. Diğer bir deyimle bireyin zihni. psikolojik. duygusal sosyal ve biyolojik yaşamı bir bütündür. Sürekli olarak birbirini etkiler. İç içedir. ayrılması mümkün değildir.

Bireyin önce kendi bünyesinde olan zihni, psikolojik. sosyal ve duygusal değişiklikleri anlaması bilmesi. kabul etmesi ve bu değişmelere uygun davranışlar ve tutum göstermesi gerekir . Bunun yanında her birey sosyal bir

-115 –

yaratıktır. Bir toplumun üyesidir .Çevresinde birçok insanlarla ilişki kurmaktadır .Onlarla ahenkli ve olumlu ilişkiler kurması uyumun ikinci yönüdür .Hem bireyin tüm yaşamını meydana getiren unsurlardaki değişiklikleri ve hem de sosyal yaşamını, diğer insanlarla olan ilişkilerini ahenkli bir şekilde birleştirmesi uyumunu oluşturur .Birey , kendi benliği ve çevresiyle dengeli ve etkili ilişki kurma, geliştirme ve sürdürmek suretiyle uyum sağlayabilir .

Uyumun bu kısa açıklamasından sonra inceleme konusu olarak aldığımız uyumsuz çocukların tanımını aşağıdaki şekilde yapmak mümkün ve uygun olacaktır.

UYUMSUZ ÇOCUKLARIN TANIMI:

Kendi benliği ile ve çevresiyle dengeli ve etkili ilişki kurma, geliştirme ve sürdürmede güçlük çeken ve bu yüzden gelişimleri sekteye uğrayan ve çevresindekilerin olağan ilişkileri ile düzeltilemeyen davranış kalıplarına sahip olan çocuklara UYUMSUZ ÇOCUKLAR denir.

Davranış ve uyum özellikleri yönünden özel eğitime muhtaç çocuklar için yukarıda tanım genellikle kabul edilebilen kapsamlı bir tanım sayılabilir . Bunun yanında bu gruba giren çocukların genel bir sınıflandırılmasının ve alt gruptakilerin birer tanımlarını yapmak konunun ayrıntılı olarak ortaya çıkarılabilmesi için uygun olacaktır .

Davranış ve uyum özellikleri yönünden özel eğitime muhtaç çocuklar iki gruba ayrılırlar: Bunlar ,

  1. Duygusal Güçlüğü Olan Çocuklar:

Duygusal güçlükleri kendi gelişmelerini ya da diğer insanlarla olan ilişkilerini zorlaştırdığı için özel eğitim tedbirlerini gerektiren çocuklardır.

  1. Sosyal Uyumsuzluğu Olan Çocuklar: Bunlar da üç alt gruba ayrılırlar .
  2. Suça yönelmiş olan çocuklar ,

Davranışları, sosyal çevreleri, ana-baba tutumları veya kişisel özellikleri nedeniyle suç işlemeye yatkın veya suç işleme tehlikesi içinde bulunan çocuklardır .

-116 –

  1. Suçlu Çocuklar

Türkiye Cumhuriyeti Kanunu ve mevzuatı cezai hükümleri giren davranışları ile hüküm giymiş çocuklardır .

  1. Korunmaya Muhtaç Çocuklar,

Beden, ruh ve ahlak gelişimleri tehlikede olup; ana ve babasız, ana ve babası belli olmayan , ana ve babası tararından terk edilen, ana ve babası tararından ihmal edilip fuhşa, dilenciliğe, alkollü içkilere veya uyuşturucu maddeleri kullanmaya veya serseriliğe sürüklenmek tehlikesine maruz bulunan çocuklardır .

Korunmaya muhtaç çocuklar ayrı bir konu olarak ayrıntılı Olarak incelenmeye değer bir konu olduğundan , özel olarak ayrıca incelenecektir . Burada sadece davranış ve uyum özellikleri yönünden özel eğitme muhtaç ; oldukları için sınıflandırma içinde yer verilmiştir.

UYUMSUZ ÇOCUKLAR İÇİN KULLANILAN TERİMLER

Dilimizde uyumsuz çocuklar için kullanılan birçok terimler vardır .Bunlar tıp mensuplarına, eğitimcilere, halka, biraz dil bilen kimselere göre çok farklı olarak dağılmaktadır. Bunlardan bir kısmı bir uyumsuzluğun adı olan terimi, diğer bir kısmı İngilizce ve Fransızcasını , bir kısım halk ise kendi kullandığını söylemektedir. Bunların bilinmesi uyumsuzluk ile kastedilen şeyi veya eş anlamlılarını an.laması için önemlidir .Bunları şöyle özetleyebiliriz, davranış bozukluğu olan çocuklar , karakter bozukluğu olan çocuklar , atipik çocuklar , anormal çocuklar , antisosyal çocuklar , asosyal çocuklar , sosyopedik, disosyal , heyecansal bozukluğu olan çocuklar , Duygusal bozukluğu olan çocuklar , uyumsuz, intibaksız, kaçak, serseri, suça yönelmiş, suça giden, suçlu, kriminal, dejenere manyak, dengesiz, sıkıntılı, anksiyeteli, egosantrik, deprime, atak, uyuşuk, egoist, merdümgiriz, hoyrat, hayalperest, ters tabiatlı, vehimli, enüresis, enüretik, asabi, sinirli, haşin, gaddar, güç, çetin, sadist, mazohist, sapık, kavgacı, kaba ve terbiyesi güç çocuklar gibi terimler kullanılmaktadır .Bütün bu terimler ya belirgin bir uyumsuzluğu ya da tüm uyumsuzlukları anlatmak için kullanılmaktadır .

UYUMSUZ ÇOCUKLARDA SIK SIK GÖRÜLEN DAVRANIŞ BELİRTİLERİ

Uyumsuz çocuklar günlük yaşamlarında sistemli olarak gözlendiğinde aşağıdaki davranışların bir çoğunu sık sık tekrarlarlar bu davranışların bir çocukta sürekli olarak görülmesi uyumsuzluğundan şüphe edilmesi için önemli ipuçlarıdır. Bunlar:

1 .Sinirli sinirli hareket ederler .Sinirlilik gösterirler .

  1. Huzursuz ve rahatsızdırlar.

3 .Adale seğirmeleri görülür .

  1. Sınırlı okul çalışmalarına karşı ilgi ve motivasyonları çok sınırlıdır .

Azdır . Bazen hiç ilgilenmezler .

  1. Okula sık sık devam etmezler.
  2. Okuldan hoşlanmazlar

7 .Akademik çalışmalarda belirgin şekilde başarısızlık gösterirler .

8 .Kıskançlıktan çok belirgindir , gizleyemezler .

9 .Aşırı derecede yarışma arzusu duyarlar .

  1. Yarışmalardan bilhassa başaramayacakları yarışmalardan kolayca çekilirler .Devam etmezler .
  2. Kaşınmaları çok serttir .Kaşıdıkları yerde derin izler bırakır .Hatta uzun tırnaklı olanlar kaşıdıkları yerleri kanatacak derecede zarar verirler .
  3. Tırnaklarını yer, ısırırlar.

13 .Belirgin şekilde dikkatsizdirler .

  1. Eleştirilere-tenkide-karşı aşırı hassasiyet gösterirler.
  2. Konuşmak istemezler. Konuşmada birçok özürler gösterirler.
  3. Başkalarını aldatırlar. Sık sık bunu yapmaktan zevk duyarlar.

17 .Sportmenlik çok zayıftır. Oyun bozanlığı çok severler.

  1. Bir iş veya meşgalede bulunurken veya akranları ile oynarken kaza yapma eğilimi gösterirler .

-118 –

19 .Belirli alanlarda çöküntü duyarlar .

20 .Kolayca hüsrana kapılırlar .

  1. Devamlı gerilim içinde görünürler.

23 .Bazen fazla bazen çok düşük hareketlilik gösterirler .Bu iki kutup arasında değişiklik gösterirler .

24 .Belirgin şekilde kolayca bozulurlar veya şaşkınlık gösterirler .

  1. Sık sık ağız kavgası yaparlar.
  2. Kabadayılık ve zorbalık ederler.

27 .Kolayca gücenir ve kırılırlar.

  1. Sık sık kavga ederler.

29 .Daima kendilerini başkalarına karşı savunurlar .

30 .Ayırıcılık ve etkinlikleri çatlatmaya çalışırlar .

  1. Sık sık çalarlar.
  2. Yalan söylerler.

33 .Tahripkardırlar .

  1. Otoriteye karşı direnirler .

35 .Kendi kendilerini methederler .

  1. Akranlarından hoşlanmazlar. Onlardan korkarlar .Onlar hakkında kötü şeyler düşünürler .

37 .Enerjilerini belli bir alanda toplayamazlar .

38 .Kronik şekilde hastalıklardan şikayet ederler .

  1. Baş dönmesi ve yorgun olduklarından çok sık şikayet ederler.

-119 –

  1. Başkaları tararından kendilerine iyi bir insan muamelesi yapılmadığından şikayet ederler’.
  2. Öfke nöbetleri gösterirler .Sebepsiz olarak bağırır , çağırır, dikkati çekmek isterler .
  3. Sık sık iç çekme, saçlarını kıvırma ve çekmeler görülür .

43 .Çok neşesiz , münzevi(yalnız) olurlar .Bazen ağlama nöbetleri gösterirler .

  1. Grubun aldığı kararlara uymazlar. Grupla başları hoş değildir.
  2. Diğer çocuklar tararından farkına varılmaz, kendisinden ne hoşlanılır ne de hoşlanılmaz.
  3. Utangaç, korkak, ürkek, korkulu endişeli, şüpheci, son derece sakindirler .Maalesef genellikle çok tehlikeli olan bu davranışları gösteren çocuklar öğretmenleri , aileleri tararından sevilirler , hatta takdir edilirler .

47 .Hallüsinasyonları vardır .Gündüz rüyası görürler .Başkaları için zararsızdırlar .Kendi aleminde yaşamayı tercih ederler .

  1. Yüz yüze geldiği problemleri kendi başına çözmeye çalışır. Birçok problemlerinin çözümünde kimseden yardım istemez, kendi içine atar. Birçok problemleri çözümsüz kalır .

49 .Grupla çalışmayı çok zor bulur .Başkaları ile olduğu zaman dinlenemez gerginlik duyar .

  1. Kendi kendine güvenemez. Fikirlerini çok değersiz görür. Belirgin şekilde aşağılık duygusuna kapılır .

Yukarıda sayılan ve 50 hususta özetlenmeye çalışılan özelliklerin hepsinin bir uyumsuz çocukta görülmesi düşünülmemelidir .Bunlardan belki birkaçı belki de uyumsuzluğun derecesiyle orantılı olarak bir çoğunu bir çocukta görmek mümkün olabilir .Ancak hatırda tutulması gereken bir gerçek vardı.r ki o da, bu hallerden ve belirtilerden hepsi denecek kadar büyük bir çoğunluk zaman zaman her normal insanda görülebilen davranışlardır. Uyum problemi olan çocuklar veya gençlerde bu hal sı.k sık görülür .Süreklilik olduğu takdirde bu haller uyumsuzluk için yeterli belirtiler olarak görülebilir. Diğer bir deyimle, yukarıda da sıralanan birkaç davranış görüntüsünü ara sıra

-120-

gösteren çocuk veya bir gencin uyumsuzluğundan şüphelenmek yersiz ve gereksiz bir tutum olur .

UYUMSUZLUKLARIN GENEL NÜFUSTAKİ SAYILARI VE ORANLARI İLE ÜLKEMİZDEKİ DURUM

Gün geçtikçe hızlı sosyal, teknolojik, ekonomik, bilimsel değişmeler ve gelişmeler oldukça, bireyin uyması gereken yeni yeni koşullarda artmaktadır . Bu durumun uyumsuzlukları da artırmakta olduğu herkesçe bilinen ve kabul edilecek kadar açık bir gerçek olmuştur .

Ancak bugün uyumsuz çocukların genel nüfustaki oranları ve sayıları hakkında son zamanlarda yapılan güvenilir bir araştırma yoktur . Fakat   davranış bozukluğu olan uyumsuz çocukların okul çağ nüfusundaki oranı a yüzde bir iki olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde de bu konuda hiçbir   araştırma yapılmamıştır .Bu oranı ülkemiz için de geçerli bir oran olarak kabul edersek bu alandaki durumu aşağıdaki şekilde görebiliriz.

Ülkemizde 1980-1981 öğretim yılında 7-14 yaş grubundaki çocuk sayısı 10.174.500 dür. Bunlardan % 1 ‘ini uyumsuz kabul edersek 10.745 uyumsuz çocuk var diyebiliriz. Diğer bir deyimle, sadece 7-14 yaş grubundaki çocuklar arasında özel olarak eğitim görmesi gereken 101.745 çocuk vardır denebilir. Bunlara özle şartlar altında özel eğitim verilmesi gerektiği söylenebilir.

Bu konuda ülkemizde bir atılım olarak 1953 yılı Temmuz ayında İstanbul’a 35.km uzaklıkta deniz kıyısında Ağaçlı köyünde bir yurt açılmış ve 22 çocuk toplanarak bu yurda gönderilerek eğitilmeye başlanmıştı. Ancak yetersiz tedbirler yüzünden yurt kısa zamanda dağılmış ve yerini korunmaya muhtaç çocuklar için faaliyet gösteren yetiştirme yurduna terk etmiştir. Daha sonra İstanbul’ da Anadolu adı altında eğitimi güç kız çocukları için bir okul daha açılmıştır. Halen bu okula 72 öğrenci devam etmektedir.

Normal olarak ilköğrenime devam eden çocuklar arasında bulunduğu tahmin edilen 10.745 çocuktan yalnız 72 sinin özel eğitim olanaklarına kavuşmuş olması 10.673 çocuğun kendi kaderlerine terk edilmesi durumun nicelik yönünü açıklamaya yetecektir. Kaldı ki bu bir kısmının klinik tip ve ağır derecede geri zekalı olması kurumun görevlendirilen öğretmenler normal ilkokullar için hazırlanan öğretmenlerdir .Bu konuda her hangi bir özel

Lloyd M.Dunn. Exceptional children in The schools New York 1963(17) eğitim görmek şöyle dursun birçoğunun normal okullardaki çocuklarla da öğrenim tecrübesi yoktur . Stajyer öğretmendir .Okul çok eski bir bina olup eğitimi güç çocukların okulunda bulundurulması gereken özel tesislere ve şamara sahip değildir .Bütün bunlara ek olarak sık sık öğretmen değişimi

-121 –

olmakta, çok ağır hizmet yapan bu öğretmenlere doyurucu bir ek görev ücreti verilmemektedir .

Bunun dışında ülkemizde ne normal okullar bünyesinde ne de yatılı okullar bünyesinde ne de yatılı okullardan hiçbiri açılmamıştır. Sadece bu durumda olan çocukların ailelerinin müracaatı üzerine incelemelerinin yapıldığı rehberlik merkezleri vardır .Rehberlik merkezlerinde çocukların durumları incelenmekte ve yollayan kurumlara veya getiren ailelere gereken   tavsiyeler yapılmaktadır .Bunun dışında özel bir eğitim uygulaması ve sistemli düzeltici tedbirler alınmamaktadır .Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin sayısı 1972-1973 öğretim yılında 17’ye çıkarılmıştır .Ancak Rehberlik ve Araştırma merkezlerinde çalışacak uzman personel yetiştirmek ve bu konuda istenilen hizmetleri gereği gibi yapacak kimseleri yetiştiren bir kurum yoktur .Atanan personeli bu konuda işbaşında yetiştirecek yeterli bir eğitim programı da uygulanmamaktadır .Bütün bunlar uyumsuz çocuklar alanında verilen ‘hizmetlerin yeterlik durumunu açıklamaya yetecektir .

Ülkemizde uyumsuz çocuklara çağdaş düzeyde hizmet götürülebilmesi ve bu çocuklarında mutlu ve uyumlu yaşam sürdürebilmelerini sağlayabilmek için 10 öğrenciye bir öğretmen yetiştirmek istersek bugün ilköğrenimde bulunan uyumsuz çocuklarımızın eğitimleri için 10174 özel şekilde yetişmiş öğretmene ihtiyaç vardır .Her iki yüz uyumsuz çocuğa bir okul düşünecek olsak 5068 özel okul ve özel şekilde yetişmiş yöneticiye, 5028 yönetici yardımcısına, en az 5028 psikolog, 5028 Psikiatrist, 5008 Sosyal araştırıcı , 5008 ölçme eğitim uzmanı , 5008 boş zamanları değerlendirme ve .meşgale terapistine ihtiyacımız vardır. Ne acıdır ki her toplum için çok önemli problemler çıkaracak ve toplumu büyük huzursuzluklara sevk edecek olan bu çocukların genç yaşlarında ve eğitimlerine önem verilmemekte acı sonuçların cezalandırılması için gerekli tedbirlere ölü yatırımlar yapılmaktadır . Mutlu yaşam için değil mutsuzluğun sonucu olarak ortaya çıkan suçların cezalandırılması için lüzumsuz harcamalar yapılmakta, mutsuzluğu daha da artırmaktadır .

-122-

  1. UYUMSUZLUĞUN NEDENLERİ

Uyumsuzluk bir grup nedenin ortaya çıkardığı genellikle geçici bir durumdur .Uyumsuzluğun nedenleri bulunup ortadan kaldırılınca bu durumda ortadan kalkacaktır .Uyumsuzluğa neden olan haller kontrol edilirse uyum problemleri ortaya çıkmayacaktır .Her davranışın bir nedeni bir amacı vardır . Birey her davranışını bedensel , ruhsal ve sosyal yaşamında bir denge sağlamak için yapar. Bize göre anlamsız bozuk, sapık sayılabilen bir davranış bireyin kendisi için hiçbir zaman öyle görülmeyebilir. Çünkü onu öyle davranmaya zorlayan bazı nedenler vardır. Bu nedenleri beş kategoriye ayırmak mümkündür .Bunlar ,

a.Kalıtım (Soyaçekim, Veraset)

  1. Bedensel nedenler,
  2. Temel İhtiyaçların Doyurulamaması.
  3. Bedeni Temel ihtiyaçların Doyurulamaması.

2.Psikolojik Temel ihtiyaçların Doyurulamaması.

  1. Sosyal Temel İhtiyaçların Doyurulamaması.
  2. Çevre Sosyo-Ekonomik Etmenler .
  3. Yanlış Eğitim.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :