- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Türk Kültüründe Adolesanların Sorunları

Türk Kültüründe Adolesanların Sorunları sitemize 20 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

TÜRK AİLESİNDE ADOLESANLARIN SORUNLARI

            ÖZET:

            T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu adına Makro Araştır Ama tarafından yapılan bu araştırmada esas olarak Türkiye genelinde, gençlerin sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma dört ayrı evreni temsil etmek üzere çok aşamalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilmiş dört farklı örnek kitleye yüz yüze anket uygulaması yöntemiyle gerçekleştirilmiştir.

            Bu dört kitle

  • Ergenlerin kendileri
  • Öğretmenler
  • İşveren, yönetici, ustabaşı
  • Ergenlerin anneleridir.

Araştırmanın saha çalışmaları 26 ilde kentsel ve kırsal kesimlerde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçları altı bölümde incelenmiştir. Birinci bölümde ergenlerle ilgili profil bilgileri verildikten sonra ikinci bölümde ergenlik sorunları üzerinde durulmaktadır. Üçüncü bölüm ergenin arkadaş ve ailesiyle ilişkileri, dördüncü bölüm ergenin kendisi ile ilgili düşünceleri konularına ayrılmıştır. Beşinci bölümde cinsellik konusu ele alındıktan sonra, ergenlerle yapılan araştırmanın altıncı ve son bölümü olan eğitim ve iletişim konusuna geçilmektedir.

ERGENLERLE YAPILAN ARAŞTIRMANIN BULGULARI

Araştırmaya katılan ergenlere göre 13 – 18 yaş grubundaki gençlerin genel olarak karşılaştıkları en önemli sorun sigaraya başlamadır. Bu sorunu kötü arkadaşlar edinme, işsizlik sorunları izlemektedir. Dördüncü sırayı uyuşturucu, beşinci sırayı alkol kullanımı, altıncı sırayı kendine güvensizlik sorunu almaktadır.

Araştırmaya katılan her 10 ergenden  9’u, kendilerinin ergenlik dönemine girdikten sonra en az bir ergenlik sorunu yaşadıklarını belirtmiştir.

Ergenlerin kendilerinin karşılaştıkları en önemli üç sorun fiziki görünüşün değişmesi, giyim –kuşama-süse düşkünlüğün artması ve karşı cinse ilginin artmasıdır. Erkeklerle kızların karşılaştıkları sorunlarda bir farklılaşma göze çarpmaktadır. Kızlarda dört sorun ön plana çıkaktadır. Fiziki görünüşün değişmesi, giyim – kuşama / süse düşkünlük, yalnızlık hissine kapılma ve içine kapanma. Erkeklerde ise ilk sırayı karşı cinse ilginin artması almakta, bunu giyim-kuşama-süse düşkünlük, fiziki görünüşün değişmesi, eve geç kalmaya başlama izlemektedir.Araştırmada saptanan,dikkati çeken önemli bir nokta, evde boş  oturan ergenlerde yalnızlık hissine kapılma,içe kapanma ve geçimsizlik/ huysuzluk sorunlarının öğrenci ve çalışanlara göre daha yoğun olarak yaşanmasıdır.

            Sorun yaşayan ergenlerin %28,5 i yaşadıkları sorunların tümünü,%37,4 ü de bazılarını çözdüklerini,%33,8 i ise hiçbirini çözemediklerini belirtmiştir.

            Sorun yaşayan ergenlere konumlarının (öğrenci,boşta,çalışan)yaşadıkları sorunları çözmeleri konusunda kolaylaştırıcı yada zorlaştırıcı bir rol oynayıp oynamadıkları da sorulmuştur.Genel olarak öğrenci olmanın sorunların çözümünde kolaylaştırıcı bir rolü olduğu gözlemlenmektedir.Evde boş oturuyor olmak ise tersine sorunların çözümünü zorlaştırıcı bir etki yapmaktadır.

            Ailelerde,ergenlere yönelik dayak olayı çok yaygın değildir.Her 10 ergenden sadece biri ailelerinde kendilerine yönelik dayak olayı yaşandığını belirtmekte,bunların çok büyük bölümü de dayakla nadiren karşılaştıklarını dile getirmektedir.aynı oran ve durum okul ve iş yerlerindeki dayak içinde geçerlidir.

            Ergenlerin %70 i sigara kullanmamakta,%30 u kullanmaktadır.Erkekler kızlara göre sigaraya daha düşkündür.Yaş ilerledikçe sigara kullananların oranı düzenli bir biçimde artmaktadır.Sigara kullanma alışkanlığı evde boş oturan ve çalışan ergenlerde,öğrenci ergenlere göre çok daha yüksektir.

            Öte yandan ergenlerin %87,2 si alkol kullanmamakta,%12,8 i kullanmaktadır. Ergenlerin %1,3 ü şimdiye kadar uyuşturucu madde kullanmayı denediklerini,%98,7 si ise denemediklerini belirtmişlerdir.

            Ergenlerin %1,6 sı bir gençlik çetesine üye olduğunu belirtmiştir,Öğretmenlerin büyük çoğunluğu (%89,1) gençlik çetesine giren öğrencilerini çetelerin zararlarını anlatarak ikna etme yoluna gideceğini söylerken,bu oran iş verenlerde %77,6 ya, annelerde ise %48,4 e gerilemektedir.

            Ergenler için boş zamanların paylaşılması konusunda arkadaşlar aileden daha önce gelmektedir.Her üç ergenden biri boş zamanlarını arkadaşlarıyla geçirmektedir.Ergenlerin sorunlarını en çok paylaştıkları kişiler yine erkek yada kız arkadaşlardır.Ergenlerin %24,8 i sorunlarını en çok erkek arkadaşlarıyla,%23 ü ise kız arkadaşlarıyla paylaştıklarını belirtmişlerdir.Sorunlarını anneleriyle paylaşanların oranı da %22,8 gibi görece yüksek bir düzeydedir.

            Ergenlerin başkalarıyla en çok paylaştıkları sorun,aile ve aile bireyleriyle olan sorunlardır.Paylaşılan sorunlar sıralamasında ikinci sırayı arkadaşlarla ilgili sorunlar almaktadır.3 sırada okul ve eğitim sorunları gelmekte,bunu karşı cinsle ilgili sorunlar izlemektedir. Ergenlerin %22,7’si aile bireylerinin hiçbiriyle çatışma içine girmemektedir. En çok çatışılan kişiler küçük erkek kardeş ve ağabeydir.

Ergenlerin oldukça önemli bir bölümü en çok çatıştıkları kişiyle bir sorun yaşayıp öfkelendiklerinde kızıp bağırmaktadır. Konuşup sorunu çözmeye çalışanların oranı sadece %13,6’dır. Oysa herhangi bir öğrencisiyle bir sorun yaşayan öğretmenlerin %66,9’u çalışanıyla bir sorun yaşayan işverenlerin %66,7’si konuşarak sorunu halletmeye çalışmaktadır.

Ergenlerin %93,3’u, anneleriyle %88,2’si kardeşleriyle, %82,3’u de babalarıyla olan mevcut ilişkilerinden memnundurlar. Buna karşılık ergenlerin kendilerinden memnun olan ergenlerin oranı %78,1 olarak belirlenmiştir.

Ergenlerin büyük bölümü kendi gelecekleri konusunda iyimserdir.

Ergenlerin yarıya yakını (%49,2) cinsellikle ilgili ilk bilgilerini arkadaşlarından almışlardır. Ergenlere cinsel bilgilerin verilmesi konusunda medyada önemli bir organdır.

Ergenlerin büyük bölümü okullarda cinsellikle ilgili derslerin konmasını yararlı bulmaktadırlar öğretmen, işveren ve annelerin ağırlıklı bölümü de aynı görüşü paylaşmaktadır.

Ergenler televizyonda cinsellikle ilgili bilimsel bilgilerin verilmesi konusuna, okullarda cinsellikle ilgili dersler konulması konusuna olduğu kadar sıcak bakmamaktadırlar. Ergenlerin sadece yarıya yakını televizyonda cinsellikle ilgili bilimsel bilgilerin verilmesini yararlı bulmaktadırlar.

Okullarında psikolojik danışma ve rehberlik servisi bulunan öğrencilerin ancak dörtte biri bu servislere başvurmuş olmalarına karşın, bunların dörtte üçü servisin sunduğu hizmetten memnun kalmıştır. Bütün öğrenci ergenlerin dörtte üçü okullarda mutlaka bu tür servislerin olması gerektiğine inanmaktadır.

Ergenlerin yarısı televizyonlarda yayınlanan gençlerin sorunlarıyla ilgili programları izlemekte, ama bu programları izleyen ergenlerin %71,5’i gibi çok yüksek bir bölümü bu programları yetersiz bulmaktadır.

SONUÇ VE ÖNERİLER

T.C. Başbakanlık Aile araştırma Kurumu tarafından yaptırılan bu araştırmada ergenlerin sorunları hem kendileri hem de yakın çevreleri açısından ele alınmış ve ergenin sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır.

Tespit edilen sorunlara baktığımızda büyük bölümünün “dışsal nitelikli” olduğu görülmektedir. Psikolojik nitelikli tek sorun “kendine güvensizlik” tir ki bu sorun 6 sırada yer almaktadır.

Sigara,alkol gibi zararlı maddelerin kullanımı gençliği tehdit eden önemli bir sorun olarak görülmektedir.Bu tür alışkanlıkların kazanılmasında ergenlik dönemi kritik bir dönemdir.Bu nedenle okullara ve çeşitli eğitim faaliyetlerinde ilk sıralarda zararlı madde kullanımının üzerinde durulmalıdır

            Araştırma sonuçları çevreyle ve arkadaşlarıyla daha çok iletişimde bulunan,okuyan ve çalışan geçliğin sorunlarla baş edebilme konusunda evde oturanlara göre daha avantajlı olduğunu göstermektedir.Bunun nedeni kendi yaşıtlarıyla ve diğer kişilerle bir arada bulunmanın kendine güven duygusu artırmasından ileri gelmektedir.O halde yapılması gereken  evde oturan geçleri yararlı faaliyetlere yöneltmek gerekir.Bu konuda halk eğitim merkezlerinden yararlanılabilir.

            Araştırmadan elde edilen veriler ergenlerin okullarda cinsellikle ilgili derslerin konulmasının yararlı bulduğunu göstermektedir.Oysa bu tür konuların konuşulması aileler tarafından “ayıp ve gizli” kalması inancıyla yasaklanmaktadır.Buda gençleri bu tür konuları öğrenmek için başka kaynaklara sevk etmekte ve yalan yanlış bilgiler öğrenilmektedir.Dolayısıyla gençlerimizin hayatlarını etkileyecek yanlışlar yapmalarını engellemek için cinsel bilgi derslerinin konulması gerekli bir ihtiyaçtır.Dersin içeriği konusunda aile ve öğrencilerin istekleri de göz önüne alınabilir.Hatta ilk aşamada seçmeli ders olarak konulabilir.Televizyonda gençlerin eğitiminde daha çok kullanılmalı ve gençleri cinsellik konusunda aydınlatacak ciddi programlar yapılmalıdır.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :