- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Türk Genci “İyi İnsan”ı Nasıl Tanımlıyor? İyi İnsan Prototipinin Kültürlerarası Araştırmasında Türk Kültürünün Konumu

Türk Genci “İyi İnsan”ı Nasıl Tanımlıyor? İyi İnsan Prototipinin Kültürlerarası Araştırmasında Türk Kültürünün Konumu sitemize 20 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Türk Genci “İyi İnsan”ı Nasıl Tanımlıyor? İyi İnsan Prototipinin Kültürlerarası Araştırmasında Türk Kültürünün Konumu

Dr. Seyda TÜRK SMITH
University of Guam, ABD

XIV. Ulusal Türk Psikoloji Kongresi
Hacettepe Üniversitesi, Ankara
6-8 Eylül 2006
Bildirinin XIV. Ulusal Psikoloji Kongresinde sunumu, University of Guam – College of Liberal Arts and Social Sciences tarafından sunucuya verilen seyahat bursuyla desteklenmiştir.
Özet

Pozitif Psikoloji alanında çalışan araştırmacılar sağlam karakter ve değerlerden yola çıkarak güzel yaşanmış bir hayatı tanımlamayı hedefler (Peterson & Seligman, 2004). Bu bildiride özetleyeceğimiz araştırma programı Türklerin de arasında bulunduğu yedi farklı kültürlerde iyi insan tanımının hangi vasıfları içerdiğini araştırarak bu hedefe katkı sağlar. Günlük sosyal-bilişsel alanda etken ve hemen akla gelen (accessible) olumlu vasıflar psikolojide fazla araştırılmamış alanlardan birini oluşturmaktadır. Yedi farklı kültürde toplam 1353 denek tarafından üretilen iyi insan tanımlarının içerik araştırması sonuçları, iyilikseverlik boyutunun (Schwartz, 1992), iyi insan tanımlarında en fazla kullanılan vasıf boyutu olduğunu gösterdi. Uyma davranışı ve geleneksellik (alçakgönüllülük ve nezaket gibi davranışları kapsar) iyilikseverin ardından hemen ikinci ve üçüncü sırayı alıyor. Evrenselliğe ilişkin değerler, geniş fikirlilik ve bilgelik gibi, daha az akla gelen kategoriler. Araştırma sonuçları hemen akla gelenin mutlaka önemli vasıf olmadığını gösteriyor. Hemen akla gelen vasıflarla önemli olarak değerlendirilenler arasındaki korelasyonlar düşük. Türk deneklerin iyi insan tanımlarının en başında yer alan saygılı olmak, gerek Pozitif Psikoloji, gerekse yaşam değerleriyle ilgilenen diğer araştırmacıların (örneğin Schwartz) daha fazla dikkat etmesi gereken bir vasıf boyutu olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Türklerde dürüstlük, çalışkanlık ve içtenlik gibi vasıfları içeren yüreklilik boyutu, sevecenlik, sevgi gibi vasıfları içeren insanlık boyutunun önüne geçerken, bilgelik de diğer kültürlerden daha çok akla geliyor.

Anahtar Sözcükler: “İyi insan” prototipi, Kültürler arası çalışma, Pozitif psikoloji, Değerler, Karakter vasıfları

Bu bildiride yedi farklı kültürde yapılan iyi insan tanımlarının Türk deneklerle ilgili bulgularını sunmak istiyorum. Kültürler arası bir araştırması olan ana proje, Guam Üniversitesinden Prof. Dr. Kyle Smith ve Montana State Üniversitesinden Prof. Dr. John Christopher ile uzun bir süredir üzerinde çalıştığımız geniş kapsamlı bir çalışma. Bu ana projede hedefimiz, iyi insan tanımında hem hemen akla gelen vasıfları, hem de bu vasıfların iyi insan tanımındaki önemini değişik kültürlerde araştırımaktır.

İyi, bir çok dilde kullanılan temel kavramlardan biri. Günlük yaşamımızda, insan ilişkilerimizde ve farklı davranışlarımız üzerinde önemli etkileri var. Psikoloji alanında, doğrudan araştırılmış bir kavram olmamakla beraber, şahsiyet gibi, ahlaklılık, erdemlilik gibi farklı kavramlar çerçevesinde incelenmiş. Son yıllarda, örneğin, pozitif psikoloji alanında çalışan araştırmacılar iyi yaşamı anlamak ve tanıtmayı hedefliyorlar. Bunu da, iyi karakterli insan olmanın yollarını, bunun davranışlara nasıl yansıdığını ve iyi insan karakterinin altında yatan değerleri araştırarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar (Seligman & Csikszenmihalyi, 2000). Bizim ana projemiz de bu hedefe destek vermek üzere, farklı kültürlerde henüz belli bir uzmanlık alanı olmayan üniversite öğrencilerinin iyi insana yükledikleri vasıfları araştırmaktadır.

Bu konuya ilişkin teorik çerçeve bir çok alanı kapsıyor. Bunlar arasında Peterson & Seligman’ın (2004) öncülüğünü yaptığı pozitif psikoloji yanında, Schwartz’ın (1992) kültürler arası yaşam değerleriyle ilgili araştırması, Walker & Pitts’in erdemli/ahlaklı insan çalışması sayılabillir. Bizim araştırmamızın verileri de bu teorik ve ampirik çerçevelere oturmaktadır. Dolayısıyla, bu araştırmanın katkısı sentez niteliğini taşımasının yanısıra, kullandığı yöntemin özgünlüğünde de yatmaktadır.

Bildirimin 15 dakikalık zaman sınırlamasına saygılı olabilmek amacıyla bu teorik çerçevelere ancak bulgular ve sonuçlar içinde değinebileceğim. Ayrıntılarla ilgili ve ana projenin tamamına ilişkin detayları referanslardan elde etmek mümkün.

Projede yanıt aradığımız araştırma sorularını şöyle sıralayabiliriz:

1. Herhangi bir uzmanlığı olmayan öğrenciler kendi, günlük terimleriyle “iyi insan”ı nasıl tanımlıyor?
2. Bu tanımların farklı kültürlerde ortaklıkları var mı? Varsa, farklar nelerdir?)
3. Bu tanımlarla, değerler, erdem-pozitif psikoloji alanlarında uzman kişilerin ürettiği sistemler arasındaki ilişkiler nasıl?
4. “İyi insan” deyince akla gelen tanımlarla “iyi insanın tanımında önemli vasıflar nelerdir?” dendiğinde yapılan değerlendirmeler birbiriyle örtüşüyor mu?

Türk deneklerle ilgili sorularımız ise şöyle:

1. Türk deneklerin “iyi insan” tanımı diğer kültürlerden farklı mı?
2. Türk deneklerin “iyi insan” tanımlarıyla, “iyi insanın tanımında önemli vasıflar nelerdir” dendiğinde yaptıkları değerlendirmeler arasındaki ilişki nedir?
3. Araştırma sonuçlarının Türk toplumunda yapılan değerlerle ilgili başka çalışmalarla karşılaştırması nasıl?
4. Sonuçlar Türk üniversite gençliğiyle ilgili hangi ipuçlarını veriyor, iyi insan olma yolunda hangi ihtiyaçlarını ortaya koyuyor?

Araştırma 1

Yöntem
Denekler
İyi insan deyince akla gelen vasıfların yedi kültürde taranması. Araştırmaya toplam 1,353 denek, katılmıştır. Denekler, Guam Adasında yaşayan Chamorro (n=152), Filipin (n=151), bir Mikronezya Takımadası olan Palau (n=255), Taiwan (n=297), Türkiye (n=148), A.B.D. anakıta (n=202), ve Venezuela kökenlidir. Palau dışında grupların hepsini üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Bir üniversitesi bulunmayan Palau’dan lise son sınıf öğrencileri katılmıştır.

Uygulama
Deneklerden, yazılı olarak ve bir grup ortamında “iyi insan” deyince akıllarına gelen vasıfları 20 dakika içinde sıralamaları istenmiştir. Talimatların iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla bu konuyla ilgisi olmayan bir alandan bir örnek de sunulmuştur. Talimatlar, kendi dilleri dışında İngilizceyi de ana dili gibi konuşan araştırmacılar tarafından, bir kaç kez geri- ileri tercümeleri yapıldıktan sonra son halini almıştır. Deneklerden tek başlarına ve sessizce çalışmaları istenmiş ve bunun dışında herhangi bir yönlendirme yapılmamıştır.

Sonuçlar ve Tartışma

Listelerin hazırlanması
Deneklerin ürettiği tüm vasıfların prototip analizi (Fehr & Russell, 1984) yöntemi örnek alınarak frekansları hesaplanmış, ve vasıflar her kültür için en yüksek frekanslıdan en aza doğru sıralanarak bir tabloya dökülmüştür. Farklı vasıflar herhangi bir şekilde gruplanmamış, sadece gramer açısından farklılık gösteren (bilge, bilgelik gibi) ama aynı kökten gelen vasıflar tek isim altında toplanmış, diğerleri olduğu gibi tablolara aktarılmıştır. Her bir kültür grubu için frekans ve yüzdeleri gösteren tablolar oluşturulmuştur. (Türklerin iyi insan prototipi için bakınız, Tablo 1. )

Günlük dilde kullanılan nitelikler davranışlara ilişkin
Denekler iyi insanı, uzmanlar gibi, davranışlarıyla tanımlamış, ve olumlu vasıflar kullanmışlardır (Bakınız Tablo 1). Ayrıca, kültürler arasında ortaklıklara rastlanmasına rağmen farklılıklar ağır basmıştır. Şöyle ki, önce prototipleri karşılaştırmak amacıyla her kültürü bir başkasıyla eşleştirme sonucu yedi kültürden elde edilen 21 çift kültür için frekanslara dayalı korelasyonlar hesaplanmıştır (Bakınız Tablo 2). Korelasyonların yüksek olması iyi insan tanımında hemen akla gelen vasıfların ve çok az sıklıkla değinilen vasıfların o iki kültür için büyük öçüde benzerlik gösterdiği anlamına gelir. Örneğin Türk denekler, Venezuelalı deneklerle hemen hemen hiç benzer frekansta ortak değerlere değinmemişler (r=.06) ancak Amerikalı deneklerle nispeten daha yüksek oranda benzerlikler göstermişlerdir (r=.28). Göreceli olarak daha yüksek olsa da, Türklerle Amerikalı denekler arasındaki ortaklık önemsenmeyecek kadar düşüktür. Tablo 2’den de anlaşılacağı üzere, her prototipin diğerleriyle olumlu korelasyonları olmasına rağmen ikili olarak karşılaştırılan kültür gruplarının paylaştıkları varyans önemsenmeyecek kadar küçük değerdedir. Bu sonuçlar da farklı kültürlerin iyi insanı tanımlamada hemen akla gelen vasıflar açısından önemli farklılıklar gösterdiğine işaret etmektedir.
Prototiplerin yorumlanması: İçerik analizleri
Araştırmada yer alan kültürleri temsil eden vasıfları benzeri konularda araştırma yapanların geliştirdiği farklı teorik tabanlara oturtarak bakmak gerek. Bu teorilerden yola çıkarak yaptığımız farklı içerik analizlerinde sorduğumuz sorular ve aldığımız cevapların bir kısmı şöyle özetlenebilir:
Denekler kişisel vasıfları sıralarken en çok neyi vurgulamışlar?
Erdeme ilişkin değerler, yeterlikle ilgili değerlerden daha fazla kullanılıyor (Bakınız Tablo 3, toplam değerler; Benzer bulgular için bakınız, Wojciszke ve arkadaşları, 1998).
Denekler kişisel vasıfları sıralarken hangi değerleri ağırlıklı olarak kullanmış? Schwartz’un (1992) kültürler arası çalışmalar sonunda önerdiği on ana değer kategorisinde yer alan ve bizim tüm kültürlerdeki deneklerimizin en çok kullandığı değer kategorisi iyilikseverlik (dürüstlük, yardımseverlik gibi davranışları içeriyor). İkinci, üçüncü, dördüncü sıralarda yer alanlarsa– uyma davranışı, geleneklere bağlılık, ve evrensellik (bilgelik gibi davranışları içeriyor) anakategorileridir (Bakınız Tablo 3).
Denekler kişisel vasıfları sıralarken hangi çeşit erdemlilik vasıfları en çabuk akla gelen vasıflar olmuş? Peterson & Seligman (2004) tarafından belirlenen 6 ana erdem anakategorisinden bizim deneklerimizce en sık tekrarlanan vasıflar insanlık boyutuna (sevecenlik, sevgi gibi) ait vasıflar. Bunu yüreklilik takip ediyor. Yüreklilik boyutunda dürüstlük, çalışkanlık, içtenlik gibi davranışlar yer alıyor (Bakınız, Tablo 3).

Türk deneklerle ilgili sonuçlar
İçerik araştırması sonuçları. Türklerle ilgili bulgularımız arasında, en yüksek frekansı alan saygı davranışı özellikle dikkat çekici. Türkler’de ve Pasifik Okyanusunda küçük bir ada olan Palau’da ilk sırada rastladığımız bu vasıf, farklı teorik çerçevelerde sadece alt başlıklarda yer alıyor. Örneğin, Schwartz saygıya, sadece gelenek boyutu içinde geleneklere saygı olarak yer vermiş. Peterson & Seligman’da (2004) ise hiç yer verilmemiş saygıya. Belli ki bu sistemlere girmesi gereken bir ana değer ve Türkler açısından son derece de önemli. Ayrıca Türklerde de rastladığımız mutlu olma da toplam denek grubunun % 11’i’ tarafından sıklıkla akla gelen bir iyi insan vasfı.
Türk deneklerin sıklıkla değindiği yaşam değerleri. Schwartz’un (1992, 2001) kültürler arası çalışmalar sonunda önerdiği on ana değer kategorisinden en fazla akla gelen, Türkler açısından da, iyilikseverlik (dürüstlük, yardımseverlik davranışlarını içeriyor). İkinci, üçüncü, dördüncü sıralarda yer alanlar arasında ise – uyma davranışı, geleneklere bağlılık, ve evrensellik değer boyutları. Türklerle ilgili farklılıklara bakarsak, kendini yönlendirmenin alt sıralarda olduğunu, buna karşılık başarı ve güven boyutunun diğer kültürlerden daha sık ve hemen akla geldiğini görüyoruz.
Vasıfları sıralarken Türkler için hemen akla gelen erdemlilik vasıfları. Türklerin en çok değindiği vasıflar, Peterson & Seligman (2004) tarafından belirlenen 6 ana kategoriden biri olan yüreklilik boyutundan geliyor (dürüstlük, çalışkanlık, içtenlik gibi). Türkler hariç tüm kültürler birinci sıraya insanlık (sevecenlik, sevgi gibi) boyutuna düşen vasıfları oturturken, Türklerde insanlık ikinci sırada yer alıyor (Bakınız Tablo 3).
Türk deneklere ilişkin bir başka fark da bilgelikle ilgili boyutun diğer kültürlere oranla Türkler tarafından daha sık akla gelmesi. Diğerlerinde bu kategori alt sıralarda yer alıyor.
Araştırma sonuçlarını destekleyen yerli bir çalışma. Artan ve arkadaşlarının (2005) Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı – TESEV için yapmış oldukları 27 Türk üniversitesini ve toplam 2200 Türk üniversite öğrencisini kapsayan öğrencilerin değerlerine ilişkin çalışmasında bizim bulgularımızı destekleyen bir çok benzer sonuç elde edilmiştir. Şöyle ki, Artan ve arkadaşlarının araştırmasında öğrencilere, “aileden öğrenilmesi gereken ahlaki değerler nelerdir”, diye sorulduğunda verilen cevapların faktör analizi yapıldığında en çok varyansı açıklayan faktör “evrensel ahlak” faktörü olmuştur. Bu faktör içine ağırlıklı olarak düşen vasıfların başında dürüstlük, saygı, güvenilir olma ve sorumluluk sahibi olma gelmektedir. İkinci faktör, sosyal normlarda itaat ve hayırlı evlat olma vasıfları sayılmıştır. Bu çalışmada üst sıralarda bulunan değerlerle bizim bulduğumuz değerler arasında tam bir örtüşme söz konusudur. Ayrıca, öğrencilerin tüm bu değerleri ailesinin öğretmesini bekliyor olması ile (Artan ve arkadaşları, 2005), bizim çalışmamızda Türk öğrencilerinin kendini yönlendirmeye düşük değerler vermesi de Türk gençlerinin bağımlılıklarına işaret etmektedir.

Araştırma 2

Yöntem
Denekler
Toplam 1357 denek katılmıştır. Araştırmaya, Guam’ın yerlisi olan Chamorro (n=75), Filipinli (n=131), Taiwanlı (n=217), Türkiye (n=309), Amerikalı (A.B.D., anakıta; n=219), ve Birleşik Arap Emirliklerinden (n=334) üniversite öğrencileri katılmıştır.
Ölçüm araçları
Birinci araştırmada yer alan yedi kültürün her birinde üretilen en yüksek frekanslı 21 prototip alınmış ve bunlardan farklı kültürlerde ortak olanlar elendikten sonra geriye kalan 70 vasıf bu araştırmada kullanılmak üzere seçilmiştir. Denekler her bir vasfı, iyi insanı tanımlamadaki önemi açısından değerlendirmişlerdir. 9 noktalı ölçekte “hiç önemli değil” ve “çok önemli” uçları kullanılmıştır. Mandarin, Türkçe ve Arapça tercümeler aynı birinci araştırmadaki yöntemle yapılmıştır.
Uygulama
Denekler grup halinde, sessiz ve bağımsız çalışmaları talimatıyla istenen değerlendirmeleri yapmışlardır.

Sonuçlar ve Tartışma

Araştırmada kullanılan 70 vasıfa deneklerce atfedilen önem değerlendirmeleri her bir kültür grubu için standardize edilerek kültürler arası değerlendirme farklılıkları bir ölçüde giderilmeye çalışılmıştır.
Hemen akla gelen vasıflar önemli olarak değerlendirilmiyor. İyi insan dendiği zaman akla gelen vasıflar ile bu vasıflardan derlenen ve bir liste halinde deneklere sunulan vasıflara verilen önem değerlemeleri arasındaki korelasyonların düşük olduğu görülmüştür. Chamorro, Filipinli, Çinli, Türk ve Amerikalı deneklerin iyi insan vasıflarını değerlendirmeleri ile 1. çalışmadaki deneklerin iyi insanı tanımlarken ürettiği vasıflar arasında düşük korelasyonlar bulunmuştur (r=.34, p<.01; minimum Taiwan r=.17, maksimum değer Chamorro r= .47).
İyi insan kavramını tanımlamada kullanılan vasıfların mutlaka önemli vasıflar olmadığı, ya da önemli olarak düşünülen ve değerlendirilen vasıfların günlük yaşamda iyi insan davranışlarıyla tam bir örtüşme içinde olmadığı başka araştırmacılar tarafından da öngörülmüştür. Örneğin , Bardi ve Schwartz 2003’de yayınlanan bir makalelerinde, günlük normların yarattığı sosyal baskılar sonucu kişiler bazı yaşam değerlerini önemli olarak değerlendirse de, kişinin davranışlarıyla bu değerler arasında yüksek korelasyonlar beklenmemelidir, derler.
Benzer bir sonucu, çalışmanın anlamı ve çalışma değerlerini inceleyen yerli araştırmacılarımız, Tevruz & Turgut (2004) önemle değerin bir çok araştırmada eş anlamlı olarak kullanıldığına işaret ederek, çalışmanın amacını çalışma değerleri kavramından ayırmış ve farklı sonuçlar elde etmişlerdir. Yaptıkları saptama bizim araştırmamız için de geçerli olduğundan burada değinmek isterim: “… değerleri ne sadece tercih olarak, ne sadece önem olarak, ne de amaç olarak tanımlamak mümkün gibi gözükmemektedir….Bir insanın tercih ettiği şey ve amaç edindiği şey hakikaten onun için bir değer midir, bunlar onun için hakikaten önemli midir, ve önem verdiği şey onun için hakikaten bir değer midir?” sorularının sistemli bir şekilde cevaplanması gerekmektedir.” (Tevrüz & Turgut, 2004, s.36.)
Önem değerlemeleri kültürler arasında daha az varyans gösteriyor. Birinci araştırmada akla gelen iyi insan vasıfları, aynı vasıfların önem değerlemeleriyle karşılaştırıldığında kültürler arasında daha az varyans görülüyor. Önem değerlendirmelerinin kültürler arasındaki ortalama korelasyonları r=.75 olarak bulunurken, birinci araştırmadaki ortalama korelasyon değeri r=. 31 civarındadır. Araştırmamızda önem değerlendirmeleriyle vasıfların frekansları arasında manidar farklar bulunmuştur (Z=-.2.64, p,.01).

Genel Tartışma

İyi insanın tanımına ilişkin gerek bizim çalışmamızda yer alan yedi farklı kültürden üniversite öğrencilerinin tanımlarına, gerekse benzeri konularda yapılan teorik ve ampirik çalışmalara baktığımızda, tutarlı olarak gördüğümüz iyi insanın erdemli insan olarak tanımlandığı. Demek ki becerileri, yeterlikleri değil, erdemli davranışları belirliyor iyi insanı (Wojciszke, 1994). Bireyin zekası, azmi, çalışkanlığı iyi insan olmasına yetmiyor.
Erdemli insan deyince akla gelen vasıfların arasında en sık kullanılan Peterson & Seligman’ın tanımladığı insanlık anaboyutu, hemen ardından ikinci sırada cesaret boyutu geliyor (Peterson & Seligman, 2004). Bizim araştırmamızda iyi insan tanımlarında, tıpkı Schwartz’ın (1992) yaşam değerleriyle ilgili anakategorilerinde olduğu gibi sırasıyla iyilikseverlik, uyma davranışı, geleneklere bağlılık ve evrensellik boyutlarına düşen vasıflar ilk sıralarda yer alıyor.
Türk deneklerle ilgili bulgularımız ise, saygının Türk öğrencileri açısından son derece önemli bir vasıf olduğunu gösteriyor. Ayrıca Türklerde dürüstlük, çalışkanlık ve içtenlik gibi vasıfları içeren yüreklilik boyutu, sevecenlik, sevgi gibi vasıfları içeren insanlık boyutunun önüne geçerken, bilgelik de diğer kültürlerden daha çok akla geliyor (Peterson & Seligman, 2004).
Türkler de, araştırmada yer alan diğer kültürlerde olduğu gibi, iyilikseverliği en üst değer kategorisine yerleştiriyor. İlerdeki araştırmalarda ele alınabilecek bir çok sorudan bir tanesi bu vasıf sıralamalarının toplumdaki eksikliklere hangi ölçüde işaret ediyor olduğu. Örneğin, saygıya verilen bu önem toplumda saygının sosyalizasyon içinde önemli bir değer olarak vurgulanması ve toplumdaki bireylerin bu davranışı repertuarlarına almasından mı ileri geliyor –yani toplumda herkes saygılı olmaya özen mi gösteriyor- yoksa önemli ama eksikliği de çok hissedilen bir davranışa mı işaret ediyor? Saygı gibi dürüstlük de önemine değinilenler arasında (dürüstlük iyilikseverlik boyutunda yer alıyor). Örneğin, Dökmen (2006) Türk toplumunda en büyük sorun olarak dürüstlük eksikliğini gösteriyor. Eğer bu saptama diğer yüksek frekanslı davranışlar için de geçerliyse, o zaman bulgularımız deneklerin eksikliğini hissettiği toplumsal değerleri yansıtıyor, diyebiliriz.
Türkler uyma davranışı ile geleneklere bağlılığa da ağırlıklı olarak yer veriyor. Ayrıca kendini yönlendirmenin alt sıralarda yer alması uyma davranışının değer sistemindeki önemli yerini pekiştiriyor. Türklerin bilgeliğe verdiği değer, tecrübeye ve geleneklere bağlılığı da simgeliyor.
Bu bildiride, Türk üniversite öğrencisini, iyi insan tanımlarından anlamaya çalıştık, diğer kültürlerdeki yaşıtlarıyla karşılaştırarak onları daha geniş bir çerçeveden değerlendirdik. Türk öğrencisi kendisinin nasıl iyi bir insan olabileceğine inanıyor acaba? Konuşmamı, TESEV tarafından yapılan, daha önce de sözünü ettiğim, Türk öğrencisinin değerleri araştırmasının tanıtımında konuşan Sayın Prof. Dr. Suna Tevruz’un, bu araştırmanın bulgularına dayalı olarak yapmış olduğu bir saptamayla bitirmek istiyorum:
“Araştırmaya katılan öğrenciler aileleri ile bağlantı içindeyken bile özerk olma ihtiyaçlarını dile getiriyorlar… Üniversite öğrencisinin ailesinden öğrenmek istedikleri oldukça geniş kapsamlı. Dürüst olma, saygılı olma, hoşgörülü olma gibi bazı meziyetleri, iyi bir evlat olma, itaatkar olma gibi ailesiyle ilişkisini, başkalarına güvenmek, ayrımcı olmamak gibi karşısındakilere karşı tavrını belirleyen özellikleri de içeriyor. Hatta ailesinin ona bağımsızlığı da öğretmesi gerektiğine inanıyor. Gençlerimizin hamuru iyi. Bilime, çalışmaya, emek ve gayrete, ahlâklı olmaya, ailenin önemine değer veren, inançlı insanlar. Onların ümitsizliğini ümide çevirecek, onların, beklentilerine ulaşabilecekleri ortamları yaratabilirsek yetişkinliğe sağlıklı bir biçimde geçiş yapmalarına yardımcı olacağımıza inanıyorum” (Tevrüz, 2005).

Kaynakça
Artan, İ., Börü, D., İslamoğlu, G., Yurtkoru, S., Sipahi, B., Çalışkan, K., ve Ergün, S. (2005). Üniversite gençliğinin değerleri: Korkular ve umutlar. İstanbul: TESEV yayınları.
Bardi, A., & Schwartz, S. H. (2003). Values and behavior: Strength and structure of relations. Personality and Social Psychology Bulletin, 29, 1207-1220.
Dökmen, Ü. (2006, Eylül). Psikoloji nereden nereye, insan nerelerde? Davetli konferans. 14. Ulusal Psikoloji Kongresi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara.
Fehr, B., & Russell, J. A. (1984). Concept of emotion viewed from a prototype perspective. Journal of Experimental Psychology: General, 113, 464-486.
Haslam, N., Bain, P., & Neal, D. (2004). The implicit structure of positive characteristics. Personality and Social Psychology Bulletin, 30, 529-541.
Peterson, C., & Seligman, M. E. P. (2004). Character strengths and virtues: A handbook and classification. New York: Oxford University Press.
Schwartz, S. H. (1992). Universals in the content and structure of values: Theoretical advances and empirical tests in 20 countries. In M. P. Zanna (Ed.), Advances in experimental social psychology, Vol. 25 [pp. 1-65]. San Diego, CA: Academic Press.
Schwartz, S. H., & Bardi, A. (2001). Value hierarchies across cultures: Taking a similarities perspective. Journal of Cross-Cultural Psychology, 32, 268-290.
Schwartz, S. H., & Bilsky, W. (1987). Toward a universal psychological structure of human values. Journal of Personality and Social Psychology 53, 550-562.
Seligman, M. E. P., & Csikszentmihalyi, M. (2000). Positive psychology: An introduction. American Psychologist, 55, 5-14.
Smith, K.D., Türk Smith, S., & Christopher, J.C. (2006). What defines the good person? Cross-cultural comparisons of expert models with lay prototypes. Journal of Cross-Cultural Psychology. Yayınlanmak üzere kabul edilmiştir.
Tevrüz, S. & Turgut, T. (2004). Çalışma amaçlarının tespiti ve çalışma amaçları testinin geliştirilmesi. Öneri, 6, 22, 33-44.
Tevrüz, S. (2005). Üniversite gençliğinin değerleri. TESEV üniversite gençliğinin değerleri çalışmasının yayınlanmamış özeti.
Walker, L. J., & Pitts, R. C. (1998). Naturalistic conceptions of moral maturity. Developmental Psychology, 34, 403-419.
Wojciszke, B., Bazinska, R., & Jaworski, M. (1998). On the dominance of moral categories in impression formation. Personality and Social Psychology Bulletin, 24, 1251-1263.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :