- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Somatoform ve Yapay Bozukluklar Sözlüğü

Somatoform ve Yapay Bozukluklar Sözlüğü sitemize 18 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 1 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Somatoform ve Yapay Bozukluklar Sözlüğü

Organik: Canlı bir şeyin parçası veya ondan meydana gelmiş bir şeyi anlatmak için kullanılır.

Somatizasyon: Psikiyatride duygusal rahatsızlıkları vücut dili ile yansıtmak

Konversiyon: Konversiyon bozukluğu, genellikle hareket, duyu ve sinir sistemi organlarında, organik bir temele dayanmayan işlev yitimi, azalması ya da çoğalması olarak tanımlanmaktadır.

Hipokondriasis: Hastalanma korkusu ya da aslında olmadığı halde ciddi bir hastalığı olduğu inanc

Dismorfik Bozukluk: Kişinin kendi fiziksel görünüşündeki gerçek ya da hayali bir defect (kusur) yüzünden aşırı kaygılanması ile karakterize olan bir hastalık.

Prevalans: Toplumda bir hastalığın o andaki görülme sıklığı.

Supresyon: İç çatışma yaşandığında sorunu çözüp bilinç altının derinliklerine gömmeyi başarmaktır

Represyon: Savunma mekanizması, bastırma, istenmeyen duygulanım, anı ya da dürtülerin bilinçten uzaklaştırılması durumu.

Somatik: Bedensel

Somatik ağrı: Mevcut ruhsal sorunların ,bedenin değişik bölgelerinde kendini ağrı ile ifade etmesidir.

Nöropsikoloji: Bilişsel ve genelde zihinsel süreçlerin sinir sistemi ve özellikler beyindeki karşılığını inceleyen bir dal.

Ekstiremite: Kol ya da bacak

Rektum:  Memelilerde kalın bağırsak ve kalın bağırsağın son bölümüdür, anüse açılır, dışkının atılmadan önce tutulduğu son yerdir.

Menstruasyon: Kadınlarda görülen adet dönemi.

Gastrointestinal Semptomlar: Gıdalar ve su yoluyla vücuda giren bir parazitin bağırsaklarda neden olduğu ishal, karında kramplar, kanlı veya mukuslu dışkı, ateş, mide bulantısı, kusma şeklindeki belirtiler.

Diyare: ishal

Erektil: Halk dilinde iktidarsızlık, tıpta sertleşme sorunu.

Ejakülatuvar Bozukluk:  Erken boşalma

Psödonörolojik Sendrom: Nörolojik sistemde ağrı ile sınırlı olmayan  en az bir  belirti  ya da şikayet olması. Örnek: Çift görme, his kayıpları ya da bozuklukları (yanma, uyuşma, karıncalanma, çekilme hissi vb), beş duyu ile ilgili işlevsel bozukluklar (psikolojik körlük, sağırlık, vb), idrar yapamama, unutkanlık vb.

Defisit: Sorun, eksiklik.

Koordinasyon: Amaca yönelik bir hareketle iskeletle kasları ile merkezi sinir sisteminin uyum içinde çalışması. etkileşimidir.

Histrionik Kişilik Bozukluğu: Asagidakilerden en az besinin varligi ile, eriskinligin erken evrelerinde baslayan, asiri duygusallik ve surekli kendisiyle ilgilenilmesi cabasi ile devam eden bir bozukluktur.
1- Cevrenin ilgi odagi olmadigi hallerde rahatsizlik duyar.
2- Karsisindakilerle iliskileri cogunlukla uygun olmayan bir sekilde cinsel yonden tahrik edici ve bastan cikarici davranislar seklindedir.
3- Duygulari yuzeysel ve cok hizli sekilde degiskendir.
4- Etrafin ve karsisindakinin ilgisini kendisine cekmek icin devamli olarak fiziksel gorunumunu kullanir.
5- Etrafindakileri olagandisi bir sekilde etkilemeyi amaclayan ama icerigi kuvvetli olmayan, ayrintisiz bir konusma sekli.
6- Gosteris yapmayi amaclayan yapmacik, sahte, kendisi gibi olmayan davranislar ve duygularini asiri abartma halleri
7- Kolayca baskalarinin konusmalarindan ya da olaylardan etkilenir, telkine yatkindir.
8- Iliskilerin normalden cok daha fazla yakin ve fazla icli-disli olmasini ister.

Borderline Kişilik Bozukluğu: Bu hastalığa sahip kişiler özel ilişkilerinde, davranışlarında, duygularında ve kendileri hakkında ki düşüncelerinde aşırı derecede dengesiz kişilerdir. Ruh halinde ani ve aşırı değişim, fırtınalı ilişkiler, kendine güven duygusunda iniş çıkışlar, önceden kestirilemeyen ve kendine zarar vermeye yönelik davranışlar bu hastalığın en önemli özellikleridir

Sistemik Lupus Eritramatasuz:  Elde ve yüzde kelebek biçiminde kızarıklık yapan, eklemleri tutan, beyni, akciğeri, eklemleri tutam ve depresyon yapan bir hastalık.

Sistemik Mastositozis:lenf bezi şişmesi, deri hastalıkları ve vücudun değişik organlarını tutan bütün vücut sistemlerini tutan bir hastalık.

Multipl Skleroz: Multipl skleroz beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sisteminde meydana gelen bir hastalıktır.

Hiperparatiroidi: Paratiroid bezinin aşırı çalışması ve kalsiyum artışıyla giden bir hastalık

Porfiria: Enzim eksikliği sonucu oluşan ışığa hassasiyet, karın ağrıları, ve idrar bulguları ile semptom veren hastalık.

Özgül: Bir maddenin yoğunluğu.

Maluliyet: Hastalık nedeniyle emekli olmak için, gerekli koşulları sağlayarak başvuran kişi, çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybettiği Kurumca tespit edilip, emekli olması.

Rezidüel: Kalan, artan. ( Örn. Rezidüel İdrar; İdrar yapıldıktan sonra çıkartılamıyarak geride kalan idrar.)

Nevrasteni: Zihin ve vücudun aşırı derecede yorgun düşmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Üzüntü, sıkıntı, endişe, yeteri kadar dinlenmeye vakit ayırmadan uzun süre çalışmak, bazı mikrobik hastalıklar ve sinirleri uyarıcı ilaçları uzun süre kullanmak nevrasteni için gerekli olan zemini hazırlar.

Üriner sistem: İdrar yoluyla ve böbrekle ilgili olan  vücut sistemi.

Simülasyon: Belirli bir sistemin modeli veya temsili.

Nörovejetatif sistem: Vücudumuzda 40 trilyon hücreyi bir ağ gibi saran, vücudumuzun tüm yaşam faaliyetlerini kontrol eden , solunum dolaşım sistemimizi, vücut ısımızı, metabolik ve hormonal faaliyetleri , sindirim ve salgı sistemlerini ve uyku düzenimizi yöneten sistem.

Psişik:  Mental fonksiyonla akıl ya da zihinle ilgili.

Paralize Plmak: Düşünemez, idrak edemez hale gelmek, felç olmak. çok sinirlendiğiniz, heyecanlandığınız durumlarda yapmanız gerken başka eylemlere odaklanamamanız şeklinde tezahur eder

Lokalize: Bir yere toplanmış, odaklanmış.

Komponent: Bileşen

Konvülziyon: Havale geçirme.

Konvulzif hastalıklar: Havaleye giden hastalıklar.

Farmokoloji: İlaçların tesirlerini ve özelliklerini veya daha geniş manada ilaçlarla canlılar arasındaki etkileşimi inceleyen ilim dalı

Benzodiyazipin: Sakinleştirici, diyazem türü ilaç.

Anestezi: Dokunma ve ağrı hissinin olmaması, duyumsama yokluğu.

Parestezi: en çok bacaklarda duyulan yanma, karıncalanma, uyuşma, iğneleme gibi hislerdir.

Anatomi:  Vücudun normal şeklini, yapısını; vücudu oluşturan organları ve bu organlar arasındaki yapısal, görevsel ilişkileri inceleyen bilim.

Psikotik: Kişinin gerçeklikle bağının kopması, tersine kanıtlara rağmen öznel algı ve düşüncelerinde oluşan sapma sonucu dış gerçeklik hakkında yanlış sonuçlara varması ve bu vardığı sonuca uygun davranması.

Disparoni: Cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında acı duyulması

Hipokondriasis: Hastalık hastalığı.

Hipokondriyak Belirtiler: Bedende bir hastalık olmadığı halde devamlı hastalık kaygıları ve bedensel yakınmalar.

Mazokistik: Karşılıksız aşk sendromu.

Dismorfik: Normal olmayan problemli görünüm.

Atrofi: Bir şeyin azalması mesela doku atrofisi denildiğinde doku kaybı anlamına gelmesi gibi.

Serotonininerjik: Beyinde serotonin salgılayan nöron gruplarının ortak adı.

Abdominal: Karın.

Amenore: Hiç adet görememe.

Fetal: Fetus.

Sekresyon: Salgılama.

Endokrin: Hormonların genel adı.

Munchausen sendromu: Kafasında uydurduğu bir hastalık öyküsüyle gelen ve sonuç alamadan gidern hastalık hastaları.

Atipik postür: Normal olmayan duruş şekli, fiziksel.

Kontraktür: Germe, çekilme, gerilme.

Fleksiyon: Vücutta bazı uzuvların öne doğru hareketi.

Dorsal: Arka.

Endurasyon: Vücut boşluklarında sıvı birikmesi.

Distrofik: Hasarlar.

Palmar: Avuç içi.

Fasya: Kasın üzerindeki zar doku

Penetre: Yapışık, içine girmiş.

Masere: Hasarlı

Parafin: Bir mum çeşidi

Bier blokajı: Kas kasılmaları ile giden hastalıkların tedavisinde kullanılan fiziksel egzersiz türü.

Ekstansiyon: Vücut uzuvlarının arkaya hareketi.

Rejyonel ağrı sendromu: Vücut uzuvlarının kasılması ile giden bir hastalık, aşırı kasılma sonucu sürekli ağrı.

Sintigrafi: Nükleer tıp görüntüleme yöntemi.

Gode: İz

Fissür: Çatlak.

Hipoestezik: Ağrı duyusunun azalması.

Fluoksetin:  Seratonin geri alım inhibitöri bir çeşit antidepresan ilaç.

Trazadone: Antidepresan.

Kontrast: Parlaklık, netlik kazandıran madde.

Elevasyon: Yukarı doğru hareket.

Metakarpofalanks: Elin orta kısmındaki kemikler.

Proksimal: Yakın olan.

İnterfalangial: Küçük parmak kemikleri arası.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :