- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Öz Saygı Geliştirme Eğitimi

Öz Saygı Geliştirme Eğitimi sitemize 24 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

ÖZSAYGI GELİŞTİRME EĞİTİMİ .
Öğrencilerin kendilerini nasıl hissettikleriyle başarı düzeyleri arasın da özsaygı düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiye işaret eden araştırma bulguları vardır.(MARSH,1990,OWENS 1991 PİŞKİN 1996)Bu bulguların en önemli yönü öğrencilerin özsaygılarını geliştirmede öğretmenlerin güçlü bir konuma sahip olduklarını ortaya koymasıdır. öğretmenler öğrencilerinin özsaygılarını geliştirebildikleri gibi düşüre de bilirler. Yapılan araştırma bulgularında öğrencilerin özsaygı düzeylerini geliştirmek için sistematize edilmiş özsaygı geliştirme programını takip etmenin zorunlu olmadığını gösteriyor. Sıcak samimi ve kabul edici bir iletişim ortamında öğrencilerin iç dünyalarına duyarlı olmakla onların özsaygılarını geliştirebileceğinin altı çizilmiştir. Öğretmenin öğrencileriyle etkileşiminde takındığı tavır öğrencilerin özsaygılarını olumlu ya da olumsuz etkiler.
Öğretmenin bilgi ve becerilerini yükseltmenin yanında onların ruh sağlığını koruma geliştirme gibi görevlerinin unutulmamalıdır. Çünkü ruh sağlığı yerinde bir toplum kendine güvenen kendisi hakkında olumlu düşünen özsaygı düzeyleri yüksek bireylerle gerçekleşir. olumlu ve olumsuz yanlarını birlikte kabul eden .
ÖZSAYGI İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
Tanımlarda farklılıklar var. Bene yada benliğe ilişkin birden çok kavramın varlığından ileri geliyor. yalnız bütün tanımlarda özsaygı ile üç kavram da ilişkilendiriliyor. Benlik kavramı,ideal benlik kavramı ve Benlik imgesi.
Benlik(öz) Kavramı
Bireyin fiziksel zihinsel özelliklerinin toplamı ve bireyin sahip olduğu bütün özelliklere ilişkin kendini değerlendirmesi olarak tanımlanabilir.(LAWRENCE,1988). Benlik kavramının bilişsel duyuşsal ve davranışsal olmak üzere üç boyutu vardır.Benlik kavramı ideal benlik, benlik imgesi ve özsaygıyı içine alan şemsiye bir kavram olarak görebiliriz. Benlik kavramı bir anlamda bireyin kendi beninin başka bir deyişle kendi kimliğinin farkında olmasıdır. Burada benlik imgesi bireyin ne olduğunu ideal benlik bireyin olmayı arzu ettiği benini özsaygı ise bireyin ne olduğu ile ne olmak istediği arasındaki farka ilişkin bireyin duygularını içerir.
Ben kimim? Sorusuna verilen ilk cevapta isim veya cinsiyet öne çıkar. İkinci kez sorulduğunda iş yada meslek hayatına yönelik cevaplar. Bireyin kendine ilişkin benlik imgesi bireyin bu şekilde kendini tanımlanması olarak ortaya çıkar. Sorular ilerledikçe cevaplar kişiselleşir. Bu durumda verilecek cevaplar ideal benlik ile özsaygıyı ortaya çıkaracaktır. Örneğin ben kendime güvenen biriyim, özsaygıyı, Ben iyi bir öğretmen olmak istiyorum,ideal beni yansıtır. Benliğin oluşmasında yaşananların kendisi değil, fakat anların algılanışı önemlidir.

Benlik imgesi: bireyin sahip olduğu zihinsel ve fiziksel özelliklerinin farkında olmasıdır. Bu da ailede ana-babaların çocuklarına ilişkin sözlü ya da sözlü olmayan tavırlarıyla oluşmaya başlar. Çocuğun okul yaşantısı ne kadar zengin olursa sahip olduğu zihinsel ve fiziksel özelliklerin farlına varması da o kadar hızlı olur. Benlik imgesi de o kadar zengin olur.
Zihinsel gelişimle birlikte birey kendi zihinsel ve fiziksel kapasitesiyle akademik ve spor alanlarına ilişkin becerilerinin de daha açık bir biçimde farkına varır. Benlik imgesi başkalarının verdiği geri bildirimden etkilenir.
İdeal Benlik kavramı: çocuk benlik imajının gelişmesiyle yavaş yavaş sahip olması gereken özelliklerin farkına varır. Bu ideal davranışlar genellikle içinde yaşanılan toplum tarafından değerli kabul edilen ideal standartlardır. Yemiz, düzenli, uslu, zeki olmak.
Benlik imgesi ailede başlar. Okulda hız kazanır. Okul çağındaki çocukların ideal imgelerini belirlemede çevrelerindeki önemli kişilerden etkilenmeleri ve onların ideal standartlarına ulaşma çabaları içine girmeleri bu dönemde görülür.
ÖZSAYGI
Bireyin ideal benlik ile benlik imgesi arasındaki farkı değerlendirmesidir. Kendisini nasıl algıladığı ile olmak istediği benlik arasındaki fark bize o bireyin özsaygı düzeyini verir. Bu süreçte bireyin bu süreci nasıl değerlendirdiği ve bu farkın onun duygusal dünyasını nasıl etkilediği önemlidir. Halihazırdaki benlik imgesi ile ulaşmayı arzuladığı ideal benliği arasında bir farkın olması kaçınılmazdır. Bu normaldir. Bu fark olmazsa umursamaz, vurdumduymaz, uyuşuk olunur. Çünkü bu farkı kapama çabası yok. Kendini geliştirmek için bir çaba içinde olunması ve benlik imgesi ile ideal benlik arasındaki farkı kapatmaya çalışmak gerekir. Bu fark yüzünden kaygılanma, stres de normal değil. Aşırı kaygılı ana babaların tutumları bu duruma etki edebilir.
Başarısızlık konusunda ne ailesinin ne de öğretmeninin baskısını hiç hissetmeyen bir çocuk büyük bir olasılıkla başarısızlığı konusunda kaygı duymayacaktır. Tabi kendisinden hiçbir şey istenmeyen çocuk da hiçbir şey üretmez. Burada kural;,nasıl geçekçi olmayan talep ve beklentiler çocukların özsaygılarını düşürüyorsa talep ve beklentilerin hiç olmaması da olası başarılı yok eder. Çocuğun halihazırdaki yeteneğinin farkında olmak, gerçekçi olmayan taleplerden kaçınmak gerekir.
Özetlersek düşük özsaygı çocuğun başarısızlığından değil onun çevresinde yer alan ve onun tarafından önemli görülen kişilerin onun başarısızlığına olan tepkileridir. Her zaman zirvede olmak mümkün değildir.
Özsaygının oluşumu: özsaygı düzeyi yüksek olan çocuklar gerek sosyal ilişkilerinde gerekse okul çalışmalarında daha girişken, güvenli ve ataktırlar. Özsaygıları düşük olanlar ise bunların tam tersi.
“hiçbir şey yapmaya kalkışmazsanız başarısız da olmazsınız.
Başarısız olmayınca da ne aşağılanır ne de horlanırsınız.”
Özsaygının Hiyararşik yapısı: bir durumda özsaygısı düşük olan bireyin başka durumda özsaygısı yüksek olabilir mi? Özsaygının hiyararşik doğası vardır. Matematik dersinde özsaygısı düşük olan bireyin Türkçe dersinde özsaygısı yüksek olabilir. Kişiliğimizi, huyumuzu, karakterimizi nasıl çok kısa sürede değiştiremiyorsak, kuşkusuz genel özsaygımızı da kısa sürede ve radikal bir şekilde değiştiremeyiz.
ÖZSAYGIYI NASIL GELİŞTİREBİLİRİZ?
Özsaygı düzeyinin hem ruh sağlığı hem de okul başarısı üzerinde etkili olduğunu gösteren bulgular vardır(CAN 1986, PİŞKİN1996).
Öğretmenlerin öğrencilerin özsaygılarını da bir miktar dikkate aldıkları takdirde daha etkili öğretebilecekleri söylenebilir. Onların daha kolay öğrenmelerini sağlamaktadırlar.
ÖĞRETİM YOLUYLA ÖZSAYGI GELİŞTİRME
Öğrencilerin akademik başarıları ile özsaygıları arasında olumlu ilişki vardır. Özsaygı danışmanlık ve drama ile geliştirilebilir. Bu konuda sınıf öğretmenleri uzman olmayabilir. Öğrencileriyle yakın ve sıcak ilişki kuran, onların özsaygılarını geliştiren öğretmenler böylece öğrencilerinin daha etkili öğrenmelerini sağlayabilirler.
Kaliteli bir öğretmen – öğrenci etkileşiminde olması gerekenler:
İnsancıl yaklaşımın önde gelen isimlerinden Carl Rocers sıcak ilişki ve etkileşimin kurulabilmesi için şunların gerekli olduğunu belirtmektedir: kabul, içten olma, ve empati.
Öğrencinin kişiliğini yargılamadan olduğu gibi kabul etmek.
İçtenlik: Mevlana’nın dediği gibi olduğun gibi görünme kolay değil savunucu tutumlara giriliyor. Özsaygısı yüksek olan insanlar oldukları gibi görünürler. Başkaları tarafından onaylanma veya reddedilme kaygısı taşımazlar.
Empati: Spesifik duygunun diğer bireyle birlikte paylaşılmasıdır. Bizimle konuşanın sözcüklerinin ardında yatan olguları anlamaya çalışmalıyız. Sözel olmayan iletişime dikkat edilmelidir.
Öğrenciler, öğretmenlerinin kendilerini anlamaya çalıştıklarını hissettiklerinde kendilerini öğretmenlerine daha yakın bulurlar.
Empati ile özdeşleşme arasında fark vardır. Özdeşleşme karşıdaki insan gibi hissetme ve onun gibi davranmadır. Böyle olduğu zaman sorunlu kişilerden birisi de öğretmen olur. Öğretmen her zaman öğretmenlik rolünü sürdürmelidir.
Özsaygı ve iletişim: sözel iletişim ve sözsüz iletişim öğrencilerin özsaygılarını düşüre de bilir yükselte de bilir. Öğretmenin, öğrencilerinden beklentileri de öğrencilerin özsaygılarını etkiler.
Özsaygı etkinliklerinin amacı öğrencilerin bazen cezalandırılmak, bazen de suçluluk duyguları yüzünden ifade edemediklerini serbestçe dile getirmelerini sağlamaktır. Sınıf etkinliklerinde öğrenciler duygularının diğer bireyler tarafından da kabul edildiğini yavaş yavaş öğrenir.
Yaşadıkları duyguların diğer bireyler tarafından da hissedilmesi, yaşanması onlara güven verir.
Bazı etkinliklerde de her insanın kendine özgü ve biricik olduğunu fark eder.
Özsaygısı düşük insanlar kendilerinden hoşnut olmazlar. Kendileri ile ilgili olumsuz sıfatlar taşırlar. Başkalarından olumlu söz duydukları zaman kendilerini daha olumlu algılayabilirler.

Ramazan Serinoğlu
Çiftehan İlköğretim Okulu
Ulukışla -NİĞDE

Refaranslar:

İlköğretimde Rehberlik: Yıldız Kuzgun Nobel Yayın Dağıtım
Gelişim ve Öğrenme Hasan BACANLI Nobel Yayın Dağitim

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :