- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Olumlu Düşünme

Olumlu Düşünme sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

BAŞLARKEN

 OLUMLU DÜŞÜNME

         İnsan, düşünebilme kapasitesine sahip olması açısından diğer bütün varlıklardan farklıdır. Bu fark Charles Darwin’in dediği gibi bir nitelik farkı değil, bir nicelik farkıdır. Zira diğer canlılardan hiç biri insan gibi yaşadıklarından sonuç çıkarabilme ve yine yaşadıklarından yola çıkarak geleceği zihninde tasarlama ve canlandırma becerisine sahip değildir. Bu beceri doğru kullanıldığında insan için çok önemli bir avantaj olmaktadır. Ancak bu becerinin doğru kullanılmaması halinde ise bir çok olumsuz sonuçlar doğurması söz konusu olabilmektedir. Albert Bandura’nın da dediği gibi insanların diğer bütün canlılardan farklı olarak sembolleştirme kapasiteleri vardır ve bu kapasite ile insanlar geçmişi hafızasında taşıyabilmekte ve de geleceği de hayal edebilmektedir (Sanemoğlu, 1997: 229). Bu kapasite bireyin yaşadıklarını nasıl algıladığına bağlı olarak onun hayattan alacağı doyumu da son derece etkilemektedir. Zira yaşadığı olaylara olumlu bakabilen bireyler geleceği zihinlerinde canlandırırken çok büyük olasılıkla daha pozitif olarak canlandıracakken, yaşadıklarını olumsuz olarak değerlendiren bireyler ise geleceği zihinlerinde olumsuz olarak canlandıracaklardır. Bu durumda bireyler gelecekteki hayatlarına bakış açıları açısından da farklılaşacaklardır. Geçmişte yaşadıklarını olumsuz olarak değerlendiren ve gelecekte yaşayacaklarını da geçmişte yaşadıklarının bir devamı olarak algılayan bireyler hayatı çekilmez ve yaşanmaz olarak kabul edecekler ve bunun sonucunda da çok büyük olasılıkla bir çok psiko-sosyal sorunlar yaşayacaklardır. Bu sorunlar, onları ömürlerinin sonuna kadar rahat bırakmayacak ve Eric Eriksonun dediği gibi benlik bütünlüğünü sağlayamadığı için umutsuzlaşan ve mutsuz olarak ölüveren yaşlılar olmalarına neden olacaktır                     (Selçuk, 2000: 66). Ayrıca bugün psiko-somatik rahatsızlıklar olarak bilinen psikolojik kökenli fiziksel rahatsızlıkların temel nedeninin de yine hayatı algılama biçimi ile ilgili olduğu bilimsel bir veri olarak kabul edilmektedir. Bu durumda yaşamlarını olumsuz olarak algılayan bireylerin psikolojik durumlarından başka fiziksel durumlarında da bozulmalar olması kaçınılmaz görünmektedir. O halde yapılması gereken bireylerin yaşadıkları olayları olumlu bir bakış açısı ile değerlendirme kapasitelerini geliştirmek ve bireylere olumlu düşünme becerisini kazandırmak olmalıdır.

         Olumlu düşünme deyince bir çok insanın aklına “Pollyanna Felsefesi” gelmektedir. Eleanor H. Porter (1868-1920) tarafından kaleme alınan “Polyanna” adlı kitapta yer alan kahramanın kişilik özelliğinden yola çıkılarak oluşturulan bu felsefeye göre, her şeyin bir başka bakış açısı ile bakılırsa bir olumlu yönünün bulunması mümkündür (Telman; 2003: 9). Esasen bu bakış açısı olumlu düşünmeyi tam manası ile içermemekle birlikte, olumlu düşünme konusuna yakın bir bakış açısı olarak kabul edilebilir. Zira olumlu düşünmenin üzerinde ittifak edilmiş bir tanımı olmamakla birlikte içerik açısından bakıldığında söz konusu olan bakış açısına benzer bir yanı vardır. Olumlu düşünme öncelikle hangi durumda olursa olsun alternatif düşünmeyi, beynimizin bize çizdiği sınırların dışına çıkabilmeyi yada başka bir deyişle ıraksak ya da yaratıcı düşünmeyi içermektedir ayrıca olumlu düşünme soruna değil  çözüme odaklıdır (bakınız karikatür 1).

Karikatür 1

O halde öncelikle olumlu düşünmenin iki temel bileşeni olduğunu söyletebileceğimiz yaratıcı düşünmenin ve çözüme odaklı düşünmenin ne olduğuna bakmalı ve daha sonra olumlu düşünme ile arasında ne gibi bir ilişki olduğunu incelemeliyiz. Yaratıcı düşünmede olumlu düşünme gibi tam manası ile tek bir tanımı üzerinde ittifak edilmiş bir kavram değildir.   Mithat Enç’in, Ruhbilim Terimleri Sözlüğüne göre (1990: 161) yaratıcı düşünme; “Düşünmenin, türetici, yeni durumları araştırıcı ya da eski sorunlara yeni çözüm yolları bulan, düşünene göre yeni olan düşüncelerle sonuçlanan bir özellik göstermesidir”. Yani yaratıcı düşünme eski kalıplarımızın dışına çıkmayı eski sorunlarımıza yeni çözüm yolları bulmayı öngören bir düşünme biçimidir. Olumlu düşünme açısından bakıldığında; yaratıcı düşünme, negatif düşüncelerin bir durum karşısında olabilecek tek ve yegâne düşünme biçimi olmayacağını, daha farklı bakış açıları geliştirilebileceğini göstermesi açısından önemlidir. Bir birey bir duruma ne kadar fazla ve farklı bakış açısı ile bakar ise kendisini o kadar özgür hissedecektir. Zira özgürlük seçme hürriyetine sahip olmak demektir. Kendisini seçme hürriyetine sahip olarak algılayan bir bireyin üstünden, hadiselere maruz kalma duygusu ve gerginliği kalkacaktır ve sadece bu durum bile hadise ve olaylara yaratıcı düşünme ile bakabilmenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor olması açısından önemlidir. O zaman bireylerde öncelikle karşılaşılan her durum için o duruma farklı farklı bakış açıları geliştirilebileceği düşüncesi oluşturulmalıdır ki olumlu düşünme için gerekli olan ilk adım atılmış olsun. Arkasından yapılması gereken diğer husus ise bireylerde çözüme odaklı düşünmenin geliştirilmesidir. Evet bir duruma bir çok farklı bakış açısı ile bakmak gereklidir ancak yeterli değildir. Farklı bakış açıları geliştirdikten sonra bu alternatifler arasından özellikle pozitif olanları ve sorunların çözümünde işe yarayacak olanları seçmek ve bunlara odaklanmak da ikinci şarttır. Çünkü farklı farklı alternatifler bulunabilir ancak bu alternatifler arasında sorunun çözümüne katkı sağlayanlar yerine sorunu daha kronik hale getirenler de olabilir. Olumlu düşünme ise sorunu negatif ve kronik hale getiren alternatiflere değil sorunu çözüme ulaştıracak alternatiflere odaklanmayı gerektirir (bakınız karikatür 2).

Karikatür 2

 

         Olumlu düşünme bireylerin yaşadıklarına daha farklı bakış açıları geliştirmeleri ve bu bakış açılarından olumlu olanları seçerek onlar üzerine odaklanmalarını içeren bir düşünme biçimidir. Bu şekilde düşünme bireylerin olay ve hadiselere güzel bakmalarını ve olumlu düşünmelerini ve de neticede hayatlarından daha fazla lezzet almalarını sağlar. Bu da ruh sağlığı için önemli bir kazançtır.

         

KAYNAKÇA

Enç, M. (1990),  Ruhbilim  Terimleri  Sözlüğü,  Ankara,  Karatepe  Yayınları.

Sanemoğlu, N. (1997), Gelişim Öğrenme ve Öğretim, Ankara, Gazi Kitabevi.

Selçuk, Z. (2000), Gelişim ve Öğrenme, Ankara, Nobel Yayınları.

Telman N. (2003), Pozitif Düşüncenin Sihirli Gücü, İstanbul, Epsilon Yayınları.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :