- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Okula Uyum

Okula Uyum sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

UYUM

 

Her çocuğun okula başlangıçta uyumu aynı olmamaktadır. Bu nedenle ebeveyn, öğretmen ve yöneticilere çeşitli sorumluluklar düşmektedir.

Toplumun devamını sağlayan kültürün sürdürülmesi ve geliştirilmesi, yetişmekte olan kuşağın eğitim ve öğrenimi ile mümkündür. Çocuk doğar doğmaz ailede başlayan eğitim, okul içinde ve dışında yapılan eğitim ve öğretimle birlikte yaşam boyu sürmektedir. Günden güne toplumda meydana gelen değişiklikler ise eğitimi zorunlu kılmaktadır. Okul, organize bir kurum olarak bireyin bu değişikliklere uyum sağlayabilmesi için kendine özgü kültürü içinde çocuklara eğitim vermektedir.

Okul, karmaşık bilgileri basitleştiren, zararlı çevresel etkenleri azaltarak arınmış eylem düzenini sağlayan, bireyi yakın çevre sınırlamalarından kurtararak daha geniş bir çevre kurmasını sağlayan, bireyin zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmesine katkı sağlayan bir kurumdur. Okulun bu özelliklerine karşın hem aile, hem de çocuk okula başlama sürecinde yepyeni heyecanlar ve birtakım endişeler yaşamaktadır. Ebeveynler, çocuklarında ani olumlu değişiklikleri hemen görmek isterken, çocuk ev ortamından okula geçişte çok sayıda ilişki kurmakta, bir bocalama dönemine girmektedir. Bu bocalama döneminde çocuk, kafasında birçok soruya cevap ararken, çocuk-aile etkileşimi, çocuğun yaşı, mizacı, kardeşinin olup olmaması, okula ilişkin etmenler (öğretmen, yönetici, personel) çocuğun uyum sürecini etkileyebilmektedir.

Tüm bu etmenlerle olan etkileşim sonucu her çocuğun okula başlangıçtaki uyumu aynı olmamaktadır. Bu nedenle ebeveyn, öğretmen ve yöneticilere çeşitli sorumluluklar düşmektedir. Okula uyum için verilecek destek, çocuğun eğitiminde bu ilk adımı kolaylaştıracaktır.

 

 

ÇOCUĞUN OKULA UYUM SAĞLAMASINDA EBEVEYNLERİN ROLÜ

Ebeveynler, çocuğun okula başlangıçtaki uyumu için güven ve zevk verici ortamı, onu okula adım adım alıştırarak verebilir. Bunun için çocuk ilk günden başlayarak, planlı ve amaca göre düzenlenmiş ilişkiler içinde okula başlamalıdır.

  1. Her şeyden önce doğduğu andan itibaren çocuğun fiziksel ihtiyaçları yanında sevme ve sevilme, başarılı olma ve takdir görme, güvenme, saygı görme, kabul görme gibi psikolojik ihtiyaçları da doyurulmalıdır.

  1. Çocukla konuşmalı, çocuğun merakını uyandıracak birtakım eşya ve oyuncaklar vererek çevre hakkındaki bilgisi genişletilmelidir.

  1. Ebeveynler çocuğun yaşı büyüdükçe “Neden?” sorularına cevap vermeli, olayları, hikâyeleri sebep-sonuç ilişkileri içerisinde anlatmalıdır. Çünkü hiçbir şeye ilgi duymayan, merak etmeyen çocuk, okulda da öğrenmek istemeyecektir.

  1. Ebeveyn olarak günün kısa da olsa bir bölümünü çocukla oynamak için ayırmak gereklidir. İç içe giren kaplar vermek, yaşa uygun renkli resimler, dergiler, kitaplar, kalemler vermek, ucu küt makasla kesmesini sağlamak, onun gayretlerini sözel olarak ödüllendirmek, çocuğun ileride okula ilgi duymasına yardımcı olacaktır.

  1. Ebeveyn olarak çocuk eğitiminde dikkat edilmesi gereken bazı ilkeler bilinmeli ve benimsenmelidir. Nitekim okula başlangıçta ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktalar, çocuk eğitiminde dikkat edilmesi gereken noktalardan ayrı düşünülemez.

Buraya kadar sıralanan maddeler genel ve uzun dönemli sorumlulukları kapsamaktadır. Ancak ebeveynlerin, çocukların okula başlayacağı dönemde de bazı sorumlulukları vardır.

Bunları sıralayacak olursak;

  1. Çocuk okula başlamadan bir süre önce, okula başlayacağı söylenmeli, çocuğun neden okula gideceği, anlayabileceği bir açıklıkla anlatılmalıdır.

  1. Okula başlamadan önceki günlerde ev ortamı rahat sakin, düzenli tutulmalı, tatil dönüşü ise ona yardımcı olmak için birkaç gün önceden eve dönüş yapılmalıdır. Okulun okula başlama süreci içinde uyguladığı bir yöntem varsa, bu konuda bilgi alınarak, okula birkaç gün önceden ziyaret yapılmalıdır.

  1. Ebeveynler kendisine ulaşılabilecek kişileri okula bildirmeli, çocuğun bizzat alınmasına özen göstermelidir. Çocuktaki problemler okula bildirilerek, okulun önereceği çözümlere kulak verilmelidir.

  1. Çocuğa sabah kahvaltı ve giyimi için zaman ayırmalıdır. Aksi takdirde çocuk okula gitmenin rutin yapılması gereken ve sıkıcı bir görev olduğunu düşünebilir.

  1. Çocuğun mızmızlanmalarından bağırılmamalı, çocuğun en hassas anı olan veda sahnesinde ebeveynler asla ağlamamalıdır. Çocuktan neşeli bir yüzle ve öpücükle ayrılmalıdır. Çocuğun bulunduğu ortamdan kaçarcasına kaçılmamalıdır.

Okula başlayan çocukta, evin yerini okul, anne babanın yerini öğretmen alır. Öğretmen, çocuk için yeni bir özdeşleşme örneği olmaktadır. Bu nedenle okula başlangıçta öğretmenin çocukla ilişkilerinin önemli olduğunu da unutmamak gerekir.

 

 

 

 

ÇOCUĞUN OKULA UYUM SAĞLAMASINDA ÖĞRETMENİN ROLÜ

 

Öğretmen, öncelikle çocuğun evdeki duygusal ilişkisini okulda sürdürmeli, çocuğun okula katılımını sağlamakta acele etmemelidir. Uyum, çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun olarak, birbirini izleten aşamalarla, zaman içinde gerçekleştirilmelidir. Sağlıklı, dengeli bir uyum, büyük ölçüde öğretmenin yaklaşımına bağlıdır. Bu nedenle;

  1. Çocuğu fiziksel veya sözel olarak cezalandırmak, olumsuz etiketlemek, utandırmak, kıyaslamak, kovmakla ya da bir otorite figürü çağırmakla tehdit etmek yerine, daha çok olumlu davranışlar üzerinde durmalı, sakin ve sabırlı olmalıdır.

  1. Öğretmen, öğrenmeyi kolaylaştırıcı ve özendirici bir ortam yaratmalı, sınıfta adaletli olmalı, çocuğa öncelikle onu sevdiğini ve olduğu gibi kabul ettiğini göstermelidir.

  1. Öğretmen, çocuğu tanıma tekniklerini bilmeli, gereğine inanarak sürekli değişip gelişen çocuğun özelliklerini bilmelidir.

  1. Çeşitli uyum problemleri olan çocukları sınıf çalışmasına sokmalı, çocuğun arkadaş grubuna girişi için stratejiler geliştirmelidir.

  1. Sınıf içinde oyun alanındaki faaliyetler düzene sokulmalı, çocuğun önceden haberdar edildiği basit etkinlikler hazırlanarak çocuğa sunulmalıdır.

  1. Çocuğa hayvan hikâyeleri ve düşsel hikâyeler okuyup onun anlatması ve canlandırması sağlanarak çocuğun ayrılığı değerlendirilmeli, bağımsızlık derecesi saptandıktan sonra adım adım bağımsızlaşmaya yardımcı olunmalıdır.

  1. Her çocuk mümkün olduğunca okula başlamadan önce evde ziyaret edilmeli, okulun ilk günü çocuğa anlatılmalı, bu konuda bir resim yapması istenmelidir. Bu ilk görüşme hem çocuk, hem de ebeveynlerle kurulacak ilişkiye yön vermekte, çocuğu evde tanımaya imkân vermekte, ailenin okul faaliyetlerine katılımını arttırmaktadır. Bu arada öğretmen çocuklara paralel olarak anne baba eğitimini sürdürmelidir.

  1. Çocuğa kurumunun kaynakları, kullanım şekilleri, kurallar tanıtılmalıdır. Tanıtımlarda çocuğun başarılı bulunan yönleri övülmeli, güçlüklere yardımcı olunmalı, sorular yanıtlanmalı ve öneriler değerlendirilmelidir.

  1. Fiziksel kazalara karşı gerekli önlemler alınmalı ancak fazla kısıtlayıcı olunmamalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

OKULA UYUMUN SAĞLANMASINDA YÖNETİCİNİN ROLÜ

Aileden okula yansıyan, çocuğun evden okula taşıdığı sorunları, çocukla direkt ilişkide olan öğretmenin yanı sıra okul yönetimi de okula uyumda önemli rol oynamaktadır. her şeyden önce okulu yöneten yönetici hoşgörüye, demokratik ilkelere sahip olmalıdır ki okulu çocuklar için yararlı ve mutlu bir çevre haline getirebilsin. Bu temel özellik doğrultusunda yönetici okula uyum sağlamada;

  1. Anne babalara okulun çalışmaları, amaçları ve programları hakkında bilgi vermelidir.

  1. Çocuğu okul ve okul kurallarına alıştırmada oryantasyon çalışmaları planlanmalıdır. Bu çalışmalara eski öğrenci ve aileleri de dahil etmelidir.

  1. Okul, çocuğun okula başlama düzenini planlamalıdır. Çocukların aralıklı olarak sınıfa alınması sağlanmalı, çocuk alışıncaya kadar güvenebileceği bir yakınıyla yarım gün gelmesi sağlanmalıdır. Okulun disiplin ve kurallarındaki gereksiz kısıtlamalara ve zorlamalara gitmeden, okula başlangıçta aileye ve çocuğa esneklik tanınmalıdır.

  1. Çocukla iletişime tek kişiyle başlamak uyumu kolaylaştıracağından, ablalık, ağabeylik, arkadaşlık ilişkileri düzenlenmeli, aşırı bağımlı çocukların annelerine kademeli uzaklaştırma uygulanmalıdır. Birinci gün mutfakta, ikinci gün bahçede bekleme, üçüncü gün sadece öğle yemeğinde görüşme gibi.

Sonuç olarak, yönetici öğretmenle birlikte çocuğun okula uyumunu kolaylaştırabilmektedir. Öğretmenlerin de ebeveynlerle sağlıklı bir ilişki kurması gerekmektedir. Bu nedenle çocuğun okula başlamasında ebeveyn, öğretmen ve yöneticiye birtakım sorumluluklar düşmekle birlikte, karşılıklı yardımlaşmanın önemi büyüktür. Çocuğun gelişiminde ve eğitiminde bilinçli ve bilgili olarak adım atmak yararlı olacaktır.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :