- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Okul ve Eğitim

Okul ve Eğitim sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Okul ve Eğitim

Okul, eğitimin belli bir grubun, belli yer zamanda, bilinmezlik duru­munda, zeka, moral, teknik bilgi ve beceri bakımından kasıtlı ve planlı olarak yeni davranışlar kazanmasını sağlayacak şekilde düzenlendiği kurumdur. Okul, yönetim, öğretim, öğrenciler ve ilgili başka görevlilerin içinde gerekli okul çalışmalarını sürdürdükleri yapı, çerçeve ya da düze­ne denir. Okul, eğitim sistemi içinde temel sayılabilecek bir kurumdur. Okul, bulunduğu yerin, çevrenin içinde yer alan bir eğitim sistemidir.

Okulun temel görevi, yeni davranışlar edinmede yüksek bir verime ulaşmanın kaçınılmaz olduğu günümüz toplumlarında, kişinin bu davra­nışları kazanması rastlantılara bırakılamaz. Kişilere, bu yeni görevlerin uzman kişilerle ve verimli bir şekilde kazandırılması gerekir. Bu görevi yerine getirme yükümlülüğü ise bir toplumsal kurum olarak okula ve­rilmiştir. Okul, belli bir program uyarınca kazandırılmakta olan bir dav­ranış değiştirme kuruluşudur. Öğretim programları okulların davranış değiştirme amacı ile göstereceği çabaların bir planı, öğretmenler ise usta birer uygulayıcılarıdır.

Zamanımızda ekonominin ihtiyâç duyduğu, eğitilmiş insan gücünü ye­tiştirme bakımından okullara düşen görev ve sorumluluklar her geçen gün daha da artmaktadır. Sanayileşme, eğitime ekonomik açıdan daha çok önem verilmesini zorunlu hale getirmiştir. İşe girmede aranan şartla­rın gittikçe daha özel ve uAuanlık gerektirecek bilgi ve becerilere da­yanması, okulun görevlerinin çeşitlenerek artmasına neden olmuştur.

Bilginin artması ve çeşitlenmesi, toplumların kalkınma çabalarını yada kalkınmışlık durumunu koruyabilmek için, üyelerini mesleki açıdan değişen ve gelişen teknolojiye ayak uyduracak şekilde yetişmeleri ve bu yeniliklere uyum sağlayabilecek hale getirilmesi zorunlu haline gelmiş­tir. Bu da eğitimin okuldaki gibi planlı, kasıtlı ve programlı bir biçimde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir.

Okul, aile ve arkadaşlık grupları gibi bir toplumsal kurum ya da sistem olarak ele alınabilir. Bu nedenle okulun görevlerini üç grup alfanda top­lamak mümkündür.

(l) Toplumsallaştırma,

(2)bilgi, beceri, tutum ve alış­kanlıklar gibi bilgi aktarımı ve

(3) çeşitli eğitsel ve mesleki hedeflere yö­neltme olarak sıralanabilir.

Eğitim sistemini diğer sistemlerden farklı olarak temel sistem diye adlandırılabilecek bir sisteme sahiptir. Bu da okuldur. Okul eğitim sisteminin tüm özelliklerini taşımaktadır. Okul çevresinde insan, malzeme, bilgi türünde değişik girdiler alır, bunları eğitim süreci ile işleyerek çevresine çıktılar halinde sunar. Bu süreç içerisinde çevreyle etkileşimde bulunur, etkilenir ve etkiler. Eğitim sürecinin etkili olabilmesi için okulda kontrol-denetim ile etkili olarak kullanılması gereken dönüt-düzeltme mekanizması yer alır.

Öğretme-Öğrenme Etkinlikleri

Öğretme-öğrenme etkinlikleri, amaca ulaşmak için dersin nasıl işlendi­ğini belirlemede öğretmenlere ışık tutar ve dersin öğrenci merkezli, bi­limsel öğretim süreçleri doğrultusunda işlenmesine yardımcı olur. Etkin­likler, farklı düzeylerdeki öğrencilere uygun olmak ve özel donanım gerektiren araç-gereçlerle sınırlı kalmamalıdır. Öğretmenler öğrencileri­nin düzeyini, sınıf durumuna ve eldeki olanaklara göre çok sayıda ben­zer etkinlikler tasarlayıp geliştirebilirler. Öğretmenler kendi yaratıcılıkla­rını kullanarak, koşullar ne olursa olsun, mutlaka öğrencilerle birlikte etkinlikler yapmalıdırlar.

Öğrencilerin yapacakları sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerin eğitim-öğretim açısından büyük yaran olduğu bir gerçektir. Öğretmen, öğrencileri bu tür etkinliklere özendirmeli, öğrencilerde tek başına ya da gruplar halin­de bu tür etkinlikler yapmalıdırlar. Bu etkinliklerde öğrencilerin yararla­nacağı kaynaklar, öğretmen tarafından verilebilir ya da öğrenciler kaynakları kendileri araştırıp bulabilirler.

öğrencilerin yaptıkları tüm etkinlikleri kaydetmeleri sağlanmalı, bunları yazılı ve sözlü olarak sunmaları özendirilmelidir. Böylece öğrencilerin fikirleri analiz ve sentez etmeleri, anladıklarını başkalarıyla sözlü ve yazılı olarak paylaşmaları, öğrendiklerini belirli bir çerçeveye oturtmala­rı, konuyu formüle ederek soruları yanıtlamaları ve günlük yaşamla ilişki kurmaları sağlanmalıdır. Öğrencilerin, etkinlikleri yaparken ko­nuyla ilgili kavramları geliştirmeleri, bunları günlük yaşantılarıyla ilişkilendirmeleri, uygulama becerileri kazanmaları, araştırma ve ince­leme planlamaları, araç-gereçleri, yöntem ve teknikleri amacına uygun bir biçimde kullanmaları, dikkatli ve önemli gözlemler yapmaları, belirli duyarlıkta ölçümler yaparak bunlardaki hataları fark etmeleri, verileri kayıt ve analiz edip elde edilecek fikirleri yorumlamaları, şartlara göre bireysel ya da işbirliğine dayalı grup çalışmaları önem taşır. Öğrenci merkezli öğretimde, bunların öğrencilerin yaşlarına ve akademik düzeylerine uygun olarak planlanmasından ve gerçekleştirilmesinden birince derecede öğretmen sorumludur. Yaygın eğitim, örgün eğitim sistemine hiç girmemiş ya da herhangi bir kademesinde yer alan veya bu kademeden çıkmış bireylere örgün eğiti­min yanında veya dışında düzenlenip yürütülen tüm eğitim çalışmaları­nı kapsar.

Yaygın eğitim alanında kitle eğitimi, yetişkinler eğitimi, halk eğitimi, toplum eğitimi ve sosyal eğitim gibi değişik konularda kullanılmaktadır. Yaygın eğitimde örgün eğitimdeki gibi belirli bir girdi olarak, hedef ya da hedef-davranışları belli bir yaş sınırlaması veya benzer yeteneklere sahiplilik gibi bir kuralları yoktur. Onun için bir yaygın eğitim etkinliği­ne yaşları, eğitim düzeyleri/cinsiyeti, öğrenme isteği, meslekleri, işleri, farklı yerlerden, çiftçi, zanaatkar, memur, öğrenci ve ev kadını gibi deği­şik kesimlerden herkes katılabilir.

Yaygın eğitim ülkemizde çok değişik kurumlarca düzenlenip yürütül­mektedir. Bunlardan bazıları Milli Eğitim Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, TRT, Üniversiteler ve sendikalar bu gibi kuruluşlar bu tür eğitimi ver­mektedirler. Yaygın eğitim, çok değişik adlarla ve pek çok konuda kurs­larla, seminer ve toplantılarla yürütülmektedir. Yaygın eğitim örgün eğitimi desteklemeye, tamamlamaya, onun sürdürülmesine çalışan bir eğitim hizmetidir. Bazen halk eğitimi ile eş anlamlı olarak kullanıldığı görülmektedir.

Kısacası yaygın eğitim, yetişkinlere okuma-yazma öğretme, temel bilgi ve becerileri kazandırmak, en son devam ettiği öğretim kademesinden edindikleri bilgi, beceri ve yetenekleri geliştirmek ve hayatlarını kazan­malarını sağlayacak yeni nitelikler kazandırmak amacıyla verilen okul dışı bir eğitimdir (Adem 1981:2).

Hizmet içi Eğitim

Özel ve tüzel kişilere ait iş yerlerinde, belli bir maaş veya ücret karşılığında işe alınmış veya çalışmakta olan bireylere görevleri ile ilgili bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklar kazanmalarını sağlamak üzere yapı­lan eğitime denir (Demirel 1993:50).

Hizmet içi eğitim toplumun tümüne yönelmiş, eğitimin genel amaçlarını bir bütün olarak gerçekleştirmek isteyen örgün ve yaygın eğitim prog­ramlarındaki hedeflerin sınırlılığı ve kapsamının belirli şartlarda çalışan kişileri içine almasıyla farklı olan hizmet içi eğitim iş veriminin artırıl­ması, üretilen mal ve hizmetlerin niteliklerinin yükseltilmesi için gerekmektedir. Böylece ekonomik gelişme içerisinde zamandan ve eğitim har­camalarından tasarruf edilerek, tüm alanlarda, her kademede ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücünü belirli bir süre içinde eğiterek, onu yeni­liklerden haberdar etmek gerekir. Böylece ekonomik gelişme içinde, za­mandan ve eğitim harcamalarından tasarruf edilerek bütün sektörlerde, her kademede ihtiyaç duyulan kalifiyeli işgücünü belirli bir süre içinde yetiştirme amaç edinilmelidir.

Kamu kurum ve kuruluşlarında yapılan hizmet içi eğitim sistemleştirilmiş bir eğitimdir.

Halk Eğitimi

Halk eğitimi, on beş ya da daha ileri yaşta normal okul ya da üniversite sistemi dışında bulunan kimselerin yararına sunulan ve gereksinimlere göre düzenlenen eğitimdir. Bu eğitim türünde değişik yaş gruplarından ve değişik kesimlerden kişilere kısa süreli bilgi ve beceri kazandırmaya yönelik yapılan eğitsel faaliyetlerdir.

EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME

Eğitime ilişkin program kavramının kullanımında ise ülkemiz eğitimci­ler arasında bir görüş birliği yoktur. Bu kavram ülkemizde de eğitim programı, öğretim programı, okul programı yetişek gibi değişik isimlerle de ifade edilmektedir.

Genel anlamda program denilince; öngörülen faaliyetleri, faaliyetlerin aşamalarını, bunların nasıl yapılacağını, kimlerin görev alacağını belirten ayrıntılı bir akış semasıdır. Yani yapılması gerekli bir işin bölümlerini, her bölümün nasıl yapılacağını gösteren bir tasarı anlamına gelmektedir.

Program Geliştirme

Okul içinde ve gerekse okul dışında Milli Eğitimin ve okulun amaçlarını etkinlikle geliştirmek üzere düzenlenen içerik ve etkinliklerin uygun yöntem ve teknikler ile araç-gereçlerle geliştirilmesine yönelmiş koordine çabaların tümüne denir.

  • Program geliştirme operasyonel bir süreçtir. Biradan program geliştirme ile uygulamanın iç içe olduğu anlaşılmaktadır.
  • Program geliştirme oldukça kapsamlı bir süreçtir. Program geliştirme ile diğer tüm faktörlerin göz önüne alınması gerekir.
  • Program geliştirmede devamlılık denilince sosyo-kültürel ye bilimsel verilerin ışığı altında süreklilik göstermesidir.
  • Program geliştirme bir araştırma sürecidir. Program geliştirmenin objektif verilerin elde edilmesini sağlayan uygulamalı bir araştırma süre­cini gerektirdiği anlaşılmalıdır.

Öğretim Programı

Öğrenci davranışında istenilen değişiklik ya da değişiklikler oluşturmak amacıyla ayrıntılı olarak yapılan planlamaya öğretim programı denir. Bu anlamda bir öğretim programı ne amaçlar, dersler ve konular listesidir ne de öğretmenin eline verilen ve uyması gereken yazılı ya da basılı bir kitaptır. Öğretim programı, öğrencilerden beklenen öğrenmeyi meydana getirebilmek için planlanmış faaliyetlerin bütünü olarak açıklanabilir. Öğretim programında önce, ilgili dersin özel hedeflerini oluşturan biliş­sel yeterlik, psiko-motor beceri ve duyuşsal özelliklere yer verilir. Daha sonra bu insan niteliklerinden her biri, ilgili niteliği oluşturan öğeler veya onun gözlenebilir işaretçileri olan kritik davranışlar ile tanımlanır. Öğretim programında bundan sonra, dersin özel hedeflerinden kapsa­nan niteliklerin öğeleri veya kritik davranışlarının öğretilmesinde birer araç olarak kullanılacak öğretme-öğrenme etkinlikleri ele alınır. Prog­ramda bu etkinlikler, benzer ortamlarda gerçekleştirebilme açısından üniteler halinde gruplanarak verilir. Bu ünitelerde programda, sağlaya­cakları öğrenmelerin aşamalılığına, yani birbiri üzerine kurulma duru­muna göre sıralanır. Böylece bir dersteki tüm ünitelerdeki davranışların öğrenilmesini sağlayacak öğrenme-öğretme etkinlikleriyle öğrenme işi gerçekleştirilir.

Öğretim Programı, bir dersin özel hedeflerini ve bu özel hedeflere ula­şılmak için yararlanılabilecek öğretme-öğrenme etkinliklerinin, amaca elverişli bir sıra ve düzen içinde veren kaynaktır. Programın düzenlenip, planlanması sırasında; sınıf içindeki her bir öğrenme-öğretme sürecinin incelemesi programın geliştirilmesi açısından oldukça önemlidir. Öğre­tim programında önce, ilgili dersin özel hedeflerini oluşturan bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor özelliklere yer verilir. Daha sonra bu insan niteliklerinde her biri, ilgili niteliği oluşturan öğeler veya onun gözlenebilir işaretçileri olan kritik davranışlar ile tanımlanabilir. Öğretim progra­mında, daha sonra dersin özel hedeflerinde kapsanan niteliklerin öğeleri veya kritik davranışlarının öğretilmesinde birer araç olarak kullanılacak öğretme-öğrenme etkinliklerini içerir. Programda bu etkinlikler, benzer ortamlarda gerçekleştirilme açısından üniteler halinde gruplanarak veri­lir. Bu ünitelerde, programda, sağlayacaktan öğrenmelerin aşamalılığına yani, bir biri üzerine kurulma durumuna göre sıralanır.

Programı, okul içi ve okul dışı durumlarla istenilen yöndeki çıktılara ulaşmak için okulun giriştiği çabaların tümü olarak tanımlamaktadırlar. Yukarıda belirtildiği şekilde, bir yapıya sahip olması yüzünden bir öğre­tim programında ilk ünite, genellikle dersin başında öğrenilebilecek ve öğrenildikten sonra diğer öğeler ve kritik davranışların öğrenilmesini kolaylaştıracak olan davranışların öğrenilmesini sağlayan öğretme-öğrenme etkinliklerini oluşturur. Bunu, ilk ünitede öğrenilen davranış­lardan sonra, daha kolay öğrenilebilecek ve öğrenildikten sonra diğer öğeler veya kritik davranışların öğrenilmesini kolaylaştıracak davranış­ların öğrenilmesini sağlayan öğretme-öğrenme etkinlerinin oluşturduğu ikinci ünite izler. Bir dersteki tüm üniteler bu şekilde gruplanarak sıra­lanmış öğretme-öğrenme etkinliklerinden meydana gelir.

Öğretim programı, öğrencilerin neleri öğrenmelerinin beklenmekte ol­duğunu belirleyen öğretim programıdır. Bu öğretim programı, öğrenciye öğretilecek olan ilgili dersleri içermektedir. Bu tür öğretim programları, geliştirdiği yeterlikler kazandırdığı ilgi, tutum ve tanıdığı iş ve meslek fırsatları bakımından önemli olabilmektedir (Bloom 1979:140).

Bir dersle ilgili öğretme-öğrenme sürecinde görülen etkileşimler dersin o anda işlenmekte olan ünitesi içinde yer alması programda öngörülmüş olan öğretme-öğrenme etkinliklerinin, sunulmakta olan öğretim hizmeti ile gerçekleştirilen şeklidir. Böyle bir öğretme-öğrenme sürecinin bir yandan beklenen öğrenme ürünlerini oluşturma bakımından etkililik ve verimi, bir yandan da bu süreçteki etkinliklerin yeni davranışların öğre­nilmesini sağlama derecesi ile mümkündür.

Buna göre program geliştirme en genel anlamıyla, eğitim programlarının tasarlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve değerlendirme sonucu elde edilen veriler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi sürecidir. Ta­nımdan da anlaşılacağı gibi, program geliştirme süreklilik isteyen bir çalışmadır (Erden 1993:3). Günümüzde hem ülkemizde hem de yurt dışında çeşitli müfredat geliştirme çalışmalarına rastlamak mümkündür. Bunlardan bazıları öğrenci merkezli olup bazıları öğretmen ya da konu merkezli programlardır. Daha önceler yaygın olarak kullanılan öğretmen merkezli yaklaşımlar yerine günümüzde öğrenci merkezli yaklaşımlar daha sıklıkla kullanılmaktadır. Aynı konuda, yurt dışında son zamanlarda bölgesel program geliştirme yaklaşımlarına ağırlık verilmektedir.

Program kavramı ile ilgili yapılan açıklamalar, eğitim programının de­vamlılık gösteren, organize edilmiş yaşantılardan oluştuğunu göster­mektedir. Programın sürekli ve dinamik oluşu, geliştirme faaliyetlerini doğal olarak bünyesinde taşır. Zira planlama çalışmaları sonucu kılavuz kaynak kitap veya basılı bir kaynak durumuna getirilen program tasarı­sı, ancak uygulama içinde ve sonrasında program niteliği kazanır, öyle ki program geliştirme çalışmaları kapsamlı ve sürekli devam eden bir süreç olup, amaçlara uygun içeriğin seçilip, düzenlenmesi önemli bir aşamayı göstermektedir. Yapılan çeşitli araştırmalarda özellikle çevre ayarlaması yapılırken içerik düzenlemesine pek önem verilmediği görülmektedir. Öyleyse programın,bu boyutundaki bir değişme, diğer bo­yutları da etkilemektedir (Demirel 1993:5).

Dikkatti hazırlanmış kılavuz programlara, zengin kaynaklara rağmen önemli olan öğretmenin sınıf içinde ne yaptığıdır. Çünkü gerçek ders programı öğretmenin sınıfa girip kapısını kapattıktan sonra sınıfta yaptığı ve öğrencilere yaptırdığı etkinlikler oluşturun Bu nedenle, programı oluşturan ve ona etki eden değişkenlerin çokluğu ve karmaşıklığı, planlama ve geliştirme faaliyetlerinin sistemli bir yaklaşımla ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Prideauxde(1993), özellikle müfredat geliştirme çalışmalarında öğretmenlere büyük görevler düştüğünü ve programların zaman içerisinde çağa ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayabilmesi için devamlı olarak yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğini belirtmiştir. Aynı zamanda okuldaki öğretme işinin planlı, kontrollü adım adım gerçekleştirilecek bir süreç olması da öğretim ve ders programlarının sistem yaklaşımı modellerinin uygulanma olanağını artırmaktadır. Sistem açısından bakıldığında, bir eğitim programının temel öğelerini hedefler, öğrenme yaşantıları ve değerlendirme olmak üzere üç aşamada inceleyebiliriz. Buna göre bir ders programı hazırlanırken ya da geliştirilme etkinliğinin şu aşamalardan geçerek yapılması beklenir;

  1. Hedeflerin saptanması; eğitimin hedeflerinin öğretim ve ders programlarının hedeflerine dönüştürülmesi,
  2. Bu hedeflerin, hangi öğretim durumları içinde, hangi öğrenme yaşan­tıları oluşturularak gerçekleştirilebileceğinin belirlenmesi,
  3. Öğrenme yaşantılarını oluşturacak öğrenme durumlarının örgütlenmesi,
  4. Öğrencilerin hedeflere ne dereceye kadar ulaştıklarını saptamak için
    değerlendirme ölçüt ve işlemlerinin saptanması (Fidan, l982:13-16) olarak sıralanmıştır.

Program geliştirme aşamasında, özellikle öğretme-öğrenme sürecinde, Holt ve Meece’e(1993) göre, öğrencilerin başarı hedeflerindeki durum analizleriyle ilgili yaptıkları çalışmalarında, öğrenci profillerine bakarak, akademik başarıda Akademik hedeflerin etkili olduğu sonucunu ortaya koymuşlar ve öğrenci başarısında hedeflerin etkililiğini ölçebilmek için öncelikle öğrencilerin öğrenme sürecindeki davranış yapılarına bakmak gerektiğini vurgulamışlardır. Hedeflerin saptanmasında, önce toplumsal gerçek, konu alanı ve insanı temele alarak aday hedefler belirlenir. Aday hedefler, eğitim psikolojisi, eğitim felsefesi, eğitim ekonomisi ve eğitim sosyolojisi süzgeçlerinden geçirilerek olası hedefler elde edilir. Olası hedefler, öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyinden ve yapılan yatırım­lardan geçirilerek bir ders de gerçekleştirilebilecek hedefler saptanır, ilgili derste gerçekleştirilecek hedefler, zaman ve yeterlik açısından ye­niden yazılarak ölçüt dayanaklı hedefler haline getirilerek kullanılır. Şimdi, bu aşamalara kısaca inceleyelim.

Hedefler

Eğitimde hedefler çeşitli seviyelerde düşünülebilir. Buna göre uzak he­defler, genel hedefler ve özel hedeflerden söz edilebilir.

Uzak hedefler, politik felsefemizi yansıtır; fonksiyonu yön göstermek, eğitim hizmetlerinin amaçlarını belirtmektedir. Örneğin politik felsefemiz sınırsız toplum ve özgürlük, bağımsızlık, adalet ve refah değişkenleri arasındaki dengeye dayalı demokratik düzen ideallerinden birine dönük olabilir. O zaman politik felsefemizin dönük olduğu ideale doğru geliştirecek bir toplumun muhtaç olduğu ve öyle bir düzende en dengeli yaşamı sürdürebilecek olan insan, eğitimin uzak hedefleri olarak gösterilebilir. Böylece ortaya konacak uzak hedef, eğitimin genel hedefi saptanırken, yönümüzü tayin etmemize yardımcı olur.

Genel hedefler; belli bir eğitim kesiminin ya da okulun genel hedefidir. Genel hedeflerde, eğitimin ürünü olarak yetişmesi istenen ideal insanın niteliklerinden oluşur. Ancak genel hedefler belirlenirken bu niteliklerin tek tek sayılmış olması gerekir. Bir ulusal eğitim sisteminin genel hedef­lerini belirleme işi ülkenin geleceği açısından çok önemlidir. Bu nedenle genel hedeflerin belirlenmesinde devletin ve yüksek karar organlarının da onayına ihtiyaç vardır. Biz genel hedefleri iki seviyede de düşünebili­riz. Bunlardan ilki, eğitimin genel hedefleri, ikincisi de okulun genel hedefleridir. Okulun genel hedefleri, belli bir okuldaki yetiştirici faaliyet alanlarının neler olabileceğinin tayininde işe yarar. İşte bu faaliyet alan­ları belli olduktan sonra yetişecek geliştirme faaliyetleri yoğunlaşır, uzak hedeflere yönelik, eğitimin genel hedefleriyle tutarlı ve okulun genel hedeflerinin gerçekleştirilmesine yarayacak biçimde özel hedeflerin sap­tanması işine girişilir.

Özel hedefler ise, bir disiplin ya da çalışma alanı için hazırlanır. Belli bir ders ya da kurs için saptanacak özel hedeflere örnek teşkil eder. Belli bir öğrencinin yetiştirilmesi için yapılacak faaliyetlerin kararlaştırılmasında ve değerlendirilmesinde alanın hedefler, o işteki özel hedeflerdir. Bu işi yaparken örneğin ilkokulun hedeflerinden hangilerine Türkçe dersinde, hangilerine Fen ve Tabiat Bilgileri dersinde ulaşılmaya çalışılacağı ortaya konmuş olmaktadır. Ortaya konmuş hedeflerin daha öncede belirtildiği üzere ilgili eğitim süzgeçlerinden (eğitim felsefesi, eğitim psikolojisi ve eğitim ekonomisi) geçirilerek, kritik olan hedef-davranışlar belirlenerek programa alınır(Özçelik 1992:9-21).

Bir derste yer alacak hedef davranışlarla kullanılan strateji ve yöntemle­rin seçiminde oldukça önemlidir. Bireye derste kazandırılacak hedef-davranışlar bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor alanın değişik basamakla­rında olabilir. Böyle bir durum da strateji ve öğrenme yöntemi işe koşulmayabilir; çünkü kazanılacak hedef davranışların düzeyleri farklıdır. Bu nedenden dolayı, her hedef davranışa uygun öğrenme stratejisi seçi­lip uygulanmaktadır. İşte birden fazla farklı düzeyde hedef davranışları kazandırmak için uygun ve değişik yöntemlerin bir arada kullanılmasına imkan sağlamakta ve bu tür yönteme de karma yöntem denilir, öyle ki, hedeflerin biçimlendirilip ifade edilmesine yönelik bazı teknik hususlara dikkat edilmesi hedeflerin fonksiyonlarını yerine getirmesinde önemli bir yere sahiptir. Hem öğrenme işini düzenlemek hem de değerlendir­mek için ölçüt geliştirmede hedeflerin davranışsal yönden analizini yapmak gerekir. Bu çerçevede ortaya konacak hedefler öğretimin sonunda öğretimi başarı ile tamamlayan öğrencinin ne yapabileceğini gösteren ve öğrenme ürünü olan öğrenci davranışı bakımından dile getirilebilen ifade hedef ifadesidir. Bu durumda belirlenen hedeflerin hangi konularla gerçekleştirilebileceğini ortaya koyan bir belirtke tablosundan da yarar­lanılmalıdır (Sönmez 1985:18).

Hedeflerde, ifadesini bulan insan niteliklerinin açık seçik ve sınırlı bir kapsama kavuşturulması ve bu yolla derslerle ilgili öğretme- öğrenme süreçlerinde neyin, niçin ve nasıl yer alacağı konusunda önemli sayılabi­lecek derecede farklı yorumlara izin verilmemesi sonucu elde edilen veriler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi sürecidir. Yapılan tanım­dan da anlaşılacağı gibi, program geliştirme süreklilik isteyen bir çalış­madır (Erden 1993:3).

Eğitim Durumları

Eğitim sisteminin fonksiyonunu yerine getirmesinde öğretme-öğrenme süreci merkezi bir öneme sahiptir. Bu nedenle, öğretim programının dayandığı temellerden biriside öğrenimin sağlanmasıdır. Son yıllarda okullarda eğitim durumlarının düzenlenmesinde öğrenme ilke ve tek­niklerinin önemi giderek artmaktadır (Gagne 1970: 468). Program geliştirme safhasında öncelikle hedefler saptanıp davranışlara çevrildikten sonra, bu davranışları geliştirmesi muhtemel öğrenme yaşantılarıyla, öğrenme durumlarının neler olabileceğinin kararlaştırılmasına ihtiyaç vardır.

Hedefler, gözlenebilir öğrenci davranışları türünden ifade edildikten sonra, sıra bu hedeflere ulaşmak için öğretme durumlarının tasarlanma­sına gelir. Bu aşamada hedefe ulaştırıcı içeriğin, içeriği kazandıracak yöntem, teknik ve araçların belirlenmesi gerekir. İçeriğin öğrenci düze­yine göre seçimi, öğrenme yaşantısını oluşturacak ortamın belirlenmesi, ipuçlarının veya uyarıcıların düzenlenmesi, öğrenci katılganlığının nasıl sağlanacağı ve pekiştiricilerin nasıl dağıtılacağının kararlaştırılması öğ­retme durumunun tasarlanmasında yapılacak en önemli işlerdendir. Bir öğretim ve ders programının bu aşaması, büyük ölçüde öğrenmenin nasıl gerçekleştirilebileceğinin planlanmasını içine alır. Öğretme durum­larının öğrenciye göre olması ve bir çok hedefe hizmet etmesi beklenir. Ayrıca öğretme durumlarının düzenlenmesi yaşantılarda sürekliliğin ve

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :