- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Okul Öncesindeki Çocuğun Sosyalleşmesi

Okul Öncesindeki Çocuğun Sosyalleşmesi sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Tevfik Fikret Anaokulu Rehberlik Servisi Bülteni (1)                                       29.09.2006

OKUL ÖNCESİNDEKİ ÇOCUĞUN SOSYALLEŞMESİ

Okul öncesindeki yıllar çocukların hızla sosyalleştikleri yıllardır. Bu yıllarda çocuklar, çevrelerini araştırır, yeni beceriler geliştirir ve bağımsızlıklarını ortaya koymaya çalışırlar. Bu yaşlardaki çocuğun bebeklik döneminden farklı olarak iki ayrı sosyal dünyası vardır. Bunlardan biri akranlarıyla, diğeri de yetişkinlerle ilişki içinde olduğu dünyalardır. Çocuğun arkadaşlarıyla ilişkisi karşılıklılık ve işbirliği içerirken,  yetişkinlerle olan ilişkisi yetişkinin çocuğu korumasını ve çocuğa koyduğu sınırlamaları içerir.  Çocuğun yetişkinle ilişkisi onu akranlarla olan ilişkiye hazırlar ve her ikisi de çocuk için gereklidir.

Akranlarla etkileşimde paylaşma, yardım etme ve sempati gösterme gibi olumlu davranışlar daha az; saldırgan ve bencilce etkileşimler daha fazla gözlenebilir. Fakat akranlarla paylaşma ve diğer olumlu davranışlar 4-12 yaşlar arasında hızla gelişir.

Çocuğun yetişkinle ilişkisi ise, özellikle kültürel değerlerin ve sosyal kuralların aktarılması açısından çok önemlidir. Örneğin; başkasının eşyasına zarar verilmemesi, selamlamaya karşılık verilmesi, başkalarının canını acıtmamak gerektiği gibi çocuğa verilen değer ve kurallar çocuğun sağlıklı bir biçimde sosyalleşmesini sağlar.

Okul öncesi dönemdeki çocukların sosyalleşmelerini olumsuz etkileyen önemli bir özellik hareketli ve saldırgan olmalarıdır. Yapılan araştırmalar sonucunda çocuklardaki saldırganlığın bir ölçüde ana babanın çocuk yetiştirme tutumlarıyla da ilgili olduğu bulunmuştur. Örneğin, her zaman izin verici davranan, çocuğu serbest bırakan, fakat her zaman da cezalandıran annelerin çocuklarının en çok saldırgan davranış sergileyen çocuklar olduğu gözlenmiştir. Genellikle izin verici davranıp çok az cezalandıran anneler ile, genellikle izin verici olmayan ve cezalandırıcı olan annelerin çocuklarında orta düzeyde saldırgan davranışlar gözlenmektedir. Daha az izin verici ve daha az cezalandırıcı olan annelerin çocuklarında ise en az düzeyde saldırgan davranışlar gözlenmektedir. Anne babanın çocuğun eğitiminde hem sağduyulu bir denetimi, hem de özerkliği cesaretlendiren tutumları tercih etmesi, çocuğun meraklı, aktif, girişken, uyumlu, sosyal ve diğerlerine göre daha az olumsuz davranış göstermelerini sağlamaktadır. Özerkliğin desteklenmediği, çocukların davranışı üzerinde yüksek bir kontrolün olduğu ortamlarda ise, çocuklarda merak, girişkenlik ve yaratıcılık gibi özelliklerin gelişmediği saptanmıştır.

Anne babanın çocuğa, onu olduğu gibi kabul ederek, anlayarak, sevgi göstererek ve destekleyerek yaklaştıkları, daha fazla açıklamada bulundukları bir ortamda, çocuk, kuralları ve düzenlemeleri daha kolay içselleştirmekte ve kendisini kontrol etmeyi daha kolay başarmaktadır. Böyle bir tutum ebeveyn ile çocuğu yakınlaştırmakta, etkileşimi artırmakta ve böylece çocuktaki kaygı azalmaktadır. Ayrıca, böyle bir tutum içinde çocukların özsaygıları yükselmekte, olumlu davranışları artmakta ve sosyalleşmeleri mümkün olmaktadır.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :