- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Okul Olgunluğu

Okul Olgunluğu sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

OKUL OLGUNLUĞU

“Okul Olgunluğu” çocuğun okulda kendisinden beklenen akademik ve sosyal görevleri başarılı bir şekilde ve benimseyerek yerine getirmeye hazır olup olmadığını belirten bir kavramdır. Okula başlama yaşına gelmiş bir çocuğun durumunu saptamak için şu dört çeşit yaşın dikkate alınması gerekir:

  1. Kronolojik Yaş
  2. Vücut Yaşı (Bedensel Gelişim)
  3. Zeka yaşı
  4. Okul Olgunluğu Yaşı

Çocuk, genel fiziksel gelişimi, küçük ve büyük motor gelişimi, dil gelişimi, görsel ve işitsel algılaması, görsel ve işitsel belleği, sayı kavramları, dikkatini belli bir süre toplayabilme becerisi, duygusal ve sosyal gelişimi yönlerinden değerlendirilerek, Onun okula başlamaya hazır olup olmadığına karar verilebilir.

Çocuklar aralarında gelişim farklılıkları olmakla birlikte, genellikle 6 yaşın sonunda yukarıda belirtilen faktörler açısından okula başlamaya hazır hale gelirler. Ancak aynı yaştaki çocuklar arasında gelişim farklılıkları olduğu gibi, bazen bir çocuğun bütün bu alanlardaki gelişimi eşit düzeyde olmaz. Bazı alanlardaki gelişim düzeyi, diğer alanlardaki gelişim düzeyinden daha üstte ya da altta olabilir. Örneğin, bedensel ve zihinsel açıdan olgunlaşmış bir çocuğun duygusal ve sosyal gelişimi aynı düzeyde olmayıp, çocuğun okul ortamına uymasını sağlama açısından yetersiz düzeyde olabilir. Söz konusu yetersizliklerden bazıları, çocuğun, akademik alanda, bazıları ise duygusal ve sosyal alanda güçlük yaşamasına neden olabilir.

AKADEMİK ALAN:

İlköğretim birinci sınıfa başlayacak bir öğrencinin, akademik alanda güçlük yaşamadan okula uyum sağlayabilmesi için kısaca şu özelliklere sahip olması beklenir:

  • Dil gelişiminin (dinleme, anlama, hatırlama,  konuşma) kendini,  düşünce ve
    duygularını rahatça ifade etmeye yeterli olması.
  • Derste öğretmenin verdiği yönergeleri takip edebilmesi, anlatılanları dinlemesi,
    anlaması, gerektiği zaman bilgileri tekrarlaması ve düşüncelerini ifade edebilmesi.
  • Belirli bir süre sırasında oturarak dikkatini ders üzerinde yoğunlaştırabilmesi.

Kavram bilgisi: Yakın-uzak, iç-dış, ön-arka, Önce-sonra, az-çok, tath-ekşi gibi nitelik ve nicelik bildiren kavramları öğrenmiş olması.

Görsel ve işitsel alanda gördüklerini ve duyduklarını doğru olarak algılayabilmesi, benzerlik ve farklılıkları ayırt edebilmesi.

El-göz koordinasyonunun yazmaya ve çizmeye yetecek bir düzeyde gelişmiş olması.

Yukanda sayılan özelliklerden birinde veya birkaç tanesinde yetersizlik yaşayan bir öğrencide şu güçlükler görülür.

  • Öğretmenin anlattıklarım anlamada ve kendini gerektiği zaman ifade etmede güçlük.
  • Derse konsantre olmayıp ders dışı faaliyetlerle ilgilenme.
  • Tahtada yazılı olan bilgileri deflere doğru olarak geçirmede güçlük.
  • Okuma, yazma ve matematik öğrenmeyle ilgili güçlükler.

DUYGUSAL VE SOSYAL ALAN:

Okula başlayacak bir öğrencinin, duygusal ve sosyal alanda ise şu özelliklere sahip olması beklenir:

  • Anneden bağımsızlaşmış olma
  • Gereksinimleri kendi başına rahatlıkla karşılayabilme
  • Gerçekçi bir benlik saygısı ve özgüven
  • insanlar arası ilişkileri gerçekçi bir biçimde algılama ve değerlendirme
  • Okuldaki yetişkinler ve öğrencilerle iyi bir iletişim halinde olma
  • Uygun zaman ve mekanda uygun tepkiler verme
  • Yaşına uygun verilen sorumlulukları yerine getirme
  • Davranışlarının sonuçlarını hatalarını kabul edebilme

  • Bazı bilgi ve eşyalarını arkadaşlarıyla paylaşabilme ve birlikte oynayabilme
  • İstek ve ihtiyaçlarını erteleyebilme

Yukarıda sayılan özelliklere ilişkin yetersizliklere sahip olan çocuklarda şu tip sorunlar görülür:

  • Anneden ayrılmama
  • Anne olmadığı zaman temel gereksinimleri karşılamada zorluk çekme
  • Kendine güvenmeme ya da aşın güven duyma
  • Kendini yeteri kadar ifade edememe, utangaçlık
  • Arkadaşlarıyla geçinememe, onları sürekli şikayet etme, saldırgan davranışlar
    gösterme
  • Verilen sorumlulukları üstlenmeme, bağımsız çalışmama, başladığı faaliyetleri
    yarım bırakma
  • Öğretmenlerin yönergelerine uygun davranmama
  • Ders saatinde beklenen şekilde davranmayıp, çevreyle aşın ilgili olma ve diğer
    öğrencilerin dikkatini dağıtacak davranışlar gösterme
  • Okula gitmede isteksizlik
  • Yemek, uyku, tuvalet sorunları

OKULA HAZIRLIKTA VELİLERE ÖNERİLER

Bireyin yaşamında dönüm noktası sayılan olayların başında “okula başlama” gelir. O güne kadar sıcak aile yuvasında aile bireyleriyle iç içe yaşamını sürdüren , gözetilen, korunan, gereksinimleri karşılanan çocuk, sorumluluklarını yüklenebilen, öz gereksinimlerini karşılayabilen, bağımsız bir kimlik kazanma ve birey olma yolunda ilerlemek durumuyla’ karşı karşıya gelir. Kendi yaşıtları, daha büyük çocuklar, öğretmen, yönetici, hizmetli gibi yetişkinlerden kurulu büyük bir grubun içine girer.

Okula yeni başlayacak olan çocuklar okula gitmek için heveslidirler. Ancak, okulun çok güzel bir yer olduğu, orada çok eğleneceği şeklinde konuşmalar yaparak ilgisini daha da kamçılayıp çocuğun kafasında hayali bir tablo yaratmak yerine okulla ilgili gerçekçi bilgiler vermekte yarar vardır.

Öğretim yılı başlamadan önce çocuğun okulu gezip, öğretmeniyle tanışması çok iyi olur. Okula ne zaman gidip ne zaman döneceği, ders saatlerinde ve teneffüslerde neler yapılacağını anlatmak gerekir. Bu bilgiler verilmediğinde çocuk bambaşka bir yer düşünebilir ve okula başladığında hayal kırıklığı yaşar.

Özellikle ilkokula başlayacak çocuklara ders saatlerinde ve dinlenme saatlerinde öğretmen ve bir grup öğrenciyle birlikte sınıfta oturarak yeni bilgiler öğreneceği, ders aralarındaki dinlenme saatlerinde de arkadaşlarıyla konuşup, oyun oynayacağı, tuvalet — su gibi gereksinimlerini giderebileceği, birkaç gün içinde okula alışacağı anlatılmalıdır. Gerekli açıklamalar yapılmadığı taktirde çocuk sonraki yıllarda da etkisinde kalabileceği bazı endişe ve korkulara kapılabilir, okuldan soğuyabilir. Artık oyun yok, ders var…” “oyun çağı bitti, şimdi okul çağındasın” gibi baskıcı konuşmalar da olumsuz sonuçlar doğurur.

Bazı çocuklar ilk günlerde okula gitmede sorun çıkartabilirler. Az bir bölümünde ise okulun ilk günlerinde uyum sağlamış gibi görünüp sonraki haftalarda sorunla karşılaşılabilir.

Okula gitmek isteyen çocukların büyük bir bölümü anneden ayrılma endişesi yaşadıkları için okula gitmede güçlük çıkarırlar. Anneye aşırı bağımlı çocuklar, yeni bir kardeşi olanlar, anne-baba arasında çatışmaların olduğu bir ailede büyüyen çocuklar evden uzakta kaldıklarında endişeli ve mutsuz olurlar. Evde nelerin olup bittiğini merak etmekten okula uyum sağlayamazlar.

Okula gitmek istemeyen çocuklar genellikle hastalık, karın veya baş ağrısı, mide bulantısı gibi bahaneler ileri sürerler. Böyle bir durumda ebeveyn gönlü el vermeyip de çocuğu okula yollamazsa çocuk bu bahaneleri diğer günlerde de kullanır ve alışkanlık haline getirir. Çocuk bir hastalık ileri sürdüğünde durumu araştırmalı eğer fiziksel bir rahatsızlığı yoksa okula mutlaka yollanmalıdır. Aynı zamanda çocuğun bu endişesinin altında yatan neden bulunup ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır. Bu durumda ebeveyne düşen en büyük sorumluluk kendi endişe ve tedirginliklerini çocuğa yansıtmamaktır. Anne-baba huzurlu olup çocuğun üzerine fazla düşmez, okula gitme konusunda kararlı bir tutum izlerse çocuğun endişe ve tedirginliği de doğru orantılı bir şekilde azalır, zamanla kaybolur.

Çocuk okula düzenli bir şekilde, sorun çıkarmadan gidiyorsa ödevlerini yapıyor, okulda olup bitenlerden söz ediyorsa, arkadaşlık kurmuşsa okula uyum sağlamış demektir. Sinirlilik, hırçınlık, nedensiz korkular, ağlama, tırnak yeme, kekeleme gibi durumlar varsa bir sorun olduğuna işaret eder. Yeterli okul olgunluğuna ulaşmamış çocuklarda bu gibi belirtilere daha fazla rastlanır.

Bu bültenimizde siz velilerimize okul yaşamında karşılaşılabilecek bazı durumlardan kısaca söz ettik. Irmak okullarının sizlerle buluştuğu ortak amacı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu, kendine yetebilen, sorumluluk sahibi, kendileriyle ve çevreleriyle barışık bireyler olmasıdır. Bu doğrultuda sizlerin göstereceği işbirliğinin bu amaca katkıda bulunacağına inanıyoruz. Mutlu bir öğretim yılı dileğiyle…

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :