- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Okul Korkusu ll

Okul Korkusu ll sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

OKUL KORKUSU(FOBİSİ)

    Okulların açıldığı ilk günlerde özellikle çocuğunun ilk kez okula kaydını yaptıran aileleri tatlı bir heyecan sarar. Ne de olsa gözü gibi baktıkları çocukları okul çağına gelmiş ve artık onların da çocukları okula gidecektir. Ama bu heyecan sevinç her aile için aynı şekilde devam etmez. Bazı aileler için bu heyecanın ve sevincin yerini endişe ve korku almaya başlar. Çocukları okula gitmek istememeye okuldan korkmaya başlarlar.Okula geldiklerinde hemen okuldan ayrılmak , ailelerinin yanında olmak isterler. Ailelerinden ayrı okulda zaman geçiremezler çünkü hemen içlerini bir korku kaplar ve endişeye düşerler. Aileler ne yapacaklarını şaşırırlar, bu durumun bir adını da koyamazlar. İşte çocuğun okula gitmek istememesi, okulda ailesinden ayrı kalamaması, çocuğun sürekli annesinin yanında kalma isteği okul korkusu( okul fobisi) olarak isimlendirilmektedir.

    Çocuk bir gün birdenbire okula gitmek istemez; zorlamalar karşısında kaygı duyar; panik içine girer, midesi bulanır, kusar, başı döner, ağlar okula gitmemekte direnir. Bazıları istekleri kabullenip yola çıkar, ya yarı yoldan döner yada sınıftan çıkar eve gelir. Başlangıç bazen sinsidir. Ön belirtiler günlerce sürebilir. Çocuk neşesizdir, uykuya dalmakta güçlük çeker. İştahı kesilir, ödevlere karşı ilgisi azalır. Her sabah bedensel bir yakınmayla uyanır. Başı, karnı ağrır, midesi bulanır ve sonunda bir gün okula gitmeyeceğini söyleyiverir. Neden olarak, öğretmenden korktuğunu ya da arkadaşının kendisini rahatsız ettiğini söyleyebilir. Bazı çocuklar ise tanımlayamadıkları bir korkudan söz ederler. Çoğu zaman evde rahattırlar. Şiddetli vakalarda çocuklar evde de huzursuzdurlar(M.Orhan Öztürk;2002).

Okul korkusu yaşayan çocuklar bağlı ve bağımlı oldukları aile bireyini(bu genellikle annedir) bir yere bırakmaz, peşinde dolaşırlar. Kronik anksiyete (sürekli kaygı) içindedirler, hiçbir şeyle oyalanamazlar. Belirtiler genellikle okula gitme vaktinde yoğunlaşır, okuldan ayrılma vaktinde azalır ve daha çok Eylül, Ekim aylarında ortaya çıkar.(www.dersimiz.com)
Yapılan çalışmalar, özellikle ilkokul döneminde olan çocukların yüzde beşinin okul korkusu yüzünden okuldan geri kalmakta olduğunu göstermektedir. İlköğretim ikinci devrede ve lisede de görülebilen okul korkusunun tedavisi özellikle yaşı küçük olan çocuklarda daha çabuk ve kolay olmaktadır.
Okulun ilk günlerinde görülen bu korkunun kaynağı genelde anneden ayrılmak kaygısıdır. Böyle bir ailede, aile bireylerinin birbirlerine karşı aşırı bağımlı durumları göze çarpar. Biri ötekine veya kendisine bir şey olacağı korkusu yaşar. Okul korkusu olan çocuk, okula gittiği zaman anne-babasına bir şey olacağından endişe duymaktadır. Aşırı bağımlı olan anne ve baba, çocuğuna okulda bir şey olacağı kaygısını sürekli yaşarlar. Ebeveynlerin korku ve endişesi aynen çocuğa yansıtılır. Acaba yolda başına bir şey gelir mi? Arkadaşları tarafından dövülür mü? Çocuk aynı korkuyu anne-baba içinde taşır. Onlardan ayrı kaldığında onlarında başına bir şey geleceğinden korkmakta veya çocuk, ebeveynlerinin kendisini terk edeceklerinden endişe duymaktadır. Bu durumda ebeveynin çocuğa karşı aşırı ilgi göstermeleri sonucunda çocuk, bağımlı bir kişilik özelliği kazanarak, ileride uyum problemleri yaşayabilmektedir.

     OKUL KORKUSUNUN NEDENLERİ

Okul korkusu ne şekilde ortaya çıkmış olursa olsun, kaynağı genellikle anneden ya da anne yerine geçen kişiden ayrılma korkusudur. Bu hastalık aslında bir aile nevrozudur. Okul korkusu olan çocukların bulunduğu ailelerde genellikle aile bireyleri birbirine çok bağlı ya da bağımlıdırlar. Sürekli biri diğerine bir şey olacağı endişesini taşır.

En sık görülen nedenler ;

  • Anne ya da baba sürekli anksiyeteden (kaygıdan) yakınmakta ve kendilerine bir şey olacağından korkmaktadırlar.
  • Anne-baba çocuğa okulda, yolda bir şey olacağından korkmaktadırlar.
  • Çocuk kendi yokluğunda anne ya da babasına bir şey olmasından korkmakta ya da kendisini terk edip gideceklerinden endişe duymaktadır.
  • Çocuk anne ve babasının yokluğunda kendisine bir şey olacağından korkmaktadır.(M. Orhan Öztürk;2002)

Okul korkusu geliştiren çocuklar genellikle başarı kaygısı olan, uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen çocuklardır. Bu kişilik özelliklerine sahip çocuklarda tetiği çeken bir etken hastalığı başlatır (ailede hastalık, ailede sosyoekonomik bir kriz, kardeş doğuşu, göç, bir kayıp, okul veya öğretmen değişikliği, okulda onurunu, bedenini tehdit eden bir durum gibi).

 

OKUL FOBİSİNİN (KORKUSUNUN)BELİRTİLERİ

 

Okula olan isteksizliklerini bedensel yakınmalarla dile getirmeye ve bu sebeple kendilerini evde tutmak için  ebeveynlerini ikna etmeye çalışan çocuklarda aşağıdaki belirtiler görülebilir.

  • Baş ağrıları
  • Karın ağrıları, bulantı kusma hissi.
  • İştahsızlık, keyifsizlik
  • Uyku düzeyinde bozukluklar.
  • Okulla ilgili görevlerin yerine getirilmesinde aksamalar.

            Yukarıdaki belirtiler özellikle sabahları ve okul saatinde ortaya çıkar ve yoğunlaşır. Bu tabloyu iyi değerlendiremeyen anne-baba ve öğretmenler, hatalı tutumlarıyla çocuğun korkusunu pekiştirebilirler ve bir gün çocuk okula gitmeyi reddeder. Zorlayınca ağlayıp sızlar bedensel yakınmaları şiddetlenir. Niçin gitmek istemediği sorulunca değişik cevaplar alınır. Kimi çocuk baş ağrısı, mide bulantısını gerekçe gösterir; kimisi arkadaşlarının ve öğretmeninin kendisine kötü davrandığını söyler. Bazı çocuklar ise neden korktuğunu anlatamaz ve tanımlayamazlar. Okul fobisi daha çok ana okuluna giden çocuklarda, ilköğretim okuluna giden çocuklarda görülür. Bu çocukların ortak özellikleri şunlardır:

  • Anne-babası tarafından aşırı şekilde korunup kollanmışlardır.
  • Attıkları her adımda anne-babanın onayını beklerler.
  • Uslu, uyumlu ve anneye aşırı bağımlılıkları vardır.
  • Annelerinden hiç ayrılmak istemezler, sanki onlara yapışık gibidirler, anneden ayrılmak korkusu yaşarlar.
  • Bağımlı kişilik özelliklerini gösterirler.
  • Her istedikleri hemen karşılanmış kişilerdir.

TEDAVi

Okula gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamaktan kaçınmak gerekir. Ona bu durumun bir çok çocukta görüldüğü, tedavi edilebileceği anlatılır. Onun güvenini kazandıktan sonra her ne şekilde olursa olsun okula gitmesi gerektiği, zaman geçerse bu korkuya, derslerden geri kalma korkusunun da ekleneceği söylenir. Okula ailesinden birisi ile gitmesi, çıkışa kadar onunla beraber okulda kalması istenir (Bu kişi daha az bağımlı olduğu bir aile bireyi olabilir). Bunun için okulda işbirliği sağlanmalıdır. Bir yandan da çocuğun bireysel tedavisi, davranış ve oyun tedavisi ile sürdürülür(M.Orhan Öztürk;2002).

    Aile tedavisi ailede kronik anksiyete, bağlılık, bağımlılık konuları ele alınır. Yaş ne kadar küçükse tedaviye yanıt o kadar iyidir ve kısa sürede çocuk okula döner. Stresle ilgili tekrarlayıcı yenilemeler ortaya çıkabilir.
(www.saglikmemurlari.org).

                    AİLELERE ÖNERİLER

  • Her şeyden önce çocuğunuzun sürekli ve sağlıklı bir temel güven duygusu kazanmasını sağlayın. Bunun için çocuğunuzun size güvenmesini sağlamanın ve sizin onu terk etmeyeceğinize inandırmanın yanı sıra; sizin de çocuğunuza güvenmeniz ve ona sorumluluk vermeniz gerekmektedir. Özellikle aşırı koruyucu ve kollayıcı bir tutum sergilemeniz çocuğun öz güven geliştirmesini engelleyecek ve anne baba yanında değilken bir zarar görebileceği korkusu kazanmasına neden olacaktır.
  • Çocuğa,bir şeyin yok senin, naz yapıyorsun numara yapıyorsun gibi sözler söylemekten kaçınılmalıdır(Atalay Yörükoğlu;2004)
  • Çocuğunuzun kaygısı ile asla alay etmeyin, küçümsemeyin ya da onu bu konuyla ilgili olarak azarlamayın.
  • Çocuğunuzun korku ve kaygılarını anlamaya çalışın. Çocuğun böyle bir ayrılık kaygısı yaşaması doğaldır. Çocuğunuza sevilen birinden ayrılmanın ne kadar zor olduğunu bildiğinizi ifade edin ve ona her şeyin yoluna gireceğini söyleyin. Bunu söylerken inandırıcı olmanız için sizin de buna inanmanız gerekmektedir.
  • Çocuğunuzun bu konudaki cesaretini pekiştirin. Daha önce ayrı kaldığınızda nasıl da cesur davrandığını ona hatırlatın. Onunla, sevdiği bir masal kahramanının böyle bir durumla nasıl baş edeceğini konuşun.
  • Çocuğunuzu kendi başına dışarı çıkması için cesaretlendirin ve bunu yapabildiği zamanlarda onu ödüllendirin.
  • Çocuğunuzun büyük bir çocuk olmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzu okul hayatına hazırlayın. Ona, okula giden çocukların hikayelerini okuyun, anlatın.
  • Okul için alışveriş yapın. Bunun eğlenceli geçmesi için özen gösterin.
  • Ona okul hayatını anlatın. Bu, özellikle ilk kez okul yaşantısı geçirecek bir çocuk için, tanımadığı yeni ortama alışması açısından çok önemlidir. Ayrıca çocuğun, okulun sosyal ve fiziksel yapısını öğrenmesini sağlayın, herhangi bir sorun yaşadığında kimlere başvurabileceğini çocuğunuza anlatın ve onu bu kişilerle tanıştırın.
  • Çocuğunuza neden okula gitmesi gerektiğini ve okulun işlevinin ne olduğunu anlatın.
  • Çocuğunuza, okulda geçireceği olumlu yaşantıları, ne gibi kazanımları olacağını, okulda yaşayacağı eğlenceli olayları anlatın. Ona, kendi okul deneyimlerinizden bahsedin.
  • Sabah okula gitmek üzere yapılan hazırlıkları eğlenceli ve okula gitmeyi cazip hale getirin. Örneğin, sabah onu öperek uyandırın. Bir okul şarkısıyla güne başlayın. Kahvaltının koşuşturmaca içinde geçmemesine özen gösterin, Kahvaltıda sohbet edin, ona okulda neler yapacağını sorun; siz de gününüzü nasıl geçireceğinizi anlatın. Çok yoğun bir gün yaşayacak olmanıza rağmen, onu düşüneceğinizi söyleyin.
  • Kararlı olun, kararlı olmanın ona psikolojik olarak zarar vereceği inancından vazgeçin. Çocuğunuzu okula gönderin ya da okulda kalmasını sağlayın. Çocuğunuzun evde kalıp oyunlar oynamasına izin vermeyin. İstediği olmadığında göstereceği aşırı tepkiden ve kontrolsüz davranışlarından korkuyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda, “Bu benim için zor, ama kararlı davranmam çocuğuma bu durumun üstesinden gelmesinde yardımcı olacak” sözlerini kendinize tekrar edin.
  • Çocuktan ayrılırken ona küçük bir öpücük verin, onu kucaklayın ve neşe ile (üzüntülü ya da öfkeli değil) “hoşçakal canım” deyin.
  • Okulda iseniz, gidişinizi uzatmayın ve asla gidip gidip geri dönmeyin. Asla habersiz gitmeyin, verdiğiniz sözleri tutun.
  • Çocuğu sınıftaki diğer çocuklarla tanıştırın. Siz de diğer velilerle tanışıp, beraber etkinlikler planlayın, onlarla duygularınızı paylaşın.
  • Çocuğunuza asla “Eğer okula gidersen ve uslu bir çocuk olursan sana istediğin bir oyuncağı alacağım” gibi rüşvetler teklif etmeyin. Sadece istenilen davranışı yaptıktan sonra onu ödüllendirin.
  • Çocuğunuzun ilk haftalarda yorgun ve huzursuz olmasının doğal olduğunu kabul edin.
  • Eğer çocuğun evde kalması gerekirse, bunu asla eğlenceli bir hale getirmeyin.

KAYNAKÇA

  • Prof Dr. M. Orhan ÖZTÜRK(2002). Ruh Sağlığı ve Bozuklukları, Ankara:Nobel
  • Yörük oğlu, Atalay(2004). Çocuk Ruh Sağlığı. İstanbul:Özgür Yayınevi,
  • saglikmemurlari.org
  • dersimiz.com

            Hazırlayan: Osman BOYACIOĞLU

                                        ( Rehber Öğretmen )

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :