- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Okul Başarısı

Okul Başarısı sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

ANA-BABANIN ÇOCUĞUN OKUL  BAŞARISINA KATILIMI

GİRİŞ

Çocuğun tüm gelişiminde (fiziksel,duygusal,bilişsel,toplumsal) ilk ve en önemli belirleyici öğe ailedir. Çocuğun kişiliğinin ilk biçimlenmesi aile içerisinde başlar. Daha sonra  okulla  birlikte dış dünya  ve çevreyle olan ilişkilerinde bir artma gözlemlense de, ailenin önemi bireyin yaşamında hep sürer. Çünkü, çocuk tüm temel yaşam becerilerini  ve ait olduğu toplumun değerlerini kendi ailesi içerisinde öğrenir ve içselleştirir. Çocuk kendi ana dilini,cinsel kimliğini,içinde doğduğu kültürü ve bu kültüre ait  en temel değerleri aile içerisinde etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Özetle belirtecek olursak kişiliğin temelleri  ilk çocukluk yıllarında oluşmaya başlar. Çocuğun okul başarısı da ana babasının beklentilerinden ve ona olan yaklaşımlarından yoğun bir biçimde etkilenir. Çocuğun  ilk ve temel eğitimi  aile içerisinde başlar. Çocuk okula başladığı zaman ise ana babaların destekleyici, yüreklendirici ve çocuğun öğrenmesini kolaylaştırıcı koşulları sağlayan tutum ve yaklaşımları onun yaşamda  başarı kazanabilmesinde  önem kazanır.

Çocuğun toplumsallaşmasıyla ve dış çevreye açılmasıyla birlikte ana-babasıyla olan iletişiminde göreceli olarak bir azalma gözlenilebilir. Aslında onun yaşamının her anında ve her döneminde ana-babanın  etkisi  hep önemini korur. Çocuğun  kişilik gelişimi ve eğitimi hem ana babalar, hem de toplum için önemle üzerinde durulan bir konudur. Artık günümüzde çocuk bir birey olarak görülmeye ve kendine özgü bazı gereksinimlerinin ve özelliklerinin  olduğu gerçeğiyle ele alınmaya çalışılmaktadır.

Çocuğun bir birey olarak  psikolojik sağlığı ve olumlu bir benlik kavramı  geliştirebilmesi ve buna paralel olarak iyi bir eğitim alabilmesi, çevresiyle uyumlu ilişkiler kurabilmesi için gerekli  iletişim becerilerini kazanabilmiş olabilmesi, onun kişilik gelişimi için gereklidir. Ancak  günümüzde çocuğun eğitimine verilen önem giderek artmakta ve ön plana geçmektedir. Çocuklar daha ilk öğretim yıllarından başlayarak kendilerini büyük bir yarışın içerisinde bulmaktadırlar. Böylesine büyük ve acımasız bir yarış içerisinde çocuğun sahip olduğu tüm özellikleri, yalnızca  akranları içerisinde başarı düzeyine  bakarak değerlendirilmektedir. Onun kişiliği yok sayılarak okulda aldığı notlarla değerlendirilmemelidir. Notları iyi ise  başarılı, notları kötü ise başarısız olarak değerlendirilmek oldukça yanlıştır. Özetle çocuğun sahip olduğu bireysel özellikleri  (ilgi, yetenek, zeka, içinde yaşadığı çevre, kalıtsal özellikleri) göz ardı edilerek yalnızca onun  derslerden aldığı notlar onun kişiliğinin bir değerlendirilmesi gibi gözükmekte ve ele alınmaktadır.

Okul başarısı düşük olan çocuklara karşı ana babaların tutumları ve onları değerlendirmeleri de olumsuz ve zaman zaman zedeleyici  olmaktadır. Oysa ana babalar çocuklarının okul başarısı ile ilgili sağlıklı tutumlar ve beceriler kazanabilirlerse,onları destekleyip yüreklendirirlerse, onların olumlu benlik kavramı geliştirebilmelerine katkıda bulunarak, onlara başarıya ulaşabilmenin  yollarını açabilirler.

GRUP UYGULAMASININ GENEL   AMACI

Ana babalara, çocuklarının okul başarılarına  yardımcı olabilmeleri konusunda yardımcı olmak, onlara  bilgi vermek  ve bazı  iletişim becerileri kazanabilmelerine yardımcı olabilmektir. Bazı yürütülen çalışmalarla ilgili olarak bilgi verici sayfalar  velilere  verilerek ve onların bazı kavramlar üzerinde  düşünmeleri sağlanarak bazı ev ödevleri yapmaları onlardan istenilecek .

ÇALIŞMA  GRUBU

Çocuklarının  okul başarısına katkıda bulunmaya gönüllü öğrenci velilerinden oluşacaktır.  Grup 15-20 kişi ile sınırlıdır.

SÜRE

Bu çalışmalar 4 hafta  sonu sabahları RPD merkezi uzmanları tarafından yürütülecektir.  Her  oturum  1-1.5  saat olmak  üzere  iki bölümden oluşacaktır. İki bölüm arasında 15 dakikalık  bir ara verilecektir.

Her oturum öncesi kullanılacak malzemeler  ve bilgilerin  özeti ana babalara dağıtılacaktır.

UYGULAMA

Grup üyelerinin  birbirleriyle  iyi bir iletişim kurabilmelerini sağlayacak bir düzenleme yapılacaktır.

Bilgi verme, tartışma, duyguların ve yaşantıların  paylaşılması ve rol  oynama teknikleri  kullanılacaktır.

Her  oturumun  sonunda  ana-babalara çocuklarıyla birlikte yürütebilecekleri  ev ödevleri  verilecektir.

Her oturumun son 10-15 dakikası ana babaların sorularına ayrılacaktır. Her oturumun  sonunda  yaşantılar grup lideri  tarafından özetlenerek sonlandırılacaktır.

Yaşantıların  uygulamaya geçirilebilmesini kolaylaştırmaya yardımcı olabilecek ev ödevleri  verilecektir.

Veli Kitapçıkları:

  • Okul Başarısı Üzerinde Anne- Babaların Rolü (Tutumlar, bireysel farklar, v.b.)
  • Başarıyı Artırmada Anne-Baba Tutumları

  1. OTURUM

SÜRE : 90 dakika

 

AMAÇ :

  • Üyelerin, grubun yaşantısıyla  ilgili  genel bir anlayış  kazanmaları ,
  • Yürütülecek programın içeriği ve amaçları hakkında grup üyelerinin bilgilendirilmesi ,
  • Grupta uyulması gereken kuralların belirlenmesi,
  • Genel olarak başarının ve okul başarısının ne olduğu hakkında  üyelerin bilgilendirilmesi

ARAÇ VE GEREÇLER

Ailelerin (anne ya da baba) çocuklarına  okul çalışmalarıyla  ilgili  yardımlarını saptamak amacı ile  “Çocuklara Okul  Başarısında  Aile Yardım Ölçeği”  ve “Okul  Başarısında Aile Beceri Algısı  Ölçeği” uygulanır.

Bu  oturumda ana-babalara yapılacak çalışmanın amacı ve içeriği konusunda bilgi verilir. Velilerle iyi bir iletişim kurulmaya çalışılarak tanışılır.( bu tartışma sırasında grup üyeleri birbirlerini ve grup liderini tanırlar)

UYGULAMA

 

  • Ailelerle yürütülecek olan çalışmaların bir grup yaşantısı içerisinde sunulacağı anlatılır.
  • Yürütülecek olan grup çalışmasının günleri ve yeri grup lideri  tarafından belirlenir.
  • Gruba katılımın ve grubun sürekliliğin gereği anlatılır. Grup yapılandırılır.
  • Grup kuralları konulur, katılanlarla birlikte tartışılır ve herkesin uyabileceği ortak kurallar üzerinde anlaşılır.  yanlı bir anlaşma ortaya??  birlikte konulur.

Grupta uyulması istenilen genel kurallar:

  • Oturumlara düzenli olarak katılınılması
  • Kişiselleştirilmelerin yapılmaması
  • Tüm grup üyelerinin birbirlerinin duygu ve düşüncelerine saygı gösterilmesi ve birbirlerini dinlemeleri
  • Grup üyelerinin birbirlerini anlamaları ve birbirlerine geri bildirim vermeleri
  • Genellemeler yapmaktan kaçınarak yaşantılar üzerine odaklaşmaya çalışılması
  • Konuyla ilgili bilgi gereksiniminin açıkça belirtilmesi
  • Verilen ev ödevlerinin yapılmaya çalışılması
  • Grup yaşantılarının grup içerisinde kalmasına özen gösterilmesi

  1. OTURUM

SÜRE : 90 dakika

AMAÇ:

 

  • Grubun etkileşimleriyle ilgili genel bir anlayış kazanmaları
  • Genel olarak başarının ve okul başarısının ne olduğu hakkında  üyelerin bilgilendirilmesi

ARAÇ VE GEREÇLER

        Her  üyeye yetecek kadar kağıt ve kalem

UYGULAMA

  • Ana babaların çocuklarının başarılarındaki payı konusundaki   düşünce ve duyguları paylaşılır.
  • Her üyenin bu programdan beklentisi saptanır.
  • Tüm veliler için “Okul  Başarısı”nın ne  olduğu sorulur  ve tartışılır .

Verilebilecek olası  yanıtlar :

  • Çocuğun karnesinin hep pek iyi  olması,
  • Okuldan çocuğun ders çalışması ve ev ödevlerini yapmasıyla ilgili  herhangi  bir sorunun eve yansımaması,
  • Çocuğun hem notlarının iyi olması, hem de sosyal  açıdan girişken ve uyumlu bir çocuk olması,
  • Çocuğun ana baba çalış demeden dersin başına oturabilmesi ve bunun karşılığında iyi notlar  alması.

Bunlar saptandıktan sonra  grup tartışmasını başlatmak için aşağıdaki sorular sorulur.

  1. Sizce okul başarısının anlamı  nedir?
  2. Çocuğunuzun okul başarısına nasıl katkıda bulunuyorsunuz?(Her üyenin  bu iki soruya  verdikleri  yanıtlar yazılır  ve toplanır. Daha sonra  bunların arasından birisi çekilip okunur).

Tartışma : Ana- babaların  okul başarısında gerekli gördükleri  noktalarla, yürüttükleri uygulamalar  arasında fark olup olmadığına bakılacaktır.

Ortaya Çıkabilecek Olası Sonuçlar:

  • Ana babaların çocuklarıyla aralarında sorun çözmeye yönelik hiçbir konuşmanın olmaması,
  • Ana babaların sadece çalışmanın önemi ve zorunluluğu hakkında konuşmalar yapması,
  • Çocuğun her istediği yapılıyor . İyi  bir yaşam sunuluyor. Bunun karşılığı iyi bir karne ve  başarı

Başarının Tanımlanması Ve Açıklanması:

Grup lideri  “başarı” kavramını tanımlar ve çocuğun başarılı olmasında olası anne baba tutumları ile ilgili  kısaca  bilgi  verir. Aşağıda belirtilen başlıklar üzerinde durulur.

  • Ana babanın çocuğu dinlemesi
  • Okul başarısı her şey değildir.
  • Otoriter yaklaşım yerine demokratik yaklaşım ( çocuğun kendisini ilgi ve yeteneklerini tanıması, kendi davranış sorumluluğunu alması ve seçimler yapabilmesi)

 

VELİ KİTAPÇIĞI I: Okul başarısı ve bunda ana babanın rolü  adlı bir broşür hazırlanır ve üyelere dağıtılır. Burada otoriter ve demokratik ana baba tutumu  ve bunun doğurganları  başarı da bireysel  özellikler vurgulanır.

EV ÖDEVİ

Bu yaşantılarla ilgili  broşürün okunması  ve bir hafta boyunca  çocukla birlikte paylaşılması  ve bir dahaki oturumda tartışılmak üzere ufak notların alınması

              Başarı :

         Okul  başarısı:

  1. OTURUM

SÜRE : 90 dakika

AMAÇLAR

 Bu  oturumun  amaçları şu biçimde belirlenmiştir.

  • Çocuklarının okul başarısında ana babaların sahip olduğu tutumların ne olduğu ve ne olması gerektiği konusu hakkında üyelerin bilgilendirilmesi

UYGULAMA

  • Oturum bir önceki haftanın konularının özeti  yapılarak başlatılır.
  • Ev ödevleri üzerinde konuşmalar yapılır ve bir kez daha, okul başarısının  yalnızca karnedeki notların  iyi olması anlamına gelmediği vurgulanır.
  • “Ana babaların çocuklarının okul başarısıyla ilgili  tutumları nelerdir? Ne olması gerekir?” Gibi  konular  üzerinde konuşulur.
  • Okul başarısı ve okul başarısında ailenin rolü ve önemi konularına değinilerek konu toparlanır.
  • Grup lideri bir kez daha okul  başarısı ve okul başarısında ailenin önemi ile ilgili toparlayıcı bir konuşma  yaptıktan sonra oturuma 10 dakika ara verilir.

Oturumun 2. bölümünde  grup lideri  tarafından üyelere şu hikayeler anlatılır:

  1. ÖYKÜ

 

Bahar ve Deniz  lisede okuyan komşu çocuklarıdır. Okulun ilk döneminde yapılan bir  veli toplantısında Baharın  çok başarılı olduğu ve bütün derslerden tam not aldığı, Denizin  ise biraz daha çalışması gerektiği  ve anne babanın  bu konuda Deniz’e yardımcı olması ve ilgilenmesi gerektiği  sınıf  öğretmeni tarafından açıklanır.

Sonuç 1: Suçlayıcı, Yargılayıcı, Otoriter Anne-Baba Tutumu

        Denizin ailesi  eve geldiğinde   çok  üzgün ve gerginlerdi. Deniz ise heyecanla onları bekliyordu. Söze ilk olarak annesi  girdi:  “Deniz  senin yüzünden  o kadar  utandık ki anlatamam. Baharın  annesi abası çocuklarıyla gurur duyarak okuldan ayrılırken  biz babanla utancımızdan yere  bakıyorduk. Yazıklar olsun kızım sana. Neyin eksik ha! Yediğin önünde yemediğin arkanda. Biz senin için çalışıp didinelim, sen ders çalışma bizi rezil et. Artık bitti Deniz. Sokak, oyun hepsi bitti. Bütün gün ders çalışma da göreyim.”

Bu arada söze baba girer: “Kızım aptal mısın sen ha! ilkokulda böyle olursan,biz gerisini hiç düşünmeyelim. Valla gebertirim Deniz seni . Bir daha kötü bir not al, öğretmenin Deniz çalışmıyor desin o zaman sorarım sana. Yürü çabuk odana.”

Deniz ağlayarak odasına gider. Aslında neler olduğunun çok da farkında değildir. Hissettiği  sadece minicik yüreğini dolduran bir acı ve göz yaşlarının sıcaklığıdır. Aynı olaya bir başka yaklaşım diyerek grup lideri  hikayeyi şöyle tamamlamıştır.

SONUÇ 2 : Koruyucu  ve çocuğun kendini önemsiz ve değersiz hissetmesine yönelik  Anne  Baba Tutumu

Denizin  ana-babası eve geldiklerinde çok heyecanlıdırlar. Hatta annesi ağlıyordur. Deniz şaşkın  gözlerle ana babasını izler. Söze ilk olarak anne girer: “Denizciğim, canım yavrum bir sıkıntın, bir derdin mi var? Anlat anneciğim . Niye notların zayıf  kızım çok üzüldüm, kahroldum . Ben  sana yardım edeyim, istersen baban , istersen bir öğretmen tutalım ya da başka ne yapabiliriz?  der  ve babaya bakar. Denizin babası  da en az annesi kadar şaşkın ve üzüntülüdür. Baba: “Deniz  okulda mı sorunun var, öğretmenini mi sevmiyorsun, derslerin mi ağır geliyor? Konuş bizimle  kızım” diyerek Deniz’e sarılır. Çaresiz ve umutsuzdur.

        Deniz ise şaşkın ve ne diyeceğini bilmez bir durumda ana  babasını izlemektedir.

SONUÇ 3: İlgisiz Anne Baba Tutumu)

Son olarak  grup lideri “Ve son bir yaklaşım örneği” diyerek  aynı öykünün sonucunu verir.

Denizin annesi eve geldiğinde Deniz heyecanla  “Ne oldu anne, öğretmenim ne dedi?” diyerek annesine yaklaşır. O sırada baba televizyon seyretmektedir. Veli görüşmesine gitmemiştir. Deniz daha sorusuna cevap almadan  baba seslenir: “Nerede kaldın yahu  öldük açlıktan” . Anne yorgun bir biçimde kendini koltuğa atar ve “Biz de saçma sapan bir toplantı için yorulduk herhalde, uzattıkça uzattılar. Hiç düşünmüyorlar  bu  insanlar hafta arası çalışıyor, bir tek hafta sonları var, işleri vardır kısa keselim diye. Hatta en güzeli her veliye  çocuğun durumunu yazılı  bildirsinler ne gerek var toplantıya.”  Deniz tekrar sorar  “Anne  ne dedi öğretmenim?” “Aman  kızım, ne diyecek; tembelmişsin, çalışmıyorsun falan filan sen de biraz daha çalış bari“ der ve yemek  yapmak için mutfağa geçer.

ETKİNLİK

Hikaye  ve öyküyle ilgili verilebilecek üç ayrı olası tepki üyelere okunduktan sonra, grup lideri üyelere  tutumun ne  olduğunu açıklar. Üyelere  ilk aile tutumunun otoriter olduğu, ikinci aile tutumunu  koruyucu olduğu  ve üçüncü aile tutumunun  da ilgisiz bir tutum  olduğu buldurulmaya çalışılır. Birer kağıda bu üç ayrı öyküdeki  ana baba tutumlarının ne olduğunu, üç ayrı durumda Denizin  neler  hissetmiş  olabileceğini   ve bu 3 ayrı tutumun Denizin başarısını  nasıl etkileyebileceğini de   aynı kağıda yazmalarını  ister.

Son olarak da aşağıdaki soruların yanıtlarını da yine aynı kağıda yazmalarını belirterek üyelere 15 dakika zaman verir. Daha sonra grup tartışmasını başlatmak amacıyla  aşağıdaki sorular  grup üyelerine sorulur:

  • Sizin çocuğunuzun başarısını artırmada gösterdiğiniz tutumlar nelerdir?
  • Ne tür tutumlara sahip olmak gerekir?

Her üç aile tutumun  Denizin  başarısını  nasıl etkileyeceği  ile ilgili grup tartışması başlatılır.  Grup üyelerinin kendi tutum ve davranışlarını gözden geçirmeleri  amacıyla  bu öyküye göre kendi tepkilerinin neler olabileceğini kısaca yazmaları istenir.

Üyeler  yazma işlemlerini bitirdikten sonra, grup lideri her üyenin yazdıklarını yüksek sesle okuyarak  diğer üyelerle paylaşmasını ve konuyla ilgili bir tartışma başlatır. Tartışmanın sonunda  grup lideri  tarafından ana babaların çocuğun okul başarısını artırmada tutumların önemi ve doğru tutumların neler olabileceği kısaca özetlenir.

VELİ KİTAPÇIĞI II: Oturum sonunda çocukların okul başarısını arttırmada  ana-babanın tutumları hakkında hazırlanmış olan broşür üyelere dağıtılır. Üyelerden, bu bilgileri evde  tekrar paylaşmaları ve bir hafta boyunca  çocuklarına takındıkları tutumları daha dikkatli gözlemlemeleri önerilir.

DÖRDÜNCÜ  OTURUM

SÜRE: 90 dakika

AMAÇ

Bu  oturumun amacı şu biçimde belirlenmiştir.

  • Ana babaların çocukların okul başarısını arttırmada  takındıkları tutumlar hakkında bilgilenmeleri,
  • Bu tutumlarla ne kadar etkili olabildiklerini değerlendirebilmeleri,
  • Çocuğun evde yaşadığı fiziksel koşulların ders başarısındaki öneminin ana babalara fark ettirilmesi.

YÖNTEM

Oturuma bir önceki hafta önerilen ev  ödevinin değerlendirilmesi  ile  başlanır  ve değerlendirme sırasında grup lideri üyeleri çocuklarına karşı takındıkları tutumlarla ilgili  olarak açık konuşmak için yüreklendirilir.

ÖYKÜ 1

Daha sonra uygulamacı gruptan bir kişiyi seçerek   şöyle bir yönerge verir:

“Sen lise öğrencisisin. Annen  ev hanımı, baban devlet dairesinde memur olarak çalışmaktadır. Okuldan eve geldiğinde kendi anahtarınla kapıyı açıyorsun, çünkü genelde annen evde olmuyor. Kendine ait bir odan var ama genelde dağınık ve özel olarak düzenlenmiş bir  ders çalışma  köşen de yok. Şimdi kapıdan gir ve doğal olarak bu biçimde bu koşullarda  bir  çocuğun  neler  yapabileceğini  bize oyna.”

Grup üyeleri bu etkinliği yaptıktan sonra grupla hiçbir paylaşma yapılmadan uygulamacı yönergeyi  değiştirir.  Bir önceki oyunu  oynamayan bir üye seçer ve şu yönergeyi verir.

ÖYKÜ 2

 

“Sen  lise  öğrencisisin. Annen  ev hanımı, baban devlet dairesinde memur. Okuldan eve geldiğinde her zaman için seni karşılayacak birini buluyorsun ve bu kişi çoğunlukla senin annen. Kendine ait olan odan çok . Küçük olduğu için, oturma odasının bir köşesi senin ders çalışman için ayrılmış. Şimdi kapıyı çal ve  doğal  bir biçimde  bu koşullar altında  ne yapacağını  bize oyna.

Uygulayıcı anne  rolü  için de bir üye seçmiş ve ona da şu yönergeyi verir: “İlgili bir anne ol.”

OLASI  SONUÇLAR

 

  • Üyelerle her iki oyun için de paylaşımda bulunulur   ve ilk oyunda yer alan üyeler; boş ve dağınık bir  eve girmekten son derece rahatsız olabileceklerini ve  hiç de ders çalışmayı akıllarından geçirmediklerini  kendilerine birer  sandviç  yapıp  televizyon  karşısında  oturmayı  düşünebileceklerini  ifade

  • Yönerge değiştikten sonra oyunda  yer  alan  üyelerse, kendilerini karşılayan birinin  olmasının çok hoşlarına gidebileceğini, anne ilgisinin  kendilerini mutlu edebileceğini  ve akıllarından da  ders çalışmayı geçirdiklerini ifade edebilirler.

ETKİNLİK

 

Oturumun ikinci  bölümünde üyelere bir oyun oynayacakları söylenir. Bu oyunda  bir üye anne, bir üye baba, diğer bir üye de  çocuk olarak seçilir. Konu ise, ders başarısı düşük olan bir çocuk ve anne babası arasında geçen bir konuşma olarak belirlenir.

Oyundaki  anne ve babaya şu yönerge verilir. “Sert ve kabul edici olmayan, çocuğunu anlamayan bir anne ve baba olun”. Çocuk rolünü  oynayacak üyeye ise şöyle bir yönerge verilir . “Bir dersten zayıf bir not aldın ve bunu ailene açıklayacaksın” bu oyun 5 dakika kadar oynandıktan sonra, üyelere oyundaki ana baba tutumunun kendilerini nasıl etkilediği ve bir çocuğu nasıl etkileyebileceği sorulur ve bir tartışma başlatılır.

Daha sonra başka üç üyeyle aynı oyun  tekrarlanır. Çocuk rolündeki üyenin yönergesi aynı kalır, ana baba rolündeki üyelere ise şöyle bir yönerge verilir:

“Sakin, kabul edici, çocuğu anlamaya ve yardımcı olmaya yönelik bir tutum takının.”

Daha sonra üyelere, bu oyunda neler hissettikleri ve çocuğun neler hissetmiş olabileceği sorularak tekrar bir tartışma başlatılır.

VELİ KİTAPÇIĞI

 

Oturumun sonunda grup lideri tarafından çocukların  okul başarısını arttırmada ana baba tutumları ile ilgili bir özet  yapılır  ve  ders çalışmada öğrenci başarısını etkileyebilecek fiziksel çevre ile ilgili  broşür dağıtılır.

  1. OTURUM

SÜRE: 90 dakika

AMAÇ

  • Grup üyelerinin okul başarısını artırmada kendi çocuklarına karşı takındıkları  tutumların farkına varmaları,
  • Üyelerin yetenek ve ilgi alanları konusunda bilgilenmeleri,
  • Ana-babaların sahip oldukları fakat çocukların  faydası olmadığını  düşündükleri değiştirebilecekleri ,
  • Okulla olan iletişimin önemini fark etmeleri  olarak belirlenmiştir.

ARAÇ VE GEREÇLER : Kağıt  ve kalem

YÖNTEM 

Oturum bir hafta önce yapılan uygulamanın, geçen bir hafta boyunca üyeleri ne biçimde etkilediği sorularak başlatılır. Daha sonra grup lideri üyelere şu soruyu yöneltir:

-Bazen çevremizdeki ana babalardan ya da öğretmenlerden şu ifadeleri duyarız: “Ahmet çok iyi kompozisyon yazıyor  ama matematik hep zayıf ve ben bunu anlayamıyorum “  Ayşe’nin matematiği hep 5 daha problem bitmeden cevabı söyler, ama hayat bilgisinden 2’nin üzerine çıkmadı. Sizce bu çocukların bazı derslerinin iyi, bazı derslerinin düşük notlu olmasının nedeni nedir?

Olası Yanıtlar :

  • Birinin matematik zekası daha fazladır.
  • Çocuğun öğretmenle ilgili sorunu olabilir .

Üyeler  bu paylaşımları yaptıktan sonra grup lideri yetenekler, ilgi alanları hakkında üyeleri bilgilendirilir.  Oturumun  ilk bölümü bu biçimde       tamamlanır.

ETKİNLİK 1:

 

Grup üyelerinden bugüne kadar çocuklarının dersleri ve okulla ilgili diğer konulardaki en olumlu ve en olumsuz ikişer tutumlarını  bir kağıda yazmaları istenir.  Daha sonra bu kağıtlar karıştırılarak her üyenin farklı bir kağıt alması ve başka bir üyenin kendi  çocuğuna karşı takındığı tutumların, bir çocuğun başarılı olmasında ne kadar etken olabileceğini söylemeleri istenir. Bu konuda bir tartışma başlatılır ve grup lideri çocuğun okul başarısına yardımcı olabilmek için ana babanın sahip olması gereken tutumları özetler.

ETKİNLİK 2:

Oturumun  ikinci bölümünde   grup lideri ana babalardan, çocuklarında gördükleri, okul ve eğitim süreci ile ilgili en önemli üç sorunu bir kağıda yazmalarını ister. Daha sonra her üye kendi çocuğunun problemini okur ve ortak olarak görülen en önemli sorunlar tahtaya yazılır.  Her üyeden, her bir sorun için  nasıl bir başa çıkma yöntemi geliştirebileceğini ifade etmesi istenir. Bu biçimde bir  tartışma başlatılır. Tahtaya yazılan ortak sorunlar ve üyelerin kendi bulduğu ve fikir birliğine vardıkları çözüm yolları aşağıda belirtilir.

  1. Sorun: Çocuklarının ders başına oturmamaları

Çözüm :

  • Çocukları ile ders başına geçmede ne tür bir zorluk yaşadıklarını ve bu konuda ana baba olarak kendilerinden ne beklediğini   konuşmaları ,
  • “Ders çalış” demeden çocuğun çalışması gereken saatte ana babanın gazete ya da kitap okuyarak model olması
  • Çocuk kendiliğinden ders çalışmaya başlarsa olumlu ifadelerle anında bu davranışının pekiştirilmesi

  1. Sorun : Düşük notlar ve ödev yapmama yüzünden evde yaşanan  gerginlikler

Çözüm :

  • Düşük notlar ya da ödev yapmama konusunda evde gerginlik yaşamama ve yaşatılmaması,
  • Bunu yaparken hiç ilgilenmeme değil de, model olma ya da okula daha sık gitme gibi farklı çözüm yolları üretilmesi,
  • Bu kararlardan da çocuğu haberdar edilmesi biçiminde çözüm yolları üretilebilir.

Grup lideri, sahip olduğumuz tutumlar eğer çocuğumuzun eğitim yaşantısını olumsuz etkiliyorsa ve bunu  fark ediyorsak  değiştirmemiz gerektiğini ve bu değişikliğin aslında sanıldığı  kadar zor olmadığını anlatır. Hatta çocuğumuzla olan ilişkimiz de düzeleceği için,  var olan ufak sürtüşmelerin bile yaşanmayacağını belirttikten sonra üyelere  ABC modeli anlatılır.

Duyguların oluşumunda “ABC’ adımları :

  • Bireyin algıları ( çocuk ders çalışmamakta
  • Bireyin “A” adımındaki algıları doğrultusunda oluşturduğu inançları ve tutumları,
  • Bireyin “B” adımında oluşan inanç ve tutumları doğrultusunda bireyi harekete geçiren duyguları.

Bir başka deyişle;

  • Bireyi uyaran, harekete geçiren, olaylar ya da onun bu olaylarla ilgili algıları
  • A’ basamağındaki düşünceler, çıkarımlar ve değerlendirmeler.
  • Duygusal, davranışsal ya da bilişsel sonuçlar

Duygularla ilgili izlenen ABC’ adımları, bize şunu açıkça gösteriyor ki, dış dünyadaki olgular doğrudan bizim duygularımızı ortaya çıkarmıyor. İnsanın duygularını ortaya çıkaran, kendi yaşamı içerisinde onun bu olgularla ilgili kendi algılamalarına dayanarak oluşturduğu inanç ve tutumlarıdır. “ABC” modeli insanların kendi duygularını tanıyıp onları değiştirebileceğini öğretir. Bunun yolu insanların öncelikle bu duyguları yaratan kendi algılarına  dayalı inanç ve tutumlarını tanıyabilmeleridir. Ancak o zaman davranışlar değiştirilebilir.

YAŞANAN OLUMSUZ DUYGULARIN  ABC ADIMLARI

Resimdeki kişi  önünde duran pastaya bakıyor ve şöyle düşünüyor: “Bu pastanın üstü açık, büyük bir olasılıkla bunun üzerine bir çok sinek konmuştur. Eğer, bunu yersem büyük bir olasılıkla rahatsızlanırım. Onu yeme düşüncesi bile beni rahatsız ediyor. Sinekler çok pis hayvanlardır ve insanlara hastalık saçan pek çok mikrop saçarlar.”

Örneğimizdeki bu kişinin  önünde duran pastayla ilgili algılamalarından oluşan olumsuz düşüncelerine  inandığını bilirsek, onun pastayla ilgili duygularını büyük bir olasılıkla kestirebiliriz. Pasta karşısında nasıl davranacağını nasıl bir tepkide bulunacağını bilebiliriz. Bu resimli öyküdeki adam pastaya baktığında, midesi bulanacak ve onu almadan oradan uzaklaşacaktır.

Olumsuz duygularla  ilgili ABC adımları  şöyle işler:

  • Kişinin görüntü ile ilgili algıları ( çocuk ders çalışmamaktadır)
  • A adımındaki algılarına dayanarak geliştirdiği olumsuz inançlar ( emeğim boşa gitti, bu çocuk değişmez….)
  • B adımında oluşan inançlar tarafından harekete geçirilen duygular ( kızgınlık,öfke duyma, çocuğu tersleme ya da bağırma)

      A adımındaki algılar doğrultusunda oluşan olumsuz inançlar ve bu inançların yarattığı duygularla ortaya çıkan davranış.

Buradaki resimli öykü, genellikle insanların ya görmezden geldiklerinde ya da duygularını kontrol edebilmekte yetersiz kaldıklarında kendi kendilerini kontrol edebilmeleriyle ilgili 4 önemli ipucu ortaya koyuyor:

  1. İlkin, insan beyni aynen bir kamera gibi çalışır. İkinci olarak, insan beyni dış dünyadaki olayları resimlerken hiç sınır tanımaz; oysa gerçek kamera sınırlıdır. İnsan beyni hem dünyanın gerçeklerini olduğu gibi resimler, hem de kendi kişisel, içsel gerçeklerine göre öznel resimler çeker.
  2. Bireyin kendi içsel-öznel gerçekleriyle bağlantılı dünyasıyla ilgili zihinsel görüntüleri (oluşturduğu resimleri), her zaman o kişinin öznel gerçekleriyle ilişkilidir. Her zaman bu görüntüler o kişinin inançlarıyla ilgili sahneleri temsil ederler. Bu görüntülerin yerini bazen de içsel bir konuşma alabilir. Örneğin, resimli öyküde pastanın çevresinde görünürde hiç bir sinek yoktur. Ancak,  öyküdeki kişi  mikrop saçan sineklerin, büyük bir olasılıkla onun üzerine konmuş olabileceği düşüncesini oluşturabilir. İşte,  bu nedenle de onun beyni bu hayali sahneyi oluşturabilir  ve zihninde gerçekçi bir resim ortaya çıkmasına yol açabilir.  Resimli öykünün son iki sahnesinde, adamın pastayla ilgili duygularını  ve fiziksel tepkilerini artık zihnindeki o hayali resim belirler.

Açıkça görülüyor ki, insanların inançları doğrultusunda oluşan zihinsel resimler onların nesnel gerçekliğini betimlemelerine neden olur. Aslında inançlar doğrudan zihinsel resimler üzerinde değil, bireyin duyguları ve davranışları üzerinde denetim kurarlar.

  1. Üçüncü önemli olgu ise, duygusal denetimi iyi gelişmemiş kişilerde sürecin başka türlü işlediğidir. Onlar bu olanları ya bilememekte ya da görememektedirler.
  2. Dördüncü önemli olgu ise,duygusal denetimi gelişmemiş kişilerin bunları genellikle hiç bilmemesi ve hiç görememesidir. Oysa insan beyni tüm duyguları kontrol edebilecek donanıma sahiptir. Özetle insan duygularını kontrol edebilir. Ayrıca, insan kendi duygularını, inançlarını, tutumlarını, içsel konuşmalarını kontrol edebilir, bunların olumlu olup olmadığı kararını verebilir.

Son bölümde  ayrıca  “Ana–Baba Tutum Ölçeği” ve “Okul Başarısında Ana Baba Beceri Algısı  Ölçeği”  tekrar uygulanır.  İki uygulama arasındaki farklar ailelere  bir hafta sonra yapılacak olan toplantıda açıklanır.  Bu açıklamanın  nedeni uygulanan programın tutumlar ve beceri algımızda meydana getirdiği değişikliklerin ana babalara bildirilmesi ve dolayısı ile bu tür programların öneminin fark ettirilmesidir.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :