- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Öğrenmede Dikkat ve Motivasyonun Önemi l

Öğrenmede Dikkat ve Motivasyonun Önemi l sitemize 24 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

ÖĞRENMEDE DİKKAT VE MOTİVASYONUN ÖNEMİ

(Doktora öğrencilerinin ödevlerinden)

             Öğrenmeyi etkileyen faktörlerden biride dikkat dir. Öğrencinin dikkatinin öğretim konuları üzerine çekilmesi ve devamının sağlanmasına ilişkin problemler yatabilir.

Bilinçli ve bilinçsiz olarak bir olayı daha canlı duruma getirmek için tümü  ya da bir bir parçası üzerinde zihinsel gücün toplanması  Psiko-fizik  enerjinin bir nokta üzerine toplanması insan duyu organlarına gelen uyarıcıların bazı kısımlarını almaya ve işletmeye yönelmesi olarak tanımlanır.( Fidan 1996:124).İnsan duy  organlarına gelen uyarıcıların bir bölümünün farkına varabilmektedir.Çünkü organizma çevredeki uyarıcı kaynaklardan duyu organlarına ulaşan  uyarıcılardan bir kısmını alabilmekte ve dikkat edebilmektedir.

Öğrenci öğrenme ortamında duyum eşiği içerisinde olan pek çok uyaran içerisinde kendisine yakın bulduğu  ihtiyaç ve beklentilerine uygun düşen uyaranları almaya hem istekli hem de kararlı davranır.

          Dikkatin sürekliliğine ilişkin açıklamalardan  çıkarılabilecek ortak sonuç:

İnsanın bir nokta – konu üzerine en fazla 16-20  dakika yoğunlaşabildiği  yönündedir. Bu sonuç çoğu kimse tarafından dersler dersler niçin daha uzun süreli olarak planlanmaktadır gibi soruları gündeme getirmektedir. Burada akla gelebilecek örnek cevap, insanların ilgi duydukları bir kitabı okumaları, filmi seyretmeleri, spor müsabakasını izlemesi vb durumlarda gösterdiği dikkat genişliğidir.Nasıl ki bir müsabaka esnasında seyircilerin gözü sadece topun üzerinde değil de zaman zaman hakem, tribün , diğer oyuncular vb. gibi müsabakayı oluşturan diğer unsurlarla birlikte  bir bütün olarak müsabaka da ise, öğretme ortamında önemli olanda ders sürecinde öğrencinin öğrenmeye karşı ilgisinin sağlanması, kendine uygun öğretim hedef ve projeleri seçmeleri, öğrenmenin öğrenci için anlamlı hele getirilmesi vb. durumlar öğrenci dikkatinin sürekliliğini sağlayabilir. Öğretmen için önemli görevlerden biri de öğrencinin öğretim ortamının unsurlarıyla etkileşim içerisinde olabilmesine yardımcı olur.

Dikkati Etkileyen Faktörler

 

Öğretimde  dikkati etkileyen faktörler şunlardır:

 

Dış Faktörler:

  1. Duyu organlarına gelen uyarımların seçimi ve neye dikkat edileceği uyarıcının şiddetine bağlıdır. ( yüksek ses, parlak ışık, renk vb.dikkati üzerine çeker.) Öğretim de yeri ve zamanı geldikçe bu uyarıcılardan yararlanılır.
  2. Yeni uyarıcılar alışık olunmayan durumlar  dikkatin o noktalar üzerine çekilmesine sebep olur.Öğretmen, öğretme durumlarını  yeni ve alışık olmadık durumlar oluşturarak yenileyebilir. Bu değişiklikler sınıf düzenlemeleri, öğretimde takip edilen farklı strateji yöntem ve tekniklere yer verme, hedefine düzeyine uygun değişik öğretmen  rollerine bürünme gibi alışık olmadık farklı durumlar oluşturma  dikkati bu noktalar üzerine çekebilmektir.
  3. Monotonluk taşıyan sürekli bir değişme içinde olan  durumlar hem dikkatin seçici olmasını hem de sürdürülmesini  sağlar.

İç Faktörler:

 

  1. İşlenen konuya karşı ilgi azlığı . Öğretimde   Öğrenci ilgisinin yeterli düzeyde sağlanmamış olması dikkatin farklı noktalara kaymasına neden olur.
  2. Organizmanın çeşitli ihtiyaçlarını karşılanmaması ya da karşılanma derecesi
  3. Organizmanın kapasitesinin çok zorlanması ya da yorgunluk.
  4. Merak ve keşfetme duygusunun yüksekliği ve eşyalarla iş yapma duygusunun yüksekliği
  5. Sürekli kişilik özellikleri

     Öğretmenin bu  hususlara dikkat ederek öğretme ortamında öğrenmenin niteliğine olumsuz yönde etki yapan unsurların varlığını en aza indirecek çalışmalar içerisinde bulunması gerekir.Bu unsurlar aynı zamanda öğretim faaliyetleri içerisinde öğretmenin destekleyici bir unsur olarak kullanacağı materyaller özelliğini de taşır.

Öğrencinin  Öğretime Etkin Katılımını Sağlamada Dikkat Edilecek Hususlar

  1. Öğrenmeler öğrenci için anlamlı ve ihtiyaçlarına uygun hale getirilmeli.
  2. Öğrencinin kendisine uygun hedef ve konuların seçilmesine yardım edilmeli
  3. Öğrenme durumları öğrenciye hem zevk vermeli hem de başardığını duyurmalıdır.
  4. Öğretmen öğrencide merak uyandırmalı.
  5. Sınıfta aynı şeyleri tekrar tekrar  öğrenmede dikkati azaltır.
  6. Öğrenci başardığını hissetmeli başarı umudu kaybetmesine engel olunmalıdır.
  7. Öğrenciyi harekete yönelten motiflerin ihtiyaç sıralamasındaki  yeri önemlidir.Bilhassa, sosyal ve psikolojik ihtiyaçların öğrenci davranışlarını oluşturmada  etkisi dikkate alınmalı
  8. Katılmanın sürekliliğini sağlamak için kaygı ve başarısızlığı doğuran sıkıntıların azaltılması gerekir.Kaygıdan çok sevdirme , benimsetme;güçleştirmeden  çok kolaylaştırma olabilmelidir.
  9. Öğrencinin öğrenme  hızı ve stilleri bir birinden farklıdır.Bu yüzden öğrenmede ferdi farklara önem verilmelidir.

MOTİVE ETME ( Güdüleme, İlgi Uyandırma )

 

Motivasyon okuldaki öğrenci davranışlarının yönünü, şiddetini, karalılığını belirleyen en önemli güç kaynaklarından biridir. Öğrenmek için her öğrenci öğrenme-öğretme süreçlerine istekli katılmak, öğrenmenin gerektirdiği ilkelere uymak öğrenmesinden sorumluluk taşımak zorundadır.

Motivasyon belli amaçlara ulaşmak için bir güç kazanma hali olarak aldığımızda, sınıfta gerekli şekilde motive edilmemiş öğrencinin şu davranışları göstermesi söz konusudur. “ Öğrenci derse düzenli  olarak devam etmez, dikkatli dinlemez, ilgisini arkadaşlarına ya da dışarıdaki hadiselere yöneltmiştir, ödevlerinde güçlükle karşılaşınca onlara cevap aramak istemez, derslere- konuya ilgisiz görünür, öğretmen tarafından derse çekilmekte güçlük çekilir.Buna karşılık motivasyonu yüksek olan öğrenci ise derslerine hazırlıklı gelir, sürekli  soru sorar, tartışmalara katılır, araştırmacıdır enerjisi yüksektir.

           Öğrenciler iyi öğrenemiyorlarsa bunun başlıca sebeplerinden biri; derse konuya ilgi duymamalarıdır. Öğretmenin yapacağı ilk öğrencide gizli güç olan ilgiyi temin etmektir.Bir etkinlik sürecindeki bir organizmanın beklenilen davranışı sergileyebilmesi için yeterli düzeyde güdülenmesi gerekir. Güdüleme boyutunda yetersizlik  gösteren organizma ulaşması gereken hedefe  odaklanma bakımından problemler gösterecektir. Kendisini bir bütün olarak sorumluluk taşıdığı etkinliklere değil de konu dışı etkinliklere taşıyabilecektir.

Kısaca ifade etmek gerekirse; güdülenmiş davranışlarla  güdülenmemiş davranışlar dan şu yönlerden farklıdır:

  1. İlgi duyma ve dikkat etmede süreklilik.
  2. Davranışların yapılması için çaba göstermeye ve gerekli zaman harcamaya  isteklilik.
  3. Konu üzerinde odaklaşma kendini verme ve güçlüklerle karşılaştığında istenilen davranıştan vazgeçme, sonuca gitmede ısrarlı olma ve karalılık.

Okulda öğrenme-öğretme süreci içinde yukarıda belirtilen davranışları yapabilen öğrenci yüksek derece de güdülenmiş demektir.

Öğrenmede güdülemenin etkisi ve önemini ifade eden öğrenme kuramları, öğretimde kazandırılacak davranışların hayatta öğrencinin ne işine yarayacağı, hangi problemlerin çözümünde kullanılacağı haberdar ederek öğrenmelere karşı güdülemelerinin sağlanabileceği belirtilmektedir.

Güdülemeyi, dıştan güdülenme ve içten güdülenme olarak  iki kısımda açıklayabiliriz.Sonuçta her ikisi de  organizmanın bir davranışı gerçekleştirme sürecindeki kararlılığı hedeflemektedir. Ancak organizmayı harekete geçiren gücün kaynağında dolayı farklılaşmaktadır.İçten güdülenme de organizmayı güdüleyen unsur organizmanın kendisi iken, dıştan güdülenmede organizma dışı unsurların organizmaya etkisi söz konusudur. Birincisinde gerçekleştirilecek   davranışı organizma kendisi için gerekli gördüğünde yaparken , ikincisinde dış uyaranların etkileriyle davranışın önem ve gereğine inanmaktadır.Burada öğretmenlere düşen görev öğrencileri dıştan güdeleyici  uyaranlarla öğretim  faaliyetlerine daha etkin katılmalarını sağlamaktır.

Başarıyı sağlamak  ve arttırmak  için öğretmenler öğrencilerde belli dönemlerde baskın olan güdülere göre hareket etmelidirler.

           Okulda olumlu motivasyonu sağlamak için genel yaklaşımlar ve yapılacak  belli başlı işlemler şu maddelerle ifade edilebilir.

  1. Öğrencide kendisine güven duygusu geliştirmek.
  2. Öğrencinin mevcut ilgilerinden hareket etmek.
  3. Öğrenmeyi öğrenci için anlamlı ve değerli kılmak.
  4. Herkesin kendine göre hedef ve projeler seçmesine yardımcı olmak.
  5. Sınıfta öğrenme için zevk verici bir ortam hazırlamak.
  6. Öğrencilerin ideallerinden ve tutkularından faydalanmak.
  7. Gerektiği durumlarda olumlu pekiştirici çalışmalarda
  8. Öğrencinin kendisine olan saygısını, güvenini ve gurur duygusunu güçlendirmek

http://de.essortment.com/motivatingstude_rbsm.htm

Öğrencileri Öğrenmeye Motive Etme

Bütün dünyada, ebeveynler ve öğretmenler, öğrencilerin niçin her geçen gün okula ve okul derslerine daha az ilgili göründüklerini anlamak için saçlarını yoluyorlar. Ebeveynlerin görevi, basitçe, çocuğu okul için hazırlamak, onu okula götürmek ve ödevlerin düzenli olarak yapılmasını sağlamaktı. Öğretmenlerin vazifesi, öğrenciye bilgiyi sunmak ve alıştırmalarda onlara yardımcı olmaktı. Bunlar, artık çalışır görünmüyor. Hem ebeveynler hem de öğretmenler, sürekli olarak, öğrencilerin iyi akademik performanslarını sağlamak için yeni stratejiler geliştirmek zorundalar. Öyle görünüyor ki, bazan rüşvete bile başvurmak zorundalar.

Muhtemelen problemin bir kısmı, öğrencileri gerçekten neyin motive ettiğini anlama eksikliğidir. Motivasyon, tanımlaması ve açıklaması zor bir konudur. Motivasyon, genellikle, belli bir davranışı neyin uyardığına ve neyin devam ettirdiğine göre anlaşılır. Bununla birlikte, en azından okul amaçlı kabul gören, iki tür motivasyon vardır: Dışsal motivasyon ve içsel motivasyon. Dışsal motivasyon genellikle dışsal ödüllerden kaynaklanır: Hediyeler, notlar, hatıratlar ve diğerlerinden daha iyisini yapma isteği. Bu, öğrenciyi tamamen bu ödüller için hareket etmeye yönlendirir ya da utanç duruma düşmekten ya da sıkıntılı duruma düşmekten sakınmaya yönlendirir. İçsel motivasyon kişinin içinden gelir. Bir yetenek geliştirmede, eğer bir öğrenci kendini tatmin etme duygusuyla daha iyisini yapmaya yönlendiriliyorsa, o zaman öğrenme daha anlamlı ve daha kalıcıdır.

Motivasyon aşağıdaki şartlarda optimumdur:

  • Kişi, dışsal baskıya karşılık olarak değilde kendi gerekçesiyle işi üstlenir.

. Ödev üstesinden gelinebilecek düzeydedir.

  • Yeterince seçenek vardır.

Ebeveynler ve öğretmenler, bu koşulları optimize etmek için, öğrenme ortamını nasıl hazırlarlar? Bu soruya cevap geniş ve çeşitlidir. Belirli stratejiler, çeşitli kültürlere ve ortamlara bağlı olabilir. Fakat, aşağıdaki genel prensipler uygulanmalıdır:

  1. Öğrencinin üzerindeki baskı minimize edilmelidir, örneğin, rekabbeti ya da sosyal karşılaştırmayı kaldır; not sistemini gözden geçir.
  2. Ödevin, öğrencinin yaşı ve yetenek seviyesi için üstesinden gelebileceği uygun bir düzeyde olmasını sağla. Eğer ödev çok kolay ise, öğrenci sıkılacak ve motive olmayacaktır. Öğrencinin kabiliyetinin üzerinde bir zorluk düzeyi, hüsrana ve ödevi terketmeye yol açar.
  3. Ödev, aynı zamanda, anlamlı ve öğreniciyle alakalı olmalıdır. Öğrenci sık sık şu yorumu yapar “Bunu niçin öğrenmem gerekiyor …. Büyüdüğümde bunu asla kullanmayacağım! “. Ödevin amacı, birbiriyle ilgisiz gerçekleri hafızaya kaydetmek yerine, yetenek geliştirme ya da kazandırma olmalıdır.
  4. Ödüllerin uygun kullanımı. Övgüyü serbestçe kullan. Sadece performans için değil, gayret ve ilerleme için ödüllendir.
  5. Seçenek sağla. Eğer, öğrenciler ödev nedir, nasıl yapılır ve sunulur gibi ödevle ilgili söz söylerlerse bir ödeve katılmak için daha çok motive olacaklardır. Öğretmen ne kadar herşeyi kontrol ederse, öğrenici o kadar az motive edilmiş olacaktır.
  6. Öğrenme alıştırmasının yapısı motivasyon düzeyini etkiler. Anlaşılır talimatlar verilmiş olmalıdır. Öğrenci, kendisinden ne beklendiğinden emin olmalıdır. Ödevin nasıl yapılacağı ile ilgili açıklamalar spesifik ve iyi anlaşılır olmalıdır. Hızlı ve faydalı geriye dönüşler önemlidir. Öğrencinin nerede yanlış yaptığını ve nasıl düzeltebileceğini gösteren yorumlarla, çabucak geri verilen bir ödev, sadece B ya da C notu verilen bir ödevden çok daha faydalıdır.
  7. Destekleyici bir çevre olmazsa olmaz koşuldur. Öğrenciler (ya da konu ile ilgili her kimse), boşa çıkarıldıklarını ya da tehdit edldiklerini hissettiklerinde iyi performans gösteremezler ya da iyi düşünemezler. Ebeveynler ve öğretmenlerin öğrenci ile geliştirdiği ilişki kolaylaştıran ve rahatlatandan biri olmalıdır: Cesaretlendirici bir söz ya da ses tonu, omuza bir el dokunuşu. Bunlar önemsiz gibi görünebilir fakat öğrenme üzerindeki etkisi önemlidir.

Kısaca, öğrenciler iyi davranıldığında, saygı gördüğünde, cesaretlendirildiğinde ve ödev anlamlı olduğunda, yüksek düzeylerde motivasyon kendiliğinden gelişecektir.

Marilyn Atherley tarafından yazıdı.

Abdullah Keskin tarafından tercüme edildi.

KAYNAK: http://www.rit.edu/~609www/ch/faculty/effective5.htm

UZAKTAN ÖĞRETİM İÇİN ETKİLİ ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

ÖĞRENME İÇİN ÖĞRENCİLERİ MOTİVE ETMEK

Uzaktan öğrenciler ,genellikle, uzaktan öğretim kursunun materyalini öğrenmek için oldukça motive edilirler, fakat yetişkin part time öğrencilerin yaşamlarında daima rekabetçi sorumluluklar vardır.  Öğrenmek için motivasyonun sürdürülmesinde, yardım için kullanılan teknikler , uzaktan öğrenim kursunuzda öğrenci performansını artırabilir:

  • Öğrenci dikkat ve merakını sağlamaya yardım için ders materyallerinin organizasyonu, sırası, ve sunumunu çeşitlendirmek
  • Ders materyali hakkında öğrencileri bazı zihinsel çatışmaya (zıtlık) yönlendirmek.  Örneğin, öğrencinin dikkatini çekecek bir problem olarak bir konu tanıtmak; geçmiş deneyim ile çelişen gerçekleri kullanmak, zıt fikirleri veya gerçekleri sunmak, veya mizah içermek;  bir çözümü olan veya olmayan çözülmemiş problemleri sunarak bir gizem duygusu yaratmak (örneğin, dinazorlara ne oldu?)
  • Öğrencilerin ihtiyaçları, amaçları ve istekleri ile ders içeriği ve amaçları arasında ilişki kurmak
  • Öğrencinin mevcut yetenekleri ve bilgisi ile yeni bilgiyi bağdaştırmak, şayet gerekli ise ilişkiyi göstermek için açık bir dil kullanmak
  • Öğrencilerin aşina olduğu süreçler (yöntemler), genel kavramlar, veya beceriler ile ders materyalini birleştirmek için örnekseme veya benzetmeler kullanmak
  • Önemli kişisel güdüleri tatmin için öğrencilere fırsat vermek (örneğin, yüksek başarı isteği)
  • İnsanın ilgisini uyandırmak için kişisel dil kullanmak (insanların temel bir ilgisi insanlardır)
  • Öğrencilerinki ile benzer olan, ders materyallerinin görüntülerini (İmajlarını), değerlerini ve diğer özelliklerini kullanmak (örneğin, öğrenci topluluğunda bulunan çeşitli etnik geçmiş ve cinsiyeti de içeren resimler (örnekler))
  • Ne çok yüksek ne çok düşük akademik başarı seviyesi oluşturma (şayet, algılanan başarı seviyesi çok yüksekse, öğrenciler düşük çaba (ısrar) seviyesine sahip olacak ve hatta başarmak için yeteneğe sahip oldukları zaman dahi başarıya ulaşmak için çalışmayı terk edecektir; şayet algılanan seviye çok düşükse, öğrenciler aşırı güvene sahip olma eğilimindedir ve öğrenmek için fazla yeni bir şeyin olduğuna inanmazlar)
  • Hangi bilgi ve becerilerin test edileceğini açıkça belirtmek (öğrenciler,yüksek seviyede beklenen bir başarı olduğu zaman, yüksek seviyede çaba gösterme eğilimindedirler)
  • Öğrencilere başarı için gerçek beklentiler oluşturmaya yardım etmek için ders amaçlarınızı ve performans gerekliliklerini tanımlamak
  • Öğrencilere kendi amaçlarını gerçekleştirmek için yollar sağlamak
  • Öğrencinin kendi içsel kontrolünü geliştirecek seçeneklerin sağlanması (Örneğin, kendi hızına göre ilerleme, ödevlerler için seçenekler)
  • Anlamlı bir şekilde yeni becerileri uygulamak için öğrencilere fırsatlar sağlamak
  • Uğraştırıcı bir işte başarıyı elde eden öğrencilerinize pozitif tepki (geribildirim) verin; başarı için gerekli kriteri gerçekleştiren performans için tebrik niteliğinde açıklama yapmak

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :