- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Meslek Seçimiyle İlgili Bazı Kavramlar

Meslek Seçimiyle İlgili Bazı Kavramlar sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

MESLEK SEÇİMİYLE   İLGİLİ BAZI KAVRAMLAR

  1. MESLEK

Meslek, bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan sistemli etkinlikler bütünüdür. Meslek, belli bir tür alanda etkinlikte bulunabilme gücüdür.

  1. İŞ

Belli bir işyerinde sürdürülen benzer etkinlikler grubudur. Bir kimsenin mesleği olabilir, ama işi  olmayabilir.

3.ALAN/ MESLEK ALANI

Benzer etkinlikleri içeren mesleklerin oluşturduğu grup alan olarak nitelendirilmektedir. Örneğin , hemşirelik ve doktorluk aynı alandan mesleklerdir, ama aralarında düzey farkı vardır. Meslek seçiminde belli bir alana yönelişi belirleyen kişilik boyutu ile ilgilidir. Düzey ise, genel yetenek ile ilişkilidir.

  1. MESLEK TERCİHİ

Meslekler belli zamanlarda bireylere çeşitli derecelerde  çekici gelebilmektedir. Yani bazı meslekler çekici, bazıları itici özelliklere sahip olabilir, bazıları da nötr olabilir. Bir kimsenin belli bir anda tercih ettiği meslekler, o bireye o anda en yüksek olumlu özelliğe ya da çekiciliğe sahip mesleklerdir.

  1. MESLEK SEÇİMİ

Bireyin tercih ettiği  yani girmek istediği meslekler arasından  birini  ayırması ve buna girmek için çaba göstermesi “ meslek seçimi” olarak adlandırılmaktadır.

  1. MESLEĞE GİRME

Bir kimse, bir meslekle ilgili bir işe girer ve işin gereklerinin yerine getirmeye başlarsa mesleğe bağlanma  gerçekleşmiş olur. Vroom’a göre, bazı hallerde girilen meslek başlangıçta seçilen meslek olmayabilir. Kişi, meslek eğitimde başarısız olursa, ilk seçimi gerçekleşmeyebilir.

  1. YETENEK

Yetenek , “bir şeyi öğrenebilme , belli  bir becerinin ya da bilginin öğretiminden yararlanma gücü” olarak tanımlanır.  İnsan pek çok şeyi öğrenebilme ve yapabilme gücüne değişik düzeylerde sahip olarak dünyaya gelir. Buna  “gizilgüç” deriz. Bu gizilgüç, yaş ilerledikçe kullanılarak geliştirilir. Böylece, insan yaşamın değişik dönemlerinde giderek daha karmaşık işleri daha iyi  yapabilir hale gelir. Yani çevre ile etkileşimde bulundukça  ve çok çeşitli öğrenme deneyimleri geliştirdikçe insan kapasitesini kullanmakta  ve daha sonraki dönemlerde yeni şeyler öğrenmeye hazır olmaktadır. İşte yetenek bir kimsenin belli bir yaşa kadar geliştirdiği kısmına bakarak onun daha sonra gireceği eğitim sürecinden ne ölçüde yararlanabileceği hakkında bir tahminde bulunmamıza olanak veren davranışlar bütünüdür.

Bir kimsenin yeteneği, o halde, onun  kalıtım yolu ile getirdiği gizilgücü ile o güne kadar edindiği bilgi ve becerileri kapsamaktadır.

Öğrenme gücü  “ genel yetenek”  olarak da bilinir ve bu her konuda öğrenme için gerekli olan gücü ifade eder. Bazı insanlar kolay, basit işleri yapabilirken bazıları çok soyut ya da çok karmaşık işlemi çabuk ve iyi biçimde yapabilmektedir ve “ yetenek düzeyi “ dediğimiz bu güç yönünden insanlar arasında farklar olduğu bilinen bir gerçektir. Ancak insanlar yetenek düzeyi yönünden olduğu kadar yetenek türü bakımından da farklılık gösterirler.

  • AKADEMİK YETENEK

İlköğretimde, genel lisede ve üniversitelerde verilen eğitim, kelime, sayı, şekil gibi sembollerle ifade edilen soyut kavramların öğrenilmesinin gerektirir.

Böyle bir eğitimde başarılı olmak için gerekli yetenek  türüne “ akademik yetenek” denir. Akademik yetenek , soyut kavramla akıl yürütebilmek , kuramsal eğitim veren okullarda  öğretilen bilgi ve becerileri öğrenebilmek için  gerekli bir yetenektir. Akademik yeteneğin sözcük, sayı, ve şekillerle ifade edilen kavramları öğrenebilme gücü olduğuna değinmiştik.

         7.1.1. SÖZEL YETENEK

Bu yetenek , sözcükleri belleme , onları uygun yerlerde kullanma, sözcüklerle ifade edilen kavramları anlayabilme ve anlatabilme gücünü ifade eder. Okunan bir parçada ne anlatıldığını anlamak bu yetenekle ilgilidir. Sözel yeteneğin biri  sözel akıcılık , diğeri sözel akıl yürütme olmak üzere iki  alt bölümü var.

Sözel akıcılık : Zengin bir sözcük dağarcığına sahip olma , duygu ve düşünceleri çok değişik cümlelerle , akılcı bir üslûpla açıklayabilme  gücünü ifade eden bu yeteneği, çocukların yazdıkları mektuplarda , kompozisyonlarda görmek mümkündür. Yazarlar, sunucular akıcı bir biçimde konuşabilme yeteneği yazma yeteneği ile beraber görülebildiği gibi birinin diğerinden daha fazla gelişmiş olduğu durumlar da vardır.

Sözel Akıl Yürütme: Bu yetenek  sözcüklerle ifade edilen kavramları öğrenebilme , yazılı metni ya da   konuşmayı anlayabilme, düşünceleri açık bir biçimde ifade edebilme gücünü ifade eder. Sözel yetenek aslında sözcüklerle ifade edilen kavramlar arasında benzerlikleri  ve farkları çözebilme gücüdür.

         7.2. SAYISAL YETENEK

Bu  yetenek , bilindiği gibi, sayılar arasındaki ilişkiyi görebilme, sayılarla verilen problemleri çözebilme gücüdür. Bu yeteneğin de iki alt bölümü vardır.

Hesaplama: dört işlemle akıldan problem çözebilme, bir işlemdeki hatayı görebilme gücü olarak tanımlanabilen hesaplama yeteneği ticarette, muhasebecilikte gerekli olabilecek bir yetenektir.

Sayısal Düşünme Yeteneği: Bu  yetenek bir türe teorik ve sembolik düşünme gücü olup karmaşık ilişkileri  görebilme, cebir problemlerini çözebilme gücü olarak tanımlanabilir.  Sayısal yetenek matematik, istatistik  gibi disiplinlerde fizik, kimya gibi temel bilimlerde ve teknik salanlarda başarı için gerekli bir yetenektir.

Sözel ve sayısal düşünme yetenekleri arasında yüksek bir ilişki olup her ikisi de kuramsal konularda düşünme gücünü temsil ederler.

7.3. ŞEKİLSEL  DÜŞÜNME YETENEĞİ

Bu yetenek geometrik şekiller arasındaki ilişkiyi görebilme gücü olarak tanımlanır. Bunun da iki alt bölümü vardır.

Şekil ilişkilerini görebilme: Resimleri, geometrik şekilleri ayrıntıları ile algılama, şekiller arasındaki biçimi, büyüklük vb. yönlerden benzerlik ve farkları görebilme gücünü ifade eden bu yetenek teknik ve sanayi alanlarında başarı için gereklidir.

Uzay ilişkilerini  görebilme: bir cismin uzayda ya da bir şeklin kağıt üzerinde döndürüldüğü, kaydırıldığı zaman alacağı biçimi  göz önünde canlandırma, bir şekli üç boyutlu görebilme, bir plana ya da krokiye bakarak binayı  canlandırabilme gücünü gösteren bu yetenek mimarlıkta, makine ve inşaat mühendisliğinde, teknik ve sanayi dallarında gereklidir.

Akademik yeteneğin öğelerini oluşturan bu yeteneklerden başka, meslek seçiminde  şu yeteneklerin de göz önüne alınmasında yarar vardır.

Renk  algısı: renkleri tanıma, aralarındaki küçük farkları görebilme, uyumlu renk bileşikleri yapabilme yeteneği başta sanat dalları olmak üzere tıp, biyoloji, ziraat vb. alanlardaki çalışmalarda, pilotluk, şoförlük gibi mesleklerde gerekli bir yetenektir.

Bellek: İsimleri, numaraları , verilen bir yönergeyi çabucak belleme  ve uzun zaman bellekte tutabilme gücü olan bellek  tıp,hukuk, tarih gibi alanlarda, sekreterlik gibi işlerde gereklidir.

Dikkat: Çevredeki olayları, eşyaları ayrıntıları ile algılama, kısa sürede çok şeyi görebilme; bir yazıdaki hataları hemen görebilme gücü olarak tanımlanan dikkat her çalışma alanında gerekli bir yetenek ise de sekreterlik, veznedarlık gibi işler özellikle dikkate dayalıdır.

Dikkati bir noktada uzun süre yoğunlaştırabilmek de özel bir dikkat türüdür  ve astronomi, meteoroloji  gibi alanlarda çalışmalar için çok gereklidir.

Mekanik yetenek : bu yetenek bir alet ya da makinenin işleyişini anlayabilme , alet ve makineleri , şemasına bakarak kurabilme, işletebilme ve onarabilme gücü olup bütün teknik mesleklerde başarı için gereklidir.

Parmak becerisi: Parmakları hızlı  bir biçimde kullanarak küçük şeyler üzerinde çalışabilme, ince işler yapabilme gücü teknik işlerde, el sanatlarında, operatörlükte gerekli bir yetenektir.

Göz-el işbirliği: Gözü ve eli birbiriyle uyum halinde  ve hızlı bir biçimde kullanabilme, örneğin küçük bir delikten bir teli geçirebilme gücü olarak tanımlanan  göz-el işbirliği her tür mekanik ve teknik işlerde, el sanatlarında gerekli bir yetenektir.

Bu yeteneklerden başka, hepimizin özel yetenekler olarak bildiği sanat yeteneklerinden de söz edebiliriz.

Müzik yeteneği: sesleri, ince frekansları ile algılayabilme, melodileri çabuk öğrenebilme, bir müzik aleti çalabilme, besteler yapabilme  gücü.

Güzel sanatlar yeteneği: resim, karikatür, heykel, el işleri gibi sanat ürünlerini üretebilme gücü

Tiyatro yeteneği: Bir olayı sahnede canlandırma, olaydaki kişileri canlandırma gücü.

Bedensel yetenekler: Kas koordinasyonuna  sahip olma, çeşitli spor dallarında dans, bale gibi etkinliklerde başarılı olma gücü

Yukarıda sözü edilen yetenekler, ilgili oldukları alanlarda başarı için ön koşuldur, ancak başlı başına yeterli değildir. Başarıyı etkileyen faktörlerden biri de ilgilerdir.

  1. İLGİLER

İlgi bir faaliyeti tekrar tekrar yapma isteğidir. İnsan yaptığı işten doyum sağlayıcı bir sonuç bekler. Bu sonuç başkaları tarafından  verilen para, ödül ya da takdir sözleri olabilir. Ancak bir işi başarmak, güzel bir ürün elde etmek başkaları fark etmese  de kişi için bir ödüldür. Bir işi iyi yaptığını gören  bu işi tekrar yapma isteği duyar. Bu da işin özünden duyulan doyumdur. Doyum veren  işleri yaparken  insanlar yorgunluk yerine canlılık, bıkkınlık yerine çalışma isteği duyar.

İlgiler , kısıtlı zamanlarda , kısıtlı olanaklarla dahi yapılmaya çalışılan işlerde  kendisini gösterir. Çocuk hiçbir dış baskı ya da ödül vaadi, bir beğeni, ve takdir beklentisi olmadan bazı faaliyetleri kendiliğinden seviyor ve o alana yöneliyorsa  o faaliyetleri   yapmaktan doyum sağlıyor. Bu doyumun kaynağı da  o işi  yapabiliyor olması, işin sonunda gurur duyacağı  bir ürün elde ediyor olmasıdır. Belki elde edilen ürün, başkalarınınki ile karşılaştırıldığında hiç iyi olmayabilir; ama çocuğun yapabileceği diğer bir çok iş arasında  en iyi sonuç aldığı iş  ya da işlemden biri olabilir ki, bu da onun yetenekli olduğu alandır. Bir kimsenin giriştiği bir işte başarılı olması ona doyum sağlar ve kişi aynı işi tekrar yapma isteği duyar. Gerçek ilgi de budur.

Bazen gençlerin pek de yetenekli olmadıkları alanlara ilgi duyduklarını ifade ettiklerine  şahit oluruz. Hatta davranışları ile de bunu gösterirler. Müziğe ya da  edebiyata, tıp ya da bilgisayara ilgi duyduklarını söylerler bu alanlarla ilgili yayınlar okurlar ya da faaliyetlere katılırlar, örneğin müzikle ilgili olduğunu söyleyen genç konserlere gider , bir müzik aleti çalmaya uğraşır.

Eğer bu tür girişimlerin derisinde bunu destekleyici yetenek yoksa bu gerçek bir ilginin değil olsa olsa bir özentinin , bir hevesin ifadesidir ve bir süre sonra söner. Arkadaşlara özenme, çevredekilere katılma , modaya uyma ya da ana babanın , önem verilen yetişkinlerin hatırını hoş etme  gibi isteklerle başlayan bu sürekli ve kalıcı bir yöneliş olan ilgiden farklıdır. O halde diyebiliriz ki, ilgiler yeteneklerin ifade yoludur. Nasıl yetenekler eğitimle ve çevrenin desteği ile gelişiyorsa ilgiler de okulda ve okul dışında geçirilen yaşantılarla gelişir ya da körelir.

İLGİ  TÜRLERİ

İnsanların ilgileri uğraştıkları malzemenin türüne göre gruplanabilir; nesnelerle, duygularla, insan ilişkileri ile, verilerle uğraşmaktan  hoşlanma gibi. Kişi bu ve benzeri malzeme üzerinde inceleme yapma, üretim , yeni şeyler yaratma ya da alıp satma gibi faaliyetlerde bulunabilir. Bu çerçevede aşağıdaki ilgi alanları tanımlanabilir.

BİLİMSEL  İLGİ

Temel bilim ilgisi olayları incelemek  ve olayların sebeplerinin ortaya çıkarmak merakını ifade eder. Doğal olaylara duyulan ilgi buna örnek olabilir. Bilim ilgisi toplumsal olaylara ve teknik konulara duyulan ilgiyi de kapsar. Bilim ilgisi soyut düşünme, özelikle sayı ve sembollerle akıl yürütme gücünün kullanıldığı çalışma alanlarına duyulan bir yakınlık olup soyut düşünme gücünün davranış olarak ifadesi sayılabilir.  Bilim ilgisi  “Temel Bilim”, “Sosyal  Bilim” ilgisi olarak  iki gruba ayrılabilir.

TEMEL BİLİM İLGİSİ

 Fizik, kimya, biyoloji gibi bilimlerin konusunu teşkil eden olayları incelemekten ve nedenlerini ortaya çıkarmak için çalışmalarda bulunmaktan hoşlanma temel bilim ilgisi olarak tanımlanabilir. Bir kimse bu alanlardan sadece birine daha fazla yakınlık duyabilir, bazı kimseler fizik- astronomi alanına ilgi duyarken bazıları kimya biyoloji alanlarından hoşlanabilirler. Temel bilim ilgisi saf bilimsel araştırmalara duyulan ilgiyi yansıtır. Bu ilgisi güçlü olanların fizik, kimya, biyoloji ya da ilgili dallardan birine girmeleri iyi olur. Bu alanlarda iyi  kazanç getiren bir iş bulmak pek mümkün olmayabilir. Ancak bilimsel merakı olan kimselerin kazanca önem vermeleri de pek söz konusu değildir.

SOSYAL BİLİM İLGİSİ

 Sosyal bilim ilgisi toplumsal olaylar arasındaki sebep sonuç ilişkilerini anlama merakını ifade eden bir ilgi alanıdır. Psikoloji,sosyoloji, antropoloji, tarih, siyasal bilimler , beşeri coğrafya, ekonomi ve hukuk gibi sosyal alanlarına karşı duyulan ilgi de soyut düşünme gücünü, özellikle kelimelerle ifade edilen kavramlar arasındaki ilişkileri görebilme gücünü gerektirir.

TEKNİK İLGİ

Bir şeyler üretme ihtiyacının ifadesi olan bu ilgi alanı da, mühendislikte, teknik mesleklerde nesnelerle, maddelerle çalışarak bir şeyler üretme faaliyetleri ile kendini gösterir. Ziraat ve ormancılık lanı ile ilgili mesleklerde ise  hayvan ve bitki gibi canlı varlıkların üretimi söz konusudur. Aletlerin içini  merak edip açarak incelemeye çalışan bir çocuğun teknik ilgisi olduğunu söyleriz. Buna karşılık kuş, balık besleyen, çiçek yetiştirmekten hoşlanan kişide de canlı varlık üretimine karşı ilgi vardır.

YÖNETİM VE İKNA İLGİSİ

Başkalarını yönetme ilgisi  insanlara düşünceleri kabul ettirmekten,onları belli bir amaç için etkilemekten, örgütleme ve yönlendirmekten hoşlanmaktır. Siyaset bilimleri, ,işletme bu ilgi alanına uygun çalışma alanlarıdır. İnsanların duygularını anlama ve sorunlarını çözme de bu ilgi alanı ile ilişkili faaliyetlerdir.

TİCARET İLGİSİ

Her türlü malın alımı ve satımı ile uğraşmaktan hoşlanma ticaret ilgisi olarak adlandırılır. Burada malın müşteri tarafından beğenilmesini sağlamak için tanıtım yapmak ikna ilgisini yansıtır. Ancak ticaret ilgisi bundan da öte, alım satım işlerinden kar elde etme isteğini de içerir. Bu kimseler bir işin, bir malın ya da  eserin özü ile değil, ticari yönden fiyatı ile ilgilidirler.

SOSYAL YARDIM İLGİSİ

Bu ilgi hasta ve güçsüz insanlara yardım etmekten hoşlanmadır. İnsan olarak herkes hasta ve zayıf kimselere yardımcı olmak ister, ancak bu tür insanlara yardım mesleklerinde çalışmayı istemek bu ilginin daha güçlü olduğuna işarettir. Sosyal yardım ilgisi olanlar insanların psikolojik uyumsuzluk, hastalık, işsizlik gibi sorunlarının çözümü için  onlara bireysel olarak yardımcı olmaktan zevk alırlar. Ayrıca çevredeki kaynakları kullanmak üzere yardım kampanyaları düzenlerler ya da bu tür faaliyetler katılırlar.

Bu saydığımız ilgi alanlarından başka güzel sanatlar, müzik, spor, bale gibi özel yeteneklerle sıkı bağlantısı olan ilgi alanları da tanımlanabilir.

MESLEK DEĞERLERİ

Meslek faaliyetlerinden beklenilen doyumlardan en önemlisinin işin bitiminde elde edilen ürün, ulaşılan başarı olduğuna değinmiştik. Bu başarıya erişirken insan yeteneklerini kullanmakta ve geliştirmekte böylece gizilgüçlerini kullanmanın  mutluluğunu da yaşamaktadır. Ama meslek  faaliyetlerinden başka şeyler de beklenir. İnsanları çalışmaya sevk eden çok değişik beklentiler vardır. Bunlara “Meslek Değerleri”  denir. Aşağıda bazı meslek değerleri örnek olarak verilmiştir.

KAZANÇ

 Meslek faaliyetlerini diğer faaliyetlerden ayıran en önemli yönü kazanç için yapılmasıdır. Her mesleki faaliyetin sonunda az ya da çok bir miktar para ödenir ve çalışan herkes kendisine rahat bir geçim sağlayacak düzeyde kazanç elde etmek ister. Ancak istenen “ rahat yaşam düzeyi” ve bunu sağlayacak kazanç miktarı herkes için aynı değildir. Bazı kimseler kazanca çok önem verirler ve meslek tercihlerini buna dayandırmak isterler. Çok kazanç isteyen kimselerin ticaret alanına yönelmeleri uygun olur. Buna karşılık az fakat düzenli ve kararlı kazanç isteyenlerin kamu sektöründe çalışabilecekleri  bir meslek seçmeleri gerekir.

DEĞİŞİKLİK

 Bazı kimseler seyahat etmekten, yeni ve değişik işler yapmaktan, yeni insanlar tanımaktan hoşlanırlar. Bu kimseler  de meslek seçerken hareketli ve değişik bir yaşam sağlayacak alanlara yönelmelidirler. Hayatlarında önemli değişiklikler isteyen kimseler turizm, siyasal bilimleri, işletme vb. alanlarda bu isteklerini karşılayacak çalışma ortamları bulabilirler. Buna karşılık bazı kimseler düzenli ve kararlı bir hayattan hoşlanırlar. Böyle kimselerin belli saatlerde yapılacak işleri içeren meslekler seçmeleri yerinde olur.

YARIŞMA

 Başkaları ile yarışma yeteneğini ve başarısını ortaya koyabilme ve toplumda daha iyi  bir yer elde etme bazı insanlar için çok önemlidir. Herkesten aynı düzeyde iş beklenen çalışma ortamları bu kişileri sıkar. Risk alma, atılım yapma ve kendini gösterme ihtiyacı olan kimseler yönetim, ticaret gibi alanlarda doyum bulabilirler.

BAĞIMSIZLIK

Bazı kimseler için işinde özerk olma, başkalarına bağlı olmadan, bir üst makamdan  emir almadan çalışma isteği çok güçlüdür. Böyle kimselerin  özel işyeri  açabilecekleri mesleklere yönelmeleri uygun olur. Bazı kimseler de tek başlarına karar veremezler, çünkü kararın sorumluluğunu taşıyamazlar ve daima çevrelerinde akıl alabilecekleri ve sorumluluğu paylaşabilecekleri insanların bulunmasını isterler. Böyle kimseler de genellikle verilen görevi belli yönergelerle yürütebilecekleri ve başkalarına bağlı olabilecekleri işlere yönelmelidirler.

KOLAY İŞ BULABİLME

Herkes yetiştirdiği  alanda hemen iyi bir iş bulup çalışmak ister. İş bulma olanağı gençlerin meslek seçiminde göz önünde  bulundurdukları en önemli faktörlerden biridir. İş bulma olanağı olan bir alana çok kişinin yönelmesi kısa zamanda o alanda insan gücü fazlalığına ve dolayısıyla işsizliğe yol açabilmektedir.

ADINI DUYURABİLME

 Ünlü, herkes tarafından tanınan bir kişi olma isteği de meslek tercihlerini belirleyen faktörlerden biridir. Bazı ortamlar, kişiye kendini gösterme ve adını duyurma olanağı verir. Sanat, siyaset alanları, gazetecilik bunlardan bazılarıdır.

MESLEKİ GELİŞİM GÖREVLERİ

MESLEKİ OLGUNLUK

BENLİK KAVRAMI  VE  MESLEKİ BENLİK KAVRAMI

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :