- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Meslek Seçim Kuralları

Meslek Seçim Kuralları sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

MESLEK SEÇİM KURAMLARI

  1. Persons’un Özellik-Faktör Kuramı
  2. Anna Roe’nun İhtiyaçlar Kuramı
  3. Holland’ın Mesleki Tipolojisi
  4. Psikoanalitik Kuram
  5. Super’ın Benlik kuramı
  6. Ginzberg ve Arkadaşlarının Gelişim Kuramı
  7. Katz-Gelatt’ın Karar Kuramı

ÖZELLİK-FAKTÖR KURAMI

  Dünyada ilk kez mesleği rehberliği başlatan kişi Frank Persons olmuştur. Persons 1908 yılında Boston’da bir mesleki büro açmıştır. Amerika’ ya göç edenleri endüstri bölgelerine göre, özellik- faktör modelini uygulayarak yerleştirmiştir. Bu model 3 aşmalıdır:

Bireyin Analizi : Bireyin yetenekleri ve özel yetenekleri, ilgileri, ihtiyaçları, fizyolojik yapısı, sosyo- ekonomik düzeyi, kişilik özellikleri vb.

Mesleğin Analizi : Meslek hangi ihtiyaçları karşılar? Ve hangi yetenekleri karşılar? sorularına cevap arar.

Uzlaştırma : Bireyden elde edilen bulgular ile mesleğin bulgularını birleştirme işlemidir. Bu model ölçme- değerlendirmeye ve bilgi vermeye önem verir. Anlıktır,iş arama evresindeki bireyi uygun bir işe yöneltmeyi esas alır.1950’li yıllara kadar kullanılmıştır.

ANNA ROE’ NUN İHTİYAÇLAR KURAMI

Roe meslek hayatına psikolog olarak başlamış daha sonra Maslow’ dan etkilenerek kendine özgü bir kuram oluşturmuştur. Roe’ nun ihtiyaçlar kuramı 2 düzeydedir:

1.Düzey : Pek orijinal bir tarafı yoktur, herkesin bahsettiği genetik yapıdan bahseder. Bireyin genetik yapısı meslek seçiminde etkilidir.

2.Düzey : Bireyin geçirdiği yaşantılar özellikle çocukluk yaşantıları anne- baba tutumları ile belirlenir. İhtiyaçların şiddeti, çeşidi genetik faktörler kadar meslek seçiminde etkilidir. Bireyin genetik yapısı çocukluk yaşantılarına bağlı olarak ortaya çıkar.genetik yapı ihtiyaçlarla birlikte meslek seçimini etkiler.Roe   bazı anne- baba tutumları üzerinde de durmuş ve bu tutumların meslek seçimindeki etkilerine değinmiştir:

Aşırı Koruyucu Anne- Baba Tutumu : Bu tür anne- babalar çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılarlar ancak, aşırı istekte bulunan ve koruyucu tutumlarıyla çocuğun özgüvenini düşürürler. Bu durumda çocuk aza kanaat eder ve yüksek ihtiyaç düzeyine ulaşmak için çaba harcamaz, güdüleri azdır.

Reddeden Anne- Baba Tutumu : Çocukta sevgi yoksunluğu vardır. Çocuğun ihtiyaçları dengesizce karşılanır. Çocuk kasıtlı ya da kasıtsız reddedilebilir. En riskli gruptur.

Demokratik Anne- Baba Tutumu : Çocuğunu seven ve gelişimine katkıda bulunan anne- baba tutumudur. Çocuğun ihtiyaçları düzenli ve dengeli olarak karşılanır. Çocuğun hayatına egemen bir güdü yoktur.

Roe ihtiyaçlar hakkında bazı sayıltılarda bulunmuştur :

Rutin İhtiyaçlar : Sürekli ve aynı tarzda doyurulan ihtiyaçlardır. Bilinçsiz güdüleyici haline gelmezler. Örneğin çocuğun güvenlik ihtiyacı (para, maddi ihtiyaçlar) tam olarak karşılanmazsa bu kişi meslek seçiminde temel güdü olarak birinci derecede paraya yönelecektir

Alt Düzeydeki İhtiyaçlar : Nadiren doyurulduğunda bu ihtiyaçlar bilinçsiz güdüleyici haline dönüşür ve üst düzeydeki ihtiyaçların ortaya çıkmasını engeller. Yüksek düzeydeki ihtiyaçlar (kendini gerçekleştirme) doyurulduğunda tamamen ortadan kalktığı halde, alt düzeydeki ihtiyaçlar arada bir doyurulduğunda başat güdü haline gelir. Örneğin ailenin maddi durumu oldukça değişken, bazen iyi bazen de kötü olsun. Bu durumda çocuğun eline ne zaman para geçeceği belli değil. Çocuk temel eksikliğini çektiği şeye yönelecektir, seçeceği mesleklere para önemli bir etken olacaktır.

Uzun Yoksunluk Döneminden Sonra Doyurulan İhtiyaçlar : Bu tür ihtiyaçlar bilinçsiz güdü haline dönüşür ve bilinçaltını etkiler.

Roe bu sayıltıları anne- baba tutumları ile ilişkilendirmiştir. Roe, çalışmalarında aile yapılarını incelediğinde özellikle fen bilimlerine yönelenlerin aile yapılarının parçalanmış ve çocuktan uzak bir tutum içinde olduklarını; buna karşılık sosyal bilimlere yönelenlerin aile ortamlarının daha sıcak ve insen ilişkilerine önem veren tutumlar sergilediklerini tespit etmiştir. Bu çalışmalarına dayanarak da meslekleri şu şekilde gruplandırmıştır :

İnsanlara uzak meslekler :Aile aşırı serbest ya da mesafeli ise çocuklar nesnelere ve objelere yöneliyorlar. Aile ortamı içinde bulamadıkları ilgiyi başka alanlarda tatmin etmeye çalışıyorlar, bunu yaparken de insanlara değil objelere yönelmeyi tercih ediyorlar.

İnsanlara yönelim : Demokratik anne- baba tutumunda yetişen çocuklar insan ilişkilerinde ve sosyal ortamlarda daha başarılı olmakta, bu nedenle de insan ilişkilerinde aktif olabilecekleri mesleklere yönelmektedir.

HOLLAND’IN MESLEKİ TİPOLOJİSİ

Meslek seçimi, kişiliğin bir ürünüdür. Holland ilk kez, bireylerin kendileri hakkındaki görüşlerini ve iş dünyalarını meslek adları ile yansıttıklarını belirtmiştir. Kişi benliğine uyan meslekleri seçer. İlk çalışmalarında projektif testlere yer vermiştir (yoruma açık, T.A.T., Roaschach vb.). Projektif testler kişiliğin dinamizmini ortaya çıkarır. Holland’ a göre kişilik yapıları 6’ ya ayrılır ve bu tip kişiliklere uygun da 6 meslek ortamı vardır. Meslek seçiminin mükemmelliği, kişinin hangi kişilik tipine girdiğini bilmesi (özlük bilgisi) ve o kişilik tipine uygun mesleki çevrelerin ne olduğunu bilmesiyle orantılıdır.

Holland’ a göre kişilik tipleri :

Realistik Tip : Gerçekçi tip. Genellikle kas, beden gücüne dayalı uğraşıları tercih eden, motor koordinasyonu güçlü, hünerli, erkeksi, açık havadaki işleri tercih eden, kaba- saba, saldırgan, sözel becerileri eksik, soyut problemlerden kaçan kişilerdir. Düşünmekten ok icracıdırlar. Kamyon şöförü, çiftçi, mühendis vb.

Entelektüel Tip : Aydın tip. Bu kişiler icradan çok düşünmeyi tercih ederler. Tıpkı realistik tip gibi hoş sohbet değillerdir (realistik tiplerde bu beceri yok ama aydın tipte var). Kendi tercihleri sonucu sözel becerileri kullanmazlar. Soyut düşünmekten hoşlanırlar. Çoğul insan ilişkilerinden kaçınırlar. Ne yönetmek ne de yönetilmek isterler. İnce, zarif, nezaketli, radikal, erkeksi, kendi kendine yeterli, orjinalite boyutu yüksek kişilerdir. Bilim adamları vb.

Sosyal Tip :Eğiti ve tedavi edici ortamlarda çalışan kişilerde olması gereken özelliklere sahip kişilerdir. Önceki iki tipten ayırıcı yanı, sözel becerilerini ahenkle kullanması ve insan ilişkilerinde aktif olmasıdır. Kişilik yapısı olarak sosyal, neşeli, maceraperest, muhafazakar, feminen, liderlik özelliği yüksek, pratik zekalı, bağımlı, sorunludurlar. Öğretmenler, psikologlar, tıp doktorları, hemşireler, sosyal hizmetlerde çalışan kişiler vb.

Geleneksel Tip : Geleneklere, kurallara sımsıkı bağlıdırlar. Kuvvetli bir benlik kontrolleri vardır. Bu tipler aydın tiplerden kesin hatlarla ayrılmışlardır. Emir alma ve emir vermede rahatsızlık duymazlar. Bireysel ihtiyaçlara saygılıdırlar. Kudret ve statüye çok bağlıdırlar. Kişilik yapısı olarak resmi, erkeksi, muhafazakar, gerektiği zaman eğlenceye dönük, pratik zekalı tiplerdir. Asker, bankacı, muhasebeci, resmi dairelerde çalışanlar vb.

Girişimci Tip : İkna edici,konuşma yetenekleri ve kendini ifade etme gücü en yüksek tiptir. Sosyal tip başkaları adına bu tip ise kendi adına bir şeyler yapar. Sosyal, başat, maceraperest, bağımsız, dışa dönük, saldırgan, pratik zekalıdırlar. Pazarlamacı, politikacı, halkla ilişkiler uzmanı vb.

Artistik Tip : Bu kişiler çevresindeki insanları, eserleri kullanarak kendilerini dolaylı yollardan ifade ederler. Geleneksel tipin tam zıddıdır. Kurallardan hoşlanmazlar. Ego kontrolleri yoktur. Olgunlaşmamış daha bebeksi, efemine, paranoid, içe dönük, bağımsızlığı çok yüksek tiplerdir. Sanatçılar vb. Birden fazla kişilik tipine aynı derecede turan kişilerde mesleki kararlar gecikecek, birey çatışma yaşayacaktır. Kişi kendine tam olarak uygun kişilik tipini bilmediği için ona uygun mesleki çevreyi de bulamayacaktır. Bu nedenle meslek seçimi pek sağlıklı olmayacaktır. Kişilik örüntülerinin tutarlılığına uygun meslekleri seçenler uyumlu ve mutlu olurlar. Mesleki ortamlarla tiplerin bağdaşmaması meslek seçimi için zordur.

Holland bu tiplerde, anne- baba tutumlarının etkili olup olmadığını ve bu tiplerin boş zaman faaliyetlerini incelemiştir :

Realist : Baba ihtiraslı, ocuğun çok para kazanmasını isteyen; anne antisosyal, başat. Hobileri; balık tutma, ava çıkma, çiftçilikle uğraşma

Entelektüel : Baba meraklı; anne izin verici, pasif. Hobileri; satranç, genellikle bilimle ilgili makaleler

Sosyal : Baba ego kontrolü yüksek; anne belirgin özelliği yok, karma. Hobileri; tarih, sosyoloji,dini içerikli yazılar, yabancı diller, edebiyat. Geleneksel :Baba mutlu, uyumlu; anne geleneksel, otoriter. Hobileri; iskambil, bowling.

Girişimci : Anne otoriter ve geleneksel; baba anneye göre daha uyumlu. Hobileri; ticaret ve iş dünyasına ilişkin yazılar.

Artistik : Baba bağımsız; anne en az otoriter. Hobileri; tiyatro, müzik, fotoğrafçılık gibi sanat dalları.

Holland, VPI (mesleki tercih envanteri)’yi oluşturmuştur. Envanterde 300 meslek adı vardır. Envanteri alan kişi, maddeleri kendine göre hoşlanırım- hoşlanmam şeklinde işaretler. VPI ile bireyin hangi tipe girdiği belirlenir ve fiziki aktivite puanı, zeka, sorumluluk, uyum, sözel becerileri, heyecansal durumu, ego kontrolü, saldırganlık düzeyi, statü kazanama ihtiyacı, liderlik gücü gibi alt puanları çıkartılır. Holland, ilgi envanteri vermenin çok önemli olmadığını çünkü ilgi envanterinin kişiliğin sadece bir boyutunu ölçtüğünü, VPI’ ın ise bir çok boyutunu analiz ettiğini belirtir.

Holland, mesleki hayal kurgularını da incelemiştir. Kişiler mesleklere bir takım imajlar yüklüyorlar. Realistik ve entelektüel tipler hayal kurgularında erken yaşlardan itibaren daha kararlıdırlar. Hayal kurguları cinsiyetlere göre de değişir. Araştırmalarda kızlar öğretmen mesleğini vefakar; erkekler az para kazanan, muhasebe mesleğini kızlar titiz ve depresif; erkekler son derece sıkıcı bulmuşlardır. Okul çağındaki aktivitelerde, okulda en aktif olan tipler sosyal ve girişimci tiplerdir.

PSİKOANALİTİK KURAM

Freud’ a göre sağlıklı insan, seven ve çalışan kişidir. Hendrich iş prensibi kavramını getirmiştir. Çalışma, kişinin kendini ifade etmesi libidonun boşalması ve çevreye egemen olma isteğinin göstergesidir. Çünkü insanoğlu çevreyi anlamak ve değiştirmek ister. Çalışma arzusu çevreyi kontrol altına almakla eştir.

Freud’ a göre psikolojik sağlığı yerinde olan kişilerde meslek seçimi gelişigüzel bir karar değildir. Farkında olmadığımız bilinçdışı güdülerimiz bizi mesleğe yönlendirir. Bu nedenle psikolojik sağlığı yerinde olan kişilerin rehberliğe ihtiyacı yoktur. Çünkü bilinçdışı güdüler yeterlidir. Rehberliğin egoya güç kazandırmak amacıyla nevrotiklere verilmesi gerektiği düşünülür.

Bu kuramda bilinçdışı güdülerin yüceltilmesi söz konusudur. Başat sadistlik güdüsü olan kişi kendini cerrah olarak yüceltebilir. Böylece güdüsünü doyurur. Aynı zamanda saygınlık, prestij ve para da kazanır. Bu bilinçdışı güdüler 0-5 yaş arasında ortaya çıkar ve eğer iyi kullanılırsa meslek, bu güdülerin doyumu için bir fırsattır.

Bordin ve Nachman araştırmalarına şu 3 mesleği incelemişlerdir :

Sosyal Çalışmacılar : Aileleri incelendiğinde, erken yaşta travmatik yaşantılar (boşanma, ölüm), oral saldırganlık ve insanı keşfetme yüksek çıkmıştır.

Muhasebeciler : İncelemelerde anal dönemde baskı olduğu saptanmıştır. Çocuk anne- babasının dileklerine uygun davranmayı tuvalet eğitimi sırasında öğreniyor. İç tepkilerini kontrol ederek, ebeveyni dinleyerek dışkısını, idrarını tutma; buna karşılık ebeveynin onay ve sevgisini alma vardır. Bu takas yoluyla, erken yaşlarda süperego gelişir. Ebeveyn ile özdeşim çok kuvvetlidir. Bu güçlü süper ego ileride çocuğun dürtülerine kapılmasını engeller. Küçükken ebeveyne gösterdiği uyarlılığı tüm otorite objelerine karşı gösterir. İleride obsessif- kompulsif davranışlar ortaya çıkabilir.

Yaratıcı Yazar : Çocukluğunda ebeveynin otoriter tutumuna isyan vardır. Özdeşim zayıftır. Yetişkin olunca da bu kişilerin, otorite ile olan sorunları devam eder.

SUPER’ IN BENLİK KURAMI

Super kuramını oluştururken psikolojinin 3 alt dalından yararlanmıştır; bireysel farklılıklar psikolojisi, gelişim psikolojisi ve benlik psikolojisi. Bireyler farklı olduğu gibi meslekler de birbirinden farklıdır. Gelişim dönemlerine bağlı olarak bireyler farklı özellikler gösterir. Gelişim dönemlerine özgü mesleki gelişim görevleri vardır. Benlik psikolojisinde Rogers ve Maslow’ dan etkilenmiştir. Kuramını 10 sayıltı ile özetlemiştir :

  1. İnsanlar yetenekleri, ilgileri ve kişilik özellikleri bakımından birbirinden farklıdır.
  2. Bu farklılıklar nedeniyle her birey en azından bir meslek için uygundur. Dünyada her insanın yapabileceği bir iş vardır.
  3. Her meslek farklı özellikler ister.
  4. Bireyin meslek tercihi benlik kavramına ve yaşantılara bağlı olarak değişiklik gösterir.
  5. Gelişim sürecinde büyüme, keşif ve gerçekçi hayat basamakları vardır.
  6. Meslek örüntüsünün yapısı, ailenin sosyo- ekonomik düzeyi, bireyin kişilik özellikleri, zekası ve sahip olduğu diğer olanaklara bağlı olarak belirlenir.
  7. Yaşam basamaklarındaki rehberlik, gelişme sürecini, gerçeklik kontrolünü ve benlik tasarımını geliştirir.
  8. Meslek seçim sürecinin mükemmelliği bireyin sahip olduğu benlik tasarımına bağlıdır.
  9. Benlik tasarımı ile gerçeği uzlaştırma, yaşam içinde oynana rollere ve yaşantılara bağlıdır.
  10. İş ve yaşamda doyum bireylerin yeteneklerini, ilgilerini, kişilik özelliklerini ve değerlerini fark edip gölünce bunları ortaya koymasıdır.

Super, meslek seçiminde bireylerin benlik kavramının çok önemli olduğunu vurgular. İnsanlar psikolojik ve mesleki olmak üzere iki dil geliştirirler ve benlik tasarımlarına uygun mesleklere yönelirler. Bunu yaparken de bu dilleri kullanırlar. Birey kendine olumlu ya da olumsuz sıfatlar yükler, böylece benlik ortaya çıkar. Bir de mesleklere yönelik sıfatlar vardır (kaba, mekanik vb.) Bireyin kendine yüklediği sıfatlarla o mesleğin prototipine yüklediği sıfatlar ne kadar benzerse o mesleği seçme eğilimi artar.

Super, mesleki seçimini dönemlere ayırmıştır :

Keşif Dönemi (15-24) : Bu dönem ben kavramında billurlaşmanın olduğu dönemdir. Bu dönemin başında büyüme döneminin özelliklerini görebiliriz. Başlangıçta gençler, yetişkin rollerini gözler ve oynar. Eğer bu roller hayal kırıklığı ile sona ermezse seçimlerde geçiş aşaması dönemine geçilir. Bu dönemin özellikleri söyle sıralanabilir :

  1. Gencin billurlaşma ihtiyacını fark etmesi
  2. Genç, artık amaçlarına etki edebilecek olasılıkları fark edebilmeli
  3. İlgilerinin ve değerlerinin ayırdına varmalı
  4. Şimdiki durum ile gelecek arasında bağlantı kurabilmeli
  5. Tercih ettiği mesleklere ilişkin yoğun olarak bilgi toplaması
  6. Tercih ettiği mesleklere ilişkin planlar yapması
  7. Meslek seçiminde yelpazeyi daraltıp kendine en uygu olanlara yönelmesi

13-14 yaşlarında genç, kendinin güçlü ve güçsüz taraflarının farkına varıyor, özben ile gerçek ben arasındaki ilişkiyi keşfediyor.

18-21 yaşlarında gençlerde bazı fanteziler görülüyor. Seçim yelpazesi çok geniş, buna karşın genç benlik tasarımını oluşturmuştur.

21-22 yaşlarında genç benlik kavramını tamamlamak için testler yapmaya başlar. Seçimler belirlenmiştir, seçtiği mesleklere yönelik denemelerde bulunur.

Yerleşme Dönemi (25-44) : 25-30 yaşları arasında birey eğitimini tamamlayıp mesleki arayışlar içindedir. Bu dönemin başında iş değiştirmeler çok sık olabilir. Mesleki doyum düşüktür çünkü, beklentiler fazladır. İş değiştirmelerin çok uzun sürmesi bireyi maddi ve manevi sıkıntılara da düşürebilir. Birey kendine bir iş bulup sabitleştirme ihtiyacı içinde olmalıdır.

31-44 yaşları bireyin, yerleştiği işte gelişip ilerlemesi, terfi alması için çaba harcaması gereken dönemdir. Dikey bir hareketlilik vardır.

Koruma Dönemi (45-64) : Birey kendinden sonra gelen jenerasyondan dolayı sıkıntı içindedir. Gençlere yetişmek için birey kendini sürekli yenilemek zorundadır. Birey korunma dönemin başlarında bu tabloya girerse bireyde maskeli depresyon ve verimin düşmesi oluyor.

Çöküş Dönemi (65-67) : Bu dönemde, bireylerin, meslek ve iş hayatları dolayısıyla doyuramadıkları hobileri gerçekleştirmek için beceriler kazanmalarına yardımcı olmak gerekir.

GİNZBERG VE ARKADAŞLARININ GELİŞİM KURAMI

1951’ de oluşan bu kuram Rogers ve Maslow’ un görüşlerinden etkilenmiştir. Meslek seçiminde 4 belirgin faktör üzerinde durmuştur:

  1. Realite Faktörü : Çevrenin gösterdiği yöneltmelere, önerilere ve baskıya karşı bireyin direnişi ve çevreye karşı bireyin verdiği tepkileri içerir. Yani, birey realiteyi kendi içinde algılar.
  2. Eğitim Sürecinin Etkisi : Bireyin almış olduğu eğitim süresi ve çeşidi bireyin meslek seçimini etkiler. Erken yaşlardaki yöneltmelere paralele olarak meslek seçimini belirginleştirecektir.
  3. Duygusal Faktör : Kişinin duygusal yapısı, kişiliği seçtiği meslekle tutarlılık göstermelidir.
  4. Değer Yargıları : Bireyler olumsuz değer yargıları yükledikleri mesleklere karşı yönelimde bulunmazlar.

Ginzberg ve Ginzburg’ a göre meslek seçimi anlık değil geri dönülmesi olmayan bir süreçtir. Bireyin arzuları, istekleri, ihtiyaçları, yetenekleri arasında yaptığı uzlaşmanın karakterize edildiği bir süreçtir. İlk defa gelişim dönemlerine göre bir sınıflama yapmışlardır. Meslek seçiminin sağlıklı olabilmesi için anlık olmaması aşağıdaki 3 aşamalı seçim sürecinin yaşanması gerekir.

  1. Fantezi Seçimler Dönemi (6-11) : Çocuklar mesleklere yönelik seçimlerini kendi fantezi dünyalarından oluşturur. Hayaller çok önemlidir. Çevresinde özdeşim kurduğu kişileri örnek alır.
  2. Geçici Seçimler Dönemi (11-17) : 11-12 yaşları arasında seçimler tamamen ilgiler doğrultusunda yapılır. Kapasite dikkate alınmaz. Bu dönemde mümkün olduğu kadar yaşantı zenginliği sağlanmalıdır.

13-14 yaşları arasında yeterli olduğu alanı tespit etme aşamasındadır. Yeteneklerinin farkına varır ve meslek seçiminde ilgilere ek olarak yeterliliklerini de hesaba katar.

15-16 yaşlarında genç için meslek seçiminde değerler önem kazanmaya başlar.

17-20 yaşları arasında realistik döneme geçiş vardır fakat bu arada da geçici seçimler devam eder.

  1. Gerçekçi Seçimler Dönemi (17-20) : Birey bu dönemde ilk olarak mesleklere yönelik billurlaşma gösterir. Sınırladığı meslekler için araştırma ve keşif yapma söz konusudur. Birey seçim yelpazesini daralttıktan sonra ön tercihlerini belirler.

KATZ- GELATT’ IN KARAR KURAMI

Diğer kuramlar meslek seçimini akılcı değil, duygusal etmenlere dayalı bir seçim olarak görürken karar kuramı, bireyin psiko dinamiğini ortaya çıkaran ve benlik tasarımına bağlı olan meslek seçimine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.

Meslek seçiminde akılcı karar vermenin belli stratejileri vardır. Karar verme duygusal değil bilişsel bir süreçtir ve bu nedenle öğrenilir. Önemli olan bireye karar verme becerilerini,n öğretilmesidir. Kişi bilgilerle donanırsa rasyonel karar vermesi kolaylaşır. Meslek danışması normal bireylere yöneliktir, normalin dışındakilerle uğraşmak zaman kaybıdır. Karar vermede bilişsel teknikler kullanılmalıdır. Rogerion teknikler ile karar verme sürecinin altındaki bilişsel yönleri ortaya çıkarılmalıdır.

Meslek seçimini etkileyen etmenler çok ve değişik türleri kapsamaktadır. Bunların herkesçe kabul edilebilecek geçerli bir listesi henüz yapılamamıştır. Ancak, mesleki gelişim geniş zaman içinde oluşan bir gelişim sürecidir. Mesleki gelişim bireyin genel gelişiminin bir parçası olarak düşünülmelidir. Bu süreçte, her şeyden önce, bireyin kişilik özellikleri ve benlik tasarımları önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca, bireyin geçirdiği yaşantılar, bulunduğu çevrenin özellikleri ve olanakları, çevre ile etkileşim vb. önemli görülmektedir. Meslek seçimini etkileyen etmenler hakkında Super (1957) hazırladığı liste bize fikir verebilir. Bu listede meslek seçimini etkileyen etmenler altı grupta toplanmaktadır:

  1. Biyolojik Etmenler : Bireyin fiziksel özellikleri, cinsiyet, beden yapısı, görme ve işitme durumu vb.
  2. Sosyolojik Etmenler : Duyguları, değerleri, aile ile ilişkileri, bağlı olduğu arkadaş çevresinin beklentileri ve baskıları, ailenin sosyal düzeyi, yakın ilişki kurulan öteki kişiler.
  3. Psikolojik ya da Kişisel Etmenler : Bireyin ihtiyaçları, duyguları, tutumları, değerleri, ilgileri, yetenekleri.
  4. Ekonomik Etmenler : Ailenin ekonomik düzeyi, çevrenin ta da ülkenin genel ekonomik durumu, otomasyon ve teknik gelişmeler, bunların toplumun insan gücü ihtiyacı üzerindeki etkileri.
  5. Politik Etmenler : Mesleğe girme olanakları, iş bulma olanakları, değişim eğitim ve yetişme fırsatları.
  6. Şansla İlgili Etmenler : Doğal afetler, işleri ve iş yerlerini etkileyen beklenmedik olaylar, iç ve dış savaşlar.
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :