- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Mental ve Davranışsal Bozukluklar

Mental ve Davranışsal Bozukluklar sitemize 18 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 1 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

(F00-F99)

Dahil:     psikolojik gelişim bozuklukları

Hariç:     semptomlar, belirtiler ve anormal klinik ve labratuvar bulguları, başka yerde   sınıflanmamış (R00-R99)

Bu bölüm aşağıdaki blokları içerir:

F00-F09  Semptomatik ve organik mental bozukluklar

F10-F19  Psikoaktif madde kullanımına bağlı zihin ve davranış bozuklukları

F20-F29  Şizofreni, şizotipal ve deluzyonel bozukluklar

F30-F39  Duygu durum [duygulanım] bozukluklar

F40-F48  Nörotik, stressle ilgili ve somatoform bozukluklar

F50-F59  Fizyolojik bozukluklar ve fiziki faktörlerle birlikte seyreden davranış                        bozukluğu sendromları

F60-F69  Erişkin kişilik ve davranış bozuklukları

F70-F79  Zeka geriliği

F80-F89  Psikolojik gelişme bozuklukları

F90-F98  Genellikle çocukluk ve adolesan döneminde başlayan davranışsal ve                         emosyonel bozukluklar

F99         Mental bozukluklar tanımlanmamış

Bu bölüm için asteriks kategorileri aşağıdadır:

F00*       Bunama, Alzheimer hastalığında

F02*       Bunama, başka yerde sınıflanmış diğer hastalıklarda

Semptomatik ve organik mental bozukluklar

(F00-F09)

Bu bölüm beyin disfonksiyonuna neden olan, beyin hastalığı, beyin zedelenmesi veya yaralanma gibi bilinen bir etyolojisi olan mental bozukluklardan oluşmaktadır. Beyin disfonkisyonu; beyni doğrudan etkileyen hastalıklar, yaralanmalarda olduğu gibi primer olabileceği gibi etkilenen birden fazla organ veya sistemlerden bir tanesi olarak beyni tutan sistemik hastalıklar ve bozukluklarda olduğu gibi sekonder de olabilir.

Demans (F00-F03) hafıza, düşünme, oryantasyon, anlama, hesap yapma, öğrenme konuşma ve muhakeme gibi birden fazla yüksek kortikal fonksiyonların bozulduğu kronik veya ilerleyici beyin hastalığına bağlı bir sendromdur. Bilinç bulanıklığı izlenmez. Kognitif fonksiyon bozuklukları duygu kontrolü, sosyal davranış veya matirasyonun bozulması şeklinde genelde demansa eşlik ederken bazen demans öncesinden başlar. Bu sendrom Alzheimer hastalığı, serebrovasküler hastalık ve beyni primer veya sekonder olarak etkileyen diğer durumlarda ortaya çıkmaktadır.

İstendiğinde altta yatan hastalığı tanımlanmak için ek kod kullanınız.

F00*       Bunama, Alzheimer hastalığında (G30.-†)

Alzheimer hastalığı karakteristik nöropatolojik ve nörokimyasal özellikleriyle birlikte etyolojisi bilinmeyen primer dejeneratif beyin hastalığıdır. Hastalık genellikle sinsi başlar ve yavaş fakat sürekli bir şekilde birkaç yıl içinde gelişir.

F00.0*      Erken başlangıçlı Alzheimer hastalığında bunama (G30.)

65 yaş öncesinde başlayıp, nispeten hızlı bozulmayla seyreden ve birden fazla yüksek kortikal işlevlerin belirgin bozukluğuyla giden Alzheimer hastalığındaki bunama.

Alzheimer hastalığı, Tip 2

Presenil bunama, Alzheimer tip

Alzheimer tipinin primer dejeneratif demansı, presenil başlangıçlı

F00.1*      Geç başlayan Alzheimer hastalığında bunama (G30.1)

Altmış beş yaşından sonra özelliklede 70 yaşından sonra başlayıp yavaş ilerleyen ve esas olarak hafıza bozukluluğu ile seyreden Alzheimer hastalığındaki bunama.

Alzheimer hastalığı, tip 1

Alzheimer tipi primer dejeneratif demans, senil başlangıçlı

Senil demans, Alzheimer tip

F00.2*      Alzheimer hastalığında bunama, atipik veya karma tip (G30.8)

Atipik bunama, Alzheimer tip

F00.9*      Alzheimer hastalığında bunama, tanımlanmamış (G30.9)

F01        Bunama, vasküler

Vasküler bunama, hipertansif serebrovasküler hastalıkları dahil vasküler hastalıklara bağlı beyin enfarktı sonucu gelişir. Enfarktlar genellikle küçüktür fakat etkileri kümülatiftir. Başlangıç genellikle yaşamın geç dönemleridir.

Dahil:   arteriosklerotik bunama

F01.0       Akut başlangıçlı vasküler bunama

Genellikle serebrovasküler tromboz, emboli veya kanamadan meydana gelen felçten sonra çabucak gelişir. Bazı nadir vakalarda tek büyük bir enfarkta bağlı olabilir.

F01.1       Birden fazla enfarkt bunama

Beyin parankiminde kumülatif enfarktlara sebep olan birden fazla geçici iskemik epizodtan sonra tedricen başlar.

Esas olarak kortikal bunama

F01.2       Subkortikal vasküler bunama

Beyin yarım küresi derin beyaz cevherinde iskemik tahrip odağı ve hipertansiyon öyküsü olan vakaları içerir. Beyin korteksi genellikle korunmuş olup, bununla Alzheimer hastalığındaki bunamaya çok benzeyen klinik tablodan ayrılır.

F01.3       Karma kortikal ve subkortikal vasküler bunama

F01.8       Vasküler bunamalar, diğer

F01.9       Vasküler bunama, tanımlanmamış

F02*       Bunama, başka yerde sınıflanmamış diğer hastalıklarda

Alzheimer hastalığı veya serebrovasküler hastalık haricindeki sebeplere bağlı olan veya bağlı olduğu farz edilen bunama vakalarıdır. Yaşamın herhangi bir döneminde başlayabilir, ancak yaşlılıkta enderdir.

F02.0*      Pick hastalığında bunama (G31.0†)

İlerleyici bir bunama olup orta yaşta başlar erken, yavaş ilerleyen karakter değişiklikleri ve sosyal bozulmanın ardından apati, öfori ve bazen de ekstra piramidal fenomenler seyreden dil, hafıza ve zeka fonksiyon bozuklukları gözlenir.

F02.1*      Creutzfeldt-Jakob hastalığında bunama (A81.0†)

Bulaşıcı etkenlere bağlı olduğu farz edilen tanımlanmış nöropatolojik değişmelere bağlı yaygın nörolojik belirtilerin olduğu ilerleyici bunamadır. Başlangıç genellikle orta veya ileri yaşlardır, fakat herhangi bir yetişkin yaşta olabilir. Subakut seyredip, bir iki yıl içerisinde ölüme sebep olur.

F02.2*      Huntington hastalığında bunama (G10†)

Yaygın beyin dejenerasyonunun bir parçası olarak gelişen demans izlenir. Bozukluk tek otozomal deminant gen ile taşınmaktadır. Semptomlar tipik olarak 30-40 yaşlarında başlar. Hastalık yavaş ilerleyip 10-15 yıl içinde ölümle sonlanır.

Huntington koresinde görülen demans

F02.3*      Parkinson hastalığında bunama (G20†)

Parkinson hastalığının seyrinde gelişen bunamadır. Özel ayırt edici hiç bir klinik özellik henüz gösterilmemiştir.

Paralizi ajitansda Bunama

Parkinsonizimde Bunama

F02.4*      İnsan immünyetmezlik virus [HIV] hastalığında bunama (B22.0†)

HIV hastalığı seyrinde HIV enfeksiyonundan başka aynı anda meydana gelen hastalık veya bir durum olmadan gelişen bunamadır.

F02.8*      Bunama diğer tanımlanmış, başka yerde sınıflanmış hastalıklarda

F02.8.1    Serebral lipidosisde Bunama (E75.- †)

F02.8.2    Epilepside Bunama (G40.- †)

F02.8.3    Hepatolentiküler dejenerasyonda Bunama (E83.0.2†)

F02.8.4    Hiperkalsemide Bunama (E83.5†)

F02.8.5    Hipotiroidizmde (kazanılmış) Bunama (E01, E03.- †)

F02.8.6    Zehirlenmelerde Bunama (T36-T65†)

F02.8.7    Multipl sklerozda Bunama (G35†)

F02.8.8    Nörosifilizde Bunama (A52.1†)

F02.8.9    Niasin eksikliğinde [pellegra] Bunama (E52†)

F02.8.10  Poliarteritis nodozada Bunama (M30.0†)

F02.8.11  Sistemik lupus eritematozusda Bunama (M32.- †)

F02.8.12  Tripanazomyazisde Bunama (B56.- †, B57.- †)

F02.8.13  B12 vitamini eksikliğinde Bunama (E53.8.6†)

F03        Bunama, tanımlanmamış

Presenil bunama BŞT

Presenil psikoz BŞT

Primer dejeneratif bunama BŞT

Senil bunama BŞT

Senil bunama depresse veya paranoid tip

Senil psikoz BŞT

Hariç:   deliryum veya akut konfüzyonel durumu olan senil bunama (F05.1)

senilite BŞT (R54)

F04        Organik amnezik sendrom, alkol ve diğer psikoaktif                             maddelerin sebep olmadığı

Yakın ve uzak hafızada belirgin bozukluk olup, anlık hafızanın korunduğu ve yeni materyal öğrenme yeteneğinin azalıp zaman oryantasyonunun bozulduğu sendromdur. Konfabulasyon belirgin bir özellik olabilir, fakat zeka dahil diğer bilişsel işlevler ve algılama genellikle korunmuştur. Prognoz altta yatan lezyonların seyrine bağlıdır.

Korsakow psikoz veya sendromu, alkolik olmayan

Hariç:   amnezi:

  • BŞT (R41.3)
  • anterograd (R41.1)
  • dissosiyatif (F44.0)
  • retrograd (R41.2)

Korsakow sendromu:

  • alkole bağlı veya tanımlanmamış (F10.6)
  • diğer psikoaktif maddelere bağlı (ortak dördüncü karakter .6 ile birlikte F11-F19)

F05        Deliryum, alkol ve diğer psikoaktif maddelere bağlı olmayan

Bilinç, dikkat, algı, düşünme, hafıza, davranış, duygu ve uyku-uyanma bozukluklarıyla karakterize tanımlanmamış nedenlerle ortaya çıkabilen organik beyin sendromudur. Süresi değişken olup şiddeti orta-ileri arasında değişir.

Dahil:   akut veya subakut:

  • beyin sendromu
  • konfüzyon durumu (alkolik olmayan)
  • enfektif psikoz
  • organik reaksiyon
  • psiko-organik sendrom

Hariç:   deliryum tremens, alkole bağlı veya tanımlanmamış (F10.4)

F05.0       Demans üzerine eklenmeyen deliryum

F05.1       Demans üzerine eklenen deliryum

Yukarıdaki kriterlere uyan fakat demansın seyri sırasında gelişen durumlar (F00-F03).

F05.8       Deliryumlar, diğer

Karma deliryum

F05.9       Deliryum, tanımlanmamış

F06        Mental diğer bozukluklar, beyin hasarı ve disfonksiyonu ve fiziksel hastalıklara bağlı

Primer beyin hastalığı, sekonder olarak beyni etkileyen sistemik hastalıklar, dış toksik madde veya hormonlara, endokrin bozukluklar veya diğer somatik hastalıklara bağlı beyin bozukluklarıyla ilgili çeşitli durumlardan oluşur.

Hariç:   aşağıdakilerle birlikte:

  • deliryum (F05.-)
  • F00-F03’de sınıflandırılan bunama

alkol ve diğer psikoaktif maddelerin kullanımına bağlı bozukluklar                                      (F10-F19)

F06.0       Organik hallusinozis

Kalıcı veya tekrar eden, genellikle görsel ve ısıtsel açık şuur durumunda meydana gelen ve kişi tarafından bazen tanınıp bazen tanınmayan halusinasyonlardır. Halusinasyonların delüzyonel incelikleri ortaya çıkabilir, fakat bunlar klinik tabloya baskın değildir, şuur korunabilir.

Organik halusinasyon durumu (alkolik olmayan)

Hariç:   alkolik halusinozis (F10.5)

şizofreni (F20.-)

F06.1       Organik katatonik bozukluk

Katatonik semptomlarla birlikte azalmış (stupor) veya artmış (heyecan) psikomotor aktivite bozukluğudur. Psikomotor rahatsızlık spektrumu alternasyon gösterebilir.

Hariç:   katatonik şizofreni (F20.2)

stupor:

  • BŞT (R40.1)
  • disosiyatif (F44.2)

F06.2       Organik delüzyonel [şizofreni-benzeri] bozukluklar

İnatçı veya tekrarlayıcı hezeyanların klinik  tabloya hakim olduğu bozukluktur. Hezeyanlar halusinasyonlarla birlikte olabilir. Şizofreniyi düşündüren garip halusinasyonlar veya düşünce bozuklukları mevcut olabilir.

Paranoid ve paranoid-hallusinatuvar organik durum

Şizofreni-benzeri psikotik epilepsi

Hariç:   hastalıklar:

  • akut ve geçici psikotik (F23.-)
  • inatçı hezeyan (F22.-)
  • psikotik ilaca bağlı (ortak dördüncü karakter .5 ile birlikte F11-F10)

şizofreni (F20.-)

F06.3       Organik duygu [affektivite] bozuklukları

Bütün aktivitelerde değişikliğin eşlik ettiği, duygu durumdaki depresif, hiponamik, manik veya bipolar değişikliklerle karakterize bozukluklardır (bak F30-F32).

Hariç:   organik olmayan veya tanımlanmamış duygu durum bozuklukları                                        (F30-F39)

F06.4       Organik anksiyete bozuklukları

Yaygın anksiyete bozukluğu (F41.1) panik bozukluğu (F41.0) veya her ikisinin kombinasyonu temel tanımlayıcı özellikleriyle karakterize fakat bir organik bozukluğun sonucu olarak gelişen bozukluklardır.

Hariç:   organik olmayan veya tanımlanmamış anksiyete bozuklukları (F41.-)

F06.5       Organik disosiyatif bozukluk

Geçmişin anılar, kimlik ve anlık duygular ve vücut hareketlerinin kontrolü arasındaki normal entegrasyonun (bakınız F44.-) kısmi veya tam kaybı ile karakterize bozukluktur.

Hariç:   disosiyatif [konversiyon] bozukluklar, organik olmayan veya                                                              tanımlanmamış (F44.-)

F06.6       Organik duygusal labilite [astenik] bozukluk

Duygusal enkontinas veya labilite, kolay yorulma ve çeşitli hoş olmayan fiziksel duygular (baş dönmesi) ve ağrılarla karakterize fakat bir organik bozukluğun sonucu olarak oluşan bozukluklardır.

Hariç:   samotoform bozukluklar, organik olmayan veya tanımlanmamış                                          (F45.-)

F06.7       Hafif bilişsel bozukluk

Hafıza bozukluğu, öğrenme güçlüğü ve görevlere uzun süre konsantre olmada zorlukla karakterize bozukluktur. Zihinsel görevler yapılmak istendiğinde aşırı mental yorgunluk hissi vardır; yeni öğrenmede objektif olarak başarılı olunduğu halde subjektif olarak güçlük hissedilir. Bu semptomların hiçbiri demans (F00-F03) veya deliryum (F05.-) tanısı koyacak kadar şiddetli değildir. F10-F99’da sınıflanabilen bu teşhis zihin veya davranış bozukluklarının mevcudiyetinden yapılmamalı sadece tanımlanmış fiziksel bozuklukla birlikte olduğunda bu tanıya varılmalıdır. Bu bozukluk beyin tutulumu belirtisi olmasına gerek olmaksızın serebral ve sistemik çeşitli enfeksiyöz ve fiziksel bozukluklardan önce olabilir, bunlara eşlik edebilir veya bunları takip edebilir. Etyolojisinin farklı olması, daha hafif ve sınırlı semptomları ve daha kısa süreli olmasıyla postensefalitik sendrom (F07.1) ve postkonküzyonel sendrom (F07.2)’den ayırt edilebilir.

F06.8       Beyin hasarı ve disfonksiyonuna ve fiziksel hastalığa bağlı diğer tanımlanmış mental bozukluklar.

Epileptik psikoz BŞT

F06.9       Beyin hasarı ve disfonksiyonuna ve fiziksel hastalığa bağlı           tanımlanmamış mental bozukluk

Organik beyin sendromu BŞT

Organik zihinsel bozukluk BŞT

F07        Kişilik ve davranış bozukluğu, beyin hastalığı, hasarı ve disfonksiyonuna bağlı

Kişilik ve davranış değişikliği beyin hastalığı, hasarı veya disfonksiyonu kalıntısı olarak veya bunlarla birlikte bulunabilir.

F07.0       Organik kişilik bozukluğu

Hastalık öncesi alışılmış davranış kalıplarının, duygu, ihtiyaç, ve dürtülerin dışa vurumu dahil, anlamlı ölçüde değişmesi ile karakterize bir hastalıktır. Biliş ve düşünme işlevlerinin bozulması ve cinsel davranışta değişme klinik tablonun parçası olabilir.

Organik psödopsikopatik kişilik

Organik psödoretarde kişilik

Frontal lob Sendromu

Limbik epileptik kişilik Sendromu

Lobotomi Sendromu

Postlökotomi Sendromu

Hariç:   kalıcı kişilik değişikliği (aşağıdakilerden sonra):

  • katastrofik deneyim (F62.0)
  • psikiyatrik hastalık (F62.1)

postkontüzyonel sendrom (F07.2)

postensefalitik sendrom (F07.1)

özel kişilik bozukluğu (F60.-)

F07.1       Postensefalitik sendrom

Viral veya bakteriyel ensefalit sonrası rezidüel spesifik olmayan ve değişken davranış değişiklikleri. Bu bozukluk ve organik kişilik bozukluğu arasındaki temel fark postensefalitik sendromun geçici olmasıdır.

Hariç:   organik kişilik bozukluğu (F07.0)

F07.2       Postkonküzyonel sendrom

Kafa travmasını takiben görülen bir sendrom (bilinç kaybına sebep olacak kadar şiddetli olup) baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, sinirlilik, konsantrasyon ve zihinsel görevleri uygulamada güçlük, hafıza bozukluğu, uykusuzluk ve stres, heyecan veya alkole azalmış tolerans gibi farklı belirtileri vardır.

Postkonküzyonel sendrom (ensefalopati)

Post-travmatik beyin sendromu, psikotik olmayan

F07.8       Beyin hastalığı, hasarı ve disfonksiyonuna bağlı diğer organik kişilik ve davranış bozuklukları

Sağ hemisferik organik duygulanım bozukluğu

F07.9       Beyin hastalığı, hasarı ve disfonksiyonuna bağlı tanımlanmamış organik             kişilik ve davranış bozukluğu

Organik psikosendrom

F09        Organik veya semptomatik mental bozukluk, tanımlanmamış

organik Psikoz BŞT

semptomatik Psikoz BŞT

Hariç:   psikoz BŞT (F29)

Psikoaktif madde kullanımına bağlı zihin ve davranış bozuklukları

(F10-F19)

Bu blok tıbbi olarak önerilen veya önerilmemiş bir veya birden fazla psikoaktif madde kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan şiddet ve klinik formunda değişiklik gösteren bozuklukları içerir. Kodun üçüncü karakteri kullanılan maddeye ve dördüncü karakter klinik durumu tanımlar. Kodlar her bir tanımlanmış madde için gerektiğinde kullanılmalıdır, fakat bütün dördüncü-karakter kodlarının bütün maddelere uygulanabilir olmadığı bilinmelidir.

Psikoaktif maddenin tanımlanmasında mümkün olan bütün bilgi kaynakları kullanılmalıdır. Bunlara kan ve diğer vücut sıvıları, analizi karakteristik fiziksel ve psikolojik semptomlar, klinik bulgu ve davranışlar ve hastanın sahip olduğu ilaç örnekleri, üçüncü kişilerden alınan bilgiler dahildir. Birçok ilaç bağımlısı birden fazla psikoaktif madde kullanır. Esas teşhis mevcut klinik sendroma neden olan maddeye veya madde sınıfına göre yapılmalıdır. Diğer teşhisler diğer psikoaktif maddeler zehirleyici miktarlarına (ortak dördüncü karakter .0) zarar durumuna (ortak dördüncü karakter .1), bağımlılığa (ortak dördüncü karakter .2) ve diğer bozukluklara (ortak dördüncü karakter .3-.9) göre yapılmalıdır.

Psikoaktif madde alınması belli olmayan durumlarda veya farklı ilaçlar ayırt edilemeyecek kadar karışık kullanıldığında F19’a kodlanmalıdır.

Hariç:     bağımlılık yapmayan maddelerin kötü kullanımı (F55)

Aşağıdaki dördüncü-karakter alt bölümleri F10-F19 kategorileriyle birlikte kullanmak içindir.

.0            Akut zehirlenme

Psikoaktif madde kullanımı sonucu ortaya çıkan bilinç düzeyinde, biliş, algı, duygulanım, davranış veya diğer psikofizyolojik işlemler veya cevaplarda bozukluğa yol açan durumdur. Bozukluklar; maddenin akut farmakolojik etkileriyle, doğrudan ilişkili olup doku hasarı veya ortaya çıkmış diğer komplikasyonlar hariç, zamanla tamamen, eski duruma döner. Komplikasyonlara, travma, kusmuğun inhalasyonu, deliriyum, koma, konvulziyonlar ve diğer tıbbi komplikasyonlar dahil edilebilir. Bu komplikasyonların maddenin farmakolojik sınıfı ve uygulama şekline bağlıdır.

Alkolizmdeki akut sarhoşluk

“Kötü geziler” (uyuşturucular)

Sarhoşluk BŞT

Patolojik zehirlenme

Psikoaktif madde zehirlenmesindeki kendinden geçme ve sahip olma bozuklukları

.1            Zararlı kullanım

Psikoaktif maddenin sağlığa zarar verecek şekilde kullanılmasıdır. Hasar; fiziksel (psikoaktif maddelerin enjeksiyonla kullanımına bağlı hepatit vakaları gibi) veya zihinsel (alkol aşırı tüketimine sekonder depresif epizotlar gibi olabilir)

Psikoaktif madde kötüye kullanımı

.2            Bağımlılık sendromu

Tekrar eden uyuşturucu kullanımından sonrası gelişen ve tipik olarak ilacı olmaya aşırı istek, kullanımını kontrol da zorluk, zararlı sonuçlarına rağmen kullanmada ısrar, diğer aktivite ve zorunluluklara rağmen ilacı kullanmaya öncelik verme, artmış tolerans ve bazen fiziksel yoksunluk durumu ile kendini gösteren davranış, biliş ve fizyolojik fenomenleri kümesidir.

Bağımlılık sendromu belirli psikoaktif madde (tütün, alkol, diazepam gibi), bir grup madde (opioid ilaçlar), veya farmakolojik olarak farklı psikoaktif maddelerin geniş bir kısmı için var olabilir.

Kronik alkolizm

Dipsomani

İlaç bağımlılığı

.3            Yoksunluk durumu

Maddenin genellikle uzun süren, tekrarlı ve yüksek doz kullanımından sonra azaltılması veya tümüyle kesilmesi sonucu oluşan değişen şiddet ve türde ortaya çıkan semptomlar grubudur. Bırakma durumunun başlangıcı ve gidişatı süresi sınırlı olup bırakmadan önce kullanılan maddenin türü ve dozuyla ilişkilidir. Bırakma durumunda komplikasyon olarak konvülziyonlar görülebilir.

.4            Deliryumla birlikte yoksunluk durumu

Ortak dördüncü karakter.3’te tanımlanmış yoksunluk durumunun F05.-‘de tanımlanmış deliryumla komplike edildiği durumlardır. Konvülziyonlar da görülebilir. Etyolojide organik faktörlerin rol oynadığı düşünüldüğü zaman bu durum F05.8’de sınıflandırılmalıdır.

Deliryum tremens (alkole bağlı)

.5            Psikotik bozukluk

Psikoaktif madde kullanımı sırasında veya sonrasında ortaya çıkıp akut intoksikasyon veya yoksunluk durumu olarak oluşmayan psikotik fenomenlerdir. Bu bozukluk halusinasyonlar (tipik olarak işitsel fakat sıklıkla birden fazla duyusal formlarda), algı bozuklukları, hezeyanlar (paranoid veya zarar görme), ve eksitasyondan stupara kadar değişen anormal duygu durum ile karakterizedir. Sensoryum açıktır fakat bir derece, şiddetli konfüzyon şeklinde olmasa da, şuur bulanıklığı mevcut olabilir.

Alkolik hallüsinozis

Alkolik kıskançlık

Alkolik paranoya

Alkolik psikoz BŞT

Hariç:   alkol veya diğer psikoaktif maddelere bağlı, reziduel ve geç-başlangıçlı psikoaktif bozukluk (genel dördüncü karakter .7 ile birlikte F10-F19)

.6            Amnezik sendrom

Yakın ve uzak hafızanın kronik belirgin bozukluğu ile birlikte olan sendromdur. Anlık hafıza genellikle korunurken, yakın hafızanın uzak hafızadan daha fazla bozulması karakteristiktir. Yeni bilgileri öğrenme güçlükleri olduğu gibi, zamanı tanıma ve olayları sıralama yeteneklerinde de bozulma vardır. Her zaman olmasa da konfabulasyon belirgin olabilir. Diğer bilişsel yetenekler genellikle iyi korunmuştur. Hafıza bozukluğu diğer bozukluklara göre daha belirgindir.

Amnestik bozukluk, alkol veya ilaca bağlı

Korsakov psikoz veya sendromu, alkol veya diğer psikoaktif maddelere bağlı               veya tanımlanmamış

Hariç:   alkole bağlı olmayan Korsakov psikoz veya sendromu (F04)

.7            Reziduel ve geç başlayan psikotik bozukluk

Alkol veya psikoaktif madde kullanımına bağlı biliş, duygu, kişilik, davranış değişikliklerinin doğrudan psikoaktif madde kullanımına bağlanamayacağı bir dönemde ortaya çıktığı bozukluktur. Bozukluğun başlangıcı doğrudan psikoaktif madde kullanımına bağlı olmalıdır. Başlangıcın madde kullanımından sonra olduğu olgular eğer bu durumun maddenin kalıntı etkileriyle doğrudan ilişkili olduğu konusunda açık ve güçlü kanıtlar varsa bu bölümde kodlanmalıdır.

Geri dönüşler; epizodik tabiatı, genellikle çok kısa süreli olması ve önceki alkol veya diğer psikoaktif maddeyle ilgili tecrübelerin ikiye katlamasıyla psikotik durumdan ayırt edilebilir.

Alkolik bunama BŞT

Kronik alkolik beyin sendromu

Bunama ve bilişsel fonksiyonların sürekli zararının diğer hafif şekilleri

Geri dönüşler

Geç başlangıçlı psikoaktif madde kullanımına bağlı psikotik bozukluk

Hallusinojen sonrası algılama bozukluğu

Kalıntı affektivite bozukluğu

Kalıntı kişilik ve davranış bozukluğu

Hariç:   alkol veya psikoaktif maddenin neden olduğu:

  • Korsakov sendromu (genel dördüncü karakter .6 ile birlikte F10-    F19)
  • psikotik durum (genel dördüncü karakter .5 ile birlikte F10-F19)

.8            Zihin ve davranış bozuklukları diğer

.9            Zihin ve davranış bozukluğu tanımlanmamış

F10.-      Zihin ve davranış bozuklukları, alkol kullanımına bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

F11.-      Zihin ve davranış bozuklukları, opioid kullanımına bağlı

[Alt bölümler için için 321-323, sayfalara bakınız]

F12.-      Zihin ve davranış bozuklukları, kannabinoid kullanımına bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

F13.-      Zihin ve davranış bozuklukları, sedatif veya hipnotik                            kullanımına bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

F14.-      Zihin ve davranış bozuklukları, kokain kullanımına bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

F15.-      Zihin ve davranış bozuklukları, kafein ve diğer stimulan                      kullanımına bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

F16.-      Zihin ve davranış bozuklukları, hallusinojen kullanımına bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

F17.-      Zihin ve davranış bozuklukları, tütün kullanımına bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

F18.-      Zihin ve davranış bozuklukları, uçucu çözücü kullanımına                  bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

F19.-      Zihin ve davranış bozuklukları, birden fazla ilaç ve diğer                     psikoaktif madde kullanımına bağlı

[Alt bölümler için 321-323, sayfalara bakınız]

Bu kategori iki veya daha fazla psikoaktif madde kullanıldığı bilindiğinde kullanılmalıdır, fakat bozukluğa en fazla katkısı olan maddenin tahmini imkansızdır. Bu kategori kullanılan psikoaktif maddelerin bazısı veya tamamının belli olmadığı veya bilinmediği durumlarda da kullanıla bilinir.

Dahil:   ilaçların yanlış kullanımı BŞT

Şizofreni, şizotipal ve deluzyonel bozukluklar

(F20-F29)

Bu blok, şizotipal bozukluk, persistan deluzyonal bozukluklar, akut ve geçici psikotik bozukluklar ve grubun en önemli üyesi olan şizofreniyi birlikte ele alır. Şizoaffektif bozukluklar, tartışmalı olan doğasına rağmen bu bölümde yer verilmiştir.

F20        Şizofreni

Şizofrenik bozukluklar genel olarak karakteristik düşünce ve algı bozuklukları ve uygunsuz veya künt duygulanım ile karakterizedir. Zamanla bazı bilişsel defisitler ortaya çıksa da bilinç ve entelektüel kapasite genellikle korunur. Düşünce yankılanması, düşünce sokulması veya çekilmesi, düşünce yayınlanması, algı hezeyanları, kontrol hezeyanları, etkileme veya etkilenme, ses hallusinasyonları, düşünce bozuklukları ve negatif semptomlar en önemli psikopatolojik fenomenler olarak sıralanabilir.

Şizofrenik bozukluklar süregen olabilir veya ilerleyici veya sabit defisitlerin olduğu epizotlar şeklinde seyredebilir; veya kısmi veya tamamen remisyonun görüldüğü bir veya birden fazla epizodlar şeklinde izlenebilir. Yaygın depresif veya manik semptomların izlendiği durumlarda eğer şizofrenik semptomların afektif bozukluk öncesinde mevcut olduğu biliniyorsa şizofreni teşhisi konulmalıdır. Aşikar beyin hastalığı, ilaç intoksikasyonu veya yoksunluğu durumlarında da şizofreni teşhisi konulmamalıdır. Epilepsi veya diğer beyin hastalığı varlığında gelişen benzer bozukluklar F06.2 kategorisinde, psikoaktif maddelere bağlı olgular ortak dördüncü karakter .5 ile birlikte F10-F19 kategorisinde sınıflandırılmalıdır.

Hariç:   şizofreni:

  • akut (ayrışmamış) (F23.2)
  • siklik (F25.2)

şizofrenik reaksiyon (F23.2)

şizotipal bozukluk (F21)

F20.0       Paranoid şizofreni

Paranoid şizofreni genelde işitsel halusinasyonlar ve algı bozukluklarının eşlik ettiği nispeten stabil ve sıklıkla paranoid hezeyanlar ile karakterize bozukluktur. Duygulanım, irade ve konuşma bozuklukları ve katatonik semptomlar ya hiç izlenmez veya nispeten belirgin değildir.

Parafrenik şizofreni

Hariç:   envolüsyonel paranoid durum (F22.8)

paranoya (F22.0)

F20.1       Hebefrenik şizofreni

Duygulanım değişikliklerin belirgin olup, dağınık ve geçici hezeyan ve hallusinasyonlar tahmin edilemez ve sorumsuz davranışlar ve mannerizm sıklıkla görüldüğü bir şizofreni şeklidir. Mizaç yüzeysel ve uygunsuz olup düşünce organize değildir ve enkoheran konuşma görülür. Sosyal izolasyon eğilimi vardır. “negatif” semptomlar hızla geliştiği, effektde küntleşme ve irade kaybı olduğundan genelde prognoz kötüdür. Hepefreni teşhisi normalde sadece adolesan veya genç erişkinlerde konulmalıdır.

Dezorganize şizofreni

Hebefreni

F20.2       Katatonik şizofreni

Belirgin psikomotor bozuklukların baskın olduğu bir tablodur. Belirtiler hiperkinezi ve stupor veya otomatik boyun eğmeden negativizme kadar değişken olabilir. Oluşmuş bazı durumlar uzun süre değişmeden kalabilir. Diğer bir özellik şiddet içeren eksitasyon nöbetleridir. Katatonik durum canlı görme hallusinasyonları içeren rüya benzeri (oneiroid) durumlarla birlikte görülebilir.

Katatonik stupor

Şizofrenik katalepsi

Şizofrenik katatoni

Şizofrenik balmumu esnekliği

F20.3       Ayrışmamış şizofreni

Şizofreni için psikotik durumlar genel teşhis kriterini karşılamalı fakat F20.0-F20.2 deki alt grupların herhangi birini doğrulamamalıdır. Bu alt tiplerde bulunan özelliklerden bir veya birkaçını gösterebilir. Fakat bunlar o alt tipin teşhisini koyduracak açıklıkta değildir.

Atipik şizofreni

Hariç:   akut şizofreni-benzeri psikotik bozukluk (F23.2)

kronik ayrışmamış şizofreni (F20.5)

post-şizofrenik depresyon (F20.4)

F20.4       Post-şizofrenik depresyon

Bir şizofreni hastalığının sonrasında oluşan uzayabilen bir depresif nöbettir. Bazı şizofrenik semptomlar “pozitif” veya “negatif” olsun hala var olmalıdır fakat artık hiç klinik tabloda baskın değildir. Bu depresif durumlar intiharın artan bir riskiyle birliktedir. Eğer hastada artık herhangi bir şizofrenik semptom yoksa bir depresif nöbet olarak teşhis edilmelidir (F32.-). Eğer şizofrenik belirtiler hala renkli ve belirgin ise uygun şizofreni alt tipi teşhisi konulmalıdır (F20.0-F20.3).

F20.5       Kalıntı şizofreni

Bir şizofrenik hastalığın gelişimindeki kronik bir evredir. Uzun dönemde erken evreden geç evreye açık bir progresyonla karakterizedir. Negatif belirtilerin geriye dönüşsüz olması zorunlu değildir. “negatif” semptomlar; psikomotor yavaşlama; durgunluk duygularında küntlük,pasiflik ve girişkenlikte kayıp; konuşmanın içerik ve niteliğinde fakirleşme; yüz ifadesi, göz teması, ses değişiklikleri, vücut postürü gibi sözsüz iletişimin azalması, kötü kendine bakım ve sosyal performans dır.

Kronik ayrışmamış şizofreni

Restzustand (şizofrenik)

Kalıntı şizofrenik durum

F20.6       Basit şizofreni

Göründüğündün daha tehlikeli bir bozukluktur, fakat davranış garipliklerinin progresif gelişimi, toplumun taleplerini karşılamada yeteneksizlik ve toplam yetenekte azalma vardır, kalıntı şizofreninin karakteristik negatif özellikleri duygulanımda küntleşme ve istem kaybı gibi gelişir (önceden açık psikotik belirtilerin bulunduğu bir dönem olmaksızın).

F20.8       Şizofreni, diğer

Senestopatik şizofreni

Şizofreniform bozukluk BŞT

Şizofreniform psikoz BŞT

Hariç:   kısa şizofreniform bozukluklar (F23.2)

F20.9       Şizofreni, tanımlanmamış

F21        Şizotipal bozukluk

Şizofrenide görülenlere benzeyen tuhaf davranış, düşünce ve duygulanım bozuklukları ile karakterize edilen bir durumdur. Herhangi evrede belirli ve şizofreniye özgü bozukluklar görülmez. Semptomlara dahil edilebilir. Soğuk ve uygun olmayan duygulanım; haz olmama; garip veya tuhaf davranış; sosyal çekilmeye eğilim; paranoid veya garip fikirler; uzun boylu düşünme saplantısı; düşünce bozukluğu ve algı sapmaları; yoğun illüzyonlu arasıra geçici guasi-psikotik ataklar, işitsel veya diğer hallusinasyonlar, delusian-benzeri fikirler.

Latent şizofrenik reaksiyon

Şizofreni, borderline

Şizofreni, latent

Şizofreni, prepsikotik

Şizofreni, prodromal

Şizofreni, psödonevrotik

Şizofreni, psödopsikopatik

Şizotipal kişilik bozukluğu

Hariç:   asperger sendromu (F84.5)

şizoid kişilik bozukluğu (F60.1)

F22        İnatçı delusional bozukluklar

Çeşitli bozuklukları içerir. Yalnızca uzun süreli delusionlar oluşur veya belirgin delusionlar görülür. Bunlar organik, şizofrenik veya afektif olarak sınıflandırılamaz. Birkaç aydan daha az süren delusional bozukluklar F23.- ya sınıflandırılmalıdır.

F22.0       Delusional bozukluk

Tek bir delusion veya birbiri ile ilgili bir takım delusionların gelişimi tarafından karakterize edilen bir bozukluktur. Genellikle inatçıdır ve bozan yaşam boyu sürer. İçeriği çok değişkendir. Açık ve inatçı işitsel hallosmasyonlar (sesler) kontrol delusionları ve belirgin affekt küntleşmesi vardır. Şizofrenik semptomlar, beyin hastalığının belirlenmiş kanıtı öyküsü bulunmamalıdır. Şizofrenik semptomlar, beyin hastalığının belirlenmiş kanıtının öyküsü bulunmamalıdır. Yinede, Özellikle yaşlı hastalarda  işitsel hallusinasyonları zaman zaman ve geçici görülür. Bunlar tipik şizofrenik belirti değildir, klinik tablonun ancak küçük bir parçasını oluştururlar.

Paranoya

Paranoid psikoz

Paranoid durum

Parafreni (geç)

Sensitiver Beziehungswahn

Hariç:   paranoid:

  • kişilik bozukluğu (F60.0)
  • psikoz, psikojenik (F23.3)
  • reaksiyon (F23.3)
  • şizofreni (F20.0)

F22.8       İnatçı delusional bozukluklar, diğer

Delusional bozukluktur, veya delusionlara inatçı hallusinatör sesler veya şizofrenik semptomlar tarafından eşlik edilir. Şizofrenik semptomlar şizofreninin teşhisini kanıtlamaz.

Delusional dismorfobi

Yaş dönümü paranoid durum

Paranoia querulans

F22.9       İnatçı delusional bozukluk, tanımlanmamış

F23        Akut ve geçici psikotik bozukluklar

Delusionlar, hallusinasyonlar, algı sapmaları, olağan davranışın ciddi bozulması gibi psikotik semptomların akut başlangıcı tarafından karakterize edilen bozuklukların hetorojen bir grubudur. Akut başlangıç iki hafta veya daha az açık normal klinik tablonun cressendo gelişimi olarak belirlidir. Bu bozukluklar için organik nedenin delili yoktur. Terettüd ve anlaşılmazlık sıklıkla vardır. Yer ve kişi inatçı değildir veya organik nedenli deliriyum teşhisini ispatlamakta yeterince ciddidir (F05.-) Tam iyileşme bir kaç ay içinde, sıklıkla birkaç hafta veya hatta günler içinde görülür. Eğer bozukluk inatçı ise sınıflama bir değişiklik zorunlu olacaktır. Bozukluk akut stressle birlikte olabilir veya olmayabilir. Bir veya iki hafta öncesinden başlangıcın stresli belirtileri genellikle belirlidir.

F23.0       Şizofrenik belirtisiz akut polimorf psikotik bozukluk

Günden güne veya hatta saatten saate değişen hallusinasyonların, delusionların veya algı bozukluklarının açıkça görüldüğü akut psikotik bir bozukluktur. Yoğun geçici mutluluk, coşkunluk, anksiyete ve irritabilite ile birlikte duygusal karışıklık sıklıkla bulunur. Polimorfizm ve değişkenlik karakteristiktir. Ayrıntılı klinik tablo ve psikotik özellikler şizofrenin teşhisini kanıtlamaz (F20.-) Bu bozukluklar sıklıkla ani bir başlangıca sahiptir. Birkaç gün içinde hızlı gelişir, onlar sıklıkla yineleme olmayan belirtilerin hızlı bir çözümünü sergiler. Eğer belirtiler inatçıysa teşhis inatçı delusional bozukluğa değiştirilmelidir (F22.-)

Bouffée délirante, şizofrenik belirtisiz veya tanımlanmamış

Sikloid psikoz, şizofrenik belirtisiz veya tanımlanmamış

F23.1       Şizofrenik belirtili akut polimorf psikotik bozukluk

Polimorfik ve değişken klinik tablonun bulunduğu bir akut psikotik bozukluktur. F23.0 da ki tarif edildiği gibi. Bu değişkenliğe rağmen yinede, şizofreninin bazı tipik belirtileri çok zaman vardır. Eğer şizofrenik belirtiler inatçıysa, teşhis şizofreniye değiştirilmelidir. (F20.-)

Bouffée délirante, şizofreni belirtili

Sikloid psikoz, şizofreni belirtili

F23.2       Şizofreni-benzeri akut psikotik bozukluk

Psikotik belirtilerin olduğu akut bir psikotik bozukluktur. Nispeten durağandır. Şizofreninin teşhisini kanıtlar. Fakat bir aydan kısa sürer. F23.0 da ki tarif edilen polimorfik değişken özellikler yoktur. Eğer şizofrenik belirtiler inatçı ise teşhis şizofreniye değiştirilmelidir (F20.-)

Akut (ayrışmamış) şizofreni

Kısa şizofreniform bozukluk

Kısa şizofreniform psikoz

Oneirofrenia

Şizofrenik reaksiyon

Hariç:   organik delusional [şizofreni-benzeri] bozukluk (F06.2)

şizofreniform bozukluk BŞT (F20.8)

F23.3       Akut baskın delusional psikotik bozukluklar, diğer

Esas klinik özellikleri nispeten durağan delusionlar veya hallusinasyonlar olan akut psikotik bozukluklardır. Fakat şizofreninin ölçütlerine uymaz (F20.-). Eğer delusionlar inatçı ise teşhis inatçı delusional bozukluğa değiştirilmelidir (F22.-).

Paranoid reaksiyon

Psikojenik paranoid reaksiyon

F23.8       Akut ve geçici psikotik bozukluklar, diğer

Organik nedenin kanıtının olmadığı herhangi diğer tanımlanmış akut psikotik bozukluklar, F23.0-F23.3 deki sınıflamaya uymaz.

F23.9       Akut ve geçici psikotik bozukluk, tanımlanmamış

Kısa reaktif psikoz BŞT

Reaktif psikoz

F24        Delusion’a neden olan bozukluklar

Yakın duygusal bağlantılı iki yada çok kişi tarafından paylaşılan bir delusional bozukluktur. Hakiki psikotik bozukluktan acı çeken insanlardan yalnızca biridir. Diğerindeki (ler) oluşan delusionlar genellikle insanlar ayrıldığı zaman genellikle görünmez.

Paranoid bozukluk sonucu delusion

Psikotik bozukluk sonucu delusion

F25        Şizoafektif bozukluklar

Bozukluk nöbetlerinde her iki afektif ve şizofrenik belirtiler belirgindir. Fakat şizofreni veya depresif veya manik nöbetlerin teşhisini kanıtlamaz. Önceden var olan bir şizofrenik hastalıkta  afektif belirtileri birlikte bulunabilir. Sonradan hastalığa eklenebilir veya başka delusionlar bozukluklarla dönüşümlü olarak görülebilir. Bunlar F20-F29 altında sınıflandırılmalıdır. Afektivite bozukluklarındaki ruhsal bozukluk psikotik belirtiler şizoafektif bozukluğun teşhisini kanıtlamaz.

F25.0       Şizoafektif bozukluk, manik tip

Şizofrenik ve manik belirtilerin her ikisinin bulunduğu bir bozukluktur. Hastalığın nöbeti şizofreni veya bir manik nöbetin teşhisini kanıtlamaz. Bu kategori bir tek nöbetin ve yineleyen bozukluğun her ikisi için kullanılmalıdır. Nöbetlerin çoğu şizoaktif, manik tipdir.

Şizoafektif bozukluk, manik tip

Şizofreniform psikoz, manik tip

F25.1       Şizofektif bozukluk, depresif tip

Şizofrenik ve depresif semptomların her ikisinin belirgin olduğu bir bozukluktur. Hastalığın nöbeti şizofreni veya bir depresif nöbetinin her ikisinden birinin teşhisini kanıtlamaz. Bu kategori tek bir nöbet ve bir yineleyen bozukluğun her ikisi için ayrıca nöbetlerinin çoğu şizoafektif, depresif tip olanlar için kullanılmalıdır.

Şizoafektif psikoz, depresif tip

Şizofreniform psikoz, depresif tip

F25.2       Şizoafektif bozukluk, karma tip

Siklik şizofreni

Karma tip şizofreni ve afektif psikoz

F25.8       Şizoafektif bozukluklar, diğer

F25.9       Şizoafektif bozukluk, tanımlanmamış

Şizoafektif psikoz BŞT

F28        Organik olmayan bozukluklar, diğer

Şizofreninin (F20.-), inatçı delusional bozukluklar (F22.-), akut ve geçici psikotik bozukluklar (F23.-), manik nöbetin psikotik tipleri (F30.2) veya ciddi depresif nöbetin (F32.3) teşhisini delusional veya hallusinatör bozukluklar kanıtlamaz.

Kronik hallusinatör psikoz

F29        Organik olmayan psikoz tanımlanmamış

Psikoz BŞT

Hariç:   zihinsel bozukluk BŞT (F99)

organik veya semptomatik psikoz BŞT (F09)

Duygu durum [duygulanım] bozuklukları

(F30-F39)

Bu bölümün içerdiği bozukluklardaki temel karışıklık duygu durum veya duygulanımda depresyon (anksiyeteli veya anksiyetesiz) veya coşkuya kadar değişebilir. Duygu durum değişikliğine genellikle aktivitenin ayrıntı düzeyindeki bir değişiklik tarafından eşlik edilir. Diğer belirtilerin çoğu duygu durum ve aktivitedeki değişime sekonderdir veya bununla bağlantılıdır. Bu bozuklukların çoğunluğu yineleme eğilimindedirler ve hastalık nöbetlerinin başlangıcı stresli olaylar veya durumlarla sıklıkla ilişkili olabilir.

F30        Manik nöbet

Bu kategorinin alt bölümlerinin hepsi yalnızca bir tek nöbet için kullanılmalıdır. Hipomanik veya manik episodlar önceden geçirilmiş bir veya daha çok duygulanım nöbetlerini içermişse (depresif, hiponamanik, manik veya karma) bipolar duygulanım bozukluğu (F31.-) olarak kullanmalıdır.

Dahil:   bipolar bozukluk, tek manik nöbet

F30.0       Hiponami

Duygu durumda kalıcı hafif coşku, genellikle belirgin bir kendini iyi hissetme duygusu, fiziksel ve zihinsel verimlilik tarafından karakterize edilen bir bozukluktur. Artmış sosyal ilişkiler, konuşkanlık, aşırı samimiyet, artmış sosyal enerji, uyku ihtiyacında azalma sık olarak bulunur. Fakat bunlar çalışmada ciddi bozulmaya veya toplumsal dışlanmaya yol açacak boyutta değildir. Sinirlilik, kendini beğenmişlik, kaba davranışlar daha sık olarak öforik girişkenliğin yerini alabilir. Duygu durum ve davranışdaki bozukluklara hallusinasyonlar ve delussanlar tarafından eşlik edilir.

F30.1       Psikotik belirtisiz mani

Kişinin durumlarıyla uyumlu olmayan coşkulu duygu durum vardır. Bu kaygısız bir neşelilik halinden denetlenemeyen bir taşkınlık durumuna kadar değişebilen şiddettedir. Artmış enerji, aşırı aktivite, konuşma baskısı ve uyku için düşmüş bir ihtiyaç tarafından coşkunluğa eşlik edilir. Dikkat sürdürülemez sıklıkla dikkat dağınıklığı vardır. Büyüklük fikirleri ve aşırı güvenli kendine güven sıklıkla artar. Normal sosyal baskıların kaybı münzevilik, çılgınlık veya uygunsuzluk ve karakter dışı davranışla sonuçlanır.

F30.2       Psikotik belirtili mani

F30.1 de tarif edilen klinik tabloya ilaveten, hezeyanlar (genellikle büyüklük) veya hallusinasyonlar (konuşma seslerinin yönü genellikle hastaya) vardır. Heyecan aşırı motor aktivitesi, fikir uçuşması o kadar aşırıdır ki konu ayrıntısız veya olağan iletişim ulaşılamazdır.

Mani,psikotik belirtilere uygun-duygu durum

Mani,psikotik belirtilere uygun-olmayan duygu durum

Manik stupor

F30.8       Manik nöbetler, diğer

F30.9       Manik nöbet, tanımlanmamış

Mani BŞT

F31        Bipolar duygulanım bozukluğu

Duygu durum ve aktivite düzeylerinin anlamlı derecede bozulduğu nöbetler vardır. İki veya daha çok nöbet tarafından hastalık karakterize edilir. Bu bozukluk bazen duygu durumda coşku, enerji ve aktivitede artma (hiponami veya mani). Diğerlerinde; duygu durumda çökme, enerji ve aktivitede azalmadır (depresyon). Hiponami veya maninin yineleyen nöbetleri bipolar (F31.8) olarak sınıflandırılır.

Dahil:   manik-depresif

  • hastalık
  • psikoz
  • reaksiyon

Hariç:   bipolar bozukluk, tek manik nöbet (F30.-)

siklotimi (F34.0)

F31.0       Bipolar duygulanım bozukluğu, şimdiki nöbet hiponamik

Hasta şimdi hiponamiktir. Geçmişte en az bir defa başka bir duygulanım bozukluğu geçirilmiş olmalıdır. (Hiponamik, manik, depresif veya karma)

F31.1       Bipolar duygulanım bozukluğu, psikotik belirtisiz şimdiki nöbet manik

Hasta şimdi maniktir. Psikotik belirtisizdir (F30.1 de olduğu gibi). Geçmişte en az bir defa başka duygulanım bozukluğu geçirmiş olmalıdır (hiponamik, manik, depresif veya karışık).

F31.2       Bipolar duygulanım bozukluğu, psikotik belirtili şimdiki nöbet manik

Hasta şimdi maniktir. Psikotik belirtilidir. (F30.2 de olduğu gibi), geçmişte en az bir defa başka duygulanım bozukluğu geçirmiş olmalıdır (Hiponamik, manik depresif veya karma).

F31.3       Bipolar duygulanım bozukluğu, şimdiki nöbet hafif veya orta şiddetli       depresyon

Hasta şimdi depresiftir. Hafif veya orta şiddette nöbetlerden biri depresif nöbet olarak vardır. (F32.0 ve F32.1). Geçmişte en az bir defa hiponamik, manik veya karışık duygulanım nöbeti geçirilmiş olduğu kanıtlanmıştır.

F31.4       Bipolar duygulanım bozukluğu, şimdiki nöbet psikotik belirtisiz ağır        depresyon

Hasta şimdi depresiftir. Psikotik belirtisiz ciddi depresif nöbet (F32.2) vardır. Geçmişte en az bir defa hiponamik, manik veya karışık duygulanım nöbeti geçirilmiş olduğu kanıtlanmıştır.

F31.5       Bipolar duygulanım bozukluğu, şimdiki nöbet psikotik belirtili ağır          depresyon

Hasta şimdi depresiftir. Psikotik belirtili ciddi depresif nöbettir (F32.3). Geçmişte en az bir defa hiponamik, manik veya karışık duygulanım nöbeti geçirdiği kanıtlanmıştır.

F31.6       Bipolar duygulanım bozukluğu, şimdiki nöbet karışık

Geçmişte hastanın en az bir defa hiponamik manik, depresif veya karışık duygulanım nöbeti geçirmiş olduğu kanıtlanmıştır. Şimdiki nöbette manik, hiponamik ve depresif belirtiler karışık biçimde, bir arada görülmekte veya birinden diğerine hızlı bir değişim göstermektedir.

Hariç:   karışık tip duygulanım nöbeti (F38.0)

F31.7       Bipolar duygulanım bozukluğu, şu anda iyilik döneminde

Geçmişte hastanın en az bir defa hiponamik, manik veya karışık duygulanım nöbeti geçirdiği kanıtlanmıştır. En azından bir defa duygulanım nöbeti buna ilave olmuştur. (hiponamik, manik, depresif veya karışık). Fakat şu anda aylardan beri anlamlı duygu durum bozukluğunda sıkıntısı yoktur. Koruyucu tedavi esnasında iyileşme döneminin süreleri burada kodlanmalıdır.

F31.8       Bipolar duygulanım bozuklukları, diğer

Bipolar II bozukluk

Yineleyen manik nöbetler

F31.9       Bipolar duygulanım bozukluğu, tanımlanmamış

F32        Depresif nöbet

Hafif, orta veya ağır nöbetler tipiktir. Hasta duygu durum çökmesi, enerji azlığı ve aktivitedeki azalmadan şikayetçidir. Haz alma kapasitesi, ilgi ve konsantrasyon düşmüştür. En az hareket sonunda dahi kayda değer bir yorgunluk yaygındır. Uyku sıklıkla bozulmuştur. İştah azalmıştır. Kendine güven hafif nöbetlerde dahi hemen daima düşmüştür. Bazı suçluluk fikirleri veya değersizlik düşünceleri sık bulunur. Duygu durum çöküntüsü günden güne küçük değişiklikler gösterir. Olaylara cevapsızdır. “Somatik” olarak adlandırılan belirtiler tarafından eşlik edilebilir. Bunlar; ilgi ve haz veren duyguların kaybı, olağan zamandan sabahları saatler önce uyanma. Sabahta depresyonun ağırlaşması kayda değer psikomotor gerilik, ajitasyon, iştahın kaybı, ağırlık kaybı, libido kaybı. Belirtilerin ciddiliği ve sayısına bağlı olarak, bir depresif nöbet hafif, orta veya ileri olarak tanımlanabilir.

Dahil:   tek nöbet:

  • depresif reaksiyon
  • psikojenik depresyon
  • reaktif depresyon

Hariç:   uydurma bozukluk (F43.2)

yineleyen depresif bozukluk (F33.-)

F91.- deki davranış bozukluğu ile birlikte olduğu zaman (F92.0)

F32.0       Hafif depresif nöbetler

Belirtilen iki veya üçünden fazlası şu anda genellikle vardır. Hasta genellikle bunlar tarafından sıkıntılıdır. Fakat çok aktiviteleri sürdürebilecektir.

F32.1       Orta depresif nöbet

Dört veya daha çok sayıda belirtiler genellikle vardır. Hasta olağan aktivitelerini sürdürmede muhtemelen büyük güçlüğe sahiptir.

F32.2       Psikotik belirtisiz ağır depresif nöbet

Ağır belirtili depresyonların nöbeti belirgin ve sıkıntılıdır. Kendine güven kaybı tipiktir. Değersizlik ve suçluluk hissi vardır. İntihar düşüncesi ve eylemleri sıktır. “Somatik” belirtiler genellikle vardır.

Ajite depresyon, psikotik semptomsuz tek nöbet

Major depresyon, psikotik semptomsuz tek nöbet

Vital depresyon, psikotik semptomsuz tek nöbet

F32.3       Psikotik belirtili ağır depresif nöbet

F32.2 de tarif edildiği gibi depresyonun bir nöbetidir. Hallusinasyonlar, hezeyanlar, psikomotor gerilik vardır. Veya öyle ağır stupor vardır ki olağan sosyal aktiviteler imkansızdır. Hayatı tehlikeye atan intihar, dehidrasyon veya açlık olabilir. Hallusinasyonlar ve hezeyanlar duygu durum benzeri olabilir veya olmayabilir.

Tek nöbet, psikotik belirtili major depresyon

Tek nöbet, psikojenik depresif psikoz

Tek nöbet, psikotik depresyon

Tek nöbet, reaktif depresif psikoz

F32.8       Depresif epizodlar, diğer

Atipik depresyon

Maskeli depresyon, tek nöbet BŞT

F32.9       Depresif nöbet, tanımlanmamış

Depresyon BŞT

Depresif bozukluk BŞT

F33        Yineleyen depresif bozukluk

Depresif nöbet (F32.-) için tanımlanmış olan depresyonları yineleyen nöbetleri ile karakterize bir bozukluktur. Öykü duygu durum yükselmesi ve artmış enerji (mani) nöbetlerinden bağımsızdır. Yinede hafif duygu durum yükselmesi depresif bir nöbet sonrası anlık aşırı hareketlilik (hiponami) olabilir. Yineleyen depresif bozukluğun çok ciddi şekilleri (F32.2 ve F33.3) manik depresif depresyon, melankoli, vital depresyon ve endojen depresyon gibi erken fikirlere sıklıkla sahiptir.

Birinci nöbet herhangi bir çocukluk döneminden ileri yaşlara kadar görülebilir. Başlangıç akut veya sinsi olabilir. Süresi birkaç haftadan, aylara kadar değişebilir. Yineleyen depresif bozukluklu bir hastadaki risk asla tam görülmeyen maninin bir nöbetine sahiptir. Yinede çok depresif nöbet deneyimi edinecektir. Eğer böyle bir nöbet olursa teşhis bipolar duygulanım bozukluğuna (F31.-) değiştirilmelidir.

Dahil:   yineleyen nöbet:

  • depresif reaksiyon
  • psikojenik depresyon
  • reaktif depresyon

mevsimsel duygulanım bozukluğu

Hariç:   yineleyen kısa depresif nöbetler (F38.1)

F33.0       Yineleyen depresif bozukluk, şimdiki nöbet hafif şiddetli

Depresyonun tekrar eden nöbetleriyle karakterize edilen bir bozukluktur. Şimdiki nöbet F32.0 da ki gibi hafiftir. Herhangi mani öyküsü yoktur.

F33.1       Yineleyen depresif bozukluk, şimdiki nöbet orta şiddetli

Depresyonun tekrar eden nöbetleri ile karakterize edilen bir bozukluktur. Şimdiki nöbet F32.1 deki gibi orta şiddetlidir. Herhangi mani öyküsü yoktur.

F33.2       Yineleyen depresif bozukluk, şimdiki nöbet psikotik belirtisiz ağır şiddetli

Depresyonların tekrar eden nöbetleri ile karakterize edilen bir bozukluktur. Şimdiki nöbet F32.3 deki gibi psikotik belirtisiz ağır şiddetlidir. Herhangi mani öyküsü yoktur.

Psikotik belirtisiz endojen depresyon

Majör depresyon, yineleyen psikotik belirtisiz

Manik-depresif psikoz, psikotik belirtisiz depresif tip

Vital depresyon, yineleyen psikotik belirtisiz

F33.3       Yineleyen depresif bozukluk, şimdiki nöbet psikotik belirtili ağır

Depresyonun tekrar eden nöbetleri ile karakterize edilen bir bozukluktur. F32.3 deki gibi şimdiki nöbet ağır psikotik belirtili öncesinde mani nöbeti yoktur.

Psikotik belirtili endojen depresyon

Manik-depresif psikoz, psikotik belirtili depresif tip

Yineleyen ağır nöbet, psikotik belirtili majör depresyon

Yineleyen ağır nöbet, psikojenik depresif psikoz

Yineleyen ağır nöbet, psikotik depresyon

Yineleyen ağır nöbet,reaktif depresif psikoz

F33.4       Yineleyici depresif bozukluk, iyilik dönemi

Geçmişte F33.0-F33.3 de tarif edildiği gibi iki veya daha fazla depresif nöbete sahiptir. Fakat aylarca depresif belirtilerin olmadığı dönem olmalıdır.

F33.8       Yineleyen depresif bozukluklar, diğer

F33.9       Yineleyen depresif bozukluk, tanımlanmamış

Monopolar depresyon BŞT

F34        İnatçı duygu durum [duygulanım] bozuklukları

Duygu durumda inatçı ve genellikle dalgalanıcı bozukluklardır. Tek tek nöbetler, şiddet bakımından hemen hemen hiç bir zaman hiponamik ve hafif depresif bozukluklar olarak tanımlanmaya uygun değildirler. Yıllarca sürebilir ve bazen yetişkin yaşamının büyük kısmını kaplar ve belirgin sıkıntı ve yetenek kaybına yol açar. Bazı durumlarda, yineleyen veya tek manik depresif nöbetler inatçı duygulanım bozukluğu üstüne eklenebilir.

F34.0       Siklotimi

Duygu durumda çok sayıda inatçı depresyon ve hafif yükselme dönemleri vardır. Duygu durumda uzamış dengesizlik vardır. Bunların hiçbiri bipolar duygulanım bozukluğu (F31.-) veya yineleyen depresif bozukluğun (F33.-) teşhisini kanıtlamaz. Bipolar duygulanım bozukluklu hastaların akrabalarında bu bozukluk sıktır. Siklotimili bazı hastalarda sonunda bipolar duygulanım bozukluğu gelişir.

Duygulanım kişilik bozukluğu

Sikloid kişilik

Siklotimik kişilik

F34.1       Distimi

Duygu durumda kronik bir depresyon vardır. Depresyon yıllarca sürebilir ve ağır, orta veya hafif yineleyici depresif bozukluğun (F33.-) teşhisini kanıtlamaz.

Depresif nevroz

Depresif kişilik bozukluğu

Nörotik depresyon

İnatçı anksiyete depresyonu

Hariç:   anksiyete depresyon (hafif veya inatçı olmayan) (F41.2)

F34.8       İnatçı duygu durum [duygulanım] bozuklukları, diğer

F34.9       İnatçı duygu durum [duygulanım] bozukluğu, tanımlanmamış

F38        Duygu durum [duygulanım] bozuklukları, diğer

Herhangi diğer duygu durum bozuklukları F30-F34 e sınıflandırılmayı doğrulamaz. Çünkü onlar yeterli ağırlık ve sürede değildirler.

F38.0       Tek duygu durum [duygulanım] bozuklukları, diğer

Karışık duygulanım nöbeti

F38.1       İnatçı duygu durum [duygulanım] bozuklukları, diğer

Yineleyici kısa depresif nöbetler

F38.8       Duygu durum [duygulanım] bozuklukları, diğer tanımlanmış

F39        Duygu durum [duygulanım] bozuklukları tanımlanmamış

Duygulanım psikozu BŞT

Nörotik, stressle ilgili ve somatoform bozukluklar

(F40-F48)

Hariç:     F91.- (F92.8) deki davranış bozuklukları ile birlikte olduğu zaman

F40        Fobik anksiyete bozuklukları

Anksiyetenin yalnızca yada baskın olarak belirli durumlar yada nesneler karşısında ortaya çıktığı bir grup bozukluktur. Şimdiki tehlike değildir. Bu durumların sonucu olarak korkuya maruz kalma veya kaçınma karakteristiktir. Hastanın ilgisi çarpınma benzeri kişisel belirtiler veya bitkin hissetmeye yoğunlaşabilir. Ölmenin sekonder korkusuyla, kontrol kaybı çılgınlığı gitme sıklıkla beraberdir. Düşünceye dalma ile fobik duruma girme sıklıkla beklenen bir anksiyete oluşturur. Fobik anksiyete ve depresyon sıklıkla bir aradadır. Fobik anksiyete ve depresif nöbet, iki durumun zaman seyri tarafından ve danışma döneminde tedavi düşünceleri tarafından iki teşhis konabilir veya konulamaz. Bunlardan yalnızca birine ihtiyaç vardır.

F40.0       Agorafobi

Evden ayrılma, mağazaya girme, kalabalık ve halka ait yerlerde bulunma, trenle tek başına otobüsle veya uçakla tek başına seyahat etme korkusunu içeren fobilerin tamamen iyi tanımlanmış bir grubudur. Geçmişteki ve şu andaki nöbetlerin her ikisinde sık görülen bir özelliği panik bozukluğudur. Depresif ve obsesyonal belirtiler ve sosyal fobilerde yardımcı özellikler olarak genellikle vardır. Fobik durum sakınması sıklıkla belirgindir. Bazı agorafobik deneyimler küçük anksiyete oluşturduğu için, onlar fobik durumlarında kaçınma yeteneğindedir.

Panik bozukluğu öyküsüz agorafobi

Agarafobili panik bozukluğu

F40.1       Sosyal fobiler

Sosyal durumlardan kaçınma, diğer insanlardan kaçınma korkusu vardır. Çok nüfuz edici fobiler, düşük kendine güven, tenkit korkusuyla sıklıkla birliktedir. Yüz kızarması, el titremesi, bulantı veya acil idrar yapma isteği gibi şikayetler olabilir. Anksiyeteye sekonder bu belirtilerin esas sorun olduğunu hasta düşünebilir. Belirtiler panik nöbeti şiddetine ulaşabilir.

Antropofobi

Sosyal nevroz

F40.2       Özgül (izole) fobiler

Özel hayvanlar, yükseklik, fırtına, karanlık uçma, kapalı yerler, halka açık tuvalette idrar yapma veya defekasyon, belli gıdaları yeme, dişçi veya kan yada yaralanma görme gibi ileri derecede tanımlar için sınırlı fobilerdir. Tetikleyen duruş özgül olmakla birlikte bu durumla karşılaşma hastada agorafobi yada sosyal fobidekine benzer bir panik durumuna yol açabilir.

Acrofobi

Hayvan korkusu

Klaustrofobi

Basit fobi

Hariç:   dismorforobi (Hezeyan olmayan) (F45.2)

nosofobi (F45.2)

F40.8       Fobik anksiyete bozuklukları, diğer

F40.9       Fobik anksiyete bozukluğu, tanımlanmamış

Fobi BŞT

Fobik durum BŞT

F41        Anksiyete bozuklukları, diğer

Anksiyetenin belirginliği bozuklukta majör belirtidir. Herhangi özel çevre durumuna sınırlı değildir. Depresif ve obsesyonal belirtiler ve hatta fobik anksiyetenin bazı unsurları da olabilir. Onlar açıkça sekonder veya daha az ağırdır.

F41.0       Panik bozukluğu [paroksismal anksiyete nöbeti]

Temel özellik ağır anksiyetenin (panik) yineleyen ataklarıdır. Bunlar herhangi özel duruma veya durum dizisine sınırlı değildir. Bu yüzden önceden tahmin edilemez. Diğer anksiyete bozukluklarında olduğu gibi, baskın belirtiler çarpıntının ani başlangıcını, göğüs ağrısı, şok duyguları, dizziness ve gerçek dışılık hissi (depersonalizasyon veya derealizasyon) dahil edilir. Ölüm korkusuna sekonder, kontrol kaybı, çılgınlığı gidiş sıktır. Panik korkusu esas teşhis olarak verilmemelidir. Eğer hasta atakların başlama anında depresif bir bozukluğa sahipse; bu panik atakları durumlarında muhtemelen depresyona sekonderdir.

Panik atak

Panik durum

Hariç:   agarofobili panik bozukluk (F40.0)

F41.1       Yaygın anksiyete bozukluğu

Anksiyete yaygın ve inatçıdır. Çevre durumlarıyla sınırlı değildir (serbest süren anksiyete gibi) baskın belirtiler değişkendir. Fakat sıklıkla sürekli bir sinirlilik hali, titreme, kas gerginliği, terleme, başta hafiflik hissi, sersemlik hissi ve epigastrik rahatsızlık hissidir. Hastalar sıklıkla kendileri veya yakınlarının başına bir kaza yada hastalık geleceği korkusunu ifade ederler.

Anksiyete nevrozu

Anksiyete reaksiyonu

Anksiyete durumu

Hariç:   nevrasteni (F48.0)

F41.2       Karışık anksiyete ve depresif bozukluk

Bu kategori anksiyete ve depresyonun her ikisinin bulunduğu belirtiler olduğu zaman kullanılmalıdır. Belirtiler anksiyete bozukluğu veya depresif bozukluk teşhisi koymaya yetecek şiddette değildir. Eğer depresyon hafifse ağır bir anksiyete hali varsa, anksiyete bozukluğu veya fobik bozukluk teşhisi konulmalıdır. Eğer belirtiler hem depresif bozukluk hem de anksiyete bozukluğu koyduracak şiddette ise iki teşhis birden konmalı ve bu kategori kullanılmamalıdır.

Anksiyete depresyonu (hafif veya inatçı olmayan)

F41.3       Karışık anksiyete bozuklukları, diğer

F42-F48 deki diğer bozuklukların özellikleriyle karışık anksiyete belirtileridir. Belirtilerin hiçbiri eğer ayrı düşünülürse bir teşhisi kanıtlamada yeterince ağır değildir.

F41.8       Anksiyete bozuklukları diğer, tanımlanmış

Anksiyete histerisi

F41.9       Anksiyete bozukluğu, tanımlanmamış

Anksiyete BŞT

F42        Obsesif-kompulsif bozukluk

Temel özellik yineleyen obsesyonal düşünceler veya kompulsif hareketlerdir. Obsesyonal düşünceler fikirler, imajlar veya dürtülerdir. Bunlar hastanın zihnine tekrar ve tekrar giren basmakalıp şekildedir. Onlar hemen daima kaçınılmaz şekilde sıkıntı verir. Hasta onlara sıklıkla başarısız bir şekilde direnmeye çalışır. Onlar yinede o veya onun sahip olduğu düşünceler olarak tanınır. Hatta onlar irade dışı ve sıklıkla iğrençtir. Kompulsif eylemler veya törenler basmakalıp davranışlardır. Davranışlar tekrar tekrar yinelenir. Onlar yapı olarak hoş değildir. Doğasında var olan faydalı görevleri sonuçta tamamlamazlar. Onların işlevi bazı objektif muhtemel olmayan sonuçları önlemektir. Hasta tarafından sıklıkla zarar verilir veya neden olunur. Hasta başka şey olacağından korkar. Genellikle, bu davranış kişi tarafından yararsız ve etkisiz bulunur. Bunlara karşı direnme teşebbüsü görülür. Anksiyete hemen daima kaçınılmazdır. Eğer kompulsif eylemlere direnilirse anksiyete daha kötüye gider.

Dahil:   anankastik nevroz

obsesif-kompulsif nevroz

Hariç:   obsesif-kompulsif kişilik (bozukluğu) (F60.5)

F42.0       Baskın obsesyonal düşünceler veya uzun boylu düşünmeler        (ruminasyon)

Bunlar düşünceler, zihinsel imajlar veya dürtüler şeklinde olabilir. Hemen daima kişiye sıkıntı verirler. Bazen fikirler sayısız seçenek arasında kararsız, sonu gelmez şekildedir. Fakat günden güne yaşamın zorunlu kararlarını anlamsız yapma yeteneksizliği birliktedir. Obsesyonal ruminasyonlar ve depresyon arasında yakın ilişki vardır. Obsesif-kompulsif bozukluğu bir teşhisi, eğer yalnızca ruminasyonlar oluşuyor veya bir depresif nöbetin inatçı yokluğu varsa tercih edilmelidir.

F42.1       Baskın kompulsif eylemler [obsesyonal törenler]

Kompulsif eylemlerin çoğunluğu temizlik (özellikle el yıkama), tekrarlayan bir potansiyel tehlikeli durum. Kontrolünü sağlama ile ilgilidir. Davranışın altında açık bir korku yatar. Genellikle hasta veya törenin neden olduğu etkisiz veya sembolik tehlikesi soruşturmaya teşebbüs vardır.

F42.2       Karışık obsesyonal düşünceler ve eylemler

F42.8       Obsesif-kompulsif bozukluklar, diğer

F42.9       Obsesif-kompulsif bozukluk, tanımlanmamış

F43        Ağır stres tepkisi ve uyum bozuklukları

Bu kategori diğerlerinden farklıdır. Yalnızca belirtiler ve seyir değil aynı zamanda bir veya diğer iki neden-etkileri temelinde tarif edilebilen bozuklukları içerir. Olağan üstü stresli yaşam akut stress reaksiyon olayı üretir veya anlamlı yaşam değişikliği devam eden hoş olmayan durumlara götürür. Bu durumlar bir uyum bozukluğu sonucudur. Daha az psikososyal strese rağmen (“yaşam olayları”) başlangıcı kolaylaştırabilir. Bu bölümde başka yerde sınıflanmış bozuklukların bir geniş serisinin temsili katkıda bulunur. Onun etyolojik önemi hemen daima açık değildir. Her bir olguda  kişiye bağlı olacaktır. Sıklıkla hassas, incinebilir yaşam olayları ne zorunlu nede olayı ve bozukluğun şeklini açıklamada yeterlidir. Akut ağır stress veya devam eden travmanın doğrudan bir sonucu olarak hemen daima oluşan düşünce, bozukluklarla birlikte buradadır. Stresli olaylar veya devam eden hoş olmayan durumlar primerdir. Sebep faktörleri ve bozukluk onların etkisi olmaksızın meydana gelmez. Bu bölümde bozuklukların ağır veya devam eden strese kötü uyarlanmış cevaplar olduğu düşünülebilir. Bu cevap başarılı baş etme yeteneğini engeller. Sosyal işlevlerde aksamaya yol açar.

F43.0       Akut stres tepkisi

Geçici bir bozukluktur. Olağanüstü fiziksel veya zihinsel strese cevap olarak gelişir. Başka bir ruhsal bozukluk yoktur. Genellikle saatler ve günler içerisinde azalır. Kişilik kırılganlık ve baş etme yeteneği akut strese tepki rahatsızlığın ortaya çıkışı ve şiddetini belirlemede önemli rol oynar. Karışık ve değişken tablo gösterirler. Başlangıçtaki şaşkınlık durumuna ilave olarak bilincin alanındaki yapı daralması dikkat darlığı, oryantasyon bozukluğu, uyaran içerik yetersizliği vardır. Bu durumdan sonra sosyal çekilme (disosiyatif durumun genişliği -F44.2) ajitasyon ve aşırı hareketlilik (Kaçış reaksiyonu veya füg) oluşabilir. Panik anksiyetesinin otonom belirtileri (taşikardi, terleme, kızarma) genellikle vardır. Belirtiler genellikle stresli uyaran veya olayın etkisinden sonra dakikalar içinde ortaya çıkar, iki veya üç gün içerisinde kaybolur (sıklıkla saatler içinde) Nöbette kısmi veya tam hafıza kaybı (F44.0) olabilir. Eğer belirtiler inatçıysa, teşhis değişikliği düşünülmelidir.

Akut kriz reaksiyonu

Akut stres reaksiyon

Savaş yorgunluğu

Kriz durumu

Ruhsal şok

F43.1       Travma sonrası stres bozukluğu

Doğal felaketin (kısa veya uzun süreli) veya kişiyi tehdit eden stresli olaylara veya durumlara karşı, gecikmiş yada uzamış olarak ortaya çıkan bir cevaptır. Bu olay hemen herkeste yaygın bir sıkıntıya yol açabilir. Kişilik özellikleri (kompulsif, asterik gibi), kişide önceden nevrotik hastalığın bulunması hazırlayıcı bir faktördür. Bu sendromun gelişimi için eşiği düşürür veya gidişi alevlendirir. Fakat onlar bozukluğun ortaya çıkmasını açıklamada ne gerekli nede yeterli değildir. Tipik özellikler, geri dönüşler, rüyalarla travmanın tekrarlayıcı bir şekilde yaşanmasıdır. Temelde inatçı bir (“duygusuzluk”) hali, duygusal küntleşme, diğer insanlardan uzaklaşma çevreye karşı cevapsızlık, zevk alamama. Travmayı hatırlatacak etkinliklerden ve durumlardan kaçınma vardır. Genellikle otonomik aşırı uyarılmışlık, tetikte olma, aşırı irkilme ve uykusuzluk vardır. Yukarıdaki belirti ve bulgulara anksiyete ve depresyon eşlik eder. İntihar fikri seyrek değildir. Travmayı takiben birkaç haftadan aylara kadar değişen bir süreden sonra başlangıç görülür. Seyir dalgalıdır. Fakat olguların çoğunluğunda iyileşme umulabilir. Olguların küçük bir kısmı da durum kronik bir seyir gösterebilir. Yıllarca sürer. Kalıcı kişilik değişme dönüşebilir (F62.0)

Travmatik nevroz

F43.2       Uyum bozuklukları

Subjektif sıkıntı ve duygusal rahatsızlık durumlarıdır. Genellikle sosyal işlevleri ve performansı etkiler. Anlamlı yaşam değişimine veya stresli yaşam olayına uyum döneminde meydana gelir. Stres nedeni kişinin sosyal ilişkilerinin bütünlüğünü (kayıp, ayrılma deneyimleri) veya sosyal destek ve değerlerin geniş bir sistemini (göç, mülteci durumları) veya büyük gelişim geçişinin bulunuşu veya krizi (okula gitme, ebeveyn olma, kişilik amaca ulaşma yetmezliği, emeklilik) etkileyebilir. Kişisel yatkınlık veya incinebilirlik uyum bozukluklarının belirginliğinin oluşu ve seklinin riskinde önemli rol oynar. Fakat stres nedeni olmaksızın hastalığın ortaya çıkmayacağı farz edilir. Deprese duygu durum, anksiyete veya kaygı (veya bunların karışımı), üstesinden gelme yeteneksizliği hissi, plan yapma veya içinde bulunulan durumu sürdürmede yetenek kaybı, günlük olağan iş yapma gücünde azalma gibi çeşitli belirtiler vardır. Davranış bozuklukları özellikle adolesanlarda birlikte olabilir. Baskın özellik kısa veya uzamış depresif reaksiyon, diğer duygu ve davranış bozuklukları olabilir.

Kültür şoku

Yaş tepkisi

Çocuklarda hospitalizm

Hariç:   çocukluk döneminde ayrılma anksiyete bozukluğu (F93.0)

F43.8       Ağır strese karşı diğer tepkiler

F43.9       Ağır strese karşı tepki, tanımlanmamış

F44        Disosiyatif [konversiyon] bozukluklar

Disosiyatif veya konversif bozukluklar tarafından genel olarak paylaşılır. Geçmişin anıları arasında normal bütünlüğün, kim olduğunun farkında olma ve anlık duyguların, vücut hareketlerinin kontrolünün kısmi veya tam kaybı vardır. Disosiyatif bozuklukların bütün tipleri, eğer onların başlangıçları travmatik yaşam olaylarında birlikteyse, birkaç hafta veya ay sonra azalma eğilimindedir. Özellikle felç ve anesteziler gibi daha kronik bozukluklar, eğer başlangıcı çözümü geç sorunlar veya kişiler arası güçlüklerle olmuşsa gelişebilir. Bu bozukluklar “konversif histeri” nin çeşitli tipleri olarak önceleri sınıflandırılmıştır. Disosiyatif bozuklukların psikojenik kökenli olduğu düşünülmektedir. Travmatik olaylar, çözülmesi ve dayanması güç problemler veya ilişkilerdeki bozukluklarla birlikte bulunur ve zaman ilişkisi gösterir. Tıbbi muayene ve araştırma herhangi bilinen fiziksel veya nörolojik bozukluğun bulunuşunu göstermez. İlave olarak ihtiyaçların ve duygusal çatışmaların ifadesinin işlev kaybının delili vardır. Belirtiler psikolojik stresin yakın ilişkisini geliştirebilir ve sıklıkla aniden aniden görülür. Yalnızca iradi kontrol altındaki normal fiziksel işlevlerin ve duyguların kaybı buraya dahil edilir. Ağrıya ait bozukluklar ve otonom sinir sistemi tarafından aracılık edilen diğer kompleks fiziksel duyular (F45.0) somatizan bozukluk altında sınıflandırılır. Ciddi fiziksel veya psikiyatrik bozuklukların geç görünümünün mümkünlüğü daima akılda tutulmalıdır.

Dahil:   konversiyon:

  • histeri
  • reaksiyon

histeri

histerik psikoz

Hariç:   malingering [bilinçli simulasyon] (Z76.5)

F44.0       Disosiyatif amnezi

Ana özellik hafıza kaybıdır. Genellikle yakın zamandaki önemli olaylardır. Organik zihinsel bozukluğuna bağlı değildir. Olağan bir unutkanlık veya yorgunluk tarafından açıklanamayacak kadar büyüktür. Amnezi travmatik olaylarda genellikle merkezileşmiştir. Bu olaylar: kazalar, beklenmedik büyük kayıplardır. Genellikle kısmi ve seçicidir. Tam ve yaygın amnezi nadirdir. Sıklıkla geçici hafıza kaybının bir kısmıdır (F44.1). Eğer böyle ise geçici hafıza kaybı olarak sınıflandırılmalıdır. Organik beyin bozuklukları, zehirlenme veya aşırı yorgunluğun varlığında bu teşhis konulmamalıdır.

Hariç:   alkol veya diğer psikoaktif maddenin oluşturduğu amnezik bozukluk                                                   (Genel dördüncü karakter .6 lı F10-F19)

amnezi:

  • BŞT (R41.3)
  • anterograd (R41.1)
  • retrograd (R41.2)

alkolik olmayan organik amnezik sendrom (F04)

epilepside nöbet sonrası amnezi (G40.-)

F44.1       Disosiyatif füg

Disosiyatif füg disosiyatif amnezinin bütün özelliklerine ek olarak seyahat maksatlı her gün olağan gezi yapar. Füg dönemi için amnezi olmasına rağmen bu zaman esnasında hastanın davranışı bağımsız gözlemcilere bütünüyle normal görünebilir.

Hariç:   epilepside nöbet sonrası füg (G40.-)

F44.2       Disosiyatif stupor

Dış uyarıya normal heveslilik ve bilinçli hareketin bulunmayışı vardır. Derin düşme durumunda disosiyatif stupor teşhisi konulur. Dış uyarılar ışık, gürültü ve temastır. Fakat konu ile ilgili muayene ve araştırmada fiziksel nedenin kanıtı yoktur. Ek olarak son dönemlerdeki stresli olaylar veya problemlerde psikojenik nedenin olumlu kanıtı vardır.

Hariç:   organik katatonik bozukluk (F06.1)

stupor:

  • BŞT (R40.1)
  • katotonik (F20.2)
  • depresif (F31-F33)
  • manik (F30.2)

F44.3       Trans ve tutulma bozuklukları

Kişilik kimlik duygusunun ve etraftakilerin farkında olmanın geçici kaybının olduğu bozukluktur. Buraya yalnızca trans durumları dahildir. Bunlar istem dışı veya istenmeyen dindışı oluşan veya kültürel kabul edilmiş durumlardır.

Hariç:   durumlarla birlikte:

  • akut ve geçici psikotik bozukluklu (F23.-)
  • organik kişilik bozukluğu (F07.0)
  • postkonküzyonal sendrom (F07.2)
  • psikoaktif madde zehirlenmesi (Genel dördüncü karakter .0 ile F10-    F19)
  • şizofreni (F20.-)

F44.4       Disosiyatif motor bozuklukları

Bir ekstremite veya ekstremitelerin kısmı veya bütün hareket yeteneğinin kaybı vardır. Ataksi, apraksi, akinezi, afoni, disortri, diskinezi, felçlerin hemen daima herhangi yakın benzerliği olabilir.

Psikojenik afoni

Psikojenik disfoni

F44.5       Disosiyatif konvulziyonlar

Disosiyatif konvulziyonlar nöbet sırasındaki hareketler bakımından epileptik nöbetlere çok benzeyebilirler. Fakat dil ısırma, düşme nedenli yaralanma, idrar kaçırma nadirdir. Bilinç korunur. Bilinç bozukluğu varsa bu stupor veya trans durumudur.

F44.6       Disosiyatif anestezi ve duygu kaybı

Derinin anestezik olanları sıklıkla sınırlıdır. Tıbbi bilgilerden daha çok, vücut işlevleri hakkında hastanın fikirleriyle birliktedir. Duyular arasında farklılığın kaybı olabilir. Bu kayıp nörolojik lezyona bağlı değildir. Duyu kaybına prestize şikayetleri tarafından eşlik edilebilir. Görme ve işitmenin kaybı disosiyatif bozukluklarda nadir olarak tamdır.

Psikojenik sağırlık

F44.7       Karışık disosiyatif [konversiyon] bozuklukları

F44.0-F44.6 da tanımlanmış bozuklukların kombinasyonu

F44.8       Disosiyatif [konversiyon] bozuklukları, diğer

Ganser sendromu

Birden fazla kişilik

Psikojenik konfüzyon

Psikojenik düşsel durumlar

F44.9       Disosiyatif [konversiyon] bozukluk, tanımlanmamış

F45        Somatoform bozukluklar

Ana özellik tıbbi araştırmalar için sürekli istemlerle birlikte fiziksel belirtilerin yineleyen temsilinin oluşudur. Hasta sürekli olarak muayene olmak ister. Yineleyen negatif bulgulara ve doktorlardan tarafından güvence verilmesine rağmen bu istek devam eder. Herhangi fiziksel bozukluk olsa bile, onlar yapıyı ve belirtilerin genişliğini veya sıkıntı ve hastanın endişesini açıklamaz.

Hariç:   disosiyatif bozukluklar (F44.-)

saç-yolma (F98.4)

söyleme bozukluğu (F80.0)

peltek konuşma (F80.8)

tırnak-yeme (F98.8)

psikolojik faktör araştırmalar ile başka yerde sınıflanmış bozukluklar                           veya hastalıklar (F54)

nedeni organik bozukluk veya hastalık olmayan cinsel işlev bozukluğu                        (F52.-)

baş-parmak emme (F98.8)

tik bozuklukları (çocukluk ve adolesan çağda) (F95.-)

Tourette sendrom (F95.2)

kıl yolma (F63.3)

F45.0       Somatizasyon bozukluğu

Ana özellikler en az iki yıl süresince birden fazla, yineleyen ve sık değişen fiziksel belirtiler vardır. Çoğu hastalar primer ve uzman tıbbi bakım servislerin her ikisiyle temasın uzun ve komplike öyküsüne sahiptir. Olumsuz araştırmaların çoğu veya faydasız araştırma operasyonları uygulanmış olabilir. Belirtiler herhangi bir vücut kısmı veya sistemine affedilebilir. Bozukluğun seyri kronik, dalgalıdır. Sıklıkla sosyal, kişiler arası ve aile davranışında bozukluk vardır. Hastalık kısa süreli (2 yıldan az), kalıplaşmış belirtiler açısından daha az çarpıcı ise farklılaşmış somatoform bozukluklar (F45.1) altında sınıflandırılmalıdır.

Birden fazla psikosomatik bozukluk

Hariç:   kendini yalandan hasta gösterme [Bilinçli simulasyon] (Z76.5)

F45.1       Ayrışmamış somatoform bozukluk

Somatoform bozukluklar birden fazla, değişken ve inatçıdır. Fakat somatizasyon bozukluğunun tam ve tipik klinik tablosuna karşılamaz. Farklılaşmamış somatoform bozukluğunun teşhisi göz önünde bulundurulmalıdır.

Farklılaşmamış psikosomatik bozukluk

F45.2       Hipokondriak bozukluk

Temel özellik bir veya daha çok ilerleyici fiziksel hastalığa yakalanma düşüncesi ile inatla uğraşmasıdır. Hastaların belirgin inatçı somatik şikayetleri veya onların fiziksel görünümleriyle sürekli bir şekilde zihnini meşgul etme vardır. Hastaların belirgin inatçı somatik şikayetleri veya onların fiziksel görünümleriyle sürekli bir şekilde zihnini meşgul etme vardır.

Normal veya olağan duygular ve görünümler sıklıkla anormal ve sıkıntı verici olarak hastalar tarafından yorumlanır. Dikkat vücudun yalnızca bir veya iki organları veya sistemleri üzerine yoğunlaşmıştır. Belirgin depresyon veya anksiyete sıklıkla bulunur ve ilave teşhisleri kanıtlayabilir.

Beden dismorfik bozukluğu

Dismorfofobi (hezeyan olmayan)

Hipokondriyasal nevroz

Hipokondriyazis

Nosofobi

Hariç:   hezeyan dismorfobisi (F22.8)

vücut fonksiyonları veya şekli hakkında sabit hezeyanlar (F22.-)

F45.3       Somatoform otonom işlev bozukluğu

Hastalar tarafından sunulan belirtiler vardır. Bu belirtiler bir sistem veya organın fiziksel bozukluğuna bağlıymış gibidir. Büyük ölçüde veya tam otonom innervasyon ve kontrol altındaki; kalp damar, gastrointestinal, solunum ve ürogenital sistemlerdir. Belirtiler genellikle iki tipdir. Onların ikisinden hiç biri organ veya sistemle ilgili olarak bir fiziksel bozukluğu göstermez. Birincisi çarpıntılar, terleme, ateş basma, titreme, mümkün bir fiziksel bozukluk hakkında sıkıntı ve korkunun dışa vurumu gibi otonomik uyarıların objektif bulguları temelinde şikayetler vardır. İkincisi: tanımlanmamış veya değişken yapıda subjektif şikayetler vardır. Bunlar; ağrı ve sızılar, yanma hisleri, ağırlık ve gerginlik hisleridir. Bunlar hasta tarafından tanımlanmamış organ veya sistemlere bağlanır.

Kalp nevrozu

Da Costa sendromu

Mide nevrozu

Nörosirkulatuar asteni

Psikojenik aeorofaj

Psikojenik öksürme

Psikojenik diyare

Psikojenik dispepsi

Psikojenik dizüri

Psikojenik gaz

Psikojenik hıçkırık

Psikojenik hiperventilasyon

Psikojenik idrar yapma sıklığının artması

Psikojenik irritable barsak sendromu

Psikojenik pilorspazmı

Hariç:   bozukluklar veya başka yerde sınıflanmış (F54) hastalıklarla birlikte                                       psikolojik ve davranış faktörleri

F45.4       İnatçı somatoform ağrı bozukluğu

Baskın şikayet inatçı, ağır ve sıkıntı veren ağrıdır. Ağrıyı fizyolojik bir süreç veya fiziksel bir bozukluk tam olarak açıklayamaz. Ağır duygusal çatışmalar veya psikososyal problemlerle birlikte görülür. Bunlar hastalığın esas nedenidir. Kişi veya tıbbi destek ve dikkatin genellikle belirgin artmasıyla sonuçlanır. Depresif bozukluklar veya şizofreninin seyri esnasında görülen psikojenik kaynaklı olduğu farz edilen ağrı buraya kaydedilmemelidir.

Psikalji

Psikojenik sırt ağrısı

Psikojenik baş ağrısı

Somatoform ağrı bozukluğu

Hariç:   sırt ağrısı BŞT (M54.9)

ağrı:

  • BŞT (R52.9)
  • akut (R52.0)
  • kronik (R52.2)
  • tedavisi zor (R52.1)

gerginlik baş ağrısı (G44.2)

F45.8       Somatoform bozukluklar, diğer

Duyu, işlev ve davranışın herhangi diğer bozukluğudur. Fiziksel bozukluğa bağlı değildir. Otonom sinir sistemi aracı değildir. Vücudun kısımlarına veya tanımlanmış sistemlere sınırlıdır. Stresli olaylar veya problemlerle birliktedir.

Psikojenik dismenore

Psikojenik disfaji, “globus histerikus” dahil

Psikojenik kaşınma

Psikojenik tortikolis

Diş-gıcırdatma

F45.9       Somatoform bozukluk, tanımlanmamış

Psikosomatik bozukluk BŞT

F48        Nörotik bozukluklar, diğer

F48.0       Nörosteni

Bu bozuklukta önemli kültürel değişkenlikler vardır. Temelde örtüşen iki ana çeşidi görülür. Bir tipinde esas özellik zihinsel faaliyetten sonra artmış yorgunluk şikayetidir. Bu sıklıkla meşguliyet sergilemesi veya günlük görevlerin tekrarında biraz azalmaya birliktedir. Zihinsel yorgunluk, istenmeden zihne giren çağrışım, anıların dikkati dağılması, dikkat toplamada güçlük ve verimsiz düşünme olarak tanımlanabilir. Diğer tipinde, az bir çalışmadan sonra tükenme, fiziksel yorgunluk vardır. Kas ağrıları hissi ve ağrılar ve dinlenememe ayrıca eşlik eder. Diğer hoş olmayan fiziksel hislerin çeşitleri her iki tip de sıktır. Bunlar: baş dönmesi, gerginlik baş ağrısı, genel dengesizlik hisleridir. Zihinsel düşme ve bedensel iyi hissetme ile ilgili kaygılar, sinirlilik, zevk almama, hafif derecede depresyon ve anksiyete genellikle vardır. Uyku başlangıç ve orta döneminde sıklıkla bozulmuştur. Fakat aşırı uykuda belirgin olabilir.

Yorgunluk sendromu

Eğer önceki fiziksel hastalık tanımlanacaksa ilave kodu kullanınız.

Hariç:   asteni BŞT (R53)

tükenme (Z73.0)

halsizlik ve yorgunluk (R53)

postviral yorgunluk sendromu (G93.3)

psikasteni (F48.8)

F48.1       Depersonalizasyon-derealizasyon sendromu

Nadir bir bozukluktur. Hasta zihinsel etkinliklerin, vücudun ve çevrenin değiştiğini onların gerçekdışı, uzak ve otomatize olduğundan şikayetçidir. Hastalar düşüncelerinin, bedenlerinin veya gerçek dünyanın uzak durduğunun, yabancılaştığının hissinden şikayetçidir. Deneyimin dramatik doğasına rağmen, hasta gerçekdışı değişiminin farkındadır. Duygular ve coşkunun korunmuş dışa vurumu normaldir. Depersonalizasyon-derealizasyon belirtileri şizofrenik, depresif, fobik veya obsesif kompulsif bozukluğun teşhis edilebilen kısmı olarak görülebilir. Bu gibi olguların teşhisi esas bozukluk olmalıdır.

F48.8       Nörotik bozukluklar diğer, tanımlanmış

Briguet bozukluğu

Dhat sendromu

Meslek nevrozu, yazar krampı

Psikasteni

Psikastenik nevroz

Psikojenik senkop

F48.9       Nevrotik bozukluk, tanımlanmamış

Nevroz BŞT

Fizyolojik bozukluklar ve fiziki faktörlerle birlikte seyreden davranış bozukluğu sendromları

(F50-F59)

F50        Yeme bozuklukları

Hariç:   anoreksia BŞT (R63, O)

beslenme:

  • güçlükleri ve doğru yapılmaması (R63,3)
  • bebeklik ve çocukluk çağı bozukluğu (F98.2)

polifaji (R63.2)

F50.0       Anoreksia nervosa

Hastanın kendisinin başlatıp devam ettirdiği ileri derecede kilo kaybı ile karakterize olan bir bozukluktur. En sık olarak adolesan dönemindeki kızlarda ve genç kadınlarda görülür; fakat aynı dönemlerdeki erkeklerde de oluşabilir. Buluğa ulaşan çocuklarda ve menopoza yaklaşan daha yaşlı kadınlarda da görülebilir. Bu hastalık şişmanlık ve vücut hatlarında bozulma korkusunun içe işleyen ve gereğinden fazla üstünde durulan bir fikir olarak ısrarla sürdürüldüğü spesifik bir psikopatoloji ile bağlantılıdır ve hastalar genellikle kendilerine çok düşük bir kiloyu eşik olarak empoze ederler. Genellikle sekonder endokrin ve metabolik değişikliklerle ve vücut fonksiyonlarında bozulmaların eşlik ettiği değişen (çeşitli) derecelerde yetersiz beslenme vardır. Semptomlar, kısıtlı diyet seçimini, aşırı derecede egzersizi, kendi kendini kusturma ve dışkı çıkarmayı, iştah baskılayıcılarını ve diüretiklerin kullanımını içerir.

Hariç:   iştah kaybı (R63.0)

  • psikojenik(F50.8)

F50.1       Atipik anoreksia nervosa

Anoreksia nervosanın bazı özelliklerini taşıyan fakat toplam klinik görünümün tipik anoreksia nervosa tanısını koydurmadığı bozukluklardır. Örneğin belirgin kilo kaybı ve kilo vermeye yönelik davranışların bulunduğu koşulda anahtar (temel) semptomlardan olan amenore veya ileri derecede şişman olma korkusu olmayabilir. Bu teşhis, kilo kaybıyla bağlantılı bilinen fiziksel bozuklukların var olduğu koşullarda konulmamalıdır.

F50.2       Bulimia nervosa

Tekrarlayan gereğinden fazla yemek yeme atakları ve vücut ağırlığının kontrolüyle aşırı derecede meşgul olma ile karakterize bir sendromdur ve bunlar kusma veya purgatiflerin kullanımının takip ettiği bir aşırı yeme kalıbı (örüntüsü) oluşturur. Bu bozukluk, anoreksia nervosanın beden ölçülerine ve ağırlığına gösterilen aşırı ilgi gibi birçok psikolojik bulgusu (özelliği) ile ortak özellikler taşır. Tekrarlayan kusmaların vücut elektrolit dengesi bozukluklarına ve bazı fiziksel komplikasyonlara yol açması olasıdır. Her zaman olmasa bile sıkça, bulimia nervosadan önce bir anoreksia nervosa dönemi vardır ve bu ikisi arasındaki dönem (süre) bir kaç aydan bir kaç yıla kadar değişir.

Bulimia BŞT

Hiperoreksia nervosa

F50.3       Atipik bulimia nervosa

Bulimia nervosanın bazı bulgularını gösteren fakat tüm klinik bulguların (görünüm) bu teşhisi koymaya olanak vermediği bozukluklar bu grupta bulunur. Örneğin, anlamlı vücut ağırlığı değişikliği olmaksızın tekrarlayan aşırı yeme ve purgatiflerin fazla kullanıldığı dönemler bulunabilir veya beden ölçüleri ve ağırlığına karşı tipik bir aşırı ilgi olmayabilir.

F50.4       Aşırı yeme diğer, psikolojik bozuklukların eşlik ettiği

Yoksunluk, kaza, çocuk doğurma ve diğerleri gibi stres yaratan olaylara bağlı aşırı yeme.

Psikojenik aşırı yeme

Hariç:   obesite (E66.-)

F50.5       Kusma diğer, psikolojik bozukluklarla ilişkili

Dissosiatif hastalıklarda (F44.-) ve hipokondriak bozukluklarda (F45.2) ortaya çıkan ve sadece bu bölümün dışında sınıflandırılmış durumlara bağlı olarak oluşmayan tekrarlayan kusma. Bu alt kategori, gebelikte, tekrarlayan bulantı ve kusmanın ortaya çıkmasında emosyonel faktörler baskın olduğu zaman O.21-‘e (gebelikte aşırı kuma) ilave olarak da kullanılabilir

Psikojenik kusma

Hariç:   bulantı (R11)

kusma BŞT (R11)

F50.8       Yeme bozuklukları, diğer

Erişkinlerde pika

Psikojenik iştah kaybı

Hariç:   bebeklik ve çocukluk pikası (F98.3)

F50.9       Yeme bozukluğu, tanımlanmamış tip

F51        Organik olmayan uyku bozuklukları

Birçok vakada, uyku bozukluğu ya mental ya da fiziksel olan diğer bir bozukluğun semptomlarından biridir. Belirli bir hastadaki bir uyku bozukluğu, ister bağımsız bir koşul olsun ister basitçe başka yerde sınıflanmış (bu bölümde veya diğerlerinde) diğer bir hastalığın belirtilerinden biri olsun, konsultasyon anındaki öncelikler ve tedavisel özellikler kadar klinik görünüm ve seyri de temel alınarak belirlenmelidir (değerlendirilmelidir). Genellikle, eğer uyku bozukluğu ana yakınmalardan biri ise ve başlı başına bir koşul (durum) olarak algılanıyorsa bu kod, her hangi bir vakadaki psikopatoloji ve fizyopatolojiyi tanımlayan diğer ilgili teşhislerle birlikte kullanılmalıdır. Bu kategori sadece emosyonel sebeplerin primer bir faktör olarak kabul edildiği (dikkate alındığı) ve başka yerde sınıflanmış belirli fizyolojik bozukluklara bağlı olmayan uyku bozukluklarını içerir.

Hariç:   uyku bozuklukları (organik) (G47.-)

F51.0       Organik olmayan insomnia

Uykunun nicelik ve/veya nitelik açısından tatminkar olmadığı bir koşuldur. Bu koşul, oldukça uzun süre devam eden ve uykuya dalma da güçlük, normal uykuda kalmada güçlük veya erkenden (nihai) uyanmayı içine alır. Uykusuzluk (insomnia) bir çok mental ve fiziksel bozukluğun olağan bir semptomudur ve eğer bir klinik tabloya hakim durumda ise temeldeki hastalığa ilave olarak sınıflandırılmalıdır.

Hariç:   insomnia (organik) (G47.0)

F51.1       Organik olmayan hipersomnia

Hipersomnia, ya gün boyu aşırı uykulu olma hali ve uyku atakları (yetersiz miktarda uyumayla açıklanamayan)  veya uyanmayı takiben tam uyanıklığa geçişin uzaması durumu olarak tanımlanmıştır. hipersomnia oluşması için bir organik sebep yok ise, bu durum genellikle mental bozukluklarla ilişkilidir.

Hariç:   hipersomnia (organik) (G47.1)

narkolepsi (G47.4)

F51.2       Uyku-uyanıklık ritminin organik olmayan bozukluğu

Var olan uyku-uyanıklık ritmi ve istenilen uyku-uyanıklık ritmi arasında kişinin çevresi için bir uyuşmanın olmayışı ve insomnia ya da hipersomniadan yakınmayla sonuçlanmasıdır.

sirkadian ritmin psikojenik olarak tersine dönmesi

niktohemeral ritmin psikojenik olarak tersine dönmesi

uyku ritminin psikojenik olarak tersine dönmesi

Hariç:   uyku-uyanıklık ritmi bozuklukları (organik) (G47.2)

F51.3       Uyurgezerlik [somnambulism]

Uyku ve uyanık oluşun bir arada bulunduğu değişikliğe uğramış bir bilinçlilik halidir. Uykuda gezme dönemi süresince kişi, genellikle gece uykusunun ilk 1/3’ü boyunca yataktan kalkar, etrafta dolaşır ve bu sırada düşük düzeyde bir farkındalık (awareneness), reaktivite (tepki gösterme), ve motor beceri gösterir. Uyandığında genellikle yaptıkları ( bu durum) hakkında hiç bir şey hatırlamaz.

F51.4       Uyku terörü-karabasan [gece terörü]

Yoğun vokalizasyon, motilite ve yüksek otonomik boşalmayla kendini gösteren ve gece uykusunda ortaya çıkan aşırı korku ve panik dönemleri. Birey oturur veya kalkar, genellikle gece uykusunun ilk 1/3’ünde olur ve panik ifade eden bir çığlıkla birliktedir. Oldukça sık olarak sanki kaçmaya çalışıyormuş gibi kapıya hamle yapar, ancak nadiren odayı terk eder. Olayın hatırlanması, eğer varsa, oldukça sınırlıdır (genellikle hatırladığı bir veya iki fragman şeklinde zihinsel imgelerdir).

51.5         Kabuslar

Düş yaşantıları anksiyete veya korku yüklüdür. Rüyanın içeriği oldukça ayrıntılı olarak hatırlanır. Rüya yaşantısı oldukça canlıdır ve genellikle yaşamaya, güvenliğe ve öz-saygıya olan tehditleri kapsayan temaları içerir. Oldukça sık olarak aynı veya benzer korku verici kabus temaları tekrarlanır. Tipik bir episod sırasında bir derece otonomik boşalma vardır; fakat, değerlendirilebilecek hiç bir vücut motilitesi veya vokalizasyon yoktur. Uyanınca kişi süratle uyanık ve hazır(alesta) hale gelir.

Rüya anksiyete bozukluğu

F51.8       Uyku bozuklukları diğer, organik olmayan

F51.9       Organik olmayan uyku bozukluğu, tanımlanmamış

Emosyonel uyku bozukluğu BŞT

F52        Cinsel fonksiyon bozukluğu, organik bozukluk veya                            hastalığın sebep olmadığı

Seksüel disfonksiyon bir kişinin istediği halde bir seksüel ilişkiye katılamamasıdır. Seksüel cevap bir psikosomatik olaylar bütünüdür ve hem psikolojik hem de somatik süreçler seksüel disfonksiyonun oluşmasında genellikle rol oynarlar.

Hariç:   Dhat sendromu (F48.8)

F52.0       Seksüel isteğini kaybolması ya da yokluğu

Seksüel isteğin kaybolması temel problemdir ve ereksiyon yetersizliği veya dispareunia gibi diğer seksüel sorunlara sekonder değildir.

Cinsel soğukluk

Hipoaktif seksüel istek bozukluğu

F52.1       Seksüel tiksinti (aversion) ve seksüel zevkin yokluğu

Ya seksüel temas seksüel aktiviteden kaçınmaya (seksüel aversiyon) yetecek kadar korku ve anksiyete oluşturur veya seksüel cevaplar normal şekilde oluşur ve orgazm yaşanır; fakat, buna uygun şekilde zevk alma yoktur (seksüel zevk almanın olmayışı)

Anhedonia (seksüel)

F52.2       Genital cevapta başarısızlık

Erkekteki ana problem erektil disfonksiyondur (tatmin edici cinsel temas için uygun olan ereksiyonu oluşturma veya sürdürmedeki güçlük). Kadınlardaki ana problem ise vajinal kuruluk veya lubrikasyon yetersizliğidir

Kadın seksüel uyarılma bozukluğu

Erkek erektil bozukluğu

Psikojenik impotans

Hariç:   organik orijinli impotans (N48.4)

F52.3       Orgazm disfonksiyonu

Orgazm ya hiç oluşmaz ya da önemli ölçüde geciktirilmiştir

İnhibe edilmiş orgazm (erkek) (kadın)

Psikojenik anorgazmi

F52.4       Prematür ejekülasyon

Her iki eşde seksüel etkileşimden zevk alması için ejekulasyonu yeter derecede kontrol etmedeki yetersizlik

F52.5       Organik olmayan vajinismus

Vajinayı çevreleyen pelvis taban adalelerinin, vajinal açılmanın kapanmasına sebep olacak şekildeki spazmı. Penis girişi ya imkansızdır ya da acılıdır.

Psikojenik vajinismus

Hariç:   vajinismus (organik) (N94.2)

F52.6       Organik olmayan dispareunia

Dispareunia (veya cinsel temas sırasındaki ağrı) hem kadında hem de erkekte görülebilir. Genellikle lokal bir patolojiye atfedilebilir ve daha sonra da buna uygun şekilde patolojik koşul altında kategorize edilir. Bu kategori sadece eğer hiç bir primer organik olmayan seksüel disfonksiyon (vajinismus veya vajinal kuruluk gibi) yoksa kullanılmalıdır.

Psikojenik disparenuia

Hariç:   disparenuia (organik) (N94.1)

F52.7       Aşırı seksüel istek

Nimfomani

Satiriasis

F52.8       Organik hastalık veya bozukluğun sebep olmadığı diğer seksüel                          disfonksiyon

F52.9       Organik hastalık veya bozukluğun sebep olmadığı, tanımlanmamış                      seksüel disfonksiyon

F53        Mental ve davranışsal bozukluklar puerperium ile ilişkili olan,                      başka yerde sınıflanmamış

Bu kategori puerperiumla (doğumu izleyen altı haftayı içine alan) bağlantılı olan mental bozuklukları içerir, bu bozukluklar bu bölümde başka yerde sınıflanmış bozukluklar için geçerli olan kriterleri taşımamaktadır. Bunun sebebi de ya yetersiz bilginin bulunması veya onların sınıflandırılmasını mümkün kılmayan özel ek klinik bulguların varlığıdır.

F53.0       Puerperium ile ilişkili hafif mental ve davranışsal bozukluklar, başka                   yerde sınıflanmamış

postnatal Depresyon BŞT

postpartum Depresyon BŞT

F53.1       Puerperiumla ilişkili şiddetli mental ve davranışsal bozukluklar, başka                 yerde sınıflanmamış

Puerperal psikoz BŞT

F53.8       Puerperiumla ilişkili olan ve diğer mental ve davranışsal bozukluklar,                  başka yerde sınıflanmamış

F53.9       Puerperal mental bozukluk, tanımlanmamış

F54        Psikolojik ve davranışsal faktörler, başka yerde sınıflanmış               hastalık veya bozukluklarla ilişkili

Bu kategori diğer bölümlerde sınıflandırılmış olan fiziksel hastalıkların etiolojisinde majör rol oynadıkları düşünülen psikolojik veya davranışsal etkilerin (influences) varlığını kaydetmek için kullanılmalıdır. Sonuçta oluşan herhangi bir ruhsal (mental) bozukluk (apprehension, kuruntu, emosyonel çatışma ve endişe gibi) genellikle hafiftir ve sık olarak uzun sürelidir.

Fiziksel koşulları etkileyen psikolojik faktörler

Bu kategorinin kullanımına ait örnekler:

  • astım F54 ve J45.-
  • dermatit F54 ve L23-L25
  • gastrik ülser F54 ve K25.-
  • mukoz kolit F54 ve K58.-
  • ulseratif kolit F54 ve K51.-
  • ürtiker F54 ve L50.-

İlişkili fiziksel bozukluğu belirtmek için, eğer isterseniz, ilave kodu kullanın.

Hariç:   gerilim-tipi baş ağrısı (G44.2)

F55        Bağımlılık oluşturmayan maddelerin kötüye kullanımı

Çok çeşitli ilaçlar ve kocakarı ilaçları bu kapsama dahil olabilir, fakat özellikle önemli ilaç grupları şunlardır; (a) antidepressanlar gibi bağımlılık oluşturmayan psikotropik ilaçlar, (b) laksatifler ve (c) aspirin ve parasetamol gibi reçetesiz olarak satılabilen analjezikler.

Bu maddelerin ısrarla kullanımı sıklıkla tıbbi personel veya tıbbi hizmeti destekleyen memurlar ile gereksiz temaslar sonucu oluşur ve bazen bu maddelerin zararlı fiziksel etkilerinin oluşmasıyla sonuçlanır. Bu maddelerin kullanımını yasaklama veya vazgeçirmeyi amaçlayan girişimler sık olarak dirençle karşılanır. Laksatif ve analjezikler için vazgeçirme, bu maddelerin renal disfonksiyon veya elektrolit denge bozuklukları gibi fiziksel zararlara veya bunların gelişmesine ilişkin uyarma şeklinde olur. Her ne kadar hastanın bu maddeyi alma konusunda kuvvetli bir motivasyonu olduğu aşikar ise de, bağımlılık ve geri çekilme semptomları F10-F19’da tanımlanmış psikoaktif maddelerde olduğu gibi gelişmez.

antiasitlerin kötü kullanımı

bitkisel ilaçlar veya kocakarı ilaçlarının kötü kullanımı

steroidler veya hormonların kötü kullanımı

vitaminlerin kötü kullanımı

Laksatif kullanma alışkanlığı

Hariç:   psikoaktif maddelerin kötüye kullanımı (F10-F19)

F59        Fizyolojik bozukluklar ve fiziksel faktörlerle ilişkili davranış              sendromları tanımlanmamış

Psikojenik fizyolojik disfonksiyon BŞT

Erişkin kişilik ve davranış bozuklukları

(F60-F69)

Bu bölüm bireyin karakteristik yaşam biçimini ve kendiyle veya diğerleriyle olan ilişki modunu ortaya koyan, oldukça kalıcı ve aynı zamanda klinik önemi olan davranış örüntülerini ve çok çeşitli koşulları içermektedir. Bu koşuların ve davranış kalıplarının (örüntülerinin) bir kısmı bireyin gelişiminin erken dönemlerinde hem sosyal yaşantının ve hem de yapısal faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkarken bir kısmı da yaşamın daha geç dönemlerinde kazanılır. Spesifik kişilik bozuklukları (P60.-), karma tip ve diğer kişilik bozuklukları (F61.-), ve kalıcı kişilik değişiklikleri (F62.-) derinden yerleşmiş kalıcı davranış örüntüleridir ki bunlar çok çeşitli kişisel ve sosyal koşullara karşı esnek olmayan cevaplar olarak ortaya çıkar. Bunlar, bir kültürdeki ortalama bir bireyin algıladığından, düşündüğünden, hissettiğinden ve, özellikle de diğerleriyle olan ilişkilerinden anlamlı veya aşırı sapmaları gösterir. Bu türden davranış örüntüleri, durağan olma ve çok sayıdaki davranışsal ve psikolojik fonksiyon alanını içine alma eğilimindedir. Bunlar her zaman değil fakat sıkça çeşitli derecelerdeki öznel huzursuzluk ve sosyal performans problemleriyle bağlantılıdır.

F60        Özel kişilik bozuklukları

Bunlar, bireyin kişilik ve davranışsal eğilimlerindeki ileri derecede bozukluklardır; direkt olarak hastalık veya zedelenmeden, beyine bir zarardan, veya diğer bir psikiatrik bozukluktan dolayı oluşmazlar; genellikle kişiliğin bir çok bölümünü içine alırlar; neredeyse daima ileri derecedeki kişisel gerilim ve sosyal ilişkilerin bozulması ile bağlantılıdır. Genellikle çocukluk ve ergenlikten itibaren açığa çıkar ve tüm erişkinlik boyunca devam ederler.

F60.0       Paranoid kişilik bozuklukları

Engellere aşırı hassasiyet, kendine müdahaleleri affetmeme, şüphecilik ve diğerlerinin doğal veya dostça tavırlarını yanlış yorumlayarak düşmanlık veya kibir şeklinde algılama; seksüel partnerin veya eşin cinsel sadakatinden hiç bir kanıt olmaksızın sürekli şüphe duyma ve kişisel hakları için inatçı ve hırçın tutum ile karakterize olan kişilik bozukluğu. Aşırı derecede kendine-önem verme ve kendini-referans alma olabilir.

Ekspansif paranoid Kişilik (bozukluğu)

Fanatik Kişilik (bozukluğu)

Querulant Kişilik (bozukluğu)

Paranoid Kişilik (bozukluğu)

sensitif paranoid Kişilik (bozukluğu)

Hariç:   paranoya (F22.0)

  • querulans(F22.8)

paranoid:

  • psikoz(F22.0)
  • şizofreni(F20.0)
  • durum (F22.0)

F60.1       Şizoid kişilik bozukluğu

Yalnız başına yapılan aktiviteleri, fantazi ve iç gözlemi tercih ederek duyuşsal, sosyal veya diğer temaslardan kaçınma ile karakterize kişilik bozukluğu. Duyguları açıklama ve zevk alma bakımından kısıtlı bir kapasite vardır.

Hariç:   Asperger sendromu (F84.5)

deluzyon bozukluğu (F22.0)

çocukluk çağının şizoid bozukluğu (F84.5)

şizofreni (F20.-)

şizotipal bozukluk (F21)

F60.2       Disosyal kişilik bozukluğu

Sosyal zorunlulukları göz ardı etme ve diğer kişilerin duygularına karşı katı bir ilgisizlik ile karakterize kişilik bozukluğudur. Davranış ile geçerli olan sosyal normlar arasında büyük bir uçurum vardır. Davranış, cezalandırmayı da içine alacak şekilde ters yaşantıyla kolaylıkla değiştirilemez. Engellenmeye tolerans ve şiddet ve saldırganlığın boşalma eşiği düşüktür. Diğerlerini suçlama veya kişiyi toplumla çatışma içine sokan davranışları için makul açıklamalar getirme eğilimi vardır.

Amoral Kişilik (bozukluğu)

Antisosyal Kişilik (bozukluğu)

Asosyal Kişilik (bozukluğu)

Psikopatik Kişilik (bozukluğu)

Sosyopatik Kişilik (bozukluğu)

Hariç:   iletişim bozuklukları(F91.-)

emosyonel olarak durağan olmayan kişilik bozukluğu (F60.3)

F60.3       Emosyonel olarak durağan olmayan kişilik bozukluğu

Kesin olarak fevri ve sonuçlarını düşünmeksizin hareket etme eğilimi ile karakterize olan kişilik bozukluğudur; duygu durum önceden tahmin edilemez ve kaprislidir. Duygu feveranlarını ve davranışsal patlamaları kontrol etmede bir kapasitesizlik vardır. Kavgacı davranma ve özellikle fevri davranışları engellendiği zaman başkalarıyla çatışma eğilimi vardır. İki tip ayırt edilebilir: Fevri (impulsif) tip baskın olarak emosyonel instabilite ve içtepilerin kontrolünün yokluğu ile karakterizedir. Borderline tip ise ilaveten kendilik imgesinde, amaçlarda ve içsel tercihlerde bozulmayla; kronik bir boşluk hissiyle; yoğun ve durağan olmayan kişiler arası ilişkilerle; ve intihar teşebbüslerini de içine alacak şekilde kendi-kendine zarar verici şekilde davranma eğilimiyle karakterizedir.

Saldırgan Kişilik (bozukluğu)

Borderline Kişilik (bozukluğu)

Patlayıcı Kişilik (bozukluğu)

Hariç:   disosyal kişilik bozukluğu (F60.2)

F60.4       Histrionik kişilik bozukluğu

Yüzeysel ve labil duygulanım, kendi kendini dramatizasyon, tiyatral davranma, duyguların abartılı ifadesi, kolay etki altında kalma, egosentrizm, kendi-kendiyle meşgul olma, diğer kişileri dikkate almama, kolayca zedelenen duygular ve sürekli bir heyecan, dikkat çekme ve onay arama ile karakterize olan kişilik bozukluğu.

Histerik Kişilik (bozukluğu)

Psikoinfantil Kişilik (bozukluğu)

F60.5       Anankastik kişilik bozukluğu

Şüphe, mükemmellik, aşırı vicdan, ayrıntılarla meşgul olma ve kontrolü, inatçılık, tedbirli olma ve katılık ile karakterize olan bir kişilik bozukluğu. Bir obessive-kompulsif bozukluğun şiddetine ulaşmayan ısrarlı ve istenmeyen düşünceler veya impulslar bulunabilir.

Kompulsif Kişilik (bozukluğu)

Obsesyonel Kişilik (bozukluğu)

Obsessif- kompulsif Kişilik (bozukluğu)

Hariç:   obsessif-kompulsif bozukluk (F42.-)

F60.6       Anxious [avoidant] kişilik bozukluğu

Gerginlik ve korku, güvensizlik ve aşağılık duygularıyla karakterize kişilik bozukluğudur. Sevilmek ve kabul edilmek için sürekli bir istek,sınırlı kişisel bağlanmalarla eleştirilmeye ve reddedilmeye aşırı hassasiyet ve günlük koşullardaki riskleri ve potansiyel tehlikeleri alışkanlık olarak abartarak belirli aktivitelerden kaçınma eğilimi vardır.

F60.7       Bağımlı kişilik bozukluğu

Günlük yaşamın taleplerini karşılamada zayıflık, yaşlıların ve diğerlerinin isteklerine pasif biçimde uyma, çaresizlik ve yetersizlik duyguları, ileri derecede terk edilme korkusu, kendi majör ve minör yaşam kararlarını almak için diğer kişilere pasif şekilde güvenme ile karakterize bir kişilik bozukluğudur. Güç ve enerji yokluğu kendini zihinsel veya emosyonel alanlarda gösterebilir ve genellikle sorumluluğu başkalarına geçirme eğilimi vardır.

Astenik Kişilik (bozukluğu)

Yetersiz Kişilik (bozukluğu)

Pasif Kişilik (bozukluğu)

Self-defeating Kişilik (bozukluğu)

F60.8       Spesifik kişilik bozuklukları, diğer

Eksantrik Kişilik (bozukluğu)

“Holtlose” tipi Kişilik (bozukluğu)

İmmatür Kişilik (bozukluğu)

Narsistik Kişilik (bozukluğu)

Pasif-agresif Kişilik (bozukluğu)

Psikonevrotik Kişilik (bozukluğu)

F60.9       Kişilik bozuklukları, tanımlanmamış

Karakter nevrozu BŞT

Patolojik kişilik BŞT

F61        Kişilik bozuklukları, karma ve diğer

Bu kategori sıklıkla sorun yaratan fakat F60.-‘da tanımlanan bozuklukları karakterize eden spesifik semptomlar örüntüsünü göstermeyen kişilik bozukluklarından oluşmuştur. Sonuç olarak bunlar, F60.-‘da ki bozukluklara göre daha zor teşhis edilirler.

Örnekler:

  • F60.-‘da ki hastalıkların bazılarının bulgularını içeren fakat daha spesifik teşhis konulmasına izin veren baskın bir semptom grubunun olmadığı karma tip kişilik bozukluğu.
  • F60.- veya F62.- içinde sınıflandırılamayan sorun yaratıcı kişilik değişiklikleri bu gruba bir örnektir ve aynı zamanda mevcut olan afektif veya anksiyete bozukluğu şeklindeki ana tanıda sekonder olarak kabul edilir.

Hariç:   öne çıkan kişilik karakterleri (F273.1)

F62     Beyin zedelenmesi ve hastalığına bağlanamayan kalıcı kişilik değişiklikleri

Katastrofik veya aşırı derecede uzamış strese maruz kalmayı veya ciddi bir psikiyatrik hastalığı takiben daha önce kişilik bozukluğu olmayan bir kişide gelişmiş olan erişkin kişilik ve davranış bozukluğu. Bu teşhisler bireyin çevresi ve kendisi hakkındaki algılama, bunlarla ilişki kurma veya düşünce örüntülerinde kesin ve kalıcı değişiklikler için delil bulunduğu zaman konulmalıdır. Kişilik değişikliği anlamlı ve bu patojenik olaydan önce bulunmayan katı ve uyumsuz davranış ile ilişkili olabilir. Değişme diğer bir ruhsal (mental) bozukluktan doğan veya geçmişteki bir mental bozukluktan kalan bir artık semptom olmamalıdır.

Hariç:   beyin hastalığı, bozukluğu ve disfonsiyonuna bağlı kişilik ve davranış                                                 bozukluğu (F07.-)

F62.0       Katastrofik bir olaydan sonra oluşan kalıcı kişilik değişikliği

Bir katastrofik strese maruz kalmayı takiben en az 2 yıl devam eden kişilik değişikliği. Bu stres, onun kişilik üstündeki derin etkisini açıklamak için kişisel zedelenebilirliği dikkate almayı gerektirmeyecek kadar aşırı olmalıdır. Bu bozukluk dünyaya karşı düşmanca veya güvensiz tutum, sosyal geri çekilme, boşluk veya ümitsizlik hissetme, ve sanki sürekli tehdit ediliyormuş gibi kronik olarak kendini “sınırda” hissetme ve yabancılaşma ile karakterizedir. Post-travmatik stress bozukluğu (F43.1), bu türden bir kişilik değişiminden önce bulunabilir.

toplama kampında yaşama sonrası oluşan kişilik değişimi

felaketlerden sonra oluşan kişilik değişimi

uzun süreli öldürülme korkusuyla yaşanan esaretden sonra oluşan kişilik                    değişimi

uzun süreli terör kurbanı olma gibi yaşamı tehdit eden koşullara maruz kalma sonrası oluşan kişilik değişimi

işkence sonrası oluşan kişilik değişimi

Hariç:   post-travmatik stress hastalığı (F43.1)

F62.1       Psikiyatrik hastalıktan sonra oluşan kalıcı kişilik değişikliği

Ciddi psikiyatrik hastalığa bağlanan ve en az 2 yıldır devam eden kişilik değişikliği. Değişiklik daha önce mevcut olan kişilik bozukluğu ile açıklanamaz ve rezidüel şizofreniden ve geçmişteki mental hastalıktan tam olmayan iyileşmenin görüldüğü diğer durumlardan (tablolardan) ayırt edilmelidir. Bu bozukluk diğerlerine karşı talepkar bir tutumla ve aşırı bağımlılıkla; değiştiğine veya hastalıkla damgalandığına inanmayla; güvenli ve yakın kişisel ilişkileri oluşturma ve sürdürmede yeteneksizleşme ve sosyal izolasyonla; pasiflik, ilgide azalma,boş zaman faaliyetlerine daha az katılmayla; hastalıktan sürekli olarak şikayet etmeyle ki bu hastalık davranışı ve hipokondriak iddialarla bağlantılı olabilir; şimdiki veya önceki ruhsal bir bozukluğun artık affektif semptomlarının varlığına bağlı olmayan labil veya disforik duygu durumuyla; ve sosyal ve mesleki işlevlerdeki uzun süreli problemlerle karekterizedir.

F62.8       Kalıcı kişilik değişiklikleri, diğer

Kronik ağrı kişilik sendromu

F62.9       Kalıcı kişilik değişikliği, tanımlanmamış

F63        Alışkanlık ve uyarılmış bozuklukları

Bu kategori diğer kategoriler altında sınıflandırılamayan belirli davranış bozukluklarını içermektedir. Bunlar hiçbir açık rasyonel motivasyonu olmayan, kontrol edilemeyen ve hastanın kendine ve diğer kişilere zararlı, tekrarlayan eylemlerle karakterizedir. Hasta, davranışını onu bu eyleme yönelten impulsların varlığıyla açıklar. Bu bozuklukların sebebi anlaşılamamıştır ve diğer önemli özellikleri paylaştıkları bilindiği için değil, tanımlamadaki yaygın benzerlikler sebebiyle birlikte gruplandırılmıştır.

Hariç:   alkol ve psikoaktif maddelerin habitual olarak aşırı kullanımı (F10-                                      F19)

seksüel davranışı içine alan impuls ve alışkanlık bozukluğu (F65.-)

F63.0       Patolojik kumar oynama

Bozukluk, kişinin yaşamındaki sosyal, mesleki, maddi ve ailesel değerleri ve bağlandıklarını bozulmaya uğratacak şekilde baskın olan tekrarlı ve sık kumar oynama dönemleriyle kendini gösterir.

Kompulsif kumar oynama

Hariç:   manik hastalarda aşırı  derecede kumar oynama (F30.-)

kumar ve bahis oyunları oynama BŞT (272.6)

disosyal kişilik bozukluğunda kumar oynama (F60.2)

F63.1       Patolojik yangın-çıkartma [piromani]

Bozukluk, yangın ve yanmayla ilgili konularla kendini sürekli meşgul etmeyle ve açık bir güdü olmaksızın malı ve diğer objeleri yakma girişiminde bulunmayla karakterize edilir.

Hariç:   aşağıdakiler tarafından/ içinde oluşmayan yangın-çıkartma

  • disosyal kişilik bozukluğu olan erişkin (F60.2)
  • alkol veya diğer psikoaktif madde intoksikasyonu (F10-F19, ortak dört karakterli .0)
  • gözlemleme sebebi olarak şüpheli mental bozukluk olduğunda             (Z03.2)
  • davranış bozukluğu(F91.-)
  • organik mental bozukluklar (F00-F09)
  • şizofreni (F20.-)

F63.2       Patolojik çalma [kleptomani]

Kişisel kullanım veya  para kazanmak amacıyla edinilmemiş olan maddeleri çalmak yönünde var olan impulslara karşı koymada yetersizlik ve bunun tekrarlanmasıyla karakterize bozukluktur. Maddeler elden çıkarılmış, verilmiş veya biriktirilmiş olabilir. Bu davranışa sıklıkla eylemden önce artan bir gerginlik hissi, ve bu eylemden hemen sonra veya eylem esnasında da doygunluk duygusu eşlik eder.

Hariç:   çalmanın eşlik ettiği depressif bozukluk (F31-F33)

organik mental bozukluklar (F00-F09)

gözlem sebebi şüphelenilen mental bir bozukluk olan dükkan hırsızlığı                                 (Z03.2)

P63.3       Trikotillomani

Saçları çekmek için olan impulslara karşı koymadaki zayıflık nedeniyle sürekli ve dikkat çeker derecede bir saç-kaybı ile karakterize hastalıktır. Saç-çekme genellikle gerilimin yükselmesinden sonra ortaya çıkmakta ve onu rahatlama veya doygunluk izlemektedir. Deride daha önceden bir enflamasyon varsa veya saç çekme bir deluzyon ya da halusinasyona bir tepki ise bu teşhis konulmamalıdır.

Hariç:   saç yolmanın eşlik ettiği stereotipik hareket bozukluğu (F98.4)

F63.8       Alışkanlık ve impuls bozuklukları, diğer

Israrlı bir şekilde devam eden maladaptif davranışın diğer türleridir, tanımlanmış bir psikiyatrik sendroma sekonder değildir ve hasta davranışa yol açan impulslara direnmede devamlı başarısızdır. Prodromal bir gerginlik dönemi ve eylemi yapma anında bir gevşeme hissi vardır.

Bozukluk

F63.9       Alışkanlık ve impuls bozukluğu, tanımlanmamış

F64        Cinsel kimlik bozuklukları

F64.0       Transseksualizm

Karşı cinsin bir üyesi olarak yaşama ve kabul edilme arzusu, sıklıkla bu arzuya kendi anatomik cinsiyetinden rahatsızlık duyma veya onunla uyumsuzluk hissi eşlik eder. Ayrıca vücudunu kendisinin tercih ettiği cinsiyete mümkün olduğu kadar benzer kılmak için operasyon geçirme ve hormon tedavisi görme isteği de vardır.

F64.1       Çift-rollü transvestizm

Karşı cinse üye olma isteğini geçici olarak tatmin etmek için karşı cinsin elbiselerini giyme; fakat, daha kalıcı cinsiyet değişikliği veya ilişkili cerrahi girişim isteği ile çapraz-giyinmenin eşlik ettiği bir seksüel heyecan yoktur.

Ergenlik veya erişkinlikte cinsel kimlik bozukluğu, transseksüel olmayan tip

Hariç:   fetişistik transvestizm (F65.1)

F64.2       Çocukluktaki cinsel kimlik bozukluğu

Genellikle erken çocukluk döneminde (ve daima buluğdan önce) ortaya çıkan bir bozukluktur. Bozukluk, bulunduğu cinsiyetten ısrarla ve yoğun şekilde rahatsız olma ve diğer cinsten olma isteğiyle birlikte  karakterizedir. Karşı cinsin giyecek ve aktiviteleriyle aşırı meşgul olma ve kendi cinsiyetini reddetme vardır. Teşhis, normal toplumsal cinsiyet kimliğinde ileri derecede bozukluğun bulunmasını gerektirir. Sadece erkekteki kızsı davranış ve kızdaki erkeksi davranış yeterli değildir. Puberteye giren veya pubertede olan bireylerde bulunan toplumsal cinsiyet bozukluğu burada değil F66.-‘da sınıflandırılmalıdır.

Hariç:   egodistonik seksüel yönelim (F66.1)

cinsel olgunlaşma bozukluğu (F66.0)

F64.8       Cinsel kimlik bozuklukları, diğer

F64.9       Cinsel kimlik bozukluğu, tanımlanmamış

Cinsel-kimlik bozukluğu BŞT

F65        Cinsel tercih bozuklukları

Dahil:   parafilias

F65.0       Fetişizm

Canlı-olmayan objeleri seksüel uyarılma ve doyum için bir uyarıcı olarak kabul etme. Pek çok fetiş, elbise veya ayakkabı gibi insan vücuduyla ilgili şeylerdir. Diğer olağan örnekler lastik, plastik veya deri gibi bazı özel dokunuşla karakterizedir. Fetiş objeler kişinin verdiği öneme göre değişir. Bazı vakalarda olağan şekilde elde edilen (eşin özel bir giysi giymesi gibi) cinsel heyecanı arttırmaya hizmet eder.

F65.1       Fetişistik transvestizm

Temelde cinsel heyecan sağlamak ve karşı cinsten bir kişi görünümünü yaratmak için karşı cinse ait elbiseleri giymek. Fetişistik transvestizm, transseksüel transvestizmden cinsel uyarılmayla açık bir bağlantı ve orgazmın ortaya çıkmasından ve cinsel uyarılmanın azalmasından hemen sonra kıyafeti çıkarma isteği gösterdiği için ayırt edilmelidir. Transseksualizm gelişimin daha erken bir döneminde ortaya çıkabilir.

Transvestik fetişizm

F65.2       Teşhircilik

Genital organları, yabancılara (genellikle karşı cinse) veya genel yerlerdeki insanlara, yakın bir temas niyeti ve daveti olmaksızın ısrarla ve tekrarlayan şekilde gösterme eğilimi. Genel olarak fakat her zaman olmaksızın, gösterim sırasında seksüel uyarılma vardır ve bu gösteriyi olağan olarak mastürbasyon izler.

F65.3       Röntgencilik

Soyunma gibi mahrem veya seksüel davranış içinde bulunan insanlara bakma konusunda tekrarlayan veya inatçı eğilim. Gözlem, gözlenen kişi bunun farkında olmaksızın gerçekleştirilir ve genellikle bunu cinsel uyarılma ve mastürbasyon izler.

F65.4       Pedofili (çocuğa cinsel sevi)

Seksüel tercih olarak genellikle buluğ çağında veya buluğ öncesindeki yaşta olan erkek veya kız çocuklarını veya her ikisini seçmek.

F65.5       Sadomazoşizm

Acı verme, utandırma veya köle pozisyonlarını içeren bir seksüel aktiviteyi tercih etme. Eğer kişi bu tür bir uyarılmanın alıcısı olmayı tercih ederse buna mazoşizm; eğer bunu sağlayan ise sadizm denir. Genellikle bir birey, hem sadist ve hem de mazoşist aktivitelerden cinsel heyecan duyar.

Mazoşizm

Sadizm

F65.6       Birden fazla cinsel tercih bozuklukları

Bir kişide birden fazla anormal seksüel tercihin bulunması ve birinci sırada hiç birinin yer almaması. En olağan kombinasyon fetişizm, transvestizm ve sadomazoşizmdir.

F65.8       Seksüel tercih bozuklukları, diğer

Diğer seksüel tercih ve aktivite örüntülerinin oluşturduğu gruptur. Bu aktiviteler içinde müstehcen telefon konuşmaları yapma, kalabalık genel yerlerde cinsel uyarılma için kişilere sürtünme, hayvanlarla cinsel temas, cinsel heyecanı arttırmak için boğulma veya anoksiyi kullanma vardır.

Frotteurism

Nekrofilia

F65.9       Seksüel tercih bozukluğu, tanımlanmamış

Seksüel deviasyon BŞT

F66        Psikolojik ve davranışsal bozukluklar, cinsel gelişim ve                                     oryantasyon bağlantılı

Not:      Kendisi tarafından yapılan cinsel oryantasyon bir bozukluk olarak kabul edilmez.

F66.0       Cinsel olgunlaşma bozukluğu

Hasta kendisinin cinsel kimliği veya cinsel yönelimi hakkında belirsizlikten yakınır, ki bu da anksiyete veya depresyona sebep olur. En yaygın olarak bu tür bozukluk homoseksuel mi, heteroseksuel mi veya biseksuel mi olduğundan emin olmayan ergenlerde, veya görünürde durağan olan bir cinsel yönelim döneminden (genellikle uzun süreli bir süresi içinde) sonra kendi cinsel yöneliminin değişmekte olduğunu saptayan kişilerde ortaya çıkar.

F66.1       Egodistonik cinsel yönelim

Cinsel kimlik veya cinsel tercih (heteroseksuel, homoseksüel, biseksüel veya prepubertal oluş) konusunda şüphe yoktur, fakat kişi eşlik eden psikolojik ve davranışsal bozukluklar sebebiyle onun farklı olmasını ister ve değiştirmek için tedavi arama yönüne gider.

F66.2       Cinsel ilişki bozukluğu

Cinsel kimlik ve cinsel tercih (heterokseksüel, homoseksüel veya biseksüel oluş) bir cinsel eşle ilişki kurma ve bunu sürdürmede oluşan güçlüklerden sorumludur.

F66.8       Psikoseksüel gelişme bozuklukları, diğer

F66.9       Psikoseksüel gelişme bozuklukları, tanımlanmamış

F68        Erişkin kişilik ve davranışın bozuklukları, diğer

F68.0       Psikolojik sebeplere bağlı olarak fiziksel semptomların ortaya çıkışı

Teyit edilmiş bir fiziksel bozukluk, hastalık veya yeteneksizliğe bağlı veya bunlarla uyumlu olan fiziksel semptomlar hastanın psikolojik durumuna bağlı olarak uzar veya şiddetlenir. Hasta genellikle bu ağrı veya yeteneksizlik sebebiyle strese girer ve sürekli bir endişe duyar ki bu endişe ilerleyen ağrı veya yeteneksizlik ve bunların sürme olasılığıyla doğrulanabilir.

Kompensasyon nevrozu

F68.1       Yeteneksizliklerin veya semptomların istemli olarak üretimi veya taklidi   fiziksel veya psikolojik sahte bozukluk

Hasta hiç bir görünür sebep olmaksızın tekrarlayan bir şekilde semptomları taklit eder, belirti ya da bulguları oluşturmak için kendi kendine zarar bile verebilir. Motivasyon gizlidir ve muhtemelen hasta rolünü oynama amacıyla iç içedir. Bozukluk sıklıkla belirgin kişilik ve ilişki bozukluklarıyla bir aradadır.

Hastane hopper sendromu

Münchhausen’s sendromu

Peregrinating hasta

Hariç:   sahte dermatitler (L98.1)

kişiyi taklit etme hastalığı (aşikar motivasyonlu) (Z76.5)

F68.8       Erişkin kişilik ve davranış diğer tanımlanmamış bozuklukları

Karakter bozukluğu BŞT

İlişki bozukluğu BŞT

F69        Erişkin kişilik ve davranış bozukluğu, tanımlanmamış

Zeka geriliği

(F70-F79)

Aklın tamamlanmamış veya kesintiye uğramış gelişme bozukluğu olup özellikle gelişim dönemi boyunca ortaya çıkan becerilerin bozulmasıyla kendini gösterir ve bu beceriler, genel bilişsel, dil, motor ve sosyal yetenekler gibi genel zeka düzeyine katkıda bulunan becerilerdir. Bu gerilik diğer mental veya fiziksel koşullarla birlikte veya onlarsız olabilir.

Mental retardasyon derecesi geleneksel olarak standardize zeka testleriyle ölçülür. Bu belirli bir çevredeki sosyal uyumu değerlendiren ölçeklerle desteklenebilir. Bu ölçümler, mental retardasyonun derecesinin yaklaşık bir göstergesidir. Teşhis, keza uzman bir kişi tarafından zihinsel fonksiyonların tüm yönleriyle değerlendirilmesine bağlı olacaktır.

Zihinsel yetenekler ve sosyal uyum zaman içinde değişebilir ve zayıf olsa bile, rehabilitasyon ve eğitimin katkısıyla (bir sonucu olarak) ilerleme gösterebilir. Teşhis, fonksiyonların hali hazırdaki düzeyi temel alınarak konulmalıdır.

Aşağıdaki 4-karakter, davranış bozukluğunun derecesini belirlemek amacıyla F70-F79 kategorilerinde kullanılmak içindir.

.0 Davranış bozukluğu hiç yok veya minumum

.1 Davranışta ilgi veya tedaviyi gerektirecek derecede anlamlı bozulma

.8 Davranış bozulmaları diğer

.9 Davranışta bozulma olmadan

Otizm, diğer gelişim bozuklukları, epilepsi, davranış bozuklukları, veya ciddi fiziksel handikap gibi ilişkili durumları belirlemek için, eğer istenirse, ilave kod kullan.

F70        Hafif zeka geriliği

Yaklaşık IQ 50 ila 60 arasındadır (erişkinde zeka yaşı 9 ila 12 yaşları arasındadır). Okulda biraz öğrenme güçlüğü ortaya çıkar. Pek çok yetişkin çalışabilir, iyi sosyal ilişkileri sürdürebilir ve topluma katkıda bulunabilir.

Dahil:   feeble-mindedness

hafif derecede mental subnormallik

F71        Orta zeka geriliği

Yaklaşık IQ değeri 35 ila 49 arasındadır (erişkinde, zeka yaşı 6 ile 9 yaşları arasındadır). Çocukluk döneminde gelişimde belirgin gecikmeyle sonuçlanabilir, fakat çoğu kendine bakım konusunda bir derecede bağımsızlık geliştirmeyi öğrenebilir ve yeterli iletişim ve akademik becerileri kazanabilir. Erişkinin toplumda yaşama ve çalışma için çeşitli derecelerde desteğe ihtiyacı olacaktır.

Dahil:   orta derecede mental subnormallik

F72        İleri zeka geriliği

Yaklaşık IQ 20 ila 34 arasındadır (erişkinlerde, zeka yaşı 3 ila 6 yaşları arasındadır). Sürekli olarak desteğe ihtiyaç duymayla sonuçlanır.

Dahil:   ileride derecede mental subnormallik

F73        Derin zeka geriliği

IQ değeri 20’nin altındadır (erişkinde, zeka yaşı 3 yaş altındadır). Kendine-bakım, kendini tutma, iletişim ve hareketlilikte ileri derecede kısıtlılık ortaya çıkar.

Dahil:   derin mental gerilik

F78        Zeka geriliği, diğer

F79        Zeka geriliği, tanımlanmamış

Dahil:   zeka:

  • geriliği BŞT
  • subnormalliği BŞT

Psikolojik gelişme bozuklukları

(F80-F89)

Bu bölümdeki bozukluklarda şu ortak özellikler vardır: (a) kaçınılmaz olarak bebeklik veya çocukluk çağında başlarlar, (b) merkezi sinir sisteminin biyolojik olgunlaşmasıyla güçlü şekilde ilişkili olan fonksiyonların gelişiminde bozulma veya gecikme gösterirler; ve (c) nüksetmeden ve hafiflemeden düzenli bir seyir gösterirler. Pek çok vakada dil, görsel-mekansal beceriler, ve motor koordinasyon gibi fonksiyonlar etkilenir. Genellikle bozulma veya gecikme güvenilir şekilde teşhis edilebilecek erken yaşta mevcuttur ve çocuk büyüdükçe düzelecek şekilde azalacaktır, daha hafif defisitler sıklıkla erişkin yaşta kalır.

F80        Konuşma ve dil özel gelişimsel bozuklukları

Normal dil kazanma örüntülerinin gelişimin erken devrelerinden itibaren zarar gördüğü bozukluklardır. Bu koşullar nörolojik veya konuşma mekanizması anomalilerine, duyusal bozulmalara, mental retardasyona veya çevresel faktörlere doğrudan bağlanamaz. Özel gelişimsel dil ve konuşma bozukluklarını sıklıkla okuma ve hecelemedeki güçlükler, kişiler arası ilişkilerdeki anormallikler, emosyonel ve davranışsal bozukluklar gibi ilişkili problemler izler.

F80.0       Özel konuşma artikülasyon bozukluğu

Çocuğun konuşma seslerini kullanımının kendi mental yaşı için uygun olan düzeyin altında; fakat dil becerilerinin normal düzeyinde olduğu özel gelişim bozukluğudur.

Gelişimsel fonolojik bozukluk

Gelişimsel konuşma artikülasyon bozukluğu

Dislali

Fonksiyonel konuşma artikülasyon bozukluğu

Lalling

Hariç:   aşağıdakilere bağlı konuşma artikülasyon bozukluğu

  • afazi BŞT (R47.0)
  • apraksi (R48.2)
  • işitme kaybı (H90-H91)
  • mental gerilik (F70-F79)
  • dil gelişme bozukluğu ile birlikte:
  • ekspressif (F80.1)
  • reseptif (F80.2)

F80.1       Ekspressif dil bozukluğu

Çocuğun ekspressif konuşulan dili kullanma yeteneğinin mental yaşıyla uyumlu seviyesinin oldukça altında olduğu spesifik bir gelişimsel bozukluktur; fakat dili kavrama normal limitler içindedir. Artikülasyonda anormallik bulunabilir veya bulunmayabilir.

Gelişimsel disfazi veya afazi, ekspresif tip

Hariç:   epilepsili kazanılmış afazi [Landau-Kleffner] (F80.3)

gelişimsel disfazi veya afazi, reseptif tip (F80.2)

disfazi ve afazi BŞT (R47.0)

elektif mutizm (F94.0)

mental gerilik (70-F79)

pervasif gelişimsel bozukluklar (F84.-)

F80.2       Reseptif dil bozukluğu

Çocuğun dili kavrayışının onun mental yaşı için uygun olan düzeyin altında olduğu bir spesifik gelişimsel bozukluktur. Gerçekte tüm vakalarda ekspressif dil de ileri derecede etkilenmiş olacaktır ve kelime-ses üretimindeki anormallikler    olağandır.

Konjenital işitme kaybı

Gelişimsel disfazi veya afazi, reseptif tip

Gelişimsel Wernicke afazisi

Kelime sağırlığı

Hariç:   epilepsili kazanılmış afazi [Laudau-Kleffner] (F80.3)

otizm (F84.0-F84.1)

disfazi ve afazi:

  • BŞT (R47.0)
  • ekspressif tip (F80.1)

elektif mutizm (F94.0)

sağırlığa bağlı dil gecikmesi (H90-H91)

mental gerilik (F70-F79)

F80.3       Epilepsinin eşlik ettiği kazanılmış afazi [Landau-Kleffner]

Dil gelişiminde normal ilerlemeyi yapmış olan çocuğun hem reseptif ve hem de ekspressif dil becerisini kaybettiği fakat genel zekasının korunduğu bir bozukluktur. Bozukluğun başlangıcı EEG’deki paroksismal anormallikler ve vakaların çoğunda epileptik nöbetlerin eşlik etmesiyledir. Genellikle başlangıç 3 ile 7 yaşları arasında olur ve beceriler günler ve haftalar içinde kaybedilir. Nöbetlerin başlaması ile dil kaybı arasındaki zamansal ilişki değişkendir, bunlardan biri diğerinden bir kaç ay ile bir kaç yıl arasında değişen sürelerle önce oluşur. Enflamatuvar bir ensefalitik süreç bu bozukluğun olası bir sebebi olarak kabul edilir. Hastaların yaklaşık 2/3’ünde az veya çok derecede ciddi reseptif dil defisiti kalır.

Hariç:   aşağıdaki sebeplere bağlı afazi

  • BŞT (R47.0)
  • otizm (F84.0-F84.1)
  • çocukluk çağı disintegratif bozukluğu (F84.2-F84.3)

F80.8       Konuşma ve dile ait diğer gelişimsel bozukluklar

Peltek konuşma

F80.9       Gelişimsel konuşma ve dil bozuklukları, tanımlanmamış

Dil bozukluğu BŞT

F81        Skolastik becerilerde özel gelişimsel bozukluklar

Normal beceri kazanma örüntülerinin gelişmenin erken evrelerinde kaybedildiği bozukluklardır. Bu durum sadece öğrenme fırsatının olmayışının veya mental geriliğin bir sonucu değildir ve ayrıca kazanılmış beyin travma veya hastalığının bir formuna da bağlı değildir.

F81.0       Spesifik okuma bozukluğu

Ana bulgu (özellik) okuma becerilerinin gelişiminde sadece zeka yaşı, görsel keskinlik problemi, veya yetersiz eğitimle açıklanamayan spesifik ve anlamlı bozulmadır. Okuma kavrama becerisi, okuma kelime tanıma, okuma becerisi ve okumayı gerektiren görevlerdeki performansın tümü etkilenebilir. Heceleme güçlükleri sık olarak spesifik okuma bozukluğu ile ilişkilidir ve okumada bir miktar gelişme olsa bile ergenliğe kadar kalır. Okumadaki özel gelişme bozuklukları olağan olarak konuşma ve dil gelişimindeki bozukluk tarihçesini takip eder. İlişkili emosyonel ve davranışsal bozukluklar okul dönemi boyunca olağandır.

“Geriye doğru okuma”

Gelişimsel disleksi

Özel okuma geriliği

Hariç:   aleksi BŞT (R48.0)

disleksi BŞT (R48.0)

emosyonel bozukluklara bağlı okuma güçlükleri (F93.-)

F81.1       Spesifik heceleme bozuklukları

Ana bulgu, spesifik okuma bozukluğu anamnezinin bulunmadığı koşulda, heceleme becerisinin gelişiminde spesifik ve anlamlı bozulmadır ki yalnızca düşük zihinsel yaş, görsel keskinlik problemleri veya yetersiz eğitimle açıklanamaz. Oral olarak heceleme ve kelimeleri doğru olarak yazma yeteneklerinin her ikisi de etkilenmiştir.

Spesifik heceleme geriliği (okuma bozukluğu olmaksızın)

Hariç:   agrafi BŞT (R48.8)

heceleme bozuklukları:

  • okuma bozukluğu ile ilişkili (F81.0)
  • yetersiz eğitime bağlı (Z55.8)

F81.2       Spesifik aritmetik beceri bozukluğu

Aritmetik becerilerde sadece yetersiz eğitim veya genel mental gerilikle açıklanamayan spesifik bir bozulmayı içerir. Bu eksiklik, cebir, trigonometri, geometri veya hesaplamayı içine alan daha soyut matematiksel becerilerden ziyade toplama, çıkarma, çarpma ve bölme gibi temel sayısal becerilerin üstesinden gelmeyle ilgilidir.

Gelişimsel akalkuli

Gelişimsel aritmetik bozukluk

Gelişimsel Gerstmann sendromu

Hariç:   akalkuli BŞT (R48.8)

aritmetik güçlükler:

  • okuma veya heceleme bozukluğu ile birlikte olanlar (F81.3)
  • yetersiz eğitime bağlı olanlar (Z55.8)

F81.3       Skolastik becerilerde karma tip bozukluk

Hem aritmetik hem de okuma veya heceleme becerilerinin birlikte anlamlı derecede bozulduğu fakat bozukluğun sadece genel mental gerilik veya yetersiz eğitimle açıklanamayan bozuklukları içeren iyi tanımlanmamış residuel bir kategoridir. Bu kategori hem F81.2 ve hem de ya F81.0 veya F81.1 de bulunan kriterleri taşıyan bozukluklar için kullanılmalıdır.

Hariç:   spesifik:

  • aritmetik beceri bozukluğu (F81.2)
  • okuma bozukluğu (F81.0)
  • heceleme bozukluğu (F81.1)

F81.8       Skolastik becerilerin diğer gelişimsel bozuklukları

Gelişimsel ekspresif yazma bozukluğu

F81.9       Skolastik becerilerin gelişimsel bozukluğu, tanımlanmamış

Bilgi kazanma yeteneksizliği BŞT

Öğrenme yeteneksizliği BŞT

Öğrenme bozukluğu BŞT

F82        Motor fonksiyonda özel gelişimsel bozukluk

Ana özellik, motor koordinasyon gelişiminde ciddi bir bozulmadır; fakat bu bozulma sadece genel zeka geriliği veya herhangi bir konjenital ya da kazanılmış nörolojik patolojiye bağlanamaz. Mamafih, pek çok vakada dikkatli klinik muayene, desteklenmemiş ekstremitede koreiform hareketler veya ayna (mirror) hareketleri ve diğer ilişkili motor belirtiler ve yanı sıra bozulmuş ince ve kaba motor koordinasyon belirtileri gibi belirgin nörogelişimsel olgunlaşmamışlığı ortaya koyar.

Sakar çocuk sendromu

Gelişimsel koordinasyon bozukluğu

Gelişimsel dispraksi

Hariç:   yürüme ve hareket anomalileri (R26.-)

koordinasyon kaybı (R27.-)

  • mental retardasyona bağlı olanlar (F70-F79)

F83        Özel gelişimsel bozukluklar karma tip

Konuşma ve dilin, skolastik becerilerin ve motor fonksiyonun spesifik gelişimsel bozukluklarının bazılarının karışımıyla oluşmuş reziduel bir kategoridir ve bunların hiç biri primer teşhisi koymak için yeteri kadar baskın değildir. Bu karma tip kategori, sadece bu spesifik gelişimsel bozuklukların her biri arasında önemli miktarda bir örtüşme olduğu zaman kullanılmalıdır. Bu bozukluklar genellikle, fakat her zaman değil bilişsel fonksiyonların bir derecede genel bozulmasıyla da bağlantılıdır. Böylece, kategori, F80.-, F81.- ve F82’nin iki veya daha çoğundaki kriterleri taşıyan disfonksiyonlar bulunduğunda kullanılmalıdır.

F84        Yaygın gelişimsel bozukluklar

Sınırlı, stereotipik ve tekrar eden bir ilgi ve hareket repertuarıyla ve iletişim örüntüleri ile karşılıklı sosyal etkileşimlerdeki niteliksel anormalliklerle karakterize olan bir grup bozukluktur. Bu niteliksel anormallikler bireyin tüm durumlardaki fonksiyonlarında görülen yaygın bir özelliktir.

Herhangi bir bağlantılı tıbbi koşulu ve mental retardasyonu belirlemek için, eğer istenirse, ek bir kod kullanın.

F84.0       Çocukluk otizmi

(a) Üç yaşından önce açığa çıkan anormal veya bozulmuş gelişmenin varlığı ve (b) üç psikopatoloji alanında karakteristik tipteki anormal fonksiyonlar ki bunlar, karşılıklı sosyal etkileşim, iletişim ve sınırlı, stereotipik ve tekrarlı davranışlar ile tanımlanan yaygın tip bir gelişim bozukluğudur. Bu spesifik teşhis koydurucu bulgulara ilave olarak fobiler, uyuma ve yeme bozuklukları, temper tantrumlar öfke nöbetleri ve kendine yönelmiş saldırganlık gibi bir grup spesifik olmayan problem de bulunur.

Otistik bozukluk

İnfantil otizm

İnfantil psikoz

Kanner sendromu

Hariç:   otitik psikopati (F84.5)

F84.1       Atipik otizm

Çocukluk çağı otizminden ya başlangıç yaşı bakımından veya teşhis koydurucu kriterlerin 3 grubunu içerme yetersizliği bakımından ayrılan yaygın gelişimsel tip bir bozukluktur. Bu alt kategori sadece üç yaşından sonra oluşan anormal veya bozulmuş bir gelişme sözkonusuysa ve diğer alanlardaki karakteristik anormalliklere rağmen otizm teşhisi için gereken üç psikopatoloji alanından (karşılıklı sosyal etkileşimler, iletişim, ve sınırlı, sterotipik, tekrarlı davranış gibi) bir veya ikisindeki anormallikler yoksa kullanılmalıdır. Atipik otizm en sık olarak derin mental geriliği olan kişilerde ve reseptif dilde ciddi spesifik gelişimsel bozukluğu olan kişilerde görülür.

Atipik çocukluk psikozu

Otistik bulguları olan mental gerilik

Mental geriliği ortaya koymak için, eğer isterseniz, ilave kodu (F70-F79)       kullanın.

F84.2       Rett Sendromu

Genellikle 7 ve 24. aylar arasında başlayan, şimdiye kadar sadece kız çocuklarında görülen, aşikar normal erken gelişmeyi, baş büyümesinde yavaşlamayla birlikte ellerin kullanımının, lokomotor becerilerin ve konuşmanın kısmi veya tam kaybının izlediği bir durumdur. Amaçlı el hareketlerinin yokluğu, el bükme stereotipi ve hiperventilasyon karakteristiktir. Sosyal gelişme ve oyun gelişimi duraklar fakat sosyal ilgi devam etme eğilimindedir. Gövde ataksi ve apraksisi 4 yaş civarında gelişmeye başlar ve koreoatetoid hareketler sıklıkla bunları izler. Ciddi derecede mental gerilik hemen daima kaçınılmaz şekilde vardır.

F84.3       Çocukluk çağının diğer disintegratif bozukluğu

Bir tip yaygın gelişimsel bozukluk ki hastalığın başlamasından önce tamamen normal olan bir gelişme dönemi ve bunu takiben birkaç aylık süre içinde bazı gelişim alanlarında daha önce kazanılmış becerilerin kesin kaybı ile tanımlanmaktadır. Tipik olarak da sosyal etkileşim ve iletişimde otizme-benzer anormallikler ve sterotipik, tekrarlı motor hareket ve tavırlar ile çevreye ilginin genel kaybı eşlik etmektedir. Bazı vakalarda bu bozukluğun bazı ilişkili ensefalopatiye bağlı olduğu gösterilebilir; fakat teşhis davranışsal belirtiler temel alınarak konulmalıdır.

Demantia infantilis

Disintegratif psikoz

Heller sendromu

Simbiotik psikoz

Eğer ilişkili herhangi bir nörolojik koşulu belirlemek için, isterseniz, ek kod kullanın.

Hariç:   Rett sendromu (F84.2)

F84.4       Mental gerilik ve sterotipik hareketlerle bağlantılı overaktif bozukluk

Sınıflandırılma geçerliği kesin olmayan sınırları belirsiz bir bozukluktur. Bu kategori ciddi mental gerilik (50’den küçük IQ) gösteren bir grup çocuğu içermek için oluşturuldu. Bu çocuklar, stereotipik davranışlarda olduğu kadar hiperaktivitede ve dikkatte önemli problemlere sahiptirler. Çeşitli stimulan ilaçlardan yarar görmeme (normal sınırlarda IQ’su olan çocuklara benzemeyen şekilde) eğilimindedirler ve stimulanlar verildiğinde ileri derecede disforik reaksiyon (bazen psikosomatik gerilemeyle birlikte) gösterebilirler. Ergenlik döneminde overaktivite yerini underaktiviteye (normal zekaya sahip hiperkinetik çocuklarda olağan olmayan bir örüntüdür) bırakma eğilimindedir. Bu sendrom ayrıca ya spesifik ya da global olan çok sayıda gelişimsel gecikmeyle ilişkilidir. Davranışsal örüntünün ne ölçüde düşük IQ’nun veya organik beyin hasarının bir fonksiyonu olduğu bilinmiyor.

F84.5       Asperger sedromu

Sınıflandırılma geçerliği kesin olmayan hastalık, sınırlı, stereotipik ve tekrarlayan bir ilgi ve aktivite repertuvarıyla birlikte otizmi tanımlayan karşılıklı sosyal etkileşim anormalliğiyle karekterizedir. Otizmden dil veya cognitif (bilişsel) gelişimde genel bir gecikmenin veya gerilemenin olmamasıyla ayrılır. Bu bozukluk sıklıkla belirgin sakarlıkla ilişkilidir. Bu anormalliklerin ergen ve erişkin yaşlara kadar devam etme eğilimi vardır ve bu kuvvetli bir eğilimdir. Psikotik ataklar nadiren erişkinliğin ilk yıllarında oluşur.

Otistik psikopati

Çocukluk çağının şizoid bozukluğu

F84.8       Yaygın gelişimsel bozukluklar, diğer

F84.9       Yaygın gelişimsel bozukluk, tanımlanmamış

F88        Psikolojik gelişme bozuklukları, diğer

Gelişimsel agnozi

F89        Psikolojik gelişme bozukluğu, tanımlanmamış

Gelişimsel bozukluk BŞT

Genellikle çocukluk ve adolesan döneminde başlayan davranışsal ve emosyonel bozukluklar

(F90-F98)

F90        Hiperkinetik bozukluklar

Erken dönemde başlama (genelikle yaşamın ilk 5 yılı içinde), kötü organize olmuş, iyi-regüle edilememiş aşırı aktiviteyle birlikte bilişsel olarak katılınan aktivitelerde ısrarın ve bir aktiviteyi tamamlamadan diğerine geçme eğiliminin olmasıyla karakterize bir grup hastalıktır. Diğer bir çok anormallikle de bağlantılı olabilir. Hiperkinetik çocuklar sıklıkla dikkatsiz ve impulsif, kazaya uğrama eğilimli ve kurallara kasıtlı olarak itiraz etmekten ziyade düşüncesizce ihlal sebebiyle kendilerini disiplinde sorun yaşayan çocuklar olarak bulurlar. Onların erişkinlerle ilişkisi normal dikkat ve çekinmenin olmayışı sebebiyle sıklıkla sosyal olarak bozulmuştur. Diğer çocuklar arasında populer değillerdir ve isole hale gelebilirler. Kognitif fonksiyonların bozulması olağandır ve motor ile dil gelişimindeki spesifik gecikmeler oransız olarak sıktır. Sekonder komplikasyonlar disosyal davranış ve düşük öz-saygıdır.

Hariç:   anksiyete bozuklukları (F41.-)

duygu durum [affective] bozuklukları (F30-F39)

yaygın gelişimsel bozukluklar (F84.-)

şizofreni (F20.-)

F90.0       Aktivite ve dikkat bozukluğu

Dikkat eksikliği, hiperaktiviteyle ile birlikte

Dikkat eksikliği,hiperaktivite bozukluğu

Dikkat eksikliği sendromu, hiperaktiviteyle birlikte

Hariç:   davranış bozukluğunun eşlik ettiği hiperkinetik bozukluk (F90.1)

F90.1       Hiperkinetik davranış bozukluğu

Davranış bozukluğunun eşlik ettiği hiperkinetik bozukluk

F90.8       Hiperkinetik bozukluklar, diğer

F90.9       Hiperkinetik bozukluk, tanımlanmamış

Çocukluk veya erişkinliğin hiperkinetik reaksiyonu BŞT

Hiperkinetik sendrom BŞT

F91        Davranış bozuklukları

Tekrarlı ve ısrarlı olan disosyal, saldırgan veya zıt tavır örüntüsüyle karakterize bozukluklardır. Bu tür bir davranış, yaşa uygun sosyal beklentileri büyük ölçüde bozar. Bu sebeple, çocuk haylazlığından ve ergen isyankarlığından daha şiddetli olmalı ve kalıcı (altı ay veya daha uzun) bir davranış örüntüsünü ima etmelidir. Davranış bozukluğun bulguları diğer psikiyatrik koşulların belirtisi de olabilir ve bu durumda asıl teşhis tercih edilmelidir.

Teşhiste temel alınan davranışlar, aşırı ölçüde kavga etme veya kabadayılık, diğer insanlara veya hayvanlara karşı kabalık, mala aşırı zarar verme, yangın çıkarma, çalma, yalan söyleme, okuldan ve evden kaçma, olağandışı sık ve şiddetli öfke nöbetleri ve itaatsizliği içerir. Bu davranışlardan herhangi biri, eğer belirginse teşhis için yeterlidir fakat izole disosyal hareketler değildir.

Hariç:   duygu durum [affective] bozuklukları (F30-F39)

yaygın gelişimsel bozuklular (F84.-)

şizofreni (F20.-)

aşağıdakilerle birlikte olduğunda:

  • emosyonel bozukluklar (F92.-) ve
  • hiperkinetik bozukluklar (F90.1)

F91.0       Aile çevresiyle sınırlı davranış bozukluğu

Disosyal veya agressif davranışı (sadece aksi yönde, karşı gelen, yıkıcı davranış değil) içeren davranış bozukluğudur. Burada anormal davranış, tamamen veya neredeyse tamamen evle ve, çekirdek aileyle veya yakın ev halkı üyeleriyle olan etkileşimle sınırlıdır. Hastalık F91.- için olan tüm kriterleri taşımalıdır, ciddi şekilde bozulmuş ebeveyn-çocuk ilişkileri teşhis için yeterli değildir.

F91.1       Sosyalleşmemiş davranış bozukluğu

Israrlı disosyal veya saldırgan davranışın (sadece aksi, karşı koyan ve yıkıcı davranışı kapsamama ve F91.- için olan tüm kriterlere sahip olma) kombinasyonuyla karakterizedir. Çocuğun arkadaşlarıyla bireysel ilişkilerinde önemli ve kapsamlı anormallikler vardır.

Davranış bozukluğu, izole saldırgan tip

Sosyalleşmemiş saldırgan bozukluk

F91.2       Sosyalleşmemiş davranış bozukluğu

Genel olarak kendi akran grubuna iyi entegre olmuş kişilerde oluşan ısrarlı disosyal veya saldırgan davranış içeren bozukluktur (sadece aksi, karşı koyan ve yıkıcı davranışı kapsamama ve F91.- için olan tüm kriterlere sahip olma).

Davranış bozukluğu, grup tipi

Grup suçluluğu

Çete üyeliği bağlamında saldırılar

Diğerleriyle birlikte çalma

Okuldan kaçma

F91.3       Karşı koyma bozukluğu

Suç hareketi içermeyen ancak belirgin olarak karşı koyma, itaatsizlik ve yıkıcı davranışla veya disosyal ve saldırgan davranışın daha aşırı biçimiyle karakterize olup genellikle daha küçük çocuklarda ortaya çıkan davranış bozukluğu (ciddi derecede yaramaz ve haylaz davranışın tek başına teşhis için yeterli olmadığı durumda bile bozukluğun teşhisi için F91.-‘in tüm kriterleri karşılanmalıdır) Özellikle daha büyük çocuklarda bu kategori kullanılmadan önce ihtiyatlı olunmalıdır; çünkü, klinik olarak anlamlı olan davranış bozukluğu, genellikle salt olarak karşı koyma, itaatsizlik ve yıkıcı davranışın ötesindeki disosyal veya saldırgan davranışla birliktedir.

F91.8       Davranış bozuklukları, diğer

F91.9       Davranış bozukluğu, tanımlanmamış

Çocukluk çağı davranışsal bozukluk BŞT

Çocukluk çağı davranış bozukluğu BŞT

F92        Davranış ve duygusal karma tip bozuklukları

Israrlı bir şekilde saldırgan, disosyal veya karşı koyma davranışın depresyon, anksiyete veya diğer emosyonel bozulmaların aşikar ve dikkati çeken semptomlarıyla kombinasyonunun karakterize ettiği bir grup bozukluktur. Hem çocukluk çağı davranış bozuklukları (F91.-) hem de çocukluk çağı emosyonel bozukluları (F93.-) veya erişkin tipi nevrotik tanı (F40-F48) veya bir duygu durum bozukluğu (F30-F39) için olan kriterler karşılanmalıdır.

F92.0       Depressif davranış bozukluğu

Bu kategori davranış bozukluğu (F91.-) ile ısrarlı ve belirgin depresif duygu durumunun (F32.-) kombinasyonu şeklindedir ki buradaki depresif duygu durumu, aşırı derecede acı, olağan aktivitelere karşı ilgi ve zevk kaybı, kendini suçlama ve ümitsizlik gibi semptomlarla kendini gösterir ve yanı sıra, uyku veya iştah bozuklukları da bulunabilir.

F32.-‘deki depressif bozukluk ile ilişkili F91.-‘deki davranış bozukluğu

F92.8       Davranış ve emosyonların karma tip bozuklukları, diğer

Bu kategori davranış bozukluğunun (F91.-) anksiyete, obsesyonlar veya kompulsiyonlar, depersonalizasyon veya derealizasyon, fobiler ve hipokondriasis gibi ısrarlı ve belirgin emosyonel semptomlarla kombinasyonunu gerektirir.

F91.-‘deki davranış bozukluk.

  • F93.-‘deki emosyonel bozukluklar ve
  • F40.-F48’deki nörotik bozukluklarla ilişkili olan

F92.9       Davranış ve emosyonların karma tip bozukluğu, tanımlanmamış

F93        Duygusal bozukluklar, başlangıcı çocukluğa özgü

Esasen, normal gelişimsel trendlerin niteliksel olarak anormalleşmesi fenomeninden ziyade normal gelişimsel eğilimlerin aşırılaştırılmasıdır. Gelişimsel uygunluk, çocukluk çağına spesifik bir başlangıcı olan bu emosyonel bozukluklar ile nörötik bozukluklar arasındaki farkı belirlemede anahtar nitelikteki teşhis koydurucu bulgu olarak kullanılır.

Hariç:   davranış bozukluğu ile ilişkili olduğu zaman (F92.-)

F93.0       Çocukluk çağının ayrılık kaygısı bozukluğu

Ayrılık korkusu anksiyetinin odağını oluşturduğunda ve bütün anksiyete ilk olarak çocukluk çağının ilk yıllarında ortaya çıkmışsa teşhis edilmelidir. Sosyal fonksiyonlardaki anlamlı problemlerle birlikte olduğunda ve istatistiksel olarak olağandışı bir derecede (şiddette) olduğu zaman (doğal yaş döneminin dışındaki bir anormal devam edişi de içerecek şekilde) normal ayrılık kaygısından ayırt edilir.

Hariç:   duygu durum [affective] bozuklukları (F30-F39)

nevrotik bozukluklar (F40-F48)

çocukluk çağının fobik anksiyete bozukluğu (F93.1)

çocukluk çağının sosyal anksiyete bozukluğu (F93.2)

F93.1       Çocukluk çağının fobik anksiyete bozukluğu

Çocukluktaki korkular, belirgin gelişimsel olarak belli bir dönemde öne çıkar ve çocukların büyük bir çoğunluğunda bir ölçüde artma gösterir, fakat anormal derecede değildir. Çocukluk çağında ortaya çıkan fakat psikolojik gelişimin normal bir parçası olmayan (örneğin agorafobi) diğer korkular F40-F48 bölümünde uygun bir kategori altında kodlanmalıdır.

Hariç:   yaygın anksiyete bozukluğu (F41.1)

F93.2       Çocukluk çağının sosyal anksiyete bozukluğu

Bu hastalıkta yeni, yabancı veya sosyal olarak tehdit edici durumlarla karşılaşıldığı zaman sosyal idrak veya kaygı ve yabancılardan korkma vardır. Bu kategori bu tür korkuların sadece erken yaşlarda ortaya çıktığı zaman ve her ikisi de olağandışı derecede olduğu ve sosyal fonksiyonlardaki problemlerin eşlik ettiği koşulda kullanılmalıdır.

Çocukluk ve ergenlikteki kaçınma bozukluğu

F93.3       Kardeş kıskançlığı bozukluğu

Küçük çocukların çoğunluğunda yeni bir kardeşin doğumundan sonra bir miktar emosyonel bozukluğu olduğu gösterilmiştir. Kardeş kıskançlığı, bozukluğu rahatsızlığın derecesi ve kalıcılığı hem istatistiksel olarak olağan dışı olduğu ve hem de sosyal etkileşimlerdeki anormalliklerle birlikte olduğu zaman teşhis edilmelidir.

Kardeş kıskançlığı

F93.8       Çocukluk çağı emosyonel bozuklukları, diğer

Kimlik bozukluğu

Aşırı kaygı bozukluğu

Hariç:   çocukluktaki cinsel kimlik bozukluğu (F64.2)

F93.9       Çocukluk çağı emosyonel bozukluğu, tanımlanmamış

F94        Sosyal fonksiyon bozuklukları, başlangıcı çocukluk ve                                   ergenliğe özgü

Sosyal fonksiyonlarda gelişimsel dönem süresince başlayan olağan anormalliklerin bulunduğu, fakat (yaygın gelişimsel bozukluklara benzemeyen bir şekilde) tüm fonksiyon alanlarını kapsayan, görünüşte yapısal sosyal yeteneksizlik veya eksiklikle karakterize olan bir ölçüde heterojen hastalıklar grubudur. Bir çok vakada, ciddi çevresel bozulmalar veya sıkıntılar etiolojide muhtemelen çok önemli rol oynar.

F94.0       Elektif mutizm

Konuşmada emosyonel olarak belirlenmiş bir seçicilikle karakterizedir. Öyle ki çocuk bazı koşullarda dil yeterliği gösterirken; bazı belli koşullarda konuşamaz. Bu hastalık genellikle sosyal anksiyete, geri çekilme, hassaslık veya direnç içeren belirgin kişilik özellikleriyle ilişkilidir.

Selektif mutizm

Hariç:   yaygın gelişimsel bozukluklar (F84-)

şizofreni (F20.-)

dil ve konuşmada spesifik gelişimsel bozukluklar (F80-)

küçük çocukta ayrılık kaygısının bir parçası olarak geçici mutizm                                        (F93.0)

F94.1       Çocuklukta reaktif bağlılık bozukluğu

Yaşamın ilk 5 yılı içinde başlar ve çocuğun sosyal ilişkiler örüntüsünde, emosyonel bozuklukla ilişkili olan ve çevresel koşullardaki değişikliklere (yani, korku ve aşırı tetikte olma, akranlarla zayıf sosyal etkileşim, kendine ve diğerlerine yönelik saldırganlık ve bazı vakalarda büyüme yetersizliği gibi) karşı reaktif biçimde ortaya çıkan ısrarlı anormalliklerle karakterize bozukluktur. Sendrom muhtemelen ciddi ebeveyn ihmeli, çocuk istismarı, veya ciddi kötü bakımın doğrudan bir sonucu olarak oluşur.

Herhangi bir büyüme yetersizliği veya gelişme geriliği ile bağlantılı herhangi bir durum belirlenmek istenirse, ek kod kullanır.

Hariç:   Asperger sendromu (F84.T)

çocukluk çağı ketlenmiş bağlanma bozukluğu (F94.2)

kötü muamele sendromları (T74.-)

seçici bağlanma örüntüsünde normal varyasyon

psikososyal problemlerle sonuçlanan cinsel veya fiziksel çocuk                                               istismarı (Z61.4-Z61.6)

F94.2       Çocukluk çağının ketlenmiş bağlanma bozukluğu

Yaşamın ilk 5 yılı sırasında ortaya çıkan ve çevresel koşullarda ileri derecedeki değişikliklere (yani, yaygın, seçici şekilde odaklaşılmayan bağlanma davranışı, dikkati üzerinde isteme ve ayırımsız dostça davranış, zayıf şekilde düzenlenmiş akran etkileşimleri) rağmen ve ayrıca emosyonel ve davranışsal rahatsızlıkla bağlantılı olabilen koşullara da bağlı olarak inatla sürme eğiliminde olan özel bir anormal sosyal fonksiyon örüntüsüdür.

Affeksiyonsuz psikopati

Kurum sendromu

Hariç:   Asperger sendromu(F84.5)

çocuklarda hospitalizm (F43.2)

hiperkinetik bozukluklar (F90.-)

çocukluktaki reaktif bağlanma bozukluğu (F94.1)

F94.8       Çocukluk çağı sosyal fonksiyon bozuklukları, diğer

F94.9       Çocukluk çağı sosyal fonksiyon bozuklukları, tanımlanmamış

F95        Tik bozukluklar

Tik bazı formlarının predominant belirtiyi oluşturduğu sendromlardır. Tik olarak bilinen patoloji nonritmik, istemsiz, hızlı ve tekrarlayan türde motor hareket bozukluğunun daire şeklindeki adale gruplarında görüldüğü veya ani başlangıçlı ve de hiç bir aşikar amacı olmayan vokal ürünleridir. Tikler karşı konulamaz olarak ortaya çıkma eğilimindedirler fakat değişen zaman dönemi içinde supresse edilebilirler, stressle şiddetlenebilirler ve uykuda ortadan kaybolurlar. Olağan basit motor tiklerde göz-kırpma, boyun-çevirme, omuz-silkme ve surat buruşturma da vardır. Olağan basit vokal tikler boğaz-temizleme, havlamaya benzer ses çıkarmak, sniffing, ve sıçramayı içerir. Olağan kompleks vokal tikler ise özel kelimelerin tekrarlanması, ve bazen sosyal olarak kabul edilmeyen sözlerin (özellikle müstehcen sözler) kullanılması (koprolali) ve kişinin kendi sesini veya sözcüklerini tekrarlamasını (polilali) içerir.

F95.0       Tik şeklindeki geçici bozukluklar

Tik şeklindeki patoloji için geçerli olan genel kriterleri taşıyan fakat l2 saatten daha uzun sürmeyen tikler bu gruba girer. Tikler göz-kırpma, fasiyal buruşturma veya baş-sallama şeklini alır.

F95.l        Kronik motor veya vokal tik şeklindeki bozukluklar

Bir tike ait olan genel kriterleri taşırlar ve tek veya birden fazla (genellikle birden fazla) motor ya da vokal tikler (fakat her ikisi değil) şeklinde olup bir yıldan daha uzun sürerler.

F95.2       Kombine vokal ve birden fazla motor tik bozuklukları [de la Tourette]

Bir tik formudur ve birden fazla motor tik ve bir veya daha çok vokal tikler vardır, ya da bulunur, ancak bunların eşzamanlı olarak bulunmaları gerekmez. Bu patoloji genellikle ergenlik süresince daha kötüleşir ve yetişkinlikte de devam etme eğilimindedir. Vokal tikler sıklıkla birden fazladır ve patlama tarzında tekrarlayan ses çıkartma,boğaz temizleme ve homurdanma ile birliktedir ve müstehcen sözler veya deyimler söyleme de eşlik eder. Bazen müstehcen vücut duruşuyla birlikte olabilir.

F95.8       Tik bozuklukları, diğer

F95.9       Tik bozuklukları, tanımlanmamış

Tik BŞT

F98        Davranışsal ve duygusal diğer bozukluklar, genellikle                         başlangıcı çocukluk ve ergenlikte olan

Çocukluk çağında başlama özelliğini paylaşan fakat bir çok yönleriyle birbirinden farklı olan heterojen bir grup patolojidir. Bunların bazısı iyi-tanımlanmış sendromları temsil eder fakat bazıları sıklıkları ve psikososyal problemlerle bağlantılı olmaları ve de diğer sendromlar içine alınamamaları sebebiyle bir semptom kompleksi olmaktan daha farklıdırlar ve bu durumun dikkate alınması gerekir.

Hariç:   nefes-tutulma nöbeti(R06.8)

çocukluktaki cinsel kimlik bozukluğu(F64.2)

Kleine-Levin sendromu(G47.8)

obsessif-kompulsif bozukluk(F42.-)

emosyonel nedenli uyku bozuklukları(F51.-)

F98.0       Organik olmayan enüresis

Gündüz ve gece boyunca istemsiz idrar çıkarmayla karekterize olan bozukluktur ve kişinin mental yaşına göre anormal bir durumdur, ve de herhangi bir nörolojik bozukluğa, epileptik ataklara veya idrar yollarının herhangi bir yapısal anomalisine bağlı olan mesane kontrolü bozukluğunun bir sonucu değildir. Enürezis doğumdan itibaren bulunabilir, veya kazanılmış mesane kontrol dönemini takiben gelişebilir ve de daha yaygın bir emosyonel veya davranışsal bozuklukla bağlantılı olabilir veya olmayabilir.

Organik olmayan (primer) (sekonder) enüresis

Fonksiyonel enüresis

Psikojenik enüresis

Organik olmayan üriner inkontinans

Hariç:   enüresis BŞT (R32)

F98.l        Organik olmayan enkopresis

İstemli veya istemsiz olarak dışkının tekrar tekrar çıkarılmasıdır ve dışkı normal veya normale yakın kıvamda olup dışkılama kişinin kendi sosyokültürel düzeyiyle uyumlu olmayan yerlerde oluşur. Bu patoloji normal infantil dışkı tutamamanın anormal bir şekilde devamını temsil edebilir ve normal fizyolojik bağırsak kontrolüne rağmen uygun olmayan yerlerde dışkının çıkarılmasını da içerebilir veya özellikle bir emosyonel bozukluk(F93.-) ya da bir davranım bozukluğu (F91.-) gibi daha geniş kapsamlı bir bozukluğun formu olabilir.

Fonksiyonel enkopresis

Organik olmayan dışkı inkontinansı

Psikojenik enkopresis

Eşlik eden herhangi bir kabızlığın sebebini belirlemek için eğer isterseniz ilave          bir kod kullanın.

Hariç:   enkopresis BŞT(R15)

F98.2       Bebeklik ve çocuklukta beslenme bozukluğu

Genellikle bebeklik ve erken çocukluk dönemine özgü olan ve çeşitli belirtileri olan bir beslenme bozukluğudur. Genel olarak yeterli gıdanın sağlandığı, makul derecede yeterli bir bakıcının bulunduğu ve herhangi bir organik bozukluğun bulunmadığı koşulda gıdanın reddedilmesini ve ileri derecede zayıflamayı içerir. Bozukluğa eşlik eden bir ruminasyon (bulantı veya  tekrarlayan gastrointestinal hastalık olmaksızın tekrarlayan regurgitasyon) bulunabilir veya bulunmayabilir.

Bebeklik ruminasyon bozukluğu

Hariç:   anoreksia nervoza ve diğer yeme bozuklukları (F50.-)

beslenme:

  • güçlüğü ve doğru yapılmaması (R63.3)
  • yenidoğan problemleri (P92.-)

bebeklik veya çocukluk pikası (F98.3)

F98.3       Bebeklik veya çocukluk dönemi pikası

Besleyici olmayan maddelerin (toprak, duvar vb) ısrarla yenilmesi. Otizm gibi daha yaygın bir psikiyatrik bozukluğun bir parçası olan pek çok semptomdan biri olarak veya nispeten izole bir psikopatolojik davranış olarak oluşabilir; burada sadece ikincisi sınıflandırılmıştır. Bu fenomen en olağan olarak mental geriliği olan çocukta yaygındır ve eğer mental gerilik de varsa F70 – F79 ana tanı olarak seçilmelidir.

F98.4       Stereotipik hareket bozuklukları

Bilinen herhangi bir psikiyatrik veya nörolojik patolojinin bir parçasını oluşturmayan istemli, tekrarlayıcı nitelikte stereotipik, fonksiyonel olmayan (ve sıklıkla ritmik) hareketlerdir. Bu tür hareketler diğer bazı hastalıkların semptomları olarak oluştuğu zaman, sadece tüm hastalık kaydedilmelidir. Kendini zedeleyici nitelikte olmayan bu hareketler vücudun sallanmasını, başın sallanmasını, saç koparmayı, saç bükmeyi, parmakla şaklatma ve el çırpmayı içerir. Stereotipik kendini zedeleyici davranış ise, baş vurma, yüze tokat atma, eye-poking (göz ovuşturma), el, dudak veya diğer vücut parçalarını ısırmayı içerir. Tüm stereotipik hareket bozuklukları en sık olarak mental gerilik (eğer böyle ise ikisi de kaydedilmelidir) ile bağlantılı olarak oluşur. Eğer görme bozukluğu olan bir çocukta eye-poking görülürse her ikisi de kodlanmalıdır: Eye-poking (göz ovuşturma) bu kategori altında ve görme durumu da uygun somatik bozukluk kodunda kodlanmalıdır.

Stereotip/alışkanlık bozukluğu

Hariç:   anormal istemsiz hareketler (R25.-)

organik orijinli hareket bozuklukları (G20-G25)

tırnak-yeme (F98.8)

burun-karıştırma (F98.8)

daha geniş bir psikiyatrik bozukluğun bir parçası olarak stereotipler                                     (F00-F95)

parmak-emme (F98.8)

tik bozuklukları (F95.-)

trikotillomani (F63.3)

F98.5       Kekemelik

Konuşmanın ritmik akışını bozacak şekilde sık sık duraksama veya ara vermeyle veya seslerin, hecelerin veya sözcüklerin uzatılması veya tekrarıyla karakterize bir konuşmadır. Konuşmanın akıcılığı ciddi derecede bozulmuşsa bir bozukluk olarak sınıflanmalıdır.

Hariç:   tik bozuklukları (F95.-)

hızlı konuşma (F98.6)

F98.6       Hızlı konuşma

Konuşmanın anlaşılabilirliğini azaltacak şekilde fakat tekrar veya duraksama olmaksızın hızlı konuşma. Genellikle konuşma, hatalı ifade örüntüsünden kaynaklanan, hızlı spazmodik hareketlerle ritmi bozulmuş ve düzensizdir.

Hariç:   kekemelik (F98.5)

tik bozuklukları (F95.-)

F98.8       Genellikle çocukluk ve ergenlikte başlayan tanımlanmış diğer      davranışsal ve emosyonel bozukluklar

Hiperaktivitesiz dikkat eksikliği bozukluğu

Aşırı mastürbasyon

Tırnak yeme

Burun karıştırma

Parmak emme

F98.9       Genellikle çocukluk ve ergenlikte başlayan tanımlanmamış diğer davranışsal ve emosyonel bozukluklar

Mental bozukluk tanımlanmamış

(F99)

F99        Mental bozukluk, başka şekilde sınıflanmamış

Mental hastalık BŞT

Hariç:   organik mental bozukluk BŞT (F06.9)

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :