- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Kıskançlık

Kıskançlık sitemize 18 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 2 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

                                                                                   KISKANÇLIK

Kıskançlık, sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır. Yaşamın her döneminde görülebilir ancak çocuklukta biraz daha yoğun yaşanabilir. Bu duyguyla ilk tanışma iki yaş civarındadır. Kıskançlık, çocukların süreklilik göstermeyen, değişken olan isteklerini yansıtan, dolayısıyla onların doğasıyla ilgili ipucu veren bir özellikleridir.Doğal, evrensel ve insanı oldukça mutsuz eden bir duygudur. Önemli olan ne boyutta yaşandığıdır.

Birçoğumuz belki de bu duyguya hiç yabancı değiliz. Şimdi bir düşünün, hangimiz küçük kardeşe gösterilen ilgiden sıkılıp saatlerce ağlamadık ki? Ya da yemek saati geldiğinde biberonunu alıp saklamadık? Bazen de sadece ağlasın diye onu korkutup, sonra da kendi ellerimizle emzik götürmedik? Kimi, yaşadığı kıskançlığı çevreye verdiği tepkilerle belli ederken, kimi de içine kapanarak anlatmaya çalışır rahatsızlığını. Ancak kardeşler arasındaki bu duygunun farklı sonuçlar vermesinin tek sorumlusu aslında anne ve babaların hatalı davranışlarıdır.

Çocuk, herkesin kendisinden daha iyi olduğunu ve kendisinin herkesten daha az sevildiğini düşünmeye başlar. Özellikle küçük çocuklarda yeni doğan kardeşi kıskanma kimi zaman yaşamı etkileyecek ve davranış bozukluğuna neden olacak derecede yoğun yaşanabilen bir duygu olabilmekte ve yardım gerektiren bir hal alabilmektedir.

Kardeş kıskançlığına gelince; kıskançlık insanoğlunun en doğal, en evrensel duygularından birisidir. Kıskançlık sevilen kişinin başkasıyla paylaşılmasına katlanamamak olduğuna göre, sevginin bulunduğu her yere girer. Sevgililer arasında belirli bir ölçüyü aşmadığı sürece, sevgi gülünün dikeni sayılır. Ancak bu doğal duygu insanı kemiren bir tutku olmaya başlayınca, sevgiyi gözeten bir duygu olmaktan çıkar, sevgiyi yok eder.

Gelen çocuğun cinsiyetinin farklı olması, yoğun bir ilgi ve bakıma gereksinimi olması onun daha çok sevildiği şeklinde yorumlanmakta ve kıskançlık artmaktadır. Annenin yenidoğan bebekle birlikte oluşacak güçlüklerini hafifletebilmek için çocuğun kreşe verilmesi ya da odasının ayrılması gibi değişiklikler de bu duyguyu artıracak, yeni uyum sorunlarına neden olacaktır.

Kardeş Kıskançlığı; anne babanın ilgisini, sevgisini, takdirini daha fazla koparmak amacı ile kardeşler arasında yaşanan iletişim çatışmasıdır. Yaşları yakın olanlarda birebir didişmeler daha fazladır. Aralarında birkaç yaş fark olanlarda ise pasif agresif çatışmalar daha fazla gözlenir. Dışa dönük çocuklarda; öfke, saldırganlık vb dışavurum davranışları daha sık sergilenirken, içe dönük olanlarda ise sıkıntı, ağlama vb depresif belirtiler görülebilir.

NEVŞEHİR Rehberlik ve Araştırma Merkezi (NEVRAM) Müdürü Şahin Gürlek, çocukta kardeş kıskançlığının zaman içinde giderilmemesi halinde, kalıcı kişilik ve karakter bozukluklarına neden olacağını bildirdi.

Kıskançlığın doğal ve evrensel bir duygu olduğunu belirten NEVRAM Müdürü Şahin Gürlek, kökeninde, anne sevgisinin yeni doğan kardeşle paylaşılması sürecine dayandığını söyledi. Aşırı kardeş kıskançlığının sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gürlek, ”Çocuklukta başlayan bu duygu, ileriki yıllarda başka kişilere ve durumlara yansıtılarak gelişir. Bu duygunun normal düzeyde tutulabilmesi, yaşamın anlamlı ve zevkli olması için önemlidir.

Böyle insanların yaşam tarzları yarışma, yaşam amaçları da başkalarını geçme haline gelir. Amaçlarına ulaşmak için olumsuz yolları da benimseyebilirler. Kardeş kıskançlığı çocuğun hayatını düşünülenden daha fazla etkiler. Kişiliğini izi geçmeyecek şekilde damgalar ve karakterde bozulmalar meydana gelir” diye konuştu.

Gürlek, ”Kıskançlık, öfke, nefret hisleri, intikam alma düşünceleri, kendine acıma, üzüntü, can sıkıntısı, keder, küçük düşme, korku ve bunalım gibi karmaşık duyguların birleşmesinden meydana gelmiştir. Bunlardan en etkili olanları; öfke, kendine acıma ve üzüntüdür. Kıskançlığın şiddetini, tutum ve davranışlar üzerindeki olumsuz etkisini saptayan çevredir. Özellikle de aile içindeki ilişkiler ve anne-baba tutumlarıdır” dedi.

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Yankı Yazgan, kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklarla ilgili şunları söyledi. Kardeşler kıskanır mı? Her kardeş birbirini kıskanmaz. Diğer taraftan kardeşler arasında anne- babanın boş zamanı ve ilgisinin paylaşımı konusunda çekişmeler çıkabilir. Bu çekişme birbirlerini hırpalama, zarar verici ve yok edici davranışlarda bulunma boyutuna varırsa, buna ‘kıskançlık’ demek daha uygun olur. Çekişme ile kıskançlık arasındaki farkı, “çekemezlik” oluşturur. Burada kıskançlığın tümden kötü ya da yanlış bir duygu olduğu izlenimi kesinlikle doğmamalı; Kıskançlık, “bende yok, ama onda var, öyleyse onda da olmasın” biçiminde olmadığında, geliştirici bir rol oynayabilir.

Anne-babanın tutumu kardeş sürtüşmelerini artırır mı? Anne-babanın kişisel özellikleri ve aralarındaki ilişkinin kardeş sürtüşmelerini azaltma ya da artırma yönünde etkisi vardır. Anne baba kendi önceliklerinden vazgeçmede fazla istekli değilse, iki kardeş olduğunda bu iki kardeşe verecekleri ilgi ve zamanın dozu da azalabilir. Anne-babanın ikili ilişkisi, anneçocuk ve baba-çocuk ilişkisi ile eşit oranda tutulmaya çalışıldığı takdirde, ilginin birden fazla insan arasında bölünmesi durumuyla karşı karşıya kalırız ki, bu da bazen tarafların hiçbirinin aldığı ilgiden memnun kalmaması ve daha fazlasını talep etmesi ile sonuçlanabilir.

BELİRTİLER

Sevilmediği düşüncesiyle anneden tamamen uzaklaşır, içe kapanır, yemek yememeye ve zayıflamaya başlayabilir.
-Kabus gördüklerini, çişlerinin geldiğini bahane ederek ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışırlar. Altını ıslatma, parmak emme gibi davranışlarla önceki gelişim evresine gerileme görülebilir.

* Hem gün içinde hem de geceleri aşırı sinirli olurlar
*Evden ayrılmayı reddetmeyle birlikte  baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik belirtiler,  huzursuzluk, isteksizlik ve diğer stres belirtileri sık sık gözlenebilir.
*Yeni bir kardeşin doğumu çocukta ilgi ve koruyuculuk, sıkıntı ve kıskançlık gibi çelişkili duygular yaşanmasına neden olur.
*Bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça ortaya koyarak kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma, “ondan nefret ediyorum” deme gibi davranışlar gösterirken bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterir, bu davranışın altında çoğu zaman ana-babanın sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar.

                                                            ÖNERİLER

 

Kardeş kıskançlığı doğal bir duygudur, sevgi ve kıskançlık-nefret ara ara yoğunlaşarak zaman içinde yoğunluğunu kaybeder. Olumsuz duygular anlayışla karşılanmalı ve bu duyguları belirtmesi yüreklendirilmelidir Anne-baba bebeği, çocuğun önünde gösterişli bir biçimde okşayıp sevmekten kaçınmalıdır.
*Hamilelik döneminde babası ya da başka bir aile üyesi büyük çocuğun bakımıyla ilgili yemek yedirme, banyo yaptırma, uyutma gibi işlere başlayabilir.
*Anne baba aralarında işbölümü yaparak, anne yeni bebekle ilgilenirken babanın diğer çocukla ilgilenmesi çocukta kendisiyle de ilgilenildiğini hissetmesini sağlar.

*Anne babanın çocuğa kardeşin doğdu ama senin dünyanda değişen bir şey yok, sana olan sevgimizde bir azalma yok mesajını sadece sözcüklerle değil davranışlarla da iletmelidirler.

*Kıskanan çocukla mümkün olduğunca nitelikli zaman geçirilmeye çalışılmalı, daha önce yapmaktan hoşlandığı alışkanlıklarını gerçekleştirmesine olanak verilmelidir.

* Yeni doğan bebeğe aşırı sevgi gösterisinde bulunmak yerine, var olan sevgiyi ilk andan itibaren paylaştırabilmeyi hedeflemek daha doğru olacaktır.

*En iyi niyetli misafirler bile sadece bebekle ilgilenip büyük çocuğu unutma eğilimi içindedirler.

Anne babalar, aşağıda özetlenen durumlarda bir çocuk psikiyatrdan tıbbi yardım almalıdırlar:

– Kardeşler arasındaki kıskançlığın, kardeşlerden ruhsal yönden örselenmelerine, fiziksel açıdan zarar görmelerine yol açarsa,

– Ailede çok çocuklu olup da, anneye çocuk bakımında destek olan yok ise,

– Kardeşler arasındaki kıskançlık; çocuklardan en az birinin anneye aşırı bağımlı olması nedeniyle ortaya çıkıyorsa,

– Aile içinde kardeşlerden birini ayrıcalıklı duruma yükselten önemli bir hastalık tedavisi, anne baba çatışması, boşanma süreci vb gibi bütün aileyi ilgilendiren travmatik bir yaşantı var ise,

– Büyük kardeşin, yenidoğan bebeğe olan tepkisi çok uzun sürmüş ve fiziksel zarar verme noktasına gelmişse,

ASLA YAPMAYIN!

1) Çocuklarınızdan birini gözbebeği olarak seçmeyin. Siz bunu hissettirmemeye çalışsanız da, diğer çocuğunuz durumu anlayacaktır.

2) Kardeşler arasında asla karşılaştırma yapmayın. Çünkü rekabet; hırs ve kıskançlığı beraberinde getirir.

3) Asla taraf tutmayın ve hakem olmayın. Çünkü haksız olduğu anne ve babası tarafından onaylanan çocuk, değer verilmeme ve sevilmeme gibi duygular yaşayabilir.

4) Her çocuğunuzun aynı olmayacağını bilin. Bu nedenle çocuklarınızın kişilik ve isteklerine uygun davranmaya çalışın.

 TEDAVİ

Kardeş kıskançlığı, eğer zamanında önlem alınmaz ise yaşam boyu sürebilir, bu nedenler bütün kardeşlerin kendi aralarında sağlıklı iletişim kurabilmeyi öğrenmeleri gerekir.Çocuk psikiyatride kardeş kıskançlığının kendisi tedavi edilmez. Tedavideki amaç; yukarda sayılan nedenleri yok etmek, kardeşlerin ve ailenin gördüğü zararları onarma ve aile içinde sağlıklı iletişimi sağlamaktır.

                                     

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KARDEŞ HAKKINDA BİLGİ VERİLMELİ

Yeni doğan dünyaya gelen bebekle ilgili büyük çocuğu bilgi verilmesi gerektiğine de değinen Psikolog Özge Türk, büyük çocuğun doğacak olan kardeşe hazırlanması gerektiğine değindi.Psikolog Özge Türk, kardeş dünyaya geldikten sonra ise büyük çocuğa ufak sorumluluklar verilmesi gerektiğini açıkladı:“Onun değerli ve işe yarar hissetmesini ve ağabey, abla olduğunun bilincine varmasını sağlayacaktır. Bazı anne ve babalar, çocuk yardım etmek istediğinde beceremeyeceğini düşünerek çocuğu engeller ya da gereksiz yere azarlarlar.

Bu gibi tutumlar, çocuğun benlik saygısını zedeleyecek ve yalnızlığa sürükleyecektir. Çocuğu yeni doğan karşısında onurlandırmak gerekmektedir.”

ÖNEMLİ OLAN TAKIM RUHU YARATMAK

Psikolog Özge Türk, her iki çocuğu alarak birlikte oyunlar oynamanın, hep birlikte bir yere gitmenin birlik ve beraber olma duygusunu pekiştirdiğini ve kardeşlerin takım ruhu hissetmelerini sağladığını açıkladı:

“Bu şekilde rekabet azalacaktır. Küçük kardeş büyüdüğünde, yürümeye başlayıp, konuştuğunda daha büyük kavgalar çıkabilecektir. Bu kavgalarda anne ya da babanın hakem konumunda olması kavgayı kızıştırabilir. Çocuklar kavga etmeye başladıklarında kozlarını kendi aralarında paylaşabilmeleri için bırakmak gerekmektedir.

Sakinleştiklerinde her ikisi de dinlenip, problem yorumsuz olarak tanımlanabilir, bu şekilde taraf tutulmadığı gösterilmiş ve çözüm için açık kapı bırakılmış olur. Birbirlerini şikayet ettiklerinde net olarak “Şikayet etmek yok!” denilebilir.

Ancak asla bir çocuktan yana olunmamalıdır. Çocukların ayrı ayrı bireysel özellikleri tanınmalı, kendilerini en iyi şekilde ifade edebilecekleri ve zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmelidir.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :