- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Kişilik Bozuklukları

Kişilik Bozuklukları sitemize 24 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozukluğu, belli bir kültürdeki ortalama bir insanın algılama, düşünme, hissetme ve özellikle başkaları ile ilişki kurma biçiminden kalıcı, aşırı ya da önemli sapmalar gösterilmesidir. Kişilik bozuklukları klinik psikiyaristin en çok zorlandığı bozukluklardır. Tedaviye genellikle oldukça dirençli olan kişilik bozuklukları yanlızca kişiye değil çevresindekilere de bunaltılı anlar yaşatır. Diğer psikiyatrik bozukluklar ile birlikte bulunduğunda tedaviyi güçleştirir.

Kişilik bozukluklarının var olduğu konusunda hemen hiç bir şüphe olmamasına karşın, kişilik bozukluklarının sınıflandırılması konusu netlikten uzaktır. Normal ile kişilik bozukluğu arasındaki sınırın net olmadığı kadar, çeşitli kişilik bozukluklarının birbirinden ayrımı da net değildir. Kişilik bozukluklarının DSM tanıları içinde klinik geçerliliği en düşük tanı kategorileridir. Yani, değişik psikiyatristlerin aynı hastaya birbirinden farklı kişilik bozukluğu tanıları koyma olasılıkları yüksektir. Hatta, DSM-IV’de henüz üzerinde daha az fikir birliği olan “Depresif Kişilik Bozukluğu” ve “Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu” tanı kriterleri sonraki çalışmalarda kullanılmak ve geliştirilmek üzere tanımlanmıştır.

DSM’de kişilik bozukluğu sınıflandırılırken politetik bir yaklaşımla kriterler sunulur: Belli bir kişilik bozukluğunda bulunabilecek semptom ve bulgular belirtildikten sonra belli sayıda kriteri karşılayan kişiye tanı konulur. Örneğin borderline (sınırda) kişilik bozukluğu tanısı konulabilmesi için sıralanan 9 kriterden herhangi 5 tanesinin (veya daha fazlasının) bulunması tanının konulması için yeterlidir. Kesim noktası (niçin 9 kriterin 4’ü değil de 5’i tanı konulmak için yeterli kabul edilir?) ve her bir kriterin eşit ölçüde önemli kabul edilmesi politetik yaklaşımın problemli yanlarıdır.

DSM-IV’de kişilik bozuklukları aralarındaki benzerlikler nedeniyle üç kümede tanımlanır:

Kümesi kişilik bozuklukları: Paranoid, Şizoid, Şizotipal kişilik bozuklukları

Kümesi kişilik bozuklukları: Antisosyal, Borderline (Sınırda), Histironik ve Narsisistik kişilik bozuklukları

Kümesi kişilik bozuklukları: Kaçıngan, Bağımlı ve Obsesif Kompulsif kişilik bozuklukları

 

 

 

 

 

 

Antisosyal Kişilik Bozukluğu:

Tipik şemaları şöyledir:

  1. Kurallar başkaları içindir.
  2. Ancak aptallar bütün kurallara uyarlar.
  3. Kurallar bozulmak içindir.
  4. Bir numaraya dikkat edin.
  5. Zevkim her şeyden önce gelir.
  6. Başkaları benim yüzümden acı çekiyor veya rahatsız oluyorlarsa bu onların sorunu.
  7. Şimdi yapmalısın. Hayal kırıklığına uğramama fırsat vermemeliyim.
  8. Ne istiyorsam alabilmek için ne yapmam gerekiyorsa yapacağım.
  9. Pek çok kişiden gerçekten daha kabiliyetli birisiyim.

Kendileri hakkındaki görüşleri: Genel olarak bu kişiler kendilerini yanlız, otonom ve güçlü görürler. Bazıları kendilerini kötüye kullanılmış ve kötü davranılmış hissettiklerinden başkalarına da kötü davranmayı haklı görürler.

Başkaları hakkındaki görüşleri: Diğer insanları ya sömürücü olarak görürler ki bu nedenle karşılık olarak sömürülmeyi hakkederler ya da zayıf ve saldırıya açık görürler ki avlanmayı hakkederler.

İnançlar: Kendime dikkat etmeliyim, saldıran ben olmalıyım yoksa kurban olan ben olurum. Kurallar keyfidir ve varlıklı olanları yoksullardan korumak içindir. Bu nedenlerle kendilerini kurallara aykırı davranmaya mecbur hissederler.

Şartlı inançları şudur: “eğer diğer insanları manüpüle etmezsem, hiç bir zaman istediğimi elde edemem” “başkası seni vurmadan sen onu vur” “şimdi sıra sende” “onu al çünkü hakkettin”.

Stratejileri ikiye ayrılır. Ya açık bir şekilde direk olarak saldırırlar ya da gizli, kurnaz bir şekilde hile yoluyla manipüle ederek sömürürler.

Duygulanım: Eğer belli bir duygulanım varsa kendilerinin sahip olması gerekenlere sahip olan diğer insanlara olan öfkeleridir.

 

Narsisistik kişilik bozukluğu:

Tipik şemaları şöyledir:

  1. Her etkileşimde kendime göre bir yol seçmeliyim.
  2. Zevk veya statüye giden yolda her hangi bir şekilde engellenmemeliyim.
  3. Başka herhangi birinden daha özelim.
  4. Kendim gibi özel insanlarla ilişkiye geçmeliyim.
  5. İnsanlar bana hayran olmalı.
  6. Hiç kimse benim sahip olduğumdan daha fazlasına sahip olmamalı.

Kendilerini neredeyse prens veya prensesler gibi özel ve tek görürler.

Başkalarını daha aşağıda görürlerken bunu antisosyaller gibi yapmazlar. Diğer insanlar çoğunluğu oluşturan ortalama kişilerdir.

İnançları: Özel ayrıcalıkları, muafiyetleri, yetki ve hakları olduğuna inanırlar. Şartlı düşünceleri “eğer diğerleri özel statümü farketmezlerse cezalandırılmalıdırlar” “statümü devam ettirmeliysem diğerlerinden boyun eğmelerini beklemeliyim” şeklindedir. Stratejileri üst statülerini devam ettirmek ve kişisel nüfuz bölgelerini arttırmak için yapabilecekleri her şeyi yaparlar.

Duygulanımları: Hakkettikleri saygıyı görmediklerine inandıklarında temel duygulanımları öfkedir.

Histrionik kişilik bozukluğu:

Tipik şemaları şöyledir:

  1. Görünüş önemlidir.
  2. İnsanlar dış görünüşlerine göre değerlendirilirler.
  3. Farkedilmeliyim.
  4. Hayatta hiç bir zaman hayal kırıklığına uğramamalıyım.
  5. İstediğim her şeye sahip olabilmeliyim.
  6. Duygular hızlı ve doğrudan gösterilmeli.
  7. Bir insanı yargılarken en önde gelen güzelliktir.

Anahtar kelime: Etkileyicilik.

Kendilerini çekici, etkileyici görürler ve ilgiyi hakkettiklerine inanırlar.

Başkalarını ilgi ve muhabbetlerini çekebildikleri sürece olumlu değerlendirirler. Kendileri grubun odağı, ötekiler ilgiyle izleyen seyirci durumunda olmak kaydıyla diğer insanlarla kuvvetli ilişkiler kurarlar. Narsisistiklerin tersine insanlarla ilişkilerinin her dakikasına dikkat ederler ve kendilerine güvenleri onayın sürekliliğiyle yakından ilişkilidir.

Temeldeki inançları “Ben aslında çekici biri değilim”, “Mutlu olabilmek için diğer insanların beğenisine ihtiyacım var” şeklindedir. Telafi edici inançları “Sevilebilen, eğlendirici, ilginç bir insanım”, “Hayran olunmaya hakkım var”, “İnsanlar bana hayran olmak için varlar”, “Zevklerimi engellemeye kimsenin hakkı yok”.

Şartlı inançları “İnsanları büyülemezsem ben bir hiçim”, “İnsanları eğlendirmezsem beni dışlarlar”, “İnsanlar cevap vermezlerse bu onların işe yaramaz, bozulmuş olduklarını gösterir”, “İnsanları büyülemezsem, bana kimse yardım edemez”.

Histrionikler primer olarak duygularıyla hareket ederler. Öfkeli olduklarında bunu bir insanın cezalandırılması için yeterli sebep olarak görürler. Üzgünseler bu ağlamaları için yeterli sebeptir. Hayal kırıklığı veya ümitsizliklerini dramatize ederek mesala intihar girişiminde bulunarak gösterirler.

Stratejileri: İnsanaları kendilerine bağlamak için dramatizasyon ve gösterilere başvururlar. İşbirliğini sağlamak için huysuzluk nöbeti çıkarabilirler. Hayal kırıklığına toleransları düşüktür. Rakiplerini cezalandırmak için ağlama, saldırma ve suisidal davranışlarda bulunabilirler.

Duygulanım: İnsanlarla ilişkilerinde sorun olmadığı sürece en belirgin duygulanımları keyifli neşeli ve canlıdır. Reddedilmekten korktuklarından dolayı altta yatan bir anksiyete sürekli vardır. Engellendiklerinde duygulanımları hızla öfke ve üzüntüye dönüşebilir.

Şizoid kişilik bozukluğu:

Tipik şemaları şöyledir:

  1. İnsanlarla niçin yakınlaşayım ki?
  2. Başka insanlara yakınlaşmanın fazla bir önemi yoktur.
  3. En iyi arkadaşım gene benim.
  4. Sakin ol. Duyguların gösterilmesi gereksiz ve sıkıntı vericidir.
  5. Başkalarının söylediğinin benim için önemli değildir ve beni ilgilendirmez.
  6. Sekse itirazım yok fakat yanlızca rahatlamak için.

Anahtar kelime: İzolasyon.

Kendilerini kendine yeter ve yanlız görürler. Bir gruba katılmaktansa yanlız başlarına karar verirler. Bağımsızlık, hareketlilik ve yanlız hedeflere değer verirler.

Başkalarını müdahaleci görürler. Yakınlığı diğer insanların kendilerini adeta hapsetmesi için fırsat tanıyan bir olan olarak görürler.

İnançları: Temel inançları “Yanlızım”, “ İnsanlarla yakın ilişkiler karışık, kirli ve cazip olmaktan uzaktır”, “Diğer insanların sorumluluğunu üstlenmediğim sürece işlerimi daha iyi yapabilirim”, “Özgür davranmama engel olduğu için yakın ilişkiler benim için istenilen bir şey değildir”.

Şartlı inançları: “İnsanlara çok yaklaşırsam bana kanca atabilirler”, “Hareket kabiliyetimi tamamen koruyamazsam mutlu olamam”

Stratejileri: Temel stratejileri sex veya iş ilişkileri dışında insanlarla aralarındaki mesafeyi uzak tutmaktır. Sınırı aşma olarak görülebilecek bütün hareketlerden korkarlar.

Duygulanımları: Mesafeyi korudukları sürece düşük seviyede bir depresif duygulanımları vardır.

Çok yakınlaşıldığında anksiyete duyarlar. Histrioniklerin tersine duygularını kelimelerle veya yüz ifadeleriyle göstermezler sonuç olarak kuvvetli duyguları olmadığı şeklinde bir izlenim bırakırlar.

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu çoğu kez duygudurum bozukluklarıyla birlikte görülebilir ya da duygudurum bozukluklarından ayırt etmek güç olabilir. Özellikle manik belirtilerin hafif olduğu bipolar bozukluk durumlarında borderline kişilik bozukluğuyla karıştırıldığını çok sık görüyoruz. Diğer bir nokta da kişilik bozuklukların çoğu kez birlikte bulunabilmeleridir. Borderline, histrionik ve narsisistik kişilik bozuklukları sıklıkla birlikte bulunabilir. Özellikle kişilik bozuklukları söz konusu olduğunda yalnızca bugünkü semptomlara bakarak tanı koymaya çalışmak doğru bir yaklaşım değildir. Kişiyi geçmişiyle birlikte değerlendirerek dinamik bir tanı koymak gerekiyor.

Paranoid Kişilik Bozukluğu:

Diğer insanlardan kötü niyetli hareketler bekleme eğilimindedirler. Şüphecilik ve güvensizlik temel belirtileridir. Toplumda %1-2 oranında görülür. Erkeklerde daha fazladır.

Tedavide ilaç tedavisi ve psikoterapi birlikte kullanılır.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu:

Davranış, düşünce, duygulanım, konuşma ve görünümde bir çok gariplik ve egzantriklikler vardır. Alınganlık fikirleri, olağandışı yaşantıları, kuşkuculuk, acayip düşünce biçimi belirgindir. Toplumda %3 oranında görülür. %10’u intihar girişiminde bulunur. Şizofreniye dönüşmesi olasıdır. İlaç tedavisi ve psikoterapi tedavide kullanılır.

Çekingen (Kaçıngan) Kişilik Bozukluğu:

Çekingen ve utangaç kişilik yapısı belirgindir. Kaçınganlık, yakın ilişkiler kuramama, eleştirilmeye aşırı duyarlılık, beceriksiz-küçük görüldüğünü düşünme, sosyal etkinliklere katılmama temel belirtileridir.

Toplumda %1 oranında görülür. Temelde anababa eleştirilerinin etkisi büyüktür. Psikoterapi özellikle grup terapisi tedavide kullanılır. Yaygın etkilenmemiş durumlarda “Sosyal Fobi” tanısıyla tedavi edilir.

Bağımlı Kişilik Bozukluğu:

Bağımlı ve boyun eğen kişilik yapısı belirgindir. Başkalarından öğüt ve destek alma ihtiyacı, sorumluluk alamama, muhalefet edememe, inisiyatif kullanamama, tek başına kalamama temel bulgularıdır. Kadınlarda sıktır. Temelde ayrılık kaygısı/bunaltısı vardır. Psikoterapi tedavide kullanılır.

Saplantı-Zorlantılı (Obsesif-Kompulsif) Kişilik Bozukluğu:

Mükemmelcilik ve esnek olamama belirgindir. Ayrıntılar üzerinde aşırı uğraşma, işin bitirilmesini zorlaştıran bir mükemmelcilik, eskimiş veya değersiz şeyleri saklama, cimrilik, katılık ve inatçılık hakimdir. Erkeklerde daha yaygındır. Ailesel geçiş olasılığı vardır. İlaç tedavisi ve psikoterapi tedavide kullanılır.

Pasif-Agresif (Edilgen-Saldırgan) Kişilik Bozukluğu:

Gizli bir şekilde bilerek engelleyici, erteleyici, inatçı ve yetersiz olmayla belirgin bozukluktur. Pasif direnç, somurtkanlık ve kavgacılık, otoriteye karşı çıkma, şanssızlığından yakınma temel bulgularıdır. Temelde anababada benzer problemler vardır. Psikoterapi yararlıdır.

Depresif (Çökkün) Kişilik Bozukluğu:

Karamsar, zevk alamayan, görev sorumluluğu olan, özgüvensiz ve kronik olarak mutsuz kişilerdir. Keder, mutsuzluk, keyifsizlik, kendini küçük görme, düşünceli ve endişeli yapı, kötümser, pişmanlık duymaya eğilim temel belirtileridir.

Erken dönemde ana/baba kaybı, anababa yetersizliği temelde yatan sorundur. İlaç ve psikoterapi yararlıdır.

Sadistik Kişilik Bozukluğu:

İlişkilerine acımasız veya küçük düşürücü davranış hakimdir. Adli olgularda yaygındır. Sıklıkla anababa kötüye kullanımı

Kendine Zarar Verici (Yenilgin) Kişilik Bozukluğu:

Kişiler yaşamlarını kötü sonuçlara yönlendirirler, yardımı veya iyi sonuçları reddederler, iyi sonuçlara doyumsuz yanıt verirler.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :