- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

İntihar ll

İntihar ll sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

İNTİHAR(ÖZKIYIM)

İntihar,  insanın öz benliğine bir saldırganlık ve yok etme eylemi olup, bireyin yaşamına istemli olarak son vermesidir. İnsanlar genellikle hayatlarında arada sırada ortaya çıkan sıkıntılar yada travmatik olaylarla baş edebilirler. Fakat bu olaylar üst üste geldiğinde her zamanki baş etme yöntemleri yetersiz kalabilir.

İntihar girişimi,  çaresiz kalan bir kişinin çıkış yolu bulamadığı, sorunlarından umutsuz olarak kaçmak istediği, kendinden ya da çevresinden kaynaklanan sorunlarla kendini köşeye sıkışmış hissettiği zamanlarda duyduğu öfkeyi kendine yöneltmesidir. Bu şekilde hem kendini hem de çevresindeki suçladığı kişileri cezalandırmaktadır.

Yörükoğlu (1993)’ na göre ise kişi kendi benliğini değersiz ve yetersiz buluyorsa kişinin benlik saygısı azalır. Ruhsal çökkünlük yani depresyonda olan kişi kendini o kadar değersiz bulabilir ki yaşamına son vererek bu değersiz benliğinden kurtulmak ister.

İntihar eyleminde bulunan pek çok kişinin ortak amacı yaşamlarına son vermek değil acılarına son vermektir. İnsanlar genellikle çeşitli sorunlara bağlı olan dayanılmaz duygusal acılardan kurtulmak için intihara başvururlar. İntihar çoğunlukla bir “yardım çığlığıdır.” İntihar girişiminde bulunan kişi öylesine bir sıkıntı içindedir ki bu durumdan kurtulmasını sağlayacak başka seçenekleri göremez. Sonuçta kişi, hiçbir çıkış yolu olmadığını, olaylar karşısında eli kolu bağlı kaldığını düşünmekte, umutsuzluk, karamsarlık içine düşmekte gidişi değiştirecek güçten yoksun kaldığını görmektedir. Kendini ezilmiş, köşeye sıkıştırılmış hissetmekte, duyduğu öfkeyi dışa boşaltamadığı için kendine yöneltmektedir. Öz kıyıma kalkışması hem kendini cezalandırma,  hem de  bu  duruma  düşmesine  neden  olanlardan  bir öç alma davranışıdır.

İntiharı seçen kişilerin bir kısmının sorunları temelini erken çocukluk yıllarından almakta; ana baba ayrılığı, ana babadan birinin ölümü, anasız babasız büyüme ve ana babanın yetersiz sevgi ve ilgisi neticesinde sevgi açığı kapanamayan dolayısıyla temel güven duygusunu kazanamayan çocukların ileri yaşlarda karşılaşabilecekleri olumsuz olaylara karşı dirençleri azalmakta ve olumsuz yaşantıların birikimi sonucu yalnızlık ve çaresizlik duyguları içerisinde intiharı düşünebilmektedir.

Öz kıyım girişimi bir anda oluveren bir davranıştır. Ama hazırlığı uzun sürer. Gencin, çocukluğundan gelen sorunlarına ergenlik çağında ortaya çıkan yeni çatışmalar ve durumlar eklenir. Ergenlik döneminde meydana gelen hızlı beden değişiklikleri ergenin iç dengesini alt üst eder, ruhsal olgunlaşma; bedensel ve cinsel gelişmeye ayak uyduramaz. Gencin bozulan dengeyi düzeltmek için yaptığı denemeler esnasında hassas kişilik yapısını olumsuz olarak etkileyecek çeşitli olaylar, intihara yol açar.

Öz kıyım çocukluktan ileri yaşlara dek her yaşta görülebilir. Çocukluk çağında oldukça seyrek olan öz kıyım girişimleri, ergenlik çağında başlayarak hızlı bir artış gösterir. Öz kıyım girişimleri, ölümle sonuçlananlardan en az 10 kat daha fazladır. Erkekler arasında ölümle sonuçlanan intiharlar, kızlara göre 3 kat daha yüksektir. 15-19 yaşları arsında çok yüksek oranlara varan araba kazalarının birçoğunun da gizli öz kıyım girişimleri olduğu söylenebilir. Ayrıca gençler arasında öz kıyım girişimlerinin eskiye göre hızlı bir artış gösterdiği gözlenmektedir. Ortalama öz kıyım yaşı da gittikçe düşmektedir (Teicher ve Jacops, 1966). En çok başvurulan canına kıyma yöntemi uyku ilaçları, yatıştırıcılar ve başka ilaçlar içmedir. Kendini asma, yüksekten atlama, ateşli silahla daha seyrek ve daha ciddi öz kıyım girişimlerinde kullanılan yöntemlerdir.

İNTİHARA YOL AÇAN ETKENLER

  1. a) Ergenlik döneminde gencin, ailesinin denetiminden ve ailesine olan içsel bağımlılığından kurtulma çabalarına ailesinin gösterdiği tavır ve anlayış,
  2. b) Çocuğun benlik kavramı kendisi açısından önem taşıyan büyüklerin ona gösterdikleri tutumların bir yansıması olduğundan ana babanın çocuğa karşı baskıcı ve itici tutumları,
  3. c) Toplumsal ilişkilere öncülük eden arkadaş grubu içerisine girememe ya da kabul görmeme neticesinde ortaya çıkan yalnızlık duygusu,
  4. d) Ana baba sevgisinin çocuklar arasında dengesiz dağılımının neden olduğu değersizlik duygusu,
  5. e) Bireyin, anne baba ya da kendisi için çok önemli bir kişi tarafından reddedilme ya da terk edilme duygusunu yaşaması ve bu duyguyla baş edememesi.
  6. e) Sevilen ya da değer verilen bir kişinin kaybı,
  7. f) Seyredilen bir filminde sevilen ve değer verilen kahramanın çaresizliği gibi, gencin kitle iletişim araçlarının duygusal içerikli yayınlarından bir kısmını kendi yaşantılarıyla özleştirmesi,
  8. g) Aile ve çevrenin beklentilerinin altındaki okul başarısızlıkları,
  9. h) Aile içi geçimsizlik, ana baba anlaşmazlığı ve aile içi ayrılıklar, ailevi problemlerle oluşan iletişim eksikliği, ailede birlik ve bütünlüğün ya kısmen bulunması, ya sınırlı olması ya da hiç bulunmaması,

ı) Cinsel saldırıya maruz kalma, aile içinde yasak sevi ilişkisine zorlanma,

  1. i) Duygusal ilişki yaşanan arkadaştan ayrılma,
  2. j) Farklı kültürde yaşamanın verdiği yalnızlık ve yabancılaşma duygusu,
  3. k) Ailenin düşük sosyo-ekonomik durumu nedeniyle genç açısından önemli olan ihtiyaçların karşılanamaması,
  4. l) Gerçek ya da hayali, fiziksel yada duygusal bir terk edilmenin öcünü almayı isteme.

İNTİHAR DÜŞÜNCESİNDE OLAN İNSANLARIN GÖSTERDİKLERİ DAVRANIŞLAR

Kimin hangi koşullarda intihar girişimi yapacağını kestirmek zordur. Hangi yaşantı ve durumun, gencin dayanma gücünü aşıp onu intiharın eşiğine getireceği önceden bilinemez. Sürüp giden depresyona karşı gencin kullanabileceği savunmalar pek çoktur. Bu nedenle depresyon maskeli bir biçimde bir süre kendini gizleyebilir. Belli bir örseleyici olaydan sonra savunmalar yetersiz kalınca genç, intiharı son çözüm olarak deneyebilir.

İntihar etme eğiliminde olan kişiler sıklıkla bilinçli yada bilinçsiz olarak yardım istediklerini ve kurtarılmayı umduklarını ima edecek şekilde çok sayıda uyarı verirler bununla beraber bir yada birden fazla uyarı o kişinin gerçekten intihar edeceği anlamına gelmez. Bazı durumlarda da intihar eylemindeki kişiler kurtarılmak istemezler ve dolayısıyla uyarı işaretleri göstermekten kaçınabilirler. İntihar düşüncesinde olan insanlarda şu davranışlar görülebilir:

1) Arkadaşlarından ve ailesinden uzaklaşma.

2) Gündelik işlere karşı ilgiyi kaybetme.

3) Üzüntü, umutsuzluk,  huzursuzluk,  yorgunluk, iştahta kiloda uyku düzeninde ve hareket düzeyinde önemli değişiklerle seyreden depresyon belirtileri

4) Mutsuz, olumsuz ve karamsar düşünce içeriği, kendisi hakkında olumsuz ve umutsuz konuşmalar.

İNTİHARA MÜDAHELE PLANI

  • Güvene, içtenliğe ve kabule dayalı bir ortam yaratın.
  • Yumuşak ve net konuşun, sesiniz içten ve sıcak olsun. Çok açık olmaya çalışın. Kişinin konuşma düşünme hızına saygı duyun ve sabırlı olun. Heyecan içeren duygularınızı ifade etmeyin. Sakin olun. Kendinizi ve çevrenizi kontrol altında tutun. Mümkünse tehlikeden uzak sakin bir yer seçin. Bazen ilişki kurmak zor olabilir. Kişi ağlayıp bağırabilir, alkol ya da ilaç etkisi altında olabilir. Bekleyin! Eğer sizin vaktiniz yoksa bir başkasından yardım isteyin. Ama kaçmayın.
  • Kişinin intihara neden olarak ileri sürdüğü problemi üzerinde çalışabilecek şekilde yeniden tanımlayın.
  • Kriz halindeki kişiler genellikle bir sorun yığını altında kalmış gibidirler. Müdahaleyi yapan kişinin, en acil ve en yoğun problemi bulup üzerinde çalışılacak şekilde açığa çıkarmalıdır. Yapılması gerekenler için bir öncelikler listesi oluşturun. (Listenin en başında bulunması gereken seçenek “sağ kalmak olmalıdır.”)  geçmişte yaşanan sorunlar değil şimdi ve burada ki sorunlar üzerinde durun.
  • Durumun aciliyet ve tehlike derecesini değerlendirin.
  • Kişide gözlenen belirtilerin ipuçlarının, verdiği mesajların aciliyet derecesini araştırın, ancak bunu yaparken açık ve sakin olun. Kendinize şu soruyu sorun: “kişi kendisine gerçekten zarar verecek mi?” farklı tehlike düzeyleri farklı müdahaleleri gerektirir.
  • Mantık ve duygular arasındaki dengeyi yeniden oluşturun.
  • Kriz anında insanlar isterik bir nöbetten, inanılmaz derecede mantıklı konuşmaya kadar, çok çeşitli psikolojik durumlar içine girebilir. Çok yoğun duygular yaşayanları sakinleştirmeye çalışın. Çok mantıklı konuşanlarda ise bazı duyguları ortaya çıkarmaya çalışın. Eğer sorunun özüne inmek ve gerçekçi çözümler üretmek istiyorsanız duygusal bir dengenin sağlanması gerekmektedir.
  • Kişinin şimdiki ve geçmişteki güçlü yanlarını araştırın.
  • Burada sorulacak soru kişinin o ana kadar sorununu çözmek için neler yaptığı ve sonuçlarının ne olduğudur. İnsanlar bazen sorunlarıyla tek başlarına uzun süre uğraşıp, başarısız olduktan sonra yardım isterler. Bazıları da kendileri hiç bir şey yapmadan denemeden sorunu diğer insanların çözmesini bekleyebilirler. Müdahaleyi yapacak kişinin herhangi bir öneride bulunmadan önce bunu anlaması gerekir. kriz içindeki kişiler genellikle hayatlarındaki olumlu şeylerin farkında değillerdir. Müdahaleyi yapan kişilerin onları anlaması gerekir. Ancak  onların olumsuz bakış açısına kendilerini kaptırmaları anlamına gelmemelidir.
  • Aciliyet derecesine göre, geleceğin planlanması.
  • Krizin aciliyet düzeyi arttıkça kişinin uzun vadeli çözümleri beklemeye tahammülü azalır. Krize müdahale bir terapi değildir. Acı veren bir sorunla şimdi ve burada başa çıkma yoludur. Gerçek ve olabilirliği yüksek çözümler üzerinde odaklanılır.
  • Eyleme geçme kararının alınması
  • Çözümler üzerinde konuşmak ilk adımdır. Ama daha sonraki adım yapılacak iş üzerinde karar vermektir. Eğer bunu yapmazsak, kişinin sorunu açığa çıkabilir, ama çözüme yönelik hiçbir şey yapılamadığından acısı aynı kalır.
  • İntihara hayır yönünde bir kontrat oluşturma
  • İntihar etme olasılığı olan bir insanla yapılacak her müdahalede mutlaka bir intihara hayır sözünün verileceği bir anlaşma yapılmalıdır. Diğer deyişle bu kontratın anlamı kişinin her ne olursa olsun hiçbir koşulda kontrat yaptığı uzmanla görüşmeden intihara kalkışmayacağıdır. Tüm enerjisini kendisine yardım edecek birine ulaşmak için kullanacaktır.
  • Müdahaleyi sona erdirme
  • Çok çeşitli nedenlere bağlı olarak kişi hala sorunu üzerinde konuşmak isteyebilir. Ya da daha farklı sorunlarını getirmek isteyebilir. Buna izin verilmemelidir. Yumuşak ama kesin bir ses tonu ile artık konuşmak değil sorunu çözmek için harekete geçmek zamanının geldiği belirtilmelidir.
  • Ancak hiçbir şekilde karşınızdaki kişiye onu reddettiğiniz mesajı verilmemelidir.

İNTİHAR RİSKİ OLAN BİREYLERE YAKLAŞIMDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Dinleme

  • Tüm dikkatinizle ve karşınızdakinin sözünü kesmeden dinleyin.
  • Neler söylediğini ayrıntılarıyla hatırlayın UNUTMAYIN ne kadar az konuşup ne kadar çok dinlerseniz
  1. kadar çok hatırlarsınız.
  • Sözel olmayan ipuçlarına dikkat edin.
  • Söylenen sözlerin altında yatan duyguları anlamaya çalışın.
  • Anlattığı durum sizin başınıza gelseydi neler hissedeceğinize bakın.
  • Konuşurken duraksadığı sessizleştiği yerlere dikkat edin.
  • Sessizliklere katlanmaya çalışın.
  • Kendinizi rahatlamaya onunda rahatlamasını sağlamaya çalışın. Sakin hissetmeseniz bile sakin olmaya çalışın.

 

Tepki verme

  1. Kişinin hissettiğini sandığınız duygularını zihninden geçirdiğini tahmin ettiğiniz düşüncelerini tanımlarken hata yapabileceğinizi unutmayınız.
  2. Kendi duygu ve düşüncelerinizi işe karıştırmayınız.
  3. Olabildiğince az soru sorun. Kesin bilgi istiyorsanız sorularınız kesin ve net olsun.  Bir konuyu açıklığa kavuşturmak istiyorsanız açık uçlu sorular sorun (ne oldu? ne anladın? bu olaya nasıl bir anlam veriyorsun ?… )  ama  her  ne olursa  olsun neden ?  niçin?  ile başlayan sorulardan kaçının.
  4. Tasdik anlamına gelen hı hı tamam gibi sözcükleri mümkün olduğunca az kullanın.
  5. Dinlediğinizi göstermek onu daha çok konuşmaya cesaretlendirmek ve duyduklarınızı doğru anlayıp anlamadığınızı kontrol etmek için kişinin söylediklerini kendi cümlelerinize dökerek tekrarlayın.
  6. Yargılamaktan yorumlar yapmaktan kaçının.
  7. Kişinin başından geçenler ile yaşadığı olaylara gösterdiği tepkileri ve düşünceleri arasında bağlantılar görüyorsanız bunları o kişiyle paylaşıp algılarınızın doğru olup olmadığını sorun.
  8. Gereksiz şekillerde konuyu değiştirmeye yada kişinin sözünü kesmeye kalkışmayın.
  9. Çok erken çok sık yada çok uzun konuşmaktan kaçının.
  10. Konuşmayı bitirdikten hemen sonra yeniden dinleme durumuna geçip kişinin söylediklerinize nasıl tepkiler verdiğini gözleyin ve yeni bir tepki oluşup oluşmadığına bakın.
  11. Eğer birisi size intihar düşüncelerinden söz ederse her şeyden önce onu dinleyin ve sonrada ona şunu söyleyin “Ben senin ölmeni istemiyorum” diyerek ona değer verdiğinizi hissettirin ve profesyonel yardım alabileceği bir psikologa, veya danışmana başvurmasını sağlayın.
  12. İntihar etmek üzere olduğunu hissederseniz konuşmakla vakit harcamayın yapmanız gereken tek şey onu hemen bir acil yardım kliniğine götürmektir.

            İNTİHARLARIN ÖNLENMESİ İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER

  1. Okullarda, öğrencilerin mesleki, eğitsel ve kişisel açıdan karşılaştıkları sorunlarını çözmelerine, bulundukları yaş ve evrelerini ruhsal açıdan daha sağlıklı ve dengeli geçirmelerine yardımcı olabilecek uzman personel sayısı çoğaltılmalı, buna paralel olarak koruyucu veya önleyici rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine önem verilmeli ve bu çalışmalar eğitim-öğretimin ayrılmaz bir parçası olarak görülmelidir.
  2. Eğitim-öğretim süresince; öğrencilerin okul içi ve okul dışı davranışları yakından izlenmeli, çeşitli problemleri tespit edilen öğrencilerin problemleri giderilmeye çalışılmalı; bu konuda, psikolojik danışman ve okul idaresince gerekli tedbirler alınmalıdır.
  3. Okullarda, öğrencilerin olumsuz etkinliklere yönelmemesi ve olumsuz çevre etkilerinden korunması amacıyla, öğrencilerin serbest zamanlarını değerlendirebilecekleri fiziksel düzenlemeler yapılmalıdır.
  4. Okul idareleri, aileleri daha da bilinçlendirmek amacıyla çocuk eğitimi, gelişim evreleri, ana baba-çocuk iletişimi, kuşaklar arası çatışma,..vb gibi konularda seminer, konferans türü etkinliklere yer verilmelidirler.
  5. Gerek ailelerin ve gerekse eğitimciler; çocuk ve gençlere karşı anlayışlı olmalı, onlarla yakın ve sıcak ilişki kurmalı, onları eleştirmeden duygularını anlamaya çalışmalı ve onlara değerli olduklarını hissettirmelidirler.
  6. Aile içindeki temel güven ve dayanışma, aile dışında bireyin karşılaştığı stres getirici olumsuz olaylar yıkıcı etkisini azaltacaktır. Aile içinde güven ve dayanışma sağlanmamışsa, bu bireyler yoğun stres ve gerginlik yaşayacağından ailede temel güven ve dayanışma ortamı oluşturulmalıdır.
  7. Aileler, çocuklarını başarısızlıkları nedeniyle eleştirilmemeli, başkalarıyla kıyaslama yapmamaları; onları olduğu gibi kabul ederek, yapabileceklerinden fazlasını istememeleri ve beklememelidirler.
  • Çocuk, bu konuda kendini suçlu hissedeceğinden aile içi problemler çocuğa yansıtılmamalı, aileler kesinlikle çocuğun yanında tartışmamalıdırlar. Çocuk ailesindeki sorunları halletmeyi amacıyla Bu tür bir tepkiyle ebeveynlerini korkutarak dağılan aile birliğini eski durumuna getireceğini düşünür;
  • Aile bireylerin, çocuğun sosyalleşme çabalarında ona, yaşam ve ölüm hakkında az da olsa tatminkâr edici bilgiler vermelidirler.
  • Birden fazla çocuklu ailelerde, anne babalar çocuklar arasında ayırım yapmamalı, sevgi ve ilgilerini çocuklara eşit bir şekilde yansıtmalıdırlar.
  • Aile içindeki etkileşim, çocukları ya “ben değerliyim” ya da “değersizim” duygusuna ve sonuçta öz kıyım girişimine kadar götürür. Bu nedenle aileler; çocuklarına zaman ayırmalı, onlardan ilgi ve sevgilerini eksik etmemelidirler.
  • Aileler, gelişim dönemlerini özellikle ergenlik dönemini rahat atlatmaları için çocuklarına güven vermeli ve bu durumun içinde bulunduğu yaşa ya da döneme has ve geçici olduğunu hissettirmelidirler.

            RUH SAĞLIĞINI KORUMA YOLLARI

  • Öfke, kızgınlık, korku, sevinç gibi duyguların içe atılmaması uygun bir dille ifade edilmesi şarttır. Nasıl bir buhar kazanının içine depoladığı buharı azaltmak için emniyet sübabı varsa, yaşantılarımızda karşılaştığımız sevinç, üzüntü ve duygusal yoğunlukları depoladığımız bilinçaltını boşaltmak için de konuşmaya ve duygularımızı yazmaya ihtiyacımız vardır. Ailesi, öğretmenleri tarafından anlaşılmayan, dinlenmeyen, değer verilmeyen genç duygularını içe tıkacak ve bu duygularını paylaşmayarak bilinçaltına itecektir.
  • Her birey kendisinin dünyada başka benzerinin olmadığını ve en az bir alanda yetenekli olduğuna inanmalıdır.
  • İnsanlar acıdan kaçarak haz veren eylemlere yaklaşırlar. Mutsuzluk veren olaylardan uzaklaşırken şunu iyi bilmek gerekir ki bu olayları yok saymak olumsuz bir yöntemdir. Sorun ortaya çıktığı zaman üçüncü bir kişiyi devreye sokmadan iki kişinin karşılıklı konuşarak duygu ve düşüncelerini ileterek sorunu halletmeye çalışmaları en iyi yöntemdir.
  • Zamanı verimli şekilde değerlendirmek olumlu ruh sağlığına sahip olmanın şartlarından biridir. Çalışmak ve üretken olmak ile ruh sağlığı arasında yakın ilişki vardır. Gençlerin iş veya okul dışı boş zamanlarında uğraşları olması onların yapıcı, yaratıcı, kendine güvenli bireyler olması için önemlidir.
  • Ergenlik döneminde gencin isteklerinin engellenmesi veya bir arzusunun gerçekleşmemesi duygusal kırıklığa yol açar. Gençlerin arzularının gerçekleşmemesi karşısındaki hayal kırıklıklarının yarattığı üzüntü yetişkinlerinkinden farklıdır. Karşı cinsten bir arkadaşı tarafından reddedilmek okulda başarısızlık, hayal kırıklığı, gibi olayları karşılama biçimini öğrenmeleri üzüntülerini telafi etme yollarına arttıracaktır. Arzu edilmeyen durumlarla karşılaşınca nasıl davranılacağına önceden karar vermek herhangi bir konudaki başarısızlığın bütün alanlardaki başarısızlığı anlamına gelmeyeceğini düşünmek, başarısız olma ve engellenme karşısındaki kırgınlıkları azaltacaktır. Burada anne ve babanın gencin duygularını anlamak onunla üzüntülerini paylaşmak amacıyla konuşması, eleştiriden uzak dinleyiciler olması, gence gerekli desteği, güveni vermeleri ve gence değerli olduğunu hissettirmeleri önemlidir.
  • Beden sağlığı ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiye dikkat etmek gerekir. Yetişme çağındaki bir insan için gerekli protein ve minerallerden yoksun bir beslenme beden ve ruh sağlığını tehlikeye düşürebilir.
  • Spor yapmak beden ve ruh sağlığını güçlendirir. Sportif faaliyetler gençteki beden enerjisinin uygun şekilde harcanmasını sağlar. Gençlerdeki öfke ve saldırganlık duyguları spor yolu ile giderilebilir. Grup içinde yapılan spor faaliyetleri gencin sosyalleşmesini, kendi güvenini tazelemesini sağlar.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :