- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Ergenlik Çağı – Karşı Cins Arkadaşlığı

Ergenlik Çağı – Karşı Cins Arkadaşlığı sitemize 23 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

 

 

             ERGENLİK ÇAĞI

 

Batı dillerinde büyüme anlamına gelen “adolescence” bizde yeniyetmelik ve delikanlılık dönemini içine alan “ergenlik çağı” çocukluktan yetişkinliğe geçiş hazırlıklarını içine alan bir gelişme dönemidir (Kılıççı, 1992). On ikinci yaştan, yirmibir yaşına dek uzanan bu çağ, ruhsal alanda önemli değişikliklerin belirdiği, hızlı bir büyüme ve olgunlaşma çağıdır. Ortaokulyıllarına denk düşen ilk gençlik ya da yeniyetmelik yaşlarında, cinsel uyanışla birlikte yeni ruhsal özellikler ve davranışlar kendini gösterir. Dengeli ve uyumlu ilkokul çocuğu gider, yerine oldukça tedirgin, güç beğenen ve çabuk tepki gösteren bir genç gelir. Duyguları hızlı iniş ve çıkışları gösterir (Yörükoğlu, 1996).

Erilik sırasında, ergen dramatik bir biçimde boy ve kilo kazanırken, cinsel olgunlaşmanın başladığı işaretini veren aynı derecede önemli diğer değişimler ortaya çıkar. Bunlar birincil cinsiyet özellikleri (erkeklerde penis ve testisler, kızlarda yumurtalıklar klitoris, vajina ve rahim) ve ikincil cinsiyet özellikleridir (kadınlarda göğüslerin gelişimi, erkeklerde ses değişimi yüz kıllanması, her iki cinste apışarası kılları). Bu özelliklerin ortaya çıktığı yaşlar bireyler arasında büyük ölçüde değişmektedir (Gander ve Gardiner, 1998).

Ergenlikte ortaya çıkan biyokimyasal değişimlerin en önemli etkilerinden biri cinsel dürtülerdeki ve duygulardaki artıştır. Birçok ergen için bu yeni keşfedilen duygular şaşkınlık ve kaygı kaynağı olabilir (Gander ve Gardiner, 1998). Kız, kızlık kimliğini, erkek çocuk da erkek kimliğini çoktan benimsemiştir, ama aşılacak son bir aşama kalmıştır. O da cinsel iç salgı bezlerinin (hormonların) hızlı uyanışıyla ortaya çıkan yeni duruma uyum sağlamaktır (Yörükoğlu, 1996).

Ergenliğin cinsel olgunlaşma ile ilgili ilk belirtileri görüldüğünde her iki cins de çok kısa bir süre için içe dönmekte sanki daha önce önem verdiği arkadaşlara bir süre ilgisiz kalmaktadır. Bu çekiliş bir kaç ayı geçmemekte tekrar bireyin kendi arkadaşları ile ilişkisini artırdığı görülmektedir. Bu kez içten içe, karşı cinse duyulan ilgi ve karşı cins beğenisi önem kazanmaya başlamaktadır (Kılıççı, 1999).

Erikson’a göre yaşamın bu döneminde ergen, kişiliği için bir kimlik geliştirmeye çalışır. Bu dönemde dış görünüş önem kazanır. Görünümüne gösterdiği ilgi benliğin oluşmasına yardımcı olur. Kimliğini arayış çabası içinde, kahramanlara, öğretilere, karşı cinsten kişilere tutulur. Kararsızlık ve şaşkınlık bu yaştaki gençlerin dayanışma grupları oluşturmasına neden olur (Geçtan, 1993).

Havighurt’a göre, ergenlik çağında başarılması gereken başlıca gelişim görevleri şunlardır:

-Cinsel rolünü kabullenme ve bu role uygun davranış örüntüleri geliştirebilme,

-Duygusal bağımsızlığını kazanma ve kendisiyle ilgili önemli kararları kendi başına verebilme,

-Akran dünyası içinde kabul görme ve arkadaşlık, işbirliği, liderlik yeteneklerini geliştirebilme,

-Çatışan değerleri uzlaştırma ve kendi yaşına özgü bir yaşam felsefesi geliştirebilme,

-Meslek seçimi içn ön hazırlıkları yapabilme,

-Öz kimliğine ulaşma ve bunu kabullenme (Akt: Adams, 1995).

 

 

             AKRAN GRUPLARI

 

Bu dönemde, temel ergen problemlerinin dörtte birinden fazlası kişilerarası ilişkiler, duygular, olgunlaşma ve ergenlerin aileleri üzerinde odaklaşır. Ergenlerin en büyük sorunlarından biri akran onayına duyulan gereksinimdir. Ergenler, yetişkinliğe doğru ilerlerken güvenliklerinin büyük bir bölümünü kendi yaş grupları içinde standartları ve davranışları kendileri için önemli olan arkadaşlarından sağlarlar. Akran onayını, yaptırımlarını kaybederlerse, kendi başlarına kalırlar. Tam bağımsızlık doğrultusunda evin güvenliğinden uzaklaşılmaya başlanıldığı bir dönemde bu ergene çok güç gelir (Adams, 1995).

Arkadaş grubu içinde olmak, konuşmak, dertleşmek, tartışmak, birlikte çalışmak, eğlenmek ya da gezmek gençlerde bir yandan davranış ve tutum değişmesine yol açarken, öte yandan bireysel sorunların çözümünde endişe, kaygı, gerilim, sıkıntı ve tedirginliğin azalmasında önemli rol oynar (Köknel, 1985).

Ausubel (1954), ergenlik döneminde yaşıt gruplarının hizmet ettiği yedi temel işlev belirtmektedir:

Ailenin yerini alma; Ergen bağımsız olarak bir konumun varlığını ya da yokluğunu hissedebilir. Arkadaşlar böyle durumlarda ana-babadan daha yansız bir geribildirim şansı tanır.

Benlik saygısı kaynağı; Yaşıt grubu aile dışındaki biri için önemli bulunması açısından, önemli bir benlik-saygısı kaynağı olabilir.

Dengeleyici etki; Bu hızlı gelişimsel dönemde, diğerlerinin de aynı durumda olduğunu bilmek rahatlatıcıdır.

Davranış standartları için kaynak; Ergenler önemli kararları için tavsiyeleri ailelerinden almakla birlikte, daha az önemli kararlarda akran gruplarına yönelmektedirler.

Sayılarda güvenlik bulunmaktadır; Yaşıt grubu, yetişkinlerin gençler üzerinde koydukları zorlamalardan ergenleri ayrı tutmakta ve korumaktadır.

Yaparak deneme olanakları

-Model olma olanakları (Akt; Adams, 1995).

 

 

KARŞI CİNSLE İLİŞKİLER

 

Bedende başlayan değişiklikler ve ortaya çıkan yeni duygu ve dürtülerle ergen karşı cinsle ilgilenmeye başlar. Erkekler genç kadın öğretmenlerine, genç kızlar da genç erkek öğretmenlerine hayranlıkla bağlanırlar. Tutulan güncelerde, anı defterlerinde, düşsel sevgililerle ilgili öyküler, serüvenler yer alır, şiirler karalanır. Genç erkek, kendisine gülümseyen her kızın ona tutulduğunu sanır. Arkadaşlarına bundan övünerek söz eder. Kızlar da aralarında kendilerine sırnaşan erkeklerden söz ederler. Okulun en yakışıklı erkeğinin kendileriyle konuşmak istediğini, ama yüz vermediklerini üstüne basa basa anlatırlar (Yörükoğlu, 1996).

Arkadaş ilişkileri , özellikle kız-erkek arkadaşlığı, kişiliğin gelişmesinde, olgunlaşmasında, cinsel kimliğin kazanılmasında büyük önem taşır (Köknel, 1985).

Genç ergenler aynı cinsten yaşıtlarıyla, karşı cinsin üyeleriyle nasıl konuşulmalı, ne hakkında konuşmalı ve nasıl dikkat çekmeli gibi konularda tartışırlar. Birbirlerine sataşmaya, şaka yapmaya başlarlar, bozulmuş gibi yaparlar ve karşı cinsel durumlarda rahat olmaya çalışırlar (Gander ve Gardiner, 1998).

Ergenlikteki cinsellik konusunda öğrenilenleri çoğu karşı cinsle ilişkilerin gelişmesi ve sürdürülmesi bağlamında oluştuğu için “çıkma” davranışı önem kazanmaktadır.

Skipper ve Nass (1966), çıkmanın dört ilevi gerçekleştirmeye yönelik amaçlı bir davranış olduğuna inanmaktadır. Çıkmanın bu işlevleri; yenilenme, toplumsallaşma, statü kazanımı ve biriyle birlikte olmadır. Bugün daha çok toplumsal bir deneyim ve karşı cinsel ilgilerin çıkışı olarak görülmektedir.

Feinstein ve Ardon, ergenin karşı cinsel gelişimini açıklamak için dört evreli bir kuram önermiştir. Bu evreler:

I. Evre: cinsel uyanış (13-15) yaşları

Erotik eğilimlerle arkadaşlık,

Sinemaya ya da partiye davet,

Erkek ya da kız arkadaşa sahip olmaya ilişkin toplumsal kabül,

Öpüşme ve “making out”,

Kızlar daha büyük erkeklere çekici gelebilirler,

Geç olgunlaşan erkekler güvensizlik yaşayabilirler.

II. Evre: Uygulama (14-17) yaşlar,

III. Evre: Cinsel rollerin kabullenilmesi (16-19) yaşları,

IV. Evre: Seçimlerin gelişimi (18-25) yaşları (Akt; Adams, 1995).

Ergenlerin gerek arkadaşlıklarında gerekse romantik ilişkilerinde düzensizlik hakimdir, göze çarpan iniş-çıkışlar belirgindir. Bu değişiklik cinslerde derece olarak ayrılık gösterir ve arkadaşlık ilişkisinde olmada, karşı cinste ve romantik ilişkide gelişimsel farklılık gösterir. Karşı cins arkadaşlığı ilgileri ve yaşantı uygunluğuna bağlı katılımı yansıtır. Ergenliğin ilk yıllarında cinslere göre arkadaşlık ağı değişir, sosyal baskı ve karşı cinsel ve romantik arkadaşlık için büyüyen fırsatlar artar. Karşı cinsel ve romantik arkadaşlığın ana teması ve işlevi; kendi niteliklerine ilişkin iç açıklamalar ve karşılıklı duygulanma sunmasıdır. Üye olan özellikler aynı cinsle arkadaşlıkla gelişir ve sonra romantik ilişkilerde kapalı ilişki memnun edici ve kalıcı olur (Feiring, 1999).

Kız-erkek arkadaşlığı genel olarak arkadaşlığın ve arkadaş gruplarının bütün özelliklerini taşır. Ayrıca cinsel kimliğin kazanılması, başka bir deyişle, gençlerin cinsel yapılarına uygun biçimde davranmaları, sağlıklı özdeşleşme yapmaları, karşı cinse, insanlara ilgi, sevgi, saygı ve güven duymaları için gerekli gelişme ve olgunlaşmayı sağlar. Kız ve erkeğin birlikte bulunduğu arkadaş grupları içinde gençler, giyinmelerine, oturmalarına, yürümelerine, konuşmalarına dikkat eder, özen gösterirler. Duygu, düşünce, davranış ve tutumlarını denetlemeyi, dengelemeyi, düzenlemeyi öğrenirler (Köknel, 1985).

Aynı cinsle arkadaşlık çocuklukta baskın gibi görünse de ergenlik yıllarında bu ilişki ağı baştan başa yeniden düzenlenir. Aynı cinsle arkadaşlık, karşı cins arkadaşlığı için alternatifdir. Karşı cinsle arkadaşlık; nasıl görüşüleceği ve nasıl karşı cinsle birlikte olunacağı, parça parça durumlarda -özellikle yetişkinlerin sınırlı ya da varolmayan yardımlarında- öğrenme olanaklarını temsil eder (Connolly ve ark., 1999).

Ergenlerde karşı cinsle olan arkadaşlık yaşantıları romantik ilişki için önemlidir. Ergenlerin algılamasında karşı cinsle arkadaşlık, romantik ilişkinin önce yerine geçmekte sonra ise desteklemektedir. Romantik ilişki için doğal becerileri denemesi ve öğrenmesi için ergene olanaklar sağlar. Genç daha sonra bu becerileri romantik eşine transfer eder (Feiring, 1999).

 

 

Yararlanılan Kaynaklar:

 

Adams, J.F. (1995). Ergenliği Anlamak. (Çev: B.Onur ve Ark.) İmge- İstanbul

 

Connolly, J. ve ark. (1999). Conceptions of Cross-Sex Friendships and Romantic Relationships in Early Adolescence. Journal of Youth and Adolescence, Vol 28, No.4

 

Feiring, C. (1999). Other-Sex Friendship Networks and the Development of Romantic Relationship in Adolescence. Journal of Youth and Adolescence, Vol 28, No.4

 

Gander,M.J., H.W. Gardiner (1998). Çocuk ve Ergen Gelişimi. (Çev: B.Onur ve Ark.) İmge-Ankara

 

Köknel, Ö. (1985). Gençlik Çağında Kız ve Erkek Arkadaşlığı. Aile ve Çocuk dergisi s.19-24

 

Yörükoğlu, A. (1996). Çocuk Ruh Sağlığı. TC İş Bankası Kültür yay- Ankara

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yararlanılacak Kaynaklar:

 

Adams, J.F. (1995). Ergenliği Anlamak. (Çev: B.Onur ve Ark.) İmge- İstanbul

-Başgül, F.U. (1997). 12-15 yaş grubu ergenlerin cinsel eğitim konusundaki görüşleri. Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi.

-Cole, J. (1998). Cinsellikle İlgili Merak Ettikleriniz. (Çev: E. Aksoy) Sistem- İstanbul.

-Eyre, L. ve R. (1999). Çocuğuma Cinselliği Nasıl Anlatırım? (Çev: Asude Kayaş) Beyaz-İstanbul

-Gardner, M.R. ve Ark. (1999). Children’s body image. Journal of youth and adolescence, vol. 28, no.5

-Gander,M.J., H.W. Gardiner (1998). Çocuk ve Ergen Gelişimi. (Çev: B.Onur ve Ark.) İmge-Ankara

-Gerler, E.R. (1991). The Challenge of Counseling in Middle Schools. ERIC Digest.

-Hansen, Sunny, Harless (1988). Sex Equity in Guidance and Counseling. Highlights: ERIC/CAPS Digest.

-James, S.H.,K.M, Burch (1999). School counselors roles in cases of child sexual behavior. Professional school counseling. 2:3 Feb. ASCA

-Karabay, K. (1985). Ergenlik Çağındaki Erkeğin Biyolojik Gelişimi. Aile ve Çocuk dergisi s.61-72

-Kazancıgil, A. (1987). Kız Çocuğunda Büluğ Dönemi ve Cinsel Gelişim. Aile ve Çocuk dergisi s.46-52

-Koptagel-İlal, G. (1982). Çocuk ve Cinsellik -Ne diyelim? Nasıl söyleyelim? Aile ve Çocuk dergisi s.52-59

-Mayle, P. (1998). Ben Nereden Geldim?  (Çev: E.Aksoy) Sistem- İstanbul

-Nemlioğlu, S. B. (1981). Cinsel rolleri öğrenme ve cinsel kimliğin benimsenmesinde anaokulunun rolü. Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi.

-Onur, B. (1982). Ergenlikte Cinsel Gelişim. Aile ve Çocuk dergisi s.38-41

-Onur, B. (1982). Ergenlikte Cinsel Gelişim ve Cinsel Eğitim. Ankara Üniversitesi Doçentlik Tezi- Ankara

-Özgüven, İ.E. (1997). Cinsellik ve Cinsel Yaşam. PDREM yay-Ankara

-Sarp, B. (1999). Çocukta ve Gençte Cinsel eğitim. Esin- İstanbul.

-Uçar, H. (1991). Çocukların Cinsel Eğitimi ve Bazı Cinsel Sorunlar. Yaprak-İstanbul.

-Yavuzer, H. (1997). Çocuk Psikolojisi. Remzi-İstanbul.

-Yavuzer, H. (1986). Ana-Baba-Çocuk Arasındaki İletişimin Önemi ve Cinsel Eğitim. Aile ve Çocuk dergisi s.26-31

-Yavuzer, H. (1985). Ergenlikte Cinsellik. Aile ve Çocuk dergisi s.88-93

-Yılmaz, H. (1990). 14-18 Yaş Grubu Ortaöğretim Öğrencilerinin Cinsel Eğitimi. Hacettepe Üniversitesi- Ank.

-Yörükoğlu, A. (1995). Çocuk Ruh Sağlığı. TC İş Bankası Kültür yay- Ankara

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :