- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Emeklilik ve Uyum

Emeklilik ve Uyum sitemize 23 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

EMEKLİLİK VE UYUM

Burgess’e göre “emeklilikte kişi rolsüz bir rolü oynamaya başlar”. Emeklilik, bir yandan yaşamın alışılagelen sürekliliğini bozarken, öte yandan kişinin aile ve diğer insanlar arasındaki yerinin ve kimliğinin değişikliğe uğramasına neden olur.

Çalışma veya iş, insanın yaşamında önemli yer tutan etkinliklerin başında gelir. Çalışan birey, bir yandan yaşamını sürdürebileceği geliri sağlarken, aynı zamanda kendini gerçekleştirebilme ve toplumla bütünleşebilme olanağını da elde etmektedir.

Emeklilik orta yıllardan yaşlılığa geçişi belirleyen toplumsal bir dönüm noktası olduğu için yetişkin gelişiminde önemli bir aşamadır. Emeklilikteki geçiş ergenlikteki geçişe benzetilebilir, ancak erinlikte biyolojik etkenlerin ağır basmasına karşılık, emeklilikte toplumsal etkenler daha önemlidir. Emeklilik ayrıca, çalışmanın sona ermesiyle boş zaman döneminin başlamasını da belirler.

 Carp’a göre emeklilik olgusunun üç temel yönü vardır:

  1. Olay, emeklilik kesin bir toplumsal anlamı olmayan bir toplumsal olaydır; anlamı daha çok bireyin toplumsal yaşam alanı ile sınırlıdır
  2. Statü Emeklilik olayının ardından birey, kendine özgü rolleri, beklentileri ve sorumlulukları olan yeni bir toplumsal konuma geçer. Bu değişim üstlenilen rollerde ve yaşam standardında bir düşüşü de içerir. Bu nedenle, emekli statüsüne geçiş toplumsal konumda olumsuz bir değişimdir
  3. Süreç yeni statüye hazırlanılmasını ve bu statü değişiklinin getirdiği yeniden toplumsallaşmayı içermektedir. Bu bakış açısından, emeklilik sürecindeki biyolojik, psikolojik ve toplumsal etkenlerin önemi vurgulanabilir. Bu süreci anlamak, sadece olayın etkisini değil, aynı zamanda bireyin özelliklerini, geçmekte olduğu yeni statünün özelliklerini de anlamayı gerektirir.

EMEKLİLİK SÜRECİNDE BİYOLOJİK, PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL (SOSYO-KÜLTÜREL) ETKENLERİN ÖNEMİ

  1. Biyolojik Etkenler: Emeklilerin hemen hemen yarısı kötü sağlık koşulları nedeniyle emekliye ayrılmış kişilerdir. En kötüsü de, bu kişilerin aynı nedenle boş zaman etkinliklerine katılamamalarıdır. Bireyin emeklilikte yeterince doyum bulabilmesinde biyolojik düşüş önemli bir etkendir. Öte yandan, hastalık da biyolojik düşüşe bağlı temel bir etkendir. Eğer belirli bir hastalık yoksa yaşa bağlı değişim de az olmaktadır. Emeklilikten sonra ortaya çıkan depresyon geçici bir durumdur ve fiziksel hastalığı birkaç yıl sonra izleyen depresyonun aksine hastanelik düzeye gelmez. Şu halde, hastalık çok önemli bir biyolojik etkendir ve insanın fiziksel sağlığı emeklilikteki doyumlarını, rollerini, kendini algılayışını etkiler. Emekli kişi sürekli tıbbi bakıma gereksinme gösteriyorsa, bağımsızlık duygusunu koruması da oldukça güçleşecektir

Emeklilikteki mutluluğu azaltan olaylardan en önemlisi, daha önce alıştığınız gibi, gününüzü yönlendirecek, size kim olduğunuzu ve kendinizle ilgili neler hissettiğinizi yansıtacak bir işiniz olmadan yaşamak zorunda kalmak ve bunun için hazırlıksız yakalanmaktır. Son yıllardaki çalışmalar, emeklilik stresinin ciddi hastalıklara, hatta ölümlere yol açabildiğini göstermiştir. Kuşkusuz, pek çok mutlu emekli insan da vardır. Bu kişiler, bozulan fiziksel sağlıkları, azalan gelirleri ve artan enflasyona karşın ve koşulların elverdiği ölçüde, gerçekten yapmak istedikleri şeyleri yapmaya çalışmaktadırlar.

Duke Üniversitesi Medikal Sosyolojisi Yaşlılık ve Gelişim Bölümü Profesörü olan Dr. Endman Palmore’a göre, yaptıkları işin dışında mutlu olabilecekleri başka seçenekler bulamayanların, bir süre sonra sağlıkları bozulmaktadır. Palmore, “Emekliliklerini sallanan sandalyeye bağlayanlar bir süre sonra, egzersiz eksikliği nedeniyle bedenlerinin atrofiye uğradığını (hareketsizlik nedeniyle dokuların hayatiyetini kaybetmesi) görmektedirler. Gittikçe içlerine kapanmakta ve depresyona girmektedirler.” demektedir. “Bu durum özellikle, kendilerini işlerinin dışında bir başka alanda geliştirememiş, eğitim düzeyi düşük kişiler arasında ortaya çıkmaktadır. Bazen, işlerinden başka hiçbir şeyi düşünmemiş işkolik orta sınıf çalışanları da, emekli olduklarında benzer bir sorun ile karşılaşmaktadırlar.

  1. b) Sosyokültürel Etkenler: Birey için emekliliğin anlamı, büyük ölçüde, emekliliğin toplumsal etkenlerinden ve kültürel tanımından etkilenmektedir. Araştırmalar, yüksek gelir, eğitim ve mesleki statü sahibi kişilerin uzun süre çalıştıklarını; emekliliği isteyenlerin emekli olmaya istekli olmayanlardan daha önce emekli olduklarını, kadınların emekliliği erkeklerden daha az istediklerini ortaya koymaktadır. Bu karmaşık görüntüler emekliliğin ancak bireyin yaşam alanı içinde kavranabileceğini göstermektedir. emekliliğin düzensiz bir biçimde ortaya çıkması, belirli bir geçiş süresine olanak vermemesi durumunda bunalım söz konusu olabilir. Emeklilik ve aile ilişkilerinin etkileşimi de önemlidir. Eş yaşıyorsa emeklilik çifti daha yoğun bir ilişkiye sokabilir. Genel olarak çiftler için emeklilik yıllarının mutlu geçtiği söylenebilir. Ancak bazen de tersi olmakta, daha önce biriken nefret su yüzüne çıkmaktadır. Daha önce kendi iş dünyasında yaşayan erkek emeklilikle birlikte karısının yaşam alanına girer ve bu alanın paylaşılmasında sorunlar belirebilir

Kocanın emekli olmasıyla başlayan bu süreç, hanım için de geçerliyse yani hanımı da çalışıyorsa ikisinin emekliliği aynı döneme rastlayacaktır. Buradaki ilk ve en göze çarpacak olan sorun gelirdeki ani düşüştür.gelir düşüşü ailenin yaşam düzeyini de etkileyecektir. Bu ekonomik güçlük çiftin sağlığı bozuldukça kendini daha çok hissettirecektir. Bu durumda geniş aile örüntüleri tersine işlemeye başlar. Daha önce büyüklerin yardım ettiği küçükler yardım veren konumuna geçer. Sorun teşkil eden durum ortaya çıkar ( Onur,2000).

  1. c) Psikolojik Etkenler: Emeklilik döneminde bireyin mesleğe ve aileye katkısını değerlendirmesi önem taşır. İşte ailede önemli şeyler üretmiş olmaya bağlı doyum duygusu sonraki döneme taşınacak önemli bir etkendir. Ketlenme ve verimsizlik duygusu ise emekliliği zorlaştıracaktır. Üretkenlik olanağı emeklilikle sona ermez; bütünlük duygusu da sadece emeklilik sonrasına özgü değildir. Yaşam döngüsünün evreleri birbiri üstüne gelir ve temel yaşantılar birbirini bütünler.

Reichard, Livson ve Peterson, emekliliğe iyi uyum gösteren üç kişilik tipi ve kötü uyum gösteren iki kişilik tipi ayırt etmektedirler. İyi uyum sağlayan kişiliklerden birincisi  “olgun” diye adlandırılan kişiliktir. Bunlar yaşlılığa kolaylıkla giren, kendilerini gerçekçi bir biçimde kabul eden, kişisel ilişkilerinde ve etkinliklerinde doyumlu kişilerdir. İkinci grup “salıncaklı sandalye insanları” diye adlandırılmaktadır; Bunlar edilgenlikleri nedeniyle emeklilikteki sorumluluktan kurtulma olanağını sevinçle karşılayan ve köşelerine çekilmeyi yeğleyen insanlardır. “Zırhlı” olarak adlandırılan üçüncü grup, anksiyeteye karşı düzenli işleyen bir sistem geliştirerek yaşlılığın edilgenliğini ve çaresizliğini atlatabilen, fiziksel gerilemeyi yenebilmek için sürekli etkin olmayı yeğleyen kişilerden oluşur; bu insanlar güçlü savunmalarıyla yaşlanma korkusundan kurtulmuşlardır.

Yaşlanmaya kötü uyum gösterenler arasında en büyük grubu “kızgınlar” oluşturur. Daha önce amaçlarına ulaşamadıklarından dolayı kızgın, düşlerini gerçekleştiremedikleri için başkalarını suçlayan, yaşlanmakla bağdaşamayan insanlardır. Diğer uyumsuz grup ise, geçmişe bakıp düş kırıklığı ve başarısızlık gören, ama kızgınlıklarını kendi içlerine çevirmiş, kendilerini suçlayan, yaşlandıkça daha depresif olan, değersizlik duyguları duyan kişilerden oluşmakta ve “kendilerinden nefret edenler” diye adlandırılmaktadır.

Kaynak:: Atchley, 1976. Aktaran Hoffman ve ark., 1994

Emeklilikte karşılaşılan sorunları özetle verecek olursak;

  • Genel beden sağlığına ilişkin kayıplar
  • Bilişsel işlevlere ilişkin kayıplar
  • Kişilik özelliklerine ilişkin kayıplar
  • Duyusal işlevselliğin azalması
  • Değişmelere uyum yeteneğinin azalması
  • Çalışma hayatından ve bunun vereceği sosyal statüden vazgeçme
  • Gelir kaybı
  • Eş ve yakınlarını kaybetme
  • Sosyal etkileşimin azalması
  • Ölümü yakınında hissetme

EMEKLİLİĞE HAZIRLANMA NASIL YAPILMALIDIR ?

Bu konuda verilecek seminerler olmaktadır. Seminerlere karşılaşılabilecek sorunlardan pay alacakları için eşlerin de katılması teşvik edilmektedir.eşler yeni yaşam ve ev düzenini birlikte kuracaklardır.emekli olan kişinin yeni rol ve statüsüne eşinin de uyumu gerekecektir.emeklilikte özellikle ilk günlerde yaşanan tedirginlik zamanla azalır ve yeni bir hayat her iki taraf içinde başlar (Koşar,1996)

            Emekliye yeni bir yaşam stili olarak; yeni ilişkiler, yeni bir yaşam düzeni, arkadaşlıklar ve eşlerin kendi özgürlüklerini yaşamaları önerilebilir. Boş zamanını kullanma şu boyutları içerebilir: Daha fazla ücretli bir iş, danışma, kendi işini kurup çalışma, sosyal amaçlı bazı kurumlarda gönüllü çalışma ve geleceğe yönelik eğitim. En sağlıklı yol, bireylerin emekliliğe ömür boyu hazırlık yapmalarıdır. Bu hazırlığı yapabilmenin yolu kişinin kendi ihtiyaçlarını önceden belirlemesi ve olanaklarını buna göre kullanmasıdır. Hazırlığa başlarken öncelikle bir listenin düzenlenmesi kolaylıklar sağlar. Emekliliğe hazırlığın ilk aşamasında düzenlenen listede yer alacak konular şöyle sıralanabilir; Fiziksel ve ruhsal sağlık, diyet, etkinlikler, akraba ve çevreyle ilişkiler, gelir ve barınma duru, vb.

            Yaşama karşı her yaşta olumlu bir tutuma sahip olmak yaşamın son döneminde, özellikle emekliliğe hazırlanma açısından çok önemlidir. Emekliliğe hazırlığın tek bir kalıbı yoktur. Tersine emeklilikle ilgili bir dizi kural ve temel ilke vardır: bunlardan önemlileri şöyle sıralanabilir:

  • Zamanı iyi kullanma,
  • Çok yakınlarda, evli iseniz eşinizle, uygun bulursanız diğer aile üyeleri ve dostlarla planlarınızı tartışma.

Karı kocanın her birinin, emekliliğinin nasıl olması gerektiğine ilişkin ayrı ayrı hayalleri olabilir. Bu hayallerin birbiriyle aynı olması da gerekmez. Bununun için eşlerin oturup, yapamayacakları işlerle ilgili olarak konuşmaları, plan yapmaları, kendi alanlarını tanımlamaları gerekir. Bu dönemde gerekli görülen bilgi ve önerileri almak için varsa herhangi bir emeklilik öncesi kursa başvurarak, ya da bu konuda bilgi ve deneyimi olanlara danışarak vergiler; ücretler, barınma, çalışma vb. konularda bilgi sağlama. Çok daha özel bir düzey ise emeklilik konusunda ilgilendiğiniz, önemli saydığınız konulardan oluşan bir soru listesi hazırlanabilir. Sonra bilgi ihtiyacını giderecek cevapları aramak kolaylaşabilir.

Emekliliğe girmeden, yapmaktan hoşlanılan işlerin bir listesini oluşturmaya başlanmalı. Bir dosya tutulmalı. Daha sonra emekli olunduğunda bu dosya çok kıymetli olacaktır. Çalışmayı sürdüğü dönemde, emeklilikte yapılabilecek spor dallarından bir kaçıyla ya da çeşitli hobiler ve projelerle ilgilenmeye başlanılmalı. Bir ay süreyle, emeklilik maaşı kadar bir bütçeye bağlı olarak yaşamayı deneyip, eldeki ekonomik olanaklara bakıp ve parayı nasıl harcayacağa ilişkin bir plan yapılmalı. Deneme bir emeklilik dönemi için, bir ay kadar izin olarak evde kalınmalı ve yeni ilgiler, yeni faaliyetler geliştirmek, eşleriyle birlikte kendi faaliyet alanlarını tanımlamak için prova yapılmalı.

EMEKLİLİĞE HAZIRLIK PROGRAMLARI

Sosyal güvenlik sistemimizde adına dahi rastlayamadığımız “emekliliğe hazırlık programları”nın geçmişi ABD’de 1970’lere dayanıyor. Emeklilik programları; temel olarak örgütlerin emekli olacak üyelere, yeni bir takım yetenek ve beceriler kazandırmak yeni alışkanlıklar geliştirmek veya yeni sosyal örgütlere katmak suretiyle emeklilik sonrasında anlamlı ve hoş zaman yaşatacak ve istihdam olanakları yaratacak süreçleri içerir.

 

PROGRAMLARIN İÇERİĞİ

Emekliliğe hazırlık programlarının çoğu emeklilikle ilgili planların anlaşılır kılınmasını sağlayıcı niteliktedir. Program konuları tipik olarak, parasal, psikososyal ve fiziksel yaklaşımları içermektedir. Günümüzde uygulanan emekliliğe hazırlık programlarının % 97’si parasal konuları içerirken psikososyal ve fiziksel konulara daha az ağırlık verildiği görülmektedir.

Parasal Konular:  Temelde parayla ilgili olarak; emekli maaşı, emeklinin hakları, bütçe yatırım kararları ve gayrimenkul alımı planlarıyla ilgili vergiler ve sigorta tutarları gibi konular yer almaktadır.

Psikososyal Konular: Emeklilikle birlikte ortaya çıkan rol uyumu, kariyer değişimi ve çok önemli olarak kabul edilen çalışma alternatifleri, boş zaman aktiviteleri zamanı yönetme ve ruh sağlığıyla ilgili önemli bilgileri içermektedir. Bununla birlikte bu programlardaki yeni yaşam pozisyonları, kendine yeterli olma, kadınların sorunları ve ego odaklı konular emekliler için oldukça stres yaratıcı niteliktedir.

Fiziksel Konular: Beslenme, ev seçenekleri (kira, taşınma), sağlık sigortası, Fiziksel sağlık, çok yaşlı olanların bakımı ve stres yönetimi bu kategoride yer alan en önemli konulardır.

Bunun yanında sağlık bu tür programlarda önem kazanan bir konudur. Sağlıklı bir hayatı sürdürebilmek için konunun olumlu direktifler verecek şekilde kullanılmasına ihtiyaç vardır. Burada hastalıkların listesi verilmemelidir. Hastalık belirtileri ve dikkat edilecek konular, olası tehlikeler, insanları korkutmayacak şekilde sunulmalıdır.

 

ÜLKEMİZDE EMEKLİLİK PROGRAMLARI NASIL UYGULANABİLİR

  • Programların dizaynı ve geliştirilmesi sorumluluğu:

Emekliği sandığı Genel Müdürlüğü üstlenebilir. Pilot proje bazında öncelikle, sınırlı sayıdaki kamu kurumlarının bu konudaki talepleri karşılanabilir. Emekli sandığı Genel Müdürlüğü daha alt kademedeki bir birime sorumluluk vererek bu görevin yürütülmesini sağlayabilir. Görev verilen bu ölüm kısa sürede konuyla ilgili gerekli uzmanlaşmasını sağlayabilir. Görev verilen bu bölüm kısa sürede konuyla ilgili gerekli uzmanlaşmasını gerçekleştirebilir. Bunun için yurt dışında olduğu gibi emekliliğe hazırlık programları konusunda uzmanlaşmış kurumlardan, PC ve Paket programlardan veya videolardan yararlanılabilir.

Parasal Konular: emeklilikle birlikte bireylerin eline geçecek maaş, kesintileri, ikramiyeler ve haklar gibi bazı konularda bilgiler verilmelidir. Bu dönemde özellikle emeklinin boş zamanlarını verimli bir şekilde değerlendirebilmesi için ek bir iş daha fazla para kazanabileceği alternatif işler üzerinde durulmalıdır.

Psikososyal Konular: Emeklilik döneminde, bireylerin yaşlılıkta karşılaşabilecekleri sorunlar ve eşlerin birbirlerine olan destek ve yardımları bu tür programların büyük bir bölümünü oluşturabilmelidir.

Fiziksel Sağlık Konuları: Uzun yıllar süren düzensiz ve sağlıksız beslenmenin sonuçları bu dönemde görülür. Emekliler için sağlık bu dönemde çok önemli olmasına rağmen ülkemizde sunulan sağlık hizmetlerinin ve hastaların durumu göz önüne alındığında ne yazık ki salığın yitirilmesi veya hastaneye yatmanın emekliler için fazlasıyla stres yarattığı söylenebilir.

Emekli olduktan sonra da, bugüne kadar pek çok kişiye yararlı olmuş bazı öneriler:

  • Evde oturup insanların sizi aramasını beklemeyin sosyal ilişkilerinizi siz başlatın. Arkadaşlıklarınızı sürdürün.
  • Bazı sürekli programlar başlatın. Oyun zamanı çalışma zamanı, yalnız kalma, diğerleriyle birlikte olma zamanı gibi.
  • Sizi aktif ve ilginizi canlı tutacak yeni işler bulun. Bu işlerdeki başarılarınızın büyük olması o kadar önemli değildir. Önemli olan sizin önümüzdeki engelleri aşarak o noktaya gelmiş olmanızdır.
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :