- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Eğitim ve Ceza

Eğitim ve Ceza sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

EĞİTİM ve CEZA

Eğitim; bireylerde yeni ve istendik davranışlar oluşturma yönünde yapılan etkinlikler bütünüdür. Bu istendik davranışları ise bireyin bedensel, duygusal, düşünsel ve sosyal yeteneklerini kendisi ve toplum için geliştirmesi ve bu yeterliklerini kullanmasıdır.

Ceza ; istenmeyen bir davranışı ortadan kaldırmak için verilen hoş olmayan uyarıcıdır. Ceza , yeni ve istenilen davranışların öğretilmesini sağlamaz sadece eskilerin bastırılmasını sağlar. Oysa eğitimin temel hedefi bireylere yeni ve istenilen davranışları kazandırmaktır, eskileri bastırmak değildir. Tekrarlayan ceza davranışı bireylerde saldırganlık, inatlaşma, duyarsızlaşmaya neden olabilmektedir. Ceza vericinin ya da cezanın olmadığı ortamda istenmeyen davranışın(ceza verilen davranışın) tekrarlanma olasılığı çok yüksektir.

Disiplin ; bireylerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümü olarak tanımlanabilir.

Bu ana başlıklara değindikten sonra Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK’ ın bir anısını sizlerle paylaşmak istiyorum.

“ Yeğenim Günsu; ilkokula hazırlanması ve planlanan yeni kardeşin gelmesinden önce anne bağımlılığının azalması amacıyla anasınıfına verildi. Bu durumun onun gelişimini olumlu yönde etkileyeceğine inanarak bu konuda ısrarcı oldum. Çocuk bu değişiklik için hazırlandı ve okula başladı. İlk günler biraz uyumsuzluk çekti, bunu bekliyorduk. Annesine sabırlı ve kararlı olmasını ve olumlu yöntemler benimsemesini öneriyordum. Annenin doğru yaklaşım izlediğinden kuşkum yoktu. Ama gün geçtikçe okula alışacağı yerde uyumsuzluğu artıyordu. Onu görmeye gittim. Okuldan eve geldiğinde aşırı bir hareketlilik, taşkınlık gösteriyor, sakinleşmesi saatler alıyordu. Okula gitmek istemiyor ama annenin ve benim kararlı tutumum nedeniyle başka çare olmadığını seziyordu. İstemeyerek gidiyor, gitmemek için hastalıklar yaratıyor, uyumsuz davranışlar gösteriyordu. Öğretmenleri ile görüştüm. Bana “ Günsu’ nun tek çocuk olarak çok nazlı ve anneye aşırı bağımlı olarak yetiştirilmiş olduğu için okula uyum sağlayamadığını, kurallara uyamadığını ama onu disipline edeceklerini” ( ! ) söylediler.

Günsu’ yla konuşmak için uygun bir ortam ve fırsat yaratmaya çalıştım. Onunla çay bahçesine gidip oturduk, simit ve çay yerken bu konudaki kaygılarımı dile getirdim. Büyük bir insan gibi onun mutsuzluğu konusunda ne yapabileceğimizi, bunun neden kaynaklandığını anlayamadığımı, bana açıklarsa belki çözüm bulabileceğimizi söyledim.

Günsu’nun bana verdiği bilgiler şunlardı: öğretmenler hep ceza veriyordu. “Yemeğini bitirmedin, cezalısın, sen oyuna katılmayacaksın” “Arkadaşına çarptın, cezalısın, bahçeye çıkmayacaksın” Öğretmenler “hep ama hep ceza veriyor”du ( Günsu’nun ifadesiydi bu ). Bu durum Günsu’ da yetersizlik duygusuna yol açmıştı. Kendine güveni sarsılmıştı. Siz bir yetişkin olarak akranlarınız yanında “hep ama hep cezalı” bir durumda kalıyorsanız o ortamda bulunmak ister misiniz ? öğretmenler bunu çocukları “disipline etmek” adına yapıyorlardı. Ama bir anasınıfında (ya da her eğitim düzeyinde) çocuklara kuralları öğretmenin cezalandırmadan başka bir yolu yok mudur? Cezanın olumsuz etkileri her zaman ağır basar. Bu nedenle asla tercih edilmemelidir. Özellikle çocukların kendini kabul ve kendine güven duygularının geliştiği bir dönemde.

Olayın İkinci Bölümü

Günsu’ nun durumu hakkında kendisi, ailesi ve ben birlikte karar verdik. O okuldan alınıp başka okula verilecekti. Başka bir okul “denenecekti”… İkinci gittiği okulda bir hafta içinde uyum sağladı. Bana telefon ediyor ve “Halacığım bugün öğretmen benim yaptığım resmi çok beğendi, duvara astı”, bir başka akşam ise “ Ben sınıfta en güzel masal anlatan seçildim” diyordu. Günsu, burada “yetersizlik duygusu” yerine “başarılı ve yeterli olma” duygusunu yaşıyordu. Kendine güveni gelmişti. Öğrendiği şarkıları telefonda söylüyor, ezberlediği şiirleri okuyordu. Bu öğretmen “ceza “ yerine olumlu davranışları pekiştiriyor, çocukları anlıyor, iyi iletişim kuruyor ve kuralları gerekçelerini açıklayarak benimsemelerini teşvik ediyordu. Günsu sınıfta “disipline olmak” gerekçesi ile çatık kaş, sert ses tonu ve “cezalısın” ikazları ile karşılaşmıyordu.

Hangi ortam çocuğun gelişim ve uyumuna daha uygun, çok açık değil mi ? ”

Derleyen;

Murat KAPLAN

KAYNAKÇA:

  1. Yeşilyaprak B. (2000) Eğitimde Rehberlik Hizmetleri, Nobel Yayın Dağıtım,Ankara.
  2. Selçuk Z. (2000) Gelişim ve Öğrenme (7. Baskı), Nobel Yayın Dağıtım,Ankara.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :