- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Dini Tecrübe

Dini Tecrübe sitemize 27 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

T.C.

Marmara Üniversitesi

Sosyal Bilimler Enstitüsü

İlahiyat Anabilim Dalı

Din Psikolojisi Bilim Dalı

 

 

 

 

 

Dini Tecrübe

 

 

 

 

İnanç ve İnançsızlık

Prof. Dr. Veysel UYSAL

 

 

 

Yusuf KARABULUT

 

 

 

 

İstanbul

2004

DİNİ TECRÜBE

  1. Tecrübe ve Dini Tecrübe

Tecrübe kelimesi genel olarak, tecrübeye dayanan bir bilgi şeklini ifade eder. Psikolojide tecrübe (experience), keyfiyet bakımından farklılaşmamış bildiriler ve işaretler yayan yaşadığımız dünyada algılanmış olan değerlerin ve anlamların sezgisel ve duygusal kavranması yoluyla bilinmesi şeklidir. İrade dışı, kendiliğinden harekettir; Onunla insan kendini dünya, bir konu, bir başkası tarafından uyarılmış bulur.

Tecrübe, vasıtasız ilişki ve obje hakkında kavranmış olan anlamın birleşmesi içinde vücut bulur. Esasen tecrübenin oluşması iki yoldan mümkün olabilir. Birincisi, tecrübe objelerin yakınında başlayabilir ve anlatım yoluyla yavaş yavaş onları açar ve ihtiva ettikleri anlamların doğmasına imkan verir. İkincisi, tecrübe fikirlerden doğabilir ve nesnelerin varlığının fikirlere bir gerşeklik sağlamlığı vermesi için, fikirleri objelerin üzerine akın ettirebilir.

Dini tecrübenin konusu kutsal, ya da ilahi kudrettir. Kudsiyet duygusu ve sezgisi, bütün dinlerde ortak yaşantı ve tecrübe oalrak yer alır. Dini tecrübe, hayat ve alem içinde mevcut ilahi sırra tabii bir hassasiyetttir. İlahi vahyin kabul edilmesi Allah’ın kendi eserleri içerisinde temaşası ancak bu temel boyut ile mümkün olabilmektedir. Esas ve genel anlamı içerisinde dini tecrübe, bizzat insanın kendi varlığının ve dünyanın ilahi kudretin göstergesi olarak kavranmasını ifade eder. Bir başka anlatımla, dini tecrübenin en çarpıcı simgesi, objektif ve sübjektif arasındaki zıtlığı aşma, bir vahdet ve bütünlük içerisinde kainatı kavramadır.

Muhtevaya Göre Sınıflama

Kendi incelemelerine dayanarak Glock ve Stark, dini tecrübenin, dinin beş boyutundan biri olduğu sonucunu çıkarmaktadırlar.

  1. Tasdik edici, doğrulayıcı tecrübe: Böylesi tecrübeler kabul edilmiş inançların (veya imanın) gerçek olduğu duygusunu, bilgisini veya sezgisini ansızın veren tecrübelerdir. Bunun iki alt kategorisi vardır. 1. Kutsalın genel bir duygusu: kutsal ve kutsal dışı arasındaki sınırda korkunun, dehşetin, ihtişamın, tanımı güç heyecani tecrübesi. 2. Uluhiyetin varlığını sezgisel ve kendine has bir şuuru, bir başka deyişle özel yakınlık duygusu.
  2. İlahi cevap tecrübesi: Bu karşılıklı hazır bulunma tecrübesidir; insan Allah’ın ve O’nun kendi talep ve durumuyla ilgilendiğinin canlı şuuruna sahiptir. Bunun da üç ayrı şekli vardır: 1. Kurtuluş tecrübesi. Bu tecrübe Allah’ın insanın varoluşuna özen gösterdiği ve kurtuluşu için onu tercihe yönelttiği şeklinde yaşanır. 2. İlahi müdahele tecrübesi. Mucizevi bir şekilde Allah’ın müdahelelerde bulunarak bir tehlike ve sefaletten insanı kurtardığı tarzda hissedilir. 3. İlahi müeyyide tecrübesi. Bu Allah’ın cezalandırıcı müdahelesinin hissdildiği bir tecrübe şeklidir.
  3. Vecd Tecrübesi: Bu tecrübe karşılıklı olarak hazır bulunmanın sezgisel şuuru yerini, aşk veya dostluğa yakın bir duygusal ilişkiye bırakır.
  4. Vahy Tecrübeleri: Bu tecrübeler içerisinde insan kendini ilahi tebliğlerin muhatabı olarak hisseder veya özel bir adınlanmaya maruz kalır.

 

Etki Yönünden Dini Tecrübe Türleri

  1. Belli bir tabiat üstü gerçekliğin genel olarak elde edilebilir sağlam ve sezgisel bilgisi
  2. Sezgisel tanıma
  3. Girişilen, uzun süre devam eden şahsi bir ilişkinin meyvası olan bilgi (marifet)
  4. Mistik tecrübe
  5. Vizyonlar (müşahede) ve hususi ilhamlar elbette idrak yoluyla doğrudan bir tanımadır.

Din Duygusu

Dini tecrübe, tabiatı itibariyle duygusal bir özelliğe sahiptir. Dini tecrübe içerisinde hissdilen şeyler, dini kutupluluk taşıyan bir takım duygular ve algılardır. Din duygusu dini tecrübe anında hissedilen duygu ve algıların genel adıdır. Dini tecrübe değişmez bir öze sahip değildir; değişik yaşantılar dini konulara yöneltilebilir, hislerindeğişik çeşitleri dini niyet içerisine girebilir. Dini korku, sevgi, hayranlık, bağlılılık, dayanma, güvenme, sığınma, teslim olma, ümit, sabır, şükür, minnettarlık, saygı, hürmet ve tazim, hüzün, rıza, haya… gibi duygular, dini tecrübe içerisinde yer alan önemli duygulardır.

Mümin kişinin dini duyguları, onun Allah’la kurduğu duygusal ilişki şekilleridir. Allah’la ilişki içerisinde, insanın dinin dışında yaşadığı bütün duygular dini bir değer kazanırlar. İman ilişkisi basit bir duygudan ibaret değildir, fakat o duygular içerisinde bir varlık kazanır.Dini duygular, ilahi varlığın idraki anlamında dini tecrübeler değillerdir, fakat duygusal şekillerde olan varoluş şuurudur.

Din duygusu ilahi obje ile belirlenmiştir; yani o, insanı sürekli ilahi aleme yönelten ve oraya doğru yükselme çabası içine sokan bir duygudur. Bu duygu sayesinde insan İlahi Kudret2e yönelir, sığınır, teslm olur ve bağlanır.

Dini Tecrübenin Yapısı

Allah ile ilişki halinde insanda uyanan duyguların ortalama bir modeli, değişmez bir özü bulunmasa da, şahsi tecrübelerde dini duygunun kendisini ifade biçimleri bir yapı olarak ele alınabilir. Genelde dini tecrübe, çift yönlü duyguladan oluşan karmaşık bir bütünlük olarak düşünülebilir. İlahi kaynağa bağlı olan duygular hem korkutucu hem de cezbedici olarak görünür. İlahi kaynağa bağlı olan duygular hem istek hem de sakınma, hem korku hem ümit yönünde gelişen duyguların çeşitli tonları içerisinde kendilerini açığa vururlar.

Dini tecrübeyi meydana getiren duygular, zıt istikametlerde gelişme gösteren iki dizi heyecan türlerini biraraya getirirler. Birinci dizede korku yöünde gelişen duygu ve heyecanlar vardır. Dini metinlerde sıkça yer alan takva, haşyet, havi, tazim, heybet, hürmet, rahbet gibi ifadeler, Allah’ın gazabının ve Celal sıfatlarının insan üzerinde bıraktığı ürkütücü etkiyi dile getirirler. Son derece yüce ve muhteşem olan ilahi varlık karşısında hissedilen yaratılmışlık hali duygusu, aynı tecrübenin ikinvi anını teşkil eder. Dindar kişi, Allah karşısında kendini zavallı, güçsüz, küçük ve O’na bağımlı hisseder. Bu unsurlara bir üçüncüsü katılır ki, bu da ilahi kudret enerjisidir. Allah kuvvet, hareket ve iradedir. Nihayet hiçbirşeye benzemez olan Allah, hayret verici yabancı sırdır.

Öte yandan Allah’ın varlığı sevgi ve arzu yönünde gelişen duygu ve heyecanlara da yol açar. İlahi Kudret, hastret ve istek uyandıran, sevgi, güven, minnettarlı ve şükran telkin eden ve ruh üzerinde karşı konulmaz bir cazibe kuvveti ile tesir ederek, insanı tam teslimiyete zorlayan mukaddes değer olarak da tecrübe edilir. Muhabbet, vedd, aşk, sevgi, reca, üns, şükür, yakin, zevk, vecd… gibi kelimelerle ifade edilen duygu halleri, Allah’ın sınırlı rahmet ve merhametine , Cemali sıfatlarına uygun tarzda müminin yaşadığı tecrübeleri dile getirirler. İlahi kudret korkutucu olduğu kadar, büyük huzurlu iç yakınlığı, büyük zevk, güven itmi’nan veren sırdır aynı zamanda.

Dini Tecrübe Alanları

  1. Varoluş Tecrübesi: Bu derinlik halinde insanın kendi derinliklerini kavramasıdır. İnsanın kendi gerçeği üzerine eğilmesi durumunda bir veri olarak tecrübe edilir.
  2. Tabiat Tecrübesi: Tabiat olayları ve kainattaki muhteşem nizam ve güzellik, başlangıçtan beri insanları etkilemiştir. Tecrübi araştırmalar tabiatın, dinin algının mükemmel yeri olduğunu göstermektedir.
  3. Dini Musiki Tecrübesi: Dini musiki dinlemenin insanların çoğu için bir dini tecrübe şekli olduğu bilinmektedir. Sembolik ritmi, notalar arasındaki uyumu ile dini musiki, parçaları anlamasada dinleyicinin algıladığı dini niyetleri canlandırmaktadır.

Dini Tecrübenin Şartları

  1. Psikolojik Şartları: Dini tecrübenin yaşanması için, herşeyden önce insanın kendisini dünyanın ve hayatın olumlu vasıfları tarafından etkilenmeye bırakması gerekmektedir. Kendilerini algıya veren bu olumlu vasıflarla ilişki kurmak için bir iç hareket gerekli olmaktadır. Bu iç hareket kişiyi onlarla karşılaşmaya iter ve onlarla kurulan yakınlık sayesinde isabetli bir bilgi temin edilebilir. Algı, onunla insanın bir dünya suretini kendine malettiği bir razı olmadır; bu aktif bir alıcılık ve keşfedici bir öncelemedir. Kendini etkilenmeye brakan kimse onun içine girer. Bir başka deyile, bir heyecanın uyanıp gelişmesi veya bir uyarıcının etkisinin devam etmesi, daha ziyade kişinin ona dikkat etmesi ve onunla meşgul olmasına bağlıdır. Bir heyecan veya uyarıcının nihai kaderini belirleyen , zihnin rızasıdır.

Duygusal olarak yüklü tasavvurların iç dünyası, algısal keşfetmeyi yönlendirir. Bir başka deyişle, kişinin iç dünyası hangi duygusal tasavvurla kaplı ise idrak yoluyla dış dünyada keşfettiği şey de o yöndedir. Bundan dolayı, ruhi halleri çarpıtan ve bozan (gurur, ümitsizlik, bencillik, hırs, acelecilik, kendine güvensizlik, endişe ve korkular…) herşey dini tecrübeyi köstekler ve bozar.

  1. Kültürel Şartlar: Duygusallık sadece fıtri bir hassasiyet değildir; onun açılması ve niteliksel zenginliği, onu biçimlendiren bir kültürün ürünleridir. Kelime hazinesinin alanı ne kadar geniş olursa olsun anlatım, hayal gücü ve diğer insanların tecrübeleriyle iletişimi fakir kaldığı zaman, sözlü işaretlerin  içine giremez. Zira kelimelerin yüklü olduğu anlamlar algıyı canlandırır ve gerçeğin önünde giden duygusallığın önünde yerleşirler.
  2. Dini Şartlar: Dini tecrübe gerçek bir dini imana  bağlı olarak elde edilir. Burada tecrübe içinde içselleşme imkanı bulamayan ve tecrübenin kesin teminatını elde edemeyen iki dini iman modeline dikkati çekmek gerekir. Birincisi insani arzulardan kaynaklanan imandır.
Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :