- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu sitemize 26 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

DİKKAT EKSİKLİĞİ – HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

DEHB

            Ahmet BİR(*)

            “Hiperaktif çocukları anlayabilmek için hayalimizde yeni ,parlak,fiyakalı bir araba canlandıralım.Bu arabanın şoförü,arabayı gaza basarak yokuştan aşağı sürüyor,virajları tekerlekleri gıcırdatarak alıyor ve son sürat yoluna devam ediyor.Derken şoför arabayı durdurmak istiyor ama yavaşlatamıyor.Bu arabanın her şeyi var ama frenleri yok.Araba her an yoldan çıkabilir,hatta bir yerlere çarpıp parçalanabilir”

İşte DEHB olan çocukların durumu:Güzel bir spor araba,iyi bir motor (güçlü bir düşünme yetisi)’u var ama arabanın frenleri yok.

DEHB:Bebeklikte ya da 5 yaştan önce başlayan,kronolojik yaşa uygun dikkat süresinde ve kurallara dayalı davranışta görülen gelişimsel bir bozukluktur.

Belirtileri: Yönerge alamama, kendini kontrol edememe, problem çözümüne gidememe,davranışını değerlendirememe, düşünmeden hareket etmedir.

En temel göstergesi ise çocuğun dikkat süresinin yaşının ve zekasının gerektirdiğinden daha kısa olmasıdır.

Bu çocukların zekası normaldir,ancak dikkatleri yetersiz olduğundan okulda öğrenme sorunlarıyla karşılaşırlar.

            DEHB yaşamın 4 alanını etkiler: Hareketlilik , dikkat , sosyal ilişkiler ve duygusal yaşam.Hareketlilik çoğunlukla ilk 10 yıl içerisinde sorun yaratır,yaş ilerledikçe hareketlilik azalır;dikkat yaşamın ilk yılları önemsizdir,okul yıllarında önem kazanır,çocuk büyüdükçe dikkat süresi de uzar; sosyal ve duygusal alanlar ise yetişkin yaşta daha etkindir.

Ülkemizde , genellikle , hiperaktif çocuklara “ çok zeki , o yüzden yerinde duramıyor” olarak bakılır ve çocukların gerçekte bir sorunu olduğu düşünülmezdi ancak çocuk okula başlayıp,öğrenme ile ilgili bazı sorunları ortaya çıkınca, ana-babalar çocukları için kaygılanmaya başlarlardı.

DEHB evrensel bir olgudur.Çeşitli araştırmalar dünya nüfusunun % 02-09’unu etkilediğini göstermektedir. Ülkemizde bu konuda yapılan bir araştırma henüz literatüre geçmemiştir.

 

HİPERAKTİF ÇOCUKLARIN BELİRTİLERİ

Hiperaktivite belirtileri her ne kadar bebeklikte de ortaya çıksa genel olarak 3-5 yaşlar arasında kendini gösterir.Bazı çocuklarda geç çocukluk ya da erken buluğ çağında ortaya çıkmaktadır.

DEHB  olan çocukların belirtileri çeşitlidir ve her çocukta belirtilerin hepsi görülmez.Ancak 3 temel belirti hepsinde ortaktır:Dikkat Eksikliği,Hiperaktivite ve Dürtülerine Hakim Olamama.

  • Dikkat Eksikliği

 

Bu sorunu olan çocuklar dikkatlerini belirli bir konuya yöneltemezler-okumak, birisini dinlemek,oyun oynamak gibi faaliyetlerde dikkatlerini toplayamazlar.Kısa süre toplasalar bile,herhangi bir sesten,hareketten,kokudan ya da akıllarına başka bir konu geldiğinde,dikkatleri çabuk dağılır.Dikkat eksikliği çeşitli alanlarda kendini gösterir: Çocuk dikkatini vermesi gereken uyarıcıyı tümüyle görmezden gelebilir veya esas uyarıcı yerine onun bir ayrıntısına dikkatini yoğunlaştırır. Buna karşılık çocuklar çok ilgi duydukları konularda dikkatlerini toplayıp , ilgilerini o faaliyete yoğunlaştırabilirler.

Dikkat eksikliği tek başına görülebildiği gibi aşırı hareketlilikle beraber de görülebilir.Hareketli olmayan,durgun çocuklarda da dikkat eksikliği olabilir.

 

II-Hiperaktivite

Kelime olarak aşırı hareketli demektir.Her hareketli çocuk hiperaktif değildir. Onlar doğuştan enerjiktirler ve hareketleri uyumlu,amaca yönelik ve devamlılığı olan niteliktedir.DEHB olan çocukların hareketliliği ise keyfi ve amaçsızdır.  Çevreye karşı olan tepkilerini kontrol altına alamadıkları için başıboş bir hareketlilik sergilerler. Ortam ne kadar sınırlayıcı ise ve ne denli dikkat yoğunlaştırmak gerekiyorsa,çocuğun hareketliliği o denli artacaktır.Buna en iyi örnek sınıftır ve hiperaktif çocuğun hareketliliği en çok sınıfta artar.

 

III-Dürtülerine Hakim Olamama (impulsivite)

            Düşünmeden harekete geçerler. Konuşarak düşünürler. Arabalara dikkat etmeden topun ardından caddeye koşar; oda içinde koştururken bir saksıya çarpıp devirir; sınıfta öğretmen yönerge verirken soru bitmeden soruya sözel ya da yazılı olarak cevap vermeye kalkışır (böylelikle anlamadan cevap vererek hata yapar); soruyu doğru anlasa da, düşünmeden cevap verdiğinden yanlış cevabı seçer.Aynı nedenlerden dolayı bu çocukları disiplin etmek de zordur, çünkü, söyleneni dinlemedikleri için kendilerinden ne istendiği de bilemezler. Bu düşünmeye fırsat vermeden davranıma geçiş eğilimi arkadaş ilişkilerini de olumsuz etkiler; arkadaşlarına nasıl uyum sağlaması gerektiğini düşünmeden oradan oraya koşturur ya da konudan konuya atlarlar, ta ki arkadaşlarının onları oyundan çıkardığının bilincine varıncaya kadar.

            Ayrıca;

            “Ruh halleri değişken, kavgacı, sinirli, doyumsuz, sabırsız, çabuk düş kırıklığına uğrayıp sıklıkla ağlıyor, hayallere dalıyor, başkalarının konuşmasını kesiyor ya da lafına karışıyor, kuralları hatırlayamıyor ya da kurallara uymuyor, dersleri için gerekli olan eşyayı kaybediyor, çabuk heyecanlanıyor, oturduğu yerden sık sık kalkıp dolaşıyor…”

Öğretmenleri ya da aileleri böyle tanımlıyor bu çocukları.

 

NEDENLERİ

 

                        Şimdiye dek biriken bilgilere göre;

            1.Doğuştan gelir.

            2.Yapısal özelliklerden biridir.

            3.Hamilelik,doğum ve erken çocukluk dönemlerindeki travmalar (özellikle beyine) oluşumunu hızlandırır / ortaya çıkmasını hızlandırır.

            4.Bazı vitaminlerin azlığı / çokluğu, bazı gıda maddelerinin, çinko gibi eser elementlerin etkisi ile ilgili tartışmalar sürmektedir.

            5.Aileden (kan bağı olan tüm akrabalar) tez canlı,fevri,sık iş değiştiren,kural ve yasalarla sorun yaşayan kişilerin olması çocukta bu bozukluğun oluşmasına katkı sağlar.

            NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

 

            1.Çoğunlukla 3 yaşından sonra kendini belli etmeye başlar ancak okulun ilk yıllarında okul,arkadaş,öğrenme sorunları ile dikkat çekerler.

            2.Bazılarında bebeklikte kendini belli etmeye başlar.Uyku, yeme düzensizlikleri ya da beklenenden daha huzursuz olma.

            NE YAPILMALI?

            1.Bozukluk şüphesi olduğunda bir çocuk psikiyatrine başvurmalı.

  1. 6 yaştan itibaren ilaç tedavisi uygulanmakta ve % 80 ‘in üzerinde başarı elde edilmekte.

  1. 3 yaştan itibaren ilaç tedavisi olup henüz Türkiye’de o ilaç olmadığı için uygulanmamakta.

4.Aileye ve okula öneriler verilmekte ve işbirliği içinde çalışılmaktadır.

TEDAVİSİ

Tedavisi hastanelerin çocuk psikiyatri bölümlerinde uzmanlar tarafından yapılmaktadır. İlaç tedavisi  ve bireysel – grup  terapisi yanında anne babalara yönelik danışmanlık ve eğitim programları düzenlenmelidir.İlaçlar genellikle Ritalin , Tofranil ve diğerleridir.

            ÖNERİLER- EĞİTSEL TEDBİRLER

DEHB olan çocukların eğitim yaşantılarındaki en önemli sorun;

Okul yönetimi ve öğretmenlerle anne-babalar arasındaki görüş ayrılığı

Doktorla anne-baba-öğretmen işbirliğinin kurulamamasıdır.

Amaç:

ANNE-BABA

ÖĞRETMEN                 DOKTOR

DİKKATİNİ TOPLAMAK İÇİN:

1.Öğrencinizi size yakın bir sırada oturtun.Özellikle cam kenarında ve arka sıralarda oturtmayın.

2.Yönergelerinizi açık ve net vermeye çalışın. Size kulak verilip verilmediğini anlamaya çalışın.

3.Yönergelerinizi verirken yavaş ve kısa konuşmaya özen gösterin.

4.Yönergeler uzun verildiğinde görevin başlamasından önce yönergeyi öğrenciye tekrar ettirin.Grup önünde bu yaklaşımı yapmaktan kaçının.

5.Gerektiğinde örnekler kullanın.

6.Sözel yönergeleri görsel uyarıcılarla destekleyin.

7.Çalışmaları birkaç bölüme bölün.

8.Her bir bölümü tamamladıkça mola verin.Öğrenciye devam etmeden önce dinlenme fırsatı verin.

9.Dikkatini toplamakta güçlük çektiğinde,daha önce üzerinde anlaştığınız bir işaret ile öğrencinizi uyarın.

DÜRTÜSELLİK VE AGRESİF DAVRANIŞLAR İÇİN

1.Bu çocuklarda kontrol eksikliği,bu çocukların kötü olduklarından,arsız olduklarından değil yapısal bozukluklarındandır.

2.Çocukların dürtüsel davranışlarını mümkün olduğu kadar görmeyin.

3.Öğrenci yanlış davrandığında altta yatan nedeni anlamaya çalışın.

4.Kuralları net ve çok açık belirleyin.

5.Kuralları daima pozitif olarak belirleyin.

6.Kuralları sıkça tekrarlayın.

7.Kuralları yazın ve sınıfta dikkati çekecek bir yere asın.

8.Ufak yanlışları cezalandırmayın.

9.Aynı yanlışa her zaman aynı tepkiyi verin.

10.Öğrencileriniz kontrolü yitirdiği durumlarda sakin olmaya çalışın.

11.Akılcı öğütler vermekten kaçının.

12.Tartışmayın.

13.Güç mücadelesine girmeyin.

14.Öğrenciyi sakinleştirmek,kontrolü sağlamak için onu sakin bir yere gönderin.

15.Öğrencinizle ikiniz aranızda kısa molalar için anlaşabilirsiniz.

16.Öğrencinizin kontrolünü kaybetmeye başladığı zamanın belirtilerini tanımasını ona öğretin. (Kızgın yüz ifadesi, ses tonunun düşmancalığı, öfkeli kelimeleri kullanım, inatçılık, sıkıntı halinde artma, ağlamaya meyilli hal)

HAREKETLİLİK İÇİN

1.Fiziksel hareket için öğrenciye gün boyu fırsat sağlayın.Bu öğrencinin aşırı hareketliliğini azaltır. (Ofise bir kısa ziyaret yapmak,bir diğer öğretmene not götürmek,tahtayı silmek, ders sırasında kullanılan materyalleri toplamak kalem açmak vs.)

2.Öğrencinin sınıfa ilişkin görevleri tamamlarken, ayağa kalkmasına, ayaklarını sallamasına, sandalyede ileri geri sallanmasına izin verin.

3.Hiperaktif davranışları azaltması için öğrenciye imkan veren ince motor davranışları ,görmezden gelin.(Parmakları ile sıraya hafifçe vurma,sıranın üstünde kağıt parçaları ile oynama, küçük objelerle oynama, karalama yapma gibi).

4.Öğrenciye kontrolünü yakında kaybedeceğini gösteren işaretleri tanımayı öğretin (Yüz ve kulakların kızarması,kalbin çarpması,sıkıntı,midenin sıkışması).

5.Kontrolünü kaybetmeden önce, düşüncelerini ve duygularını sözelleştirmeyi çocuğa öğretin. ( Bu ödev çok zor.Bu çalışmayı anlamadım.Beni yalnız bırakın.Öfkelenmeye başlıyorum gibi).

6.Harekete geçmeden önce düşünmesini,durmasını çocuğa hatırlatmak için not defterine ya da sıranın üstüne basit görsel ipuçları verin.(Örneğin, kontrolünü sağladığında alacağı ödülün resmi gibi).

7.Rutin işleyişteki değişiklikler stresi arttırıp,sıkıntı ve öfkeye yol açabilir.Uyumu kolaylaştırmak için değişikliklerle ilgili bilgiyi öğrenciye bildirin.(Öğretmenin yokluğunu birkaç gün önceden bildirmek, bir faaliyetin sonlanmasına beş dakika kaldığını bildirmek gibi).

8.Öğrencinin, yapılandırılmamış, kalabalık ve çok sesli ortamlarda davranışları üzerindeki kontrolünü yitirdiğini unutmayın. Aşırı uyarıldığını fark ediyorsanız (tedirgin olduklarını, utandıklarını, arkadaşlarının kendilerine dokunmasından rahatsız olduklarını da dile getirebilirler) kalabalık koridorlardan kaçınmak için sınıfı 2-3 dakika öncesi terk etmesine izin verin.

     GERİLİMLİ DURUMLARDA

  1. Gerilimi azaltmak için mizahı kullanın. Mizahın kullanımı öğrencinin zihnini başka yöne çeker ve olması yakınlaşan bir durumu bertaraf eder.

2.Stres altındaki bir çocuk kendiliğinden ve kolaylıkla  seçenekleri üretemez. Çatışmaları çözümlemek için  alternatif çözümleri araştırın.

3.Uygun dürtü kontrolünü yansıtan davranışlarda bulunduğunda ve yeniden kontrol sağlandığında öğrenciyi ödüllendirin.

PROBLEM DURUMLARINDA

  1. Problem durumlarında kullanılan etkili stratejileri öğrenci ile tartışın.

  1. Problemi teşhiş etmesini ve sözel olarak belirlemesini öğrenciye öğretin. ( Problem nedir? Arkadaşlarıma vurdum).
  2. Uygun amaçları teşhis etmeyi öğrenciye öğretin ( Problemi çözerek sen ne kazanacaksın? Sıkıntıya girmeyeceğim ve diğer insanlarla daha iyi anlaşacağım ).

  1. Probleme çözümler ve alternatif tepkileri üretmede öğrenciye yardım edin. ( Vurmak yerine ne gibi şeyler yapabileceğini düşünüyorsun? Bilmiyorum. Yumruklar yerine kelimelerle dövüşmeye ne dersin? Mümkün ama. Annem ve babam bazı kelimeler söylediğimde kızıyorlar.Onlarla birlikte uygun kelimelerin listesini yapabilirsin. Onların uygun gördüğü kelimeleri kullanabilirsin.

  1. Üretilen alternatif çözümlerin değerlendirilmesinde öğrenciye yardım edin. (İşleyecek mi? Onu daha önce hiç denedin mi? Seni ve diğerlerini etkileyecek mi?)
  2. Çocuğa davranışındaki değişikliğin sonuçlarını nasıl değerlendireceğini öğretin.( İşledi mi? Memnun oldun mu? Yeni bir problem var mı? Çok güç olmadı. İşliyor. Öyle sürpriz oldu ki beni rahat bıraktı.)

  1. Davranışındaki değişikliğin sonuçları hakkında nasıl pozitif ifadeler kullanacağını gösterin (Kızdırıldığımda kavgaya girmemeyi çok iyi becerdim. Kendimle gurur duyuyorum).

ÇALIŞMA ALIŞKANLIKLARINI GELİŞTİRMEK VE BAŞARIYI ARTTIRMAK İÇİN

      1.Öğrenciye, her çalışma esnasında aklında tutabileceği miktarda bilgi sunun.

       2.Ödevlerin uygunluğunu değerlendirin. Öğrencide engellenme yaratacak (çok zor ve çok uzun ) bir görev vermeyin. Bunun yanı sıra, sıkıcı olabilecek, (çok kolay, çok kısa, çok tekrarlayıcı ) görevlerden de kaçının. Öğrenciye gerektiği kadar nitelikli ve incelikli görevler verin.

        3.Öğrenci başarılı oluncaya kadar ödevle ilgili beklentilerinizi azaltın. Öğrenci başarı gösterdikçe ödevlerin güçlüğü ve uzunluğu giderek artırılabilir.

  1. Öğrenciyi sınıf ödevinin bitirmeden eve göndermekten kaçının. Bitirilmemiş ödev çocukta ve ailesinde sıkıntı yaratır ve aralarında güç savaşına yol açar. Öğrenci okulda ödevini bitiremezse, enerjisi azalacağından (hem fiziksel hem de bilişsel) evde de tamamlamakta güçlük çekecektir. Öğretmen, öğrencinin başarabileceği bir seviyede azaltılmış bir ödevde kararlı ise, öğrenci ya boş bir zamanında ya da okuldan sonra kalarak bitirilmemiş ödevini tamamlamalıdır. Bu sürenin kısa olmasına dikkat edilmelidir. Öğretmen ve ebeveyn için elverişsiz bir durum olsa bile, ödev tamamlanmadığı sürece bu durumun sürekli uygulanmasında yarar vardır.

5.Ödev vermeseniz bile öğrencinizin evde yarım saatlik bir çalışma periyodunu sürdürmesine destek olun.

6.Ödev kontrolünü mutlaka yapın.

            7.Öğrenme isteğini kamçılayan (laboratuar vs.)  ilginç bir çevre yaratın. Farklı yöntemler yoluyla ( görsel, işitsel, dokunma, motor…) öğrenmesine olanak tanıyın.

8.Yeni bilgi ve becerileri verdikten hemen sonra, başarılı olmasını beklemeyin. Sözel bilgiyi kısa aralıklarla kesin ve yeniden gözden geçirip özetleyin ve öğrencinin tekrar etmesini sağlayın.

9.Öğrencinin ne kadar küçük olursa olsun başarısını ödüllendirin. Öğrencinin başarısının adımlarını açık bir şekilde tanımlayarak, gayretini ve coşkusunu arttırın. “Zamanını çok iyi değerlendirdin. Her gün 15 dakika çalışarak, dönem ödevini zamanında hazırladın ”. Unutmayın ki öğrenci başarıyı deneyimledikçe yeni bir göreve başlamak, yeni bilgiler edinmek için çaba sarfeder.

10.Başarı sağlamak için sorumluluk üstlenmesinde öğrenciye cesaret verin. Çok fazla koruyucu olmak, çocuğun kişisel başarı duygusunun gelişmesine engel olabilir.

11.Yanlışların önemli öğrenme deneyimleri sağladığı noktasından hareketle, başarısızlığının sorumluluğunu da üzerine alması için cesaret verin.

12.Daha kısa ve daha kolay okuma parçaları üzerinde okuma pratikleri yapın.

13.Uygun hızda okuma güçlüğü varsa geribildirim ve karşılaştırma sağlaması için teyp kaydı kullanımını destekleyin.

14.Konuyu okumadan önce, varsa giriş, özet, gözden geçirme sorularını ya da parçanın sonundaki anlama ve yargılamaya ilişkin soruları okumasını önerin. İkinci aşamada bu sorulara cevap bulmak amacıyla okusun. Bu yöntem, öğrencinin edindiği bilgiye ilişkin farkındalığını arttırır.

15.Yeniden okuma aşaması sırasında kolaylık sağlaması için, konunun önemli yerlerinin altının çizilmesine ya da not edilmesine destek verin.

  1. Yüksek sesle tekrarı destekleyin.

17.Öğrencinin kim, ne, ne zaman, nerede, nasıl ve niçin detaylarına odaklanmasını ve bu anahtar kelimelerle düşüncelerini organize etmesini sağlayın.

18.Matematik dersinde süre kullanmayın. Zamanlı testler öğrencide stres yaratır.

  1. Test başlamadan önce, öğrencinin test formatını incelemesine izin verin. (Çoktan seçmeli, doğru-yanlış, boşluk doldurma gibi)
  2. Genellikle yavaş çalıştıklarından testi tamamlamaları için ek bir süre verin.

  1. Sorulara verdiği cevapları gözden geçirmesi için destekleyin.

  1. Öğrencinin probleminden çok, yeteneklerini derecelendirin. Örneğin, el yazısını, noktalamalarını, harf ve hece hatalarını değil de, tarih sınavının içeriğini değerlendirin.

  1. Öğrencinin yanlış cevaplarının sayısından çok, doğru cevaplarının sayısı ile ilgilenin.

DUYGUSAL OLARAK GÜVENLİ BİR ÇEVRE OLUŞTURMAK İÇİN

1.Bütün öğrenciler aynı özelliklere sahip değildir. Bireysel farklar  ve ihtiyaçlar vardır.

  1. Öğrencinin entelektüel kapasitesini ortaya koyan ve benlik saygısını geliştiren eğitici bir çevre yaratmalı

  1. Sınıf ve okulda öğrencinin özellikleri ile uyumlu değişiklikler yapılmalı.

  1. Destekleyici çevre sıkıntı ve stresi azaltır.

  1. Öğrenciye saygılı davranışlarda model olunmalı.

  1. Öğrenciyi arkadaşlarının anlamasına yardımcı olun.
  1. Öğrencinin semptomlarına duyarlı olun ve ona empatik yaklaşın. Eğer öğretmen belirtilere duyarsız ise akranları da öğrenciye olumsuz tepki verirler.
  2. Öğrenciye derste uygun olmayan davranışlarından ötürü şımarık, aptal, tembel, yaramaz gibi sözler kullanmayın.
  1. Sınıf arkadaşlarının önünde eleştirmekten kaçının.
  1. Sınıfta yanına öğrenci ile uyumlu bir ilişki sürdürebilecek uygun bir öğrenci oturtmaya çalışın (iyi not tutabilen, konuşmayan, verilen görevi yerine getirebilen, ona yardım eden birisi olmasına dikkat edin).
  2. İhtiyaç hissedilirse sınıf dışında da destek olabilecek bir iki arkadaştan yararlanın.
  1.  Derste çeşitli materyaller kullanın.

   KONU İLE İLGİLİ YÖNETMELİK MADDESİ

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği madde 73.

Hiperaktivite ve dikkat yetersizliği olan öğrencilerin bu özellikleri göz önüne alınarak, kısa yanıtlı ve az sorulu yazılı sınavlar, ödevler ve projelerle değerlendirilirler.

(*) Psikolojik Danışman

Kırıkkale Rehberlik ve Araştırma Merkezi

DİKKAT EKSİKLİĞİ –

HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

DEHB

Özel Eğitim Hizmetleri Bölümü

Hazırlayan

Ahmet BİR

Bölüm Başkanı

İkinci basım

2003

KIRIKKALE

R  .  A  . M

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :