- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Çocukta Tikler

Çocukta Tikler sitemize 18 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 2 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

 

 

ÇOCUKTA TİKLER

 

 

Tuğçe KASADAR

070118003

Çocuk Ruh Sağlığı

Yrd. Doç. Dr. EBRU AKTAN

Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi

Eğitim Fakültesi

Okul Öncesi Öğretmenliği

Mayıs / 2009

 

TİK NEDİR? NASIL BİR BOZUKLUKTUR?

 

Tik istemli çalışan çizgili beden kaslarında istemdışı ortaya çıkan aralıklı kasılmalardır. Tiklerde kişi istese de bu hareketi engelleyemeyeceği hissine kapılır. Hareket kendiliğinden oluyor gibidir. Kişi o kasılmanın olmasına alışmıştır yada söz konusu olan davranışı gerçekleştirerek rahatlamaktadır.

En sık görülen tikler göz kırpma, yanak kaslarında seğirme, göz kapaklarının fazla açılıp kapanması, burun çekme, sık sık yutkunma, omuz seğirmesi, diz veya ayak sallama, kaşları indirip kaldırma, kolları sallama dudak oynatma gibi yüz ve boyun kaslarında görülmektedir. Ayrıca garip sesler çıkarmada tik olarak değerlendirilir. Ses çıkarma şeklindeki tikler boğaz temizleme, küfür etme, açık saçık sözcükler kullanma, duyduğu son sesi yada cümleyi yinelemesi şeklinde ortaya çıkar.

Tikler başlangıçta hareketlerin istemsiz olarak tekrarından ibaret olabilirler. Örneğin göz kırpma başlangıçta bir göz rahatsızlığı yada yorgunluğuna tepki olabilir. İlk kez bu yolla örüntü haline gelen tepkiler zamanla otomatik olarak yinelenebilir.

 

BİR HAREKETE TİK DİYEBİLMEMİZ İÇİN NE GEREKLİDİR?

 

Yineleyici, istemdışı, amaca yönelik olmayan ancak baskılanabilen garip hareket ve ses çıkarmalar tik olarak adlandırılır.

TİKLER ALIŞKANLIKLARDAN FARKLIDIR:

 

1-Tikler istemsiz otomatik hareketler olduğu halde alışkanlık tam bir şuur içinde olur.

2-Tik birden başlar. Alışkanlıklarda önce elini hazır eder. (Tırnak yeme, saçı koparma, parmağını emme gibi..)

3-Tik birkaç saniye sürer. Alışkanlığın süresi belirsizdir.

4-Tikler belli bir adale grubunu tutar. Alışkanlık biri el olmak üzere en az iki organı ilgilendirir.

5-Tikin şiddeti, süresi, şekli hep aynıdır. Alışkanlıklar ise değişiktir.

6-Tik başlangıçta durdurulamaz. Alışkanlık durdurulur.

7-Tikte sıkıntı, hoşnutsuzluk vardır. Alışkanlık ise zevk almak için yapılır.

ÇOCUKTA TİK NEDEN ORTAYA ÇIKAR? HANGİ ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜR?

 

Bilindiği gibi psikolojik faktörler kasılma davranışlarının ana sebeplerindendir. Dolayısıyla stres durumları, ani korkular ve diğer duygusal faktörler tiklerin oluşum sebeplerindendir. Erken yaşlarda başlayıp sürüp giden korku, tedirginlik, kaygı durumu, duyarlılığı, anne-babasıyla ilişkileri, çevresiyle bağlantılarıyla yakından ilgilidir. Yaşadığı çevre kavgalı, tedirgin ve güvensiz olan çocuklarda, başka bir deyişle sürekli çevresiyle çatışma içinde bulunanlarda, birdenbire oluşan korku, coşkunluk, yorgunluk, öfke, acı gibi durumlar tik yaratabilir.

Bazı görüşler tiklerin merkezi sinir sistemindeki bir bozukluk sonucu ortaya çıktığını kabul etmektedir. Buna göre tiklerin ortaya çıkması için yetersiz biyolojik gelişme ve olumsuz çevre etkenlerinin bir araya gelmesi gerekmektedir.

Kimi zaman tikin ortaya çıktığı bölgenin yada organın uzun süren fiziksel bir rahatsızlığı da tike neden olabilir. Örneğin uzun süren burun akıntısı geçse de çocukta burun çekme kalabilir.

Göz kırpma en sık görülen tik davranışıdır. İnsan kendini tehlikeden korumak ister. Bunuda göz kırparak gösterir.

Tiklerin en önemli nedenlerinden biri de taklittir. Bazen küçük yaşlarda çocuklar, anne-baba, öğretmen ve oyun arkadaşlarının bir takım hareketlerini taklit ederken onların bazı davranış kusurlarını da edinebilir. Daha sonra bunlar alışkanlık haline gelir. Çocuk başka birini sık sık taklit ederek, tekrarlama yoluyla kendine bir tik geliştirebilir.

Tikler genellikle iç gerilimlerin veya çatışmaların öncüleri yada açık belirtileridir. Bazen çocuk her boynunu silkişte, kaşlarını, gözlerini her oynatışında iç yaşamındaki bir gerilimden kurtulma çabası içinde olduğunu açıklayabilir.

Tiki olan çocukların genellikle yetenekleri üstünde zorlanan, sürekli kardeş ve arkadaşlarıyla kıyaslanan, yeterli ilgi ve sevgi içinde büyümeyen, hep hor görülen çocuklar oldukları dikkati çekmektedir. Bu tür aile ortamlarında, aile içinde gerginliğin egemen olduğu, anne-baba ve çocuklar arasında yeterli bir duygusallığın bulunmadığı görülür.

Kekemeliğe yol açan nedenler, yatkınlığı olan bir çocukta tik yaratabilir. Kekeme çocukların anne-babaları gibi bunlarında anne-babaları genellikle titiz ve kuralcı kişilik özellikleri gösterir. Çocuğu sıkı denetirler. Bu tutumla yetişen bir çocuk, örseleyici bir olaya tepki olarak tik geliştirebilir. Örneğin bir ameliyat, yüze vurulan bir tokat, ürkütücü bir olaya tanık olma yada kazalar, tetiği çeken etken olabilirler.

ÇOCUKLARDA TİK HANGİ YAŞLARDA GÖRÜLÜR?

 

Tikler sıklıkla çocuk ve ergen yaş dönemlerinde başlar. En fazla görüldüğü yaş 7-11 yaş arasıdır. Erkeklerde kızlardan 3 kat fazla görülür.

İstatistiklere göre okul çağında erkek çocukların %10 ile 20sinde, kız çocukların ise %2 ile 10unda kısa süreyle de olsa tik bozukluğu görülmektedir.

 

 

 

TİKLERİN TÜRLERİ:

 

1-Basit motor tikler: Göz kırpma, yüz buruşturma, boyun çevirme gibi tiklerdir. Sıklığı ve şiddeti bir aydan fazla ve bir yıldan az sürer. Geçicidir.

2-Basit vokal tikler: Boğaz temizleme, burun çekme, hırıltı sesi gibi tiklerdir.

3-Karmaşık motor tikler: Dokunma, koklama, üzerine çeki düzen verme gibi tiklerdir.

4-Karmaşık vokal tikler: Belirli ifadeleri yada kelimeleri sık sık yineleme, işitilen en son sesleri, ifadeleri tekrarlama gibi tiklerdir.

Bir çocukta birden fazla tik olabilir. Yada bazen biri bitip diğeri başlayabilir.

TİKLERDE BELİRGİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ:

 

Kanner’e göre tiklerde belirgin kişilik özellikleri şöyle sıralanabilir:

  • Belirgin şekilde huzursuzluk gösteren,
  • Fazla duyarlı, alıngan, sıkılgan olan,
  • Oldukça bencil,
  • Çabuk heyecanlanan, kolayca kızan ve kırılan kişilerdir.

ÇOCUKTA TİKLER KALICI MIDIR?

 

Küçük çocuklarda tikler sıklıkla habersiz belirirler. Daha büyük yaştaki çocuk ve gençlerde tikler, artan bir zihinsel gerilim veya fiziksel rahatsızlık (kaşıntı, gıdıklanma) hislerini takiben meydana çıkarlar.

Bazı davranış bozukluklarında olduğu gibi tiklerde de birkaç çeşit vardır:

1-Geçici tikler: Çocuk okulda veya evde gerilimli bir süreç geçiriyor gibi görülür. Gerilim sona erdiği zaman çocuğun tikleri de kaybolur.

2-Kronik tikler: Devamlılığı olan tiklerdir. Geçici tikler gibi, gerginliğin yok olmasıyla ortadan kalkmazlar. Ciddi tedavi gerektirirler.

3-Biyolojik anormallikleri olan tikler: Doktorlar tarafından teşhis edilirler. Ciddi tedavi gerektirirler.

Tikler geçici bir süre istemli olarak engellenebilirler. Bu yüzden bazen muayene sırasında görülmeyebilir. Zaman zaman tiklerin sıklığı ve şiddeti değişebilir. Uykuda kaybolur, stresle artar. Bir aydan önce geçerse “geçici tik” , bir seneden fazla sürerse “kronik tik” denmektedir.

 

ÇOCUKLARIN TİKLERİNİN KALICI OLMASINI İSTİYORSANIZ, ONLARA BASKI YAPIN!

 

Çocuk kendisindeki farklılığın farkındadır. Bu sorun, çocuğun gözünde ne kadar  büyütülür ve farklı zamanlarda dile getirilirse, çözümü o denli zorlaşır. Tiklere karşı direnme, gerilimi artırdığından tikleri engellemez. Bu sebeple çocukta gözlemlediğiniz tikler varsa, uyarı amacıyla bile olsa, kesinlikle çocuğunuza sıklıkla bu durumu hatırlatmayın. “Neden böyle yapıyorsun, düzelt ağzını” gibi yaklaşımlar, sorunu artırır. Bu sebeple direkt ikazlara son verin ve dikkatini dağıtmayı deneyin. Unutmayın ki, çocuğunuz kasıtlı olarak bu şekilde davranmıyor.

Kekemelik gibi tiklerde dikkat çekildiğinde artış gösterir. Kimi tikler birden belirip kısa sürede geçerler. Çocuğa sık sık kaşını gözünü oynatmamasını anımsatmak ters sonuç verir, azalma yerine artış görülür. Çocuk tiklerini bilinçli olarak kısa bir süre durdurabilir. Ancak buna zorlanırsa gerginlik ve iç sıkıntısı duyar. Bunun yerine, çocuğu tedirgin eden nedenlerin bulunup çıkarılması ve düzeltici değişikliklere gidilmesi daha uygun olur.

NE YAPMALI?

 

  • Yüzdeki tikler büyük çoğunlukla ruhi sebeplere bağlıdır. Çocuğu tedirgin eden faktörlerin bulunup çıkarılması ve düzeltici değişikliklere gidilmesi daha uygundur. Özellikle daha sosyal olması için gereken tedbirleri almalıdır.
  • Anne-baba çocuğa güven vermeli, tik üzerinde durmamalı, gerekirse bir ruh hekiminin yardımını istemelidirler.
  • Tiklerin çoğu geçicidir. Ergenlik çağından önce sönerler. Ancak yetişkin yaşlara kadar uzayanlar vardır.
  • Çocuk hiçbir zaman tikleri yüzünden cezalandırılmamalıdır, çünkü tikler onun kontrolü dışında geçekleşir.
  • Çocuklar alay edilmeye karşı korunmalıdır. Bütün çocuklar, evde ve okulda güvenli ve tehdit altında olmayan bir çevreyi hak ederler. Ebeveyn ve özellikle öğretmenler çocuğun alay konusu olması konusunda hassas olmalıdırlar. Çünkü tikler genellikle diğer çocuklar için bir eğlence kaynağı oluştururlar. Alay edildikçe de tiklerin sıklığı artar. Alaylar, eğitim ve doğrudan müdahale ile engellenebilir.

TİKİN TIBBİ DURUMDAN FARKI:

 

Tikler bazı hastalıkların belirtileri ile karışabilir. Mesela alerjisi olan çocuk devamlı genzini temizleyebilir, burun çekebilir ve öksürebilir. Alerjiden kaynaklanan bu durumlar mevsimlere göre ortaya çıkar, yine alerjiye sebep olan belli faktörlerle karşılaştıktan sonra şiddetini artırırlar.

Yine ışığa karşı hassas olan veya görme bozukluğu çeken çocuklar gözlerini kırpıştırabilirler.

Bu ve benzeri durumları tikle karıştırmamak gerekir.

TİKİN TEDAVİSİ

 

Tik bozukluklarının tedavisinde ilk dikkat edilmesi gereken nokta, çocukta görülen belirtilerin tedavi gerektirip gerektirmediğidir. Tedavi, genellikle tikleri şiddetli olan veya tikleri yüzünden stres altında olan ve huzursuzluk gösteren çocuklara uygulanır. Tikleri daha hafif veya orta seviyede olan yada huzursuzluk göstermeyen çocuklarda tedavi gereksizdir.

En etkili çözümlerden biri de, bir uzmandan yardım alarak tike sebep olan psikolojik faktörü belirleyip ortadan kaldırmaktır. Çünkü bu şekilde çocuklardaki gerilim azalacak ve kaslardaki kasılma oranı bir süre sonra dengesini sağlayabilecektir.

Bunun dışında çocuğa uygulanacak oyun terapisi, davranışçı terapi ve psikoterapi yöntemleri ile aileye uygulanacak aile terapisi, tiklerin tedavisinde ciddi bir önem arz eder. Şayet var olan tik, organik bir nedene bağlıysa, bu nedenin ortadan kaldırılması ve çocuktaki sağlık durumunun iyileştirilmesi gerekmektedir. Böylece şartlar düzeldikçe ve uygun tedavi belirlendikçe tiklerde ortadan kalkacaktır.

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :