- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Çocukların Temel İhtiyaçları

Çocukların Temel İhtiyaçları sitemize 20 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Ergin bir kişinin, bir başka kişiye kendisini kabul ettire­bilmesi, onu sevebilrnesi ve onun tarafından da sevilebil­mesi, bu kişinin çocuklukta annesi ile olan mürıasebetleri­nin en ilkel devrelerinden kaynaklanmaktadır. Bu ilk devrelerde anne tarafından çocuk sevilirse, anneyi kendi de sevebilirse, annesini sevmesi­ne müsaade edilirse, anneyi sevmeyi öğrenirse, o daha sonraki yıllarda başka insanlara karşı ruhi yakınlık duyma kabiliyetine haiz olabilecektir. Baba, kardeş, büyük baba, büyük anne, dadı­lar vd gibi başka kişilerle olan teke tek münasebetler de bir de­receye kadar Çocuğun be;eri münasebetlerinde etkili olacaktır. Fakat bu kişilerle olan münasebetlerin şekli, ilk başlangıçta ço­cuk anne ilişkilerinin şekline tabidir.(*) Annesi olmayan çocuk­ların sosyal çevreleri çocuğu psikososyal yönlerden ancak çok iyi tanıyabildikleri ölçüde çocuğa yardımcı olabileceklerdir.

Öyle ise anne-çocuk sevgi bağı yürekleri aydınlatan bir me­şaie olmaktadır ve herşey onun ışığında görülmektedir. Evlen­miş, mutlu yuvalar kurmuş nice eşler bilmekteyiz ki, herşeyleri olduğu halde sevme ve sevilmeyi bilemedikleri çocukluk yılla­rında bunları alamadıkiarı için birbirlerini severnernektedirler. Kadın kocadan sevgi bekler. Koca kadından sevgi bekler. Bir sü­re birbirlerini tenkit ederler. Büyük bir ekseriyetle de, bu ten­kitler tartışmalara, münakaşalara, kavgalara döııüştir, boşanma­lara kadar gider. Nice karıkoca sorunlarının altında Littıier’in bu

(*> Littner; N.: Küçük Çocukların Temel ihtiyaçları (Çev. Orhan Öztürk) Sağlık ve Sosyal Yardım Ba­kanlı ğı, Sosyiıl Hizııtetler Genel Müd~lriü~ü, yayın no. 24, Ankara (1963).

 

 

 

 

 

61

ortaya koyduğu gerçek bulunmaktadw

Çocuğun nazarında herkesin onun üzerinde yeri başka baş­kadır. Örneğin çocuğun doktoru değişirse, yeni gel en doktor, eski doktorun kaldığı yerden çocuk ile münasebetleri devam et­tiremez, Çocuğun bu doktor ile kuracağı münasebet yeni baştan başlıyacaktır. Yeni bir münasebet doğmaktadır. İşte psikososyal çalışmanın özelliklerinden birisi de budur. Oysa bedensel bir hastalıkta bir doktor tedaviyi bırakırsa, diğer bir doktor tedavi­ye kalınan yerden devam edebilir. Burada ise yeni bir iletişim doğmaktaclır.

Bilgilerimize göre, çocuğun bedensel, mental (ruhsal, moral, ahlak) ve sosyal (entellektüel) bakımdan sağlıklı gelişebilmesi i­çin üç kaynak vardır. 1) Çocuğun bünyesel durumu (beden ya­pısı, genetik yapı), 2) çevrenin en başından beri çocuğa yaptığı etkiler, 3) daha sonraki hayatta kazanılan hayat tecrübeleri. Bu kaynaklardan birisinde bozulma ve yetersizlik varsa diğer iki kaynağın çok iyi olması sağlığın meydana gelmesinde çok mü­himdir. Birinin yokluğunu diğer iki faktör kuvvetli olarak kapat­maya çalışmalıdır, çocuğun sağlıklı olmasında ilk çocukluk yıl­larının önemi günümüzde çok daha açık bir şekilde ortaya kon­muş bulunmaktadır. Toplumsal kültürün oluşması ise uzun za­man alır. Bu nedenle böyle bir konunun o ülkenin sosyal yapısı-na girmesi örf ve adetlerinin şekil değiştirmesi ve günün şartla­rına uygun davranışların kazanılabilmesi sosyal bir olaydır. Sosyal olaylarında kanunları, evreleri olduğu unutulmamalıdır. Netice şudur: Çocuk hele bir büyüsün ben ona şöyle bir istikbal hazırlayacağım, doktor yapacağım, mühendis yapacağım veya ailemizde hukukçu yok bu da avukat olsun diye düşünürken, bunun için hamilelik döneminden tutunuzda çocuk ortaokul 2’nci sınıfa geçene kadar anne-babanın (özellikle) fevkalade o­nun psikososyal gelişimine özen göstermesi lazınıdır.

Çocuk bakımı alanında büyük önem ve özel ilgi kazanan bir diğer noktada, çocuğun doğumdan sonraki ilk haftasında gör­düğü yeterli analığın sağlam bir beden ve sağlam bir şahsiyet gelişmesinde olağanüstü olduğunun keşfedilmesidir (Ner Litt­ner). Ilk bir hafta ÇoCuğun hayatta kalabilmesi yönünden tıbbı önemi esasen herkesce bilinmektedir. Bu bir haftanın çocuğun psikososyal (burada sözkonusu olan şahsiyet gelişmesidir) geli­62

şiminde de etkin olabileceği belki çoklarımızın hatırlarına gel­miy~cektir.

ÇOCUKLARINI İHMAL EDEN ANNE VE BABALAR

Çocuklarını ihmal eden ona veya onlara kötü muamele ya­pan anne ve baba ÇoğU zaman bunu istenıiyerek yapar. Burada patolojik durumlar hariç tutulmaktadır, ruhen hasta ebeveynler ayrı bir konudur. Hatta sık sık aynı işi yapsa bile bundan yine de mutluluk duymaz. Pişmanlık hisleri kendisini veya kendile­rini kaplar. İlgili uzmanlarca anne ve babaya psikolojik sosyal hizmet götürülmedikce bu ÇOğU zaman böylece devam edebilir. Yani anne baba çocuğu ihmal eder veya ona kötü muamele ya­par, çocuk ise bundan örselenir. Bu çemberi kırmak için aileye hizmet gereklidir. Aile kendi kendine bu durumu her zaman düzeitebilseydi dünya üzerinde aileyi yönlendirme diye bilim­sel çalışma olmaması gerekirdi. Sadece çocuk ele alınırdı. Oysa çocuk sorunlarında önce aile sonra çocuk ele alınmaktadır. İn­giliz Prof. May “eğer konu 0-6 ~QŞ çocuğuysa, çalı şmarıızın bü­yük bir kısmını aile ile yapmcıiısınız” deınekle bu gerçeğe işaret etmiştir,(*)

Anne-baba çocuğa nasıl rehberlik edecekleri konusunda kendilerine güvenlerinin artması oranında çocuğa daha iyi yar­dımcı olabilecekleri gibi kendilerine de güvenleri artacaktır. Ki­mi anne babalar da çocuk rehberliğirıi gözlerinde çok büyütür­ler. 0 bilgilere erileşemiyeceğini tahmin ederler. Bu doğru de­ğildir. Doğanın verdiği anne ve babalık duygusu esasen zede­lenmediği sürece bu konuda iyi bir temel var demektir. Kısa kı­sa bilgilerin istikrarlı bir şekilde benimsenip değerlendirilmesi önemli ilerlemeler sağlayabilmektedir. Çocuklarını ihmal eden anne ve babalara tavsiyemiz zararın neresinden dönülürse kar­dır deyip, ilgili santırlara müracatlarıdır. Son dekatlarda sağlıklı çocukların yetiştirilmesi konusunda özellikle artmış bulunan bilgiler bilim adamlarını aile ve çocuk refahı konusuna itnıiştir. Çocuğun psikososyal gelişimi ve ihtiyaçları hakkında da anla­yışlar derinleşmiştir. Esasen bilmekteyiz ki, çocukların içinde onları büyümeye yönelten kuvvetli bir çaba vardır. Eğer gayret­lerimizi çocuğun bu kuvvetli çabası ile bağdaştırırsak, onun

(*) Bayüİkem, E: Milli Rıth SağIı~ı Polftik~ımtz Hakkında Görüşlerimiz, Sayılı Matb. Istanbul (1979).

 

 

 

 

63

tam olarak gelişmesini sağlamış olma yönünde çok önemli a­dım atmış oluruz. Çocuk arkasında ana ve babasının desteği, ö­nünde ise onların kuvvetli tecrübe ve bilgisi bulunduğu müd­detce başarı yolundadır. Herkes bilirki çocuk büyütmek -yani psikososyal gelişmesini tam yapabilmek ona yemek yedirmek­ten, onu uyutmaktan, onu oynatmaktan daha derin ve köklü bir iştir. Bu noktada ilk rehber olan anne-babanın zaafa düşmemesi lazımdır. Çocuğa karşı tutumumuz hergün aile içersinde geçen olayların ona yansıtılması, çocuğun kişiliğini yoğuran ve şekil­lendiren eri önemli kuvvettir.

Çocuklarını ihmal eden anne ve babaların büyük bir kısmı çocuğu tanımamakla yanılgıya düşmektedirler.

DOGACAK ÇOCUĞUN RUH SAGLIGIYLA İLGİLİ OLARAK ANNENİN HAMİLELİK DÖNEMİNDE DİKKAT ETMESİ GEREKEN BAZI HUSUSLAR

Ruh sağlığının bir tanımı da şöyledir. Ruh sağlığı bireyin çevresine akıl, his, heyecan bakımından ahenkli bir şekilde u­yum gösterebilmesidir (Velicangil). Bunun için de ilk önce kişi­nin akıl, his, heyecan bakımından iyi bir şekilde gelişmiş olma­sı lazımdır. Bu üç safhada olur:

1) Doğum öncesi, 2) Doğum esnası, 3) Doğum sonrasında.

Bu kısımda sadece bir fikir vermek üzere, doğum öncesi -ço­cuğun ruh sağlıklı olabilmesi yönünden- alınması gerekli ted­birlerden başlıcaları sıralanacaktır:

  1. Ruhsal bozukluklar genetiği bilinmelidir. Şu hastalıkların kalıtımla yakın ilgileri vardır. Siklofreni, yaş dönemi melankoli­si, şizofreni, epilepsi, zihni yetersizlikler, monogenik katılımla ilgili yetersizlilder, fölling hastalığı, galaktozemi, histidinemi, hiperprolinemi, Tay Sachs hastalığı’dır. Hungington koresi, se­nil demans, pick hastalığı, nörozlar, kişilik bozuklukları vd. ço­cuk daha anne karnındayken -yani daha çocuk olmamışken- o­luşma yoiundadır.
  2. Gebe kadın sıcak havaları sevnıemelidir. Doğacak çocukta beyin anomalileri meydana gelebilir. Doğacak Çocuğun beyni­nin iyi gelişebilmesi için gece kadın iyi beslenebilmelidir.Vita­mm karansı, özellikle e kompleksi, zihinsel yetersizliklere se­64

bep olabilmektedir.

  1. Annede farmakpdepanduuıs hall (alkbt ve uyuşturucu maddelere bağımlılık> çocukta ruhsal bozukluklar meydana ge­tiı’ebilir.
  2. Annede ruhsal heyecansal düzensizlikler, stresler doğa-cağ çocuğun ruh sağlığına kavuşmasında önemli faktörlerdir.

Nahsurludur.

Bütün bu klasik bilgiler Sosyal Uzmanlar tarafından, yönlen­dirme teknikleri kullanılarak halka maledilmeye çalışılmalıdır. Bu elemanlar halk ile temasa geçme yollarını, halk sağlık eğiti­minde etkili olmayı, tıp da diğer ekip üyeleri içersinde en sela­hiyetle üstlenirler. Halkta köklü koruyucu tıp tedbirlerinin be­nimsetllmesinde böyle uzmanlara ve çalışmalarına (yöntemleri­ne) ihtiyaç vardır. Doğruyu söylemekle iş bitmemektedir. Bunu halkın benimseyebilmesi için, özel hünerlerle bu bilgiler o kişi­ye ulaştınlabilmelidir. Aksi takdirde, herkes alkolün doğacak çocuk üzerinde zararım bilebilir. Ancak yinede bundan kendisi­ni alamıyabiliL

Aslında Jinekoloji kliniklerinde tesis edilecek olan ‘tıbbi sos­yal çalışma servisleri’ bu konuda halk ile çalışarak, bu tedbirle­rin alınmasını hastamn hekimi ile birlikte takip etmek duru­mundadırla Anne-baba okullanndada haliyle bu konular müs­akbel anneye anlatılmaktadır. (Famlly health cmntut preveııtlve mental health department, social york clinlc etc.).

 

 

 

 

 

 

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :