- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Çocuğun Ruhsal Değerlendirilmesi

Çocuğun Ruhsal Değerlendirilmesi sitemize 25 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Çocuğun Ruhsal Değerlendirilmesi

 

  1. Anababa İle Görüşme

Çocuğa ilişkin en doğru ve yeterli bilgi ana babadan alınır.  İlk görüşmeye hem anne hem de baba çağırılır.

 

Amaçlar:
a.  Çocuk hakkında bilgi almak
b.  Aileyi tanımak ve aile içi etkileşimi öğrenmek.

Aile şu  olası kaygılar içinde çocuk ruh hekimine başvurmuştur:

 

  • Çocuğun ruhsal sorunu olması utanılacak bir şeydir,  konu,  komşu,  okul ve arkadaşları duymamalıdır.
  • Ruhsal sorunlar başa çıkılması güç sorunlardır.
  • Bu yaşta ruhsal muayene ve tedavi ileriki yaşlarda zararlı olabilir.
  • Çocuğun sorunlarından kendileri sorumlu tutulabilir.
  • Aile görüşmelerinde hekim bunların bilincinde olmalı,  görüşme sırasında bu kaygıları aileyi bilgilendirerek azaltmaya çalışmalıdır.

 

 

  1. A Çocuk Hakkında Bilgi Alma

Anababanın bir çocuk sahibi olmaya karar verdikleri dönemden başlanarak,  önce gebelik,  sonra sırası ile doğum ve ilk çocukluk dönemi ile ilgili ayrıntılı biyopsikososyal öykü alınır.

 

  1. B.  Olumsuz Aile Tutumları

Ailenin çocuğa karşı tutumunun iki temel ögesi vardır:

Sevgi ve disiplin

Kuramsal olarak en olumlu tutum,  temel gereksinimleri en uygun biçimde karşılayan,  kişide kendi kendisini doyurabilme yetisi geliştiren,  iki temel ögeyi en sağlıklı biçimde ve oranda içinde bulundurabilen tutumdur.  Bu temel ögelerde orantısızlık olumsuz tutumlar olarak nitelendirilebilir:

  1. Aşırı verici,  koruyucu ve aşırı disiplinsiz tutum.
    b.  Aşırı itici,  ilgisiz ve aşırı disiplinsiz tutum.
    c.  Aşırı verici ve aşırı disiplinli,  denetimli tutum.
    d.  Aşırı itici ve aşırı disiplinli,  cezalandırıcı tutum.
    e.  Anababa tutumlarının arasında tutarsızlık oluşu.
    f.  Aile içindeki çocuklara farklı tutumlar oluşu.
    g.  Aile içi kutuplaşmalar.

Çocuk,  esnek,  hızlı gelişen ve değişebilen,  geniş uyum potansiyeli olan bir varlıktır. Sağlıklı gelişmesi yalnızca olumsuz tutumlara bağlı değildir.  Çocuk gelip geçici olumsuz tutumlarla da karşılaşır,  bunlarla baş etmeyi öğrenir.  Kendisine sağlıklı bir denge kurabilir. Ancak çocuktaki esneklik sınırsız değildir.  Uyum yapılması güç olan ve süreklilik gösteren olumsuz aile tutumları sağlıklı ruhsal gelişimi engelleyebilir ya da saptırabilir.

 

 

 

  1. Çocukla Görüşme ve Gözlem – Oyun İlişkisi
  2. Çocuğun Duygulanım Özellikleri

Her çocuk kendi yaşına ve gelişme dönemine göre duygusal tepkiler gösterir.  Çocuğun duygulanımı dışarıya denetimsiz olarak yansır.  Duyguları davranışlarında gözlenir.  Bir duygudan diğerine geçiş çok hızla olabilir. Ancak çökkünlük,  taşkınlık,  öfke gibi duygusal tepkiler uzun süreli de olabilir.

 

  1. Çocuğun Bilişsel (Kognitif) Özellikleri

Somut düşünce:

Çocukta 6-7 yaşlarına kadar somut düşünce egemendir. Yani genelleştirme,  kavramlaştırma ve kategorileştirme yetisi gelişmemiştir. Örn; insanoğlu deyince belli bir kişinin oğlunu,  ağır başlı deyince başın büyük ve ağır olduğunu düşünür.

 

Animistik Düşünce:

Çocuk cansız nesneyi canlı kabul eder,  onlarla ilişki kurar, konuşur,  onları dinler.

 

Büyüsel Düşünce:

Çocuk düşüncelerinin gücüne inanır,  düşündüğü şeyin olacağını zanneder.
Çocuğun gerçeği değerlendirme yetisi henüz gelişmemiştir. Bu yeti,  kişinin düşüncelerinde olup bitenle,  çevrede olup bitenleri ayırdetme yetisidir.

 

Çocuk düşünce ve duygularında benmerkezcil (egosantrik)tir.  Çevrede olup bitenleri kendi gereksinimlerine,  korkularına,  arzularına göre değerlendirir ve herşeyi kendine yönelik, kendisini rahatlatıcı ve doyurucu olmasını bekler.

Çevre koşullarını hesaba katmaz.  Çocuk dikkatini uzun süre bir nokta üzerinde toplayamaz.  Belleği zayıftır.  Küçük çocuk olaylar arasında neden sonuç ilişkilerine kuramaz; zaman ve yer kavramı gelişmemiştir. Çocuğun düşünceleri daha çok gereksinimlerine,  dürtülerine,  yani haz ilkesine bağlıdır.  İstediğine istediği yerde ve anda sahip olmak ister,  ertelenmesine katlanamaz,  engellenmeye dayanma gücü yetersizdir. 6-7 yaşlarına kadar genellikle iyiyi kötüyü,  doğruyu yanlışı,  yasak olanı olmayanı ayırdetmeyi öğrenmiş olsa bile henüz kendi içinde bir yargılama,  yasaklama sistemi yani süperego gelişmemiştir. Çocuklarla görüşürken yetişkinlerle görüşürken kullanılan temel ilkeler geçerlidir. Yansız ve yüksüz sorularla,  önceleri belirtilerle ilgili olmayan bir genel sohbet havasında konuşmak gerekir.  Yargılama ve suçlamalara girmemek gerekir.  Büyük çocuklarla sözel iletişim daha kolayken küçük çocuklarla oyun işle ilişki daha rahat kurulur.  Oyun çocuğun büyümesi ve öğrenmesi için gerekli bir eylemdir.  Olayları ve nesneleri bir araya getirme bütünleştirme,  bağlar kurma ve sonuca varma süreci ile mental kapasitesini geliştirir.  Aynı zamanda oyun örseleyici yaşam olaylarının etkilerini azaltma yoludur.  Oyunla çocuk temsili olarak kendi içsel sorunlarını çözmeye çalışır.

 

Çocuk oyuna büyüsel ve animistik düşüncelerini,  dürtüsel yaşamını yansıtır. Güç, beceri ve yetilerini dener.  İlişkilerini kurar ya da yönetir.  Hareketli oyunlarla motor gücünün farkına varır ve geliştirir.  Oyun yoluyla konuşur,  dertleşir,  aileye -yetişkinlere mesaj verir.

 

  1. Psikolojik Testler

Çocuklarda resim çizerek üzerinde konuşma ya da ona ilişkin öykü anlattırma çok yönlü bir psikolojik test gibi değerlendirilebilir.  Hem yaşına uygun motor ve ince koordinasyon becerisi hem de öğrendikleri ve iç dünyası hakkında bilgi edinilebilir.  Ayrıca yaşına göre değişik gelişim,  zeka ve projektif testler uygulanabilir.

 

  1. Fizik Muayene ve Organik İncelemeler

Her çocuk için gerekmezse de,  özellikle bedensel özürü olan ya da gelişim geriliği nedeniyle getirilen çocuklarda yapılmalıdır.  Artık bir çok çocukluk çağı ruhsal bozukluklarında organik incelemeler yapılmaktadır.  Özellikle beyin görüntüleme tekniklerini kullanımı son yıllarda artmıştır.

 

  1. Tanı ve Tedavi Planı

Çocuk ve gençlik ruhsal bozukluklarını tanı ve sınıflama sorunları nedeniyle DSM ve ICD ölçütleri erişkin ruhsal bozukluklarda olduğu kadar yaygın ve işlevsel kullanılamamaktadır.  Ayrıca çoğu çocuk ruh sağlığı hekimleri çocukların hastalıklarının belli kalıplar içine sokulmasından çok belirtilerin tanımlanmasının daha doğru olacağı düşüncesindedirler. Tedaviyi planlarken farmakolojik,  bireysel,  davranışçı,  eğitim,  aile tedavisi gibi ya da birkaçı birlikte kullanılabilir.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :