- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Aralıklı Patlayıcı (İntermittan Eksplosif) Bozukluk

Aralıklı Patlayıcı (İntermittan Eksplosif) Bozukluk sitemize 20 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

ARALIKLI PATLAYICI (İNTERMİTTAN EKSPLOSİF) BOZUKLUK

Aralıklı patlayıcı bozukluk, saldırganlık dürtüleri ile zaman zaman belirgin olarak kontrolünü kaybeden, sonuç olarak ciddi saldırılar gerçekleştiren ya da mala zarar veren kişilerde bulunan bir bozukluktur. Bir atak sırasında dışa vurulan saldırganlığın derecesi, onu başlatan psikososyal stres etkeniyle ya da herhangi bir kışkırtmayla büyük ölçüde orantısızdır. Hastalar tarafından “nöbet” ya da “tutulma” olarak da tanımlanabilen bulgular, dakikalar ya da saatler içinde görülür ve süreden bağımsız olarak kendiliğinden yatışır. Genellikle her nöbeti pişmanlık ve kendine yönelik kızgınlık izler. Hastalık dönemleri dışında kişide genel olarak dürtüsellik ya da saldırganlık belirtileri görülmez.

DSM VI tanı ölçütleri:

  1. Ciddi saldırı eylemleri ya da mala zarar verme ile sonuçlanan, birbirinden ayrı birçok, saldırganlık dürtülerine karşı koyamama epizodunun olması.
  2. Bu epizodlar sırasında dışa vurulan saldırganlığın derecesi bunu ortaya çıkartan psikososyal stres etkenlerine oransızdır.
  3. Bu saldırganlık epizodları başka bir mental bozuklukla (ÖR: Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Borderline Kişilik Bozukluğu, Psikotik bir Bozukluk, bir Manik epizod, Davranım Bozukluğu ya da Dikkat Eksikliği/ Hiperaktivite Bozukluğu) daha iyi açıklanamaz ve bir maddenin (ÖR: Kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılabilen bir ilaç) ya da genel bir tıbbi durumun (ÖR: kafa travması, Alzheimer hastalığı) doğrudan fızyolojik etkilerine bağlı değildir.

Epidemiyolojik çalışmalarda yeterince güvenilir veri bulunmamasına karşın aralıklı patlayıcı bozukluğun nadir olduğu düşünülmektedir. Erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülmektedir. Bu bozuklukta yangın çıkartma davranışının da sık olduğu belirtilmektedir. Son çalışmalar bu tanıyı alan hastaların yakınlarında da aralıklı patlayıcı bozukluğun yanı sıra depressif bozukluklar, alkol-madde kötüye kullanımın normalden daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur.

Etyoloji:

Psikoanalitik terapistler dürtüsel ve saldırgan davranışların narsisistik yaralayıcı olaylarla tetiklenebileceğini ileri sürerler. Bu kişilerdeki öfke atakları, daha fazla narsisistik yaralanmayı önleyici biçimde kişiler arası mesafenin korunmasına hizmet eder. Çocukluk dönemindeki örseleyici yaşantıların, bu bozukluğun en önemli belirleyicilerinden olduğuna inanılır. Kişinin çocukluk dönemindeki çevresi sıklıkla döven, yaşamı tehdit eden, rasgele cinsel yaşantıları olan ya da alkol bağımlısı kişilerle çevrilidir. Hastalar özellikle iri yapılı, ancak erkek kimliği tam gelişmemiş olan bağımlı kişiler olarak tanımlanır. İşe yaramazlık, yetersizlik hissi ya da çevreyi değiştirecek güce sahip olamama sıklıkla fiziksel şiddet epizodunu ortaya çıkarır. Serotonerjik nöronların, davranışın inhibisyonuna aracılık ettiği gösterilmiştir. Serotonerjik iletimdeki azalma davranışın gerçekleştirilmesini engelleyebilecek olan cezalandırılma korkusunun etkisinin azalmasına neden olur. Serotonin aktivitesinin düzenlenmesi (triptofan ya da serotonin oluşturan maddenin verilmesi) ise cezanın davranış üzerindeki etkisini düzenler. Bu konuyla ilgili olarak son yıllarda yoğunlaşan biyokimyasal araştırmalar, bu kişilerin serebrospinal sıvılarında 5-hidroksiindolasetik asit (5- HIAA) düzeyinin düşüklüğüne dikkat çekmektedir. Çoğu aralıklı patlayıcı bozukluk tanı ölçütlerini karşılayan ve ataklar halinde şiddet sergileyen 23 kişinin EEG’leri incelendiğinde 16 kişide EEG patolojisi saptanmazken, 7 kişide yaygın veya fokal yavaşlama tespit edilmiştir. Aralıklı patlayıcı bozukluğun hipotalamik lezyonlarla ilişkili olabileceğini ileri süren yazarlar da vardır.

Ayırıcı tanı:

Aralıklı patlayıcı bozukluk: deliryum, demans, genel tıbbi bir durma bağlı kişilik değişiklikleri, psikoaktif madde entoksikasyonu veya çekilmesi, karşıt olma-karşı gelme bozukluğu, davranım bozukluğu, antisosyal kişilik bozukluğu, borderline kişilik bozukluğu, manik episod, şizofreni ve temaruz’da ortaya çıkabilen saldırgan ya da düzensiz davranıştan ayırt edilmelidir.

Seyir ve klinik:

Bu bozukluğun başlangıç yaşıyla ilgili bilgiler sınırlı olmakla birlikte, ergenlik sonu ile üçüncü 10 yıl arasında başladığı düşünülmektedir. Bu bozukluk ani başlangıçlı olabilir ve prodromal dönem olmaksızın ortaya çıkabilir. Seyir ataklar halinde (epizodik) ve kroniktir. Aralıklı patlayıcı bozukluk tanısı koymak için, “saldırganlık patlamalarıyla birlikte belirgin kontrol kaybının olduğu birkaç atak” öyküsü almak gerekir. Tek epizodun olması tanı için yeterli değildir. Kişinin gelişim öyküsünde tipik olarak alkol bağımlılığı, şiddet ve duygusal değişkenlik vardır. İş yaşamı sorunlarla doludur. Güvenilmez kişiler arası ilişkiler, evlilik sorunları, tekrarlayan iş kaybı ve kanun dışı davranışların olması da belirgindir. Saldırganlık epizodunu takiben genellikle yüksek düzeyde anksiyete, suçluluk ve depresyon görülür.

Tedavide: Antidepresanlar veya duygudurum düzenleyicilerin yararlı olduğu düşünülmektedir. Karbamazepinin bazı olgularda yararlı olduğuna ilişkin çok sayıda yayın vardır. Beta blokörler genellikle organik nedenler sonucu görülen öfkeyi engellemede etkilidir. Anksiyolitik ilaçlar saldırganlık öncesinde yaşanılan gerginlikle başa çıkmak için yararlı olabilir. SSRI’ların duygudurum bozukluklarıyla pek çok ortak özellik içeren aralıklı patlayıcı bozukluk tedavisinde de etkin olabileceği bildirilmiştir. Ancak farmakoterapinin çok iyi bir hasta terapist ilişkisi ile ve destekleyici psikoterapi ile birlikte sürdürülmesinin tedavi uyumu ve komplikasyonların önlenmesi açısından önemli olduğu her zaman dikkate alınmalıdır. Bazı beyin cerrahları, sürekli şiddet ve saldırganlık gösteren hastalarda cerrahi tedavi uygulamışlardır. Ancak bu tedavinin etkinliği kesin olarak kanıtlanmamıştır.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :