- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Ana Babalara Cinsellik Üzerine

Ana Babalara Cinsellik Üzerine sitemize 19 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Çocuğumuz doğduğunda ona, kız ise pembe, erkek ise mavi giysiler giydiririz. Bunu cinsiyetini belirlemek için yaparız. Oyuncaklarını bile cinsiyetlerine göre alırız. Kızlara bebek, erkeklere araba. Kısacası, doğduğundan beri çocuğumuzun cinselliğinin ayırımındayızdır. Ancak, çocuğumuzun cinsellik konusundaki sorularına, giysi ya da oyuncak konusundaki gibi rahat ve uygun yanıtlar veremeyiz. Biz anne babalar için çocuklarımızla cinsellik üzerine konuşmak kolay değildir. Önce, onun bu konuda öğrenmeye gereksinimi yokmuş gibi davranırız. Sorular sormaya başladığında da, ya geçiştirir ya da başka şeylerden sözederiz. Ancak bu arada bir gerçeği farkına varırız. Kendimizin de bu konuyu çok iyi bilmediğimiz ya da  bildiklerimizi uygun bir dille nasıl anlatacağımız konusunda zorlandığımızdır.

Çocuğumuzun cinsellikle ilgili doğru bilgiler edinmesine önem vermeliyiz. Cinsel eğitim azar azar hayatın başında başlar. Başlangıçta küçük oğlan, herkesin kendisi gibi yapılmış olduğunu hayal eder. Herkesin bir başı, iki kolu, iki bacağı ve bir penisi vardır. Küçük kız da, herkesin tıpkı kendisi gibi yapılmış olduğunu sanır. Bu sırada, çocuk karşı cinsten biriyle kendisini karşılaştırma fırsatı bulur bulmaz aldandığını anlar ve telaşlanır. Bu cinsel farkların ilk gözlemlenişi, çocukta, şaşma tepkisi hatta şok yaratabilir. Erkek çocuk, kız çocukta o şeyin budandığını düşünerek kendisinin de aynı akıbete uğramasından endişelenebilir. Kız çocuk ise , erkek çocukta kendisinde bulunmayan bir alameti farikanın bulunduğunu düşünüp, kendisindeki bu trajik doğal unutulmadan üzüntü duyarak, erkek çocuğu kıskanabilir. Çocuğun duyduğu bunalım, onu anne-babasını sorguya çekmeye iter. Vereceğimiz doğru cevaplar, çocuğun kendisine güvenli olmasını sağlarken yanlış cevaplar onun endişelerini arttırabilir. “Nasılsa öğrenir” diye geçiştirmek de, onun cinsel gelişimini olumsuz etkileyecek, bu da gelecekte kimlik sorunları yaşamasına neden olacaktır.  Çocukların küçük yaştan itibaren sordukları ve genelde anne- babaları endişelendirip, utandıran sorular çok çeşitlidir. Birkaç örnek verecek olursak; “Bu nedir?(Erkek çocuğun penisini göstererek sorar.), Niçin kızların penisi olmaz? , Niçin babamın penisi benimkinden büyük?, Bebekler nereden gelir?, Neden babaların bebekleri olmaz? , Neden kadınların memeleri var? , Bebek annenin içine nasıl geliyor?, Adet görmek nedir? , Aşk yapmak ne demektir? , Evlenmemiş kişilerin bebekleri olabilir mi?” vb… Bu da bize gösteriyor ki, her çocuğun,  temelleri ailede atılacak olan bir cinsel eğitime gereksinimi  vardır.

Ancak cinsel eğitimin zamanlaması ve içeriği çok önemlidir. Çocuklara cinsellik konusunda , ihtiyaçları olandan daha fazlasını vermeden, televizyonun ve arkadaşlarının anlattıklarından daha güvenilir ve doğru bilgiler vermek eğitimin temelini oluşturur.  Tüm ebeveynler, çocuklarının güvenliğini sağlamak ve onları korumak ister. Ebeveynlerin çoğu cinsellikten kaçınmanın en iyi korunma yöntemi olduğuna inanıyor. Bizler değiştik ama dünya daha çok değişti. Günümüz dünyasında , çocuklarımızın cinsel sınır ve sorumlulukları yaşaması hem daha gerekli hem de daha zorunludur. Öyleyse ebeveynler çocuklarına nasıl öğretebilirler? Örnekleme dışında bildiğimiz tek yol, dürüst ve açık bir iletişimle diyalog ve tartışmalardır. Bu iletişim ve tartışmaların içeriği ve biçimine örnek olacağını umduğumuz “Cinsel Eğitim Programı” nın sizler için hazırladığımız bölümüne, Çocuğumuzun sağlıklı bir cinsel gelişim yaşayabilmesi için neler yapabiliriz?” ,  sorusuyla gelin hep birlikte bir başlangıç yapalım …

 

CİNSEL EĞİTİM

 

Cinsel Kimlik gelişimi, doğumla başlar ve yetişkin oluncaya kadar devam eder. Ailede başlayıp okul ve çevre ile devam eden eğitim, toplumdaki cinsiyet rolleri ve modelleri, bu gelişme sürecinde tamamlayıcı rol oynarlar.

Çocuğumuz, kendisine ve kendisinde yaşadığı değişimlerle ilgili sorularına bir biçimde yanıt bulur. Burada önemli olan, doğru yanıtları bulabilmesidir. Bir çocuğun bilgi kaynakları sınırsızdır; anne-baba, kardeşler, arkadaşlar, komşular, medya, kulak misafiri olunan konuşmalar, gözlemler, spekülasyonlar ve hayal gücü gibi…

Örneğin; bebeğin, anne karnında geliştiğini gören bir çocuk, onun oraya nasıl girdiği kendisine anlatılmadıkça, annenin bebeği bir zamanlar yemiş olduğunu düşünebilir. Bu tür eksik ve yanlış bilgiler, doğruları öğrendikten sonra bile çocuğumuzun cinselliğe ve kendi cinsel kimliğine bakışını etkileyebilir.

Çocuğumuzun cinsel kimliği; sorduğu sorulara aldığı yanıtlar ve bu yanıtlara verdiği anlamlar kadar, karşılaştığı cinsel kimlik modelleri ile de biçimlenir. Çocuğu yetiştiren anne-baba, birlikte olduğu süre içinde, çocuk için en etkili modeldir.

ÇOCUKLA İLETİŞİM

 

Çocuk konuşmaya başlar başlamaz soru sormaya da başlar. Öğrenmenin temel yollarından birisi bu. Çocuğumuzun bu sorularından sıkılır ve ilgisiz bir tavırla onu geçiştirmeye çalışırsak, bu davranışımız çocuğumuz tarafından hissedilir ve bir süre sonra, o da  soru sormayı bırakır. Aynı zamanda, iletişimi ve bizden öğrenmeyi keser. Biz anne-babalar bu konuda konuşmaya alışkın değilizdir, hangi sözcükleri kullanacağımıza, neleri anlatacağımıza karar vermekte zorlanırız. Sorduğu konunun onun için erken, anlayamayacağı ya da ayıp bir şey olduğunu söylemek, iletişimin kesilme riskini arttırır.

Çocuğumuzla iletişimimizdeki temel hareket noktamız, onun soru sorduğu zaman bu soruların yanıtlarını da hazır olduğunu bilmemiz olmalıdır. Soru sormayan çocuklar sorularına yanıt bulamadıkları için susarlar. Çocuğumuzun soru sorma ve bizleri bilgi kaynağı olarak görme alışkanlığını geliştirebilmek için soruları asla yanıtsız bırakılmamalı, aile içinde soru sormaya açık bir ortam yaratılmalı, sorularına açık ve net yanıtlar verilmeli, doğru bilgiyi aktarmaktan kaçınmamalıyız. Cinsellikten söz ederken, sözü uzatmamalı, onun bilmediği kelimeleri kullanmamalı, doğal olmalı, sorduğu soruları önemli mi önemsiz mi olduğunu düşünmeksizin özenle yanıtlamalıyız.

Sorulara şakayla ya da karşı soruyla yanıt vermek yanlış anlamalara ve iletişimde engellere yol açar. Çocuğumuza bilgi verirken değer yargılarımızı işin içine katmamalı, bize yönelttiği soru ve bunlarla ilgili görüşlerine  karşı yargılayıcı olmamalıyız. Çocuğumuza bu konuda ancak davranışlarımızla model olabileceğimizi bilmeliyiz.

         Çocuğumuza gerekli bilgileri aktarırken, bu konudaki kaynak ve resimleri kullanmak yararlıdır. Bu, hem anlatımımızı hem de onun anlamasını kolaylaştırır.

KIZ ÇOCUKTA ERGENLİĞE GEÇİŞ

 

       Sekiz-onaltı yaşları arasında, çocuklarımızda hızlı değişimler olur. Bu değişime uyum sağlamak ve kendilerindeki değişiklikleri anlamak onlar için zordur. Bu nedenle, olabilecek değişimleri onlara önceden anlatarak korkularının ve kaygılarının bir ölçüde önüne geçmiş oluruz. Öncelikle bilinmesi gereken, değişimlerin her bireyde farklı özellikler gösterdiğidir.

 

Kadın Cins Özelliklerinin Gelişmesi

 

Kızlar genellikle dokuz-on yaşlarına geldiklerinde vücutlarında ilk değişiklikler gerçekleşir. Göğüslerinde önce sivrilme ve büyüme başlar. Vücudun ön kısmında, bacakların bedene bağlandığı üçgen bölgede ve koltuk altlarında tüylenme başlar. Kadın cinsine özgü yağlanma, karın ve kalçalarda daha belirgindir. Bel incelir. Bu değişiklikler en geç on üç-on dört yaşlarında başlamış olmalıdır.

Bu dönemde, ciltte yağlanmalar artar. Özellikle sırtta ve yüzde sık sık sivilceler görülür. Ses farklılaşır, kalıcı tınısını bulur. Yeni salgılanmaya başlayan hormonların etkisiyle beden özel kokusunu edinir ve vajinadan beyaz, kokusuz bir akıntı gelebilir. Bu değişim süreci adet görmeye başlaması ile tamamlanır. Kızlarda bu değişimi farkettiğimizde, vücutlarında neler olup bittiğini uygun bir dille anlatmalı ve özellikle ilk adetleri öncesinde mutlaka bilgilendirmeliyiz.

Bu hızlı gelişme ve büyüme döneminde boy ve kilo artışı da hızlıdır. Zihin, vücudun değişen boyutlarına hakim olamadığından çocuk sık sık düşer, elini kolunu sağa sola çarpar. Gelişmesi tamamlandığında ortadan kalkacak olan bu kontrol dışı hareketlere karşı hoşgörülü olmamız gerekir.

 

ÜREME ORGANLARININ YAPISI

 

Kadınlarda üreme organları, esas olarak vücudun içindedir. Görülebilen sadece dışa açılan kısmıdır. Anüsün önündeki bölge iki deri kıvrımından oluşan bir yapı ile korunur. Dıştaki deri kıvrımı kalın yapıdadır. İç kısımdaki ince deri kıvrımı ise, ortada bir açıklık yaparak ön ve arkada birleşir. İçte kalan bölgede, arkadan öne doğru vajinal açıklık, idrar borusunun ağzı ve klitoris bulunur. Vajinal açıklık ince bir zar olan hymen (himen) ile çevrelenmiştir.

Vajina ve vajinanın bitiminde uterus (rahim) vardır. Uterus rahim boyu denilen bölümle vajinaya bağlıdır. Uterusun iki yanından uzanan iki tüp, yumurtalıklara açılır. 1,5-2 cm boyutlarındaki yumurtalıkların içinde olgunlaşmamış yumurta hücreleri bulunur ve vücudun üreme işleyişini düzenleyen hormonları salgılar. Bu hormonlar dişi cins özellikleri dediğimiz, tüylenme, yağlanma vb. oluşumunu sağlarlar.

Her kız çocukta adet görme yaşı farklıdır. İlk adet 9-10 yaşında görülebileceği gibi 15 yaşında da görülebilir. Öncesindeki birkaç aydan başlayarak vajinadan beyaz, kokusuz bir akıntı gelebilir. Olgunlaşan yumurta hücresi döllenme olmazsa, rahim içinde kalınlaşıp gelişen doku parçaları ve kanla  birlikte vajinadan dışarı akar. Bu olaya adet görme denir,ortalama 3-5 gün sürer. Kanamanın başladığı günden bir sonraki kanamanın ilk gününe kadar geçen döneme adet dönemi denir. Bu dönem 21 günden kısa ve 35 günden uzun olamaz. Şiddetli ağrılarla karşı karşıya kalındığında  hekime başvurulması gerekir.

ERKEK ÇOCUKTA ERGENLİĞE GEÇİŞ

Erkek Cins Özelliklerinin Gelişmesi

 

Erkek çocuklarda ergenliğin başlaması genellikle 11-12 yaşlarında olur. Bu yaşlar, boyun daha hızlı uzadığı, cildin yağlanmaya, kemik uçlarındaki hızlı büyüme nedeniyle vücut hatlarının kabalaşmaya başladığı dönemdir. Üreme organlarındaki gelişme ise, önce erbezlerinde (testisler) görülür. Büyümeyi izleyen yıllarda, üreme organlarının bulunduğu bölgede kıllanma başlar ve penis büyür. Erkek çocuklarda küçük yaşlardan itibaren penis sertleşmesi görülür, ancak bu durum tek başına ergenlik belirtisi değildir.

On üç-on dört yaşlarında seste önce çatallanma, sonra kalınlaşma duyulur. Boyundaki gırtlak çıkıntısı belirginleşir. Koltuk altlarındaki kıllar çıkmaya başlar, kol ve bacaklardaki kıllar ile üreme organlarının çevresindeki kıllar çoğalır. Yüzde bıyıklar önce ince tüyler halinde, sonra sakallarla birlikte kalın kıllar halinde çıkmaya başlar.

Erkek çocukta “rüyalanma” diye adlandırılan, uykuda meni atılması bu yaşlarda gerçekleşir. Oğlumuz bu durumu uykuda fark etmez; sabah kalktığında ise utanır. Bunun normal olduğunu anlatıp, utanmasına neden olabilecek tavırlardan kaçınmak en doğru yoldur.

Bu dönemde vücudun büyümesi ve gelişmesi de hızlanmıştır. Boy hızlı büyür, kollar bacaklar uzar, ayaklar büyür. Zihin, vücudun değişen boyutlarına hakim olamadığından, bu dönem oğlumuz için tam bir sakarlık dönemidir. Sürekli bir şeyleri kırar devirir ve elini kolunu sağa sola çarpar. Kontrol dışı olan bu sakarlıkların gereksiz kırgınlıklara yol açmaması için ılımlı davranılmalıdır.

Bu dönem hormonların etkisiyle deride yağlanmanın arttığı ve sivilcelerin çıkmaya başladığı dönemdir. Erkek çocuğun artık erişkin bir erkek olmaya başladığının işaretleri olarak, vücut yapısı değişir, kas gelişmesi hızlanır, kemikler kalınlaşır, erkeğe özgü hatlar oluşur. İlk belirtilerin ortaya çıkışı, 12-16 yaş arsında değişiklik gösterir.

 

Üreme Organlarının Yapısı

 

Erkeklerde üreme organlarının büyük bir kısmı bedenin dışındadır ve görülebilir. Penis üreme organlarının cinsel birleşmede rolü olan bölümüdür. Meni atımı ve idrar çıkışı bu organın içindeki kanal aracılığı ile gerçekleşir. Penisin dip kısmında, üzeri pürtüklü deri ile kaplı torba biçiminde bir organ yer alır. Bu organ, erkek tohum hücrelerinin üretildiği iki erbezini (testis) muhafaza eder. Erbezlerini koruyan torbaların rengi ergenlikte koyulaşacak ve belirgin bir şekilde pürtüklü bir hal alacaktır.

Erbezleri, erkek cinsin özelliğini sağlayacak hormonları da üretir. Doğumu takiben erbezlerinin torbalara inip inmediği kontrol ettirilmelidir. Bu kontrolün gecikmesi halinde, erbezlerinin karın içinde kalması ilerdeki dönemlerde kısırlık gibi risklere yol açabilir. Erbezlerinde üretilen sperm birer kanal aracılığı ile idrar kesesine yakın, meni kesesi (semen)

denilen  iki kesede toplanır. Meni kanallarının idrar yoluna açıldığı bölümde erkeklere özgü prostat denilen başka bir organ bulunur. Cinsel ilişkide üretilen spermler, meni kesesinin ve prostatın salgılarından oluşur.

DEĞİŞİKLİKLERE UYUM

Terleme ve Kokular: Ergenlik döneminde, hormonların, yağ salgılarının ve tüylenmenin artışıyla birlikte daha çok terlenir ve hoş olmayan kokular oluşur.

Sivilceler: Yüzdeki sivilceler, bazen çocuklarımızın en önemli sorunu olur. Öncelikle bu durumun geçici olduğu, vücudun yeni dengesini kurduğunda bu sivilcelerin yok olacağını çocuğumuza anlatmalıyız. Sivilceli bölgelerin temiz tutulması ve onlarla oynanmaması gerekir. Ancak deri altında iri sertlikler oluşturan akne kistleri görüldüğünde  hemen hekime başvurulmalıdır.

Temizlik: Genital bölge temizliği ergenlikte özel önem taşır. Sık terlediği için bu bölge mantar enfeksiyonları için çok uygundur.

Ped Kullanımı: Adet görme, ne yapılacağı bilinmediğinde hayatı zehir edebilir. Uygun ped kullanımı, pedlerin 2-4 saatte bir değiştirilmesi, mümkünse genital bölgenin yıkanması bu sorunu çözümüne yardımcı olur. Evde hazırlanan pedlerin geleneksel yöntemle yıkanıp tekrar kullanılması, mikrop üreme tehlikesi yarattığı  için uygun değildir.

Sutyen: Göğüslerdeki gelişme, utanma ya da hassasiyet nedeniyle rahatsızlık kaynağı haline gelebilir. Göğüsler yumuşak bir dokudan oluşur ve vücut hareketleri sırasında bağımsız hareket ettikleri için, varlıklarına alışana kadar rahatsızlık yaratabilirler. Uygun boyutlardaki bir sutyen rahatsızlığı gidermeye yardımcı olabilir. Bu dönemde, birçok genç kız kambur durarak göğüslerini gizlemeye çalışır. Böyle durumlarda bu yaşananların, gelişimin normal olduğunun bir belirtisi olduğu ve kadınlığın utanılacak bir durum olmadığı gençlere  anlatılarak , onlara yardımcı olunabilir. Ancak ciddi duruş bozukluklarında, hekime baş vurmak yerinde olur.

Tüyler: Tüylerle ilgili kararı ergenin kendisine bırakmakta yarar vardır. Bazılarını almak istiyorsa, kullanabileceği malzemeler konusunda ona yardımcı olmamız gerekir.

Tıraş: Sakal tıraşı pek çok erkek için özel bir önem taşır. Sadece kendisinin kullanacağı özel bir tıraş bıçağı alarak, kullanımı ve temizliği konusunda ona yardımcı olabiliriz.

SORUN OLUŞTURAN DURUMLAR

Çocukta Mastürbasyon

 

Mastürbasyon genellikle penis ya da  klitorise dokunarak, okşayarak ya da sürtünerek zevk almaktır. Çocukları harekete geçirici etken merak ve zevktir. Bu cinsel uyarı, hem doğal hem de insan gelişiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Çocuklarımızın bu davranışlarını engellemeye çalışmak, azarlamak ve ceza vermek hatalıdır. Bu tür tepkilerimiz olumsuz davranışlara zemin hazırlar. Mastürbasyonun onlara zarar vermeyeceğini bilmemiz gerekir. Bu konuda onlarla konuşurken, yaptıklarının doğal olduğu mesajını vermeli ve tanık olduğumuzda tepkili davranmamalıyız.

Erkek Çocukta “Rüyalanma”

Rüyalanma, uyku esnasındaki hoş duyguların oluşturduğu cinsel uyarının bir sonucudur. Bazı erkek çocuklar bu ıslaklığı hissettiklerinde, yatağı ıslattıklarını düşünüp utanabilirler. Çocuklarımızı bu konuda mutlaka bilgilendirmeli ve doğal olduğunu anlatmalıyız.

Erkek Çocukta İstemeden Penisin Sertleşmesi (Ereksiyon)

Ergenlik döneminde uygun olmayan ortamlarda penisin istemeden sertleşmesi, çocuk için utandırıcı ve sıkıcı olacaktır. Bu durumun, onun yaşındaki her erkeğin başına gelebileceğini ve böylesi durumlarda farklı şeyler düşünmesinin sorunu çözmeye yardımcı olacağını anlatmalıyız.

Kendini ya da Arkadaşını Keşif

Çocuklar, kız ya da erkek, cinsel organı tanımanın bir yolu olarak birbirlerinin vücutlarını görebilecekleri oyunlar oynarlar ya da kapı arkasından anne-babalarının soyunmasını izlerler. Dört-yedi yaş arsı doğal karşılanan bu davranışlar, engellenmez ve olumsuz tepkilerle karşılaşmazsa, bu yaş dönemi geçtiğinde bu eğilimde kendiliğinden ortadan kalkar.

Sünnet

Sünnet, özellikle müslüman kültürde erkekliğe atılan adım sayılır. Bu nedenle çocuğun cinsel gelişiminde önemli bir yeri vardır. Sünnet ergenliğe girmeden önce yapılmalıdır, Çünkü penisin sertleşmesi ya da rüyalanma sünnet yarasının iyileşmesini geciktirir.

Kızlık Zarı (Hymen)

Kadınlarda vajinanın vücut dışındaki açıklığını çevreleyen ince bir deridir. Genellikle orta kısmı açıktır. Orta açıklığı ince deliklerden oluşanları olduğu gibi, dar ya da geniş yuvarlak açıklığı olan zarlar da vardır. Ayrıca hiç zar bulunmaması durumu da normaldir. Nadiren, hiç açıklığı olmayan zarlara da rastlanır. Adet kanının dışarı atılamadağı bu durumlarda, cerrahi bir işlem ile zarın alınması gerekebilir.

 

CİNSEL TACİZ VE ŞİDDET

 

Cinsel taciz, bireyin isteği dışında, kendisini korumasız hissetmesine yol açacak biçimde  öpülmesi, vücuduna ya da  cinsel organlarına dokunulmasıdır. Cinsel taciz yetişkinlere olduğu gibi, çocuklara ve gençlere yönelik de olabilir. Çocuğa yönelik cinsel tacizde, daha önce çocuğun duygusal güvenini kazanmış olan tacizci, sık sık bu olayın sadece ikisinin arasında özel bir sır olarak kalması gerektiğini söyler. Daha da ileriye giderek, çocuğu tehtid de edebilir.

Çocuklarımızı, “kendisine hoşlanmadığı davranışlarda bulunanlara” karşı korkutmadan gerçekçi bilgiler vererek uyarmalı, böyle bir durum olduğunda hemen bize söylemesi gerektiğini anlatmalı ve onu her koşulda destekleyeceğimizi hissettirmeliyiz. Tacizi uygulayanın ortamdan uzaklaştırılması ve çocuğun psikolojik destek alması, zararın en aza indirgenmesine yardımcı olur.

Çocuğa yönelik cinsel taciz konusunda yapılan araştırmalar, cinsel taciz olaylarının daha çok aile içinde olduğunu göstermektedir. Tacize uğrayanın çoğunlukla kız çocuklar olduğu, erkek çocuklarında daha az olmakla birlikte tacize maruz kaldıkları, araştırmaların ortaya koyduğu bir gerçekliktir.

Bir kişi ya da grubun bir diğer kişi ya da gruba istediğini yaptırmak için zor kullanmasına şiddet denir.

ŞİDDET

Şiddet denince akla ilk olarak kaba kuvvet kullanılarak fiziksel acı vermek gelir. Ancak şiddet bununla sınırlı değildir ve sembollerde ifadesini bulan karşılıkları vardır. Surat asmak ya da görmezlikten gelmek bir şiddet sembolüdür. Çocuğumuza gösterdiğimiz sevgiyi geri çekmek bir şiddet sembolüdür. Diğer bir deyişle, şiddet sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal boyutu da olan bir zorbalıktır. Psikolojik ve sosyal etkileri daha yıkıcıdır ve daha uzun bir sürece yayılır. Çocuk yediği dayağı unutur, ama küçük düşürülmesini asla unutmaz.

 

ANAOKULUNDAN DÖRDÜNCÜ SINIFA KADARKİ ÇOCUKLARDA

CİNSİYET VE CİNSİYETLE İLGİLİ DAVRANIŞLAR

 

DOĞAL VE BEKLENDİK İLGİ GEREKTİREN PROFESYONEL YARDIM GEREKTİREN
Cinsel organlar, göğüsler,cinsel ilişki ve bebekler hakkında soru sormak Cinsel konulara ilişkin korku ve kaygı göstermek Cinsiyete ilişkin sonsuz sorular, yaşı için çok fazla cinsel bilgi
Banyo yaparken insanları izlemeyle ilgilenmek Banyo yapanlara bakarken yakalanıp durmak İnsanları banyoda yalnız bırakmamak
Banyo, cinsel organlar ve cinsiyeti konuları ile ilgilenmek Ana-baba “hayır” dedikten veya cezalandırdıktan sonra “pis” laf söylemeye devam etmek Okuldan ve etkinliklerden mahrum edildikten sonra bile “pis” laf söylemeye devam etmek
Başkalarının bedenlerini inceleyerek “doktorculuk” oynamak Sık sık “doktorculuk” oynamak ve “hayır” denildikten sonra yakalanmak Çocukları doktorculuk oynamaya, giysilerini çıkarmaya zorlamak
Kızlar ve oğlanlar, bebek sahibi olmak ve doğumla ilgilenmek Aylar sonra bir oğlanın bebeği olmuş gibi oyun oynamayı sürdürmek Bebekler ya da cinsel ilişki konusunda korku ve kızgınlık göstermek
Başkalarına kendi cinsel organlarını göstermek Ana-baba “hatır” dedikten ve çocuğu cezalandırdıktan sonra bile başkalarının yanında çıplak olmak istemek Elbise giymeyi reddetmek. Pek çok uyarıya karşın kendini başkalarının yanında göstermek
Çiş yapmak ve kaka ile ilgilenmek Kaka ile oynamak. Bilerek tuvaletin dışına çiş yapmak Sürekli kaka ile oynamak ya da sıvaştırmak. Amaçlı olarak eşyaların üzerine çiş yapmak.

 

Uykuya dalarken, gerginken ya da korkmuş iken kendi cinsel organlarını ellemek, ovuşturmak. “Hayır” dendikten sonra,başkalarının yanında cinsel organlarını ellemeye, ovuşturmaya devam etmek. Eşyalar üzerinde ya da resimlerle mastürbasyon yapmak Çocuksu etkinlikleri bir kenara bırakmak. Başkalarının yanında kendini ellemek, ovuşturmak. Başka insanlar üzeride mastürbasyon yapmak

 

Evcilik oynamak, anne ve babanın tüm rollerini canlandırmak Giysileri üzeride iken çocuklara sürtünmek. Bebeklerle ve içi doldurulmuş oyuncaklarla cinse davranışları taklit etmek Çıplak olarak sürtünmek. Başka bir çocukla cinsel ilişkide bulunmak. Başka bir çocuğu sevişmeye zorlamak
Arkadaşlarıyla cinsellikten söz etmek. Kız/ erkek arkadaşı olmamaktan söz etmek Cinsellikten söz etmekten rahatsız olmak. Bütün ilişkileri romantikleştirmek Sürekli cinsiyet ve cinsellikten söz etmek. Cinsel davranış konusunda sürekli sıkıntıda olmak
Banyodayken ya da giysi değiştirirken yalnız olmak istememek Giysilerini değiştirirken gözlendiğinde sıkıntılı olmak Yalnız kalması istendiğinde saldırgan ya da ağlamaklı olmak
“Pis şakalar” duymak ve yapmaktan hoşlanmak “Pis” şakalar yaparken yakalanıp durmak. “İnleme gibi cinsel sesler çıkarmak Okul ve etkinliklerden dışlandıktan sonra bile hala “pis”laf söylemek
Çıplak resimlere bakmak Çıplak resimlerden sürekli büyülenmek Çıplak resimlere mastürbasyon yapmak ya da onları teşhir etmek
Aynı yaştaki çocuklarla cinsiyet ya da cinsellikle ilgili oyun oynamak Kendinden küçük ya da büyük çocuklarla cinsiyet ya da cinsellikle ilgili oyun oynamak Başkalarını cinsel oyun oynamaya zorlamak. Bir grup çocuğu oynamaya zorlamak

 

İnsan resimleri üzerine cinsel organlar çizmek Bir resimde cinsel organı çizmek, diğerine çizmemek. Beden üzerine uygun olmayan ölçülerde cinsel organ çizmek Cinsel organların en belirgin özellik olması.

Cinsel ilişki ve grup seks resimleri

Kadınlar ve erkekler, oğlanlar ve kızlar arasındaki farkları merak etmek Bütün sorular yanıtlandıktan sonra, kadı/erkek farkları konusunda şaşırmak Kadın/erkek rollerini üzgün kızgın ya da saldırgan bir tarzda oynamak. Kendi cinsinden ya da karşı cinsten nefret etmek
Çıplak çocuk ya da yetişkine bakma fırsatını değerlendirmek Pek çok çıplak insan gördükten sonra bile çıplak insanlara bakıp kalmak İnsanlardan giysilerini çıkarmalarını istemek. İnsanları zorla soymaya çalışmak
Karşı cinsi taklit etmek Karşı cinsten olmak Kendi cinsinden olmaktan nefret etmek

 

Cinsel organlarını, akranları ya da arkadaşlarıyla karşılaştırmak istemek Cinsel organlarını kendinden epeyce küçük ya da büyük çocukların / yetişkinlerinkiyle karşılaştırmak istemek Çocukların ya da yetişkinlerin göğüslerini, kalçalarını cinsel organlarını görmek istemek
Diğer aynı yaştaki çocukların cinsel organlarını, göğüslerini kalçalarını ellemekle ilgilenmek ya da kendilerininkine elletmek Sürekli başka çocukların cinsel organlarını, göğüslerini, kalçalarını ellemek istemek. Oral, anal ya da vajinal girmeye çalışmak Diğer çocukların cinsel organlarını, göğüslerini kalçalarını ellemeleri için izin vermesi konusunda zorlamak. Zorla ya da karşılıklı istekle oral anal ya da vajinal seks yapmak
Tanıdık olmayan çocukları ya da yetişkinleri öpmek. Tanıdık çocuk ve yetişkinlerin kendilerini öpmelerine izin vermek Fransız öpücüğü. Başkaları ile konuşurken cinsel tarz kullanmak. Yetişkinler tarafından ısırılıp, öpülmekten korkmak Yabancılara aşırı yakın olmak. Tanımadığı yetişkinlerle cinsel tarzda konuşmak/davranmak. Yetişkinle fiziksel temasın çocuğa ya da yetişkine aşırı rahatsızlık vermesi
Yetişkinlerin cinsel organlarına, göğüslerine, kalçalarına bakmak Yetişkinlerin cinsel organlarına, göğüslerine, kalçalarına bakıp kalmak/ellemek yetişkinlerin cinsel organlarını ellemek istemek Zorla ya da sinsice yetişkinlerin cinsel organlarına, kalçalarına ya da göğüslerine dokunmak. Yetişkinlerin kendisine dokunmasını sağlamaya çalışmak
Ereksiyon (Dikleşme) Sürekli ereksiyon Ağrılı ereksiyon
Merak ve araştırma nedeniyle cinsel organının ya da makatın üzerine bir şey koymak Sık sık cinsel organlarına ya da makatına bir şey koymak. Başka bir çocuğun cinsel organına ya da makatına bir şey koymak Başka bir çocuğun cinsel organına ya da makatına bir şey koymak için zorlamak. Anal, vajinal ilişki. Kendisinin ya da başkalarının cinsel organlarına ya da makatına zarara neden olmak
Hayvanların üreme davranışlarıyla ilgilenmek Hayvanların cinsel organlarını ellemek Hayvanlarla cinsel davranışlarda bulunmak

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :