- Hoşgeldiniz

KAYITLI ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Altını Islatma -2

Altını Islatma -2 sitemize 19 Mart 2021 tarihinde eklenmiş ve 0 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

Altını Islatma (Enüresis Nokturna)

Çocuklar genellikle iki yaş civarında büyük tuvaletlerini, iki-üç yaş dolaylarında da küçük tuvaletlerini kontrol ederler.
Enüresis (Enüresis terimi, Yunanca idrar yapmak “enourein” sözcüğünden gelmektedir) ya da alt ıslatma, 4 ve daha büyük yaşlardaki çocukların mesanelerinin istemsiz çalışması, kontrol edilememesidir. Kısacası normal gelişmekte olan bir çocuğun 4-5 yaşlarından sonra altını ıslatmasına enüresis denir. Alt ıslatma ara sıra ise, bu bir problem olarak tanımlanmaz. Çoğu yatak ıslatanlar haftada bir kaç gece yada her gece yapanlardır.
Genellikle çocuklar, mesane kontrolü gerçekleşinceye kadar yani ortalama olarak 2-3 yaşlarına kadar geceleri altını ıslatırlar. Gündüz kontrol, iki yaş dolaylarında, gece kontrol ise 3,5-4,5 yaşları arasında kazanılır.

Enüresisi genellikle 4 kısımda görmek mümkündür. Bunlar:

1. Nocturnal (yalnız gece altını ıslatanlar): Bunlar genellikle ya yattıktan biraz sonra ya da sabahleyin kalma zamanlarında altını ıslatırlar. Bunlar bireysellik gösterirler.
2. Diurnal (yalnız gündüz altını ıslatanlar): Bunlar genellikle, ya müsaade almaktan utanacak kadar çekingen, ya da kasıtla altını ıslatmak isteyen çocuklarda görülür.
3. Cronic (kronik): Hem gece hem de gündüz altını ıslatanlar.
4. Ara sıra altını ıslatanlar: Bunlar genellikle hastalıklarda hastalık sonucu dikkat çekmek için yeni bir kardeş doğduğu zaman kıskançlık sonucu görülür

Literatürde iki tür yatak ıslatma tanımı vardır.

1. Doğumdan itibaren sürekli yatak ıslatanlar.
2. Belli zamanlarda yatak ıslatanlar( En azından 3 aylık sürede).

Altını ıslatanların %80’i birinci gruba dahildir.

Yatak ıslatma yaygın bir çocukluk problemidir. Bu durum 4-6 yaş grubu çocukların %25’ inde görülür. Yine 6-8 yaş arası %12, 10-12 yaş grubunda %5, ön ergenlerde %2 görülme sıklığı vardır.
Erkeklerde kızlardan daha fazla görülür. 5 yaşındaki erkeklerin %7, kızların ise %3’ünde enüresiz vardır.

Bazı çocuklar gün boyunca ıslatırlar. Bunlar genellikle heyecanlandıklarında ve oyun sırasında altını ıslatırlar. Bu çocukların oyuna başlamadan önce tuvalete gitmeleri yada oyun alanının tuvalete yakın olmasında yarar vardır. Yine anne- babalar çocuklarını belli aralıklarla( bu aralıklar çok kısa olmamak koşuluyla) tuvalete çağırabilirler.
Bir kişiye enuresis teşhisinin konabilmesi için takvim yaşının en az 5 olması, en az 3 ay süreyle haftada iki kez ortaya çıkan idrar kaçırma durumunun olması ve bu durumun toplumsal bozulmaya sebep olması gerekir (DSM-4, 1994, s.64).

Nedenleri:

Altını ıslatma olayının duygusal ve bedensel bozukluklarla ilgili nedenleri vardır.
Alt ıslatmanın nedenleri konusunda bir kaç teori vardır. Fakat hiçbiri henüz tanımlanmamıştır. Gece boyunca düzensiz olarak altını ıslatan ( 2. gruba girenler), çocuklar gece bir kez ıslatıp ikinci kez ıslatmazlar. Bu gruba giren çocuklardaki problemin kaynakları şunlardır;

 Çevreden gelen stres,
 Duygusal problemler,
 Doğuştan gelen organik bir hastalık,
 Aile bireylerindeki artma veya azalma, ile olan değişiklikler.
 Kıskançlık. Özellikle küçük kardeşini kıskanması sonucunda bebekliğe dönmek ve Onun gibi ilgi görmek istemesi. Sevgi ve ilgiyi anne-babanın çocuklarına eşit olarak ayarlayamaması karşısındaki kıskançlık tepkileri.
 Anne-baba geçimsizliği.
 Erken ve baskılı tuvalet eğitimi, çocuğun altını ıslatma durumundan dolayı ayıplanması, hor görülmesi, cezalandırılması, altını ıslatmaması için korkutulması. Tuvalet eğitimine erken başlama, katı tuvalet eğitimi ve anne-babanın uygunsuz veya kayıtsız tutumları alt ıslatmaya zemin hazırlayabilir. Gelişimsel açıdan bebeğin sfinkter tonusunu denetlemesinin olanaksız olduğu bir dönemde tuvalet eğitimine başlanması inatlaşmalara neden olabilir. Bu, genellikle titiz, düzenli bir annenin baskılı tuvalet eğitimine karşı pasif agresif bir tepki niteliği taşıyabilmektedir. Tuvalet eğitimine çocuğun sfinkterleri üzerindeki denetimini kazanmaya başladığı 1.5 yaş civarında başlanması daha uygun olur. Bu dönemde çocuk tuvalete uygun aralıklarla götürülür ve tuvaletini uygun yere yapması desteklenir. Gündüzleri bezlenmeyen çocuk, tuvaleti dışında idrar yaptığında idrar yaptığında bu sorunun üzerinde pek durulmaz, daha çok önceki “başarıları” hatırlatılarak uygun davranışın pekiştirilmesi hedeflenir. Çocuk tuvaletini söylemeye başlar başlamaz artık geceleri de bezsiz yatırılabilir. Tuvalet eğitimine 2.5 yaşından sonra başlanması da alt ıslatma için zemin hazırlayabilir. Uzun süre bez kullanılması çocuğun sfinkter denetimini öğrenmesini geciktirebilir.
 Anne-babanın çocuğa sert davranması, şiddetli cezalar vermesi (dayak, azarlama, bazı isteklerden mahrum etme, odaya kapatma vs.) veya gereken ilgi, sevginin verilmemesi.
 Derin, dalgın uyku ve korkulu rüyalar.
 Çocuğun psikolojik ve sosyal özürlerine karşı tepki göstermesi. (Örneğin; Çevreden bazı çocukların görünürdeki bazı kusur ve davranışları alay konusu edilir). Çocuk buna karşı altını ıslatma biçiminde tepki gösterebilir.

Birinci tip alt ıslatma grubuna giren çocuklar, gece boyunca kuru kalkmazlar. Bunun en önemli nedeni ise mesane kontrol mekanizmasının yavaş olgunlaşmasıdır. Altını ıslatan çocukların anne- babalarında da geçmişte bu problem görüldü ise olmayanlara göre bu çocuklarda görülme sıklığı 3 kat daha fazladır. Diğer nedenlerden biri ise uygun olmayan tuvalet eğitimidir.

Organik nedenlerde oluşan alt ıslatma %1-10 olmasına karşın, genellikle %1 oranında görülür. Gün boyunca altını ıslatan çocuğun, mesanede ağrı ya da nöbet şeklinde yakınmaları varsa; bunun nedeninin organik olduğu düşünülmelidir. Alt ıslatmanın nedeninin organik olduğu bilinse ve tedavi edilse de, ki bu hafif bir idrar yolları enfeksiyonu olabilir- ancak alt ıslatma da belirgin bir azalma görülmez.

 Soya çekim.
 Böbrek, sidik torbası ve boşaltım yollarındaki bozukluklar.
 Bağırsak kurtları.
 Epilepsi nöbetleri.
 Omurganın alt taraflarında çatallı diken denilen bir bozukluğun olması. Bu tür çocuklarda uyku derindir. Yukarıda sözü edilen yapısal bozukluklar sonucu derin uykuda sidik torbasının büzücü kasları gevşemekte ya da içten gelen işeme uyarılması çocuğu uyandırmaya yetmemektedir.

Nasıl Önlenir?:

Altını ıslatma bedensel bozukluklardan ileri geliyorsa, çocuk tıbbi muayenelerden geçirilip, tedavi yoluna gidilmelidir.
Çocuğun altını ıslatmasını azaltan bazı ilaçlar vardır. Uyku ve derinliklerini azaltan ve sidik torbasına büzücü etki yapan bu ilaçların 4-6 hafta arasında uygulanması, gece işemelerinin %70-80’inde etkili olmaktadır.
İlaç, bırakıldıktan sonra, kazanılan alışkanlık, bozulabilmektedir.
Halk arasında tedavide kullanılan bazı ilaçların kısırlığa neden olabileceği gibi yanlış bir kanaat vardır. Gece alt ıslatma sorunu olan çocuklarda kullanılan ilaçların kısırlık yapması söz konusu değildir. Bu uydurma ve bilimsel dayanağı olmayan bir söylentiden ibarettir.
Altlarını, ıslatan küçük çocukların uykularının da dikkatle takip edilmesi ve iyice incelenmesi, tedbir almada faydalı olur. Bazı çocuklar, çok derin uyurlar. İhtiyaç anında uyanamadıkları için, altlarını ıslatırlar.
Bazı çocuklar ise fena ve korkunç rüyalar gördükleri için sakin sakin uyuyamazlar; uykuları esnasında gördükleri rüyalar, dolayısıyla altlarını ve yataklarını ıslatırlar.
Bu çocuklardan derin uykulu olanlara kaşı alınacak tedbirler; onları gündüz uykusuna alıştırmak olmalıdır. Bu taktirde, bu çocukların gece uykuları biraz daha sığ ve hafif olur; ihtiyaç anında daha kolay uyanabilirler.
Mesane kontrolünü yeterince kazandırmamaktan, yani kayıtsız kalmaktan, aşırı cezalar ve aşırı toleranslı tutumlardan kaçınmak gerekir. Örneğin:çocuğu cezalandırmak, azarlamak, yatağını ıslattığı için utandırmak gibi. Cezalandırıcı yaklaşım, çocuğun kendini suçlu, yetersiz ve endişeli hissetmesine neden olur. Bir çocuk, belirgin bir şekilde endişeli ya da korkuluysa; onun için yeni davranışları öğrenmek zordur. Mesela gece kontrolü gibi. Bir kereye özgü olarak, bir kaç saatliğine idrarın tutulması ve çocuk rahatsız oluncaya kadar mesane kontrolünü kazandırmak akılcı bir yöntemdir. Çocuk bu işleme 18 ile 24 ay arasında hazır olmaya başlar.Eğer çocuk yeterli düzeyde olgunlaşmamışsa, anne babaya gece kontrolünü başarmak için çocuğa baskı yapılması önerilirse; çocuk güvenini kaybedebilir ve idrar kontrolünde daha büyük zorlukla karşılaşabilir. Bazı araştırmacılar; anne babalar çocuktaki mesane kontrolünün yavaş gelişimini göz ardı ederlerse, bu durum, çocuk 7-8 yaşına vardığında kendiliğinden iyileşeceğini düşünürler. Maalesef çoğu anne babalar alt ıslatma ile ilgili o denli sinirli, gergin hale gelirler ki, çocuğun da endişeli ve cesaretsiz tutum takınması ile problem daha da çözümsüz hale gelebilir.

Ne Yapılmalı?

Bazı anne babaların, yatak ıslatma ile ilgili tepkileri, eleştirme, utandırma, cezalandırma gibi hatalı, doğrudan saldırılardır. Bazı anne babalar, çocuklara uzak ve duygusal olarak soğuk davranırken, diğerleri daha çok çaba sarf ederek yatak ıslatmanın nedenlerini bulmaya çalışırlar. Genelde bu uygulamalar, sadece etkisiz olmakla kalmaz, aynı zamanda problemleri daha da kötüleştirebilirler. Bunların hepsinin üzeride; anne babalara, yatak ıslatmaya sakin, mantıklı hareketle tepki vermeleri ve çocuğun bunu kontrol etmesi için ona güven vermeleri tavsiye edilir. Çocuk endişeli, utanmış, cesaretsiz ise konuyu çözümlemek, sorunu halletmek daha da zorlaşır. Akşam 6’dan sonra çocuğun içebileceği sıvı miktarını sınırlayarak ve yatmadan önce tuvalete gitmesi sağlanarak az da olsa başarı elde edilebilir. İmipromine(antidepresan) gibi ilaçların kullanımı, 3 kişiden birinde yatak ıslatmayı azalttığı belirlenmiştir. İlaç tedavisi bırakıldığında, alt ıslatmanın tekrar görülmesi genel kuraldır. Biraz sonra göreceğimiz teknikler etkili bir biçimde problemi azaltacaktır. Herhangi bir prosedürü kullanırken çocukla işbirliği yaparak ve çocuk üzerinde güç kullanarak bir metot uygulamaktansa, problemin üstesinden gelmek için çocukla birleşik ve koordineli bir işbirliğine girmeyi sağlamak daha önemlidir.

Teknikler:

1. Çizelge Tutmak: Kuru ve ıslak gecelerin kayıt edilmesini çocuktan isteyin. Kuru geceler yıldız olarak gösterilebilir. Her yıldızdan sonra küçük bir ödül verilebileceği gibi, bu ödül anne baba ile geçirilen ekstra bir saat de olabilir. Gelişmenin sonunda böyle ödüller verilebilir. Anne babalar ıslak gecelere kayıtsız kalırken, kuru geceleri överler böyle ödüllendirici bir sistem çocuğu güdüler, motive olmasını sağlar. Böylece belirli bir amacı gerçekleştirmeyi ve alışkanlığındaki azalmanın gelişmesini resimle, çizelge ile göstermeye istek duyar. Bu çizelge, kayıt yönteminin özellikle ön ergenlerde etkili olduğu görülmüştür.

2. Stres Azaltma: Eğer çocuk gece kuru kalkmış ve sonra tekrar ıslatmaya başlamışsa; herhangi bir nedenle ebeveynlerden birinin yokluğunun abartılması, bir aile kavgası, yeni bir komşunun taşınması ya da yeni bir kardeşin doğumu gibi. Yatak ıslatmanın tekrar ortaya çıkmasında bu tür nedenlerden birinin olup olmadığını anlamaya çalışın eğer kontrol edilemeyen dış kaynaklı bir stres alt ıslatmayı başlatıcı gibi görünüyorsa; o çocuğa anlayış, destek ve ekstra ilgi göstererek, çocuğun endişesini azaltmak için yapabileceğiniz çabayı gösterin. Yatma zamanı, ilginizden ve desteğinizden emin bir şekilde çocukla 10-15 dk. rahatlatıcı bir sohbet yapınız böylece çocuk rahatlamış bir şekilde uykuya dalacaktır. Hem de, güzel etkinliklerle çocukla karşılıklı bir etkileşime girerek gündüz ekstra bir zaman geçirebilirsiniz. Bu süreyi, çocuğu gözlemlemek ve çözümlenmemiş endişelerini, karmaşalarını ortaya çıkarmak amacıyla kullanınız.

3. Ceza Vermek: Bazı anne babalar okul çağında altını ıslatan çocuğa ıslattıktan sonra çarşafını değiştirip, onu yıkamasını isterler. Bu yatak ıslatma eyleminin mantıki bir sonucu gibi görünür. Bu esnada azarlamayınız ve ders vermeyiniz. Bir başka ebeveyn aşağıdaki cezaları uygulamıştır: Bir gece önceden çocuk yatağını ıslatmışsa buzdolabının üstündeki kartı imzalaması istenmiştir. Eğer imza atmayı unutmuşsa 250 bin lira, eğer yalan söylüyorsa 500 bin lira vermelidir. Çocuk ard arda 14 gece kuru kalkana kadar saat 6’dan sonra sıvı gıda almasına izin verilmez. Akşam yemeği ile verilen sıvı gıdalar çocuğu çok fazla motive ettiğinden bu süreç problemi daha sonra ortadan kaldırır.

4. İdrar Tutmak: İncelemeler, belli sayıdaki yatak ıslatanların mesanelerinde normal miktarda idrar tutamadıklarını göstermiştir.
• 2 yaşındaki bir çocuğun mesanesinin gerçek hacmi henüz oldukça küçüktür. Ancak 4 yaşındaki bir çocukta mesane, gece boşalmayacak kadar yeterli genişlemeye erişir. 5 yaşındaki bir çocuk ise refleks olmaktan çok, istemli olarak idrar yapma yeteneğini kazanır ve idrarını istemli olarak durdurması mümkündür. Enüretik çocukların ise işlevsel mesane kapasitesinin daha düşük olduğu, internal sfinkterin tam olarak işlev görmesinin normalde en geç 6 yaşında tamamlanmasına karşın enüretiklerde bu sürenin uzadığı bildirilmiştir.
• Enüretik çocukların gerçek mesane kapasiteleri, anestezi ile mesane kontraksiyonları ortadan kaldırıldığında normaldir. Fakat uyanıklık sırasında mesane, gerçekten dolu olmadan kasılmaya başlar. Yani mesane tam dolmadan, boşalma ihtiyacı ile ilgili işaretler gönderir. Bundan dolayı, enüretik çocuklar gündüz sık fakat küçük miktarlarda idrar yaparlar. Aynı kasılmalar gece uykusu sırasında da olur ve belki de daha kuvvetlidir. Bazen de çocuğun eksternal üretral sfinkterinin gücü normalden azdır. Bu durumda gece mesane kasılır ve internal sfinkter gevşerse, çocuk ancak eksternal sfinkteri uyarıldığında ve yeterli bir güç ile kasıldığında kuru kalabilir.
• Bu yüzden çocuğa giderek daha fazla mesanede idrar tutmasını sağlayarak mesane kapasitesi arttırılabilir. İdrar tutma eğitimi şu şekildedir; çocuğun bir oyun şeklinde, kendi rekorunu kırmaya çalışarak gün boyunca idrarını kontrol etmesini öğretiniz. Çocuğa tuvaletini yapması için mümkün olduğu kadar banyoya gitmemesi ve sonra idrarını bir ölçü kabına yapması istenir. Tutabildiği miktar yazılır. Çocuk 12-14 cc tutabildiğinde benzer bir şekilde üstesinden gelebildiğini görür. İdrar tutmayı öğretmenin diğer bir şekli, çocuk idrar yaparken tut ve bırak denir. Önce çocuğa idrarın balon gibi küçük bir kapta depo edildiği açıklanır. Sıkıca kapandığında, içinde idrarı tutan balonun ucunda olan ortada delik bir kas vardır. Çocuğun gece altını ıslatma problemi bu kasın zayıf olması ve geceleri açılıp idrarı dışarı atmasından kaynaklanmaktadır.(balonun havayı dışarı atmasını gösterin) Çözüm olarak, egzersizlerle kası güçlendirmektir. Eğer çocuk alt ıslatma ile ilgileniyorsa egzersiz çalışmalarını öğretebilirsiniz. Program şu: Her sabah uyandığınız da okula gitmiyorsanız istediğiniz kadar su içebilirsiniz. Hemen sonra idrar atmak zorunda kalacaksınız. Tuvalete gittiğinizde biraz idrar yapın ve tutun, sonra biraz daha yapın ve tekrar iyice tutun. Bu işlemi idrar çıkarırken tekrar tekrar yapınız. Hemen sonra söz konusu kas kuvvetlenecek ve yatak ıslatma sona erecektir.

5. Gece Kaldırma: Bu işlemde ilk yapılacak şey, çocuğun her gece genellikle saat kaçta yatağını ıslattığını tespit etmektir. Eğer çocuk, yattıktan 2 saat sonra altını ıslatıyorsa, bu süre dolmadan bir kaç dakika öncesine saati kurunuz. Saat çaldığında çocuk uyanır, tuvaletini yapar ve sabaha kadar uyur. Ard arda 7 kuru geceden sonra , saati yattıktan 1.30 dakika sonraya ayarlayın. Daha sonra bu süre, yavaş yavaş 60-45 ve en sonunda 30 dakikaya kadar azaltılabilir. Çocuk daha sonra her gece saatin zili çalmaksızın tuvalete gitmek için kalkar, tuvaletini yapar. Bu yöntem, yatağını ıslattıktan sonra çarşafını yıkayan 13 yaşındaki bir kıza uygulandığında, alt ıslatması ortadan kalkmıştır.

6. Zil ve Bez Yöntemi: Okul yaşındaki bir çocuk, sizin bütün yardımlarınıza rağmen altını ıslatmaya devam ederse, belki de profesyonel bir yardım aramalısınız. Bu alanda “ Zil ve Bez” şartları sağlayan cihaz, metotlardan en başarılısı olmuştur. 2-3 aylık kullanım süresince vak’aların %70 inde başarı sağlanmıştır. Bu başarının % 30 unda tekrar alt ıslatma görülür. Ama ikinci bir uygulama ile ortaya çıkan alt ıslatma genellikle ortadan kalkar. Bu cihaz çocuğun altına yerleştirilen özel bir eğitim paketinden oluşmaktadır. Pet geceleyin idrar ile nemlendiğinde ışığı yakan, zili çalan bir elektrik devresini kapatır. Bu çocuğu uyandırır ve idrarı keser. Çocuk uyku sırasında idrar yapmayı engellemeyi öğrenirse, bu cihaz çıkarılır. Bu sistemle en iyi sonuç, bu cihazı sağlamakla değil, aynı zamanda iyi bir rehberlik yapacak profesyonel bir psikologla ilişki kurularak sağlanır.

Altını Islatma İle İlgili Ailenin İzleyeceği Yol

1. Gece işemesi genellikle uykunun ilk saatlerinde olur. Özellikle çocuğun 7 yaşından önce gecede 1-2 kez tuvalete kaldırılması yararlı olabilir. Genellikle hangi saatlerde altını ıslattığı tespit edilmeli ve o saatlerde tuvalete götürülmelidir
2. Derin uykulu çocuklara kaşı alınacak tedbirler; onları gündüz uykusuna alıştırmak olmalıdır. Bu taktirde, bu çocukların gece uykuları biraz daha sığ ve hafif olur; ihtiyaç anında daha kolay uyanabilirler.
3. Sık sık tekrarlanan her davranış, kolaylıkla alışkanlık olabilir. Altını ıslatma için de aynı şey geçerlidir. Bu nedenle de öğrenilmiş davranış kalıplarını yıkan teknikler yardımcı olabilir. Yatma zamanı ve uyum alışkanlıklarının herhangi birini, (yatağın pozisyonu, yatak kıyafetleri vb ) değiştirmek yararlı olabilir.
4. Yataklarını ıslatan çocukların, geceleri; iyice örtünmeleri, bellerini açıp, üşütmemeleri için iyice sarmaları ve gece kıyafetlerinin düzgün olması; ailenin devamlı suretle gözeteceği tedbirlerden biridir
5. Akşam yemeklerinde ve gece yatmadan önce çocuğa sulu yiyecekler verilmemelidir. ( örneğin; kavun, karpuz, gazoz, çay vb. gibi.) Ancak yatmadan önce(1 saat önce) sulu yiyecekler az olarak verilebilir.

6. Akşam yemekleri fazla ağır olmamalıdır. Sindirimi güç olan yiyecekler çocuğun uyku düzenini bozabilir, zaman zaman rüya ile karışık olan bu düzensiz uyku içinde çocuk altını ıslatabilir.

7. Çocuk her gün aynı saatte yatmaya alıştırılmalıdır. Altını ıslatan çocuğun yatağı her defasında mutlaka temiz ve yeni çarşafla donatılmalı, yatağı korumak amacıyla naylon muşamba ve benzeri hiç bir şey konulmamalıdır.

8. Çocuk her gece yatağına sevgi ve sevecenlik ile götürülmeli, yatağının temiz olduğu çocuğa belli edilmeli, ancak açıkça söylenmemelidir.

9. Yatarken ihtiyacı varsa tuvalete gidebilir. Yatağına sevgi ve sevecenlikle götürülmeli, yatağın temiz olduğunu çocuğa belli etmeli, ancak açıkça söylenmemelidir.

10. Sağaltım süresince çocuğu üzen, korkutan şeylerden kesinlikle uzak bırakılmalı, yeterince ilgi gösterilmelidir. Aksi yapıldığı zaman olumsuz sonuçlar kaçınılmazdır.

11. Her gün olayı sağaltım çizelgesinde ıslattı ise (*) ile, ıslatmadı ise (o) işareti ile işlenir. Kaldırılmadı ise yazılır.

12. Çocuk yattıktan sonra 1 saat sonra uyandırılır. Çocuk kendisi yüzünü soğuk su ile yıkar, tuvaletini yapar ve yatar.

13. 3 saat sonra yine uyandırılır, tuvaletini yapar ve yatar.

14. 10-15 gün sonra çalar saat kurulup, çocuk kendisi uyanarak tuvaletini yapar.

15. Daha sonra saat kurulmasına gerek kalmadan alıştığı saatte tuvaletini yapacaktır.

16. Altını ıslatmadığı günler sayılarak ve saptanarak ödüllendirmeye gidilir. Çocuğun kuru kalkması teşvik edilir.

17. Bu sağaltım kuralına uyulmaya çalışılmalı, sonuç merkeze ya da ilgili uzmana bildirilmelidir. Sonuca göre yeni durum ve öneriler düşünülmelidir.

18. Alınan tüm önlemlere karşın yine altını ıslatmaya devam ederse, durum ne olursa olsun çocuğun temizliği söylentisiz yapılmalıdır.

Sayın anne ve babalar! Şunu anımsamakta yarar var. Altını ıslatmanın cezalarla, korkutmalarla giderilmesi mümkün değildir. Bu önlemler aksine olumsuz sonuçlar yaratır.

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Yorumlar

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz
İlgili Terimler :